Merhaba!

Yes'elûneke ‘anil'enfâl,
kulil'enfâlü lillâhi verresûl,
fettekullahe ve aslihû zâte beyniküm
ve etî’ullâhe ve resûlehu in küntüm mü'minîn

Sana ENFÂL' den ve taksiminden soruyorlar,
de ki enfal'in taksimi Allaha ve Resulüne aid,
onun için siz gerçekten mü'minlerseniz
Allahdan korkun da biribirinizle aranızı düzeltin,
Allaha ve Resulüne ıtaat edin

ELMALILI H. YAZIR TEFSİRİ:

"Resûlüm sana ENFAL'den suâl ediyorlar.
Ahkâmını/hikmetini ve insanlar üzerindeki
hükm ve hakimiyetinin aslını soruyorlar.

De ki ENFAL, Allah ve Resûlünündür.
Ya'ni ENFAL hakkında hüküm vermek
Allah'a mahsustur.
Burada kimsenin reyi yoktur.
Allah nasıl emr ederse, Resulullah onu
öyle tebliğ ve icra eder.

Binaenaleyh sadece Allah'a ittika/yaslanı/
takva ile sâlih amel ediniz.

Allah'ın gadabına sebeb olacak hallerden
sakınıb korununuz ve aranızdaki BEYT/AÇIKLIK/
MESAFE' yi ISLAH ediniz.

Bunları yapabilmek için de Allah'a ve resûlüne
itaat ediniz. Eğer mü'min iseniz böyle yaparsınız.
(kişisel rey/görüş/fikir/hükm'ünüz ile bunu
oluşturma gücünüz/hakkınız yoktur!)

Zira mü'minler, ancak onlardır ki;
Allah anıldığı zaman ya'ni mücerred/soyut
"Allah" ismi celâli söylendiği, sıfatından hiç
bahs olmaksızın ve ef'alinden hiç bir şey
gösterilmeksizin yalnız "Allah" denildiği
zaman kalbleri oynar-kalblerini ümid,
rahmet ve şevk-ı muhabbetle müterafık/
birlikte olan celâl-ü azamet mahafeti/
korkusu istilâ eder/sarar..

...Ve üzerlerine onun âyetleri TILÂVET
edildiği vakıt imanlarını artırır
-
esbab ve delâili ilm-ü amel arttıkça iyman-ı tahkikî
inkişaf eyler, yakîn ve itmi'nanları ziyadeleşir.
Ve ancak rablarına karşı tevekkül ve i'timad
eylerler-başkasına değil, ancak Allah'a tevfizi/
işlerini Allah'a havâle etmeyi umur/bir emir
kabul ederler.

İşte bunlar-bu sıfat ile muttasıf olanlar yok mu?
Hakkan mü'minler ancak bunlardır.
Hakikatte mü'min diye ancak bunlara denir.

Zira hem kalbleri, hem kalıbları ile mü'mindirler.
Bunlar için rabları indinde yüksek yüksek dereceler
ve büyük bir mağfiret ve kerîm bir rızk,
aded ve müddeti tükenmez,
zarar ve fenası ve derd-ü belâsı bulunmaz,
hayr-ı mahz olan bir ni'meti maksume vardır ki
iyman ve amelin asıl ecri bunlardır."