11. Sayfa, Toplam 12 BirinciBirinci ... 9101112 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 101 ile 110 Toplam: 115
  1. #101
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    60. ŞEYTANIN DÜŞMANLIĞI


    O düşman yok mu, o düşman? Sizin atanıza da kin güttü de onu en yüce makamdan (edip), zindana attırdı.

    Gönül satrancının şahını bile mat etti; onu cennetten çıkarıp belâlara uğrattı, maskara etti.

    O hasetçi, bizim anamızın, babamızın tâcını tahtını bile ek çabukluğuyla kapıverdi.

    Onları, oracıkta, çırılçıplak, ağlayıp inler bir halde hor hakir bırakıverdi. Âdem, yıllarca zarı zarı ağladı.

    Ey balçığa tapanlar, onun şerrinden amanın aman! Onun kafasına “La havle” kılıcını vurmaya bakın!

    Pusudan sizi görüp durur, fakat siz onu görmezsiniz, gaflet etmeyin sakın!

    Kendine gel, şeytan sana “Babasının canı” der; bu suretle o lâin, seni aldatır.

    Çünkü o kadar çok oyunlar bilir ki, senin boğazında bir çöp gibi kalakalır!

    Onun çöpü boğazlarda durur. O çöp nedir? Mevki ve mal sevdası.

    Şeytan, (insanları) azgınlık yoluna götürmede ısrar eder. Mürşid ise doğru yola götürmede…

    Bu atalar sözü, âlemde söylenir durur: “Şeytanın canı azapta gerek.”

    Şeytan, birisini kerem sahiplerinden ayırırsa onu kimsiz, kimsesiz bir hale kor, o halde bulununca da başını yer, mahvedip gider.

    Şeytanla melek, gayb perdesi ardında gizlice kötülükle iyiliği sana gösterir.

    Ancak gözünün önünden gayb perdesi kalkarsa seni hayra, şerre sevk edenlerin yüzlerini görürsün.


    (III/2848, 2849, 2852, 2853, 2856, 2857, II/128, 131, 132, IV/3589, VI/2363, II/2165, V/2989, 2990)

  2. #102
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    61. ŞÜKÜR


    Allah’a şükretmek herkesin boynunun borcudur. Kavga etmek, suratını ekşitmek, “şükür” değildir.

    Kendinize gelin de şu kereme bakın! Bir şükre karşılık bu kadar nimeti kim verir?

    Bir koku alıp da şükrünü eda etmeyen, küfrân-ı nimette bulunur ve kendi burnunu yitirir.

    Şükür, nimetin canıdır, nimetse deriye benzer. Çünkü seni Sevgiliye kadar ulaştıran şükürdür.

    Nimet, insana gaflet verir; şükürse uyandırır. Padişahın şükür tuzağıyla nimet avla!

    Şükretmeyenden güzellik de kaybolur, hüner de, sanat da. Artık bir daha ondan bir eser bile görünmez.

    O küfür inadı, maymun âdetidir. Şu hamd ve şükür ise Peygamberin yoludur.

    Nimet ve ihsanlarına karşılık Allah’a şükret, fakat sana ihsan eden kişiye de şükret, onun adını da an!

    Allah kıyamet günü kuluna “Ne getirdin, sana verdiğim nimetlere karşılık ne yaptın?” der.

    Kul der ki: “Yârabbi! Sana candan ve gönülden şükrettim. Çünkü o rızık ve ekmek, asıl-esas bakımından sendendi.”

    Allah der ki: “Hayır! Sana bağışta bulunan kişiye şükretmediğin için, bana da şükretmedin.

    Bir kerem sahibine zulmettin, sitemde bulundun. Halbuki onun yüzünden benim nimetlerime nâil olmadın mı?”

    Şükret ve şükredenlere köle ol; onların huzurunda öl de ebedîlik bul!


    (I/1525, III/2672, I/442, III/2896, 2897, V/997, VI/1829, 3256, 3259-3262, I/443)

  3. #103
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    62. TAHKİK VE TAKLİT


    Yüz binlerce taklit ve istidlâl ehlini, pek cüzî bir vehim, şüpheye düşürür.

    Çünkü taklitleri de istidlâlleri de, hattâ bütün kolları, kanatları da zanla kaimdir.

    Taklit, her iyiliğin afetidir. Sağlam bir dağ bile olsa hakikaten samandan ibarettir.

    (Mukallit) kıldan ince söz söylese bile gönlünün, o sözden haberi olmaz.

    Taklide düşen ney gibi feryat eder, ama o feryadı ancak dinlemek isteyen içindir.

    Söz söylerken ağlasa bile habîsin maksadı, ancak tamahtır.

    Ağlar da yanık sözler söyler. Fakat kendisinde yanan yürek nerde, yırtılan etek nerde?

