2. Sayfa, Toplam 3 BirinciBirinci 123 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 Toplam: 30

Şems-i Tebrizinin 40.Kuralı

islam (Müslümanlık) Kategorisi Tasavvuf Forumunda Şems-i Tebrizinin 40.Kuralı Konusununun içerigi kısaca ->> Selam! Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. “Aman sakın kendini” diye tembihler. Halbuki aşk ...

  1. #11
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    5.Kural

    Selam!

    Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır.
    Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını.
    “Aman sakın kendini” diye tembihler. Halbuki aşk öyle mi?
    Onun tek dediği : “Bırak kendini, ko gitsin!”
    Akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer.
    Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur.
    Ne varsa harap bir kalpte var!
    Sems-i Tebrizi

  2. #12
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    Şems-i Tebrizinin 16.Kuralı

    Selam!

    Kusursuzdur ya Allah, O’nu sevmek kolaydır.
    Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanları sevmektir.
    Unutma ki kişi bir şeyi ancak sevdiği ölçüde bilebilir.
    Demek ki hakikaten kucaklamadan ötekini,
    Yaradan’dan ötürü yaratılanı sevmeden,
    Ne layıkıyla bilebilir,
    Ne layıkıyla sevebilirsin.
    ŞEMS-İ TEBRİZİ

  3. #13
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    Sn.Rabia.

    Hepsini tek baslik yapmissiniz ama...
    Yazdigim kurallarin herbiri basli basina ayri BASLIKTIR.
    Tebrizi hocanin kitabini okursaniz bunu gorursunuz.
    Tek baslik yapinca bunlarin altlarinin
    Kitaptaki gibi doldurulmasi gerekir.
    Konulara tam hakim olmadan mudahele etmeyin lutfen.

    Ben bu basliklari sanki bir liste gibi yaziyorum.
    Umulur ki ogut alinir...

  4. #14
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    17.Kural

    Selam!

    Esas kirlilik, dışta değil içte, kisvede değil, kalpte olur.
    Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün,
    Yıkandı mı temizlenir, suyla arınır.
    Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış
    Haset ve art niyettir.
    ŞEMS-İ TEBRİZİ

  5. #15
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    19.Kural

    Selam!

    Başkalarından saygı, ilgi ya da sevgi bekliyorsan,
    Once sırasıyla kendine borçlusun bunları.
    Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değildir.
    Sen kendini sevdiğin halde dünya sana diken yolladı mı, sevin.
    Yakında gül yollayacak demektir.
    ŞEMS-İ TEBRİZİ

  6. #16
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    18.Kural

    Selam!
    Tüm kainat olanca katmanları ve karmaşasıyla insanın içinde gizlenmiştir.. Şeytan, dışımızda bizi ayartmayı bekleyen korkunç bir mahluk değil, bizzat içimizde bir sestir. Şeytanı kendinde ara; dışında, başkalarında değil. Ve unutma ki nefsini bilen Rabbini bilir. Başkalarıyla değil, sadece kendiyle uğraşan insan, sonunda mükafat olarak Yaradan’ı tanır.
    ŞEMS-İ TEBRİZİ

  7. #17
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    15. kural

    Selam!
    15. Allah, içte ve dışta her an hepimizi tamama erdirmekle meşguldur.
    Tek tek herbirimiz tamamlanmamış bir sanat eseriyiz.
    Yaşadığımız her hadise, atlattığımız her badire eksiklerimizi gidermemiz için tasarlanmıştır.
    Rab noksanlarımızla ayrı ayrı uğraşır çünkü beşeriyet denen eser, kusursuzluğu hedefler.


    ŞEMS-İ TEBRİZİ

  8. #18
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    11. Kural

    Selam!

    Ebe bilir ki sancı çekilmeden doğum olmaz, ana rahminden bebeğe yol açılmaz.
    Senden yepyeni ve taptaze bir “sen” zuhur edebilmesi için zorluklara, sancılara hazır olman gerekir.


    ŞEMS-İ TEBRİZİ

  9. #19
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Tasavvufu inkar edip bu yolun büyüklerine el ayak dil uzatanların değiştiğine bir alamet mi bunlar ?

  10. #20
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    Alıntı bziya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tasavvufu inkar edip bu yolun büyüklerine el ayak dil uzatanların değiştiğine bir alamet mi bunlar ?

    Büyüklerin Bazılarıyla Tevessül Caiz Mi?



