Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3

Ufo gerçegi

Bilim ve Astronomi Kategorisi Astronomi Forum'u Forumunda Ufo gerçegi Konusununun içerigi kısaca ->> Uçan daireler, yani bilimsel adlarıyla UFOlar UNKNOWN FLIGHT OBJECT türkçesi BİLİNMEYEN UÇAN CİSİM, yıllarca insanların akıllarında bir soru işareti olarak ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye Go[rk]eM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Nerden
    Ankara
    Mesaj
    479
    Rep Gücü
    98

    Ufo gerçegi

    Uçan daireler, yani bilimsel adlarıyla UFOlar UNKNOWN FLIGHT OBJECT türkçesi BİLİNMEYEN UÇAN CİSİM, yıllarca insanların akıllarında bir soru işareti olarak kalmayı başarmışlardır. Acaba UFOlar gerçek mi? Yoksa bir takım güçlerin insanları aldatmak için kullandıkları hayal ürünleri mi?

    Binlerce kişinin UFO gördüğünü iddia etti, acaba UFOlar ilk olarak ne zaman görülmeye başlandı? Aslında UFOlarla ilgili hikayeler insanlık tarihi kadar eskidir. Arşivlerde Eski Mısır Medeniyeti'ne ve çok daha öncesine dair UFO hikayeleri mevcuttur. Günümüze baktığımız zaman ise UFOların ikinci dünya savaşı ve sonrasında ortaya çıktığını görüyoruz. UFOların neden özellikle ikinci dünya savaşında ortaya çıktığına dair bir çok iddia var. UFOLOG'ların açıklamalarına göre Japonya'ya atılan atom bombasının oluşturduğu patlama uzaylıların dünyaya olan ilgisini arttırdı ve incelemeler yapmak için dünyayı ziyaret etmeye başladılar. Son yıllarda UFO gördüğünü iddia edenlerin sayısı azalsa da halen bazı UFO ihbarları var.



    Nazi Almanyasının Takyon-Elektrogravitasyon -Uzay- Gemileri Gizli Projeleri ve “Zaman Kaymaları”

    İddialara göre Nazi Almanyası II. Dünya Savaşı sırasında, elektromanyetik özel cihazların ürettiği, anti-gravitasyonun etkisi ile işleyen uzay gemileri projelerini gerçekleştirmişti. Bu üç projeden ilki Dr. Schumann başkanlığındaki bir grup tarafından gerçekleştirilmişti. 1945 başına kadar 17 adet disk şeklinde ve 11,5 m. çapında uçandaireler yapılmıştı. Bu uçandaireler 84 test uçuşundan sonra Vril-1 adıyla uçmaya başlamışlardı. İkinci Proje SS-Entwicklungsstelle (S.S’lerin Geliştirme Bölümü) kontolu altında gerçekleştirilmişti. Bu proje ile 1945 başlarına kadar muhtelif büyüklüklerde ve çan şeklinde dairesel uzay gemileri yapılmıştı.

    S.S E-IV Bölümünün Ürettiği Uçandaire Tipleri:

    Birinci tipe Haunebu I deniyordu ve 25 m. çapında idi. Bunlardan sadece 2 adet üretilmiş ve 52 deneme uçuşu yapılmıştı. İkinci tip, Haunebu II idi ve 26,30 m. çapındaydı. Bunlardan 7 adet üretilmiş ve 106 deneme uçuşu yapılmıştı. Üçüncü ve en büyük tip, Haunebu III idi ve 71 m. çapında idi. Bundan daha yalnız bir adet üretilmiş ve 19 deneme uçuşu yapılmıştı.

    Haunebu I Uçandairesinin Bazı Özellikleri:

    Çapı: 25 metre
    İtiş şekli: “Thule” – Takyonator 7b
    Kumanda tertibatı: Mag-Feld-Impulser 4
    Sürat: 4800 km/saat
    Mürettebat: 8 kişi
    Silahlar: 2x8 cm KSK (Lazer Işın Topu) dönen kule ve 4xMk 108 (Makinalı Top)

    Haunebu II Uçandairesinin Bazı Özellikleri:

    Çapı: 26 metre
    İtiş şekli: “Thule” – Takyonator 7c (Zırhlı)
    Kumanda tertibatı: Mag-Feld-Impulser 4a
    Sürat: 6000 km/saat
    Mürettebat: 9 Kişi
    Silahlar: 6x8 cm KSK (Lazer Işın Topu) alttaki üç döner kuleye monte edilmiş vaziyette. Ayrıca 11 cm KSK üstteki dönen kuleye monte edilmiş durumda.