    Muhakkikle mukallit arasında çok fark vardır. Bu Davut gibidir, öbürü ses gibi!

    Bunun sözleri yanıklıktan doğar, öbürüyse söylenmiş köhne sözleri belleyip nakleder.

    Taklit bilgisi, satış içindir. Bu bilgi sahibi, müşteri buldu mu, bilgisini güzelce satar.

    Fakat hakikat bilgisine müşteri Allah’tır. O bilgi sahibinin pazarı daima işler, daima parlar.

    Gök ol, bulut ol, yağmur yağdır. Oluk da yağmur yağdırır ama, faydası yok.

    Gerçi dünyanın değeri taklittir ama, her mukallit de sınanmada rüsvay olur.


    (I/2125, 2126, II/484, 486, 490-494, 3265, 3266, V/2490, 4053)

  4. #104
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    63. TEDBİR

    Akıllı o kişidir ki, dostlarının ölümünden ibret alır.

    Allah’a şükürler olsun ki, bizi (dersler çıkaralım diye) helâk olan kavimlerden sonra getirdi!

    Padişahlar padişahı, safâ denizi Peygamber ne güzel buyurmuştur:

    “Cahilin sonradan göreceği şeyi akıllı kişiler önceden görür.”

    İşlerin sonucu, başlarda gizlidir; ama akıllı kişi sonunu önceden görür.

    Günaha dalıp, bunda ısrar eden kişi ise ancak iş ortaya çıkınca görür, anlar.

    Madem ki ayıbı görmüyorsun, bari ihtiyatı elden bırakma, sele verme be hey inatçı!

    İhtiyat nedir? Her an, ansızın gelebilecek bir belâyı görmek

    Uçan kuşun tuzağı görmeyip hapse düşmesine şaşılmaz.

    Şaşılacak şudur ki, hem tuzağı görür, hem çiviyi görür de yine o tuzağa yakalanır;

    Gözü açık, kulağı açık, tuzak önde... Yine de kendi kanadıyla tuzağa doğru uçar!

    İhtiyar, akıl ihtiyarıdır oğul! Adam saçın, sakalın ağarmasıyla adam olmaz.

    İblisten daha ihtiyar kim var? Fakat aklı olmadığı için hiçbir şeye yaramaz.

    Saç ağarması, ancak gözü bağlı ve dar görüşlü kişiye göre olgunluk alâmetidir.

    İhtiyatta bulun, bu zehirli otu yeme! İhtiyata riâyet, peygamberlerin kuvvetinden, nûrundandır.


    (I/3114, 3117, III/2196, 2197-2201, 1647-1649, IV/2163, 2164, 2166, III/214)

  5. #105
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    64. TEFEKKÜR

    Kardeş, sen ancak o düşünceden ibâretsin. Geri kalan varlığın ise kemik ve deriden başka bir şey değildir.

    Düşüncen mânevî, varlığın gülse, gül bahçesisin; dikense, külhana lâyıksın.

    Şu sayısız halka bak, hepsi de yeryüzünde bir düşüncenin (peşinde) sel gibi akmada.

    Halk, o düşünceyi küçük ve ehemmiyetsiz görür ama, sel gibi cihanı suya boğar, alıp götürür.

    Evlerin, köşklerin, şehirlerin, dağların, sahraların, nehirlerin hep ondan meydana geldiğini;

    Denizdeki balığın denizin vücûduyla yaşadığı gibi, karanın, denizin, güneşin, göğün fikirle diri bulunduğunu görüyorsun da,

    Neden körleşip ahmaklık ediyorsun? Neden sence, ten Süleyman gibi oluyor da fikir karınca gibi?

    Neden gözüne dağ büyük görünüyor da fikri fare gibi küçük, dağı kurt gibi büyük sanıyorsun.

    Fikir ona derler ki bir yol açsın; yol ona derler ki önüne bir padişah çıkagelsin.

    Kötü düşünceyi de zehirli tırnak bil. Bu tırnak, derinleştikçe can yüzünü tırmalar.

    Gönülden de fikirler biter, gönlün nebatatı da fikirlerdir. Bu fikirler de gönüldeki sırları gösterir.

    Zikir, fikri titretir, harekete getirir. Zikri bu donmuş fikre güneş yap!


    II/277, 278, 1032, 1033, 1035-1038, 3207, V/0558, IV/1318, VI/1476)

  6. #106
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    65. TEVAZU VE KİBİR


    Akıl ve zekâyı keskinleştirmek (çıkar) yol değildir; padişahın fazl u ihsânı, (gönlü) kırık kimselerden başkasını kaplamaz.

    Çirkin ve sarı bir yüzün, nazı da çirkindir. Gözün hem kör, hem de hastalıklı oluşu müşküldür.

