+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
21. Sayfa, Toplam 27 BirinciBirinci ... 111920212223 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 201 ile 210 Toplam: 262

Muhammed eşittir Allah denilmesi doğrumudur?

islam (Müslümanlık) Kategorisinde ve Tasavvuf Forumunda Bulunan Muhammed eşittir Allah denilmesi doğrumudur? Konusunu Görüntülemektesiniz, Konu içerigi Kısaca ->> Selam! Mesnevi Kutsal kitap. Mesnevi Vahiy Kitap. Mesnevi Kur'an'in asli Hatta!...... Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla ... 56.77. O, kesinlikle

  1. #201
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.899
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    25
    Rep Gücü
    88646
    Selam!

    Mesnevi Kutsal kitap.
    Mesnevi Vahiy Kitap.
    Mesnevi Kur'an'in asli

    Hatta!......

    Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
    56.77. O, kesinlikle şerefli bir Kur'an'dır.
    78. Titizlikle saklanan bir Kitap'tadır.
    79. Ona, arındırılmışlardan başkası dokunmaz.
    80. Âlemlerin Rabbi'nden indirilmiştir.
    Sadakallah!


    Mesnevi Kitabi:
    "Şerefli kâtiplerdir onun yazıcıları
    Temastan men ederler temiz olmayanları
    Kalbe mutluluk verir huyları güzel eyler
    O ilhamla inmiştir alemlerin Rabbından
    Gelemez bâtıl onun önünden ve ardından
    Koruyucu olan Hak onu korur gözetir
    Ki o merhametlilerin merhametlisidir .
    Mesnevi kitabının başka adları da var
    Adlarını verense Allah'ın kendisidir."
    Tahiru'l-Mevlevi; O Mevlevi, 10

    Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
    80.12. Dileyen onu düşünüp öğüt alır.
    13. Kutsanan-bereketli sayfalardadır o.
    14. Yüceltilen, tertemiz sayfalarda,
    15. Yazıcıların ellerinde;
    16. Ak-pak, mübarek yazıcıların.
    Sadakallah!

    Tahiru'l-Mevlevi şöyle devam ediyor:
    "Mesnevi, kerim ve salih olan katipler eliyle yazılmıştır.
    Temiz olanlardan başkasını Mesneviye temas eylemekten men ederler.
    Mesmevi, Rabbu'l-Aleminden ilham olunmuş bir kitaptır.
    Tahiru'l-Mevlevi, a. g. e., 1/36.
    Bu kufurlerden
    Bu Allah cc na iftiralardan sonra
    Yine Celaleddin hocanin baska bir kufrune donelim.

    Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
    21.107. (Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
    Sadakallah!

    Once yancilarin Allah cc na iftirasi:
    Sözleri bu kadar kıymetli olan bu Evliyâullâhın, elbette varlıkları da o kadar değerlidir.
    Mevlânâ Muhammed Celâleddîn-i Rûmî /H. 604-672/ (Kaddesellâhû Sirrahü’l-Âlî)nin de ifâde ettiği üzere,
    Enbiyâ (Aleyhimüsselâm) gibi Evliyâ Hazarâtının vücûdları (varlıkları) da, âlemler için rahmet ve lütuftur:


    زآن بیاورد اولیا را بر زمین ........... تا كندشان رَحْمَةً للعالمین
    Simdi
    Mevlana lakapli Celaleddin hocanin
    Allah cc na iftirasi

    Zan biyâverd evliyâ râ ber zemîn
    Tâ konedşan rahmeten li’l-âlemîn
    (Mesnevî:3/1804)

    Allâh-u Te'âlâ Evliyâyı yeryüzüne, âlemlere rahmet olmaları için getirdi.
    Allah cc adina yapilan iftiralarin
    Ardi akasi kesilmiyor.
    Mesaj 186 yi bir hatirliyalim:

    Mopsy-
    Bunlar:
    Bizim edebten cikmamak icin yazmaktan kactigimiz.
    Ama
    Bilgisizlikleri yuzunden bizi cektikleri cukurda bulduklarimiz.

    Hele hele Mevlana lakapli Celaleddin Rumi hocanin
    Mesnevisine hic girmek istemiyorum.
    Tam bir batak!
    Bu batak kelimesini kullanma sebebim yavas yavas kendini gosteriyor.
    Biraz daha ilerliyelim.

    Devam edecek............

  2. #202
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.899
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    25
    Rep Gücü
    88646
    Selam!

    Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
    15.9.Hiç kuşkusuz, o zikiri/Kur'an'ı biz indirdik, biz; her hal ve şartta onu muhakkak koruyacak olan da biziz.
    Sadakallah!

    Yani
    Kur’an’in hukumleri IPTAL edilemez!
    Kur’an’in tahrif edilmesi mumkun degil dir!

    Neden?
    Cunku ISLAM dininin Kitabi
    Allah cc korumasinda dir!

    Peki
    Tasavvuf’un Kitabi Mesnevi?

    Once:

    (Mevlana lakapli Celaleddin Rumi hoca diyor ki)
    Canibi ilahiden vahyi münzel olan Kur'anı Kerim, nasıl avn-i samedanîde ise,
    onun evvelinden de, sonundan da batıl zuhuruna imkan ve ihtimal yoksa,
    Mesnevi de öyledir, Rabbani eseridir.
    Kendisinden sapıklık zuhuruna imkan yoktur.
    Hatta iptali ve tahrifi de kabil değildir."
    Tahiru'l-Mevlevi, 1/39.
    Mesnevi:
    ...Tanrinin eseri....
    .... iptali ve tahrifi imkansiz...
    Mevlana lakapli Celaleddin Rumi!....

