1. Sayfa, Toplam 4 123 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 33
  1. #1
    Kıdemli Üye Runaw@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Nerden
    izmir/buca
    Yaş
    28
    Mesaj
    721
    Rep Gücü
    170

    Seri Katiller

    ''Kanlı Kontes'' olarak ün yapan ve tarihteki en acımasız kadınlardan biri olarak bilinen Elizabeth Bathory'nin, yaşadığı 1560-1614 yılları arasında 600'den fazla genç kızı öldürerek kanını içtiği....ve genç kalmak için Öldürdüğü bakirelerin kanıyla banyo yaptığı çeşitli kaynaklarda yer alıyor. ve sanırım ilk sırayı alıyorrrr

    Pedro Lopez Monsalve: Kolombiyalı seri katilin 1970 yıllarda Kolombiya, Peru ve Ekvator'da 300 kişi öldürdüğü belgelendi... 60 kız ve erkek çocuğunu tecavüz ettikten sonra öldürdüğü tahmin ediliyor.

    VE DİĞERLERİİ

    ALBERT FİSH
    Bütün bu katiller arasında şüphesiz en hasta ruhlu olanı 1930'lu yıllarda seri cinayetler işleyen Albert Fish'ti. O dönem tüm ailelerin korkulu rüyası olan Fish, çocukları öldürdükten sonra onları yiyordu... Birden fazla evlilik yaşayan Fish, 6 çocuk büyüttü. Seks düşkünü, sadist ve mazoşist olarak tanımlanan Fish yakalandıktan sonra 400'den fazla çocuğu taciz ettiğini ve en az altısını öldürdüğünü itiraf etti. Fish kurbanlarını taciz ettikten sonra boğup öldürüyordu. Ve onları bir koyun gibi yüzüp etlerini evine götürüyordu. Kızı Gertrude Demarco, mahkemede onun çok iyi bir baba olduğunu söyleyerek herkesi şaşırttı. Fish 1936 yılında elektrikli sandalyede idam edildi. Fish öldüğünde 66 yaşındaydı ve elektrikli sandalyeye oturtulan en yaşlı insanlardan biri olarak tarihe geçti MAZOŞİST ZEVKLERİNİN YANI SIRA AŞIRI DERECEDE SAPIK OLAN BU YAŞLI ADAM GRACE BUDD ADLI KÜÇÜK KIZI ÖLDÜRMESİNİN VERDİĞİ VİCDAN AZABIYLA BİR PAKET DİKİŞ İĞNESİ ALDIĞINI VE BİR YÜKSÜK KULLANARAK BUNLARI TESTİSLERİNİN ARKASINDAKİ YUMUŞAK BÖLGEYE AŞIRI DERİN BİR ŞEKİLDE BATIRARAK İĞNELERİN SÜREKLİ VUCUDUNDA KALMASINA NEDEN OLDUĞUNU İTİRAF ETTİ.... VE ÇEKİLEN RONTGEN FİLMİNDE YAŞLI ADAMIN KASIKLARI VE ALT KARIN BÖLGESİ ARASINDAKİ ALANDA ,KALÇA KEMİKLERİNİN ARASINDA EN AZ 27 İĞNE OLDUĞU TESPİT EDİLMİŞTİR.

    CARL PANZAM İlk suçunu sekiz yaşında işleyen Panzam'ın vahşi tabiatının sorumlusu bazı sosyologlara göre onu ıslah etmek için sayısız vahşete tabi tutmuş olan ceza sistemi, diğerlerine göre ise yalnızca kötü doğması. 21 cinayetin sorumlusu Panzam 1930'da asılarak idam edildi ancak yolunu sonunda bile boynuna ipi geçiren cellata 'Sen aptalca etrafta dolaşırken, ben şimdiye kadar bir düzine adam asmıştım' dedi.

    John Wayne Gacy ABD kamuoyunun en nefret ettiği ve ''Palyaço Katil'' olarak da adlandırılan seri katil, evine davet ettiği 27 kişiyi öldürdü. Çoğunluğu çocuk olan öldürdüğü kişileri evin altına ve civarına gömen Gacy, 32 çocuğa tecavüz edip öldürdüğünü itiraf etti. Gacy, 1980'de zehirli iğne ile idam edildi.


    AILEEN WOURNOSA Canavar adlı filmde Charlize Theron'ın hayatını canlandırarak Oscar kazandığı Wournos tarihteki ilk kadın seri katil. Mahrumiyet, şiddet, terk edilme ve istismarla dolu bir hayat geçiren Wournos peş peşe altı cinayet işledi. Hayatını fahişelik yaparak kazanan Wournos jüri tarafından idama mahkum edildiğinde 'Ben masumum, umarım size de tecavüz ederler' dedi.

    RICHARD RAMİREZ: 1985'in Ağustos ayı itibarıyla bir düzine cinayetin suçlusu olarak yakalanan Ramirez şeytanı oynamaktan keyif alıyor ve sol ayasına beş köşeli bir yıldız çizip bunu fotoğrafçılara gösterirken, bir yandan de 'Şeytan, şeytan, şeytan' diye bağırıyordu. Kendi tahminlerine göre yirmi kişi öldüren ancak 13 cinayetten hüküm giyen 'Gece Avcısı' lakaplı Ramirez hala idamını bekliyor.

    TED BUNDY Gerçek bir Jeykll/ Hyde. Temiz görünüşlü bir üniversite öğrencisi gibi çekici ve sevimli olan Bundy, 1974'te yedi ayda arabasına aldığı yedi kızı öldürdü. Yargılanması sırasında eski bir hukuk öğrencisi olarak kendi savunmasını kendi yapan Bundy idamını 10 yıl geciktirdi. 30 ila 50 kızın ölümden suçlu bulunan Bundy hapishane duvarlarının dışında yüzlerce kişinin şampanyayla kutladığı id***** giderken tek suçlunun pornografi olduğunu söyledi: 'Bütün bunları bana pornografi yaptırdı. Pornografiden sakının, mutlaka sizi kötülüğe sevk eder.'

    JEFFREY DAHMER 'Milwaukee Canavarı' olarak adlandırılan Dahmer toplam 17 erkeği öldürdü. Bunların çoğu eşcinsel barlarında tanıştığı genç Afrika asıllı Amerikalılar'dı. Onlara ilaç verip boğmuş, vücutlarını elektrikli testere ile parçalamıştı. Çocukluğundan başlayan sapkın zevkleri sonunda seri katillerden en ünlülerinden biri haline gelen Dahmer toplam 936 yıl olmak üzere üst üste on beş ömür boyu hapis cezasına mahkum edildi. Ancak 1994 yılında hapiste başka bir mahkum tarafından dövülerek öldürüldü.

    KARINDEŞEN JACK
    cinayet tarihine ünlü bir kadın katili olarak gecmiştir.1888 yılının 31 ağustos ve 9 kasım tarihleri arasında londranın chapel semtinde birbiri ardına beş fahişe sadistce öldürülmüşlerdir.
    karanlık ve ıssız sokaklarda avını yakalayan katil onlara arkadan saldırmış gırtlaklarını kesmiş ve karınlarını deşmiştir.ve hatta iki olayda katil kurbanlarının böbrek ve yumurtalıklarını keserek gövdelerinden ayırmıştır.
    katilin beş kurbanı da en ucuz fahişeler olmuştur.bu fahişelerin dördü kırk yaşının üstünde sonuncusu ve en genci mary jeannette kelly 24 yaşındayken öldürülmüştür.kurbanların öldürülüş biçimlerini inceleyen adli doktor broj katilin cerrahi bilgiye sahip olduğunu ileri sürmüştür.bu düşünüş ve cinayetlerin londra hastanesi yakınlarında işlenmesi göz önüne alınarak katilin bir doktor yada anatomi bölümünde calışan bir hademe olması ihtimali belirmiştir.
    28 eylül 1888 yılında londra polisi şöyle bir mektup almıştır..

