1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 12

Televizyonlarda Tecavüz Dönemi Başladı

Kültür, Sanat Kategorisi Tv Dizileri, Tv Programları Forumunda Televizyonlarda Tecavüz Dönemi Başladı Konusununun içerigi kısaca ->> Bir süredir böyle. Yeni yayın dönemiyle birlikte yeni bir tecavüz dönemi başlıyor. Ofsayt mıydı değil miydi tartışmalarına benzer, tecavüz mü ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye yeşeren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesaj
    373
    Rep Gücü
    4215

    Sound Televizyonlarda Tecavüz Dönemi Başladı

    Bir süredir böyle. Yeni yayın dönemiyle birlikte yeni bir tecavüz dönemi başlıyor. Ofsayt mıydı değil miydi tartışmalarına benzer, tecavüz mü fantezi mi tahlilleri... Çekildi, çekilecek, şu kadar dakikayla teferruatlı tecavüz sahnesi tasvirleri... 15 saniyeliğine yakalanan meşhurlara tecavüz oyunculuğu üzerine sorgu sual... Yüzlerce kez basılan aynı tecavüz fotoğrafları...

    Cinayetin, insana dair birçok suçu içinde barındıran savaşların, soykırımların filmi, dizisi yapılabileceği gibi tecavüzün de yapılır. Popüler sinemanın ve ondan daha da popüler kıstaslarla kendini var eden televizyonun, canlı türümüzün zaaflarını sömürdüğü bir hakikat. Ama tüm bunları tüketirken insanlığını muhafaza etmek de çok üzgünüm ki insana ait bir mesuliyet. Beyin, vicdan, şuur, bunlar biz kullanalım diye varlar.

    Daha geçen yıl tantanası başlayan ‘İffet’ adlı dizinin gösterimiyle kafamı sağa çeviriyorum tecavüz, sola çeviriyorum tecavüz. Bitmiyor.

    İFFET KOMİKLİKLERİ

    En korkuncu ne biliyor musunuz? Normalleşiyor. İnternet üzerinde insanların ahbaplarıyla yazıştıkları için en samimi hallerini döktükleri birtakım sosyal paylaşım sitelerini, türlü forumları, ulusa seslendiklerini varsaydıkları sözlükleri bu gözle gezdim biraz. Tek kelimeyle, inanamadım. Bunları çoğaltıp yaymak istemediğimden yazmıyorum. Ama içinden İffet ve Fatmagül geçen ‘komikliklere’ bakarken içim daraldı.

    ‘İffet’ filminin o malum sahnesine benzer pozlar verip ‘Ben İffet oldum’ diye arkadaşlarıyla ‘paylaşan’ genç kadınlar var hayatta, inanın. Ve her yerde tecavüz fiili kimi zaman ‘çok beğenmek’, kimi zaman ‘istediğinde elde etmek’ manalarında, en gündelik meseleler için nasıl gönül ferahlığıyla kullanılıyor... O kadar rahatlar ki, gülücük işaretleri koyuyorlar sonlarına. Çok eğleniyorlar.

    Bu insanlar tecavüzün ne olduğunu gerçekten biliyor olamaz. Kimse yaşayarak öğrenmesin, ama hayatlarında tecavüzü yaşamış biriyle de karşılaşmamışlar. En sık işlenen ama en az şikâyet edilen, yaş, meslek, statü, her tür kriterden azade herkesi mağduru edebilecek bir suç olduğundan belki çok yakınlarındaki gerçek acının farkında değiller.

    Birinci tekil şahıs

    Bizzat tecrübe edenden dinlemek şart değil. ‘Kızım fazla konuşma, tecavüz ederim ’ yazabildikleri mecradan tecavüz ve sonrasındaki travmaya dair birinci tekil şahıstan yüzlerce metin okumak mümkün. Gerçek hayat tecavüz istatistikleri gibi çoğu kadın, azı erkek yazanların da...

    Kimi 18 yıl önce yaşadığı hadiseyi korkutucu teferruatla o günmüş gibi anlatıyor, kimi sadece “Artık söylüyorum, ben tecavüze uğradım” yazabilmiş. “Çok saçma ama tecavüz sadece filmlerde olur sanıyordum” diyen genç bir kadın, hikâyesini anlatmış. Kimi zaman bıçakların, silahların, uyuşturan ilaçların dahil olduğu, fiziksel acıda başka bir faza geçenlerin kendisine uzaktan bakar gibi bedeninden uzaklaştığı anlar bunlar. Bazen fail en yakını, bildiği biri...