    (Mevlana lakapli Celaleddin Rumi hoca diyor ki)
    'Kur'an gibi bizim Mesnevi de bazılarını hidayete, bazılarını da dalalete gönderir.'
    Tahiru'l-Mevlevi -1/35-36.
    Kufur ve Allah cc na iftira
    Yagmur gibi geliyor.

    Simdi
    189. mesajda 1,5 satirini yazabildigimiz
    Mesnevinin Cilt I’ den Onsoze devam edelim.

    Şüphe yok ki Mesnevi gönüllere şifadır, hüzünleri giderir,
    Kuranı apaçık bir hale koyar,
    rızıkların bolluğuna sebep olur, huyları güzelleştirir.
    Şanları yüce, özleri hayırlı katiplerin elleriyle yazılmıştır
    temiz kişilerden başkalarının dokunmasına müsaade etmezler
    Mesnevi, alemlerin Rabb ‘inden inmedir:
    Batıl ne önünden gelebilir, ne ardından
    ¬Tanrı, onu korur, gözetirTanrı, en iyi koruyandır, merhametlilerin en merhametlisidir.
    Mesnevi ‘nin bunlardan başka lakapları da var, o lakapları veren de Tanrı ‘dır.
    Fakat biz, bu az lakapları anarak sözü kısa kestik.
    Az çoğa, bir yudum su göle, bir avuç tane büyük bir harmana delalet eder.
    Mesnevi c.I onsoz
    Allah cc kitabi Kur'an hakkinda
    Hangi BILGI leri vermisti?

    Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
    Biz Kur'an'dan, inananlar için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. ...
    (17/82)

    Allah size Kitap'ı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken/Apacik hale koymusken...
    (6/114),

    Kutsanan-bereketli sayfalardadır o.
    Yüceltilen, tertemiz sayfalarda,
    Yazıcıların ellerinde;
    Ak-pak, mübarek yazıcıların.
    (80/13-16),

    Ona, arındırılmışlardan başkası dokunmaz.
    (56/79).

    Âlemlerin Rabbi'nden indirilmiştir.
    (56/ 80)

    Bâtıl ona, ne önünden gelebilir ne de arkasından. Hakîm ve Hamîd Allah'tan bir indirmedir o.
    (41Fussilet, 42).

    Hiç kuşkusuz, o zikiri/Kur'an'ı biz indirdik, biz; her hal ve şartta onu muhakkak koruyacak olan da biziz.
    (15Hicr, 9);
    Sadakallah!


    Simdi
    Allah cc Kur’an gibi kitap yazdiklarini
    Soyliyenlere diyor ki:

    Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...
    Yazıklar olsun o kişilere ki, Kitap'ı kendi elleriyle yazarlar da sonra onunla basit bir karşılık satın alsınlar diye, "İşte bu, Allah katındandır!" derler. Vay haline onların, ellerinin yazdıkları yüzünden! Vay haline onların, kazanıp durdukları yüzünden!
    2/79

    Onlardan bir zümre vardır, aslında Kitap'tan olmayan birşeyi siz Kitap'tan sanasınız diye, dillerini Kitap'la eğip bükerler. O, Allah katında olmadığı halde, "Bu, Allah katındandır." derler. Bilip durdukları halde, Allah hakkında yalan söylerler.
    3/78


    Sonunda, verdikleri mîsakı bozdukları için onları lanetledik de kalplerini kaskatı yaptık. Kelimeleri yerlerinden kaydırıyorlar. Öğütlenmek üzere çağırıldıkları şeyden nasiplenmeyi unuttular. İçlerinden çok azı hariç, sen onlardan hep hainlik görürsün. Bununla birlikte onları affet, ellerini tut. Çünkü Allah güzellik sergileyenleri sever.
    5/13
    Sadakallah!

    Biraz daha ortuyu acalim:

    Prof. Dr. Mehmet Aydın:
    Bir sufinin, bütün dinleri birbirine yakın seviyede görmesi,
    zaten bu tevhid, vahdet makamıdır.”
    (II. Din Şurası Tebliğ ve Müzakereleri, s. 342)
    Baglaminda;
    Mevlana lakapli Celaleddin Rumi hoca
    Celâleddin er-Rumî "Divan"ında şöyle diyor:

    "Canım, ey nur, kaçma benden!
    Kaçma benden ey parlayan görünüm,
    Kaçma benden kaçma benden!
    Şu sarığa bak, onu nasıl başıma koydum,
    Hatta bileğime taktığım Zerdüşt'ün zünnarına bak!
    Zünnarı taşırım, yemliği taşırım.
    Belki nuru taşırım, kaçma benden!
    Müslümanım ben, ama Hırıstiyanım, Brahmanistim, Zerdüştiyim.
    Ey yüce Hakk, sana tevekkül ettim, kaçma benden.
    Bir tek tapınağım; mescid, kilise veya puthanem yok benim.
    Sonsuz nimetim yüce yüzündedir, kaçma benden kaçma benden!"
    et-Tasavvuf fi’l-Mizan, s.100
    ...Hatta bileğime taktığım Zerdüşt'ün zünnarına bak!
    Zünnarı taşırım, yemliği taşırım
    ....
    ....Müslümanım ben, ama Hırıstiyanım, Brahmanistim, Zerdüştiyim....
    ....Bir tek tapınağım; mescid, kilise veya puthanem yok benim.....

