1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 18

Avrupaya yıkanmayı, türkler öğretti

Eğlence ve Mizah Kategorisi ilginç konular Forumu Avrupaya yıkanmayı, türkler öğretti Konusunu okuyorsunuz, Konu içeriği kısaca ->> AVRUPAYA YIKANMAYI, TÜRKLER ÖĞRETTİ Aşağıdaki satırlar 1552 yılında Türklere esir düşüp, üç yıl boyunca Kaptan-ı Derya Sinan Paşanın yanında kölelikten ...

  1. #1
    Eftelya
    Misafir..

    Avrupaya yıkanmayı, türkler öğretti

    AVRUPAYA YIKANMAYI, TÜRKLER ÖĞRETTİ

    Aşağıdaki satırlar 1552 yılında Türklere esir düşüp, üç yıl boyunca Kaptan-ı Derya Sinan Paşanın yanında kölelikten en bilgili ve gözde hekimleri arasına yükselen İspanyol Pedro'nun kaleme aldığı, "Kânunî Devrinde İstanbul" isimli kitaptan alınmadır..…

    "… Türklerin bize haklı olarak yönelttikleri tenkitlerin başlıcası, kirli oluşumuzdur. İspanya'da ömrü boyunca iki kere yıkanmış hiçbir kadın ve erkek yoktur. Türk hamamlarında çok su harcanır. Dünyada İstanbul kadar çeşmesi olan hiç bir şehir yoktur, her sokakta muhakkak bir çeşmeye rastlanır."

    Bu garip durum İspanya'ya has bir şey de değil üstelik, o dönem Avrupa'sında yaşanan sıradan bir vaka.

    Sebebi ise o dönemki doktor ve din adamlarının Avrupa toplumu üzerinde bıraktığı etki, daha doğrusu baskıların bir sonucu.

    Zira o dönem doktorlar banyoyu tavsiye etmedikçe yıkanmanın sağlık açısından tehlikeli olduğu inancı yaygındı.

    "Günlük Sağlık Bakımı" isimli kitabın yazarı olan doktor John; "Kulaklara kaçırmamak şartıyla başınızı yıkayabilirsiniz." diyordu.

    Fakat Jean de Renoe adlı başka bir doktor ise aynı fikirde değildi. "Ellerinizi yıkayabilirsiniz. Ayaklarınızı da yıkamanızda bir mahzur yoktur. Fakat başa su sürmek, son derece tehlikelidir. Unutmamalıdır ki başa sürülen su, her türlü derdin kaynağıdır." görüşünü savunuyordu.

    Bu gibi konularla yakından ilgili bir yazar olan Theophrashe Renaudot da bir kitabında aynı konuya temas etmişti:
    "Doktorlar tavsiye etmedikçe banyo yapmak sadece lüzumsuz bir hareket değil, tehlikelidir de… En büyük zararı da müstakbel annelerin karınlarındaki hayat meyvelerini yok etmesidir."

    XVI. yüzyılda Aziz Benedik, dindarlara ve özellikle gençlere; "Banyo, ancak bazı durumlarda izne tâbidir." diye seslenirken,
    Aziz Francis ise; "Yıkanmamış vücut dindarlığın işaretidir." şeklinde sözler ediyordu. İspanya Kraliçesi İzabel, hayat boyu sadece 2 defa, biri doğumunda ve diğeri gerdeğe girerken banyo yapmış olmakla övünüyordu.

    İşte su dan bu denli korkulduğu dönemde Avrupa toplumunda pislik almış başını gidiyordu. Öyle ki uzun süredir yıkanmayan, hatta silinip temizlenmeyen insanlar, üzerlerindeki pis kokuyu örtmek için ağır parfümler kullanıyorlardı.

    Haçlı Seferleri sırasında TÜRKLERİN hamamlarını tanıyan avrupalılar , ülkelerine döndüklerinde bu fikri Avrupa'da canlandırmaya çalıştılar.

