Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3
  1. #1
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    İntihar Üzerine

    İntihar hareketini böylesine etkin bir toplumsal silah
    haline getiren şey, intihar hareketlerinin düşünsel
    (refleksiv) boyutudur. Sanırım şudur kastedilen şey: 'Hiç kimse
    yaşamında bir yanlışlık olmadığı sürece intihar
    etmez.' Bu gerçek o kadar açıktır ki, çoğu zaman göz ardı
    edilmiştir. Böylece hareketin önemli bir öğesi gözden
    kaçırılmıştır: İntihar, geride kalanlara işlerin ne kadar kötü
    gittiğini göstermeyi amaçlar.

    (Al Alvarez: The Savage God. A.
    Study of Suicide, p. 116, Penguins Books 1983).



    mevsimsiz
    ??
    Konu RABİA tarafından (15-10-2009 Saat 10:36 AM ) değiştirilmiştir.
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  2. #2
    Aktif Üye orkuorkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    BULGARISTAN, ROMANYA, UKRAYNA, ISTANBUL, JAKARTA
    Yaş
    48
    Mesaj
    1.942
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    37781
    Gurur ve onurla ilgili kişisel bedeni red, Cezayı kendi bedenine dolayısıyla ruhunu da cezalandırma meselesidir.
    Türkler , Gerçek asıl kök türkler onurlu bir ırktır, Ataerkildir, Japonlar bugün neyse bizim köklerimiz ona benzer. Japonların özel ilgisi o yüzdendir. moğol ırkıdır dünayayı asyadan ortadoğuya hertarafa yayılmıştır farklı ırkım deseniz de orta asyaya uzanır. Kökünüz oraya gider bir şekilde. Kavga ettiğiniz aslında kardeşinizdir. 3ncü değilse 5nci kuşaktan yine bu topraklara geldiniz

    Ancak ırkın içi karıştırılmış, Türk gibi dürüst kuvvetli,kaşif,Yol bulucu,inatçı (tatar inadı -göktürk inadı-hun ve moğol inadı ) kelimeleri hırsız ,hortumcu yüzssüz,yalancı,kendini tanımayan bir ırka doğru gitmektedir. Kendi özbenliğine güvenememekte içinden ayrılmaktadır. Doğu batılılaşmaktadır.

    İntihar eğer bir toplum için toplulukları temsil edenlerin hasar veya zaiyat zarar verdiğine inanırsa Onuru temizlemek için yapılabilecek birşeydir. Bu kural islam dini gelmeden önce vardı asyada.

    İnsanın kendi hatasını hissedip canına kıyması, ancak insanları zor durumda, ölümcül durumda bırakırsa mümkündür. Hatayı kabul etmektir. Hapise girip cezasını çekti diyemezler.
    adam intihar etti. çok kişiyi öldürdü '' istemeden yaptı olur'' adam ölse de onuru vardır.

    Güney kore de bir milletvekili iftira atılıp onuru lekelenip intihar edince 100 binlerce kişi
    o insan için ağlamıştır, ve cenaze törenine katılmıştır.
    O adam onurludur. Gururludur, erkektir, Ataerkildir, Türk ırkındandır. Adı lekelenmemesi için intihar kararı almıştır. Doğu felsefesidir.
    Mahkemeler insanları çeşitli cezalar vermektedir. İnsan en ağır cezayı kendine verir. Gururu bedenini kırar. kendini öldürür. mahkemelerin karar vermesi önemli değil.
    Birilerinin hakkını yemek zor durumda bırakmak .öldürmek mahkemelerin vereceği karardan daha ağır.

    İnsan bedeni üremek ve yaşamak daha uzun acımasız muhtaç olmadan yaşamak için gayret eder. Bunu yaparken de Onur ve gururu öne çıkar.
    İnsan C.C Allah tarafından onurlandırlmıştır. aslında ne şeriata veyahut mahkemelere gerek yoktur. suçlu kendi cezasını kendi verir eski sistemde. Suçlu kendine ceza vermezsse toplum onu arasına almaz. Kahrından ölür. insan onuru için kendine ceza verir (basit cezalarda bu ceza illa ki ölüm olmak zorunda değil - insanlara faydalı olabilecek şeyler yapabilirsiniz -toplum sizi farkeder zaten kaybettiğiniz saygınlığı geri alırsınız cezanızla -onur zor kazanılır kolay kaybedilir)
    Mahkemeler insanların aşırı fırsatçılığı yüzssüzlüğü, çalışma hırssızlığı (hırsızlığı) ,hak paylaşamadığı için çıkarılmış. Ticaret hayatına para girince bozulmuş düzen.

    Eski sistem doğu kültürü devam etseydi japonyadaki koredeki gibi ataerkil sistem olsa bizde çok kişi intihar ederdi. Yada onurlu insanlar yaşardı.
    Bazen yüzssüz olmak iyidir yaşamak için. intihar etmek canına kıymak zor iştir.
    Eğer becerebilirseniz parmağınıza iğne batırın bugün.

  3. #3
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    İntihar Üzerine

    Merhaba

    Kendimi öldürmeden önce bana varoluştan yana güven verilmesini isterim, kuşku duymamak isterim.
    Yaşam, benim gözümde, olguların belirginliğini ve akılda uyumlu biçimde birleşmelerini onaylamaktan öte bir şey değil.