    Ve
    Hoca ipin ucunu iyice birakiyor;

    Ne lazım gelir ey müslümanlar ki ben kendimi bilmiyorum?
    Ne Hıristiyan, ne Yahudi, ne Ermeni, ne de Müslümanım...
    Biliyoruz hocam.
    Sen tasavvuf dinine baglisin.
    Ilahi kattan bir kitap getirdin.
    Bu kitaba abdetsizler dokunamaz.
    Vahiy kitabidr.

    Yazacak cok sey var ama
    Oncelikle gundemde diye
    Bir noktayi simdilik yazayim:

    ...Hatta bileğime taktığım Zerdüşt'ün zünnarına bak!
    Zünnarı taşırım, yemliği taşırım
    ....
    Mevlana lakapli Celaleddin Rumi hoca/ et-Tasavvuf fi’l-Mizan, s.100
    Zerduslukte
    Tanri kisinin vucuduna girer.

    Baglaminda;
    O kisinin sozu Tanrinin sozu olur.
    Yazdigi kitap Tanrinin kitabi olur.

    Mesnevi hakkindaki iddaasinin
    Temel mesneti de zaten budur.

    Zaten
    Tasavvuf inancli hocalarin,
    Yazdigi butun kitaplara bakin.
    Hepsi de guya onlara yazdirilmistir.
    Hicbiri onlarin kendi sozu degildir.
    Baglaminda hepsi Tanri katindan dir(!?)

    Gercekte;
    Seyr-i suluk masali da
    Bu inanilmaz iddaanin
    Gizlenmesi icin uydurulmustur.

    Mesaj 186 yi bir hatirliyalim:

    Mopsy-
    Bunlar:
    Bizim edebten cikmamak icin yazmaktan kactigimiz.
    Ama
    Bilgisizlikleri yuzunden bizi cektikleri cukurda bulduklarimiz.

    Hele hele Mevlana lakapli Celaleddin Rumi hocanin
    Mesnevisine hic girmek istemiyorum.
    Tam bir batak!
    Anlasilan
    Bu batak kelimesini hafif kullanmisim!

    Devam edecek...............
    Konu mopsy tarafından (18-12-2011 Saat 11:36 PM ) değiştirilmiştir.

  3. #203
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.899
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    25
    Rep Gücü
    88646
    Selam!

    Cakma tasavvufcularin sirki saklamak icin
    Yaptiklari kivirmalara,
    Yandas sitelere siginmalarina bir son vermek adina
    Yorumlari da konunun en buyuk uzmanina soralim!

    Kime?
    Tabii ki
    Abdülbaki Gölpınarlı hocamiza!

    Konuya uzak 3. sahislar icin
    On BILGI:

    Mevlana ve mesnevi denince
    Kucucuk bir guruba mahkum olmus,
    Unutulmus bu tasavvuf kolunu,
    Kitaplariyla ve muhtesem Mesnevi cevirisiyle,
    Calismalariyla, doneminden daha ileri
    Bir populariteye tasiyan,
    Bu konuda her soz soyliyenin donem hocasi
    MUSTAFA İZZET BAKİ hocamiz

    Yani
    Meshur olan adiyla
    Abdülbaki Gölpınarlı hocamiza
    Kulak verelim!

    Beyit 1847— Tarihçiler, bunu duyunca Bayezid’in tayin ettiği zamanı yazdılar. Adeta şişe benzeyen kamış kalemlerini kebapla bezediler.
    Beyit 1848 — Tanı o zaman, o tarih gelip çatınca o padişah doğdu… Devlet satrancını oynadı!
    Beyit 1849 — Bayezid’in ölümünden sonra yıllar geçti, Ebu’l Hasan dünyaya geldi.
    Beyit 1850 — O, padişah Ebul Hasan’ın ihsanına, kıskanmasına ait huylar söylediyse aynen zuhur etti.
    Beyit 1851— Çünkü onun önünde giden levh-i mahfuzdur… Neden mahfuzdur o levh? Hatadan!
    Beyit 1852 — Bu ne yıldız bilgisidir, ne remil, ne de rüya… Allah, doğrusunu bilir ya, Allah vahyidir!
    Beyit 1853 — Sofiler, bunu halktan gizlemek için gönül vahyi demişlerdir.
    Beyit 1854 — Sen istersen onu gönül vahyi farzet… Gönül zaten onun nazargahıdır…
    Gönül, ona agah olunca nasıl hata eder?

    AÇIKLAMA 1851-1854. Beyitlere şerh Abdülbaki Gölpınarlı
    Sofiler, kalblerinde doğan ilahi bilgiye, yahut keşfe “varidat- Allah’tan gelenler” derler. Onlarca erenlerin sözleri de vahiyden başka bir şey değildir. Hatta nübüvveti yani peygamberliği iki kısma ayırıp bir kısmını, “Nübüvvet-i Teşriyye- Şeriat kuruculuk peygamberliği”, bir kısmına da “Nübüvvet-i Tarifiyye- Şeriatı anlatan, İlahi sırları anlatan peygamberlik” derler. Her veli ve bilhassa zamanın sahibi olan kutup, nübüvvet-i tarifiyye ile peygamberdir, fakat Hz. Muhammed’e hürmet ve şeriat edebine riayet bakımından peygamberim diye meydana çıkmaz. Bu inanışın ileri gidişinden veli, nebi’den üstündür akidesi çıkmıştır. Nebide bir peygamberlik bir de velilik vardır; peygamberlik Allah ile Kul arasında vasıta oluştur, bu bakımdan peygamber, peygamberliği itibariyle halkla uğraşır. Halbuki velilik Hak’la olan muameledir.

