Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3
  1. #1
    Kıdemli Üye Mevt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nerden
    izmir
    Mesaj
    846
    Rep Gücü
    228

    Exclamation soykırımcıların soykırımı.türklerin asaleti

    Soykırımda çok deneyimli olan ülkeler, kendi yaptıklarını örtbas edebilmek için biz Türklere çamur atıyorlar. Bakınız onlar neler yapmışlar :


    Post Modern Soykırım : Felluce'de 1.500 sivilin sokaklarda öldürülüp çürümeye terk edildiği, cesetlerin köpeklerce yenilmeye başlandığı ve 250 bin kişinin bölgeden sürüldüğü belirtilen raporda “Felluce katliamı post modern soykırımdır.” denildi. Fransızların Cezayir'de 1830 ile 1962 arasında 1 milyon Cezayirliyi öldürdükleri, Cezayirlilere sistematik biçimde soykırım uyguladıkları belirtilen raporda, bu ülkenin sürekli olarak sözde Ermeni soykırımını tanıması için Türkiye'ye baskı yaptığı anımsatıldı. Fransız, İngiliz ve Almanlar başta olmak üzere bütün AB ülkelerinin Felluce soykırımı karşısında kayıtsız kaldıkları ifade edilen raporda, Birleşmiş Milletler de kendi soykırım tanımına giren insanlık suçlarına karsı ses çıkarmamakla suçlandı. Raporda, soykırım suçlarına ilişkin şu örneklere yer verildi:


    Rumların Kıbrıs’ta Türklere Uyguladığı Soykırım : İngilizler 1912-1974 döneminde Kıbrıs adası üzerindeki egemenliklerini sağlamak amacıyla Rumların Enosis’i gerçekleştirmelerine göz yumup Türklere karşı saldırı başlattırdılar. 1912'de adada yasayan Rumlar Kıbrıs’ın 35 ayrı noktasında Türklere ait işyerleri, cami ve evleri yakıp yıkmaya, insanları katletmeye başladılar. 1952 yılında EOKA adlı Rum terör örgütü kuruldu. EOKA sistematik biçimde başlattığı saldırılarda 100 Türk'ü, 100 İngiliz vatandaşını öldürerek 30 Türk köyünü yaktı. 1963 yılında Eokacılar yeni bir etnik temizleme planını devreye soktular. Bu saldırılarda 500 Türk öldürüldü, 130 Türk köyü yakıldı, 25 bin Türk evlerini terk etmek zorunda kaldı.

    Yunanların Batı Trakya Türklerine Uyguladığı Soykırım : 1923 yılında Lozan'da imzalanan Türk ve Yunan azınlıkların karşılıklı mübadelesine ilişkin antlaşmanın ardından Yunan hükümeti Batı Trakya bölgesinde yaşayan Türkler üzerinde sistemli olarak soykırım başlattı. Bölgenin büyük bir bölümü askeri bölge haline getirilip sıkıyönetim ilan edildi. Köyler arasında geliş gidişler izne bağlandı. Türk azınlığın pasaportlarına el konuldu. Türklerin hukuksal, siyasal, kültürel ve dinsel haklarının kısıtlanması, ibadetlerine izin verilmemesi gibi çok ağır baskılar sonucu 400 bin Türk bölgeyi terk etmek zorunda kaldı.

    Bulgaristan’ın Türklere Uyguladığı Soykırım : 1970-1989 yılları arasında Bulgar hükümeti Bulgarlaştırma adı altında ülkede yasayan toplam 1,5 milyon Türk, Pomak ve Çingeneye karşı bir asimilasyon kampanyası başlattı. Ülkede yasayan 310 bin Türk'ün adları polis zoruyla Bulgar ve Hıristiyan adlarıyla değiştirildi. Türkçe eğitim veren okullar, üniversitedeki Türk dilbilim bölümleri, Türkçe gazeteler ve camiler devlet emriyle kapatıldı. Çocukların sünnet ettirilmesi yasaklandı. Çocukların bu yasağa rağmen sünnet ettirilip ettirilmediğini kontrol etmek için çocuklar zorla sağlık merkezlerine gönderildi. Taşlarının üzerinde Türkçe adlar bulunan mezarlar yıkıldı. Türklerin Türk motifli giysiler giymeleri yasaklandı. Bu baskılara dayanamayıp protesto gösterileri yapan Türklerin üzerine askeri birliklerce ateş açıldı. 1.000 Türk Belene’deki toplama kampına gönderildi. Baskıların giderek artması sonucu 360 bin Türk zorunlu olarak Türkiye'ye göç etmek zorunda kaldı.

