+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
1. Sayfa, Toplam 4 123 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 31

Konu: Melamilik

  1. #1
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755

    Melamilik

    Melamilik (Melamiye) ya da Melametiye (ملامتيه) olarak anılır. Çoğu zaman bir tarikat kimliği gibi değerlendirilmesine karşın, Melamiler tarihte ve özellikle Osmanlı'nın son dönemlerinde tarikatlar ve hurafeci - durağan dini bakış açısına sahip din adamlarına karşı mücadele içinde olmuşlardır. Örneğin; Niyaz-i Mısri bu yüzden sürgün edilmiştir. Dolayısıyla, melamilik bir tarikat değil; Kur'an merkezli - dinamik bir bakış açısı ve duruş olarak öne çıkan tasavvufii bir yaklaşım tarzıdır. Tasavvufu İslam'ın "Batın (iç)" kısmı ve derinliği olarak kabul ederler. Dinin Zahiri (dış) emir ve yasaklarını "eksiksiz" ve "fazlasız" dosdoğru yerine getirmekle birlikte "Kâmil" insan olmak için her zaman ve her yerde Allah'ı zikretmek ve özellikle Allah'ın varlığı ve birliği ile ilgili itikadi konularda derin bilgi sahibi olmak gerektiğine inanırlar. Bu bilginin Kur'an-ı Kerim'de İlm-i Ledün olarak anıldığına işaret ederler ve "Muteşabih (benzetmeli)" ayetlerin tevilinin, kitabın aslı olan "Muhkem" sınırları içinde yapılması gerektiğini savunurlar. Onlara göre tasavvuf, bu açıdan sonradan ortaya çıkmış bir felsefi ekol değil, İslam'ın özünde keşfedilmeyi bekleyen "Gizli bir Hazine"dir. Melamilik, tarikat ve cemaatlerden farklı olarak belli bir kişinin kurduğu ve o kişinin adıyla anılan bir grup değil, yaratılış amacının zirvesi olan kâmil (olgun) insan ve kul olma niteliğidir.
    Tasavvuf derslerini aldıkları öğretmenlerine "Mürşid" derler. Mürşid'lerinden keramet veya doğaüstü güçlere sahip olmasını beklemezler. Onlara göre Mürşid sadece kapıyı gösterir, geri kalan sorumluluk öğrenciye (müride) aittir. Allah'ın her kişiye yakın olduğunu ve kişiyle Allah arasına Mürşid de dahil kimsenin giremeyeceğini savunmuşlardır. Mürşid ne kadar bilgin ve erdemli olursa olsun, o da diğer insanlar gibi kuldur ve kula ait niteliklerle anılması gerekir. Mürşid'lerinden ders ve sohbet şeklinde tahsil ettikleri ilim ve tavsiyelerinin ötesinde bir beklentiye sahip olmadan; Hidayet, Şefaat, Himmet, Tevbe gibi isteklerin yalnız Allah'a arz edilmesi gerektiğini savunurlar. Bu ilmin öğretmenleri de öğrencilerinden asla maddi bir karşılık talep etmemişlerdir. İlm-i Tevhid (Tevhid ilmi) olarak anılan bu derslerin neticesinde "Fenafillah" (Allah'da yok olmak) ve "Bekabillah" (Allah'la var olmak) mertebelerine ermeyi amaçlarlar.
    Melamilere göre, ilm-i tehvid veya ilm-i ledün, ilk insandan (Adem) son Allah dostuna (Hatem'ul Evliya) kadar taşınacak en yüce emanettir. Bu yüzden bu ilmi talep edenlere karşı çok seçici davranırlar. Sayılarının artmasını değil, emaneti taşıyabilecek nitelikli insana ulaşmayı hedeflerler.

    wikipedia

    Her kesim insanın aralarında yer aldığı melamiler, halkın arasında kendilerini gizlemeyi tercih ederler. Öyle ki, onlara çok yakın olanlar bile belki onların melami olduklarını bilmezler.
    [BALON]neden ?sakıncalımı acaba?[/BALON]

