10. Sayfa, Toplam 12 BirinciBirinci ... 89101112 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 91 ile 100 Toplam: 115

Mesnevi ( Mevlana )

islam (Müslümanlık) Kategorisi Tasavvuf Forumunda Mesnevi ( Mevlana ) Konusununun içerigi kısaca ->> 50. ÖZGÜRLÜK Ey oğul; bağı çöz, özgür ol! Ne zamana kadar altın ve gümüşün esiri olacaksın? Ateşten kurtuldun mu bu ...

  1. #91
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    50. ÖZGÜRLÜK

    Ey oğul; bağı çöz, özgür ol! Ne zamana kadar altın ve gümüşün esiri olacaksın?

    Ateşten kurtuldun mu bu kurtuluşun şükrü, bir daha yem olan yere hiç uğramamandır.

    Uğrama da şükrettikçe Allah sana tuzaksız, düşman korkusundan uzak bir nimet ihsan etsin.

    Allah’ın sizi azad etmesine karşılık şükretmeniz, O’nun nimetlerini anmanız gerek!

    Can ayağından ten bukağısını çıkar da meclis, etrafında dönüp dolaşsın.

    Hasislik zincirini elinden, boynundan at, eski felekte yeni bir baht bul!

    Kuşa, kafesi bırakıp uçmak nasıl hoş, nasıl tatlı gelirse bana da ölmek ve bu yurttan göçmek öyle hoş, öyle tatlı gelir.

    Bahçeye konan kafesteki kuş, gülleri, ağaçları görür.

    Dışarıda, kafesin çevresinde ötüşen kuşlar, hürriyete ait güzel güzel hikayeler söylerler.

    Kafesteki kuş, onları duyar, o yeşilliği görür de ne iştahı kalır, ne sabrı, ne kararı!

    Başını kafesin her deliğinden çıkarır durur. Ayağındaki bağdan kurtulmak ister.

    Dallar ve yapraklar da, toprak hapsinden kurtulunca başlarını kaldırıp, rüzgâra arkadaş olurlar.

    Ey ikbal nöbetine erişen! Kendine gel, sevinme! Sen nöbette geçicisin, özgürlük taslama!

    Bir zamancağız şu hileyi, düzeni bırak da ölümden önce birkaç solukluk zaman da hür yaşa!


    (I/19, III/2880-2882, II/1948, 1949, III/3951-3955, I/1341, 1369, VI/4444)

  2. #92
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    51. PEYGAMBERLER


    Dünya büyücüsü, pek bilgiçtir. Onun büyü ipini çözmek herkesin harcı değildir.

    Eğer akıl, onun bağladığı düğümü çözebilseydi Allah peygamberleri yollar mıydı?

    Her insan, Allah’ın faziletine, ihsanına erişebilseydi Allah bunca peygamberi gönderir miydi?

    Her peygamberin, her velinin bir mesleği, bir usûlü vardır; fakat hepsi seni Hakk’a ulaştırdığına göre bunlar birdir.

    Peygamberler Hakk’ın emirlerini halka bildirirler, bunun için alacağı ücreti de bizzat Allah verir.

    Peygamberler gelmeden önce Mü’min-kâfir, hak-bâtıl zâhiren hepsi bir görünmekteydi.

    Âlemde kalp akçayla sağlam akça bir yürümekteydi. Çünkü ortalık tamamıyla geceydi, biz de gece yolcularına benziyorduk.

    Allah, mihnet ve ıstırapla hasetler meydana çıksın diye Peygamberleri vasıta kıldı.

    Peygamberler, gizli şeyi bilip seni de o şeyden agâh eden adamlardır. Onlar, cihan halkının görmediği şeyleri görmüşlerdir.

    Peygamberlerin bizim üstümüzde hakları çoktur; çünkü bizim sonumuzdan haber vermişlerdir.

    Onlardan daha öğütçü, daha güzel sözlü kim vardır? Nefesleri taşa bile tesir eder.

    (Fakat) belâların çoğu peygamberlere gelir. Çünkü ham kişileri yola getirmek zaten bir belâdır.