    Temizlenmek için sonra derisini kazıyan kadınlar... Şikâyetçi olabildiyse bedeni delil olarak kullanılan, gerçekten rızası olmadığına ikna etmeye çalışan kadınlar. Günlerce kanayanlar, kusanlar, boşluğa bakanlar. Zaman mefhumunu yitirenler, kâbussuz uyumayanlar. Uzun süre sevdiğiyle dahi sevişemeyen, tenine dokunduramayanlar. Tecavüzcüsünün çocuğunu büyüten kadınlar. Aslında bunu hak ettiğini düşünmeye başlayanlar, intiharı aklına düşürenler. Bu travmayı iki yılda atlatabileni de var, ömür boyu arazıyla yaşayanı da.

    Tecavüzden bu kadar rahat konuşabilmek, komikliğini yapabilmek için bu insanlardan utanmıyor olmanız gerekir. Ve de en azından bir saniye, sizin ya da sevdiğiniz birinin de başına gelebileceğini tahayyül etmemişsiniz demektir. Tecavüz bir insanlık suçudur, sonuna hiçbir yerde gelmez.

    Pınar Öğünç

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye yeşeren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesaj
    373
    Rep Gücü
    4215

    Doğan Grubu TV'leri Tecavüze Sarıldı!

    "Fatmagül'ün Suçu Ne" eski bir sinema filmiydi. Dizi olarak yeniden çevrilmesi sözkonusu olunca Doğan Grubu'na ait gazeteler ve özellikle Hürriyet ve Milliyet'in intenet siteleri günlerce tecavüz sahnesinin reklamını yapmışlardı.
    Dizinin tutması için günlerce bir insanlık suçu olan tecavüzü meşrulaştıracak yayınlar yaptılar. Sonuçta dizi tuttu. İzleyenler bilir, bu dizi Kanal D'de yayınlanıyor.

    Doğan Grubu televizyonları tecavüzün iyi reyting getirdiğinü görünce bu sene içinde tecavüz olan iki diziyi daha yayına soktular.

    Birisi İffet, diğeri de Ay tutulması. Her iki dizi de Doğan Grubu'na ait Star televizyonunda yayınlanıyor.

    Zaten bu konuda ilginç bir taktik izliyorlar. Önce dizi çekmeyi düşündükleri eski filmlerdeki tecavüz sahnelerini gazetelerin internet sitelerine koyuyorlar, sonra da "dizisi geliyor" diye reklam yapıyorlar.

    Tıpkı İffet dizisinde olduğu gibi.

    "Fatmagül'ün Suçu Ne" dizisiyle başlayan tecavüz furyası "İffet" ve "Ay Tutulması" dizisiyle son sürat devam ediyor.

    Ve ilginç tesadüf bu diziler de hep Doğan Grubu'nun televizyonlarında yayınlanıyor...

    Turktıme
    Konu yeşeren tarafından (27-09-2011 Saat 03:06 PM ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye yeşeren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesaj
    373
    Rep Gücü
    4215

    Mesele tecavüz dizisi mi çok rating mi?

    Milliyet yazarı Mehmet Tezkan bugün köşesinde dizi sektörünün kangrenini kaleme aldı. Tecavüz dizileri niye çok izleniyor? başlıklı yazısında Tezkan, Tamer Karadağlı'nın "televizyon ekranlarında dönen sekiz dizinin dördü ensest ilişkiler, dördü de tecavüz üzerine kurulu.." sözlerini yorumladı.

    "Mesele, tecavüz kurgulu, ensest ilişkiyi anlatan dizilerin yapılması mıdır, o dizilerin çok izlenmesi midir?" diye soran Tezkan şöyle devam etti:

    Her senarist, her yapımcı yaşadığı toplumdan etkilenir.. Üstünü örtmeye çalışsak da, yokmuş gibi davransak da, örf ve âdetlerimize aykırı desek de, inkâr etsek de kadına şiddet kadar..
    Tecavüz de yaygın..
    Ensest ilişki de..
    Erkek toplumların kangreni..
    Kadın konuşamadığı için, konuşturulmadığı için çok fazla gündeme gelmiyor.. Getirilmiyor..
    Ama var.. Hem de çok var..
    Hal buysa.. Dizilere yansıması da normal..
    Peki bu tür diziler niye çok izleniyor?
    Asıl yanıt vermemiz gereken soru bu..


    Gazeteciler.com

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye yeşeren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesaj
    373
    Rep Gücü
    4215

    Sevişme ve Tecavüz sahnelerini diziler iyice abarttı!