  2. #2
    Süper Aktif Üye kirmizigül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Nerden
    Istanbul, Turkey, Turkey
    Mesaj
    3.148
    Blog Mesajları
    22
    Rep Gücü
    18820
    Alıntı simqe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Melamilik (Melamiye) ya da Melametiye (ملامتيه) olarak anılır. Çoğu zaman bir tarikat kimliği gibi değerlendirilmesine karşın, Melamiler tarihte ve özellikle Osmanlı'nın son dönemlerinde tarikatlar ve hurafeci - durağan dini bakış açısına sahip din adamlarına karşı mücadele içinde olmuşlardır. Örneğin; Niyaz-i Mısri bu yüzden sürgün edilmiştir. Dolayısıyla, melamilik bir tarikat değil; Kur'an merkezli - dinamik bir bakış açısı ve duruş olarak öne çıkan tasavvufii bir yaklaşım tarzıdır. Tasavvufu İslam'ın "Batın (iç)" kısmı ve derinliği olarak kabul ederler. Dinin Zahiri (dış) emir ve yasaklarını "eksiksiz" ve "fazlasız" dosdoğru yerine getirmekle birlikte "Kâmil" insan olmak için her zaman ve her yerde Allah'ı zikretmek ve özellikle Allah'ın varlığı ve birliği ile ilgili itikadi konularda derin bilgi sahibi olmak gerektiğine inanırlar. Bu bilginin Kur'an-ı Kerim'de İlm-i Ledün olarak anıldığına işaret ederler ve "Muteşabih (benzetmeli)" ayetlerin tevilinin, kitabın aslı olan "Muhkem" sınırları içinde yapılması gerektiğini savunurlar. Onlara göre tasavvuf, bu açıdan sonradan ortaya çıkmış bir felsefi ekol değil, İslam'ın özünde keşfedilmeyi bekleyen "Gizli bir Hazine"dir. Melamilik, tarikat ve cemaatlerden farklı olarak belli bir kişinin kurduğu ve o kişinin adıyla anılan bir grup değil, yaratılış amacının zirvesi olan kâmil (olgun) insan ve kul olma niteliğidir.
    Tasavvuf derslerini aldıkları öğretmenlerine "Mürşid" derler. Mürşid'lerinden keramet veya doğaüstü güçlere sahip olmasını beklemezler. Onlara göre Mürşid sadece kapıyı gösterir, geri kalan sorumluluk öğrenciye (müride) aittir. Allah'ın her kişiye yakın olduğunu ve kişiyle Allah arasına Mürşid de dahil kimsenin giremeyeceğini savunmuşlardır. Mürşid ne kadar bilgin ve erdemli olursa olsun, o da diğer insanlar gibi kuldur ve kula ait niteliklerle anılması gerekir. Mürşid'lerinden ders ve sohbet şeklinde tahsil ettikleri ilim ve tavsiyelerinin ötesinde bir beklentiye sahip olmadan; Hidayet, Şefaat, Himmet, Tevbe gibi isteklerin yalnız Allah'a arz edilmesi gerektiğini savunurlar. Bu ilmin öğretmenleri de öğrencilerinden asla maddi bir karşılık talep etmemişlerdir. İlm-i Tevhid (Tevhid ilmi) olarak anılan bu derslerin neticesinde "Fenafillah" (Allah'da yok olmak) ve "Bekabillah" (Allah'la var olmak) mertebelerine ermeyi amaçlarlar.
    Melamilere göre, ilm-i tehvid veya ilm-i ledün, ilk insandan (Adem) son Allah dostuna (Hatem'ul Evliya) kadar taşınacak en yüce emanettir. Bu yüzden bu ilmi talep edenlere karşı çok seçici davranırlar. Sayılarının artmasını değil, emaneti taşıyabilecek nitelikli insana ulaşmayı hedeflerler.

    wikipedia



    [BALON]neden ?sakıncalımı acaba?[/BALON]
    tesekkürler simge. bu güzel konuyu bizlerle baylastigin icin emegine saglik
    barmaklariniz dayima güzellik ve böylesi barisci güzellikleri sunsun mürsidi
    kamil olmak herkese göre deyil saygi ve hürmetler.

  3. #3
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    makedonyalı - istanbul
    Mesaj
    96
    Rep Gücü
    0
    bildiğiniz, tanıdığınız melami var mı?
    kendilerinden dinlemenin daha yararlı olduğunu düşünüyorum.

  4. #4
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Alıntı peniel´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    bildiğiniz, tanıdığınız melami var mı?
    kendilerinden dinlemenin daha yararlı olduğunu düşünüyorum.
    merhaba!

    Siz varsiniz ya sn. peniel.
    Anlatin biz dinleyelim....