    Bu yüzden peygamberler eziyetlere, zahmetlere uğradılar. Onların çektikleri meşakkat, bütün cihan halkının çektiği meşakkatten daha üstündü, daha fazlaydı.


    (IV/3196, 3197, 3318, I/3086, III/2931, II/285, 286, 811, III/2960, VI/3770, V/1534, IV/2009, 100)

  3. #93
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    52. RIZIK


    Bu âlemde binlerce canlı, sıkıntısız hoş bir halde yaşamakta, geçinip gitmektedir.

    Üveyk kuşu, geceki rızkı henüz meydanda olmadığı halde, ağaçta Hakk’a şükreder.

    Bülbül “Ey duaya icabet eden Mevlâ! Rızık hususunda i’timadımız sana” diye hamd eyler.

    Böylece sivrisinekten tut da file kadar bütün mahlûkat Hakk’ın ailesidir; Hak da ne güzel aile reisi!

    Rızık yiyen boğaz kesildi mi “Onlar Rab’lerinden rızıklanır, ferahlar” nimeti hazmedilir.

    Gönlüne geçim kaygısını az koy! Sen kapıda oldukça rızkın da azalmaz.

    “Rızkınız gökyüzündedir” âyetini duymadın mı? Neden bu aşağılık yere saplanıp kaldın?

    Kendinize gelin; O’ndan isteyin, başkasından değil; suyu denizde arayın, kuru derede değil!

    Açlık korkusunda, bu titreyiş de nedir? Allah’a dayanmakla tok yaşanabilir pekalâ!

    Doğan, rızkını padişahın elinden umduğu için bütün pis şeylerden ümidini kesmiştir.


    Hikâye
    Dünyada yemyeşil bir ada vardı; orada da yalnız başına obur bir öküz yaşardı.

    Akşama kadar bütün ovada otlar, doyar; semirip şişerdi.

    Gece olunca “yarın ne yiyeceğim” diye düşünceye dalar, bu düşünce onu dertlendirirdi...

    Sabah olunca ova yine yeşermiştir. Yeşillik, çayır, çimen, ta bele kadar büyümüştür.

    Öküz, öküz açlığına tutulmuştu; akşama kadar tekrar bütün ovada baştan başa otlar, bitirirdi.

    Derken akşam oldu mu tekrar açlık korkusuna düşer; bu korkuyla titremeye başlar, yine korkusundan zayıflardı.

    “Yarın yayım zamanı ne yiyeceğim, ne edeceğim?” diye düşünür dururdu. Yıllardır, o öküz bu haldeydi işte.

    “Bunca yıldır bu yeşilliği otlar, bu çimenlikte yayılırım.

    Hiçbir gün rızkım azalmadı. Bu korku nedir, bu gönlümü yakıp yandıran gam nedir?” diye düşünmez bile.

    İşte nefis, o “öküz”dür, yeşil ova da “dünya”. Nefis ekmek korkusu ile daima zayıflar durur.

    Sen nasıl rızka düşkün bir âşıksan, rızık da sahibine öyle düşkün bir âşıktır.

    Dilesen de dilemesen de rızkın, senin aşkınla koşa koşa gelir, sana ulaşır.


    (I/2291-2293, 2295, 3872, II/0454, 1956, IV/1182, V/2854, I/2294, Hikâye: V/2855-2859, 2861-2864, 2866, 2400, 2402)

  4. #94
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    53. RUH VE BEDEN

    Şu cismin içindeki mâneviyatsız can, şüphesiz, kın içindeki tahta kılıca benzer.

    Gönül, seni gönül ehlinin semtine çeker; cisim ise su ve toprağa hapsetmek ister.

    Şarap bizden sarhoş oldu, biz ondan değil! Beden bizden var oldu, biz ondan değil!

    Dünya hissi bu cihanın, din hissi ise göklerin merdivenidir.

    Bu hissin sıhhati, bedenin âfiyetindedir; o hissin sıhhati ise vücûdu harap etmededir.