    Haunebu III Uçandairesinin Bazı Özellikleri:

    Çapı: 71 metre
    İtiş şekli: Thule-Takyonator 70+Schumann- Levitatörleri (Zırhlı)
    Kumanda tertibatı: Mag-Feld-Impulser 4a
    Sürat: 7000 km/saat
    Mürettebat: 32 Kişi
    Silahlar: 4 x 11 cm KSK (Lazer Işın Topu), 3 tane aşağıda ve bir tane yukarıdaki döner kulelere monte edilmiş durumda. Ayrıca 10 x 8 cm KSK ve ilaveten 6x Mk 108 (Makinalı top), 8x3 cm KSK (Uzaktan komutalı)

    Haunebu I’lerden ilki 1941 yılında uçmaya başlamıştı. Gözlem uçuşu yapan bu araç ne yazık ki İrlanda denize düşerek kaybolmuştu. SS E-IV Bölümünün ana uğraşı, uçandairelerden çok gerekli enerji kaynaklarını temini yönünde yoğunlaşmıştı. Çünkü Almanya “hammadde” yönünden büyük sıkıntı çekiyordu ve denebilir ki savaşı da bu yüzden kaybetmişti. Daha sonraları son imkanlar da gözden geçirildikten sonra uçandairelerin yapımı “Kara Güneş” (SS E-IV ve SS E-V) tarafından üstlenildi.

    Norbert Jürgen – Ratthofer, “Zeitmashinen”
    Turgut GÜRSAN, Hitler’in Almanyası Gizli Tarihi s.198-206



    Dikkat ederseniz askeri bir alanda UFO var ve üzerindeki sembolde Alman Hacı var


    Alttan çekilmiş bir fotografı


    Alt kısmına dıkkat ederseniz bir kamera var sankı o zamanlarda Almanların casusluk ıcın cıkarttıklarına bir kanıt daha

    Peki neden casusluk için bu tür bir hava aracı yaptılar. Eger bir casus ucagı yapılacaksa bunun tanınmaması ve fark edilmemesi gerekir. Peki ama bu nasıl olabılır kı ? Size bir hava aracıyla benzerlıgınden bahsedecem.


    Bu bir planör yanı motorsuz bir ucak. Motoru olmadan ruzgar sayesinde havada saatlerce kalabılme yetenegıne sahıp. Peki nasıl ucar?


    Belirli bir bölgede ısınan hava genişler ve yükselir. Yükselen bu sıcak havanın yerini, ondan daha soğuk bir hava doldurur. Bu durum basınç (=sıcaklık) farklılıklarının oluşmasına neden olur. Atmosferdeki dikey ve yatay hava akımları ile havanın kaldırma kuvvetinden en verimli şekilde yararlanan gövde yapıları sayesinde havada kalabilirler.

    Uçuş ve yükselme şekillerine baktıgımızda bakalım bize ne tür bir şekli anımsatacak?





    Planörlerin yükselme şekli termikler içerisinde dönerekdir. Fakat UFO yani Alman casus ucakları ise sabit bir gövdeye sahip ve geniş yuvarlak kanat yapılarını döndurerek yukselme saglamayı amaclamıslardır. Peki niye şuanki olan Planörler UFO şeklinde degıldır?
    Çünkü yuvarlak ve geniş bir gövde gereksiz agırlıktır. Hız ve manevra yetenegini minimuma çekmektedir.

    Buraya kadar baktıgımızda taşlar yavas yavas yerine oturuyor. Peki neden bunca sene insanlar hep kandırılmıs ? Neden Almanların 2.dünya savaşı sırasında yaptıkları casus ucagı degılde uzaydan gelen misafir olarak adlandırıldı?

    Bunun yanıtını biraz dolaylı yoldan anlatmak istiyorum.

    Ejiptologlar ve arkeologlar, yillardan beri piramitlerin yalnizca ve yalnizca firavun mezari oldugunu iddia ediyorlar. Oysa, I.Ö 2500 dolayinda, henüz tekerlegi bile bulmadigi varsayilan bir ülkenin, bütün kaynaklarini kullanarak bu devasa yapilari yalnizca firavunlarina gösterisli mezar olsun diye yaptiklarina inanmak zor. Hele Giza'daki üç büyük piramitten söz edince, isler iyice "garip" hale geliyor.