    İspanyolların ve Amerikalıların Kızılderililere Uyguladığı Soykırım : 1492 yılında Kristof Kolomp ayak bastığında nüfusu 8 milyon olan Arawaks yerlilerinin sayısı 22 yılda 28 bine indi.

    Norveçlilerin Taterlere Uyguladığı Soykırım : Norveçliler 1920-1930’larda çıkardıkları yasalarla Nordik ırkının arılığını korumak için etnik grup Tater (Göçerler) kızlarını zorla kısırlaştırdılar. Norveç toplumu ne kadar Tater'i kısırlaştırırsa kendi ırkını o kadar koruyacağına inanıyordu. Kısırlaştırma yoluyla ehlileştirilemeyen Taterler üzerinde insülin ve elektroşok yöntemleri uygulanıldı.

    İngilizlerin Avustralya Yerlisi Aborjinlere Uyguladığı Soykırım : Büyük Britanya Krallığı 1788-1938 tarihleri arasında sömürgeleştirme amacıyla gittikleri Avustralya'da yerleşik yerli halk Aborjinleri sistematik olarak yok ettiler. İngilizler, salgın hastalık yaydığı bununla da yetinmeyip yemeklerine zehir katarak yok etmeye çalıştığı 750 bin siyah derili Aborjinlerden geriye yalnızca 31 bini sağ kalabildi.

    Almanların Batı Afrika’da Namibyalılara Uyguladığı Soykırım : Almanlar 1891 yılında hammadde ve işgücü ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Güney Batı Afrika’ya (Namibya'ya) sömürge kurmak amacıyla çıktılar. Bölgedeki çok zengin altın ve zümrüt madenlerini ele geçirmenin yolunun yerel Herero ve Nama halklarını yok etmek olduğuna karar veren Almanlar ordu birlikleriyle yaşlı, kadın, çocuk dinlemeden herkesi katlettiler. Katliamdan kurtulabilenlerse işkenceyle öldürüldü. Yaklaşık 132 bin yerliden geriye 15 bini sağ kalabildi.

    Almanların Yahudilere ve Çingenelere uyguladığı Soykırım : Almanlar 1933-1945 yılları arasında Büyük Alman İmparatorluğu’nu kurmak ve safkan Alman ırkını yaratmak hedefiyle öbür millet ya da etnik gruplardan 21 milyon insanı kurşuna dizerek, toplama kamplarındaki dev fırınlarda yakarak, gaz odalarında zehirleyerek soykırıma uğrattılar. Alman yönetimi, öncelikle kendilerinden olmadığına inandığı bütün ırkları tespit edip harflerle sınıflandırdı. Bu uygulamalar gereğince Çingenelerin yüzde 94’ü kısırlaştırdı. İkinci hedef grup olarak Yahudiler seçildi. Gerek Almanya’da gerekse de Almanların işgal ettiği öbür ülkelerde yaşayan milyonlarca Yahudi, sistematik biçimde vurularak, asılarak, yakılarak ve zehirlenerek öldürüldü.

    Amerikalıların ve İngilizlerin Almanlara Uyguladığı Soykırım : Amerikalılar ve İngilizler Almanların savaşı yitirmelerinin ardından, Dresden kentine sığınan Alman göçmenlerin üzerine 3 gün süreyle havadan bomba yağdırdılar. Savunmasız insanların sığındığı Dresden kentine öç almak amacıyla uygulanan bombardıman sırasında 3 bin 900 ton tahrip gücü yüksek bomba ve 200 bin napalm bombası atıldı. Bu yok etme harekatında çoğunluğunu çocuk ve kadınların oluşturduğu 200 bin kişi öldü. Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atılan atom bombaları sonucuysa 135 bin kişinin öldürüldü.

    Danimarkalıların Alman Sığınmacılara Uyguladığı Soykırım : İkinci Dünya Savaşı’nın bitiminde Sovyet Ordusu'nun Alman topraklarına doğru ilerlemesinden kaçan 250 bin Alman göçmen Danimarka'ya sığındı. Üçte birini 15 yaşından küçük çocukların oluşturduğu Almanlar, tel örgülerle çevrili toplama kamplarına alındılar. Binlerce çocuk ve yetişkin tifüs, bağırsak iltihabı ya da ishal sonucu yaşamlarını yitirdi.