    Can yolu, cismi (önce) harap eder; sonra da o harâbeyi mâmur eder.

    (Can yolu) bir bedenden başı kesti mi yerine derhal yüz binlerce baş izhar eder.

    Aşağılık âlemde bulunan her şey yücelikten gelmiştir. Haydi, var gözünü yüceliklere dik!

    Sen, ten itibariyle hayvansın, can bakımından melek. Bu suretle hem yerde yürürsün, hem gökte.

    Can, hikmete, bilgilere; ten ise bağa, bahçeye, üzüme meyleder.

    Can, yücelmeye, yükselmeye can atar; ten, kazanca, ota, yiyeceğe, içeceğe!

    Cisme, o yücelikten bir nasib yoktur... Cisim, can denizinin karşısında bir damla gibidir.

    Ruh, doğan kuşudur. Tabiatlarsa kuzgundur. Doğan kuşu, kuzgunlarla baykuşlardan yaralanır.

    Can, yücelere kanatlar açmada; ten, tırnaklarıyla yere sarılmada!

    Can, beden kavgasından kurtulursa, beden ayağı olmaksızın gönül kanadıyle uçmaya başlar.

    Beden, insanı besleme hususunda anaya benzer ama, sana yüz düşmandan daha düşmandır.

    Bedenin hasta oldu mu sana ilâç aratır; kuvvetlendi mi seni şeytanlaştırır, bir put haline sokar.

    Şu sitemlerle dopdolu olan bedeni bir zırh bil; ne kışa yarar, ne yaza.

    Köşk (beden) bir şey değildir. Onu yık; define, yıkık yerdedir a benim beyim!

    “Evimi temizleyin” âyeti beden temizliğini bildirir. Bedenin tılsımı toprağa mensupsa da hakikatte nur definesidir.

    İnsanın asıl gıdası Allah nurudur; ona hayvan gıdası lâyık değildir.

    Fakat gönül hastalık yüzünden bu gıdaya düşmüştür; gece, gündüz bu suyu içmekte, bu toprağı yemektedir.

    Keseyle, dağarcığın değeri içindeki altından dolayıdır. İçinde altın olmayan kesenin ne kıymeti var?

    Nitekim tenin değeri de can iledir; fakat canın değeri de cananın (Allah’ın) nuruyladır.

    Ten midesi, insanı samanlığa çeker; gönül midesi ise reyhanlığa.

    Ot ve arpa yiyen kurban olur; Allah nuruyla gıdalanan ise Kur’ân.

    Bir gönlün nuru olmadı mı o gönül, gönül değildir. Bir bedende ruh yoksa o beden, sadece topraktan ibarettir.

    Derenin suyu varsa ona dere denir. Adam da eğer canı varsa adamdır.


    (I/712, 725, 1812, 303, 305, 306, 3887, II/1974, 3776, III/4437, 4439, IV/1880, V/843, IV/1546, V/1721, VI/1404-1406, 3422, I/434, II/1083, 1084, III/2534, 2535, 2477, 2478, 2878, 2885)

  5. #95
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    54. SABIR


    Feraset sahiplerinin iştahları sabradır; onlar sabretmek isterler. Helva ise, çocukların isteği bir şeydir.

    Sabreden, göklerin üstüne yükselir; helva yiyense geriler, kalır!

    Sabır ilâcı, gözlerin perdesini yakar; göğüsleri gönülleri de yarıp açar.

    Sabır, iman yüzünden baş tacı olur. Bundan dolayıdır ki sabrı olmayanın imanı da yoktur.

    Sabretmek, canının tespihleridir. Sabret, asıl doğru tespih odur.

    Sabır, Sırat köprüsüne benzer; cennet ise diğer tarafta...

    Allah, yüz binlerce kimya yarattı; ama insan, sabır gibi bir kimya görmedi.

    Arayan nihayet bulur. Kurtuluş, sabırdan doğar.

    Ayın gece sabretmesi, onu apaydın bir hale kor. Gülün dikene sabrı, onun güzel kokulu bir hale gelmesine sebep olur.