    Astronomi destekli yapilan gözlemlerle Giza piramitlerinin Orion Kusagi olarak bilinen üç yildizin yeryüzündeki kopyasi olarak insa edildigini ortaya koyuyordu ve Misir yildiz dinini bilenler için hiç de sasirtici degildi. Misirlilar, yeryüzünü ve yasadiklari topraklari, gökyüzünün, yani ölümsüzlüge eristiklerinde ulasacaklari yerin bir kopyasi olarak düsünürlerdi ve piramit metinlerinden dini yazitlara dek her yerde bu vurgulanirdi. Nil, Samanyolu'na denk geliyordu Misir yildiz kültünde. Samanyolu'nun çevresindeki özel bir gökyüzü alani, eski Misirlilarin "Duat" diye adlandirdiklari "tanrilarin mekani"ydi; bunun yeryüzündeki kopyasi da Nil'in batisina denk getirilmisti! Bauval'in bulgusunda sasirtici olan sey çok daha baskaydi. Bu üç piramit I.Ö 2600 dolaylarinda yapilmisti ama, Orion yildizinin o tarihteki gökyüzü konumu, Giza'daki piramitlerin konumundan 45 derecelik bir sapma gösteriyordu.


    Orion Takım Yıldızı



    Bundan 4500 yil önce, presesyon hesaplari bile yapacak biçimde astronomi bilgisine nasil sahip olmuslardi? Yoksa bundan 12000 yil önce varolan bir uygarligin geride biraktigi izleri mi görüyorduk Misir'da? Robert Bauval, 1994'te yayimlanan "Orion Mystery" adli kitabinda bu sorulari sordu ve büyük sansasyon yaratti. Yanitlarsa, hala arastirilmayi bekliyor.

    İşte bütün herşey burada yerli yerine oturuyor. Eski mısırda bundan 4500 yıl önce yapılan ve bugun bile hala sırları çözulemeyen pramıtlerı insanlar o zamanlarda nasıl yapmıslar bu nasıl olur?
    Çok basit bir örnek verecegım şuanda sizin aklınızda binlerce düşünce var! Sevgilinizi belki eşinizi düşünüyor, yarın ne yapacagınızı, ilerde işinizde yükselmeyi, çocuklarınızın hayatını, gelecekde nasıl olacaklarını ve zaman zaman geçmişe dönerek hatıralarınızı tazeliyorsunuz ve bunun gibi milyonlarda şey var aklınızda. Fakat o zamanlar insanların kafasını karıştıran meşgul eden hiçbirşey yoktu. Ve insanlar tek bir şeye odaklanabılıyorlardı. Bu odaklanmalar sonucunda insanların yapamayacagı şey yoktur.

    Ve geri dönüyorum Ufolara işte bu gercegi açıklamamak insanların kafalarını karıştırmak. Uzayla ılgılı fazla arastırma yapmamak ve bazı şehir efsaneleriyle bizleri robotlaştırıp araştırma yapmamaya sürüklüyorlar. İnsanların beynini tek bir noktaya odaklamalarını engelliyorlar. Ve bunlar sonucunda bizde haberlerde bir çiftcinin kamerasına cektıgını ıddaa ettigi fotograflarla kendımızı avutuyoruz.

    Arkadaşlar bir düşünsenize uzayla ilgili binlerce araştırma yapılıyor ve birçok sinyal gönderiliyor. Bu sinyaller hala uzayın derınlıklerınde dolaşıyor ve hiçbir karşılık alınamıyor. Yanı bizim galaksimizde böyle yaratıklar yok! Galaksimizin dışından dünyaya gelebilmek için ışık hızına yakın bir hızla gelmek gerekir! Bu ışık hızıyla gelen yaratıkları bizim köylümüz çiftçimiz görecek eve gıdecek kamerasını alacak ve videoya alacak? Sizce bu mümkün olur mu :) Ben sadece bu efsanelere gülüyorum...

    Konuda alıntılar yaptım haricinde tamamen benim görüşümdür.
    Alıntı yaptıgım kaynaklar

    Norbert Jürgen – Ratthofer, “Zeitmashinen”
    Turgut GÜRSAN, Hitler’in Almanyası Gizli Tarihi s.198-206

    German secret weapons and Nazi UFOs: the German saucers V-7

    www.tac.k12.tr | Tarsus Amerikan Koleji Web Sayfası

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye orkuorkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    BULGARISTAN, ROMANYA, UKRAYNA, ISTANBUL, JAKARTA
    Yaş
    48
    Mesaj
    1.942
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    37781

