Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3

Mevlana'nin Evrimi

islam (Müslümanlık) Kategorisi Tasavvuf Forumunda Mevlana'nin Evrimi Konusununun içerigi kısaca ->> Selam! Taş olarak ölmüştüm, bitki oldum. Bitki olarak öldüm ve hayvan oldum. Hayvan olarak öldüm, o zaman insan oldum. Öyleyse ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    Mevlana'nin Evrimi

    Selam!



    Taş olarak ölmüştüm, bitki oldum.
    Bitki olarak öldüm ve hayvan oldum.
    Hayvan olarak öldüm, o zaman insan oldum.

    Öyleyse ölümden korkmak niye?
    Hiçbir sefer kötüye dönüştüğüm,
    Ya da alçaldığım görüldü mü?

    Bir gün insan olarak ölüp,
    ışıktan bir yaratık,
    rüyaların meleği olacağım.

    Fakat yolum devam edecek,
    Allah’tan başka her şey kaybolacak.
    Hiç kimsenin görüp duymadığı birşey olacağım.

    Yıldızların üstünde bir yıldız olup,
    Doğum ve ölüm üzerinde parlayacağım.

    Mevlana Celaleddin Rumi

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    .Celâleddin er-Rumî "Divan"ında şöyle diyor:

    "Canım, ey nur, kaçma benden!
    Kaçma benden ey parlayan görünüm,
    Kaçma benden kaçma benden!
    Şu sarığa bak, onu nasıl başıma koydum,
    Hatta bileğime taktığım Zerdüşt'ün zünnarına bak!
    Zünnarı taşırım, yemliği taşırım.
    Belki nuru taşırım, kaçma benden!
    Müslümanım ben, ama Hırıstiyanım, Brahmanistim, Zerdüştiyim.
    Ey yüce Hakk, sana tevekkül ettim, kaçma benden.
    Bir tek tapınağım; mescid, kilise veya puthanem yok benim.
    Sonsuz nimetim yüce yüzündedir, kaçma benden kaçma benden!"


    (Teorik ve Pratik Açıdan Tasavvuf ve İslâm.S.160 (Dr. Mustafa Galveş, et-Tasavvuf fi’l- Mizan, 100-101’den))

    "Ne lazım gelir ey müslümanlar ki ben kendimi bilmiyorum?
    Ne Hıristiyan, ne Yahudi, ne Ermeni, ne de Müslümanım"


    (Ahmet Kisravi. Edebiyat Üzerine. s.78. Perçem Yay. 4.baskı. (Farsça)

    “Bu, ne yıldız bilgisidir, ne remil, ne de rüya. Tanrı, doğrusunu daha iyi bilir ya, Tanrı vahyidir! Sofiler, bunu halktan gizlemek için Gönül Vahyi demişlerdir!”....”


    (Mesnevi-Celaleddin Rubi MEB Yayınları, c: 4 s: 151)

    “Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa, denizler de, arkasından yedi deniz daha kendisine yardım ederek (mürekkep) olsa yine ALLAH’ın kelimeleri tükenmez.” (Lokman: 31/27)

    “....Ormanlar kalem olsa, denizler mürekkep olsa yine Mesnevi’nin biteceğini umma...” (Mesnevi-Celaleddin Rumi c: 6 s: 178)

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    öğrendim...

    Selam



    Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.
    Işığı gördüm, korktum.
    Ağladım.

    Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
    Karanlığı gördüm, korktum.
    Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi...
    Ağladım.

    Yaşamayı öğrendim.
    Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu;
    Aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.


    Zamanı öğrendim.
    Yarıştım onunla...
    Zamanla yarışılmayacağını,
    zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...

    İnsanı öğrendim.
    Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
    Sonra da her insanin içinde
    iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.

    Sevmeyi öğrendim.
    Sonra güvenmeyi...
    Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,
    sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.

    İnsan tenini öğrendim.
    Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu.. .
    Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.

    Evreni öğrendim.
    Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
    Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek
    gerektiğini öğrendim.

    Ekmeği öğrendim.
    Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.
    Sonra da ekmeği hakça bölüşmenin, bolca üretmek kadar
    önemli olduğunu öğrendim.

    Okumayı öğrendim.
    Kendime yazıyı öğrettim sonra...
    Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...

    Gitmeyi öğrendim.
    Sonra dayanamayıp dönmeyi...
    Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...

    Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta...
    Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
    Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine vardım.

    Düşünmeyi öğrendim.
    Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
    Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek
    olduğunu öğrendim.

    Namusun önemini öğrendim evde...
    Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;
    gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el
    sürmemek olduğunu öğrendim.

    Gerçeği öğrendim bir gün...
    Ve gerçeğin acı olduğunu...
    Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da
    “lezzet” kattığını öğrendim.

    Her canlının ölümü tadacağını,
    ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim.

    Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim.
    Olur ya ...
    Kalp durur ...
    Akıl unutur ...
    Ben dostlarımı ruhumla severim.
    O ne durur, ne de unutur ...

    Mevlana Celaleddin Rumi

Benzer Konular

  1. Evrimi Tartışmak
    SOSYALİST Tarafından Biyoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 19-12-2013, 11:28 AM
  2. kadını görünümünün evrimi..
    Guney Tarafından Sohbet ve Dedikodu Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 26-01-2013, 02:01 PM
  3. TÜBİTAK Evrimi Yasakladı!
    SOSYALİST Tarafından Biyoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 17-01-2013, 04:34 PM
  4. İnsanın evrimi-1
    tersinim Tarafından Bilim ve Astronomi Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 05-08-2010, 12:21 PM
  5. Bilginin evrimi...
    ayazoglum Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 05-05-2009, 11:21 PM
Yukarı Çık