    'polislerin kişiliğimi öğrendiğini işitmekteyim , fakat hala beni yakalayamıyorsunuz.bu acıkgözlülüğünüze ve düşüncelerinize gülüyorum.doğru iz üzerinde olabilirsiniz.
    ben yine fahişelerle ilgiliyim ve yakalanıncaya kadar onları kesmeye devam edeceğim .işimi cok seviyorum ve işime tekrar başlayacağım.yakın bir zamanda tekrar benden ve benim neşeli oyunlarımdan konuşulduğunu işiteceksiniz. '

    polis ve gönüllü erkeklerden oluşan yardımcı ekiplere rağmen karın deşen jack 30 eylül ve 9 kasım tarihleri arasında cinayetlerine yenilerini eklemiştir.karın deşen yakalanamamıştır.karın deşenin doktor olduğu düşüncesi londra hastanesinin 1956 yılında yayınladığı belgelerle cürütülmüştür.bu belgeler ile katilin bir cerrahın alışkın olduğu bilimsel kesim şekline uymadığı ortaya koyulmuştur..karın deşenin cinayetlerinden yirmi yıl sonra londrada br tiyatro karın deşenin cinayetlerini konu alan bir oyun sahneye koymuştur..bunun üzerine tiyatro direktörü polis ve gazeteler 'jack ' imzalı bir mektup almışlardır..mektuptaki yazı 20 yıl önce yazılan mektuptaki yazının aynısıdır.uzmanlar yazıda hafif bir titreklik bulmuşlardır.bu mektuptan sonra karın deşen den hiçbir haber alınmamıştır.karın deşen ölümüyle birlikte cinayetlerinin esrarınıda mezara gömmüştür...

    ALBERT DE SALVO nun suç kariyeri ilk önce röntgencilikle başlar, daha sonra hırsız, tecavüzcü ve sonunda seri katil olarak devam eder. Başlangıçta bir manken ajansının keşifçisi ve daha sonra da tamirci kılığında kadınların evlerine girmeyi başarır. 1960’ların başlarındaki 18 aylık bir süre içerisinde 13 kadını öldürür. Kurbanların boğazları sıkılmış ve bıçaklanmışlardır; ve vajinalarına süpürge sopaları konulmuştur. De Salvo boynuna bir fiyonk (çoğunlukla kurbanın çoraplarından yapılmış) takmaktadır. De Salvo hırsızlık nedeniyle tutuklanmıştır. Bunun ardından, tecavüzden hüküm giymiş ve işlediği cinayetleri hapishanedeki başka bir mahkuma itiraf etmiştir


    GARY HEIDNIK sekiz kadını kaçırarak esir tutmuştur. Bunlardan en az ikisini uzun süre işkence yaptıktan sonra elektrik akımı vererek öldürmüştür. Evinin bodrum katında işkence odası haline getirdiği bir odada, bileklerinden astığı bir kadın bir hafta sonra ölmüştür. Kurbanlarının kulaklarına tornavida sokmuş, tecavüz ettiği ve işkence yaptığı sırada kadınları birbirlerini izlemeye zorlamış ve bazılarına da diğerlerinin vücutlarını yedirmiştir
    Konu Runaw@y tarafından (14-10-2007 Saat 09:35 PM ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Seri Katiller



    Albert Fish

    Sadomazoşizmin koruyucu meleğiyle tanışın.Delilerin büyükbabası Albert Fish, cinsel organına iğneler sokmakdan, anüsüne alevlenen alkollü toplar doldurmakdan, bok yemekden, çocukları öldürüp cesetlerini kaynatmakdan hoşlanırdı.6 çocuk babası Albert, karısı onu başka bir erkek için bırakınca onu kaybetti.

    Ümitsiz Al, çocuklarından onu kanayıncaya kadar çivili bir kürekle dövmelerini istedi.İsa olduğunu ve Tanrının ona erkek çocukları hadım etmesini emrettiğini düşünüyordu.Ve Albert aynen ona söyleneni yapdı ve bundan zevk aldı.

    Cehennemden gelen bu pis yaşlı adam, her iki cinsiyetten çocukları taciz etmeyi ve onları öldürmeyi alışkanlık haline getirmişti. Kurbanlarından Gracie Budd'ın ailesine gönderdiği, onu yemenin ne kadar keyifli olduğundan söz ettiği mektupdan sonra tutuklandı. 1936'da Sing Sing de ölüm cezasına çarptırıldı."Elektrikli sandalyede ölücek olmam ne kadar da heycanlı.

    En büyük heycan bu olucak, tek denemediğimdi."dedi. Elektrotlarda cellatlarına mutlu bir şekilde yardım etti ve mutlu bir adam olarak öldü.Cinsel organına sokduğu 20 iğnenin sandalyesinde kısa devreye yol açtığı doğru olmayan bir mittir.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  3. #3
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Seri Katiller



    Edmund Kemper

    25 yaşındaki Edmund Kemper Pueblo Colorado'daki arabasından çıkdı ve Santa Cruz polisini aradı.Onlara öldürdüğü 8 kadını anlattı.Hattın öbür ucundaki polis ona inanmadı ve tekrar aramasını söledi, o da aradı ama hala polisi ikna etmekde başarılı olamamışdı.Böylece tekrar ve tekrar aradı.Her arayışında kurbanlarını nasıl öldürdüğü ve cesetleri ne yaptığı hakkında daha fazla detay verdi.

    Sonunda Santa Cruz polisi onu yakalamak için 3 eyalet boyunca araba sürdü, Kemper oturup tutuklanması için bekledi.Clarnell Kemper, oğlunu ve 2 kızını tek başına yetiştirmişti ve küçük Edmund katı disipline maruz kalmıştı.İddia ettiğine göre sürekli küçük düşürülüyordu.Kemper, ilk gençlik yıllarında ailenin 2 kedisini öldürdü.

    Gün içinde sık sık bir insandan oyuncak bebek yapmayı hayal ediyordu.İlk cinayetini 15 yaşında, büyük annesi ve babasinla yaşamaya gönderildiğinde işledi.Her ikisini de 1963'ün Ağustos'unda öldürdü.Bu cinayetler için açıklaması da:Sadece büyük annemi vurmanın nasıl hissettiriceğini merak ettim. 6 sene akıl hastanesine konuldu.

    Mayıs 1972 ve Şubat 1973 arasında otostop çeken 6 tane kolej öğrencisi kızı arabasına aldı ve öldürdü.Genelde vurur yada bıçaklar sonra onları bagajda saklardı.Annesi uyudukdan sonra da onları eve getirir ve onların cansız bedenlerine tecavüz ederdi. Bazen etlerini keser ve bazen de pişirip yerdi.Eylül 1972 de psikolojik değerlendirmeyi tamamladı.Artık bir tehdit oluşturmadığı için bırakıldı.1973'de Paskalya'dan bir önceki gün cinayetlerinin doruk noktası ve belkide asıl hedefi olan annesini öldürdü.O uyurken çekiçle kafatasına hızlıca vurdu ve daha sonra kafasını kesti.Gırtlağını kesip çıkardıkdan sonra çöp öğütücüde parçaladı.