    Cevap: Ufo gerçegi

    Insanlarin DNA lariyla kim oynadi , eger bir kanit ararsaniz disaridaki kanitlar cok azdir. japon dogularina,amerikadaki machupichu tapinagina,paskalya adalarina anormal olaylara bakmaniz gerekir.Piri reisin haritalarinda. Bilinc insana hizla verildi
    dunyadaki canlilarin DNA si ile oynarsaniz sarmal hafiza ile. bir canliyi farkli hale getirebilrisiniz. zekasini degistirebilirsiniz, uzun omurlu yapabilirsiniz. mesela adamin butun hastaliklarini yok edin sakin yasayacak yerler bulmasina programlayin adam kendine herkesin gitmedigi bir adaya gider basina kaza da gelme olasiligi azalir.
    -kadinlarin erkeklerden uzun yasamasinin baska bir faktoru de riskleri stresleri daha az olmasidir. dolayisiyla kaza ve stres oranini dna ile ayarlamak mumkundur.

    evet DNA GENETIK muhendisiligi bu ise yarar. Gecen gun balik cocuk dunyaya geldi
    bu hatali gen eksikligi DNA ile alakali. Insanoglu DNA ile oynamaya basladi.

    kaderle oynamak

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    May 2010
    Mesaj
    1
    Rep Gücü
    8

    ET varlığına dair FİZİKSEL KANITLAR

    UFO gerçeği
    ama hangi ufo gerçeği?

    Gerçek ufo ların gerçeği mi yoksa düşen ufo lardan ele geçirilenlerin prototiplerinden tersine mühendislikle 40 yıldır yapılmaya çalışılan örnekleme dünya insanlarının yapmaya çalıştığı alman amerikan rus ufo ların gerçeği mi.

    Ki 20 örnek usa yeraltı hangarlarındadır yer çekim karşıtı anti-gravitik enerji sağlayan element 115 dünyada yoktur kimyasal element tablosunda sadece yeri vardır.

    Bu nedenle tıpkı güneşin termo-nükleer çalışma prensibine dayalı çalışan sistem önlerinde hazır prototip olarak bulunmasına rağmen bire bir gerçek ufo yapılamamıştır.

    Yapılan uyduruk örneklemelerin de uçus güvenliği ve manevra kabiliyetlerindeki yetersizlik nedeniyle vazgeçilmiştir.

    Aslında düşünülmesi gereken şudur.

    Tüm galaksileri yıldızları ne varsa hepsini içerisinde barındıran space yani uzay dediğimiz boşluk aslında bir enerji havuzudur.

    Enerji havuzunun sırlarını çözen teknikler gelişmeden gerçek bir ufo yapılması mümkün de değildir.

    Şöyle örnek verelim siz elektrik enerjisini bilmiyorken o enerji hep vardı. Ne zaman ki elektrik enerjisi keşfedildi elektrikle elektronikle düzenekle çalışan günlük hayatı kolaylaştıran pek çok icad yapıldı.Nakil aracı uçakta bunlardan biridir.

    Şu an da henüz uzay boşluğu enerjisi bilinmiyor ve keşfedileceği günü bekliyor.

    Gelelim ufo nun aslı bir nakil aracı olmasıdır.
    Tıpkı insanların yaptığı itmeli prensiple çalışan uçaklar nasıl bir nakil aracı ise, ufolarda genelde element 115 termonükleer ve propolsiyon prensiple çalışan gelişmiş bir nakil aracıdır.

    Uçakları yapan insanlardır ama ufo ları yapanlar dünya dışı başka gezegenlere ait yaratıklardır.

    Uçaklar bilimsel ticari askeri amaçlar için kullanılmaktadır.
    Ufo lar ise dış dünyaların dünya ve benzeri gezegenlerin benzer amaçlarla ziyareti için yapıldığı ortadadır.

    Gerek dünya üstündeki gerekse dünya dışındaki dünya benzeri yaşam mümkünatı daha değişik ama benzer gezegenlerin sakinlerinin hepsi biz insanlarda dahil yaratanın meydana getirdikleridir ve dünyalılar nasıl düşünüyorsa tabiatları olarak dünya dışılarda aynı ve benzer düşünme tabiatı özelliklerine de sahiptir.

    Nasıl ki insan mars a pathfinder indirebiliyor orada varsa sömürülecek kaynakları varsa köle diye kullanılacak insansıları kullanmak düşüncesinde ise tersininin olasılığı da aynı oranda bir gerçektir.

    Ufo görmemiş büyük çoğunluğun inanmakta zorlandığı acı gerçekte budur.

