Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4
  1. #1
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nerden
    makedonyalı - istanbul
    Mesaj
    96
    Rep Gücü
    0

    tasavvuf, kitaplardan öğrenilir mi? mürşit olmazsa olmaz mıdır?

    tasavvufu anlatan, anlattığını iddia eden çoktur. kitaplarla bile anlatılıyor.
    bir de, "mürşit olmazsa; olmaz" deniyor? neden olmaz? söyleyeceğini, kitaplara
    yazsalar olmaz mı? bunun için de sırlardan/sırların olduğundan bahsederler.

    tasavvuf okuyanlar var mı?

  2. #2
    Acemi Üye Mehdikonya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    Konya
    Yaş
    34
    Mesaj
    127
    Rep Gücü
    98

    Cevap: tasavvuf, kitaplardan öğrenilir mi? mürşit olmazsa olmaz mıdır?

    "Tasavvuf ve manevi terbiyeden kaçanlar, meşhur bir sözle uyarılırlar: “Mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır.” Büyük veli Beyazid-i Bistamî (K.S.)’ye ait bu söz, doğrusu hassas bir konuya işaret ediyor. Öyle ya; eğer bu ifade dinî bir delile dayanıyorsa, gerçek bir mürşidin talebesi olmayan herkesin durumu yeniden gözden geçirilmeye muhtaç....


    Eğer bir tecrübe ve gözleme dayanıyorsa, tecrübe bir ilimdir, ve bir hakikat payı aranması gerekir. Bu sık kullanılan ifade, “bir mürşidin elinden tutanlar şeytanın elinden kurtulmuş mu oldular? Biz öyle şeyhleri gördük ki, şeytanı hiç aratmıyorlar! Hem iyi de olsa şeyh bir peygamber mi ki, ona uymayanlar iflâh olmasın? Biz Kur’an ve Sünnet’ten başkasına uymayız” itirazıyla karşılanagelmiştir.

    Menzil.Net (Sultanlar Diyarı) Tasavvuf - Ehli Sunnet - Dini Mp3
    Tüm Hakları Saklıdır İzin Almadan Kullanmayınız...



    Bu meselenin iç yüzünü incelemek için şüphesiz en doğru yol, konuyu yanılmaz iki şahidin, yani Kur’an ve Sünnet’in ölçülerine göre ele almak...

    Önce şunu belirtelim ki tasavvuf ehli, mürşid deyince gerçekten kendisine uyulmaya layık bir Allah dostunu kasdederler.

    Gerçek mürşid alimdir, ariftir, takva ve edebte zirvedir, nur ve feyiz sahibidir. Ayrıca insan terbiyesinde ehliyetli ve irşad işinde izinlidir. Hz. Peygamber (A.S.)’in vârisidir. Çünkü kendisi terbiye olmamış bir kimsenin başkasını terbiye edemeyeceği açıktır.

    İkinci olarak, mürşid deyince tek bir insan değil, o insanının etrafında toplanmış, gönlünü ve yönünü Allah’a çevirmiş bir cemaat akla gelmelidir.

    Çünkü gerçek mürşid, takva yolunda bir imamdır ve kendisine uyanlar için emin bir rehberdir. Böyle bir mürşidin elinden tutan kimse, aynı zamanda birçok mümin kardeşiyle Allah yolunda el
    ele tutmuş demektir. Şeytana karşı bu ne büyük bir kuvvet ve ne sağlam bir siperdir!

    Kâmil mürşidden kaçmak, böyle bir cematten uzaklaşmak ve dini yalnız başına yaşamaya çalışmak demektir. Bu ise ne kadar zevksiz bir iş ve desteksiz bir gidiştir! Tasavvuf, topluca tevbe etmek,
    birlikte zikretmek, şeytanlara karşı birleşmek, hak için birbirini desteklemek ve cemaat halinde Allah yolunda yürümektir.

    Kur’an’ın ve Rasulullah’ın uyarıları

    “Mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır” sözü, Hz. Kur’an’a aykırı değildir; aksine birçok ayet tarafından desteklenmektedir. Çünkü, tek başına kalan bir kimesenin insan ve cin şeytanlarına yem olacağına Kur’an’daki pek çok ayet işaret etmektedir.

    Allahu Tealâ, kendi yolunda topluca hareket etmemizi emrediyor. Parçalanmayı, dağılmayı, tek başına kalmayı yasaklıyor (Al-i İmran/102-103).

    Bunun, düşmanlar karşısında zayıflık ve mağlubiyet sebebi olacağını belirtiyor (Enfal/46).

    Cenab-ı Hak hepimizi gerçek takvaya çağırıyor ve bunun için sadık kullarla beraber olmamızı istiyor (Tevbe/119).

