2. Sayfa, Toplam 5 BirinciBirinci 1234 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 Toplam: 42
  1. #11
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    626
    Rep Gücü
    41960
    Sevgili sworden. Yukarıda müminun suresinin 2 ayetini vermiştim konuyla ilgili.

    Kuranı bir bütün olarak okuduğumuzda, "musibetler kendi ellerinizin yüzündendir" kısmının açıklaması bir görüş olarak şu anlama da gelebilir:
    Yaptığınız kötülüklerin kimisinin cezası bu dünyada verilmekte, kimisi öbür dünyaya bırakılmaktadır.



    Lut kıssasında geçen kör etme olayı bildiğimiz fiziksel körlük olmasa gerektir. Muhammed Esedin bu konudaki açıklaması:

    İbni ‘Abbâs'a göre (Râzî tarafından nakledildiği üzere), tamsu'l-‘ayn ifadesi (“basîretten/görme yeteneğinden yoksun bırakma”), burada “birinin idrakinden [bir şeyi] saklamayı/gizlemeyi” (hacb ‘ani'l-idrâk ) gösterir. Bu nedenle, tamesnâ a‘yunehum ifadesi, Allah'ın onları, kötü/şeytanî eğilimlerinden dolayı, bütün manevî/ahlakî değerlerden yoksun bıraktığı (karş. 36:66 ve ilgili notlar) ve böylece onları bu dünyada ve ötekinde acı bir azabı tatmaya -ayetin devamından anlaşıldığı gibi- mahkum ettiği anlam'ına gelir.



    Ayrıca bir de şu ayetler bu konuda düşünmeye itiyor.

    Enam
    27. Ateşin önünde bekletilecekleri ve “Ah, keşke [hayata] geri döndürülseydik: O zaman Rabbimizin mesajlarını yalanlamaz ve müminler arasında olurduk!” diyecekleri zaman [onları] görseydin.

    28. Ama hayır -[böyle demeleri] geçmişte [kendilerinden] gizlemiş oldukları hakikat onlara açık şekilde görünecek [olmasındandır]; ve eğer [hayata] geri döndürülmüş olsalardı kendilerine yasaklanmış olan şeye yine dönerlerdi: Unutma ki onlar gerçek yalancılardır!

  2. #12
    Üyecik Daver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    18
    Rep Gücü
    510
    Reenkarnasyon diye birşey yoktur,daha doğrusu vardır ama yalan-dolandan ibarettir
    Her bedene bir ruh,her ruha da bir beden verilmiştir
    sapkınlığın sınırı yok daha bakalım neler uyduracaklar

  3. #13
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    626
    Rep Gücü
    41960
    Alıntı Daver´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Reenkarnasyon diye birşey yoktur,daha doğrusu vardır ama yalan-dolandan ibarettir
    Her bedene bir ruh,her ruha da bir beden verilmiştir
    sapkınlığın sınırı yok daha bakalım neler uyduracaklar
    Tartışma adabını bilmiyorsanız lütfen yazmayınız. Ben de sizin gibi reenkarnasyona inanmıyorum fakat farklı düşünmek sapkınlık değildir.

    http://www.supermeydan.net/forum/for...read59979.html

  4. #14
    Üyecik Daver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    18
    Rep Gücü
    510
    Alıntı Apollonius´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tartışma adabını bilmiyorsanız lütfen yazmayınız. Ben de sizin gibi reenkarnasyona inanmıyorum fakat farklı düşünmek sapkınlık değildir.

    http://www.supermeydan.net/forum/for...read59979.html
    bir görüşü beğenirim,beğenmem sapkın olarak görürüm görmem,bunu ister söylerim ister söylemem kimseyi alakadar etmez

  5. #15
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    626
    Rep Gücü
    41960
    "Ben farklı düşünüyorum, şundan şundan dolayı" der görüşünüzü bir şeyler göstererek açıklarsınız. Hiç bir delil sunmadan karşı görüşe saldıramazsınız. Ayrıca birilerini alakadar eder. Forum yönetimini. Burada da kurallar var her yerde olduğu gibi. Youtube sandınız herhalde burayı.
    Konu Apollonius tarafından (21-12-2009 Saat 09:23 PM ) değiştirilmiştir.