    Nasıl ki taraflar varsa tarafları meydana getiren tarafta vardır. Unutulmasın.
    Aksini hiç kimse iddia edip ispatlayamaz.

    Gelelim dünya nufusu 6,5 milyarsa ufo gören şahit sayısı en az 20 milyonla 150 milyon arasında değişmektedir. Yani çoğunluk insan nufusunun onda biri bile değil.

    Ufo cuları gören temas kuran sayısı 4 bin cıvarıdır.

    Şimdiye dek toplanan derlenen tasniflenen (askeri jandarma polis kayıtları olarak mühürlü imzalı kayda geçmiş halde) devletlere ait resmi, (araştırma kurumları derneklere vs lere ait) yarı resmi, ve on binlerce kişisel belge bilgi resim video vs sayısı yaklaşık toplam 20 bindir.

    UFO = Undefineted Flying Object yani Tanımlanmayan Uçan Nesne baş harfleri = TUN

    Peki Defineted Flying Object yani Tanımlanmış Uçan Nesneler DFO lar ne zaman ve kim tarafından UFO = DFO yapılacaktır veya niçin yapılmamaktadır.

    Tanımlamayı yapacak olan resmi makamlardır.

    Asker jandarma polis resmi makam değil mi resmi makam. Resmi makamlar zaten tanımlamayı yapıyor olmasına rağmen;

    Hala tanımlamamakta israr eden resmi makamlar üstü resmi makamlar kim ve neden ısrarla tanımlamamakta direnip, gerçekleri inatla saklamakta israrla, acaba nelere ve neye göz yummaktadırlar.

    Ya günün birinde tüm gerçek inkar edilemez halde ortaya çıkarsa inkarla israrla undefineted yapanlar ve yapılanlar, DEFİNETED = TANIMLANMIŞ olduğunda, devletlerin zirvesindekiler, gerçekleri saklamaktan dolayı inanılırlıklarını yitirirlerken, halleri hala örtecek kılıf aramak mı olacaktır acaba.

    Bu durumda insanların üst yöneticlere duyacakları güven zaafı kimin işine yarar dersiniz.

    Dünyadaki insanların mı dünya dışıların mı.

    Peki kim zarar görür dünyadaki insanlar mı yoksa devletlerin dünyalı üst yöneticileri mi?
    Yoksa devletlerin üst yöneticileri insan değil mi!

    İnsan iseler, güvenilirliklerini yitirmemek ve insan kardeşlerini bilgilendirmek için tüm belge ve bilgileri tüm insanlığa açmak zorundadırlar.

    Açmadıkları müddetçe de, aşağıdaki konulu resimdeki tüm gerçekliği peşinen kabul etmiş sayılacakları aşikardır.

    İşte gerçek, tüm internetin taratımıyla incelenen belge ve bilgilerin ışığında ortaya konan, ve kalanı teferruat olan ve özünün özü ise UFO ların ve UFOCULARIN İNSANLARDAN GİZLENEN GERÇEKLERİ'nin RESMİ aşağıdadır.

    YORUMSUZ : resimlerle
    UFO GERCEGİ

    Bakın Görün.
    fikir sahibi olun.
    Araştırın. Fikrinizi yazın.
    Kalanı teferruat.
    Bütün gerçek.
    İşte bu.



    -------------------------------------

    UFO cu diye tarif edilen yani alien veya terrestrial yani dünya

    dışı denenler hakkında fiziksel kanıtlardan ve izlerden

    bahsedelim.

    Örneğin;
    Yıl 2005 ağustos ortası açık bulutsuz berrak bir havada

    öğleden sonra saat 14 cıvarınde 4 üncü kattaki

    penceresinden tesadüfen bakan bir insan
    bulunduğu yerden yaklaşık 800 metre mesafede yerden
    150 Mt yukarıda hareket halinde iki cisim görmüştür.
    Pencere camından yansıma yanılmasın diye pencereyi açar ve

    çıplak gözle o iki uçan nesneyi görür.
    Gözlerine inanamaz.
    Hemen yan komşusunu çağırır ve sorar.
    Şu gördüğüm iki nesneyi sende görüyormusun.
    Aldığı cevap bende görüyorum evet tir.
    Ve evet diyen sorar, peki bu havada yüzer gibi uçan şey

    nedir.
    Pervanesi yok helikopter değil.
    Kanatları yok uçak planör değil.
    Yüzeye göre yere 90 derece değil 30 derecelik açıyla duruyor

    ikiside bu durumda balonda değil.
    Üstelik ne pilot kabini ne pencere ne kanat hiç bir şeyi yok