    C. Birisi dese ki:

    "Bilâkis ben, hepsiyle değil de, büyük yaratıklardan bazılarıyla, meselâ bir kısım peygamberlerle yemin ederek veya onlarla tevessül ederek Allah'a istekte bulunabilirim. Nitekim bazı âlimler, böyle bir yemini, yahut da diğerlerine değil de sadece peygamberlere ve salihlere yemini caiz görmüşlerdir."

    Ona deriz, ki:

    Yaratıklardan bazıları her ne kadar diğerlerinden daha üstün ve şerefli iseler de, bunların hepsi, hiçbir şekilde Allah'a eş tutulmamak, kendilerine ibadet edilmemek, tevekkül olunmamak, korkulmamak, kendileri için oruç tutulmamak; secde edilmemek ve yönelinmemek bakımından müsavidirler. Hiçbir mahlûka yemin edilmez.

    Nitekim, sahih hadiste sabit olduğu üzere Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem):

    "Kim yemin edecekse Allah'a yemin etsin, yahutta sussun" (Buhârî, Şehâdât 26, Eymân 4; Müslim, Eymân 3) buyurmuştur.

    Yine Resûlüllah (sallallahu aleyhi ve sellem):

    "Allah'tan başkasına yemin etmeyin" buyurmuşlardır.

    Sünen'lerde de, Hz. Peygamberin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

    "Kim Allah'tan başkasına yemin ederse, müşrik olmuştur" (Tirmizi, nüzûr 9; Dârimî, nüzûr 6)

    Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'den sabit olan sarih ve sahih naslar, yaratılmışlardan herhangi birine yemin etmenin caiz olmadığını ifade etmektedir. Bu hususta meleklerle peygamberler, salihlerle başkaları ve bir peygamberle bir diğeri arasında fark yoktur.

    Evet, Allah Teâlâ, ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, ortak koşulmalarının kötü bir şey olması hususunda bütün yaratıkları aynı seviyede tutmuştur. Buyurmuştur ki:

    "Allah'ın kendisine kitap, hüküm ve nübüvvet verdiği insanoğlunun: "Allah'ı bırakıp da bana kul olun" demesi düşünülemez. Fakat kitabı öğrettiğinize ve okuduğunuza göre: "Rabbaniler olun" der."

    "(Hiçbir rasul) melekleri ve nebileri rabler edinmenizi size emretmez. Sizler müslüman olduktan sonra, kafir olmanızı mı emredecek(ler)?" (3 ÂI-İ İmrân 79-80)

    "Müşriklere de ki: "Allah dışında ilah olduklarını sandığınız putları imdada çağırınız bakalım. Onlar, başınızdaki belayı ne giderebilirler ve ne de başka birine aktarabilirler."

    "İmdada çağrılan bu ilahların Allah'a en yakın olanları dahil olmak üzere hepsi Allah'a yaklaşmanın yolunu (Rablerine yaklaşmak için bir vesile) ararlar. O'nun rahmetini diler ve azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı korkunçtur." (17 İsrâ 56-57)

    Seleften bir taife demiştir ki:

    "Birtakım kimseler vardı; bunlar Hz. Mesih, Uzeyr Aleyhisselâm ve Melâike-i Kirama dua ediyorlardı. Bunlar hakkında Allah Teâlâ buyurdu ki:

    "Sizin kendilerine dua (niyaz ettiğiniz bu varlıklar benim kullarımdır. Onlar da sizin gibi benim rahmetimi umar, azabımdan korkar ve bana yaklaşmanın yollarını ararlar..."

    Allah Teâlâ:

    "Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse ve Allah'tan korkup O'ndan sakınırsa, işte "kurtuluşa ve mutluluğa" erenler bunlardır." (24 Nûr 52). buyurmakla;

    "İtaatin" Allah'a ve Resulüne yapılacağını; Peygambere itaat edenin gerçekte Allah'a itaat ettiğini açıklamış, korkma (haşyet) ve sakınmanın (ittika) yalnızca Allah'tan olacağını beyan etmiş, fakat hiç bir mahlûktan "korkup sakınmayı" emretmemiştir.

    Yine:

    "Eğer onlar, Allah'ın ve Resulünün verdiklerine hoşnut olsalardı ve: "Bize Allah yeter; Allah pek yakında bize lûtfundan / fazlından verecek, O'nun Resulü de. Biz gerçekten ancak Allah'a rağbet edenleriz (Allah'a yönelmişleriz)" deselerdi (ya) !.." (9Tevbe 59)

    Ve :

    "Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya-devam et.