    İffet'in tecavüz sahnesi, Carolin'in tecavüz sahnesi, Fatmagül'ün tecavüzü, İffetin, bilmem kimin sevişme sahneleri derken televizyon dizileri reyting uğruna dizileri tecavüz ve sevişme sahneleri ile doldurdular. Yabancı bir dizide sevişerek EMMY kazandıran Sibel Kekilli kızımızı da unutmamak gerekir...

    Başrollerini Deniz Çakır ve İbrahim Çelikkol'un oynadığı "İffet" dizisi bugün ilk bölümüyle izleyiciyle buluştu. Yıllar önce Müjde Ar'ın oynadığı "İffet" filmi büyük ses getirmişti. Yaprak Dökümü dizisinde kötü kalpi Ferhunde rolünü canlandıran Deniz Çakır, masum İffet rolüyle izleyenleri ekrana kilitledi.

    İstanbul’un eski mahallelerinde çekilen dizinin en çok merak edilen sahnesi ise taksici Cemil’in İffet’e tecavüz ettiği sahne oldu. Büyük bir ilgiyle izlenen dizinin ilk bölümünde gösterilmeyen o tecavüz sahnesi izleyenleri hüsrana uğrattı.

    Deniz Çakır ve İbrahim Çelikkol’un arabadaki sevişme sahneleri ise ilk günden konuşulmaya başladı.

    Ali Kaptan'ın hapse girişinden sonra kendini alkole veren Caroline, Mustafa'yı Hasefe Hanım'a bırakarak ülkeyi terketmişti. Son bölümde bir barda içki içerken Ekber onu bulmuş ve Caroline'in hikayesini dinlemişti.

    Ekber'in evine giden Caroline, Ekber'in tacizi ile yeniden baş etmek zorunda kalır.Carolin'in kuvetteki tecavüz sahnelerini milyonlar nefeslerini tutarak izledi. Carolin tecavüze uğramaktan kurtuldu ama beklemediği bir olayla karşı karşıya kaldı..

    Caroline Ekber'i iter ve Ekber sabuna basıp kafasını küvete çarpar. Bu Ekber'in ölümü olur.
    Hızla kaçan Caroline, soluğu İstanbul'da Ali'nin evinde alır. Ali ile karşılaşan Caroline hiç ummadığı tepkiyi alır.

    Ama asıl şok Cemile içinidir. Bütün bu acıları yaşamasına sebep olan kadın şimdi karşısındadır. Tüm aile şoke olur. Caroline gelip Mustafa bebeği almak ister. Peki Cemile bebeği verecek midir?

    Sibel'le sevişti Emmy'yi kaptı

    Peter Dinklage'in Sibel Kekilli'yle sevişme sahnesi olay olmuştu... Sibel Kekilli ile sevişti Emmy ödülünü kaptı...

    Televizyon dünyasının Oscar'ları olarak bilinen Emmy Ödülleri'nin 63'üncüsü önceki akşam Los Angeles'ta düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Törene, 5 dalda ödül alan Modern Family dizisi damga vurdu. Gecenin ilginç sonuçlarından biri de Game of Thrones dizisinde Sibel Kekilli'yle sevişme sahnesi olay olan Peter Dinklage, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü'nü alması oldu

    MEDYARAZZİ.

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye yeşeren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesaj
    373
    Rep Gücü
    4215

    Kanal D kardeşi Star'la 2 koldan birden saldırıyor!

    Malum; Kanal D'nin "ahlak sicili" kabarık! Fazla geriye gitmeyelim. "Yaprak Dökümü"yle kız kardeşin kocasını elinden alma hikayesini, "Aşk-ı Memnu" izlemişti.

    Aile içi çarpık ilişkilerden "sıkılan" Kanal D, geçen sene de önce "Fatmagül'ün Suçu Ne" ile "tecavüz serisi"ne başladı.

    Fatmagül'ün bayrağını "Öyle Bir Geçer Zaman ki"de eski kocası tarafından “sanatsal” tecavüze uğrayan bir anne devraldı!

    Kanal D bu sene tecavüz bayrağını "kardeş kanalı" Star'a devretti.

    Bu kez de Star TV, sevgilisi tarafından tecavüze uğrayan bir kızın hikayesinin anlatıldığı "İffet" dizisini ekranlara getirecek.

    Kanal D aklımıza gelecek ya da gelmeyecek bütün ahlak dışı ne varsa dizi yapma geleneğini bu sene de devam ettiriyor.

    Yeni sezonda Kanal D'nin iki dizisinde de o "çizgi" hiç ödünsüz sürüyor.

    İlk olarak "Kuzey Güney"de Kıvanç Tatlıtuğ'un oynadığı karakter, abisinin sevgilisini elinden almaya çalışan bir genci oynuyor. Yani Kıvanç Tatlıtuğ yine yengesini ayartmaya çalışıyor!