    Bu yüzden peygamber’in veliliği, peygamberliğinden üstündür diyenler olduğu gibi Şeyh-i Ekber diye anılan Muhyiddin-i Arabi gibi “Hatem-i velayet” olduğunu iddia ederek veliliğin, bütün peygamberlere feyiz verdiğini ve kendisindeki velayetin, Hz. Muhammed’in velayeti olup ondan ayrı olmadığını söyliyen ve adeta peygamberlik iddiasına girişenler de vardır. Peygamberliğin kisbi, yani süluk ile kazanılır bir mertebe sayanları ve binaenaleyh Hz. Muhammed’in “hatem” yani somn peygamber oluşunu tevil edenleri bile bulunmuştur. Hicri 587’de (1191) Haleb’de öldürülen Şeyh Şihabeddin-i Maktul de bu inanıştaydı. Mevlana da bu beyitlerde Mesnevi’nin vahiy olduğunu söylüyor. Zaten 6 cildin umum dibacesi (açıklaması) sayılan birinci cildin dibacesinde de bunu apaçık söylemektedir. “Menakıb’ül Arifin” de şöyle bir hikaye var:

    “Bir gün Sultan Veled buyurdu ki:
    Dostlardan biri babama şikayette bulundu ve alimler Mesnevi’ye neden Kur’an diyorlar diye benimle bahse girişti;
    Ben de Kur’an’ın tefsiridir deyince babam bir lahza susup sonra
    -A sersem dedi, niçin olmasın?
    A eşek, niçin olmasın?
    A orp. kardeşi niçin olmasın?
    Peygamberlere verilen harfi zarflarda Allah sırlarının nurlarından başka bir şey yoktur ki.
    Allah sözü, onların temiz gönüllerinden biter, ırmağa benzeyen dillerden akar.
    İster Süryanice olsun, ister Seb’ul mesani dilince…
    İster İbranice olsun…
    İster Arapça!”
    (Üçüncü Fasıl)
    Bu kitapta buna benzer bir çok hikayeler vardır ki Mesnevi’nin yazıldığı tarihten itibaren Allah vahyi olarak tanındığını gösterir.

    Mesnevi Kariileri (okuyucuları), Mesnevinin sonunda, önce “Ululuk sırlarını keşfeden Mevlana’mız böyle buyurdular” demek olan:
    “İnçünin fermud Mevlana-yı ma Kaşif-i esrarha-yı kibriya”
    Beytini okuyup sonra 1852. Beyti okumak suretiyle dersi bitirirler.
    Mesnevi 4. Cild Sf. 326
    Not:
    TIKLAYINIZ:

    http://www.supermeydan.net/forum/for...tml#post321393

    Simdi
    En buyuk mevleviden
    Bu konudaki lakabiyla
    Hocalarin hocasindan
    Yapilan bu YORUMU

    Bir buyultec yadimiyla
    Biraz acalim.

    devam edecek............
    Konu mopsy tarafından (22-12-2011 Saat 06:14 PM ) değiştirilmiştir.

  4. #204
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.899
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    25
    Rep Gücü
    88646
    Selam!

    Mopsy:
    Cakma tasavvufcularin sirki saklamak icin
    Yaptiklari kivirmalara,
    Yandas sitelere siginmalarina bir son vermek adina
    Yorumlari da konunun en buyuk uzmanina soralim!

    Kime?
    Tabii ki
    Abdülbaki Gölpınarlı hocamiza!

    Konuya uzak 3. sahislar icin
    On BILGI:

    Mevlana ve mesnevi denince
    Kucucuk bir guruba mahkum olmus,
    Unutulmus bu tasavvuf kolunu,
    Kitaplariyla ve muhtesem Mesnevi cevirisiyle,
    Calismalariyla, doneminden daha ileri
    Bir populariteye tasiyan,
    Bu konuda her soz soyliyenin donem hocasi
    MUSTAFA İZZET BAKİ hocamiz

    Yani
    Meshur olan adiyla
    Abdülbaki Gölpınarlı hocamiza
    Kulak verelim!
    Ve
    http://www.supermeydan.net/forum/for...read83519.html basligindan alinti:

    Bulut-İnsan; kendini Hakk'ka fani edince geriye ne sözü kalır kendine ait, ne de bedeni. Şimdi, bu en kaba tasavvuf tanımına dahi yabancı kalırsa insan, Mevlana tanrı mı yoksa? ya da peygamber mi de bu sözleri etmekte? diye kafası çokça karışır. Oysa Mevlana ne tanrıdır ne de peygamber. Bunu anlamak için Arif olmak da gerekmez, bizim gibi cahiller de anlayabilir ^_^
    Ve
    Tanri sozu Mesnevi'den:

    Beyit 1852 — Bu ne yıldız bilgisidir, ne remil, ne de rüya… Allah, doğrusunu bilir ya, Allah vahyidir!
    Beyit 1853 — Sofiler, bunu halktan gizlemek için gönül vahyi demişlerdir.
    Mevlana lakapli Celaleddin RUMI hoca!
    Dini anlamda tasavvufcular tarafindan
    Rabb edilen Celaleddin hoca fetvasini vermis.
    Mesnevi Allah vahyidir!
    Kur’an’dan 600 yil sonra,
    Muhammed as’dan 600 yil sonra

    Anadolunun Konya sehrinden
    Bir tasavvuf seyhi yazdigi/yazdirdigi kitaba
    Mesnevi Allah vahyidir! diyerek
    Baglaminda
    Peygamberlik iddaa ediyor.

