Yazı: Bill Douthitt
Görüntü: NASA/JPL/Caltech/Lori Allen ve Joseph Hora, Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi

Spitzer, Dünya'dan 42 milyon kilometre uzaklıkta yer alıyor ve bu uzaklığa her yıl 18 milyon kilometre daha ekleniyor. Gelmiş geçmiş en keskin kızılötesi görüşe sahip bu teleskop, daha şimdiden, "evrenin yarısını gözlerimizin önüne serdi".

Evrenin karanlık köşelerinde gizlenen pek çok şey var. Sıradan teleskoplardan bakıldığında, yıldızlararası toz bulutları ve uzayın derinliklerine uzanan zifiri karanlık donuk görünebilir. Ama Dünya?dan 42 milyon kilometre uzaklıkta yer alan otomobil boyutundaki bir teleskoptan bakıldığında ışık saçıyorlar -kızılötesi ışık, yani ısı ışınları. Gökbilimci Robert Kennicutt, 2003 Ağustosu?nda fırlatılmasından bu yana NASA'nın Spitzer Uzay Teleskopu "evrenin yarısını gözlerimizin önüne serdi" diyor.
Spitzer bu süreç içinde kozmik doğumevlerini ortaya çıkardı. Yıldızlar gaz ve toz bulutlarından biçimlenirken, gezegenler de bu yeni yıldızları çevreleyen kalıntı disklerden oluşuyor. Erken dönem galaksiler de tozla çevrelenmiş durumda. Çok az miktarda görünür ışık yayıyorlar, ama bu cisimler hâlâ ısı -ve kızılötesi ışık- yayıyor.