    Kıvanç Tatlıtuğ'un performansı Kanal D'nin "malum çizgisi"nin gerisinde kalmıyor.

    Arap dünyasında eşine tutkuyla bağlı bir genci canlandırdığı "Gümüş" dizisiyle sevilen oyuncunun, önce amcasının eşi yani yengesiyle yasak aşkının anlatıldığı dizisinin hemen ardından abisinin sevgilisini yine yengesini ayartmaya çalışan birini oynaması ayrıca çok manidar.

    Kanal D'nin ikinci dizisi ise 40'lı yaşlarında ve 13 yaşında kız çocuğu olan bir adamın lise sona giden 17 yaşındaki bir kıza aşkını anlatıyor.

    Dizinin ismi de konuya uygun:

    "Bir Çocuk Sevdim."

    Kanal D bakalım nereye kadar toplumdaki bu sinir uçlarını zorlayarak yüksek reyting almaya ahlaksızlığını sürdürecek?


    medyagundem.

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye yeşeren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesaj
    373
    Rep Gücü
    4215

    8 dizinin 4'ü ensest, 4'ü tecavüz üzerine kurulu

    80'İNCİ İzmir Enternasyonal Fuarı etkinlikleri çerçevesinde hayranları ile söyleşide buluşan ünlü oyuncu Tamer Karadağlı, "Şu anda televizyon ekranlarında dönen sekiz dizinin dördü ensest ilişkiler, dördü de tecavüz üzerine kurulu. Ama insanlar artık bu kadar krizin arasında komedi görmek istiyor" dedi.

    Özel bir kanalda yayınlanan 'Çocuklar Duymasın' adlı dizide 'Taş Fırın Haluk' karakterini canlandıran Tamer Karadağlı ile 'Zero Erkek Tuna' rolünde oynayan Volkan Severcan, İzmir Sanat’ta düzenlenen söyleşide hayranları ile buluştu.

    İzmirli sevenlerinin sorularını cevaplayan Tamer Karadağlı, "Türkiye’de dizilerin işleyişi bir garip. Şu anda televizyon ekranlarında dönen sekiz dizinin dördü ensest ilişkiler, dördü de tecavüz üzerine kurulu. Ama insanlar artık bu kadar krizin arasında komedi görmek istiyor. Çocuklar Duymasın tarzı dizi filmler seyretmek daha mantıklı geliyor bana" diye konuştu.

    Gerçek hayatta kızı Zeyno’ya karşı 'tam bir ultra light' olduğunu da belirten Karadağlı, dizide zıt bir karakteri oynadığını söyledi.

    Volkan Severcan ise tiyatro ve sinemanın asıl yerinin İstanbul olduğunu, İzmir’in de son yıllarda çok geliştiğini ve daha da ilerleyeceğini ifade etti.

    Eray ARPAŞİN

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye yeşeren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesaj
    373
    Rep Gücü
    4215

    Dizi dizi ahlaksızlık

    TV dizileri, geleneksel Türk aile yapısını ve dünyaya örnek ahlak anlayışımızı temelinden dinamitleyen bir sürecin silahına dönüştü. Cinsel öğeleri sonuna kadar istismar eden diziler, reyting garantisi olarak gördüğü bu yöntemle her türlü yozlaşmaya meşruiyet kapısı açıyor.

    Nasıl ‘genel izleyici’ olur!
    Reyting bahanesine sığınılarak dizilere katılan cinsel sos (!) çocukları da hedef alıyor. Çocukların psikolojisi bozuluyor, bilinçaltı zararlı unsurlarla dolduruluyor. Dizilerin ’genel izleyici’ amblemi altında ve çocukların uyumadığı saatlerde yayınına izin veren RTÜK’e de büyük tepki var.

    Hanefi Bostan (Eğitimci): Ahlaksız toplumun temelleri atılıyor!
    Dizilerin ‘genel izleyici’ başlığıyla verilmesi kabul edilemez. Ahlaksızlık meşrulaştırılıyor. Kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz!

    Esat Çıplak (RTÜK Üyesi): Türk aile yapısı dinamitleniyor
    Toplumsal kabul görmeyen algılar dayatarak, toplumun temeli olan aile dinamitleniyor. Ticari kaygının da önemli rolü var.

    Televizyon dizilerinde ahlaksızlık zirve yaptı
    Televizyon aracılığı ile açık saçık sahnelerin yer aldığı, tecavüz ve ahlaksız ilişkilerin konu edildiği, toplumun temel değerlerini sarsacak diziler evlerimize girdi.