    Ancak
    Sn.Buluta gore peygamberlik/vahiy kitabi yok!
    Cahillerin bile anladigini
    Anlamayan mopsy!......imis.

    Bakalim cahil olmayan,
    Mevlevilikte hocalarin hocasi
    Mevlevi seyhi MUSTAFA İZZET BAKİ hocamiz
    YORUMUNDA/serhinde nasil anlamis?

    Dikkat edin
    YORUMUNDA!!!...

    .... Hz. Muhammed’e hürmet ve şeriat edebine riayet bakımından peygamberim diye meydana çıkmaz....
    Seyh Abdülbaki Gölpınarlı hoca
    Ustelik seyh’ul ekber Muhyiddin ibn-i Arabi hocanin
    Vahdet-i vucud felsefesini/inancini
    Onun uvey oglu/ogrencisi olan
    Konevi hocadan birebir ogrenen
    Mevlana lakapli Celaleddin hocanin
    Inancinda,bilgisinde,dini inanis yolunda
    Bakin ne var?

    .... peygamber, peygamberliği itibariyle halkla uğraşır. Halbuki velilik Hak’la olan muameledir....
    Ustelik:

    ... velilik, bütün peygamberlere feyiz verir.....
    Zaten:

    .... Her veli ve bilhassa zamanın sahibi olan kutup, nübüvvet-i tarifiyye ile peygamberdir....
    Buyuklere masallari bir daha hatirliyalim:

    Bulut-İnsan; kendini Hakk'ka fani edince geriye ne sözü kalır kendine ait, ne de bedeni. Şimdi, bu en kaba tasavvuf tanımına dahi yabancı kalırsa insan, Mevlana tanrı mı yoksa? ya da peygamber mi de bu sözleri etmekte? diye kafası çokça karışır. Oysa Mevlana ne tanrıdır ne de peygamber. Bunu anlamak için Arif olmak da gerekmez, bizim gibi cahiller de anlayabilir ^_^
    sn.Bulut
    Mopsy gibi veya
    mevlevilikte hocalarin hocasi
    seyh Abdülbaki Gölpınarlı hoca gibi
    Cahilleri/ anlamayanlari hos gorun!

    Herneyse devam edelim!

    Bu Islamdisi yolun yolculari olan Sofiler
    Kufru oyle noktalara tasirlar ki;

    ... Peygamberliğin kisbi, yani süluk ile kazanılır bir mertebedir....
    Yani
    Peygamberleri Allah cc secmez mis.

    Peki
    Nasil olurmus?

    Sofi tasavvuf yolunda
    Emek sarfeder.
    Seyri suluk yolunda (!?) mertebeler kazanip
    Sonunda peygamber olur....mus!

    Yani
    Muhammed as aslinda bir sofi imis.
    [Ki,bu konu yuzlerce tasavvuf eserinin icinde yer alir.
    Vakti gelince onlara da deginiriz.....]

    Peki
    Bunlari yazanlar,yaziya doktukleri icin
    Sekr hali denilen
    Uydurma bir duruma da siginamiyacaklarina gore;
    Seyh’ul ekber ibn-i Arabi hocanin sonuna benzer
    Bir sondan nasil kurtulacaklar?

    Hemen
    Cevir kazi yanmasin matodu !

    Mevlana lakapli Celaleddin Rumi hocanin
    Ortanca oglu buyuk Evliya Sultan Veled
    [Ki olumunde goller kurumus
    Tapinaklar yikilmis
    (!?)......]
    Ile konusmasina dikkat!

    Tasavvufun Rabbi, evliya olan ortanca ogluna diyor ki:

    -A sersem dedi, niçin olmasın?
    A eşek, niçin olmasın?
    A orp. kardeşi niçin olmasın?
    Tam bir
    Ahlak-i Tasavvuf

    Konu ne?
    Dini bir iddaa
    Ustelik Allah cc na iftira ederek

    Mesnevide bir Kur’an!
    Bu iddaayi ispat icin
    Mevlevi seyhi Abdülbaki Gölpınarlı
    Hoca delil olarak;” Menakıb’ül Arifin”
    Kitabini getiriyor.

    Adamlarda Vahiy kitabi bol.
    Hepsi Allah cc sozu
    Hepsi Peygamber.
    Tabii ki delil olacak(!?).........

    Cunku:
    Bismillâhir rahmânir rahîm.
    2.147.Gerçek, Rabb'inden gelir. O halde sakın kuşkuya düşenlerden olma.
    Sadakallah!

    Eeee!
    Mevlana lakapli Celaleddin hocada
    Peygamber,peygamberlere feyz veren
    Daha sonra gorecegimiz gibi.........

    Tasavvuf Islam disi bir inanc sistemidir.

    Bu Dini delil getirilen
    ” Menakıb’ül Arifin” adli
    Kitaba bir goz atalim:

    “Mevlana Şemsin yanına girdi. Şems şahane bir çadırda oturmuş Kimya Hatun ile oynaşıyordu.
    Mevlana dışarı çıktı. Bu karı koca oynaşmalarına mani olmamak için medresede aşağı yukarı dolaştı.
    Sonra Şems (Mevlâna’ya) içeri gel diye seslendi. Mevlana içeri girdiğinde Şems’ten başkasını görmedi.
    -Kimya nereye gitti? dedi.
    Şems
    - ‘Yüce Tanrı beni o kadar severki, istediğim şekilde yanıma gelir.
    Şu anda da Kimya Hatun şeklinde geldi
    ’ buyurdu.
    MENAKIB’ÜL ARİFİN I, s.57
    Devam edecek......
    Konu mopsy tarafından (29-12-2011 Saat 12:08 AM ) değiştirilmiştir.