    Allah’ın zikrinden kaçanların şeytanın kucağına düştüğünü de Kur’an-ı Kerim şöyle ifade ediyor:

    “Her kim Rahman olan Allah’ın zikrinden gafil kalırsa, biz ona bir şeytan musallat ederiz; o şeytan ondan hiç ayrılmaz. Bu şeytanlar onları doğru yoldan alıkoyarlar, onlar ise kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.” (Zuhruf/36-37)

    “Rehberi olmayanın, tek başına kalanın rehberi şeytandır” sözü, bir çok hadis-i şerifin ortak manasını da ifade etmektedir. Şöyle ki, Rasulullah (A.S.) Efendimiz, şeytanın insan kurdu olduğunu, herkese pusu kurduğunu ve cemaattan ayrılan, tek başına kalan kimseyi kolayca yuttuğunu haber veriyor. İşte Rahmet Peygamberi’nin uyarıları:

    “Şeytan insan kurdudur; sürüden ayrılan, tek başına kalan koyunu dağdaki kurt nasıl kaparsa, cemaatten ayrılan kimseyi de şeytan öylece kapar.” (Ahmed, Tabaranî)

    “Sizin cemaat halinde bulunmanız gerekir. Ayrılıktan, tek başına kalmaktan sakının. Şüphesiz şeytan tek başına kalanla beraberdir. O, (Allah için beraber olan) iki kişiden uzak durur.” (Tirmizî, Ahmed, Hakim)

    “Şüphesiz Allahu Tealâ, ümmetimi sapık fikir ve fitne üzerinde bir araya getirmez. Allah’ın eli (rahmet ve desteği) cemaatin üzerindedir. Kim cemaattan ayrılırsa ateşe düşer.” (Tirmizî, Tabaranî)

    Bu mealdeki hadislerin ortak manası ve uyarısı şudur: Dini tek başına yaşamaya kalkmayın. Allah yolunda birlik olun, alimlere uyun, takva üzere giden cemaata sımsıkı yapışın. Tek başına kalanın kalbini şeytan sarar, yolundan alıkoyar ve kolayca zarara sokar. Bu düşmana karşı birlik kalesine girin, Allah sevgisini siper edinin ve ölene kadar böyle gidin. Emniyetiniz budur. Şu halde “başında bir rehberi olmayanın rehberi şeytandır” sözü Kur’an ve Sünnet’e aykırı değildir.
    Tecrübeler de onu desteklemektedir. Bir üstada gitmeden, alim bir rehberi bulunmadan, peygamberlerden başka kâmil olan kimse yoktur. Maddi sanat ve fenlerde de durum aynıdır. Başında bir usta olmadan hiçbir çırak, kolay kolay usta olamaz. Arifler demişlerdir ki: “Kendi başına büyüyen ağaç yaprak açar, fakat meyve vermez. Verse de meyvesi yenmez. Bir edeb ehlini görmeyen gerçek edeb nedir bilmez. Bildikleri de kendisine yetmez.”

    Kur’an ve Sünnet’i rehberle yaşamak

    Bazıları, “Biz Kur’an ve sünnete uyduktan sonra niye sapıtalım ki? Bizim emniyetimiz mürşide değil, Kur’an ve Sünnet’e uymaktır. Mürşide ve müridlerine lazım olan da bu değil mi?” diye soruyorlar.

    Evet, hepimiz içimiz ve dışımızla ilahi hükümlere uymakla mükellefiz. Kâmil mürşidlerin bundan başka bir hedefi yoktur. Bütün mesele, her durumda Kur’an ve Sünnet çizgisinde giden Allah adamı olabilmektir. Buna ihsan makamında kulluk denir. Acaba bunun en güzel yolu nedir? Sadece okumak mı, yoksa yolu bilene uymak mı? Mesafesi uzun, engelleri çok, tehlikeleri fazla, her yanı gizli düşmanlarla çevrili bir yolu, sadece tarifle mi gitmek emniyetlidir, yoksa yolu bilen bir rehberle mi?

    Bu yol, insanın benliğini aşıp hakikatına ulaşma yoludur. Bu yoldaki en büyük engel insanın nefsidir. Bu yol, Alemlerin Rabbi’ne gerçekten kul olma yoludur. Onun etrafı düşmanlarla
    doludur. Yalnız gidilmez, yol çok uzundur.

    Şeytandan yakayı sıyırmak mümkün mü?

    Kur’an-ı Hakim bildiriyor ki, şeytan, ölene kadar hiç kimseden elini çekmez, ümidini kesmez, Bunun için yemini vardır (Sa’d/80-83).

    O peygamberlere bile hile yapmak ister, ancak Allah’ın nuru onu engeller (Hac/52).

    Kâmil mürşidler şeytanın baş düşmanıdır; onlara yanaşmak ister, karşısında yine ilahi nuru bulur; siner, kaçar. Çünkü, onlar Alemlerin Rabbi’ne teslim olmuşlardır. O da onları özel himayesine almıştır (Nahl/99, İsra/65).

    Şeytanın şerrinden peygamberler ve veliler ancak Allah’ın yardımıyla emin oldular. Yolu bir kere Mekke’ye, beş defa tekkeye uğrayan bir müslüman ondan kurtulduğunu nasıl düşünebilir?