    Daha sonra annesinin bir arkadaşını davet edip aynı usulde onu da öldürdü.Bu cinayetten sonra arabasıyla özgür bir adam olarak son yolculuğuna çıktı.Yol onu Pueblo, Colorado'ya götürdü.Yol boyunca kimse onu aramaya çıkmamışdı.Detaylı bir itirafdan sonra 8 cinayetten mahkum edilmişti.Küçükken Kemper kendi idamını hayal ederdi.Çoğu kez boğularak ölürdü.Duruşmasında yargıç nasıl bir cezanın onun için uygun olucağını sordu.Kemper'ın cevabı ölümüne işkenceydi.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  4. #4
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Seri Katiller





    Gary Heidnik

    Gary Heidnik 1943'de doğdu.Hayatı boyunca asker, hemşire, bakan gibi birçok meslek edindi.60'ların başında 2 sene boyunca ordudaydı.Zihinsel bir sakatlık yüzünden tahliye edildi.Ordudan tahliyesinden sonra birçok kez intahara kalkıştı ve Pensilvanya'da çeşitli akıl hastanelerinde vakit geçirdi.IQ'su 130'du ve ona yarım milyon dolar yapıcak bir yatırım portföyü oluşturdu.1986'da Gary'nin içindeki şeytanlar, ona 10 kadından oluşan bir harem kurup evlatlarından oluşan küçük bir kabilede kendisini hakiki bir patrik yapmasını sölediler.

    Deliliği için 60'ların başında orduda ona yapılan LSD deneylerini suçladı, fakat alkolik annesi ve onun disiplinci kocasinin sebep olduğu düşünülüyordu.Heidnik'in kadınlardan yana tercihi siyah ve gerizekalı olanlardı.70'lerde bu tarz bir kadını bir akıl hastanesinin önünden kaçırıp ona tecavüz ve işkence çekdirmeyüzünden hapse girdi. 1985'de Filipinli bir kadınla evlendi.Aşağılandıktan ve zorla Heidnick'i fahişelerle seks yaparken izledikten sonra onu terketti.

    Kaçırmış olduğu 6 kadını bordumunda hapsetti ve orda 4 ay boyunca farkedilmeden tutuldular.Kadınlardan biri kaçıp polise gittiğinde,polis anlattığı işkence ve cinayetlere inanmadı.25 Mart 1987'de polis Heidnick'in evini aradı.Dipfirizde dirseğe kadar kesilmiş bir insan kolu ve sobada da kızarmış insan kaburgası buldular.Bir hafta boyunca bileklerinden asılmış ve bodrumda ölmüş bir cesedi oymuştu.

    Cesedi, ilk önce elektrikli testereyle kesmiş, daha sonra etini yemeye hazırladı ve köpek mamasıyla karıştırıp diğer esirlerine zorla yedirdi.

    Yedirdiği diğer kadınlar hala bodrumdalardı ve ikisi borulara zincirlenmiş, biri de çukurun içindeydi.Kadınlardan biri çokdan öldürülmüştü; su dolu bir çukura atılmış ve Heidnick cereyanlı telle elektrik akımı vererek öldürmüştü.Daha sonra onun cesetini alıp New Jersey'de bir ormana attı.Hapse atıldığından beri çeşitli intahar girişimlerinde bulundu.Gary Heidnick Pensilvanya eyaleti tarafından 6 Temmuz 1999'da idam edildi.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  5. #5
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Seri Katiller

    Micheal Terry

    1985 Aralık ayında bir gece, 21 yaşındaki siyah Curtis Brown, Atlanta, Georgia'daki evinden bir paket sigara almak için ayrıldı. 5 saat sonra, Dean Rusk Park'da kimliksiz bir ceset bulunana kadar haber alınmadı.Kimliği soyulmuş, pantalonu indirilmiş, kurban bir kaç defa kafasından vurulmuş ve 38 kalibrelik kurşunlar ballistik belirleme için düzgün şekilde düzeltilmişti. Curtis Brown'un cesedinin kimliği, 4 gün sonra kız arkadaşı kayıp insan raporı doldurana kadar belirlenememişti. Bu doğrulamayla beraber dedektifler kurbanın son saatlerini gözden geçirirken civardaki bir meyhaneye kadar onu izleyebildiler.Oranın çalışanları onu öldüğü gece orda görmüşlerdi ve "Big Mike" denen başka siyah bir müsteriyle ayrıldığını düşünüyorlardı.

    Ordan itibaren izler soğumuştu ve dedektiflerin gölgeleri kovalamak için vakitleri yoktu.6 yıl önce Atlanta, Amerikan'ın cinayet başkenti olarak "şereflendirilmişti".Ülkenin, kişi başına düşen cinayet oranı en yüksek eyaletiydi ve maddeler bu süre içersinde gelişmekteydi.Patlak veren 2 sansasyonel seri cinayet, ülkenin dikkatlerini 1980'den 1984'e kadar Atlanta'nın üzerine çekmişti ve fazladan çalışan polisin elinde baya da "sıradan" cinayetler bulunmaktaydı.

    10 ay geçmeden önce, yetkililer, başka bir canavar çıkana kadar kendilerini çekmişti.Ekim 1986'nın ortalarında, terkedilmiş bir binada siyah bir gencin çürümüş cesedi bulundu.Ceset, kafasının arkasından birkaç kez vurulmuştu ve pantalonu dizlerine kadar indirilmişti. Kurbanın, Ohio'dan olan 21 yaşındaki serseri Daryl Williams olduğunu belirlemek birkaç gün sürdü.En son 5 Ekim'de bir barda görülmüştü ve o akşamdan sonra ondan hiçbir iz alınamamıştı.

    Balistik testlerin doğruladığına göre Williams cinayetinde kullanılan silahla, George Willingham'ın cinayetinde kullanılanın arasında bir bağ ortaya çıktı.Willingham, yerel aile babası, 5 Ekim günü evden bir iş için çıkmıştı ve geri dönmedi.Ertesi gün, bir ara yolda bulundu ve kafasının arkasından, Daryl Williams'da kullanılan tabancanın aynısıyla vurulmuştu.

    Bu iki benzer davanın arasındaki bağlantı, dedektifleri tekrar aynı dosyaya döndürdü.Çabuk bir şekilde öteki kurbanlardan oluşan bir liste derlediler.Curtis Brown Güney Carolina'dan Richard Williams 'le birlikte eklenmişti; Columbus, Ohio'dan 31 yaşındaki Alvin George ve Atlanta yerlisi 18 yaşındaki Jason McColley.Sondan 3 kişinin sokak dolandırıcısı yada erkek fahişe olaak ünleri vardı ve geçen sene içersinde hepsi tabancayla yada bıçakla öldürülmüştü.

    Çözümlenmemiş cinayetler arasında da göze çarpan başka benzerlikler vardı.6 kurbandan beşi pantalonları indirilmiş olarak bulundu ve görünüşe göre seksden sonra öldürüldüler.George ve McColley, bir ay arayla aynı ara yolda, benzer bir bıçakla boyunlarından bıçaklanarak öldürüldüler.Birbirinden alakasız olan iki Williams,ilki ve sonuncusu, birbirine yakın iki ayrı terkedilmiş binada öldürülmüşlerdi.

    Richarrd Williams ve Curtis Brown, aynı tabancayla vurulmuşlardı, fakat bu Daryl Willamsve George Willingham'da kullanılmamıştı.Brown ve Richard Williams, kısa ve keskin bir bıçağın ölümden sonraki yaraları yüzünden acı çekmişlerdi. Eğer başka bir bağlantı gerekirse, bir tanık Jason McColley'i "Big Mike"ın tarifine uyan biriyle gördüğünü hatırladı.Yenilenen soruşturma, dedktifleri, Michael Terry'nin geçen sene boyunca yaşadığı ve pek çok silah topladığı pansiyona yöneltti. İşindeyken, lastik kaplama dükkanında, tutuklanan Terry saklı tuttuğu .357 magnumu çıkardı ve sorgulama için çekti.

