Merhaba



Mâşuk-ı Tusi,
bir zaman kendisinden geçmiş bir halde
aceleyle bir yola gitmekteydi.

Yolda önüne bir köpek çıktı.
Kendisinde olmadığından Maşûk-ı Tusi,
ona bir taş attı.

Uzaktan yeşiller giyinmiş bir atlı göründü.
Atlı çıkageldi,
yüzü tamamıyle nur gibiydi.

Mâşuk-ı Tusi'ye şiddetle bir kamçı vurdu da
dedi ki:
Ey bihaber! Kendine gel, kendine.

Kime taş atıyorsun, bilmiyor musun?
Asıl bakımından onunla
aynı renkten değil misin sen?

Onunla bir kalıptan değil misin?
Neden onu kendinden aşağı tutuyorsun?

Mademki köpek,
kudret kalıbına göre senden ayrı değil,
kendini köpekten üstün sayman,
yerinde bir iş olmaz.

Dostum,
köpekler perde arkasında gizlidir.
İçin temizse bu deriden ileriye bak, ileriyi gör!

Köpek, suret bakımından güzel değildir ama
sıfat bakımından canı yücedir.

Köpekte birçok sırlar vardır.
Fakat görünüşte o, yola bir engel gibi görünür.

İLÂHİNAME-Ferideddin-i Attar
MEB-1985