    Peygamberin münkirlere sabretmesi onları Allah hâsı yapmıştır...

    Kimde bir düzgün esvap görsen bil ki, onu sabretmek ve uğraşıp kazanmakla elde etmiştir.

    Kimi aç, çıplak görürsen bu hali de onun sabırsızlığına tanıktır.

    Ehil olmayanlara sabretmek, ehil olanlara cilâdır. Nerde bir gönül varsa sabırla cilâlanır.

    Sabır kılavuzu, sana kanat olursa canın arş ve kürsünün ta yücesine kadar çıkar.

    Mustafa (a.s.)’ a bak, sabrı burak edindi de, bu Burak, onu göklere çekti, çıkardı.


    (I/1601, 1602, II/71, 600, 3145, 3147, III/1854, VI/595, 1408, 1410-1412, 2041, 3978, 3979)

  6. #96
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    55. SANAT VE SANATKÂR

    Hiçbir ressam var mıdır ki, yaptığı resmi bir menfaat ümidi gözetmeden sadece resim yapmak için yapsın!

    Hiçbir testici yoktur ki içine su konulmasını düşünmeden, sırf testi yapmak için bunu yapsın.

    Hiçbir hattat yoktur ki özene bezene yazdığı yazıyı, yalnız yazının güzelliğini göstermek için yazsın da okunmak için yazmasın!

    Dünyada en aşağılık sanat bile hiç ustasız elde edilebilir mi?

    Her sanatın öncesi bilgidir, ondan sonra icrâ, amel gelir...

    Ey akıl sahibi! Sanat öğrenmeye çalış; fakat o sanatı, ehil olan kerem sahibi, temiz bir kişiden öğren.

    Kardeş, inciyi sedefin içinde ara, sanatı da ehlinden iste.

    Bir adam derici olsa, bu sanatını yaparken kirli bir elbise giyse bu elbise onun zenginliğini, yüceliğini azaltmaz ki!

    Demirci demir döverken yırtık-pırtık bir elbiseye bürünse, halkın nezdindeki itibarı eksilmez.

    Şu halde kibir elbisesini bedeninden çıkar; bir şey belleyip, öğrenme hususunda aşağılık bir elbiseye bürün.

    Bilgi sahibi olmanın yolu sözle; sanat bellemenin yolu ise işledir.

    Allah’ın sanatlarını gören gözler olmasaydı ne gökyüzü dönerdi, ne de yeryüzü gülerdi.

    Fakat halk, kadın ve yemek sevdasından (kurtulup) nereden bu sanata bakacak, nereden Allah aşkına düşecek?

    Allah aşkıyla sarhoş olan kişiler, gördükleri sanatta kalmaz; bu sanattan sanatı yaratana yol bulurlar.


    (IV/2881,2884, 2886, V/1054-1057,1059-1062, VI/1660,1662, 2374)

  7. #97
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    56. SAVAŞ VE BARIŞ

    İnsanların savaşı, çocukların kavgasına benzer. Hepsi de anlamsız ve saçmadır.

    Sopa, mademki savaş ve kavga âletidir; ey kör, o sopayı kır, paramparça et!

    Ben iyiyle, kötüyle kavga edemem; kavga ile işim yok! Savaşmak şöyle dursun, gönlüm barışlardan bile ürkmekte.

    Dar ve küçük bir cisimden, dalgaların birbiri ardınca zuhuru da canların barışta, savaşta birbirlerine karışmalarına benzer.

    Barış dalgaları kopar, gönüllerden kinleri giderir.

    Bunun aksine savaş dalgaları kopar, sevgileri alt üst eder.

    Cihad, delilerin ellerindeki kılıçları alsınlar diye Müminlere farz kılınmıştır.

    Delinin elinden silahı al da adalet ve sulh, senden razı olsun!

    Fakat elinde silahı olur, aklı da bulunmazsa bağla elini; yoksa yüzlerce zarara yol açar.

    Bedende bir uzuv ağrıyıp incinse bütün beden ağrır, incinir. İster sulh çağında olsun, ister savaşta; bu, böyledir!