  5. #205
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    Mevlana Şemsin yanına girdi. Şems şahane bir çadırda oturmuş Kimya Hatun ile oynaşıyordu.
    Mevlana dışarı çıktı. Bu karı koca oynaşmalarına mani olmamak için medresede aşağı yukarı dolaştı.
    Sonra Şems (Mevlâna’ya) içeri gel diye seslendi. Mevlana içeri girdiğinde Şems’ten başkasını görmedi.
    -Kimya nereye gitti? dedi.
    Şems
    - ‘Yüce Tanrı beni o kadar severki, istediğim şekilde yanıma gelir.
    Şu anda da Kimya Hatun şeklinde geldi’ buyurdu.
    MENAKIB’ÜL ARİFİN I (Arifler’in Menkıbeleri)Ahmed Eflaki
    Yuhhh artık...Bunlar " hem koşup hem OBUA çalan " türden olsa gerek...!

    Sağlıcakla kalınız...

  6. #206
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.899
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    25
    Rep Gücü
    88646
    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Merhaba,
    Yuhhh artık...Bunlar " hem koşup hem OBUA çalan " türden olsa gerek...!
    Sağlıcakla kalınız...
    Selam!

    sn.Bursali,
    Bir muminin
    Bir muslumanin
    Saka icin bile Allah cc hakkinda
    Boyle bir cumle kurabilir mi?

    Veya
    Boyle bir cumle kurani
    Ne yapar?

    Ustelik orjinalindeki yazimda
    Kadin kiliginda gelen Allah cc ile
    Hasa! .......yaptigini soyluyor.

    Celaleddin hoca;kari kocanin
    Bu mahrem durumunu gorunce
    Utanarak disari cikiyor!

    Isleri bitene kadar da disarida bekliyor.
    Iceri girince Koca(Sems hoca)
    Karinin Tanri oldugunu soyluyor.

    Biz utancimizdan
    "Tanri,oynasmak "
    gibi sozler kullaniyoruz.

    Iste
    Ahirette sefaat beklenen
    Allah cc serikleri olan
    Iki tasavvuf evliyasinin
    Hayatlarindan kesitler.

    Bugun
    Belalti hikayeleri gazetelere gecen
    Ayiplanan seyhlere "sahte seyh"
    Gibi laflarla ortbas ediyorlar.

    Tasavvuf inanisinin icinde bunlar
    Vardir.

    Ve
    Bu inancin temel ogeleridir.

    Seyh'ul ekber daha ileri gider
    Kadinin ureme organinda
    Al.... oldugunu iddaa eder.

    Bu polemikciler cok sallarlarsa
    Cok genis olarak hepsini yazariz.

    3.sahislarda neden bu kadar
    Bu isi desife ediyoruz anlarlar.

    Tasavvuf Islamin sirtina saplanmis
    Bir Musrik bicagidir............

  7. #207
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    Sevgili mopsy , burada aslında üç şık var...;

    - Ya Şems Hoca yalan söylemiş , Mevlana da bunu yemiş...

    - Ya Şems Hoca böyle bir şey dememiş , Mevlana yalan söylemiş...

    - Ya da Şems Hoca aynen böyle söylemiş , Mevlana da aynen aktarmış...

    Bunlardan hagisidir tam bilinemiyor belki ama ne diye " Yaptığı işten yedinci günde dinlenen Yehova / Tanrı " Tevrat - Tekvin ayetinden dolayı Yahudilere alaya alırız , kabul etmeyiz , kızarız / kızarlar ki...???

    Sağlıcakla kalınız...

  8. #208
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    5
    Rep Gücü
    14449
    selam ederim,

    ulu Allah heryerde herşeyde tecelli edebilir. konuştugunuz bütün şahıslar yaptıkları konuşmaların hatalarının veya yaptıkları güzel konuşma ve iyi hareketlerin bedelini ödedi veya karşılığını aldılar. kimse kimsenin ne alıp ne kaybettigini bilmiyor. başına zat koyarak ayrıcalık verdiginiz seçkin kişilerin durumunu kim biliyor? hiç kimse. tartışılan konunun cevabı biliniyor olsa bu kainat yaratılmaz insan idrakına ve öziradesine koca bir hayat özgürce bırakılmazdı. bizler beşşeriyette beraber olsakda, herkez bu yolda yanlızıdır. bu yol incedir kılıctan keskindir kıldanda incedir. içe dönmek gerekir. bize düşen doğrulmak kuranda bildirilen kullugumuzu yerine getirmektir. kimin nerde nasıl oldugu şu an kimseyi ilgilendirmez. bizi geriye götürür. herkez kendi istikbaline bakmalı muhammedimizin bize bildirdiği ölçüde insan olma vasıflarını üzerinde bulundurmaya çalışmalı hatta insanlıkta onu geçmeyi kendine hedef belirlemelidir. ben bu başlıkta gıybet den başka bişey göremiyorum. eksiklerimiz ile kusurlarımız ile bir araya gelmeye gayret etmeliyiz. bu tür nereye gidecegi belli olmayan sohbetler bizi birbirimizden sebepsiz yere uzaklaştırır dostlarım.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  9. #209
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.899
    Beğenmiş
    1
    Beğenilmiş
    25
    Rep Gücü
    88646
    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Merhaba,

    Sevgili mopsy , burada aslında üç şık var...;

    - Ya Şems Hoca yalan söylemiş , Mevlana da bunu yemiş...