    Nihayet bu karanlık dönem Pasteur'un sağlık kurallarına verdiği önemden sonra düzelmeye başladı. 19. yüzyıla gelindiğinde temizlikle ilgili önemli adımlar atıldı Avrupa'da. 1860'ta, Londra'da sayısı 10 olan halka açık yıkanma evlerinin sayısı artırıldı. Bu hareket Amerika'ya da yayıldı.

    Avrupa'da bütün bunlar olurken, TÜRKLER'de şehrin her mahallesinde sıcak ve soğuk banyoları, çeşmeleri, kubbeli mermer odalarıyla, haftanın belirli günlerinde de sadece kadınlara açık olan bir hamam mutlaka bulunurdu.

    Evliyâ Çelebi'nin aktardığına göre, 17. yüzyılda İstanbul'da 4536 özel hamam ve 300 adet halka açık hamam bulunuyordu. Bu durum yabancı seyyahların da dikkatini çekmiş olacak ki; yazdıkları seyahatnâmelerde bu konuya sık sık değindiler.

    M. de Thevenot 1665 yılında Paris'te yayınladığı " Relation d'un voyage fait an Levant" isimli eserinde, "Türkler çok yaşarlar ve az hasta olurlar. Bizim memleketlerdeki böbrek hastalıkları ve daha bir sürü tehlikeli hastalıkların hiçbirini bilmezler. Öyle zannediyorum ki, Türklerin bu mükemmel sıhhatlerinin başlıca sebeplerinden biri de sık sık hamama gitmeleri ve yiyip içmedeki itidalleridir. Çünkü az yemek yerler, avrupalılar gibi karma karışık şeyler yemezler ve daima idman yaparlar." der.

    Uzun yıllar ülkemizde kalan bir başka seyyah Edmondo de Amicis, 1883 yılında Paris'te yayınladığı "Constantinople" isimli eserinde temizlikle ilgili olarak Türkler hakkında şunları yazar:

    "… Yüzler, eller, ayaklar tertemiz, yamalı kıyafet pek az ve hele kirlisi hemen hiç yok…"

    Hülasa ; bütün İnsanlığa yıkanmayı öğreten toplum , en üstün ırk olan "TÜRK IRKI " olmuştur.

    kaynak

  2. # ADS
    İlginizi Çekebilir
     

  3. #2
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7722

    Cevap: Avrupaya yıkanmayı, türkler öğretti

    Ey Şanlı ecdad!!
    Senin kametin ne yüksekmiş vaktiyle.
    Senin hükmün ne kaviymiş akdiyle... Senin manevi huzurunda kemali sadakat ile eğiliyorum ey ecdad....

    Emeğinize sağlık sevgili eftelya.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  4. #3
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye carpediemcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Nerden
    ank
    Mesaj
    675
    Rep Gücü
    655

    Cevap: Avrupaya yıkanmayı, türkler öğretti

    Alıntı Eftelya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    AVRUPAYA YIKANMAYI, TÜRKLER ÖĞRETTİ

    Aşağıdaki satırlar 1552 yılında Türklere esir düşüp, üç yıl boyunca Kaptan-ı Derya Sinan Paşanın yanında kölelikten en bilgili ve gözde hekimleri arasına yükselen İspanyol Pedro'nun kaleme aldığı, "Kânunî Devrinde İstanbul" isimli kitaptan alınmadır..…

    "… Türklerin bize haklı olarak yönelttikleri tenkitlerin başlıcası, kirli oluşumuzdur. İspanya'da ömrü boyunca iki kere yıkanmış hiçbir kadın ve erkek yoktur. Türk hamamlarında çok su harcanır. Dünyada İstanbul kadar çeşmesi olan hiç bir şehir yoktur, her sokakta muhakkak bir çeşmeye rastlanır."

    Bu garip durum İspanya'ya has bir şey de değil üstelik, o dönem Avrupa'sında yaşanan sıradan bir vaka.

    Sebebi ise o dönemki doktor ve din adamlarının Avrupa toplumu üzerinde bıraktığı etki, daha doğrusu baskıların bir sonucu.