    Bir hayâlden ürküp, hayâl gibi kaçan her yufka yüreklinin işi değildir savaş.

    Savaş Türklerin işidir, kızların işi değil. Kızların yeri evdir, var git evinde otur.

    Düşmanlığa kalkışacaksan düşmanlık edebileceğin birisiyle savaş ki onu esir edebilmek mümkün olsun.


    (I/3435, 2137, 2392, 2577-2579, IV/1439, 1434, 1435, 3248, V/3778, 3779, III/3625)

  8. #98
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    57. SEVGİ


    Sevgi ve acıma, insanlık vasfıdır; hiddet ve şehvetse hayvanlık vasfı.

    Sevgi, acıları tatlıya çeker, tatlılaştırır. Çünkü sevgilerin aslı, doğru yola götürmedir.

    Kahır ise, tatlıyı acılığa çeker. Acı ile tatlı bir arada bulunur, bağdaşır mı?

    Sevgiden tortulu, bulanık sular, arı duru bir hale gelir, sevgiden dertler şifa bulur.

    Sevgiden ölü dirilir, sevgiden padişahlar kul olur.

    Bu sevgi de bilgi neticesidir. Saçma sapan şeylere kapılan kişi nasıl olur da böyle bir tahta oturur ki?

    Noksan bilgi nerden aşkı doğuracak? Noksan bilgi de bir aşk doğurur ama o aşk, cansız şeylerdir.

    Peygamber, “Akıllının düşmanlığı, câhilin sevgisinden yeğdir” dedi.

    Allah sevgisine düşer, aklınla oynarsan O, sana o aklın onlarca fazlasını, hattâ yedi yüzünü ihsan eder.

    Bu gönülden sevgi şimşeği çaktı mı bil ki o gönülde de sevgi vardır.

    Muhabbeti de Allah’ın sıfatı bil, aşkı da. Azizim, korku, Hakk’ın sıfatı olamaz.

    Kur’ân’da “Onlar, Allah’ı severler” sözünü okudun ya, bu söz, “Allah da onları sever” sözüne eşittir.


    (I/2436, 2580, 2581, II/1530-1533, 1877, VI/3236, III/4395, V/2187, 2186)

  9. #99
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    58. SÛRET VE MÂNA


    İnsan dış görünüşle insan olsaydı Hz. Muhammed (a.s.)’le Ebu Cehil bir olurdu.

    Ruhu, nur denizine gark olmuş kimseye, çirkin sûretin ne zararı olabilir?

    Addan ve harften geçmek istersen, hemen kendini kendinden tamamıyla arıt!

    Kabuklardan kurtulmayan iç, ne illetten kurtulur, ne doktordan fayda görür.

    Testinin şekliyle ne vakte dek oyalanıp duracaksın? Testinin nakşından geç, ırmağa, suya yürü!

    Şekli-sûreti gördün, ama mânadan gâfilsin. Akıllıysan sedefteki inciyi bul!

    Âlemdeki bu sedefe benzeyen kalıpların hepsi, can denizinden diridir.

    Fakat her sedefte inci bulunmaz. Gözünü aç da her birinin gönlüne, içine bak!

    Onda ne var, bunda ne var? Onu anla! Çünkü o değerli inci nâdir bulunur.

    İnsanların ihtilâfı isimlerden meydana gelir; mânaya ulaşan ise esenliğe kavuşur.

    Bu sûret kadehlerinden pek sarhoş olma ki, put yapıcı ve puta tapıcı olmayasın.

    Ey zâhirperest! Git, mâna elde etmeye çalış. Çünkü mâna, sûret tenine kanattır.

    Bil ki zâhirî sûret yok olur gider, fakat mâna âlemi ebedîdir, kalır.


    (I/1019, 1023, 3458, III/3575, II/1021-1025, 3680, VI/3707, I/710, II/1020)

  10. #100
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    59. ŞEHVET ÂFETİ


    Bil ki her şehvet, şarap ve afyon gibi akla perdedir. Akıllar, bunlarla hayrete düşer.

