Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Konu: Avukata Bak!

  1. #1
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    Avukata Bak!

    Halk arasında 'ipten adam almak' diye bir söz vardır; avukatlar için
    kullanılır. 'Çok başarılı bir avukat ipten adam alır' gibisinden.
    Yargıtay başkanı Osman Arslan'ın ağzından bu sözün nereden geldiğinin
    hikayesi :

    Bir tarihte varlıklı bir İngiliz, ağır bir suç işlemiş. O suçun cezası
    'idam'. Adam hemen ülkenin en ünlü avukatını tutmuş.

    Avukat demiş ki: - Merak etme... Ben seni kurtarırım.,
    Mahkeme başlamış. Avukat savunmasını yapmış. Ve hakim kararını
    açıklamış. -İdam!..

    Avukat , hapishaneye gitmiş, müvekkiliyle konuşmuş:
    -Merak etme, seni kurtarırım.
    -Nasıl?
    -Bu işin temyizi var... Temyiz, idamı bozacak.
    Dava dosyası temyize gitmiş. Temyiz mahkemesinin kararı:
    -Mahkeme kararının onanmasına... İdam!

    Adam 'hani beni kurtaracaktın' diye avukatına çıkışmış. Avukat hala
    sakin: -Merak etme. Seni kurtarırım. Daha her şey bitmedi. Konu, Avam
    Kamarasına gelecek.
    Gerçekten, Avam Kamarası'na gelmiş. Konuşulmuş. Sonunda, parmaklar
    kalkmış: -İdam!...

    Adam sinirli mi sinirli. Avukat da sakin mi sakin:
    -Merak etme. Seni kurtarırım. Lordlar Kamarası, idamı geri çevirir.
    Endişen olmasın. Lordlar Kamarası toplanmış. Olayı incelemiş. Kararını
    vermiş: -İdam!...
    Adam elinden gelse avukatı bir kaşık suda boğacak. Ama avukat hiç
    oralı değil:
    -Merak etme. Seni kurtarırım. Kraliçe onay vermeden, hiçbir idam
    cezası infaz edilmez. Kraliçe bu kararı bozar. Dosya kraliçe'nin önüne
    gelmiş. Kraliçe imzayı basmış: -İdam!...

    Londra'da bir meydanda idam sehpası kurulmuş. Hakim, savcı, avukat,
    güvenlik görevlileri, halk orada. Adamı idam sehpasına çıkarmışlar. Adamın
    avukata dönük bakışlarından alev fışkırıyormuş. Avukat ise adama 'sus'
    işareti yapmaktaymış; 'Merak etme, seni kurtarırım.' gibisinden.

    Ve cellat, yağlı ilmeği, adamın boynuna geçirmiş. Alttaki iskemleye de
    tekmeyi vurmuş. Adam, ipte sallanmaya başlarken avukat yerinden fırlamış,
    cebinden bıçağı çıkarmış ve adamın boğazındaki ipi kesivermiş. Adam zar
    zor nefes alır bir halde yere yuvarlanmış.

    Hemen hakimler, savcılar koşup gelmişler:
    -Avukat... Sen naptın?
    Avukat, cebinden İngiliz Ceza Yasasını çıkarmış:
    - Yasada , müvekkilimin işlediği suçun cezası idam... Siz de onu idam
    ettiniz... Ama yasada 'idam edilerek öldürülür' diye bir hüküm yok... Bu
    durumda ceza infaz edilmiş sayılır
    .

    Bunun üzerine İngiltere'de bir hukuk tartışması başlamış. Kraliçe ,
    avukatın bu becerisinden dolayı adamı affetmiş.

    Ve İngiliz Ceza Yasası'nın idamla ilgili maddesi yeniden düzenlenmiş.

    - 'İdama mahkum edilen kişi, asılmak suretiyle öldürülür.'olarak değiştirilmiş:Entusiasmado:

    alıntı
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  2. #2
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Avukata Bak!