    Şiddetten tecavüze varıncaya kadar her türlüsünün yeraldığı, yatak sahneleri ile dolu, çocuklara karşı cinselliğin normalleştirildiği, parçalanmış ailelerin, birbirlerine ihanet eden aile fertlerinin anlatıldığı dizi filmler sabahtan akşama kadar televizyon ekranlarından eksik olmuyor. Reyting (izlenme oranı) yarışındaki kanallar dizi üzerine dizi yayınlıyor. Bazı televizyon kanalları ise artık sadece dizi kanalı haline geldi.

    Diğer taraftan ekonomik kriz nedeniyle geliri düşen dizi yapımcıları ile reklam pastasından aldığı payı yükseltmek için reyting savaşını sürdüren kanallar, durumu düzeltmek için bir zamanlar Yeşilçam’ın keşfettiği açık-saçık filmlerle işi götürmeye yöneldi. Toplumun temel değerlerini hiçe sayan, aile kurumunu çökertmeye yönelik diziler ekranları kapladı. Kanal D, bir zamanlar sinemada Hülya Avşar’ın canlandırdığı “Fatmagül’ün Suçu Ne” adlı filmi dizi olarak yayına koydu. Dizide deniz kenarında 4 arkadaştan 3’ünün tecavüzüne uğrayan Beren Saat’in canlandırdığı Fatmagül adlı genç kızın dramı anlatılıyor.

    TECAVÜZLE REKABET

    Star TV ise bir zamanlar Müjde Ar’ın, kafası otomobilin c***** sıkıştırılarak tecavüz edilen bir genç kızı canlandırdığı “İffet” adlı filme yöneldi. Aynı şekilde tecavüze uğrayan genç kızı bu defa Deniz Çakır’ın canlandırdığı “İffet” dizisi yayına girdi. “Fatmagül” ve “İffet” adlı film ve dizilerdeki tecavüz görüntüleri bir çok internet sitesinde “unutulmaz sahneler” olarak yayınlanıyor. Televizyonlarda aile içi ilişkiler bir zamanlar yabancı dizi Dallas ile gündeme gelmişti. Şimdi ise yerlileri çekildi. Kanal D’de yayınlanan “Öyle Bir Geçer Zaman ki” adlı dizide parçalanmış aile dramı anlatılıyor.

    Filmin kahramanı olan kadına boşanmış eşi tarafından tecavüz ediliyor. Kadının kızlarından biri ise zengin bir ailenin kötürüm çocuğu ile evlendiriliyor. Ama evin büyük oğlu ile aşk yaşıyor. Aynı kanalda yayına giren “Kuzey-Güney” ile ATV’de yayınlanan “Kalbim Seni Seçti” adlı dizilerde ise kardeşlerinin sevgililerine aşık olan gençler anlatılıyor.

    Küçük yaşta cinsellik

    Kanal D’de yayınlanan bir başka dizinin adı ise “Bir Çocuk Sevdim.” Bu dizinin adı bile küçük yaşta çocuklarla cinsel ilişkiyi meşrulaştırmaya yönelik. Konusuna gelince; 14 yaşındaki Mine adlı kız çocuğu sevgilisi tarafından hamile bırakıldıktan sonra terk ediliyor. Bu sefer de Mine’ye babasının yaşını başını almış patronu musallat oluyor. ATV’deki “Reis” adlı dizide evli bir kadına aşık olan balıkçının öyküsü anlatılıyor.

    Show TV’de ise, “Sensiz Olmaz” adlı dizide evli bir kadının sözümona fedakarlığı anlatılıyor. Kadın eşinden ayrılıp, başkasıyla evleniyor. Ancak, ilk eşinden olma çocuğu lösemi hastalığına tutuluyor. Bu nedenle de uygun ilik nakli yapılması gerekiyor. Diziye göre bu işin tek yolu kadının ayrıldığı eski kocasıyla yeni bir çocuk için birlikte olması. 9 ay sonra doğacağı belli bile olmayan yeni çocuktan alınacak ilik nakledilerek hasta çocuk o zaman zarfında ölmezse kurtulacak.

    Dolandırıcılık ve şantaj

    Show TV’de oynayan “Muhteşem Yüzyıl” dizisi, Osmanlı İmparatorluğu’nun Harem’inde geçiyor. Padişah’la birlikte olmak için birbiriyle rekabet eden müstehcen giyimli kadınlar, entrikalar anlatılıyor. Star TV’deki “Yalancı Bahar” adlı dizide ise dolandırıcı genç çiftin öyküsü anlatılıyor. Erkek, cezaevine girince kadın zengin bir adamla evleniyor. Ancak, hapisten çıkan erkek, bu sefer şantajcı olarak karşımıza çıkıyor.