    Nihai itirafında Terry, birkaç kurbanınla barlarda tanıştığını, homoseksüel ilişkiler için başka yerlere geçtiğini, sonra daha ufak adamların onu sözde, soygun ve daha kötüleri için tehdit ettiğini söyledi.İddia ettiğine göre ölümlerin sebebi kendini savunmasıydı."Ben kimseyi incitmek istemedim."diye ısrar etti Terry, "ama benden faydalanmaya kalkdılar."Jüri başka şekilde düşündü ve 22 Şubat 1987'de, Richard Williams ve Curtis Brown'u öldürmekten dolayı mahkum edildi.Şartlı tahliyesiz ömür boyu hapse edilirken, diğer davaları da, cezasının kısaltılması ihtimaline karşı ertelendi.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  6. #6
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Seri Katiller


    Pedro Alonso Lopez

    Pedro Alonso Lopez 1949'da bir fahişenin 13 çocukdan biriydi.8 yaşında kızkardeşlerinden birine cinsel tacizde bulundu ve bunun cezası olarak annesi onu sokağa attı.Aynı yaşta, komşu çevrede başka bir adam tarafından cinsel tacize uğradı.

    18 yaşında araba hırsızlığından girdiği hapiste de saldırıya uğradı.Ondan daha yaşlı 4 mahkum tarafından da tecavüze uğradı ve 3'ünü öldürerek cinayetten dolayı 2 yıla mahkum edildi.Bu dönem onu daha da çok öldürme isteğiyle doldurdu.Genelde markette ıssız bir yere götürebileceği tarzda bir kız bulana kadar dolanırdı.İlk önce kıza tecavüz eder, daha sonra da onu boğardı.

    1978'de Peru'lu 100 kız öldürdüğü söylendi.Bir köyde 9 yaşındaki bir kızı alıkoymaya çalışırken yakalandı.Onu yakalıyan Ayachucos Hintlileri ona adalet olarak dövmeyi, sonra işkenceyi ve canlı canlı yakmayı uygun gördüler.

    Ama bunları yapamadan önce bir Amerikan misyoneri onlarla Lopez'i yetkililere teslim etmek hakkında konuşdu.Yetkililer onu cezalayacakları yerde Ekvador'a götürdü.Belki 110 Ekvador'lu kıza tecavüz etti ve öldürdü.1980'de 12 yaşında bir kızı kaçırırken yakalandı.Bu 53 kurbanın ortaya çıkmasından sora oldu.Onları bir sürü farklı yere gömdü, fakat daha başka ceset bulunamadı.Lopez'in, onları araştırmalarında boş yere peşinden götürdüğünü düşünüyorlar.

    Lopez hala Ekvador'da bir hapishanede ve şartlı tahliye edilebilir.Ancak bırakıldığı takdirde Peru'da hala davaları ve hapsi devam edecek.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  7. #7
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Seri Katiller



    David Berkowitz (Son of Sam)

    13 ay boyunca new york u dehşete düşüren dengesiz katil temmuz 1976-mart 1977 arasında 3 kişiyi öldürüp 4 kişiyi yaralayan kurşunların aynı silahtan cıktıgını tespit eden polis psikopat bir katille karşı karşıya olduklarını anladi.

    Cinayetlerini sürdüren katil daha sonra bir de not birakti: "Kadinlardan nefret ettigimin söylenmesine cok üzüldüm,bu dogru degil,ama bir canavarim.ben samin ogluyum.ben kucuk bir veletim" babasi samin içip ailesini döven bir canavar oldugundan bahsediyordu samin oglu imzalı bir başka not da bir köşe yazarina gönderdi.

    Dedektifler cinayet işlemeye tüm hızıyla devam eden katili yakalmak icin cok urastılar ve en sonunda bunu başardılar david berkowitz adındaki katil ufak tefek paranoyak şizofrendi ve sekiz kişiyi öldürmüş pek cok kişiyide yaralamıştı mahkeme berkowitz in akli dengesinin yerinde olduguna karar verdi ve onu 365 yil hapse mahkum etti berkowitz in oturdugu daire boş kaldi ve pek çok kişinin ugrak yeri oldu.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  8. #8
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Seri Katiller



    Charles Manson

    Çetesiyle işledigi cinayetlerle tüm dünyayi dehşete düşüren hipi lideri.annesi genç bir fahişe olan babasıyla bilinmeyen manson ilk suçunu 13 yaşında soygun yaparak işledi.şartlı tahliyesinden sonra 17 yaşındayken kendisinden genç bir oglana tecavüz etti.yirmilerinde ********lik yapmaya basladi.kadin ticaretinden,sahte çek kullanmaktan,kredi kartı sahtekarlıgından ve araba hırsızlıgından 10 yıla mahkum edildi.hapishanede ünlü bir gangsterden gitar calmayi ögrendi ve daha sonra "beatless dan bile daha ünlü olabicegini" söyledi.

    Hapishaneden cıktıkdan sonra cevresine kadınları toplayıp "ailesini" kurmaya basladi.kendine isa görüntüsü veriyor cezbetttigi gençleri uyuşturuculara ve cinsel sapkınlıklara yöneltiyordu.manson büyülenen ailesi üzerinde dinsel bir etkiye sahipti herkesin hertürlü yoldan sevişmesini buyurmuş ve buna kimse karşı cikmamıstı.ismi bile (Man`s Son) dini çagrıştırıyordu.iki yıl sonra bir otobus satin aldi ve amerikayi dolasmaya basladilar.sonra bir ciftlige yerleştiler.manson şimdi sayıları yirmiyi bulan ailesini tepeden tırnaga silahlandırmıs rusların amerikaya saldıracagı günü bekliyordu.bu arada kendisine bir ölüm listesi cikarmisti bile warren beatty gibi isimleri içeren bu listedeki insanlarin ölecegi kıyamet gününe helter skelter adını vermişti (beatles ın bir şarkısından esinlenerek) ailesini büyüterek üye sayısını kırka yükseltti 1969 yazinda cinayetler basladi.anahtar kelime simdi helter skalter zamanı idi. 8 agustos 1969 aksaminda roman polanski nin evine saldıran aile ünlü yönetmenin sekiz bucuk aylik hamile aktris karısı sharon tate ı evdeki diğer üç kişiyi ve o sırada ziyarete gelen bir genci öldürdüler.daha sonra cinayetler devam etti.polis tarafından yakalanmalarının ardından ailenin tüm üyeleri ölüm cezasina carptırıldı.ancak bu ceza ömür boyu hapis cezasina cevrildi.ailenin toplam cinayetlerinin sayısı asla ögrenilemedi.manson nın tek basina otuz bes cinayet isledigi söyleniyor.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  9. #9
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Seri Katiller



    PETER KURTEN “Düsseldorf Vampiri“

    26 Mayıs 1883'de Almanya’nın Mülheim kentinde 13 çocuklu bir ailede doğan ve daha 5 yaşında iken iki arkadaşını katleden Peter Kurten’in,10 yaşındayken bir arkadaşını Rhine nehrinde boğduğu da söylenir. Peter Kurten,“Düsseldorf Vampiri“ olarak da bilinir.