    Mürid, Allah’a yönelen kimse demektir. Şeytan en fazla bu kimselerle uğraşır. Bunun için her yolu dener. En iyi yaptığı iş vesvese vermektir. Açıkça günaha sokamadığı müridi, yaptığı hayırlı amelleri ile azdırmaya çalışır. Ancak, mürşidine ve cemaatine bağlı sadık bir müridin bir tane şeytanı varsa, binlerce dostu ve yardımcısı mevcuttur. Onların bereketiyle hastalığını anlar, ilacına koşar. Ancak, kalbini değil cebini düşünen, din değil dünya derdine düşen, niyeti sakat olduğu halde sadık görünen kimseler, şeytanın maskarası, müslümanların yüzkarasıdır. Bunlar mürşid değil şeytandır, mürid değil, münafıktır. Ve onlar bizim konumuz dışındadır. Tek başına hakikatı arayan kimse yorulur, çoğu zaman şeytanın oyuncağı olur. Şeytan bu insana açıktan günah işletemez ise, yaptığı hayırlara yönelir. Bu yolla mümini zarara sokmaya çalışır, bunu da genelde başarır. Şeytan ilim sahiplerine daha çok gizli günahları işletir. Onu gösteriş, kin, kibir, hased, gaflet, eşyaya aşırı muhabbet, makam hırsı, kendini beğenme, ameli ile övünme, insanları küçük görme gibi tesbiti güç, tedavisi zor günahlara daldırır. Başında bir mürşidi, çevresinde kendisini uyaracak kardeşleri olmayan kimse, asıl halini anlamadan ve bir çaresine bakamadan ölür gider. Sonuçta insan ağlar, şeytan güler.


    Dr. Dilaver Selvi Menzil.Net (Sultanlar Diyarı) Tasavvuf - Ehli Sunnet - Dini Mp3

  3. #3
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesaj
    3
    Rep Gücü
    10

    Cevap: tasavvuf, kitaplardan öğrenilir mi? mürşit olmazsa olmaz mıdır?

    ALLAH hz.muhammed efendımıze cebrayil ( allah ın kulu ) nu gönderdi !

    MUSA as. benden baska bılen yok dedı , onuda tarafından ilim verdigi bir KUL a gönderdi !

    ÖGRETMENSİZ OLMAZ , KİTAPLARLA OLSA İDİ ÇOCUKLARI OKULA GÖNDERMEYE GEREK KALMAZDI !

    ilmu evraktan (kitaplardan) alanlar hakka arif olmadı

    vuslatı canan dilersen tevhidi irfanda var !

  4. #4
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesaj
    1
    Rep Gücü
    9

    Cevap: tasavvuf, kitaplardan öğrenilir mi? mürşit olmazsa olmaz mıdır?

    Mehdikonya ayetleri acaba bilerek mi değiştirdin yoksa yanlış bir mealden mi okuyorsun. Ayetlerin seni tastik etsinler diye kesilmez.
    102.Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekiyorsa, öylece sakının ve siz ancak müslümanlar olarak ölün.
    103.Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.(Al-i İmran/102-103)
    Bu ayet Kuran a sarılmamızı da emrediyor. Krdeşler olmaktan bahsediyor öğrenci mürşit demiyor.

    46.Allah’a ve Resûl’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.(Enfal)

    Allah ve Resulune ittaat.Dikkatini çekerim.Birbirinize deil.

    Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.(Tevbe 119)
    Buradan senin yazdığın mı anlaşılıyor yoksa "için" i sen mi ekledin.

    Arkadaşım ayetler apaçıktır ve verilen mesajlar barizdir.Kuran da benden başka hüküm koyucu aramayın,Kuran apaçıktır ki okuyup anlayasınız gibi ayetlerle hiç karşılaşmadın mı?

    Konu eski olmasa yazardım ama en azından verilen ayetleri kontrol etmeden ""haa böyle diyormuş" diyenler için bu kadarı yeter o ayetlerde kendileri bulsunlar.

    Ayrıca Kuran ın yetmeyeceyini düşünmeniz şirktir dikkatli olun.

Benzer Konular

  1. Olmazsa olmaz iPhone uygulamaları
    YukseLL Tarafından iPhone (iOS), ipad Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 05-12-2013, 12:40 AM
  2. Her laptop (notbuk) olması gereken olmazsa olmaz programlar
    YukseLL Tarafından Ücretsiz Programlar (Freeware ,Shareware ) Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 11-10-2012, 10:51 AM
  3. Her bilgisayarda olması gereken olmazsa olmaz programlar
    YukseLL Tarafından Ücretsiz Programlar (Freeware ,Shareware ) Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 23-09-2012, 03:02 PM
  4. Olmazsa olmaz Twitter araçları
    EMRE Tarafından Bilgisayar ve İnternet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 28-01-2012, 08:51 AM
  5. Yaz gardırobunun olmazsa olmaz parçaları
    YukseLL Tarafından Kadın Modası Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 26-06-2009, 07:18 PM
Yukarı Çık