Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3

su kristalleri ve müzigin sırları..

Eğlence ve Mizah Kategorisi ilginç konular Forumunda su kristalleri ve müzigin sırları.. Konusununun içerigi kısaca ->> SU KRİSTALLERİ VE MÜZİĞİN SIRLARI Japon Bilim Adamı Prof.Dr.Masaru EMOTO içinde 70’ten fazla kristal resmi bulunan Su Kristalleri adlı kitabında ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913

    su kristalleri ve müzigin sırları..




    SU KRİSTALLERİ VE MÜZİĞİN SIRLARI Japon Bilim Adamı Prof.Dr.Masaru EMOTO içinde 70’ten fazla kristal resmi bulunan Su Kristalleri adlı kitabında “Su cansız bir madde değil; canlı ve duyguları algılayan kristallerden oluşmaktadır. Su çevresinden pozitif ve negatif bilgileri alır ve ona göre tepki verir.” diyor. Prof. Emoto’ nun suyun biyo-fizikî özelliklerini araştırarak ortaya koyduğu gerçekler, yeni bir döneme kapı açacak gibi.

    Prof.Dr.Masaru EMOTO, üç yıl kadar önce mikroskopla yaptığı araştırmalarda, donmuş su kristallerinin dış tesirler karşısında çok değişik şekillerde reaksiyon gösterdiğini keşfetti. Bu araştırmalara göre su kristalleri, dış çevre tesirlerinin yanı sıra, müzik, söz ve kavramlara da tepki veriyor.
    Emoto on iki yıl süren çalışmaları ve yaptığı on binlerce deney neticesinde, suyun sadece iyi ve kötü bilgileri, müzik ve sözleri değil, hisleri ve şuuru da kaydettiğini ortaya çıkardı.

    Çekilen Kristal fotoğraflarında suyun verdiği mesaj çok açık; sevgi ve minnettarlık gibi duygular fıtrat tarafından tasvip görmüştür. Yani sevgi ve minnettarlık, fıtratın özüdür. Su, ne kadar sevgi, duygu ve ahenk dolu söz ve mûsikî ile karşılaşırsa; altıgen kristal yapısı da o kadar güzel ve düzgün olmaktadır. Meselâ çekilen fotoğrafların birinde suyun yanında “şeytan” denildiğinde, kristaller kaotik (düzensiz) bir biçime girerken, diğerinde de güzel sözlerle dua edildiğinde, suda, berrak ve estetik yapısı ile mükemmel bir altıgen ortaya çıkıyor. Emoto, bu çalışmalarıyla görünmeyen bir ruh aleminin varlığına işaret ediyor.

    Emoto, araştırmalarıyla suyun sadece hafızasının ve bilgi taşıyıcı özelliğinin olmadığını, aynı zamanda kâinatın dilini ve gerçek sevgi titreşimini de yansıttığını ispatlamaktadır. Mesalâ iki kavanozun içine haşlanmış pirinç konuyor. Birine teşekkür diğerine aptal yazılıyor. Bir ay boyunca bu sözler bu şişelere söyleniyor. Netice çok enteresan: “APTAL” denen kavanozun içindeki pirinçler siyahlaşıyor ve kavanozdan çok kötü koku çıkıyor. Diğerinde ise; pirinç beyaz kalıp, hoş bir koku yayılıyor. Bu da gösteriyor ki, kötü sözler, su ve pirincin üzerinde tesirli oluyor. Öyleyse Allah’ın nimet ve ihsanlarına karşı, zikir, fikir ve şükür vesilemizi hiç unutmamamız gerekiyor.Bilhassa Bismillahirrahmanirrahim ile Elhamdülillah hiç unutulmamalıdır.