    Peter Kurten küçüklüğünde babasının hareketlerini taklit ederdi ve babası kızına tecavüz ederken yakalandığı zaman, o da aynı şeyi tekrarlamaya çalışmıştı. Babasının hareketlerini kafasına işleyerek büyüyen katil, babası hapishanedeyken onun yerine kiracı olarak gelen bir köpek yakalama görevlisinden köpeklere mastürbasyon yapmayı ve onlara işkence çektirmeyi öğrenmişti. Kanın tadına ilk kez 9 yaşında bakmıştı. O yaşta kuğuların kafalarını kesip, kanını içerdi. Bu öğrendikleri onun küçüklüğündeki vahşet tecrübeleri olmuştu.

    Cinayet kariyerine başlamadan önce bir fabrikada sendikacı olarak çalışan, sık kiliseye giden Peter Kurten evliydi ve çok hoşgörülü bir karısı vardı. Yaptıklarını itiraf edene kadar her şeyi karısından uzun süre gizli tutmuştu.

    İlk kurbanı (5 yaşında öldürdüğü iki arkadaşı dışında) 1913 yılında öldürdüğü 8 yaşındaki Christine Klein adında bir kızdı. Kız birçok yerinden bıçaklanmıştı ve tecavüze de uğramıştı. Bunun dışında kız bölüm bölüm yakılmıştı. Bu cinayetle birlikte Peter Kurten'in seri cinayetleri başlamış oldu. Aşağıda Peter Kurten'in öldürdüğü ve kimliği belirlenmiş kişileri görebiliriz:

    - Christine Klein (8); Tecavüze uğrayıp, daha sonra boğazı kesildi.
    - Rudolf Scheer (45); Birahaneden evine dönerken kafasından ve boynundan ardarda bıçaklanarak öldürüldü. (13 Şubat 1929)
    - Rosa Ohliger (8); Katil tarafından bir çitin arkasına çekilerek 13 kere bıçaklandı. Daha sonra olay yerine dönen katil, cesedi yaktı. (9 Mart 1929)
    - Luise Lenzen (13) - Gertrud Hamacher (5); Luise Lenzen boğularak ve birçok yerinden bıçaklanarak, Gertrud Hamacher ise boğazı kesilerek bir çayırda öldürüldü. (24 Ağustos 1929)
    - Maria Hahn (20); Ren nehri kıyılarında 20 kez bıçaklanarak öldürüldü ve cesedi aynı yılın kışında bulundu.(1929 sonları)
    - Ida Reuter (31); Düsseldorf'un dışında kafasına inen baltayla hayata gözlerini yuman ve öldürülmeden önce tecavüze uğrayan hizmetçi kız. (Eylül 1929)
    - Gertrud Alberman (5); Katil tarafından boğularak ve 36 kere makas saplanarak öldürüldü. (7 Kasım 1929)
    - Maria Budlies / Budlick; Peter Kurten'in son vakası. Peter Kurten tarafından kaçmasına izin verildi.

    Peter Kurten,1. Dünya Savaşının tamamını hapiste geçirdi.1921’de tahliye edildi ve 1925’te bir hayat kadınıyla evlenerek Düsseldorf’un merkezinde bir apartmana taşındı. 1929’da dedektifler, bir seri katilin sokaklarda gezdiğini anlamışlardı. İşlenen 46 suçun aynı kişi tarafından işlendiğine kanaat getirmişlerdi. Ebeveynler çocuklarını sokağa çıkarmamaya başlamış, bir süre sonra halkın büyük bir bölümü korkusundan evlerinden ayrılmamaya başlamıştı.

    1930’da Maria Budlies adında bir kadına tecavüz etmiş ve kaçmasına izin vermişti. Maria, bundan asla polise bahsetmedi, ama Köln’deki bir arkadaşına yolladığı mektupta olayları anlattı. Mektup asla Maria’nın arkadaşına ulaşmadı, ama bir gün postanede mektup açılınca polisler Maria’ya ulaştı. Maria, Peter Kurten’in evini polislere bildirdi. Peter Kurten bu olaydan sonra yakalandı, artık sona yaklaşmıştı. Kimse onun neden bu son kurbanı olan kadını bıraktığını bilmiyordu.

    Cinayetlerinde genellikle bir makas veya bıçak yardımıyla kurbanlarının boğazlarını kesiyor, kafataslarını parçalıyor ve kanlarını emiyordu.
    Aslında tüm kurbanlarını kadınlardan seçmiyordu ve bu da onun bu işi her zaman kendi cinsel doyumluluğu için yapmadığını gösteriyordu.
    Masum görünüşü altında vahşilik yatan Peter Kurten'in ismi, kriminoloji tarihindeki yerini “bir psikiyatrist tarafından sorgulanan ilk seri katil“ olarak almıştır.
    2 Temmuz 1931'de,ölüme mahkûm edilen Peter Kurten, Klingelputz hapishanesinde giyotinle idam edildi. Son arzusu kendi kafası kesilirkenki kan sesini duymaktı…

    “Pişman değilim. Yaptığım bütün işler beni utandırsa da, size anlatmalıyım. Geriye dönüp baktığımda bütün detaylar hiç de kötü, can sıkıcı değildi. Aksine bundan hoşlanıyordum.“

    (Peter Kurten’in kendisini sorgulayan psikiyatriste söylediği sözler.)

    Cinayetlerini bide onun ağzından dinleyelim.

    1. Bayan Klein.(ilk cinayeti)PK:' o gece çok heyecanlı ve sabırsızdım. Eğer karşıma bir hayvan çıksaydı ona bile saldırırdım. Ama karşıma şans eseri Bayan Klein çıktı. Kadının üstüne atladım, makasımı onun alnına tekrar tekrar sapladım. Kadın yere düştü. Böylelikle bende ondan istediğim şeyi sıcakkanını aldım. Onu kana kana içtim. Makasım körelmişti sonraki kurbanlar için onu tekrar bileyip keskinleştirdim.'

    2. PK:'o akşam 8–10 yaşlarında küçük bir kızla karşılaştım. Ona nereye gittiğini sordum. Eve gidiyorum dedi küçük kız. Gel ben seni götürürüm dedim ona. Elini avuçlarımın arasına aldım. Bir anda içimde bir şeyler hareketlendi, başım döndü. Kendimi kaybedip, kızın boğazına sarıldım. Sonra sağ elimle bıçağımı paltomdan çıkarıp kızın gözüne, boğazına boynuna artık neresine gelirse sapladım.
    Kızı öldürdükten sonra sinemaya gittim.23.00 sularında elimde bir şişe gazyağıyla, onu yakmak için geri döndüm. Ama etrafta çok fazla insan vardı. Ben de gazyağını bir çalılığın arkasına saklayıp evime gittim. Ertesi sabah 6.00 da kalktım. İlk işim kızın yanına gidip, cesedini gazyağı ile yakmak oldu.'

    3. Rudolf Scheer. PK:' O gece saat 22.00 de parka gitmiştim.3 saat boyunca bir insanın geçmesini bekledim. Sonra yoldan sendeleyerek gelen bir adam gördüm. Beni gördü ve bana anlaşılmaz laflar etti. Sinirlendim ve adama sert bir yumruk attım. Adam yüzüstü yere
    yığıldı. Cebimden bıçağımı çıkarıp adamın sırtına sapladım. Adam birden kalkıp bacaklarıma sarıldı. Bunu hiç beklemiyordum ama yine de bıçağımı ona saplamaya devam ettim. Hatta bıçağımı o kadar derine sapladım ki, onu zorlukla geri çıkartabildim.
    Adam bacaklarımı bıraktı ve yere düştü. Onu hendeğe kadar sürükledim. Sonra bir tekmeyle onu çukurdan aşağıya yuvarladım. Tam eve geliyordum ki onu sürüklerken, botlarında bıraktığım parmak izleri aklıma geldi. Tüm izleri ortadan kaldırmam 8 dakikamı aldı.