    üstelik ses te çıkarmıyor ve sanki havada asılı halde

    yüzercesine yavaşça seyir halinde.
    Fakat enine yaklaşık 35-40 metre yukarıdan aşağıya dikine 7

    -8 metre ve en az 40-50 ton ağırlığında olmalı ama parlak

    metalik gümüş renginde. Üstelikte aşağıda içerisinde binlerce

    kişi çalışan çok büyük bir petro kimya fabrikası var ve iki

    cismin yukardan aşağıya hiç bir gölgesi aşağıya vurmuyor.
    İkisini toplasan bir futbol sahası büyüklüğünde iki uçan cisim
    nedir diye aralarında tartışmaya devam ederken iki uçan

    nesne kendilerine seyir yönüyle 400 metre mesafeye kadar

    yaklaşmaya başladığında yavaş yavaş kendilerinin görüş

    sahasından çıkmaya başlıyor.
    O zaman tartışmayı bırakıp video veya resmini alalım bu olsa

    olsa bir ufo olabilir demek 3-4 dakikada anca akıllarına

    gelebiliyor.
    Onlar fotograf makinesi aramaya başladıklarında artık çok

    geçtir. Zira artık iki uçan cisim görüş sahalarından çıkmıştır.

    Lakin aradan 5 dakikadan az bir süre geçer bu seferde

    fabrika üzerinde 150 metrelik alçak irtifaya inmiş 12 adet

    askeri alman jet gelir. Ve O alçak irtifada 6 jet bir yönden

    diğer 6 jet diğer yönden fabrikanın üzerinde çok yüksek

    süratte sanki bir kovalamaca başlamıştır.
    Ve bu kovalamaca 30 dakikadan fazla sürer.
    Ve gök yüzü jetlerin kovalamacasıyla birlikte baklava dilimi

    gibi jetlerin ardlarında bıraktıkları izlerle dolmuş olur.
    Ve 30 dakikadan sonrada jetlerde bölgeden ayrılır.
    Ve iki şahit yarım saat boyunca bu kovalamacaya da şahit

    olurlar.

    Bu ndeir diye. internette araştırırken.
    Show TV nin istanbul köprüsü üzerindeki canlı roportaj yaynı

    esnasında arka planda görüntüye takılan 3 ufo nun videosuna

    rastlarlar. Bu almanyada gördükleri ama videoya

    çekemedikleri ufo nun bire bir aynısıdır.

    [YOUTUBE]cIEbcmFzICE[/YOUTUBE]
    Daha tuhafı ise olaydan bir hafta sonra iki şahitin

    ikametgahanelerindeki pencere camlarında nedendir bilinmez
    hepsi 4 parmaklı el gibi ama insan eli olması mümkün

    olmayan izler peydah olur.

    Camdaki İzler silinememektedir.
    Cam üzerinde kalıntı yoktur cam arasındada kalıntı yoktur

    ama camın kendi hacminde kristal yapı şeffaf yerine

    beyazlaşmış kristal yapıda birer el izine dönmüştür.
    İzleri silmek isterler lakin izler içtende dıştanda aradanda

    silinemektedir.

    El tipi izlerin çok uzun sivri uçlu tırnak ve insan eli

    olamayacak kadar enli ve iri ve hepside 4 er parmaklı olması
    dikkatlerini çeker.

    Üstelikte cama gelinceye kadar çatıdaki eski ve yosun tutmuş

    kiremitlerde öbek öbek çizikler ve kiremit yüzeylerinde sanki o

    iri pençe gibi tırnakların açtığı oyukçukların olduğunu görürler.

    Tuhafı kiremitlerdeki o çizikler ve tırnak oyukları 5 yıldır hiç bir

    şekilde rengi değişmemekte ve okside olmamakta ve aynı

    kalmakta ve yosunda tutmamakta ve rengide

    değişmemektedir.

    Bunun üzerine 4 parmak nedir diye araştırmaya başlar biri.
    Buldukları sonuçlar ve bezerlikler son derecede şaşırtıcı olur.

    İlkin and dağlarında bir köy yakınlarındaki ormanlık alana

    düşen ufo dan arta kalan kaza parçaları ve kazada ölmüş

    dünya dışılının bedenini bir köy sakini saklamıştır.
    Aradan 35 yıl geçmiş fakat beden hala tam bozunmamıştır.
    Bir üniversite araştırmacısı gelip o dünya dışılının çürümemiş

    bedenini görmüş ve videoya almıştır.