    Çocukları olumsuz etkiliyor

    Türk Eğitim-Sen İstanbul İl Başkanı Eğitim Bilimci Yardımcı Doçent Hanefi Bostan, bu tür dizilerle ahlaksız toplumun temellerinin atıldığını belirterek, “Kendi toplumumuza kendimiz silah çekiyoruz” dedi. Bostan, “Televizyonlarda çoluk çocuk herkesin ayakta olduğu saatlerde yayınlanan dizilerin bizim geleneksel toplum ahlakımıza uygun olması lazım. Toplumu rahatsız ediyorsa, özellikle de küçük çocuklar üzerinde olumsuz tesirler yapıyorsa bunları yayınlamak doğru değil. Bu dizilerin genel izleyici içerisinde verilmesi hiç bir şekilde kabul edilemez” diye konuştu.

    Toplum bunalıma sürükleniyor

    Bu tür yayınlara RTÜK’ün gerekli dikkati göstermediğinin de ortaya çıktığını belirten Bostan, “Bunların genel izleyici kitlesi amblemi altında yayınlanıp, küçük yaşta çocukların da bunları izlemesi doğru değil. Bu tür şeyler özellikle küçük çocukların psikolojilerini alt üst ediyor. Bizim çocukların psikolojilerini alt üst etmemiz hiç bir şekilde kabul edilebilecek bir şey değil. Yani bu şu demektir. Kendi toplumumuza silahı kendimiz çekiyoruz.

    Bu hususlara dikkat edilip, bunların kesinlikle genel izleyici adı altında verilmemesi gerekiyor” uyarısında bulundu. Bostan, “Bunları küçük çocuklara izlettirmenin bir anlamı yok. Bu konulara dikkat edilmesi gerekir. Diziler bizim kültür normlarımıza da uygun olmalı. Dallasvari yerli filmleri izlettirmenin bir anlamı yok. Bizim kültür genlerimizi, onların izlerini taşıyan yerli diziler yapılması gerekir. Özellikle televizyonlar ve bu işle uğraşanların bu işe dikkat etmesi büyük bir zorunluluktur. Çünkü bu toplum büyük bir bunalıma girerse kendileri de bundan ciddi anlamda etkilenecektir” dedi. Bostan, şöyle konuştu: “Toplumu bunalıma sürüklemenin, çalkantı içine sokmanın bir anlamı yok. Özellikle ahlaki değerlerimiz ve milli kültür değerlerimize dikkat edilmesi gerekiyor.

    Dizilerde de bu değerlerimiz ön plana taşınmalı. Yani adam ahlaksızlık yaptıysa onu meşrulaştıracak bir yayın politikası doğru değildir. Bunlar aynı zamanda bizim kanunlarımıza göre de suçtur. Ama bunlara kimse bakmıyor, ilgilenmiyor. RTÜK’ün, bir an evvel bu işe el atması gerekir. Seyirci çekmek amacıyla bu dizileri yapıp, yayınlayanları da uyarıyorum. Kendi çocuklarının da bunlardan olumsuz etkileneceğini bilsinler. Çocuklarımızın bu olumsuz etkilenmesi sonucu toplum huzursuz olacaktır. Toplumdaki ahlaki değerler tamamen zayıflamaya başlayacak ve daha sonra da ahlaksız bir toplum haline gelecek. Bu ahlaksız toplum da aynı sıkıntıları kendileri de çekecek. Bu hususlara toplumun geleceği açısından herkesin azami bir şekilde dikkat etmesi gerekiyor.”

    Tarih çarpıtılmamalı

    Bostan, tarihi içerikli bazı dizi ve filmlerin aslında gerçekten tarihi bir film olmadıklarının da uyarısını yaptı. Bunların toplum tarafından tarihi film olarak izlendiğine dikkat çekerek, “Bizim kültürümüzde, ahlakımızda olmayan şeyler bu filmlerde yansıtılıyor. Eğer, tarihi bir dizi veya filmse gereçeklerle uyum sağlaması gerekir. Seyircinin ilgisini çekmek için olmayan şeyler katılarak tarihimizi çarpıtmanın getireceği zararlar toplumun geleceği için çok büyük olur” dedi.