    Heavy-metal müzik ve küfür sözlerinin aksettiği suyun kristal yapısı, yapılan deneylerde tamamen parçalanıp dağılarak eski kristal formları binlerce parçaya bölünüyor. Vücudumuzun %70 gibi büyük bir kısmı sudan oluşması gerçeği de, bizim, diğer insanların ve tabiatla olan münasebetlerimize dikkat etmemiz gerektiğini ortaya koyuyor. Vücudumuz ses ve titreşimler için harika bir iletkendir. Biz sadece kulaklarımızla değil, her bir hücremizle bu titreşimleri duyuyoruz. Her türlü karmaşa ve gürültü, bizi strese sokar, morlaimizi bozar ve ümitsizliğe sevk eder. Neticede bunlar bağışıklık sistemimizi zayıflatır. 90 desibelden daha yüksek frekanstaki sesler, strese ve işitme kaybına yol açmaktadır. Dr.Pierce J. HOWARD, çok yüksek titreşimli müziğin, alkol ve uyuşturucu gibi, şuura tesir edip bize uyuşukluk verdiğini, sonrasında bizde bağımlılık yaptığını belirtmektedir.

    İnsan sesi kıymeti bilinmeyen şifa aracıdır. Sese, her bir hücreye ve organa tesir etme gücü verilmiştir.Musikînin vesile olacağı şifaî tesiri başlatmak için yapılacak iş, güzel müzikleri dinlemek ve Kur’ân-ı Kerim okumaktır.
    Müzik, beynin mezolimbik bölgesindeki merkezleri uyararak, endofrin, oksitoksin ve enkefalin gibi nöro-transmitterlerinsalgılanmasını tetikler. Açıkça görülmektedir ki, yaratılıştan beynimize, uyumlu ve ritmik seslere cevap veren bağlantılar konmuştur.İnsanlar müzik kulağına ve güzel sese sahip olmasa da, seslerin ahenkli şekilde söylenmesine karşı duyarlıdırlar.

    Müziğin,;
    -Stres hormonu kortizolün sentezini %25 azaltmaya,
    -Vücudun salgılanmasını artırmaya,
    -Ameliyat sonrası sancıları hafifletmeye,
    -Ameliyatlı hastaların daha hızlı ve hafif ağrılı bir şekilde iyileşmelerine,
    -Soğuk algınlığını önlemeye,
    -Bağışıklık sisteminin savaşçı maddeleri imiglobin A’nın %14 ‘e çıkmasına,
    -İlaç olmadan doğumu kolaylaştırmaya,
    -Sakinleştirici melodilerin endişe ve korkuları gidermeye,
    -Tansiyonu düşürmeye ve kalp ritmini yavaşlatmaya vesile olduğu anlaşılmıştır.
    -Müziğin Ayrıca ;
    -Yoğun bakımdaki prematüre bebeklerin gelişmesine
    -Çocukların beyinlerinin nöral bağlantılarının uyarılmasına ve çevreye olan hassasiyetlerinin artmasına,
    -Hafızalarının güçlenmesine,
    -Tansiyonlarının 5 birim kadar düşmesine,
    -Kalp atış ritimlerinin azalmasına ve kardiyak kan çıkışının azalmasına,
    -kas gerilmesini gevşetmeye,
    -ilaç kullanmadan ağrı ve rahatsızlıkların azaltılmasına vesile olduğuna dair bazı tespitler vardır.
    Musikî ile tedavi 8. yy ile 16. yy lar arasında Dünyada ve Osmanlı’da kullanılmaktaydı.
    Su Kristalleri adlı kitabında suyu çeşitli yönlerden ele alan Prof.Dr.Masaru EMOTO, çalışmalarının ilmi temelini oluştururken, din gerçeğini de göz ardı etmiyor. “21. yy’da en önemli olayın ilimle dinin yeniden buluşması olacağını düşünüyorum. Eğer din olmasaydı insan aptallaşacak, modern ilim de hiçbir zaman ortaya çıkmayacaktı.” diyor.
    İNANMASI ZOR !DİYENLER İÇİN BİR TAVSİYE:SİZ DE İKİ KAVANOZ İÇERSİNE SU KOYUP DENEMENİZİ İSTERİM.
    İÇİNDE SU OLAN ŞİŞENİN ÜSTÜNE YAZILMIŞ VEYA SÖZEL SÖYLENMİŞ OLAN SÖZCÜKLER, DÜŞÜNCELER, SUYA ÇALINMIŞ OLAN MÜZİK VEYA OYNATILMIŞ FİLM İLE SUYUN YAPISAL ÖZELLİĞİ DEĞİŞİR."