  5. #5
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    makedonyalı - istanbul
    Mesaj
    96
    Rep Gücü
    0
    Alıntı simqe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Melamilik (Melamiye) ya da Melametiye (ملامتيه) olarak anılır. .....

    Melamilere göre, ilm-i tehvid veya ilm-i ledün, ilk insandan (Adem) son Allah dostuna (Hatem'ul Evliya) kadar taşınacak en yüce emanettir. Bu yüzden bu ilmi talep edenlere karşı çok seçici davranırlar. Sayılarının artmasını değil, emaneti taşıyabilecek nitelikli insana ulaşmayı hedeflerler.

    wikipedia



    [BALON] neden ?sakıncalımı acaba?[/BALON]

    dergaha eğri odun bile getirmemiş. bu dergaha hiç eğri odun girmemiş demek değildir.
    ben, kahvehanede garsonluk yapan birini götürmedim, istemişti. baktım bardakları düzgünce
    yıkamıyordu.
    daha iyi anlaşılsın diye: tanrı istemiyor da ondan böyle.

    biz buraya girdikte ne oldu..
    yunus'un bir ilahisinde geçer: tanrıyı arar idim, buldum, buldum da ne oldu?
    tanrı bulmak var, başka bişi yok. bulmak bilmek demek. görmek demek, bilmek demektir.
    akıllar hep başka şeylere gidebiliyor.
    eğri odun, yunus'un kendisidir... burada anlatılmak istenen başka başka bir şeyler var.
    dergah: tanrının yanı, demek. oturulan kulübe değil. yunus'un bilgide ki yürüyüşüdür anlatılan

  6. #6
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755
    Alıntı peniel´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    bildiğiniz, tanıdığınız melami var mı?
    kendilerinden dinlemenin daha yararlı olduğunu düşünüyorum.
    Bende sizinle aynı fikirdeyim :))
    bildiğim bir tek siz varsınız,imzanızda var :))hani gizliyorlarmış ya kendilerini,
    siz neden açığa çıkardınız kendinizi? bu bir..
    ikincisi,melamilik hakkında bilgi edinmek isterim..
    sizi dinlemek keyifli olacak :))

  7. #7
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    makedonyalı - istanbul
    Mesaj
    96
    Rep Gücü
    0
    - gizlemek demek şu bedenleri gizlemek demek değil ki... konuşuyoruz ya neyi gizlediğimizi.

    - şimdi cumhuriyet var. şu an iran'da olsam gizlenirim tabi ki..

    söylendiği gibi anlamak yetmiyor.

  8. #8
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755
    Alıntı peniel´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    - gizlemek demek şu bedenleri gizlemek demek değil ki... konuşuyoruz ya neyi gizlediğimizi.

    - şimdi cumhuriyet var. şu an iran'da olsam gizlenirim tabi ki..

    söylendiği gibi anlamak yetmiyor.
    melamiler hakkında şöyle bir bilgi var elimde

    Her kesim insanın aralarında yer aldığı melamiler, halkın arasında kendilerini gizlemeyi tercih ederler. Öyle ki, onlara çok yakın olanlar bile belki onların melami olduklarını bilmezler.
    iken..siz neden kendinizi açığa çıkardınız?

  9. #9
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    makedonyalı - istanbul
    Mesaj
    96
    Rep Gücü
    0
    söyledim işte; o zaman cumhuriyet yoktu.

    örnek: muhammet nurul arabi gizlenmeden anlatmaya çalışmış.
    sonra padişaha şikayet etmişler "bu adam dine karşı çıkıyor"diye....
    en sonra da m.n. arabi konuyu örterek çıkmış oradan.
    melamiler kendilerini gizlememişler, gizlenmek zorunda kalmışlar.

    gizlenen melamileri de şikayet edenler yakınlarıdır. uzaktaki nereden bilecek?
    düşünün, insan düşüncesini ne kadar çok gizlemek zorunda kalıyor.

    hz muhammet ilk zamanlar neden gizli gizli yürüttü: tehlike vardı da ondan? aynı yöntem.

  10. #10
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755
    Alıntı peniel´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

    örnek: muhammet nurul arabi gizlenmeden anlatmaya çalışmış.
    sonra padişaha şikayet etmişler "bu adam dine karşı çıkıyor"diye....
    Siz dine karşımı çıkıyorsunuz?

Yukarı Çık