    4. Anna Goldhousen-Bayan Mantel-Gustav Karnblum. PK:'Saat 22.00 de Lierehfeld'deki fuara gittim. Yolda yürüyen iki kadın gördüm. Onları takip ettim. Birbirlerinden ayrıldıktan sonra kadınların birine Anna Goldhousen'e bıçağımla saldırdım. Kadın bağırmaya başlayınca
    yakalanırım korkusuyla oradan kaçtım. O gece Bayan Mantel ve Gustav Karnblum adlı iki kişiye daha saldırdım.

    5. Gertrud Hamacher-Luise Lenzen. PK:'Saat 22.00’ye kadar kendime bir kurban bulmak için bekledim. Tam ümidimi kaybediyordum ki patikadan gelen iki küçük kız gördüm. Onları takip etmeye başladım. Sonra yanlarına yaklaşıp, büyük kıza yakında ki bir dükkândan bana bir sigara alıp alamayacağını sordum. Kıza parayı verdim, böylece o sigara almaya gidince ben de küçük kız ile yalnız kaldım. Küçük kızı kucağıma aldım ve onu mısır tarlasına götürdüm. Sonra ağzını elimle kapatıp onu yere yatırdım ve boğazını kestim. Bıçağı orada bırakıp, ötekinin yanına gittim. Kız bana sigara paketini verirken birden onun boğazına sarıldım ve onu nefessiz bırakana dek sıktım. Onu da diğerinin yanına sürüklerken kız aniden canlandı ve elimden kaçıp bağırmaya başladı. Bunun üzerine bende bıçağı alıp kıza fırlattım. Onu sırtından vurmuştum. Kız yere düştü. Bıçağı bedeninden çıkarıp bir kaç kez daha sapladım. Sonra ikisini de orada
    bırakıp gittim.'

    6. Ida Reuter. PK: O pazar saat 18.00 de kurban aramak için dışarı çıktım. Yanıma çekicimi de almıştım. Tren istasyonunda genç bir kadınla karşılaştım. Onu bir şeyler içmeye davet
    ettim. Beraber birkaç bira içtikten sonra koruda gezinmeye başladık. O ilerisinin karanlık olduğunu ve daha ileri gitmek istemediğini. Söyledi. O sırada birinin gelip gelmediğini anlamak için etrafa bakınıyordum. Etrafta bizden başka kimsenin olmadığını anlayınca
    çekicimi çıkardım ve kızın alnın tam ortasına indirdim. Kız yere yığıldı. Yaklaşmakta olan ayak seslerini duyunca kızı ellerinden tuttum ve bir çalının arkasına gizledim. İnsanlar geçene kadar bekledim. Bu sırada kız kendine geldi. Onu bırakmam için bana
    yalvarmaya başladı. Onu korunun içine çektim ve çekicimi bir kaç defa daha kafasına indirdim.

    7. Elisabeth Dorrier. Pk:' 23.00 sularında cebimde çekicimle etrafta dolaşıyordum. Tiyatronun önünde duran narin bir kız gördüm. Adı Dorrierdi. Ona benimle yürüyüp yürümeyeceğini sordum. İlk başta buna istekli değildi ama onu ikna etmeyi başardım. Aynı İda'da olduğu gibi onunla ilk başta bira içtik, sonra nehir kenarında yürümeye başladık. Birden onun bir adım gerisinde durdum ve çekicimi cebimden çıkardım. Tüm gücümle çekici kafasına indirdim. Aynı İda gibi yere yığıldı. Onu da çalıların arkasına çektim ve başını çekicimle ezdim.'

    8. Gertrud Albermann. Pk:'Öğleden sonra 17.00 sularında bıçağımı da yanıma alıp gezmeye çıktım. Kendi halinde oynayan 5–6 yaşlarında bir kız gördüm. Yanına gelip benimle gezmek isteyip istemediğini sordum. Kız gerçekten çok tatlıydı. Büyük bir neşe içinde kendini benim kollarıma attı. Minicik kollarını boynuma dolayıp başını güvenle omzuma koydu. Boş yollardan geçip fabrikaya geldim. O ne olup bittiğini anlamadan ellerim onun küçük boynuna dolanmıştı. Boğazını sıktım, sıktım, sıktım. Ta ki nefessiz kalana dek. Sonra bıçağımı çıkarıp, vücudunu delik deşik ettim. Kızın cansız vücudunu çöplerin arasına attım. Ellerimi de oradaki çimenlere sürüp temizledim.'

    9. Maria Huhn. Pk:'8 ağustos da hayvanat bahçesinde tek başıma dolaşıyordum. Birini öldürmek gibi bir niyetim yoktu. Bir banka oturdum. Yanımda oturan kız bana döndü ve benimle konuşmak istedi. Uzun bir konuşma sonucu gelecek pazar beraber dışarı çıkma kararı aldık.

    15 ağustos da Stindemuhle restoranında bir şişe şarap içtik. Orada yaklaşık üç saat oturduktan sonra çorba ve bira içmek için başka bir yere gittik. Karnımızı doyurduktan sonra çayırda yürüyüşe çıktık. İşte o an onu öldürmeye karar verdim. Onu bir hendeğin yanındaki koca çalılığın arkasına götürdüm. Yere oturduk. Saat dokuzu yirmi geçiyordu. Birden onu boğazından yakaladım ve kafasını yanımdaki kütüğe vurdum ama kız kısa bir süre sonra kendine geldi. Bunun üzerine elimdeki makası boynuna sapladım. Epey kan kaybetti Kısa bir süre lanet olası tekrar kendine geldi. Kısık bir sesle bana yalvarmaya başladı. Sesine dayanamıyordum.
    Sinirlendim. O sesi tamamen susturmak için makası kalbine sapladım. Kanın fışkırma sesini dinledim. Bu ses, öteki sesten daha huzur vericiydi.

    10.Christine Klein. Pk:'O sıralar hırsızlıkla uğraşıyordum. Bir cumartesi akşamı kendime Wolfstrassede soyabileceğim uygun bir yer arıyordum. Klein ailesinin yaşadığı Cologne Hanı gözüme çarptı. Gece 10–11 sularında yukarı kata tırmandım. Kilitli birkaç kapıyı açtım ama içerde çalabileceğim değerli bir şey bulamadım. Derken içinde küçük bir kızın uyuduğu bir odaya geldim. Çocuğun başı cama dönüktü. Sol elimle kızın ağzını kapattım ve sağ elimle kızın boğazını sıkmaya başladım. Kız uyandı ve debelenmeye başladı ama sonunda bilincini kaybetti. Cebimde taşıdığım küçük ama keskin bir bıçak vardı. Kızın başını kucağıma aldım ve bıçağımla birden boğazını kestim. Belli bir müddet kanın akışını seyrettim. Sonra kızı yatağa yatırım üstünü örttüm. Odadaki izleri sildim ve kapıyı kızın üstüne kilitledim.

    11. Charlotte Ulrich. PK:'Kızla bir bardak bira içtik. Sonra Grafenberg koruluğuna gittik. Kız
    karanlıktan korkuyordu. Onu sakinleştirmek için birbirlerini seven çiftlerin hep buraya geldiğini ve el ele dolaştıklarını söyledim. Onu AŞKLAR GEÇİDİ denen gizli bir yere götürdüm. Manzara karşısında büyülenen kız daha ne olduğunu anlayamadan, çekicimi çoktan kafasına indirmiştim. Kız bir çığlık attı ve yere düştü. Yeteri kadar kan göremiyordum. Bu yüzden kızın başına var gücümle bir kaç kez daha vurdum. Kızın başının kanlar içinde kaldığını görünce onu orada tek başına, o vaziyette bırakıp gittim.