  6. #16
    Üyecik Daver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    18
    Rep Gücü
    510
    sapkınlık, uymacılığın ya da uyumun zıt anlamlısıdır. (bknz sözlük)
    dolayısıyla islama uymayan her şey sapkınlık oluyor nazarımda,bunu da rahatça söyleyebilirim

  7. #17
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    626
    Rep Gücü
    41960
    Alıntı Daver´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    sapkınlık, uymacılığın ya da uyumun zıt anlamlısıdır. (bknz sözlük)
    dolayısıyla islama uymayan her şey sapkınlık oluyor nazarımda,bunu da rahatça söyleyebilirim
    İslama uymadığını nereden biliyorsun ey büyük alim. Biz de onu soruyoruz sana. Kafana göre sapkın yazıp gitme diyoruz, bir şeyler yaz da lafının içi boş kalmasın diyoruz. Anladın mı sevgili hocacığım.?

    Bir şey biliyorsan konuş, ibret alsınlar.

  8. #18
    Üyecik Daver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    18
    Rep Gücü
    510
    gördüğüm kadarıyla öğrenmeye meraklı bir arkadaşsın,iyi biz de vesile olamaya çalışalım,ben naçizane fikrimi söylemiştim ama illa delil isteyenler var,halnuki isteseler bir tıkla ulaşabilirlerdi


    Reenkarnasyonun Hint düşünce sistemiyle de yakın ilgisi vardır. Tenasüh inancının Hindistan'da neşv-ü nema bulması, oradaki hayat tarzıyla yakından ilgilidir. Kast sisteminin hákim olduğu Hinduizm'de, dünyada iken kendi kastını, sınıf ve tabakasını değiştiremeyen Hindu'ya, tenasüh inancı bir teselli olarak sunulmuştur. Bu anlayışa göre Hintli, mevcut düzene isyan etmeden itaat etmek suretiyle daha sonraki hayatında daha üst tabakalara yükselme imkánına sahip olacak, aksi takdirde hayvan veya bitki olarak tekrar dünyaya gelecektir.

    * * *

    İran, eski Mısır ve Yunan'da da yorum farklılıklarıyla bu inanca rastlanmaktadır. İslam dünyasında ise Batinilik mezhebinde ve özellikle Nusayriler ve Yezidiler arasında görülmektedir. Ülkemizde Hatay civarı bu inanca sahip olanların yoğun olarak yaşadığı yerdir. İslam dini başta olmak üzere, diğer semavi dinlerin de reddettiği bu inanç ayrıca gözlem konusu da değildir. Delil olarak ileri sürülen şeyler kişilerin sözlerine ve bu sözlerin doğruluk derecesine bağlıdır. Bu konuda çalışan İ.Stevenson bine yakın vaka tespit ettiğini ileri sürmüştür. Beş milyar insan içinde yüze yakın vaka çok küçük kalmaktadır. Bununla beraber buna inanan insanlar da vardır.

    Bakara ve Mü'min surelerindeki bir ayetten hareketle, bazı araştırmacılar İslam'da reenkarnasyonun olduğunu ileri sürmektedirler.

    Bakara suresinin 25. ayetinde ‘‘Allah'ı nasıl inkár edersiniz? Siz ölüler idiniz, O sizi diriltti, sonra öldürecek ve yine diriltecektir, sonra da O'na döndürüleceksiniz'', Mü'min suresinin 11. ayetinde ise, ‘‘Dediler ki: Rabbimiz bizi iki kez öldürdün ve iki kez dirilttin. Günahlarımızı itiraf ettik. Şimdi (şu ateşten) çıkmak için bir yol var mıdır?'' buyurulmaktadır.

