Merhaba





Tabii günlük hayatta sıkça kullanılan ve yaşamımızı kolaylaştıran

nesnelerin bize neler anlattığı üzerinde fazlaca durmak tehlikeli

olabilir. Bir elektrik düğmesinde ya da bir muslukta saklı olduğunu

düşündüğümüz mesajları deşifre etmeye çalışırsak, bu nesneleri

odalarını aydınlatmak ya da dişlerini fırçalamak gibi basit eylemleri

gerçekleştirebilmek için birer araç olarak gören ve bunlara başkaca

bir anlam yüklemeyen sağduyulu insanlar bizi hor görebilir.
Alay konusu olmak istemiyor, gene de nesnelere bakıp düşünmenin

hiç de aptalca olmadığını kanıtlamayı arzuluyorsak, bir modern sanat

müzesine gitmek yapabileceğimiz en akıllıca iştir. Yirminci yüzyıl

soyut heykel koleksiyonlarını görebileceğimiz beyaz duvarlı

galerilerde, üç boyutlu kütlelerin nasıl anlamlar taşıyabileceğine ilişkin

yeni ve eşsiz bir bakış açısı kazanabilir, bu yeni bakış açısıyla

evlerimizi ve eşyalarımızı çok daha farklı bir gözle değerlendirmeye

başlayabiliriz.


Fakat soyut sanatla uğraşanlar bütün bu kısıtlamalara karşın

heykellerinde çok önemli temalar işlediklerini iddia ediyorlardı.

Sanat eleştirmenlerinin çoğu da onlarla aynı fikirdeydi.

Herbert Read, Henry Moore’ un yapıtını, Tanrı’ nın elini eteğini

çektiği bir dünyada insanın iyiliği ve zalimliği üzerine bir inceleme

diye niteliyordu.

Henry Moore eserlerinden:







Alain de Botton - MUTLULUĞUN MİMARİSİ
Cev: Banu TELLİOĞLU ALTUĞ