    Videosu burada.

    [YOUTUBE]OO2IYeZdxRI[/YOUTUBE]

    Ve o videoya internette tesadüfen gördüğünde videoya

    alınmış dünya dışı grey denen ve zeta reticuli den ufolarla

    geldiği söylenen dünya dışılının boyu da 1 metre yirmi

    santimdir.Üstelikte el parmakları 4 ve ayak parmakları da 4

    tanedir.

    Tıpkı camdaki iz'e birebir benzerlik göstermektedir.
    Hem boyut hem şekil hem irilik hemde parmak adedi

    bakımından neredeyse aynıdır.

    Camdaki izler arası mesafede yaklaşık 1 metre 20 santimdir.
    Parmak irilikleri ve duruş şekilleri dahi benzerlik

    göstermektedir.

    Videodaki dünya dışılı grey in boyu da tam 1 metre 20

    santimdir.
    Yanlız camdaki resim çok zor çekilebilmiş ve ancak karaltı bir

    siluet şeklinde görüntülenebilmiştir.

    Oysa cama çıplak gözle bakıldığında siluet iz'in hatları

    boyunca camın kendi kristal yapısında aşırı beyazlaşmalı

    kristal yapı değişikliği gözlenmektedir.

    Cam silikatten yapılmıştır ve cama iz bırakacak şekilde hiç bir

    asit etki yapamaz. Sadece meta silikat asidi etki yapar.
    O zamanda camın derinlemesine iç yapısına da nüfuz eden

    kristalleşme olmazdı.

    Diğer husus ise çift camın arasında bir kalıntı yoktur yani içeri

    su sızmış ve buharlaşmayla tesadüfen el izi gibi kalmış bir

    kireçlenmeli yüzey kalıntısıda yoktur. İz sebebi camın kendi iç

    hacmince kristalleşme etkisine bir nevi sanki cobalt 34 gibi

    gama türü ışıma radyasyonuna maruz kalmış olması izi ilginç

    kılmaktadır.

    Kristalleşme olması camın ancak gama ışıması benzeri bir
    radyoaktif etkiye maruz kalmış olması ihtimalini

    düşündürtmektedir. Bu da ancak geiger cihazıyla tespiti

    mümkündür.

    Tespit için MUFON a email ile bilgi verilmiş davet edilmişsede

    hala MUFON dan bir cevap alınamamıştır.

    UFO görmeyenler bu yazılanları bir hollywood fantazisi

    sanmasın.
    Hepsi şahitli ispatlı ve fiziki kanıtlı ve belgelidir.

    Buyrun resimi burada.

    [img]http://s991.photobucket.com/albums/af40/halla-1-dir-1/?

    action=view&current=windowspur.jpg[/img]



    Hem aslına bakarsanız hollywood un fantazilerini atarsanız

    geriye kalanlarıyla da hollywood insanlara konunun çok

    değişik yönlerinden bilgilendirici bilgilerde aslında

    vermektedir. (Tavsiyemiz They live 1988 Onlar yaşıyor adlı

    film epey fikir vermektedir.)

    Fakat UFO görmemişlerce hepsi fantazi sanılmaktadır.
    Zaten bir şeyi en iyi saklayacak yöntemde fantazinin arkasına

    saklamaktır. Gerçek göz önünde de olsa nasılsa gerçekle

    fantazi birbirine karıştırılacak bilgi kirlenmesiyle birlikte hepsi

    fantazi sayılacaktır.
    O zaman hepsi fantazi sanılır.Ta ki herbirkes kendiside bir

    gün ufo görünceye kadar.

    Peki ya tanımlamayı yapmamakta direnen yöneticiler üstü

    yöneticilere ne diyeceksiniz.

    Kendilerine insanlara hükmetme imkanı. Emek vermeden

    refah içerisinde yaşamak vijdanlarına verilmiş bir sus payıdır

    sadece. Ve gün gelir göz yumdukları da kendi başlarına gelir.

    Kullan at düzeninde kendileri de kullanılıp atılır ve

    atılmaktadırlarda.

    İki kağıtla emekleri sömürülen ve biyolojik köle robotlar gibi

    kullanılan petro kimyaya dayalı kullan at düzenli faizle

    transfer sömürülü vahşi sömürü sistemindeki insanlığın acı

    dramı da buradadır.

    İki kağıttan biri, kağıda basılan renkli rakamlı para dediğiniz

    kağıt ile emekleriniz elinizden yok pahasına alınmakta faizle

    aktarılmakta, diğer kağıt ise, hepsi 5 kelimelik seçim oy

    pusulası kağıdıyla insanların kendi hür iradeleri ellerinden

    alınmakta vekile verilmekte.Adına demokrasi denilmekte.

