21. Yüzyılda Yaratılış artık Avrupa’da birçok ülke tarafından kabul görüyor. İşte basında çıkan birkaç örnek:

Yaşam ve yer bilimleri bölümü duayenlerinden olan Milli Eğitim genel müfettişi Annie Mamecier'ye göre: "Bazen öyle durumlar oluyor ki; lise öğrencileri imtihan kağıtlarına, evrim teorisi ile ilgili sorulara kendilerine derste öğretildiği şekliyle cevap verdiklerini, ancak Kendilerinin Evrim Teorisine İnanmadıklarını yazıyorlar." (Science et Vie, Aralık 2007, s. 98)

Demek ki Yaratılışçılık, göz ardı edilemez bir başarı ile bütün dini inanışları etkilemiş durumda. (Science et Vie, Aralık 2007, s. 100)

Yaratılışı savunanlar tam anlamıyla atakta, kitaplar, konferanslar, çalışmalar büyük bir hızla devam ediyor. Oysa evrimi savunanlardan çıt yok. Neden toplanıp bir konferans düzenleyip 150 yıl önce ortaya atılan evrim teorisindeki gelişmeleri açıklamıyorlar? Neden bir laboratuar kurup tek bir protein elde edemiyorlar? Neden yaratılışçıların karşısına bir türlü çıkamayıp sürekli kaçıyorlar? Tarihe baktığımızda bu çarpık teorinin adeta canla başla savunulduğunu, hatta bunun için birçok sahtekârlığa başvurduklarını ve halkı sürekli kandırdıklarını görüyoruz.

İşte Evrimcilerin Halkı Kandırma Yöntemlerinden Birkaç Örnek:

1- Bir insan kafatasına yeni ölmüş bir orangutan çenesini ekleyerek ve çene kemiğindeki dişleri özenle törpüleyerek Piltdown adamı adında sahte bir ara fosil oluşturdular ve bunu 40 yıl boyunca müzede sanki evrime kanıtmış gibi göstererek insanları kandırdılar.


2- Evrim teorisine göre canlılar birbirinden türediğine göre toprağın altının milyonlarca ara fosille dolu olması gerekir. Mesela denizden karaya geçen canlılarda yarı kanat, yarı akciğerli, tek bacaklı, tek kollu canavarımsı canlı fosillerinden hiçbirini bulamadılar. Aksine yerin altındaki bütün fosiller mükemmel canlılar ve hepsi şu anda yaşayan örneklerle tamamen aynı!


3- Tek bir yaban domuzu dişinden hayali Nebraska Adamı adında bir ara form meydana getirip, bunun sahte çizimlerini ve hatta ailesini çizerek insanları kandırdılar.


4- Sahte olduğunu itiraf ettikleri halde Atın Evrimi serisini müzede sergilemeye devam ettiler.

5- Ağaç kütüğüne tutkalla kelebekleri yapıştırıp, bu kelebekleri doğal seleksiyonla güya evrimleşmiş sanayi kelebekleri olarak gösterdiler.

6- Günümüzde derin sularda yaşamını sürdüren Coelacanth isimli balığı yıllarca ara fosil olarak gösterdiler. Hatta bu balık canlı olarak denizde bulunduğunda şaşkınlıktan hayrete düştüler.

7- Günümüz canlıları gibi komplex canlıların birdenbire kambriyen döneminde ortaya çıktığını bildikleri halde bunu gizlediler. Bu canlılar hiçte onların savunduğu gibi ilkel değil, olağanüstü gelişmiş canlılardı.

8- Haeckel’in insan embriyosunda solungaçlar olduğu yalanını ispat etmek için sahte çizimler yaptılar.

9- Evrimi kanıtlamak için sürekli hayali çizimler yaptılar, tamamen kafalarından yarı maymun yarı insan resimleri, hatta onların ailelerini de çizerek insanları kandırdılar.

10- Mutasyonların canlılara sadece zarar verdiğini bildikleri halde, mükemmel canlıların mutasyonlarla evrimleşerek oluştuğunu iddia ettiler.

11- Mükemmel canlılar milyonlarca proteinin çok düzenli dizilmesiyle oluşurken neden tek bir proteini bile tesadüfen elde edemediklerini itiraf etmeyip halkı sürekli yalanlarla oyaladılar.

12- İlkel toplumlara mensup Oto Benga gibi insanları sanki ilkel gelişmemiş insanlar gibi göstererek zalimce bir oyun oynadılar. Oysa günümüzde de ilke kabileler var, bu kabilelerde boyları kısa, kafataslarının yapısı farklı insanlar var, fakat bu insanlar günümüzde yaşıyorlar ve ilkel ırkı temsil etmiyorlar!

Bütün bu sahtekarlıklar, Darwinistlerin kendilerine yöneltilen soruları cevaplayamamaları, Richard Dawkins’in faydalı tek bir mutasyon örneği verememesi, tek bir ara fosil olmaması, evrimcilerin tartışmaktan kaçmaları, bilim adamlarının itirafları, evrim teorisinin 21. yüzyılda yıkıldığının göstergesidir. Evrimciler bu teoriyi adeta bir dogma olarak kabul ettiklerini artık itiraf etmeli, bu safsatanın peşinden ısrarla gitmeyi bırakıp insanlığa fayda getirecek çalışmalarla uğraşmaları gerekmektedir. Bu masalla çok vakit kaybettikleri gün gibi ortadadır.