Hepimiz ilk okuldan itibaren din ile tanışırız. İnsanın ailesinde dindar biri olsa da olmasa da okul çağında aldığımız din eğitimiyle Allah’ı, Kuran’ı, namaz kılmanın, oruç tutmanın farz olduğunu, ahiret inancını öğreniriz. Ama tüm bunları bilmemize rağmen namaz kılmazdık veya sadece Allah için yaşamanın ne demek olduğunu bilmezdik. Bir gün bir arkadaşım bana Sn. Adnan Oktar’ın “Gerçeği Düşündünüz mü?” adlı kitabını verdi. O kitapta okuduğum şu ayet benim bütün hayatımı tamamen değiştirmeme vesile oldu:

İnkar edenler, cehenneme bölük bölük sevk edildiler. Sonunda oraya geldikleri zaman, kapıları açıldı ve onlara (cehennemin) bekçileri dedi ki: "Size Rabbiniz'in ayetlerini okuyan ve bugünle karşılaşacağınızı (söyleyip) sizi uyaran elçiler gelmedi mi?" Onlar: "Evet." dediler. Ancak azab kelimesi kafirlerin üzerine hak oldu….(Zümer Suresi, 71)

Bu ayeti okuduğumda hemen kendimi düşündüm. Allah’ı, cenneti, cehennemi, öldükten sonra hesap vereceğimi, Allah için yaşamam gerektiğini, Kuran’ı uygulamam gerektiğini biliyordum. Ve bunu bile bile Allah’ın istediği şekilde yaşamayacağım zaman cehenneme gidebileceğimi de biliyordum. Bunu düşünmek beni kendime getirdi ve bu ayeti gördükten sonra Allah’ın razı olacağı şekilde, Kuran’a uygun bir hayat yaşamaya karar verdim. Allah’ın izniyle 20 senedir Allah rızası için yaşıyor, Allah’ın Kuran’da tarif ettiği şekilde bir hayat sürüyorum. Kuran ahlakını yaşadığımdan beri Kuran’da Allah’ın istediği şekilde yaşamanın hayatımı ne kadar güzelleştirdiğini, vicdanımı ne kadar rahatlattığını kelimelerle tarif bile edemem.