    Aileye ve toplumsal değerlere saldırı var

    Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üyesi Esat Çıplak, televizyonlarda yayınlanan dizilerde aile içi ilişkiler, evlilik, aldatma, cinsellik, gayrimeşru çocuk yapma gibi milli ve manevi değerlerimiz açısından sıkıntılı olan daha bir çok temanın yoğun biçimde işlenmekte olduğunu kaydetti. “Herhangi bir kültürel üründe, roman, tiyatro, ya da sinemada tek bir sahnede yaşanıp bitecek olan ilişkiler dizi filmlerde kanca atma yönteminden dolayı aylarca, hatta yıllarca gündemde kalmakta, her bir bölüm hafta boyunca medyanın diğer yayınlarında da işlenmekte, halkın gündeminde oldukça yoğun yer işgal etmektedir” tespitinde bulunan Çıplak, şunları söyledi:

    İçeriklerinde fark yok

    “Son dönemde televizyonlarda yayınlanmaya başlayan dizilerden İffet, Bir Çocuk Sevdim, Kuzey Güney, Ay Tutulması isimli, konuları itibari ile eski dönem dizilerden aile içi ilişkileri konu edinen yapımlar ile Aşk-ı Memnu, Aşk ve Ceza, Ezel, Yaprak Dökümü, Canan, Fatma Gülün Suçu Ne, Yer Gök Aşk isimli dizilerin içeriği arasında bir fark görülmediği anlaşılmaktadır. Toplumsal değerlerimize, aile yapımıza, hayat tarzımıza, ailenin korunmasında tutkal olduğunu sandığımız değerlerin ve tavırların hiçbir etkisinin kalmadığı modellemelerle, ya da kurgularla büyük bir saldırının da olduğu görülmektedir. Unutulmaması gereken bir husus bu tür yapımların toplum nezdinde alıcısının bulunduğu ve izlenirliğinin çok olduğu gerçeğini de kabul etmemiz gerekir.

    Eğitimsizliğin, yozlaşmanın, milli manevi değerlerden uzaklaşmanın, küresel ve kitlesel tüketim özentisinin kültürel hayatımızda oluşturduğu kargaşa, bundan doğan yasal boşluklar, denetleyici mekanizmaların şahsi öncelik kullanması bu kaosu içinden çıkılmaz bir hale koymaktadır.” Aile değerlerinin önemine değinen Çıplak, “Ancak uygulamalardan da anlaşılacağı üzere cinsellik, kadına şiddet, ensest ilişkiler, kahraman katiller, değerleri yaşayan ama mafyacılık yapan rol modeller toplum nezdinde içselleştiriliyor, insanların model alabileceği karaktere dönüştürülüyor” dedi.

    Kötü örnek beyne kazınıyor

    Türkiye’de, kadına şiddet, taciz ve tecavüz gibi sorunları bitirmeye uğraşırken, bu unsurları son günlerde televizyon dizilerinin senaryolarına dâhil edilmeye başlandığını belirten Çıplak, şöyle devam etti: “Dizilerde işlenen ve evlerin içerisine kadar girebilen cinsel objelerin, şiddetin, gelenek göreneklere uygun olmayan mekan seçimlerinin bireylerin bilinç altında kaldığı da gözden uzak tutulmaması gerekir. Aile değerlerine saldırı olduğu kaygısı olan dizilerdeki rol modellere insanlar, bu modeldeki ahlak dışı sahneleri ilk izlediğinde tepki gösterebilir; ama üçüncü kez seyrettiğinde o tepki ortadan kalkar, normal ve kanıksatıcı bir olaya dönüşür.”

    Bilinçaltına işliyor

    Çıplak, yayınlanan dizilerin kişilik bozukluklarına yol açabildiği gibi, televizyon, küçük yaşlardan itibaren izlendiği için çeşitli zihinsel ve psikolojik tahribatlara sebep olduğunun da bilinmesi gerektiğinin altını çizerek, “Dizilerin görsel ve bedensel bir dile sahip olması nedeniyle soyut bir kavramı somutlanamayan düşünce yetersizliğine yol açtığı gibi, örnek alınan kimlik ve davranış modelleri de kişilik bölünmelerine ve çatışmalara neden olmakta ve dizilerde anlatılan olay ve canlandırılan karakterler çocukların bilinçaltına işlemekte ve iz bırakmaktadır.

    Çocuklar bu karakterlere benzemeye çalışarak, sağlıklı olmayan davranışı ve rol modeli normal gibi algılıyor. Çocuklarımızın geleceğini, ruh ve beden sağlığını nasıl tehlikeye attığımızı unutmamak gerekir” diye konuştu.

    Yeniçağ / Salim Yavaşoğlu

  8. #8
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye yeşeren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesaj
    373
    Rep Gücü
    4215

    Tecavüzü tetikleyen diziler

    Televizyon ve bilgisayarın esiri olan çocuklar ciddi tehlikelerle karşı karşıyalar.