    Şehvet ateşi, su ile sakin olmaz. Çünkü azap ve elem bakımından cehennem tabiatlıdır.

    Bu ateşi ne söndürür? Hak nuru. Bu hususta İbrahim’in nurunu kendine örnek yap!

    Ki ödağacına benzeyen bu cismin, Nemrut gibi olan nefis ateşinden kurtulsun.

    Şehvet ateşi yakmakla eksilip bitmez. Yanmamakla güzelce eksilir, nihayet yok olur.

    Zindanda mihnetlere düşen adam, bir lokmanın, bir zevkin yüzünden düşmüştür.

    Hırs, çirkinlikleri bile güzel gösterir; yol afetleri içinde şehvetten beteri yoktur.

    Yüz binlerce iyi, güzel adı kötüye çıkarmıştır; yüz binlerce akıllı-fikirli kişiyi şaşkına çevirmiştir, şehvet.

    Şehvet yemekten, içmekten meydana gelir. Az ye, az iç; yahut bir kadınla evlen de kötülüklerden kaç.

    Şehvet, soyu-sopu üretmek için lâzım olmasaydı, Hz. Âdem, utancından kendini hadım ederdi.

    Halk bu put gibi güzellere kapılıp perişan olur; şehvete uyup onlara dokunan, pişmanlık bulur.

    Çünkü bir hayâle şehvetlenirler, hakikatten çok uzakta kalırlar.

    Hayâle meylin yok mu? O, senin için bir kanada benzer. O kanatla uçar, hakikate yükselirsin.

    Fakat şehvete uydun mu kanadın dökülür, topal kalırsın; o hayal de senden kaçar, gider.

    Kanadını koru, şehvete kapılma da meyil kanadın seni cennetlere yükseltsin.

    Din erbabı şehvet ateşinden yanmaz; halbuki o, başkalarını tâ yerin dibine geçirmiştir.



    Hikâye: Adam Arayan Kişi

    Birisi, gündüzün, gönlü aşk ve yanışla dolu olarak kandille gezerdi.

    Bir herzevekil ona dedi ki: “A adam, kendine gel de öyle her dükkanı arayıp durma!”

    Aydın günde kandille ne gezip duruyorsun, bu ne saçma şey?

    Adam deki ki: “Her yanda adam arıyorum. O nefesle diri olan kimdir?”

    Bir adam, “Şu pazar adamla dolu a hür kişi!” dedi.

    Adam arayan dedi ki: “Bu iki yol ağzı, ana caddede, öfke ve hırs zamanında kendine sahip olan bir adam arıyorum.

    Bunlar, insan değillerdir, sûretten ibarettirler. Bunlar, ekmek ölüsüdürler; şehvet öldürmüştür, bunları.

    Öfke ve şehvet vaktinde kendini tutabilen adam nerde? Bucak bucak, sokak sokak böyle bir adam arıyorum işte!”

    Şehvetin esiri olan, Allah’ın rahmet, lütuf ve nimeti olmadıkça esaretten kurtulamaz.


    (IV/3612, I/3699, 3701-3703, II/1839, V/1369, 370, 1373, 941, III/2133, 2134-2137, I/862, Hikâye: V/2887-2892, 2886, 2893, I/3817)

Benzer Konular

  1. Prn degil MESNEVI
    mopsy Tarafından Tasavvuf Foruma
    Yorum: 71
    Son mesaj: 18-10-2012, 10:01 PM
  2. Mesnevi'nin İlk 18 Beyiti
    mopsy Tarafından Tasavvuf Foruma
    Yorum: 12
    Son mesaj: 16-10-2011, 11:32 PM
  3. Mesnevi'den Erotik Hikayeler
    Kadim Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 7
    Son mesaj: 05-10-2009, 07:13 PM
  4. Mesnevi 20 dile çevrilecek
    SAHARAY Tarafından Felsefe Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 05-10-2008, 08:06 PM
  5. Mesnevi
    KANUNİ Tarafından Tasavvuf Foruma
    Yorum: 59
    Son mesaj: 19-01-2008, 12:45 AM
Yukarı Çık