    Zira o dönem doktorlar banyoyu tavsiye etmedikçe yıkanmanın sağlık açısından tehlikeli olduğu inancı yaygındı.

    "Günlük Sağlık Bakımı" isimli kitabın yazarı olan doktor John; "Kulaklara kaçırmamak şartıyla başınızı yıkayabilirsiniz." diyordu.

    Fakat Jean de Renoe adlı başka bir doktor ise aynı fikirde değildi. "Ellerinizi yıkayabilirsiniz. Ayaklarınızı da yıkamanızda bir mahzur yoktur. Fakat başa su sürmek, son derece tehlikelidir. Unutmamalıdır ki başa sürülen su, her türlü derdin kaynağıdır." görüşünü savunuyordu.

    Bu gibi konularla yakından ilgili bir yazar olan Theophrashe Renaudot da bir kitabında aynı konuya temas etmişti:
    "Doktorlar tavsiye etmedikçe banyo yapmak sadece lüzumsuz bir hareket değil, tehlikelidir de… En büyük zararı da müstakbel annelerin karınlarındaki hayat meyvelerini yok etmesidir."

    XVI. yüzyılda Aziz Benedik, dindarlara ve özellikle gençlere; "Banyo, ancak bazı durumlarda izne tâbidir." diye seslenirken,
    Aziz Francis ise; "Yıkanmamış vücut dindarlığın işaretidir." şeklinde sözler ediyordu. İspanya Kraliçesi İzabel, hayat boyu sadece 2 defa, biri doğumunda ve diğeri gerdeğe girerken banyo yapmış olmakla övünüyordu.

    İşte su dan bu denli korkulduğu dönemde Avrupa toplumunda pislik almış başını gidiyordu. Öyle ki uzun süredir yıkanmayan, hatta silinip temizlenmeyen insanlar, üzerlerindeki pis kokuyu örtmek için ağır parfümler kullanıyorlardı.

    Haçlı Seferleri sırasında TÜRKLERİN hamamlarını tanıyan avrupalılar , ülkelerine döndüklerinde bu fikri Avrupa'da canlandırmaya çalıştılar.

    Nihayet bu karanlık dönem Pasteur'un sağlık kurallarına verdiği önemden sonra düzelmeye başladı. 19. yüzyıla gelindiğinde temizlikle ilgili önemli adımlar atıldı Avrupa'da. 1860'ta, Londra'da sayısı 10 olan halka açık yıkanma evlerinin sayısı artırıldı. Bu hareket Amerika'ya da yayıldı.

    Avrupa'da bütün bunlar olurken, TÜRKLER'de şehrin her mahallesinde sıcak ve soğuk banyoları, çeşmeleri, kubbeli mermer odalarıyla, haftanın belirli günlerinde de sadece kadınlara açık olan bir hamam mutlaka bulunurdu.

    Evliyâ Çelebi'nin aktardığına göre, 17. yüzyılda İstanbul'da 4536 özel hamam ve 300 adet halka açık hamam bulunuyordu. Bu durum yabancı seyyahların da dikkatini çekmiş olacak ki; yazdıkları seyahatnâmelerde bu konuya sık sık değindiler.

    M. de Thevenot 1665 yılında Paris'te yayınladığı " Relation d'un voyage fait an Levant" isimli eserinde, "Türkler çok yaşarlar ve az hasta olurlar. Bizim memleketlerdeki böbrek hastalıkları ve daha bir sürü tehlikeli hastalıkların hiçbirini bilmezler. Öyle zannediyorum ki, Türklerin bu mükemmel sıhhatlerinin başlıca sebeplerinden biri de sık sık hamama gitmeleri ve yiyip içmedeki itidalleridir. Çünkü az yemek yerler, avrupalılar gibi karma karışık şeyler yemezler ve daima idman yaparlar." der.