    Uzmanlar ebeveynleri uyarıyor.Gün içinde 2-3 saati aşan sürelerle televizyon ve bilgisayar başında kalan çocukların psikolojik olarak bir takım sorun yaşadığını belirten Psikolog Serap Duygulu, son yıllarda kendi içine kapanan ve sosyal ortamlardan uzaklaşan çocuk sayısındaki artışa işaret etti.

    ERGENLİK YAŞ SINIRI 13′TEN 9′A DÜŞTÜİnternet ve televizyonlardaki cinsel içerikli yayınlar ile çeşitli çevresel etkenlerin etkisi altında kalan çocuklardaki ergenlik yaş sınırının 13′ten 9′a düştüğünü kaydeden Serap Duygulu, okul çağındaki çocukları hedef alan tecavüz olaylarındaki artıştan duyduğu endişeyi dile getirdi.Çeşitli yayınlardaki erotik ve pornografik görüntüler karşısında çocukların erken yaşlarda cinsel içerikli davranışlara yöneldiğini aktaran Duygulu, özellikle anne ve babası çalışan çocukların kontrol dışında kalma riskinin çok daha fazla olduğuna işaret ederek, internet, televizyon, VCD veya DVD filmlerde izledikleri cinsel içerikli görüntülere çocukların büyük ilgi gösterdiğini ifade etti.

    OKULLARDAKİ TECAVÜZ OLAYLARI”Son dönemde gazete sayfalarına yansıyan olaylar ışığında okul arkadaşına tecavüz eden öğrenci çocukların sayısı giderek artıyor” diyen Serap Duygulu, televizyon ekranlarında reyting rekorları kıran bazı dizilerdeki ”çarpık ilişkiler” ve tecavüz sahnelerinin de bunda önemli rol oynadığını savundu.Bu konuda ailelere büyük görevler düştüğünü vurgulayan Duygulu, sözlerine şöyle devam etti:”Kabul edelim ki çocuklara televizyon seyretmeyi ya da bilgisayar kullanmayı yasaklamak, asla bir çözüm değildir.

    Aksine yasaklanan her şey daha çok ilgi ve merak uyandırır.

    Dolayısıyla yasaklamak yerine çocukla işbirliği yapmak ve onun da onayını alarak gün içinde 2-3 saatini televizyon ve bilgisayar başında geçirmesine izin vermek daha mantıklı ve kabul edilebilir bir yöntemdir.”

  9. #9
    - Çevrimdışı
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913
    TV dizileri, geleneksel Türk aile yapısını ve dünyaya örnek ahlak anlayışımızı temelinden dinamitleyen bir sürecin silahına dönüştü. Cinsel öğeleri sonuna kadar istismar eden diziler, reyting garantisi olarak gördüğü bu yöntemle her türlü yozlaşmaya meşruiyet kapısı açıyor.

    Çok haklısınız . Fakat bu biraz da arz talep meselesi eğer halk bu sahneleri görmek istemeseydi elbetteki izlemez ve tepkisini bir şekilde RTÜK'e bildirir veya en azından kendisi izlemez idi
    inanın bu saydığınız dizilerin bir çoğunu hemen hemen hepimiz izliyoruz . hatta zaman zaman anket bile yapıyoruz forumda en çok hanği dizi seviliyor ve izleniyor diye
    Ama ne yazık ki unuttuğumuz birşey var bizler çaylarımızı içerken keyifle izlediğimiz dizileri
    acaba kaç kişi uygulamaya çalışıyordur . KİMBİLİR ...

  10. #10
    İNCİ
    Misafir..
    Diziler hakkında yazılanların hepsine katılıyorum. En favori diziler Kurtlar vadisi ve Behzat Ç. benim için.
    Diğer dizilerin bir çoğu çok cıvık ve tecavüz,taciz, aşk meşk olaylarından başka bir şey anlatmıyor.
    Tv'den de bıktırdılar artık .Belgesel indiriyorum netten onları izliyorum ya da kaliteli filmlerden indirip izliyorum.

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Tecavüz Suçunun Cezası Ne Olmalıdır?
    SAHARAY Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 48
    Son mesaj: 13-12-2011, 03:34 PM
  2. 10 yıllık pasaport dönemi başladı
    mopsy Tarafından Hukuk Forum Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 07-08-2010, 09:50 AM
  3. İran'da Reformculara Tecavüz Edildi
    SOSYALİST Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 28-08-2009, 03:38 PM
  4. Canlı yayında Tecavüz itirafı
    YukseLL Tarafından Tv Dizileri, Tv Programları Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 23-11-2008, 01:12 PM
  5. GDI da kredi kartsız kayıt dönemi başladı
    namik38 Tarafından Duyurular-SSS Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 29-06-2007, 11:24 AM
Yukarı Çık