    - Ya Şems Hoca böyle bir şey dememiş , Mevlana yalan söylemiş...

    - Ya da Şems Hoca aynen böyle söylemiş , Mevlana da aynen aktarmış...

    Bunlardan hagisidir tam bilinemiyor belki ama ne diye " Yaptığı işten yedinci günde dinlenen Yehova / Tanrı " Tevrat - Tekvin ayetinden dolayı Yahudilere alaya alırız , kabul etmeyiz , kızarız / kızarlar ki...???

    Sağlıcakla kalınız...
    Selam!

    sn.Bursali;aslinda kimin ne soyledigi hic onemli degil.
    Tek onemli olan;"Allah cc"nun ne soyledigi!

    Oda Kur'an'da mevcut!
    Allah cc nun iddaasina gore
    Kur'an:

    (Allah cc'nun Yeminiyle) kolay anlasilan bir kitap.
    Batinisi/gizlisi olmayan Mubin/Apacik bir kitap.
    Tek basina hidayete eristiren bir kitap.
    Ahirette sadece onun iceriginden sorumlu oldugumuz bir kitap


    Gerisi buyuklere masallar.
    Iste
    Biz bu baslikta bu masallari
    Desifre ediyoruz.

    Su ana kadar yazdiklarimizin tamami
    Bu konunun muhataplari tarafindan yazilmis/soylenmis
    En onemlisi IMAN edilmis BILGI ler!

    Ve
    Bir tane
    Evet
    Bir tane bile
    Kur'an'a uygun
    Kelam YOK!

    Simdi
    Denilebilinir ki,
    "Kur'an'a uygun olmayan
    Onlarca inanc sistemi var!"

    Var ama:
    Onlarin hicbiri;"Biz Kur'an yolundayiz demiyor."

    Hem
    Kufur/Sirk/Evliya/Aracilik dininin muridi olacaksin

    Hem de
    Tasavvuf Islam dir diyeceksin.

    Ustelik
    Kufurun,Ahlaksizligin,iftiranin ardi arkasi gelmiyecek.

    En sonuncu mesajin ilk cumlesine bakin:
    Alıntı tansxx´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    selam ederim,
    ulu Allah heryerde herşeyde tecelli edebilir.
    Yani
    Zamandan mekandan munezzeh olan Allah cc
    Mahlukta/yaratilmista Mahluklasacak.................

    Ustelik
    Bunu benim son mesajima karsi yaziyorlar.
    Bir hatirliyalim
    Mopsy-
    Şems
    - ‘Yüce Tanrı beni o kadar severki, istediğim şekilde yanıma gelir.
    Şu anda da Kimya Hatun şeklinde geldi’ buyurdu.
    .....
    Seyh'ul ekber daha ileri gider
    Kadinin ureme organinda
    Al.... oldugunu iddaa eder.
    Cevap
    tansxx- Allah cc heryerde tecelli edebilir/gorunebilir.
    Bu dil surcmesi degil.
    Bildiginiz gibi tasavvufta Rabitanin temeli bu!
    Seyhin iki kasinin arasinda Allah cc nun tecellisi/gorunmesi....

    Ustelik
    Allah cc na iftira eden
    bu forumdasin
    Bu konu basligindaki gecmisi de soyle:

    mopsy´isimli üyeden Alıntı
    Selam

    Once


    Cebrail as'in giremedigi ama Peygamberimin girdigi makam mi var?
    Kur'an'da/Sunnette ki delili nerede?

    Kim bunu soylemis.
    Ve
    Buna nasil bir delil getirmis?
    Yoksa oradamiy mis?
    Alıntı tansxx´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    selam ederim;

    evet oradaydı. delili cebrail as ın kendisidir. soyleyende odur. ister kabul edin, ister etmeyin.
    Iste
    Bunlar benim tebligimin canli ibretleridir.
    Istemeselerde bu kufrun desifresine yardimci olmaktadirlar.

    Cunku:

    Bismillâhir rahmânir rahîm.
    9.32.Allahın ışığını, laf kalabalığıyla söndürmek istiyorlar:
    Fakat Allah izin vermeyecektir,
    çünkü O,
    ışığının olanca aydınlığıyla yayılmasına irade etmiştir,
    hakkı inkar edenler bundan hoşlanmasa da!
    Sadakallah!
    Konu mopsy tarafından (30-12-2011 Saat 06:08 PM ) değiştirilmiştir.

  10. #210
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    5
    Rep Gücü
    14449
    selam ederim;

    sayın mopsy kuranın yolu nedir? aslında dilinizden düşmeyen, hatta oradan öğrendiğiniz bilgilerle birbirinize hava atmayı çok sevdiğiniz kuran neyi emrediyor? işin içinden çıkamayan muhammedin yolu diyor. sünnetleri duaları ve ögrettiği namazı sanıyor o yolu. ben sana biraz açıklayayım muhammedimizin yolunu veya sen oku bakalım muhammedimizden kendinde ne kadar parça bulabiliyorsun. ben sık sık öz eleştiri yaparken kendimde bunu kullanırım. sende yap dostum. inan bana bilgi burada bize gereklidir. fakat edindiğimiz bilgiler bize gaybda huzur vermez, burada insanlar arası ilişkilerimiz ve gönül alabilme tasavvufdan geçer. tasavvuf içe dönmekden başka şey değildir. gaybda insanlığımıza ve ulu Allaha olan sadakatimize bakılır. peygamberlere olan sevgimizden çok ne kadar örnek alabildiğimize hayatımıza ne kadar yansıtabildiğimize bakılır. kuranı iyi ezberledi iyi yorumladı diye burada başına zat koydugunuz içimizden kişilerin bir kısmı sevgiden ve hoşgörüden uzak oldukları yani kuranı hayatlarına yansıtamadıkları için pekde sizin düşündüğünüz yerde değillerdir. bilmediğiniz konularda bu kadar cesur konuşabilmenizi kötü niyetinize değil gaflete düştüğünüze dayandırıyorum. umarım düzelir kendinizi bu bilgi egosundan kurtarırsınız. herkez kendine baksın eksik ve kusurlarını görmeye çalışıp gayret göstersin doğrulmaya o bile ibadet kadar sevaptır.