    Baharların tesiriyle taş yeşerir mi? Toprak ol ki renk renk çiçekler bitiresin.

    Şükret, mağrur olma, ululanma; kulak ver, kendini hiç önemseme!

    Bu ululuk (kibir), bil ki zehirli bir şaraptır. O şarapla (ancak) aptal kişi sarhoş olur.

    Bu bizlik, benlik (davası), halkın merdivenidir. Halk, sonunda bu merdivenden düşer!

    Kim merdivenin daha üstüne çıkarsa daha aptaldır. Çünkü düşünce onun kemikleri daha beter kırılır!

    Hz. Âdem’in işlediği küçücük kusur, midesi ve şehveti yüzünden oldu. Fakat İblisin suçu, ululuktan ve mevki yüzündendi.

    Âdem, çabucak tövbe etti; o melûn ise tövbe etmeye tenezzül etmedi.

    Haddini bil de yukarılarda uçma. Uçma da kötülük çukuruna düşme!

    Halk, makam ve derece için aşağılıklara katlanır, bayağı hallere düşer; yücelik ümidiyle horluktan lezzet alır, hoşlanır!

    On günlük yücelik için zillet çekerler; gam ve kederle boyunlarını iğ gibi ipince bir hale korlar.

    Böbürlenerek başlar kıran kişiye ne Allah’ın merhameti nasip olur, ne halkın!


    (I/0532, 1907, 1911, 3257, IV/2747, 2763, 2764, V/520, 521, 2396, II/1104, 1105, IV/1850)

  7. #107
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    66. TÖVBE VE İSTİĞFAR


    Hakk’ın kapısı rahmet ve keremlerle dopdoludur. Varlık da O’na âşıktır, yokluk da.

    Tövbeye bir parlaklık gerekir; tövbeye de bir şimşek, bir bulut şart!

    Gönül şimşeğiyle iki göz bulutu olmadıkça tehdit ve hışım ateşi nasıl yatışır?

    Atandan öğrensen ya; Âdem, suç işleyince hemencecik eşiğe geldi;

    O gizli sırları bilen Allah’ı hâzır nâzır ve gördü de, iki ayak üstüne durup suçunun affedilmesini dilemeye koyuldu.
    (Ama) dikkat et de “Tövbe eder, Allah’a sığınırım” diye cürümde bulunma, günah işleme!

    Tövbenin batı tarafında bir kapısı vardır, kıyamete kadar açıktır.

    O kapı, güneş batıdan doğuncaya dek açık kalacaktır; o kapıdan yüz çevirme!

    Cennetin Allah rahmetine binâen sekiz tane kapısı var ey oğul! O sekiz kapıdan biri de tövbe kapısıdır.

    Öbürlerinin hepsi de bazen açılır, bazen kapanır; fakat tövbe kapısı hep açıktır.

    Tövbesiz ömür, baştanbaşa can çekişmedir. Hazır olan, kaçınılmayan ölüm, Allah’tan gafil olmaktır.

    Ömür geçtiyse kökü bu demdir, tez ömür ağacını tövbe suyuyla sula!

    Tövbe atı acayip bir attır. Bir anda şu aşağılık âlemden ta göğün üstüne kadar sıçrayıp çıkar.


    (I/2445, II/1653, 1655, IV/324, 325, II/1652, IV/2504-2507, V/770, 2222, VI/0464)

  8. #108
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    67. USTA VE ÇIRAK



    Dikkat et de bak! Bizim bu aklımız, hiçbir sanatı, usta olmadan öğrenebiliyor mu?

    Hile ile kılı kırk yarar ama, usta olmadıkça hiçbir sanatı elde edemez!

    Sır bilen ve haberdar olan üstada serkeşlik edersen, kabiliyetten de olursun!

    Usta, hangi sanatta ün yapmışsa çırağı da o sanatta ilerler, meşhur olur.

    Fakih üstadının yanındaki (öğrenci) da usûl okumaz, fıkıh tahsil eder.

    Gramer hocasının talebesi de gramerci olur.

    Hakikat yolunda yok olan üstadın talebesi ise, onun sayesinde Allah’ta yok olur, yokluğa erişir.

    Nerede bir çıplak, bir yoksul görürsen bil ki, o da ustadan kaçmıştır.

    Dünyada kim ustadan kaçarsa talihinden kaçar; bunu böyle bil!

    Ticarette olgunlaşmamışsan, yalnız başına dükkan açma; yoğrulup ustalaşıncaya kadar birinin emri altına gir!

    Bilgisiz kişi hocadan utanır, kalkar gidip yeni bir dükkân açar.

    Ustana danışmadan açtığın o dükkân bil ki, kokmuş bir dükkândır. (…)

    Ustadan sanatın dış yüzünü gördün, sevine sevine ustalığa kalkıştın.