    20. Yüzyıldaki Etnik ve Kültürel Soykırımların Bilançosu :

    1) Kıbrıs Cumhuriyeti (1912 - 1974) 25,000 göçmen, 1,000’i aşkın ölü,

    2) Jozef Stalin (Rusya, 1934-1939) : 13,000,000 mülteci + 100 binlerce ölü,

    3) Adolf Hitler (Almanya, 1939-1945) : 12,000,000 mülteci + kamplarda 2 milyon ölü + Onbinlerce kayıp.

    4) Mao Tze Dong (Çin, 1966-1969) : 11,000,000 kişiye kültürel asimilasyon + toplama kamplarında sayısı belli olmayan ölü ve kayıplar,

    5) İspanyol Kaşifler (1492-1800) : 7,972,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    6) Hideki Tojo (Japonya, 1941-1944) : 5,000,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    7) Pol Pot (Kamboçya, 1975-1979) : 1,700,000 ölü

    8) Kim Il Sung (Kuzey Kore, 1948-1994) : 1.600,000 mülteci + toplama kamplarındaki ölüler + çok sayıda kayıp,

    9) Menghitsu (Etopya, 1975-1978) : 1,500,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    10) Charles De Gaulle (Cezayir, 1954-1962) : 1,000,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    11) Yakubu Gowon (Biafra, 1967-1970) : 1,000,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    12) Leonid Brezhnev (Afganistan, 1979-1982) : 900,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    13) Jean Kambanda (Ruanda, 1994) : 800,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    14) Büyük Britanya Krallığı (Avustralya, 1849-1938) : 719,000 ölü + çok sayıda kayıp, 100 bin göçmen,

    15) Suharto (Doğu Timor, 1976-1998) : 600,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    16) Saddam Hüseyin (İran ve Kuzey Irak 1980-1990) : 600,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    17) Yahya Khan (Pakistan, 1971 ve Bangladeş, 1990) : 500,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    18) Savimbi (Angola, 1975-2002) : 400,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    19) Molla Ömer - Taliban (Afganistan, 1986-2001) : 400,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    20) Idi Amin (Uganda, 1969-1979) : 300,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    21) B. Mussolini (Etyopya ve Yugoslavya, 1936) : 300,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    22) Danimarka (Danimarka, 1945) : 250,000 Alman sığınmacı toplama kampında ölüme terk edildi.

    23) Mobutu Sese Seko (Zaire, 1965-1997) : 250,000 ölü + çok sayıda kayıp + 200 bin göçmen,

    24) Charles Taylor (Liberya, 1989-1996) : 220,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    25) Foday Sankoh (Sierra Leone, 1991-2000) : 200,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    26) Amerika (Almanya Dresden, 1943-1945) : Dresden’e sığınan 200,000 kişi öldürüldü.

    27) S. Miloseviç (Yugoslavya,1992-96) : 180,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    28) Michel Micombero (Burundi, 1972) : 150,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    29) Amerika (Hirosima-Nagazaki, 1944) : Atom bombasıyla yok edilen kentlerde 135,000 ölü.

    30) Almanya (Namibya 1891) : 117,000 ölü + çok sayıda kayıp + 15 bin göçmen,

    31) Hassan Turabi (Sudan, 1989-1999) : 100,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    32) Richard Nixon (Vietnam, 1969-1974) : 70,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    33) Papa Doc Duvalier (Haiti, 1957-1971) : 60,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    34) Marcos (Filipinler) : 50,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    35) Hissene Habre (Çad, 1982-1990) : 40,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    36) Vladimir Ilich Lenin (Rusya, 1917- 1920) : 30,000 muhalif idam edildi.

    37) Francisco Franco (İspanya) : 30,000 muhalif idam edildi.

    38) Lyndon Johnson (Vietnam, 1963 - 1968) : 30,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    39) Hafiz Esad (Suriye 1980 - 2000) : 25,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    40) Khomeini (İran, 1979 - 1989) : 20,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    41) Eski Yugoslavya (1995 Bosna - Hersek) : 15 ölü + 7,500 kayıp + 45 bin göçmen,

    42) Paul Koroma (Sierra Leone, 1997) : 6,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    43) Usama bin Ladin (Dünya çapında, 1991 - 2001) : 4,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    44) Augusto Pinochet (Chile, 1973) : 3,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    45) Efrain Rios Montt (Guatemala) : 2,000 ölü + çok sayıda kayıp,

    46) Sierra Leone : 80,000 göçmen + çok büyük sayıda kayıp,

    47) Yunanistan (Batı Trakya, 1923 - 1990) : 400,000 kişiye evleri terk ettirildi.