    * * *

    Birinci ayette söz edilen iki ölüm ve iki dirilme ile ikinci ayette sözü edilen ‘‘Bizi iki kez öldürdün ve iki kez dirilttin'' ifadelerindeki ilk dirilme, yaşadığımız dünya hayatıdır. Bundan sonraki dirilme de ahiretteki dirilmedir. Çünkü bu dirilmeden sonra Allah'a döndürülme söz konusu edilmektedir. Burada dikkati çeken ve açıklanması gereken husus, ‘‘Siz ölüler idiniz'' ibaresidir. Mevt, ölüm kelimesi Arapça'da hayatın karşıtı anlamında kullanılır, nitekim Nahl suresinin 21. ayetinde, putlarla ilgili olarak ‘‘Canlı olmayan ölülerdir'' denilmektedir. Kur'an'da hayatta olmama, ölüm ile ifade edilmektedir. Ölümün olduğu yerde hayat, hayatın olduğu yerde ölüm yoktur. Ayetteki ‘‘Siz ölüler idiniz'' ifadesini, ‘‘Henüz dünya hayatına gelmemiştiniz, hayat sahibi değildiniz veya toprak, nutfe vb. maddeler halindeydiniz veyahut hiç yoktunuz'' şeklinde anlamak yerinde olur. Bu ifadenin ‘‘hayatta olmayanlar'' anl***** kullanıldığı açıktır.

    Bununla birlikte, Kur'an-ı Kerim'de tekrar bedenlenmenin, yani reenkarnasyonun olmayacağına dair kesin deliller de bulunmaktadır. Mü'minun suresinin 99-100. ayetlerinde Yüce Allah, ‘‘Onlardan birine ölüm gelince, Rabbim, beni terk ettiğim dünyaya geri çevir, belki yapmayıp noksan bıraktığımı tamamlar, iyi işler işlerim, der. Hayır, bu kendi sözüdür. Diriltilecekleri güne kadar arkalarında (veya önlerinde) geriye dönmekten alıkoyan bir berzah (engel) vardır'' buyurmaktadır.

    En'am suresinin 27. ve 28. ayetlerinde de, ‘‘Onların, ateşin kenarına getirilip durdurulduklarında, keşke dünyaya geri döndürülseydik, Rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık ve inananlardan olsaydık, dediklerini bir görsen. Hayır, daha önce gizledikleri onlara göründü. Eğer geri döndürülseler, yine kendilerine yasak edilen şeylere dönerler. Doğrusu onlar yalancılardır'' buyrulmaktadır.

    * * *

    Kur'an-ı Kerim'de insanın ruh-beden bütünlüğü esas alınır ve orada ne ruh öne çıkarılarak beden ihmal edilir, ne de bedene bir imtiyaz tanınır. İnsan, ruh ve beden olarak, hayati bir bütün şeklinde yaşar ve ölümden sonra dirilmeyle yine ruh ve beden olarak ebedi ahiret hayatını ölümsüz bir şekilde yaşamaya devam eder.

    ***********************
    Ruhun tekrar dünyaya dönmesi asla söz konusu değildir. Zira Kur'an'da bu hususta şu kesin hüküm yer almaktadır.
    Onlardan birine ölüm gelince; Rabbim, beni terkettiğim dünyaya geri çevir, belki yapmayıp noksan bıraktığımı tamamlar iyi işler işlerim, der. Hayır, bu kendi sözüdür. Diriltilecekleri güne kadar arkalarında (veya önlerinde) geriye dönmekten alıkoyan bir berzah (engel) vardır." Mü'minun, 23/100

    Berzah
    Müminun suresinin 99. ve 100. ayetlerinin açık anlamı insanın öldükten sonra tekrar şu veya bu şekilde bir daha dünyaya dönemeyeceğidir. Zaten sonraki 101. ve 104. ayetlerde de ahiret hayatı anlatılmaktadır. Berzahı bütün ilim adamları, ölümle dünyaya tekrar dönüş arasındaki engel olarak anlamışlardır.
    Ölümle hayatın kesildiğine, insanın işlediği amellerin karşılığını ahirette alacağına dair pek çok ayet ve hadis vardır. Ölümle bedenden ayrılan ruhlar berzah aleminde toplanırlar, orada dünya hayatında olduğu gibi faaliyetlerde bulunma, eksiklikleri tamamlama imkanı yoktur. Artık amel safhası bitmiş, hesap verme için bekleme dönemi başlamıştır. Her çeşit ibadet ve amelin yapıldığı yer dünyadır, dünya hayatıdır ve bu dünya hayatı da bir tektir. "Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Neticede bize döndürüleceksiniz." Enbiya 21/35. ayetinin açık anlamı bu gerçeği ifade etmektedir.

