Selam!

................
Yunus, "Yaradanı severim, yaradılandan ötürü" derken
insan yönelen sevginin, Tanrı'ya giden bir yol olduğunu
göstermek istemiştir.
Söz, kimi kaynaklarda değişerek "Yaradılanı severim,
yaradandan ötürü" şeklinde geçmektedir. Ancak her
iki koşulda da asla değişmeyen sonuç, Tanrı ve insan
sevgisinin bir bütün olduğudur.

Yunus'a göre insanın Tanrısal özü olan ruhu ile maddi
yönü olan bedeni arasında uzlaşmazlık vardır. Çünkü
insanın Tanrısal özü huzur içindedir ve bedene bağlı
gereksinimlerden uzaktır. Bu tür gereksinimler insanı
sıkıntıya soktuğu için Tanrısal özün dışında tutulur.
Fakat beden maddesel özü gereği dünya nimetlerine
düşkündür. İnsan ruh ile beden arasındaki bu düalitik
yapının çatışan taleplerini akıl ile yönlendirip çözebilir.
Eğer yaşamını, bedensel haz ve tutkulara yöneltecek
olursa, sonuçta Tanrı ile tekrar birleşmenin getireceği
mutluluktan yoksun kalır.

Asıl olarak insan yeryüzünde yalnızlık ve endişe içinde
yaşamaktadır. An be an ölüm hissinin eşlik ettiği hiçlik
ve anlamsızlık kaygılarını ta yüreğinde hisseden insan
buruk ve acılıdır. Acısından kurtulmak için, ikil varlığını
teke indirmek zorundadır. böylece insan dünyasal oluş
düzleminden, felsefî oluş düzlemine geçer.
Felsefi oluş ise bilgelik ve erdemle donatılmış Tanrısal
Sevgi'ye duyulan özlemdir.

Düşünce Tarihi ve
İnsan Doğası
Prof. Dr. Ayhan Aydın