    48) Bulgaristan (1970 - 1989) : 360,000 kişiye evleri terk ettirildi. 1,000 kişi toplama kamplarına alındı.

    49) Norveç (1920 – 1930) Tater göçmenleri kısırlaştırıldı.

    50) Amerika (Felluce, Telafer, 2004) Devam ediyor.

    alıntı) bu olaylara yorumumu başka bir konuyla birleştirerek bir sonraki konuda yapacağım onuda okuyunuz lütfen.

  2. #2
    Kıdemli Üye Mevt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nerden
    izmir
    Mesaj
    846
    Rep Gücü
    228

    Exclamation Cevap: soykırımcıların soykırımı.türklerin asaleti

    ASİL TÜRKLER
    aslında anlatmak istediğim ve dikkatinizi çekmek istediğim konu bizi soykırımcılıkla suçlayan devletlerin soykırımları değil onu zaten biliyorsunuz dikkatimi çeken ve sizinle paylaşamak istediğim şey bizim yani türklerin uğradığı bulgaristan soykırımındaki davranışlarımız ve asaletimiz.

    Rumların Kıbrıs’ta Türklere Uyguladığı Soykırım

    Yunanların Batı Trakya Türklerine Uyguladığı Soykırım

    Bulgaristan’ın Türklere Uyguladığı Soykırım

    bu soykırımlar çok vahşice yapılmış olup hiçbir insani tarafı yoktur ve büyük acıları yaşamalarına sebep olmuştur türklerin bi önceki konuda nasıl bir muameleye maruz kaldığımızı tekrar okuyun lütfen ve düşünün.
    bu kadar eziyete adaletsizliğe,cinayete,aşşağılanmaya karşın soykırıma uğrayan türkler ne yapmamış.
    1 eline silah alıp dağlara çıkmamış
    2 kendilerine yaşadıkları vatandan pay isteyip o ülkenin askerlerine pusular kurmamış
    3 köylük yerlere baskınlar yapıp yol kesip çoluk çocuk kadın erkek demeden insanları katletmemiş.
    4 şehirlerde heryere bombalar koyup insanların canlarına kastetmemiş.
    5 o zamanlarda isteselerdi kendilerine birçok yerden gelebilecek lojistik ve silah desteği varken bu destekleri istememiş soykırıma uğrasalarda yaşadıkları ülkenin düşmanı olan ülkelere köpeklik yapmamış(kaldıki o zamnalarada dağılşan sovyetler birliğinin çokça düşmanı vardı başta amerika)

    peki ya yapsalardı kim onlara haksızsınız diyebilirdiki kimse.ama yapmadılar çünkü onlar türktüler ve biz türkler asil bir milletiz

    şimdi yazdıklarımı bu güne uyarlayın ve ne demek istediğimi anlayın lütfen.
    ortada bu ülkenin etnik kökeni farklı hiç bir insanına olan bir soykırım yok,
    bi yaptırım yok,türkleştirme gibi bir asimilasyon yok,
    hatta ve hatta en özgür olabilecekleri yerdeler bir engelleme yok,
    ama dağa çıkan var,yol kesen var,öldürülen vatandaşlarımız var,şehitlerimiz var
    çünkü onların asaletleri yok.

    cümlenize saygılar

  3. #3
    Kıdemli Üye Mevt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nerden
    izmir
    Mesaj
    846
    Rep Gücü
    228

    Cevap: soykırımcıların soykırımı.türklerin asaleti

    bunun dışında göçmen diye adlandırdığımız birçok insanla aynı işyerinde çalışıyorum ve onların anlattıklarını bi dinleseniz o asimilasyon çalışmaları sırasında uğradıkları muameleyi inanın gözleriniz dolar hatta ağlarsınız.ve gerçekten anlarsınız biz türkler asil insanlarız.

Benzer Konular

  1. Kızılderili soykırımı kronolojisi
    mopsy Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 14-12-2011, 01:54 PM
  2. 40 kitap soykırımı vakası
    mopsy Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 10-08-2010, 08:33 AM
  3. Ruanda Soykırımı
    Mevt Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 07-08-2008, 12:41 AM
  4. türklerin asaleti!!
    Mevt Tarafından Şikayet ve Protesto ediyoruz Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 07-11-2007, 10:14 PM
  5. Ermeni soykırımı
    SMN Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 26-08-2007, 12:48 AM
Yukarı Çık