Ortadoğu'nun gözde turistik mekanlarından Ölüdeniz'de suya batmanız imkansız..

Batı dünyası ile Arap dünyası arasındaki geçişi sağlayan Ürdün'ün ortadoğu ülkelerinden farklı olarak petrolü yoktur. Şehirleri düzenli ve güzeldir. Eğitim seviyeleri oldukça yüksektir. 5 milyonluk nüfusun yaklaşık 1,5 milyonu başkentte yaşar. Trafiği düzenlidir. Şehir içi ve dışı yollar kalitelidir.
Ürdün tarihî ve turistlik yerler açısından oldukça zengin bir ülkedir. Ölüdeniz’iyle, Petra Harabeleri’yle büyük bir turizm potansiyeline sahiptir. Hz. Musa’nın komutanlarından olan Hz. Yuşa’nın mezarı da Ürdün topraklarındadır. Belga bölgesinde bulunan mezar Kudüs’e doğru bakar.

Ölüdeniz, Ürdün’ün en çok turist çeken noktalarından birisidir. Bu yüzden de etrafında yeterince tesis ve otel bulmak mümkündür. Yaz-kış Ölüdeniz’e girip denizin keyfini sürebilirsiniz. Denizin tuzluluk oranı % 30 civarındadır. Akdeniz’den 8.6 kez daha tuzludur. Tuzluluk oranının çok yüksek oluşundan dolayı içinde canlı yaşayamaz. Bu sebeple de adına Ölüdeniz “Bahr-ül Meyyit” denir. Tuzdan dolayı müthiş bir şekilde gözler yanar. Tuzlu oluşunun negatif yönleri olsa da bir de artı tarafları vardır. Denizin üzerinde kitabınızı, gazete veya derginizi rahatlıkla okuyabilirsiniz. Tuzluluk oranının yüksek oluşundan dolayı su insanı batırmaz ve suyun yüzeyinde tutar. Denizde yüzmeden, hatta hareket etmeden rahatlıkla durabilir, sırtüstü yatabilirsiniz. Yüzme bilmeseniz bile denizin yüzeyinde kalabilirsiniz, hatta batmak isteseniz bile batamazsınız. Volkanik bir bölge olması sebebiyle sürekli sıcak suyun bulunması size doğal duş ortamlarını sağlar. Tesislerde; çamurla tedavi, volkanik sıcak su ile masaj merkezleri bile vardır.


Denizin genel görüntüsü dışıında çevre görüntüsü kısmen Pamukkale’yi andırır. Denizdeki tuz ve minerallerin çokluğundan dolayı deniz kıyısında sert, beyaz ve çok keskin tabakalar oluşmuştur. Bu bakımdan kıyıda yalınayak dolaşmak imkânsızdır. Jilet gibi olan beyaz yüzey hem deniz içinde hem de sahilde insanların ayaklarını keser.
Mucizevi iyileştirici sular, 2000 yıldan da önceki zamanlara dayanan bir şöhrete sahiptir. Geçmişte olduğu gibi, Ölüdeniz, bir çok konaklama yerleri ve Spa tedavileri ile her yıl on binlerce ziyaretçiyi cezbetmeye devam etmektedir. Modern bilim, eşsiz mineral içeriği ile onun tedavi edici ve gençleştirici özelliklerini kanıtlamış bulunmaktadır. Onun zengin mineralli sularında yıkanmak için dünyanın her tarafından gelen insanlarla, doğal sağlık tedavisi ve güzellik bakımı nedeniyle Ölüdeniz -Lût Gölü-, tanınmış bir merkez haline gelmiştir.


Lût gölü tarihte yaklaşık M.Ö. 1800’lü yıllarda oluşmuştur. Sodom ve Gomore şehrinin yok olmasına tanıklık etmesi bakımından da oldukça önemli bir yerdir. Lût kavminin helak edildiği bu topraklarda o zamanki medeniyetten eser bulmak imkânsızdır.

Kaynak