    Japon bilim adamı Emoto'nun çalışmasında somut kanıtlarla insanın titreşimsel enerjisinin, düşüncesinin, kelimelerin, fikir ve müziğin, hatta son yaptığı çalışmalarda suya oynatılan filmlerin dahi suyun moleküler yapısını etkilediğini ispat etmiştir. Su bu gezegendeki yaşamın kaynağıdır. Beden bir sünger gibidir ve hücre denilen, sıvı dolu trilyonlarca odacıktan oluşur. Yaşamımızın kalitesi sıvımızın kalitesi ile direk bağlantı halindedir. Su son derece uyumlu bir maddedir. Fiziksel şekli kolayca bulunduğu ortama adapte olur. Fakat değişen sadece fiziksel şekli değildir, moleküler şekli de değişir. Çevreden aldığı enerji veya titreşimler suyun moleküler şeklini değiştirir. Bu anlamda su sadece görsel olarak çevresel durumu yansıtmaz, aynı zamanda moleküler anlamda da yansıtır.
    Bay Emoto görsel anlamda bu moleküler değişimi belgelemekte. Su damlacıklarını dondurup fotoğraf çekme kapasitesi olan bir karanlık alan mikroskobu altında inceliyor. Yapılan çalışmalar çevresel etkilerin suda yarattığı moleküler değişimi açıkça ortaya koymakta. Bay Emoto dünyanın değişik kaynaklarından alınan ve değişik durumlarda olan suyun kristalize şekillerinde birçok büyüleyici farklılıklar keşfetmiş. Akarsulardan ve kaynaklardan alınan su çok güzel geometrik şekilleri olan kristal desenler gösterirken, sanayi ve yerleşimin yoğun olduğu yerlerden alınmış kirli ve toksik su ile su borularında, depolarda bekletilen durgun su damıtılmış olsa bile kesin olarak şekilsel bozukluk ve rast gele oluşmuş kristal şekiller oluşturuyor.


    alıntı
    inş daha önce eklenmemiştir

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Karakarizma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Mesaj
    1.415
    Rep Gücü
    296

    Cevap: su kristalleri ve müzigin sırları..

    Bu yazıyı 2003 yılında Sızıntı dergisinin Kasım sayısında okumuş idim ve ağzım açık kalmış idi.
    Su kristalleri bile güzellikten ne kadar ekileniyor değil mi.

  3. #3
    - Çevrimdışı
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913

    Cevap: su kristalleri ve müzigin sırları..

    Katılıyorum tabiki güzellikten bütün canlılar anlıyor

Benzer Konular

  1. HIV'in sırları bir bir aydınlanıyor
    mopsy Tarafından Hastalıklar ve Tedavi Yolları Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 03-02-2010, 09:21 AM
  2. Kristalleri Götürüyorsun
    RABİA Tarafından Dini Hikayeler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 30-10-2009, 07:06 PM
  3. Bilinç ve Sırları
    kaanansay Tarafından Felsefe Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 30-06-2009, 03:43 PM
  4. Dekorasyon sırları
    dogangunes Tarafından Ev Dekorasyonu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-11-2007, 02:50 AM
  5. Yağ'lı güzellik sırları..
    dogangunes Tarafından Cilt Bakımı Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 17-06-2007, 03:42 AM
Yukarı Çık