    SONSÖZ

    PETER KURTEN: Önüme çıkan herkesi öldürdüğüm doğru değildir. Öldürdüğüm kişinin kim olduğu benim için önemliydi. İstediğim, bağırışları ve yalvarışlarıyla beni heyecanlandıracak, kendimi iyi hissettirecek insanları bulmaktı. İnsanlara öldürmek amacıyla saldırmıyordum ama yakaladığım kişiyi bıçaklamaya başlayınca gerisi geliyordu
    Eğer şu an dışarıda olsaydım ne yapardım bilmiyorum. Size hiçbir garanti veremem çünkü yaptıklarımı bilinçli bir şekilde yapmıyordum. Belki de farklı şekilde davranamazdım.
    Eğer insanları öldürmeme izin verilse dünyada eşi benzeri görülmemiş bir katliam yapardım.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  10. #10
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Seri Katiller


    EDDIE GEIN 1906 – 1984 (Plainld Hortlağı)

    17 Kasım 1957 Plainld Wisconsin, polisler Ed Gein’in ıssız çiftliğine gelir.
    Plainld’de madeni eşyalar satan bir dükkânı işleten Bayan Bernice Warden ortadan kaybolmuştu ve onun son müşterisi Ed Gein’di. Polisler Ed Gein’den şüphelenmekteydi. Ed'in evinin içi kırık dökük eşyalarla doluydu. Her tarafta çöpler vardı, çöplerden odalara girmek imkânsızdı. Şerif Arthur Schley evi araştırmaya başladı. Mutfakta ayaklarından tavana asılmış başsız bir ceset vardı. Ceset uzunlamasına kesilmişti. Ceset bir kadına aitti 55 yaşındaki Bernice Warden, bulunan tuhaf şeyler bununla bitmiyordu. İnsan derisinden yapılmış çöp sepetleri, çantalar, bir kutu dolusu kadın cinsel organı, yine insan derisinden yapılmış koltuk kılıfları, meme uçlarından yapılmış kemerler... En sonunda bulunan şey ise herkesi dehşete düşürmüştü. Tamamıyla insan derisinden yapılmış bir elbise.

    Eddie Gein 27 ağustos 1906’da Wisconsin da doğdu. Babası George, annesi Augusta ve kendisinden 7 yaş büyük abisi Henry Gein...

    Edin annesi Augusta aşırı dindar, sert ve hoşgörüsüz bir kadındı. Çocuklarını buna uygun olarak, iyi birer Hıristiyan olarak yetiştiriyordu. Çocuklarına her gün İncil’den dersler veriyordu. Çocuklarını kadınların ahlaksız ve gevşek oldukları konusunda sürekli uyarıyordu. Onları cehennem ile korkutarak sex’in günah olduğunu anlatıyordu. O çocuklarının hayatındaki tek kadındı. Augusta despotça davranan, otoriter bir kadındı. Dünyada bir tek kendi görüşlerinin doğru olduğuna inanıyordu.
    Kocası George ise karısının tam tersiydi sessiz, zayıf karakterli, kof ve alkolikti. Çocuklarının üzerinde hiçbir etkisi yoktu.

    George Gein'in 1940’daki ölümünden sonra çiftliğin bütün işleri Augusta’ya kalmıştı. Ed ve Henry de ona işlerde yardım ediyordu. Henry kardeşinin annesine olan aşırı düşkünlüğünden çok rahatsızdı. Aradan geçen günlerden sonra Henry annesini açık açık eleştirmeye ve Ed'e annesini kötülemeye başlamıştı. Abisinin davranışları Ed'i şok etmişti. Ona göre annesi bir tanrıçaydı. Ve ona tapıyordu.

    1944 yılında Henry esrarengiz bir kaza! Geçirerek öldü. Esrarengiz ölüm serisinin ardından 29 Aralık 1945’de de Augusta öldü. Ed hayattaki tek gerçek aşkını ve arkadaşını kaybetmişti. Artık tamamen yapayalnızdı. Annesinin ölümünden sonra sık sık mezarlığı ziyaret ediyordu. Annesini odasını bir türbe haline getirmişti. Ed annesinin ölümünden sonra giderek daha fazla içine kapandı. Zamanın çoğunu korku hikâyeleri ve anatomi kitapları okuyarak geçiriyordu. Ayrıca yerel gazeteleri de okuyordu. En sevdiği kısım ise ölüm ilanlarıydı. İlanlardan yakın zamanda ölmüş kadınların yerlerini
    öğreniyordu.

    Artık anatomi kitaplarından öğrendiklerini uygulamanın zamanı gelmişti. Ed’in hiçbir kadınla ilişkisi olmamıştı. Kadınların göğüslerini cinsel organını çok merak ediyordu. Bir kadınla yatmanın nasıl bir şey olduğunu hayal ediyordu. Şehvetini dindirmek için geceleri mezarlıkları ziyaret etmeye eve mezarları açarak vücut parçaları toplamaya başlar.

    Eddie bir gün çiftliğine gelen bir çocuğa yatak odasındaki, mezarlıktan çaldığı kafataslarını gösterir. Çocuk gördüklerini telaşla insanlara anlatmaya başlar, ama kimse ona inanmaz anlattığı hikâyeyi hayal ürünü olarak yorumlarlar. Bir süre sonra Ed'in çiftliğini ziyaret eden iki kadın da evde kafatasları görür. Ama bunların cadılar bayramı kostümü olduğunu sanırlar. Kasabada garip söylentiler yayılmaya başlamıştır, ama kimse bu söylentileri dikkate almaz. Çünkü Ed'i sessiz, kendi halinde biri olarak biliyorlardı. Hiç kimse onun böyle şeyler yapacağına inanmıyordu. Hatta insanlar Ed'e kafatasları hakkında şakalar yapmaya başlar. Ed ise onlara sadece gülümser.
    Yani kısaca kimse bunların gerçek olabileceğine inanmaz.

    1945 -1955 yılları arasında kaybolan insanlar Wiscons’ın polisini alarma geçirmişti.
    Kaybolan ilk kişi 80 yaşındaki Georgia Wecker isimli bir kadındı.1 Mayıs 1947 de kaybolmuştu.100lerce insan ve polis 10 millik bir alanı kadını bulma ümidiyle aradılar, ama hiç bir şey bulamadılar.

    6 ay sonra La Crosse Wisconsin’de çocuk bakıcısı Evelyn Hartley kayboldu. Evely’nin babası kızının evini defalarca aramış, ama hiç cevap alamayınca meraklanmıştı. Endişelenen adam kızının evine gider, kızına seslenen baba hiçbir cevap alamaz. Bütün kapılar ve pencereler kapalıdır, evin çevresini dikkatlice arayan adam açık bir pencere bulur. Pencerede kan izleri vardır. Olay yerine gelen polis bölgesel bir arama başlatır, ama hiçbir sonuç çıkmaz. Bir kaç gün sonra La Crossenin dışında Evely’nin kanlı elbiseleri bulunur.

    Kasım 1952’de geyik avcılığı yapan iki adam içki içmek için Plainld deki bir barda dururlar. Barda birkaç saat geçirdikten sonra arabalarına binip uzaklaşırlar. Ve bir daha kendilerinden haber alınamaz.