    Uzun yıllar ülkemizde kalan bir başka seyyah Edmondo de Amicis, 1883 yılında Paris'te yayınladığı "Constantinople" isimli eserinde temizlikle ilgili olarak Türkler hakkında şunları yazar:

    "… Yüzler, eller, ayaklar tertemiz, yamalı kıyafet pek az ve hele kirlisi hemen hiç yok…"

    Hülasa ; bütün İnsanlığa yıkanmayı öğreten toplum , en üstün ırk olan "TÜRK IRKI " olmuştur.

    kaynak
    orkun beyden güzel bir yorum bekliyorum.

  5. #4
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye orkuorkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    BULGARISTAN, ROMANYA, UKRAYNA, ISTANBUL, JAKARTA
    Yaş
    49
    Mesaj
    1.942
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    37782

    Cevap: Avrupaya yıkanmayı, türkler öğretti

    Çok değil

    15-20 yıl öncesine kadar

    Rus kızlarına da Bizim erkekler ağdayı ( kasık temizlemeyi, etek traşı) öğrettiler. Bugün birçoğu temizdir. Kadınlar kendi cinselliklerini göremeyecek vaziyette idi. Aynaya baksalar papaz gibiydi. Lamba yaktırmazlardı,
    Daha da garibi Bizim erkekleri aydınlıkta görünce Hastalıklı saçkıran hastalığına yakalanmış olarak , anormal olarak düşündüler. Bu saçkıran hastalığının kendilerine bulaşacağından korktular. Bugün o saçkıran blaşmış durumda.

    Rusyada ukraynada wc kültürü yoktu halen de ne öğrendilerse.. Gazete kağıdı ne bulursa , birçok evde wc de ampul bilinçli olarak yoktu.
    Toyken delinin tekiyim zaten gemiden bir wc ye 100 mumluk (watt) ampulü milletin tuvaletine takmıştım. kendi pisliklerini görmemek için amplü kırdılar. Bir 100 wattlık daha koydum kavga çıktı. insnalara birşey öğretmeyi söylemeden severim.
    Avrupa birliğinin sahil kesimindeki çocuklar Türk kanındandır.yani bizim denizcilerin işi. ama anneleri taharetlenmeyi öğretmiştir. yada temizlenmeyi. Bu nesilleri daha temizdir doğu blokunun.

    Ha Kadınlara nasıl traş etmeyi ikna ettik o da ayrı bir mesele. İtalyadan pxrxo dergileri alıp gösterdik. Yeni moda dedik özgürlük, perestroyka. Fotoğraflara baktılar modaya uydular. Olmamış bir Kadını etek traşı için aldatmak zordur.

    Şimdi Güney hanım kızacaktır. Rusyayı kapitalist sisteme biz çevirdik diye. Haklıdır ne dese. Peresteroyka saptan, etketen başlar napalım . biz yaptık suçluyuz. Adamları bir sünnet edemedik o da yakındır.

    Temizlik imandan gelir.

  6. #5
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye carpediemcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Nerden
    ank
    Mesaj
    675
    Rep Gücü
    655

    Cevap: Avrupaya yıkanmayı, türkler öğretti

    Alıntı orkuorkun´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Çok değil

    15-20 yıl öncesine kadar

    Rus kızlarına da Bizim erkekler ağdayı ( kasık temizlemeyi, etek traşı) öğrettiler. Bugün birçoğu temizdir. Kadınlar kendi cinselliklerini göremeyecek vaziyette idi. Aynaya baksalar papaz gibiydi. Lamba yaktırmazlardı,
    Daha da garibi Bizim erkekleri aydınlıkta görünce Hastalıklı saçkıran hastalığına yakalanmış olarak , anormal olarak düşündüler. Bu saçkıran hastalığının kendilerine bulaşacağından korktular. Bugün o saçkıran blaşmış durumda.