    "Ve (her işinde) yalnızca Rabbine rağbet et." (94 İnşirah 7-8) buyurarak, onların, Allah ve Resulünün kendilerine verdikleriyle hoşnut olmaları ve:

    "Bize Allah yeter; Allah pek yakında bize lûtfundan / fazlından verecek, O'nun Resulü de. Biz gerçekten ancak Allah'a rağbet edenleriz (Allah'a yönelmişleriz)" demeleri gerektiğini açıklamıştır.

    Burada:

    "Allah ve Resulünün verdiğiyle hoşnut olmaktan" bahsetmişse bu:

    Resulün, Allah'ın emir ve nehiylerini, helâl ve haramlarını, mükâfat ve cezalarını tebliğ etmede bizimle Allah arasında vasıta olmasındandır.

    - Helâl, Allah ve Resulünün helâl kıldığı,

    - Haram Allah ve Resulünün haram kıldığı,

    - Din de Allah ve Resulünün teşri (meşru) kıldığı (yasa ve şeriat olarak kabul ettiği) dır.

    Bunun içindir ki, Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

    "Resul size ne verdiyse onu alın; sizi neden nehyettiyse onu bırakın" (59 Haşr 7)

    Dolayısıyla, hiç kimse, Allah ve Resulünün helâl kıldığı mallar dışında bir şey alamaz.

    Yine, "fey", "ganimet" ve "zekât" gibi kendisinin de müşterek olduğu mallardan alma hakkına sahip değildir. Allah ve Resulünün, kendisine o mallardan hakkı kadar verdiğine razı olmak zorundadır. Ondan fazlasını isteyemez.

    Şurasına dikkat edilmeli ki, yukarıdaki âyet-i kerimede:

    "Bize Allah yeter, demeliydiler" (9Tevbe 59) ifadesi yer almakta, fakat:

    "Bize Allah ve Resulü yeter demeliydiler" denilmemektedir.

    Çünkü; "hasb": "yeten, kâfî gelen" demektir. Mü'min kullarına ise, ancak ve yalnız Allah yeter.

    Nitekim :

    "Ey Peygamber, sana ve beraberindeki müminlere Allah yeter" (8 Enfâl 64) buyurulmaktadır.

    Bu âyetin, selef ve halef âlimlerinin cumhurunca kabul edilen sahih mânası budur. Bu hususu başka bir yerde açıklamıştık.

    Allah, Peygambere ve O'na tabî olanlara kâfidir. Dolayısıyla, kim peygambere tabî oluyorsa, Allah ona yeter; o kimsenin hidâyete erdiricisi, yardımcısı ve rızık vericisi Allah'tır. Üzerinde durduğumuz âyette:

    "Allah pek yakında bize lûtfundan / fazlından verecek, O'nun Resulü de." (9 Tevbe 59. "Resulü de verir" ifadesinden anlaşılması gereken şey, "ganimet'tir." (Nesefî Tefsiri, cilt 1, s. 131). buyuruluyor ve Allah ve Resulünün vermesinden bahsediliyor.

    Fakat, " fazl" lâfzı, Allah lâfzından hemen sonra ve Allah lafzıyla Resul kelimesi arasında zikrediliyor; çünkü "fazl" (lütuf) ancak ve yalnız Allah'ındır.

    Nihayet âyet:

    "Bizler yalnız Allah'a rağbet edenleriz / yönelenleriz" diye bitiyor.

    Ve "rağbet" (yönelme, bağlanma), ne peygambere ve ne de yaratıklardan herhangi birine değil de, ancak Allah'a nisbet ediliyor.

    Anlaşılmıştır ki:

    Allah Teâlâ, bu hükümlerde bütün yaratılmışları eşit kılmış; peygamber olsun, melek olsun hiç kimseye yemin, tevekkül, rağbet, korku (haşyet) ve sakınma (ittika) edilemeyeceğini belirtmiştir.

    İbn Teymiyye Külliyatı 1

Benzer Konular

  1. şems...
    Ma-i Nisan Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 9
    Son mesaj: 23-02-2012, 12:35 AM
  2. Mevlana ve Şems: İlk Karşılaşma
    mopsy Tarafından Tasavvuf Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 06-08-2010, 08:16 AM
  3. Şems-i Tebrizî Bir Gün...
    sevmekesas Tarafından Tasavvuf Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 24-05-2010, 05:06 PM
  4. Kimdir bu şems ???
    celik_suat Tarafından Tasavvuf Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 10-03-2010, 02:22 PM
  5. ŞEMS-İ TEBRİZİ'NİN ESERİ (Makalat)
    İnci Tarafından Tasavvuf Foruma
    Yorum: 26
    Son mesaj: 20-11-2009, 03:37 PM
Yukarı Çık