    Alıntı RABİA´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Halk arasında 'ipten adam almak' diye bir söz vardır; avukatlar için
    kullanılır. 'Çok başarılı bir avukat ipten adam alır' gibisinden.
    Yargıtay başkanı Osman Arslan'ın ağzından bu sözün nereden geldiğinin
    hikayesi :

    Bir tarihte varlıklı bir İngiliz, ağır bir suç işlemiş. O suçun cezası
    'idam'. Adam hemen ülkenin en ünlü avukatını tutmuş.

    Avukat demiş ki: - Merak etme... Ben seni kurtarırım.,
    Mahkeme başlamış. Avukat savunmasını yapmış. Ve hakim kararını
    açıklamış. -İdam!..

    Avukat , hapishaneye gitmiş, müvekkiliyle konuşmuş:
    -Merak etme, seni kurtarırım.
    -Nasıl?
    -Bu işin temyizi var... Temyiz, idamı bozacak.
    Dava dosyası temyize gitmiş. Temyiz mahkemesinin kararı:
    -Mahkeme kararının onanmasına... İdam!

    Adam 'hani beni kurtaracaktın' diye avukatına çıkışmış. Avukat hala
    sakin: -Merak etme. Seni kurtarırım. Daha her şey bitmedi. Konu, Avam
    Kamarasına gelecek.
    Gerçekten, Avam Kamarası'na gelmiş. Konuşulmuş. Sonunda, parmaklar
    kalkmış: -İdam!...

    Adam sinirli mi sinirli. Avukat da sakin mi sakin:
    -Merak etme. Seni kurtarırım. Lordlar Kamarası, idamı geri çevirir.
    Endişen olmasın. Lordlar Kamarası toplanmış. Olayı incelemiş. Kararını
    vermiş: -İdam!...
    Adam elinden gelse avukatı bir kaşık suda boğacak. Ama avukat hiç
    oralı değil:
    -Merak etme. Seni kurtarırım. Kraliçe onay vermeden, hiçbir idam
    cezası infaz edilmez. Kraliçe bu kararı bozar. Dosya kraliçe'nin önüne
    gelmiş. Kraliçe imzayı basmış: -İdam!...

    Londra'da bir meydanda idam sehpası kurulmuş. Hakim, savcı, avukat,
    güvenlik görevlileri, halk orada. Adamı idam sehpasına çıkarmışlar. Adamın
    avukata dönük bakışlarından alev fışkırıyormuş. Avukat ise adama 'sus'
    işareti yapmaktaymış; 'Merak etme, seni kurtarırım.' gibisinden.

    Ve cellat, yağlı ilmeği, adamın boynuna geçirmiş. Alttaki iskemleye de
    tekmeyi vurmuş. Adam, ipte sallanmaya başlarken avukat yerinden fırlamış,
    cebinden bıçağı çıkarmış ve adamın boğazındaki ipi kesivermiş. Adam zar
    zor nefes alır bir halde yere yuvarlanmış.

    Hemen hakimler, savcılar koşup gelmişler:
    -Avukat... Sen naptın?
    Avukat, cebinden İngiliz Ceza Yasasını çıkarmış:
    - Yasada , müvekkilimin işlediği suçun cezası idam... Siz de onu idam
    ettiniz... Ama yasada 'idam edilerek öldürülür' diye bir hüküm yok... Bu
    durumda ceza infaz edilmiş sayılır
    .

    Bunun üzerine İngiltere'de bir hukuk tartışması başlamış. Kraliçe ,
    avukatın bu becerisinden dolayı adamı affetmiş.

    Ve İngiliz Ceza Yasası'nın idamla ilgili maddesi yeniden düzenlenmiş.

    - 'İdama mahkum edilen kişi, asılmak suretiyle öldürülür.'olarak değiştirilmiş:Entusiasmado:

    alıntı
    Vallaha tebrik edrim.
    Galiba bizim İrfan Bey gibi nükteden biriymiş galıba...

Yukarı Çık