    Ben, olguların toplanıp birleştiği zorunlu bir buluşma noktası gibi duymuyorum kendimi artık; şifalı ölüm, doğadan ayırarak iyileştiriyor bizi; ama ya ben, olgulara yol vermeyen acıların ürünüysem? Ben kendimi öldürürsem bu, kendimi yıkmam için değil, ama kendimi yeniden oluşturmam için olacak; intihar, benim için, kendimi zorlu bir uğraşla yeniden ele geçirmemi, varlığımın içine baskın yapıp girmemi, belli belirsiz ilerleyen tanrıdan önce davranmamı sağlayacak bir araçtır yalnızca. İntiharla kendi tasarımı yeniden doğaya uyguluyorum, ilk kez kendi irademle biçimlendiriyorum her şeyi. Bana uygun olmayan organlarımın koşullandırmasından kendimi kurtarıyorum; ve yaşam, bana düşünmem için verileni düşündüğüm saçma bir talih oyunu olmaktan çıkıyor. Yani kendim seçiyorum düşüncemi, ve güçlerimin, eğilimlerimin, gerçeklerimin yönünü. Güzel ile çirkinin, iyi ile kötünün arasına yerleşiyorum. Askıda bırakıyorum kendimi; hiçbir yana eğilim göstermeden, yansız; iyilerin ve kötülerin kışkırtmalarının kurduğu dengenin kurbanıyım.

    Çünkü yaşamın kendisi, bir çözüm değil; yaşam, seçilmiş, benimsenmiş, belirlenmiş hiçbir varoluş türüne sahip değil. Yaşam yalnızca, istekler ve olumsuz güçler dizisidir, tiksindirici bir rastlantıya bağlı koşullara göre amacına ulaşan ya da başarısızlığa uğrayan küçük karşıtlıklar dizisidir. Kötülük, her insana, eşit ölçüde verilmemiştir, deha da öyle, delilik de. Kötülük gibi , iyilik de, koşulların ve etkisini kimisinde çok kimisinde az gösteren bir mayanın ürünüdür. Yaratılmak ve yaşamak ve değiştirilemeyecek biçimde belirlenmiş varlığının en akla gelmez dallarına, en küçük ayrıntılarına dek kendini hissetmek, kesinlikle aşağılık bir durumdur. Aslında biz ağaçtan başka bir şey değiliz ve olasıdır ki, benim soyumun ağacının bilmem hangi boğumunda, belirlenmiş bir günde kendimi öldüreceğim yazılıdır. İntihar özgürlüğü kavramı da, kesilmiş bir ağaç gibi düşüyor. İntiharımın ne zamanını, ne yerini, ne de koşullarını ben yarattım. Onun kavramını bulan da ben değilim, koparılmayı duyabilecek miyim? Belki o anda varlığım parçalanıp dağılır; ama ya bütünlüğünü korursa, sakatlanmış organlarım nasıl işleyecek, varlığı olanaksız hangi organlarımla gözlemleyeceğim bu kopmayı? Ölümü, bir sel gibi duyuyorum üzerimde; gücünü bilemeyeceğim, apansız sıçrayan bir yıldırım gibi. Tatlarla ve dolanıp duran labirentlerle yüklü duyuyorum ölümü. Bunun neresinde benim varlığımın düşüncesi? Bu Tanrı, beni,istediği gibi kullandı, saçma biçimde; beni canlı kıldı, yadsımaların yokluğunda, benim atak yadsımalarımın yokluğunda, düşünülen yaşamın, duyulan yaşamın en küçük kıpırtılarını bile yok etti bende. Yürüyen bir robot durumuna indirgedi beni; ama öyle bir robot ki, bilinçsizliğinin kırıldığını duyumsuyordu. Ve işte ben, yaşamakta olduğumu göstermek istedim, şeylerin çınlayan gerçekliğiyle birleştirmek kendimi, yazgımı parçalamak istedim. Tanrı ne dedi buna? Yaşamı hissetmiyordum; değer yargılarıyla ilgili her kavramın dolaşımı, bende, kurumuş bir ırmaktı. Yaşam, bir nesne, bir biçim değildi bende; bir dizi mantık yürütmeydi yalnızca. Ama boşuna işleyen, bir yere ulaştırmayan mantık yürütmelerdi bunlar ve bende, irademin kesinleştiremediği "taslaklar" biçiminde kalıyorlardı. Buradan intihar durumuna geçmem için de benliğimin bana geri dönmesini beklemeliyim, varlığımın tüm eklemlerini özgürce oynatabilmeliyim. Tanrı beni, umutsuzluğun içine bıraktı, sanki ışıkları bana ulaşan çıkmazlar burcunun ortasına bıraktı. Ben artık ne ölebiliyorum, ne yaşayabiliyorum, ne de ölümü ya da yaşamı istememezlik edebiliyorum. İnsanların tümü de benim gibi.

    Antonin Artaud

    Surrealist Eylem Turkiye: Antonin Artaud - İntihar Üzerine

Benzer Konular

  1. İntihar dalışı
    mopsy Tarafından Günün Fıkrası Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 12-10-2011, 11:56 PM
  2. Aşk , Anlık İntihar
    D€NiZ Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 03-04-2010, 01:51 PM
  3. 19 Yılda 815 İntihar
    SOSYALİST Tarafından Genel Kültür Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 29-03-2010, 02:59 PM
  4. İntihar!
    bozkurt864 Tarafından Süper Sözlük Foruma
    Yorum: 13
    Son mesaj: 04-10-2009, 12:50 PM
  5. İntihar nasıl önlenir?
    İnci Tarafından Ruh Sağlığı (Psikoloji) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 10-09-2009, 02:08 AM
Yukarı Çık