    buyur hepimiz ölçelim kendimizi ne kadar kuranın yada muhammedimizin yolundayız... o bir önderden çok örnekti insanlığa muhterem. şimdi tutmuş onu beni bunu masaya yatırmış din veya inanç sorgusu yapıyorsun. önce herkez kendini ölçmeli, ben kimim? neyim? kime ait olan bilgiyle kimleri küçümsüyorum? (oysa o bilgininde sahibi ulu Allahdır ve o birlik olmayı emreder) bu bilgiler beni cennete sokarmı, yoksa arkasından nerede oldukları meçhul rahmete kavuşmuş insanlar ardından yapılan cesur açıklamaların bir bedeli varmıdır? yoksa daha çok gönül almalı ulu Allahın yarattığı kalpleri kazanmalımıyım? bu yolda üstün (insan olabilmek yolunda) olan muhammedimiz nasıldı?




    *Çok konuşmazdı.
    *Daima düşünceliydi.
    *Kötü söz söylemezdi.
    *Kimseyle çekişmezdi.
    *Herzaman ağırbaşlıydı.
    *Boş şeylerle ugraşmazdı.
    *Dünya işleri için kızmazdı.
    *Luzumsuz yere konuşmazdı.
    *Umanı umutsuzluğa düşürmezdi.
    *Kimsenin kusurunu araştırmazdı.
    *Vakar ve skunet ile rahatça yürürdü.
    *Susması konuşmasından uzun sürerdi.
    *Gerçege aykırı övgüyü kabul etmezdi.
    *Affediciliği tabii idi, intikam almazdı.
    *Hoşlanmadığı birşey hakkında konuşmazdı.
    *Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı.
    *Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı.
    *Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmezdi.
    *Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı.
    *Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı.
    *Yürürken beraberindekilerin gerisinden yürürdü.
    *Konuştuğunda ne fazla nede eksik söz kullanırdı.
    *Bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı.
    *Sıradan değildi, ama sıradan insanlar gibi yaşardı.
    *Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi.
    *Kimseye hakkında hayırlı olmayan sözü sözlemezdi.
    *Herzaman hüzünlü ve mütebessüm bir halde dururdu.
    *Adet üzere sarf edilen hiç bir kötü sözü ağzına almamıştı.
    *Kelimeleri parıldayan inci dizeleri gibi tatlı ve parlaktı.
    *Fakirlerle birlikte yerdi; öyleki onlardan ayırt edilmezdi.
    *Yanında en son konuşanı, ilk konuşan gibi dikkatle dinlerdi.
    *Düşmanlarını affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değerde verirdi.
    *Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, nede arkasından kınar ve ayıplardı.
    *Yürürken ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yana salınmazdı.
    *Adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru egilirdi.
    *Dostlarına şöyle derdi "Dünyada garip bir kimse, yahut bir yolcu gibi ol."
    *Sabahları evinden çıkarken şöyle derdi: "ilahi, doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan, kanmaktan ve kandırılmaktan, haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım."
    *Bunuda ben eklemek isterim çok sevdiğim bir sözüdür sevgili muhammedimizin "insanları sevmeyen iman etmiş sayılmaz"

    buyur kendini ölç biç sorgula. kimsenin gireceği cehennemden kimseye fayda yoktur. eksik noksanları tutup çekiştirip durmanın bir anlamı yok dostum. amaç rabbini bilip kul olmaksa o daha ilk adımdır imanda. mümin (insan) olmak için sevgi gerekir dostum insana sevgi.

    bu günlerde çok sık duyduğum güzel bir söz var. nasıl başlarsa öyle gider yeni yıl, ne kadar doğru bilemiyorum ama dileklerin önemini bilirim. hepimiz güzel niyetlerle girelim yeni yıla sağlık ve anlayış dilerim hepiniz için. mutlu yıllar.
    Konu tansxx tarafından (31-12-2011 Saat 09:51 AM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

Benzer Konular

  1. ALLAH cc DIYOR KI:V-MUHAMMED as KURYES’E KARSI
    mopsy Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 18-04-2016, 02:56 PM
  2. Musa-İsa-Muhammed ve Allah (ya da 3 Tanrı)
    Parlayan Yıldız Tarafından Komplo Teorileri Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 25-01-2015, 11:26 AM
  3. Allah Huzurunda Kadın ve Erkek Eşittir.
    halukgta Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 30-11-2014, 04:25 PM
  4. Yorum: 1
    Son mesaj: 14-12-2011, 05:27 PM
  5. Muhammed (a.s.v) = Allah'ın (c.c) önce kul'u sonra Resul'ü.
    Ma-i Nisan Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 09-12-2011, 02:16 PM
Yukarı Çık