    Suçların Şahsiliği
    Ayrıca Kur'an'da bir de, suçların şahsiliği, amellerin ancak kişiyi sorumlu tutup bağladığı esası vurgulanır, İsra suresinin 17/15. ayetinde hiçbir günahkarın başkasının günahını çekmeyeceği ifade edilir. Oysa tenasübe ve reenkarnasyona inananlar, ruh çağırma seanslarında, kafir bir kişinin ruhunun müslüman bir kişide; katil, cani bir kişinin ruhunun da suçsuz birisinde yaşadığına şahit olduklarını söylemektedirler. Gerçekte insan, ölümle noktalanan dünya hayatında elde ettiği bütün amelleriyle, şahsi kazançları ve sorumluluğu ile bu dünya hayatından ayrılmaktadır.
    Reenkarnasyonu isbat için ruh çağırma seanslarına sığınan ve oralardan belge toplayan kişilere ihtimaldir ki cinler veya şeytan yardımcı olmaktadır.

    Tekrar Dönüş Yoktur
    Kur'an-ı Kerim'de tekrar bedenlenmenin, yani dünyaya tekrar dönüşün olmayacağına dair kesin delillerden biri de şu mealdeki ayetlerdir:
    "Onların, ateşin başında durdurulmuş iken: - Ne olurdu keşke (dünyaya) geri döndürülseydik de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık, (inanan) müminlerden olsaydık, dediklerini bir görsen. Hayır, daha önce gizlemekte oldukları onlara göründü. Geri döndürülselerdi, menedildikleri (yasaklandıkları) şeyi yapmaya dönerlerdi. Çünkü onlar yalancıdırlar."
    En'am suresinin 6/27. ve 28. ayetlerinden sonra 29. ayet dikkate şayandır. Orada ise;
    "Dediler ki: Dünya hayatımızdan başka bir hayat yoktur. Biz diriltilecek değiliz."
    Ayetlerin açık beyanı, insanın artık bir daha dünyaya geri dönmeyeceği şeklindedir.
    İnsanın farklı bir bedenle tekrar dünyaya geri gelebileceği iddiası da kökten yanlıştır. İnsan, dünyada yaşadığı bedenle tekrar diriltilir, diriltilmeden önce başka bir bedenle asla dünyaya gelmez. Çünkü Allah, çürümüş, yok olmuş kemikleri biraraya getirerek insanı ruh ve bedeniyle diriltecek, hatta dünyadaki el ve ayakları kendisi aleyhine şahitlik edecektir. Yasin suresinin 36/65. ve 78-79. ayetleriyle başka ayetlerde bu hususa açıklık getirilmektedir. Kur'an'da bir tek bedenden ve ruhtan bahsedilmekte, insan için başka beden ve ruhlardan söz edilmemektedir

