Selam!

Bu mektûb, hâce Muhammed Mü’minin oğlu
Muhammed Sâdıka yazılmış olup,
vahdet-i vücûd/panteizm' i bildirmekdedir:


Allahü teâlâya hamd ederim.
Onun beğendiği, seçdiği kullarına selâmet
vermesini düâ ederim!


Soruyorsunuz ki, tesavvufcular, vahdet-i vücûd
söylüyor. Âlimler ise, bu söze küfr ve zındıklık diyor.
Hâlbuki, her iki taraf da Ehl-i sünnetdir.
Siz bu işe ne dersiniz?

Biliniz ki, Sôfiyye-i aliyyeden,

"Vahdet-i vücûd vardır ve herşeyde Hak teâlâyı
görüyoruz ve herşey Odur." diyen,

"herşey, Hak teâlâ ile birleşmiş,
O, herşeyden ayrı değil, herşeye benzer,
bu âlem ile berâber ve birlikde var oldu,
işte O görünüyor,"

gibi şeyler demek istemiyor.

Böyle söyleyen, kâfir olur, zındık, dinsiz olur.
Allahü teâlâ mahlûkları ile birleşik değildir.
Onların aynı değildir.
Onlara benzer değildir.
O hep var idi, hep öyledir.
Zâtında ve sıfatlarında, isimlerinde hiç değişiklik olmaz.
Birşeyi yaratmakla, bunlarda değişiklik olmaz.
O, hiçbir bakımdan mahlûklarına benzemez.
Onun varlığı, lâzımdır.
Ondan başkası, olsa da olur, olmasa da.
O büyüklerin,

"Herşey Odur" demeleri,
"Hiçbirşey yokdur. Yalnız O vardır," demekdir.

Meselâ, Hallâc-ı Mensûr, enelhak/ben Hakk'ım dedi.

Böylece,
"ben Hakkım, Hak teâlâ ile birleşdim"
demek istemedi.

Böyle diyen kâfir olur ve öldürülmesi lâzım olur.

Onun sözünün ma’nâsı,
"Ben yokum, Hak teâlâ vardır."demekdir.

Sôfiyye, herşeyi, Hak teâlânın isimlerinin ve
sıfatlarının görünüşü, onların aynası bilir.
Zâtın/kendisinin bunlarla birleşdiğini,
zâtında değişiklik olduğunu söylemez.

Meselâ,

"Bir insanın gölgesi, kendinden hâsıl oluyor.
Gölge, o kimse ile birleşmiş, onun aynıdır veyâ
o kimse inerek, o gölge şekline girmişdir,"

gibi şeyler söylenemez.

"O kimse, kendi kendinedir.
Gölge, onun bir görünüşüdür.
Bu kimseyi aşırı seven, gölgeyi filân görmez.
Ondan başka birşey görmez.
Gölge, o kimsenin aynıdır." diyebilir.

Ya’nî

"Gölge yokdur, yalnız o insan vardır." der.

Bundan anlaşıldı ki, sôfiyye, eşyâya,
Hak teâlâdan meydâna gelmişdir,
Hak teâlâ değildir diyor.

O hâlde, sôfiyyenin "Herşey Odur" sözleri,
"Herşey Ondandır" demekdir ki,
âlimler de böyle söylemektedir.
İki taraf arasında bir fark yokdur.
Yalnız şu fark vardır ki, Sôfiyye, eşyâya,
Hakkın görünüşü diyor.
Âlimler bunu söylemekden çekiniyor.
Eşyâ ile birleşmek, eşyânın içinde bulunmak
anlaşılmasın diye, bu sözü söylemiyor.

İmâm-ı Rabbânî/ MEKTÛBÂT
Cilt: 2 - 44. Mektub