    1954’ün kış aylarında Plainld gazinosunda bekçilik yapan Bayan Mary Hogan esrarengiz bir biçimde kaybolur. Polisler gazinonun zeminde kan izlerini görürler. Kan izleri parka kadar gitmektedir. Bu da Hoga’nın sürüklenerek götürüldüğünü göstermektedir.
    Ayrıca yerde bir mermi kovanı bulurlar.

    17 Kasım 1957’de Eddie’nin çiftliğinde Bernice Warden’in başsız cesedi ve diğer korkunç şeyler bulunduktan sonra. Polis Eddie’nin çiftliğinde ve çevresinde geniş çaplı bir arama başlattı. Polisler Ed'in daha fazla cinayete karıştığına inanıyorlardı. Cesetlerin gömülmüş olabileceğini sanıyorlardı.

    Çiftlikte başlatılan kazılar süresince Ed’de müfettişler tarafından sorgulamaya başlandı. Ed ilk başta cinayetleri işlediğini kabul etmedi ama birkaç günlük sessizliğin ardından. Yaptığı bütün korkunç şeyleri anlatmaya başladı. Bayan Warden’i nasıl öldürdüğünü, evinde bulunan ceset parçalarını nerden aldığını...

    Ed detayları hatırlamakta zorlanıyordu, çünkü stresten ve tüm bu tantanadan sersemlediğini iddia ediyordu. Henüz Warden’i nasıl eve getirdiğini hatırlamıyordu. Evindeki ceset parçalarını mezarlıktan çaldığını söylüyordu, ama Ed Bayan Warden dışında kimseyi öldürmediğinde ısrar ediyordu. Birkaç gün sonra ağır geçen sorgulamalar sonunda Ed, Mary Hogan’ıda öldürdüğünü itiraf etti. Detayları hatırlamadığını onu kaza sonucu silahla vurduğunu söylüyordu. Eddie sorgulamalar sırasında en ufak bir pişmanlık belirtisi göstermemişti. Cinayetleri ve mezar soygunlarını büyük bir keyifle anlatıyordu. Psikiyatristler, onu bir takım psikolojik testlerden geçirdiler. Ve Edin akıl sağlığının yerinde olmadığını söylediler. Psikiyatristler onun şizofren ve cinsel yönden bir ruh hastası olduğunu açıkladılar.

    Ed'in çiftliğinde yapılan kazılarda 8 kadın cesedi bulundu. Buna rağmen Ed onları mezardan çaldığına yemin etti. Polisler ise şüpheliydi. Polisler kadınları Ed'in öldürdüğünü, Ed ise mezardan çaldığını iddia ediyordu. Öğrenmenin tek bir yolu vardı. Mezarları tekrar açıp kontrol etmek. Ama bir sorun vardı, mezarları açmanın günah olduğu tartışılıyordu. En sonunda tartışmalara rağmen polis mezarları açmaya karar verdi. Mezarların açılmasından Ed’in doğru söylediğine inandılar çünkü bazı mezarlar boştu. Bazılarından da cesetlere ait kimi parçalar alınmıştı.

    29 Kasım’da kazılarda polis bir insan iskeleti buldu. Bunu kaybolan avcılardan Victor Travis olduğundan şüphelendiler. Kalıntılar hemen laboratuara götürüldü. Yapılan testler sonunda iskeletin orta yaşlarda bir kadına ait olduğu anlaşıldı. Oda mezarlıktan çalınmıştı. Ed’in kaybolan diğer 4 kişi ile-Georgia Wecker, Evelyn Hartley, Victor Travis ve Ray Burgess bir ilişkisi bulanamadı. Yalnızca Mary Hogan ve Bernice Warden’i öldürdüğü anlaşıldı.

    Eddie’nin çiftliğinde olanlar tüm dünyanın ilgisini çekmişti. Haberler çok çabuk yayılmıştı. Medyanın ilgisi büyüktü. Dünyanın her yerinden gazete muhabirleri geliyordu Plainlde.

    Ed Gein’in ünü giderek artıyordu. Nekrofili (ölü sevicilik),Transvestizm (erkeklerin kadın giysileri giymekten hoşlanmaları),Fetişizmden oluşan bileşim ona kötü bir şöhret getirmişti. Ed Central State akıl hastanesine kapatıldı.20 Mart 1958 de çiftliği kimliği belirsiz kişilerce yakıldı. Arabası 1949 model Ford marka 760 dolara satıldı. Arabayı satın alan adam onu, Kasabanın panayırına koydu. Ed’in cesetleri taşımakta kullandığı arabayı HORTLAĞIN ARABASINI her yerden insanlar görmeye geliyordu.22 Ocak 1968’de hastanede geçirdiği 10 yıldan sonra tekrar mahkemeye çıkarıldı. Tanıklar tekrar dinlendi, deliller tekrar gözden geçirildi ve 1 hafta sonra jüri kararını açıkladı. Eddie 1. dereceden cinayetle suçluydu. Nasıl olduysa, cinayetleri işlediği sırada akıl sağlığının yerinde olmadığına karar verildi. Ve tekrar geldiği yere CENTRAL STATE’E geri götürüldü. Kurbanların ve mezar mağdurlarının aileleri kararı adaletli bulmamışlardı. Onlara göre Ed suçluydu. Ama mahkemenin kararını değiştiremediler. Ed hayatının geri kalanını akıl hastanesinde geçirdi. Günleri güzel ve rahat geçiyordu. Hastanenin doktoru onu örnek bir hasta olarak tanımlıyordu.

    DOKTOR: Ed hastanede çok mutluydu. Belki de hayatında olmadığı kadar. Havadan. Sudan konuşmaktan keyif alırdı. El sanatından hoşlanırdı (nede olsa tecrübeli bu konuda) taşları parlatırdı, küçük halılar yapardı... Bütün bu olanlara rağmen o iyi kalpli biri, uysal bir hastaydı...

    Polisler, abisi Henry'i de Edin öldürdüğünden şüpheleniyorlardı. Ama bu kanıtlanamamıştı. Abisinin öldüğü gün ed onunla annesi yüzünden kavga ediyordu. Henry yine Ed’e annesini kötülemişti. Kavga sırasında kaza eseri yangın çıktı. İkisi ayrılarak yangını söndürmeye çalıştılar ama alevler giderek büyüyordu. Sonunda Ed abisini gözden kaybetti. Ed sonra polislere haber verdi, yangın söndürüldü. Henry’nin cesedi bulundu yanmamıştı, üstelik kafasında çürükler vardı. Ama Ed uysal bir çocuk olarak tanındığı için o sırada onun abisini öldürmüş olabileceğine inanmadılar. Otopsi sonucu dumandan boğularak öldüğü söylendi. Sonra olay kapandı.

    Eddie Gein 26 Temmuz 1984’de kanserden öldü.
    Plainld mezarlığına gömüldü, annesinin yanına.
    Cesetleri çaldığı mezarlıktan pekte uzağa değil...

    Ed Gein'in psikopatlığı, kelimelere dökülünce etkisini yitiriyor.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

1. Sayfa, Toplam 4 123 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Seri Katil Sitesi
    dogangunes Tarafından Borsa ve Ekonomi Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 04-05-2012, 02:51 PM
  2. En iyi seri film
    mopsy Tarafından Sinemalar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-09-2011, 06:07 PM
  3. En ünlü kadın seri katiller
    YukseLL Tarafından ilginç konular Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 23-01-2009, 07:24 PM
  4. eğer bir seri katil olsaydınız
    Mevt Tarafından ilginç konular Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 20-10-2007, 06:36 PM
  5. harddisk seri no bulunması
    karaca10 Tarafından Programlama Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 06-10-2007, 01:05 PM
Yukarı Çık