    Şİmdilerde ise globallik denen şirketokrasiye dönülmektedir.

    Vekillerin çoğu iyi niyetle gayret ederken küçük bir grup

    vekilde, çok az bir azınlığın sömürü düzenine insanlığın

    aleyhine alet olmakta olduğu bu vahşet düzeninin gizlenen

    gizli ellerin oynattığı kuklalar ise tarafları meydana getiren

    taraf kuklacının elinde sadece kukla olmaktadırlar.

    Gezegen sömürücüsü denen dış dünyalılarla, temas ve

    irtibatlarını gizlemeye devam etmektedir yöneticiler üstü

    yöneticiler.Ne zamana kadar.
    Ta ki insanlık uykusundan uyanıncaya kadar.

    O nedenle aşağıdaki linkteki konulu resme ezilen insanlar iyi

    bakmalı.

    [img]http://i991.photobucket.com/albums/af40/halla-1-dir-1/ET-

    UFO-secret-hands-scenario-protok.png[/img]


    İşte geldikleri yerler işte geldikleri nakil aracı yani ufo işte

    gelenlerin bir grubu grey denen 82 türü olan 4 parmaklı grup.
    İşte irtibatlı oldukları ve işbirlikçi oldukları 5 parmaklı bir avuç

    insan.
    5 kelimelik düzen demokrasi. O da kendilerine. İnsanlarda

    kendilerine dir de diye sanadursunlar.

    Hala mı anlamadınız. Şu halde senaryoyu okuyun o mu nedir.

    Adına sion protokolleri 24 deniyor.

    Senaryoyu okumadan hepsini anlamanız nerdeyse imkansız.

    İşte kurdukları petro kimyaya dayalı kapitalist piramit.
    En altta ezilen tabakaya iyi bakın bu yazıyı okuyanlar çoğu

    resimdeki yerlerini hemen fark edeceklerdir. Hiçte yabancı

    gelmeyecek.

    Yeni birşey söylenmiş değil. Alttan iki katmanı zaten çoğu fikir

    sahibi bilir. Bilirde Resim ise 5 katmanlı.

    Biz sadece insanlığın aleyhine olduğu için yöneticiler üstü

    yöneticilerce insanlardan gizlenen aradaki
    3 katmanın temasını bir arada gösterdik.

    Nereden geldikleri ( çoğunluk zeta reticuli) ne ile geldikleri

    (UFO) gelenlerin ne olduğu (Greys ve diğerleri onlara ET yani

    Extra-Terrestrial deniyor bazıları ise ET yerine Ekonomik

    Tetikçi de desede) ve ne için geldiklerini (resme iyi bakın

    dünyada dünya dışılarca ilginç olabilecek sizce neler var)

    anlamak isteyenlere bir katkıda bulunalım insanlık adına

    diyedir yazdıklarımız.

    Bu oyun yüzbinlerce yıldır sürüyor.Sadece kuklalar ve

    kuklacılar değişiyor.
    Ta ki insanlık bir gün tümüyle uyanıncaya kadar.

    Ezenlerin borazanlığına parayla soyunanlar olMAmaya gayret

    etmeli.Neden mi sen sana ne sanırsan senden başkasına da

    onu san dır bu dünyanın özü de ondan.
    Ya çözüm onuda bir başka yazıda yazarız.
    Bizi izlemeye devam edin.
    Şimdilik bu kadarla okuyanlara saygılar.
    Konu dogangunes tarafından (19-10-2010 Saat 04:25 AM ) değiştirilmiştir. Sebep: yazı fontunu büyütmek yasak..

Benzer Konular

  1. DUA gercegi
    mopsy Tarafından Dualar Hadisler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-11-2009, 02:28 AM
  2. F. Bahce-Besiktas ve Turk Futbolu Gercegi
    evrensel-insan Tarafından Futbol Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 07-05-2009, 04:52 AM
  3. Kisi gercegi ve "Dogruluk" Sorunu
    evrensel-insan Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 14-04-2009, 03:33 AM
  4. Ataturk Gercegi ve Turkiye'nin Gelecegi
    evrensel-insan Tarafından Mustafa Kemal Atatürk Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 10-04-2009, 12:38 AM
  5. Necip Fazıldan ölüm Gercegi
    atmaca34 Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 15-05-2008, 11:52 PM
Yukarı Çık