Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3

Konu: Gizemin gizi

  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Gizemin gizi

    Selam

    Bu göz aldatıcı hayâl perdesinin arkası, bize her
    an garip oyunlar gösterir.
    Dünya sazı nağmelerle dolu ama oynayan yok.
    Deniz mücevherlerle dolu , fakat dalgıç nerede?

    Altından, mücevherden, taçtan, kılıçtan bir şey
    istemiyorsan yazık değil mi sana?
    Sana zaman zaman Cebrail ilhâm verebilirse,
    kaza cimri ve kudret verimsiz değildir.
    Bu saraydaki hazineler, kaldıranların bileklerini
    kıracak kadar bol ve ağırdır.
    Bu hazineden ne kadar götürsen yerine yenisi
    dolar.
    Gelirin daima masrafından fazladır.
    Ayağını bu yola bas da yürümeyi seyret..
    Bu kapının halkasına yapış da içindeki esrarı gör..

    Taşları yakut, otları kimyadır. Sen anlamıyorsan
    kabahat kimde?
    Bu bağda an be an meyvalar ve tazelerden taze
    yemişler yetişir.
    Bu mücevherlerin üstüne dizildiği gönül bağlariyle
    oluşan gerdanlıklar biribirinden güzeldir.
    Dünya yolculuğunda birbiri arkasından gidenlere
    dikkat edersen, bir kısmı ötekinden daha akıllıdır.
    Akıl, mânâ ehlinden başkalarına şeref vermedi;
    değer, ihtiyarlıkta ya da gençlikte değildir!

    İşittim ki, taş ihtiyarladıkça mercan olur.
    Bu söz şüphelidir.
    Gafiller arasında en eski olanlardan bile dağ gibi
    bir ses-sada çıkmadı.
    Senin 'henüz ağzı süt kokan çocuk' dediğin niceleri
    var ki, senin bilgin onlar nazarında acı süt gibi kalır.
    İhtiyarlıkta kuvvet azalır.
    Kendi havasında dolaşan ihtiyarlar ise cılız gençlere
    benzerler.
    Taze açılan gülün rahat ve neş'esi yerindedir.
    Fakat bir de solmuş dikenlere bak!
    Yara-bere içindedir..

    Asma taze iken tutya gibidir.
    Bir de solup-döküldü mü ejderhaya döner.
    Aklın yeri kafatasıdır.
    Ama bayatlamış beyinlerde yer tutmaz.
    Ayları, günleri öğrenmek isteyenler, eski takvimlere
    bakmazlar.
    Yaşlı köpekler, aslanlardan daha çok yedikleri halde,
    kurtlar gibi ceylânların göbeğini paralamak isterler.
    İhtiyar kurtlardan sakınırsam, Yusuf gibi mazlum
    olduğumu anla da beni kıskanma..

    Benim açtığım yaralar, ihtiyarların merhametinden
    daha hoştur, ama ne yapayım ki gençlik kudreti de
    ateştir.
    Gençlik çağı gerçi zekâ ve anlayış çağıdır.
    Fakat delikanlılık denilen bu yaş, aynı zamanda da
    delilikten bir örnek değil midir?
    Bir yasemen ne kadar söğütlükten dem vurabilir?
    Ak saçlariyle ne zamana kadar hindûluk davasına
    kalkışabilir?
    Ben ki gül gibi gonce açmak isterim; gençlikte nasıl
    ihtiyarlık davası güderim?
    Kendi aklını beğenmek köhnelerin işidir.
    Bencilliğe düşman olmak da Hakk'a yardım etmektir..

    Şimdi Hilâl gördüğün o Yeni Ay, kemâl çağına erince
    adını BEDİR koy..
    Hurma fidanı ancak serpilip büyüdükten sonra yemiş
    toplayabilirsin..
    Bir köşeye atılan tohum başka olunca artık ona dane
    deme..
    Havuzu, deryaya çeviren akarsuda, önce hiçbir şey
    görünmez..
    Gece, bütün yıldızlardan gözlerini kapadığı zaman,
    gündüz onu başka bir gözle, daha parlak bir bakışla
    seyretti..

    Şeker kamışı gerçi ottan yetişir, fakat bak tatlılıkta
    hangi mertebeye erişir?
    Kalbini hünere ver, dâvaya tapma..
    Sedef yetiştiren su bol ve geniştir, fakat inci bir tek
    yağmur damlasından meydana gelir.
    Tacına bir mücevher takabilmek için, can ve gönül
    yakmak gerektir..
    Bu bağları koparmadıkça bu yaygı toplanmaz.

    Tanrının sana öğrettiği her yeni bilgi gerektir ki
    hâfızanda çarçabuk yerleşsin..
    Allah'ın işlerine dil uzatma ki, şeytan gibi kırbaç
    yemeyesin..
    Ey Tanrım! Senin hükmünü kabul etmeyenlerin
    başlarını felek, bu yolda mahv etti!

    Nizami/Mahzen-i Esrar

  2. #2
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Ey akl ve tedbiri yaşayan varlıklara hükm eden!
    Ey kudreti sultanlara tac giydiren padişah!
    Eğer Sultan isen; Şahlık Saltanatı/Te Sarayı iste..
    Eğer inci isen; Tanrı hazinesini ara..

    Bu âlemin öte tarafından seninle benden başka
    kimsenin haberi yoktur.
    En önce yaratılmış ve gelişmiş olan o ezelî nurdan
    başka yaratıklara nisbetle, sana daha fazla verilmiştir.

    Sen cihana ün salmış değerli bir varlıksın.
    Her iki cihan da ayrı ayrı senin için yaratılmıştır.
    Bu saltanat cihanının padişahlığı senindir.
    Yücelik ve öğünme de senin hakkındır.

    Senin devrin, dünya çevresinin dışındadır.
    Senin değerin, iki cihandan daha yüksektir.
    Seherin güneş ışığına ayna tutması, sana,
    kendi benliğini gösterip-tanıtmak içindir..

    Nizami/Mahzen-i Esrar

  3. #3
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba


    Ey işten anlayan hilekâr!
    Daha ne kadar gurur?
    Ey birkaç batman kemik yığını!
    Daha ne kadar benlik dâvası?

    Senin gibi daha birçokları mevki
    ve rütbe sevdasıle rahatlarını
    kaçırdılar.

    Bu varlıklarının sonucu bak, neye
    vardı?

    Onlar, kâr ettiler ama ne fayda ki
    ziyanlı gittiler.

    Güneş ve ay gibi nur saçsan, mevki
    ve mertebenle feleklere yükselsen
    ne çıkar?

    Bu daireden gerçi uzaklaşırsın ama
    yine topraktansın, yine aşağı düşeceksin.

    Nizami/Mahzen-i Esrar

Benzer Konular

  1. Mutluluğun Gizi
    mopsy Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 18-09-2010, 10:42 PM
Yukarı Çık