    Rusyada ukraynada wc kültürü yoktu halen de ne öğrendilerse.. Gazete kağıdı ne bulursa , birçok evde wc de ampul bilinçli olarak yoktu.
    Toyken delinin tekiyim zaten gemiden bir wc ye 100 mumluk (watt) ampulü milletin tuvaletine takmıştım. kendi pisliklerini görmemek için amplü kırdılar. Bir 100 wattlık daha koydum kavga çıktı. insnalara birşey öğretmeyi söylemeden severim.
    Avrupa birliğinin sahil kesimindeki çocuklar Türk kanındandır.yani bizim denizcilerin işi. ama anneleri taharetlenmeyi öğretmiştir. yada temizlenmeyi. Bu nesilleri daha temizdir doğu blokunun.

    Ha Kadınlara nasıl traş etmeyi ikna ettik o da ayrı bir mesele. İtalyadan pxrxo dergileri alıp gösterdik. Yeni moda dedik özgürlük, perestroyka. Fotoğraflara baktılar modaya uydular. Olmamış bir Kadını etek traşı için aldatmak zordur.

    Şimdi Güney hanım kızacaktır. Rusyayı kapitalist sisteme biz çevirdik diye. Haklıdır ne dese. Peresteroyka saptan, etketen başlar napalım . biz yaptık suçluyuz. Adamları bir sünnet edemedik o da yakındır.

    Temizlik imandan gelir.


  7. #6
    Kadim
    Misafir..

    Cevap: Avrupaya yıkanmayı, türkler öğretti

    Konu hakkında o kadar çok anlatılacak şeyler varki;
    Ecnebiler sonuçta biz gerçekten Örnek bir ümmetiz

  8. #7
    güney
    Misafir..

    Cevap: Avrupaya yıkanmayı, türkler öğretti

    Ne ırkmışız ama...

    Yakında hitler gibi çıkarız ortaya asil ırk yaratmak için..

    Madem her şeyi bu kadar iyi biliyorduk ta...diyeceğim...

    neyse kalsın bayram bayram keyfimiz kaçmasın...

  9. #8
    Kadim
    Misafir..

    Cevap: Avrupaya yıkanmayı, türkler öğretti

    Alıntı güney´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ne ırkmışız ama...

    Yakında hitler gibi çıkarız ortaya asil ırk yaratmak için..

    Madem her şeyi bu kadar iyi biliyorduk ta...diyeceğim...

    neyse kalsın bayram bayram keyfimiz kaçmasın...
    Sayın Güney bayram bayram hakikatten değmez

  10. #9
    güney
    Misafir..

    Cevap: Avrupaya yıkanmayı, türkler öğretti

    Alıntı Kadim´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sayın Güney bayram bayram hakikatten değmez
    Bencede sevgili Kadim galiba değmez..
    Ama işte dayanamamakla dayanma gücü bulma arasında bir yer..Bayram bahanemiz olsun,hemde iyi bir bahane...

  11. #10
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye forumdayim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    almanya
    Yaş
    59
    Mesaj
    928
    Rep Gücü
    11376

    Cevap: Avrupaya yıkanmayı, türkler öğretti

    almanlarin osmanliya bakisi, osmanli at üzerinde oldugu müddetce önlerinde kimse duramadi, ne zamanki yerlesik hayat sürmek durumunda kaldilar orda sikintiya girdiler...

    "Hülasa ; bütün İnsanlığa yıkanmayı öğreten toplum , en üstün ırk olan "TÜRK IRKI " olmuştur. "

    bazi gercekleri, asiri milliyetci ifadeler perdeliyor... cok üzücü...
    Konu forumdayim tarafından (08-12-2008 Saat 01:11 AM ) değiştirilmiştir.

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Somali bize ne öğretti?
    ümmi Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 25-08-2011, 07:02 PM
  2. ah türkler vah türkler :)
    ajan Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 08-01-2010, 12:13 AM
  3. Türkler aya çıkacak mı?
    sempatikman Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 12-04-2009, 02:43 PM
  4. Yaramın üstünde yürümeyi öğretti
    RABİA Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 21-11-2008, 06:22 PM
  5. Memleketimiz Avrupaya kıyas edilmez.
    M ü e l l i f... Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 15-10-2008, 06:27 PM
Yukarı Çık