1940'lı yılların sonlarında Vanderbilt Üniversitesi'nde, cenin gelişiminde radyoaktivitenin etkisini saptamak amacıyla hamile kadınlara radyoaktif demir verildi. Bu çalışmanın sonunda deneye tabi tutulan çocuklarda normalden fazla kanser oranı görüldü.

1963-1971 yılları arasında Oregon Devlet Hapishanesi'nde, radyasyonun sperm fonksiyonları üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla, çoğu Afrikalı-Amerikalı olan 67 erkeğin erkeklik organları, 200 dolar karşılığında X ışınlarına maruz bırakıldı. Bu kişiler daha sonra vasektomi oldular. Bu araştırmaların bazı riskleri onlara söylendiyse de, kanser olacaklarını bilmiyorlardı.

1950'li yılların sonunda, Colombia Üniversitesi ve Montefiore Hastanesi'ndeki 20 ölümcül kanser hastasına, insan dokularınca emilen radyoaktif madde oranını ölçmek amacıyla radyoaktif kalsiyum ve stronsiyum verildi.

Berkeley'deki California Üniversitesi'nde bir araştırmacı olan Joseph Hamilton, kanser olduğu kesin olan 18 hastaya plutonyum enjekte etti.

1950'lerde federal bilim adamları, nükleer zerrelerin atmosferdeki inişini gözlemlemek amacıyla, Washington'ın doğusunda radyoaktif bir iyot bulutu oluşturdu. Bu bulutta, 1979'da meydana gelen Three Mile Island nükleer reaktör kazasında ortaya çıkan buluttan yüzlerce kat fazla radyasyon vardı.

1940'lardan 1960'lara kadar, 1500 pilot ve denizci, birkaç dakika süresince burun deliklerine radyum soktu. Deneyin amacı ve neden seçildikleri onlara söylenmedi; ancak bu deneyden sonra şiddetli baş ağrıları çekmeye başladılar.


David B. Resnik


piktobet