    Ustaya müracaat etmeksizin sanat öğrenip, dükkan açan kişi şehirde de alay konusu olur, köyde de!


    (IV/1298, 1299, 3350, I/2829, 2831-2833, II/2588, 2591, 3455, VI/2364, 2365, V/1422, III/590)

  9. #109
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    68. VAHDET VE TEK RENKLİLİK


    Zehirden ve şekerden vazgeçmedikçe nasıl vahdet ve birlikten koku alabilirsin?

    Sen, sıkı sıkıya ben’e, biz’e yapışmışsın. Bütün bu bozuk düzenler, bütün bu perişanlıklar, ikilikten meydana çıkıyor.

    İki deme, iki bilme, iki çağırma. Kulu, efendisinde yok olmuş bil!

    Bâkî renk, ancak Allah’ın rengidir. Ondan başka renkler, bil ki çan gibi iğreti ve takmadır.

    Birlikteki bu tek renklilik, insana usanç ve sıkıntı veren tek renklilik değildir. Belki o tek renk, deniz gibidir; ona dalanlar da balık gibi neşe içinde yaşamaktadırlar.

    Karada gerçi binlerce renk bulunur ama, balıkların kurulukla savaşı vardır.

    Misal olarak söylenen balık kimdir, deniz nedir ki yüce ve ulu padişah ona benzesin!

    Varlık alemindeki yüz binlerce denizler ve balıklar, o ikram ve ihsan huzurunda secde ederler.

    Zehirden de, şekerden de geçmedikçe vahdet bahçesinden nasıl kokular alabilirsin?

    Hocam, şaşı göz, bil ki tek göremez.

    Bu ikilik, şaşı gözün görüşüdür. Yoksa evvel, âhirdir, âhir de evvel.

    O duygularla birlik âlemini bil, eğer birlik âlemini diliyorsan o tarafa yürü!


    (I/0498, 3012, VI/3215, 4711, I/502-505, 498, IV/2395, VI/819, I/3099)

  10. #110
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    69. VELİLER


    “Allah gölgeyi nasıl uzattı” (âyeti) evliyanın nakşıdır. Çünkü velî, Allah güneşinin nuruna delildir.

    Bu yolda bu delil olmaksızın yürüme; Halil Peygamber gibi “Ben batanları sevmem” de!

    Velîlerde Allah’tan öyle bir kudret vardır ki, atılmış oku bile yoldan geri çevirirler.

    Allah, velîleri, âlemlere rahmet olmak üzere yeryüzüne getirmiştir.

    Hayvanlık mertebesi, nasıl insanlığa esir ve mağlupsa, bil ki;

    İnsanlık mertebesi de Hakk’ın velilerinin elinde hayvan gibi mağluptur.

    (Velî) kendi varlığından geçmiş, Allah ile dirilmiştir. Onun için ilâhî sırlar, onun iki dudağının arasından çıkıp durmadadır.

    Her seçilmiş erin ayak bastığı toprağı, gözüne sürme gibi çek; o toprak gözünü hem yakar, hem aydınlatır.

    Madem ki sen ne dalgıçsın, ne de denizci, aklına uyup da kendini denize atma!

    Uyanık ol ki, velîler ‘zamanın İsrafili’dirler. Ölüler, onlardan can bulur, gelişir.

    Allah’ın doğruluk makamında oturanlar, orayı yurt edinenlerin derecesi arştan da yücedir, kürsüden de, boşluktan da.

    Gaybı adamakıllı bilen Allah’ın has kulları, can âleminde kalp casuslarıdır.

    Allah ile oturup kalkmak isteyen kişi veliler huzurunda otursun.

    Onların cisimlerini nurla yoğurdular; onlar bu yüzden ruhu da geçtiler, meleği de.


    (I/425, 426, 1669, III/1804, I/2494, 2495, III/3364, IV/3375, I/1607, 1930, 3499, II/1478, 2163, III/8)

Benzer Konular

  1. Prn degil MESNEVI
    mopsy Tarafından Tasavvuf Foruma
    Yorum: 71
    Son mesaj: 18-10-2012, 10:01 PM
  2. Mesnevi'nin İlk 18 Beyiti
    mopsy Tarafından Tasavvuf Foruma
    Yorum: 12
    Son mesaj: 16-10-2011, 11:32 PM
  3. Mesnevi'den Erotik Hikayeler
    Kadim Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 7
    Son mesaj: 05-10-2009, 07:13 PM
  4. Mesnevi 20 dile çevrilecek
    SAHARAY Tarafından Felsefe Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 05-10-2008, 08:06 PM
  5. Mesnevi
    KANUNİ Tarafından Tasavvuf Foruma
    Yorum: 59
    Son mesaj: 19-01-2008, 12:45 AM
Yukarı Çık