  9. #19
    Üyecik Daver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    18
    Rep Gücü
    510
    Reenkarnasyon Nazariyesinin Kaynağı ve Saçmalığı
    Reenkarnasyon düşüncesi şüphesiz günümüz materyalist düşüncesi ve yaşayışına karşı bir tepkidir ve ruhçu akımın bir yan ürünüdür. Reenkarnasyonun Hind düşünce sistemiyle yakın ilgisi vardır. Tenasüh inancının Hindistan'da neşvü nema bulması ise oradaki hayat tarzıyla yakından ilgilidir. Kast sisteminin hakim olduğu, dünyada iken kendi kastının, sınıf ve tabakasını değiştiremeyen Hinduya tekrar tekrar dünyaya gelmek suretiyle bir teselli olarak tenasüh inancı sunulmuştur. Hintli, bu tekrar gelmeler, gitmeler sonucunda daha üst tabakalara yükselme imkanına sahip olabilecektir. Aksi takdirde aşağılık hayvan ve bitki olarak tekrar dünyaya gelmesi söz konusudur. O halde mevcut düzene isyan etmeden itaat etmek gerekir.
    Materyalist medeniyetin sunduğu hayat tarzından memnun olmayan günümüz insanı da mutluluğu ruhçu akımlarda aramaktadır. Reenkarnasyon tarihte ve Hind düşünce sisteminde bulunmakla birlikte özellikle 19. asır Batı dünyasından dünyaya yayılması manidardır.
    Rene Guenon imzasıyla eserlerini yayınlayan, müslüman olarak Abdülvahid Yahya adını taşıyan ve 1951 yılında Mısır'da ölen Fransız filozofu, Ruhçu Yanılgı adıyla Türkçe�ye çevrilen eserinin reenkarnasyona ayırdığı sayfalarında, reenkarnasyonu modern, batılı bir buluş olarak tanımlıyor ve onu basit bir felsefi kavram olarak niteliyor, hatta kendi ifadesiyle reenkarnasyon, "aşağı seviyede bir felsefi kavrayıştır ve tamamıyla saçmadır, filozoflarda pek çok saçmalıklar vardır, fakat onlar hiç olmazsa bu saçmalıkları genelde hipotezler olarak sunarlar, neo-spritualistler ise filozoflardan daha çok yanılgı içindedirler. Çünkü batıda reenkarnasyona sahip çıkanlar spritualistlerdir, ruhçulardır" diyor,
    Rene Guenon'a göre reenkarnasyonun tenasüh ve ruh göçünden farklı olarak değerlendirilmesi gerekir. Doğulular tenasühü iyi bilirler, fakat reenkarnasyon kavramının yaratıcısı olan Batılılar ise bunları bilmezler. Rene Guenon, sprit ve okultistlerin (ruhçu ve gizli, sırrî bilimcilerin) iddialarının aksine doğada, tabiatta reenkarnasyonu destekleyici hiçbir delil bulunmuyor, buna karşılık tersi nitelikte pek çok olaya rastlanıyor.
    Reenkarnasyon nazariyesini Kur'an'ın açıkça reddettiği kesindir. İslam inanç esaslarının iki temel rüknü Allah'a ve ahirete imandır. Kur'an'da bu husus sık sık tekrar edilir. Ancak buna rağmen yukarıda zikrettiğimiz bazı ayetleri kelime, terim ve muhteva olarak tamamen Batılı olan batıl , mesnedsiz, yanlış bir faraziye için delil olarak ileri sürmek akıl, mantık ve iz'anla asla bağdaşmamaktadır. Bazı ilahiyatçıların eser ve konuşmalarında "ahiret inancına halel getirmemek kaydıyla Kur'an'da reenkarnasyon vardır" gibi iddialarda bulunmaları, ahiret inancım dolaylı olarak reddetmek anlamım taşır. Çünkü reenkarnasyon nazariyesi, Allah'ın Kur'an'da ortaya koyduğu ve açıkladığı hayat, ölüm, ahiret gerçeklerine karşı oluşturulmuş bir nazariyedir. Kur'an'da gerek zikrettiğimiz ayetlerde, gerekse bütününde reenkarnasyon nazariyesine asla yer yoktur.
    Kur'an'da insanın ruh-beden bütünlüğü esas alınır. Oradan ne ruh öne çıkarılarak beden ihmal edilir, ne de bedene bir imtiyaz tanınır, însan ruh ve beden olarak, hayatı bir bütün olarak yaşar ve ölümden sonra dirilmeyle yine ruh ve beden olarak ebedi ahiret hayatım ölümsüz bir şekilde yaşamaya devam eder. Reenkarnasyon saçmalığına Kur'an'da yer yoktur.
    (1) Rene Guenon, Ruhçu Yanılgı İstanbul 1996, M.Said Şimşek, Günümüz Tefsir Problemleri, Konya, 1995. Celal Kırca, İslam Dinine Göre Reenkarnasyon, Kayseri, 1986. Mustafa Çetin, Kur'an Işığında Reenkarnasyon, Ankara, 1990.

  10. #20
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    626
    Rep Gücü
    41960
    İstediğimiz copy/paste değildi ama sapkın diyip çekip gitmekten iyidir :) Teşekkürler

2. Sayfa, Toplam 5 BirinciBirinci 1234 ... SonSon
Yukarı Çık