Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Hayatımızın Navigasyonu Kur'an Olmalı

islam (Müslümanlık) Kategorisi Kuran-ı Kerim Forumunda Hayatımızın Navigasyonu Kur'an Olmalı Konusununun içerigi kısaca ->> Hayatımızın Navigasyonu Kur'an Olmalı Arabalara takılan navigasyon cihazı, gidilecek yeri göstermede çok güzel rehberlik eder. Uydu bağlantılı bu cihaz yol ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    Hayatımızın Navigasyonu Kur'an Olmalı

    Hayatımızın Navigasyonu Kur'an Olmalı




    Arabalara takılan navigasyon cihazı, gidilecek yeri göstermede çok güzel rehberlik eder. Uydu bağlantılı bu cihaz yol boyunca hedefe varmak için sağa sola döndürür, yol hakkında bilgiler verir. Kur’an, hayat yolunda bu cihaz misali bize rehberlik eder. Bizi daima Rabb’imizle bağlantılı kılar. Nerede ne yapmamız, nasıl hareket etmemiz gerektiğini bildirir. Ancak onu açıp okumak, anlayıp, hayata uygulamak şartıyla…



    Kur’an-ı Kerim, bütün insanlığa son evrensel mesajdır. Âlemlerin Rabbi, bu kelamıyla insanlara hitap etmiş, âlemin sırlarını, dünya ve ahiretin durumlarını, haram ve helalleri anlatmıştır.

    Ülkemizde en çok okunan kitabın Kur’an olması, güzel ve sevindirici bir durum. Kur’an’ın gönderildiği dil Arapça olması hasebiyle, insanımızın pek çoğu onu doğrudan anlayamaz. Ancak, ilahiyat eğitimiyle, özel gayretlerle, meal ve tefsirlerle bu eksiği tamamlamak mümkündür.

    İnsanımız genelde Kur’an’ı baştan başlayıp sona kadar okumak, yani hatim yapmak suretiyle okur. Okuduğunu da vefat edenlerin ruhuna bağışlar. Gerçi vefat edenlerin ruhuna onu bağışlamak güzeldir, hatta bazı rivayetlerde teşvik de edilmiştir. Ama bunu yaparken sırf bununla yetinmemek gerekir. Çünkü o, asıl olarak ölüler için değil, diriler içindir.

    Bu manayı, halkımızın en çok okuduğu surelerden biri olan Yasin suresinde şöyle görürüz: “O, sadece bir zikir ve apaçık bir Kur'an'dır. Diri olanları uyarmak içindir...” (Yasin, 69-70)

    İşte, Kur’an’ı anlamaya çalışmak, manevî hayat göstergesidir. Âlemlerin Rabbi’nin hitabına ciddi bir muhatap olma olayıdır.



    Kur’an, hayatı kuşatır

    Kur’an’ın muhtevasına baktığımızda, onun hayatın bütün safhalarını kuşattığını görürüz. Ezel ve ebed onda yan yanadır. Dünya ve ahiret beraberce zikredilmiştir. İbadet ve muamelat iç içe anlatılmıştır… Böyle olunca, gün boyu yaşadığımız bütün olaylarla alakalı onda ya açıktan veya işaretler tarzında hükümler görürüz. Mesela:

    — Sabah, yeni bir günün başlangıcıdır. Şu ayetle, yeni günü tesbihle ve sabah namazıyla karşılamamız gerektiğini öğreniriz:

    “Öyle ise, akşama girdiğinizde, sabaha kavuştuğunuzda Allah’ı tesbih edin.”

    Göklerde ve yerde hamd O’na mahsustur.

    Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde Allah’ı tesbih edin.” (Rum, 17-18)

    — Yolda giderken, havada uçan kuşlar gördüğümüzde şu ayeti hatırlarız:

    “Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmadılar mı?

    Onları tutan ancak Rahman’dır.

    Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir.” (Mülk, 19)

    Bu ayeti hatırladığımızda, bu kuşların uçaklar için birer model olduğunu düşünür, akıl kanatlarıyla bizi uçuran Rabb’imize hamd ederiz.

    — Ardından yağmur yağmaya başladığını görsek, bu tecessüm etmiş ilahî rahmet tecellisini hayret ve hayranlıkla seyreder, şu gibi ayetleri düşünürüz:

    “Semadan bir su indirdi.

    Derken onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı.” (Bakara, 22)

    “Gökten belli bir ölçüde bir su indirdik.

    Ardından onu yeryüzünde tuttuk.

    Bizim onu tamamen gidermeye de elbet gücümüz yeter.” (Mü’minun, 18)

    Bu düşünme bizi ilahî nimetler karşısında derinden şükre sevk eder, Yüce Yaratıcı’nın ne kadar merhametli olduğunu idrak ettirir. Bizi, kuru toprağın yağan yağmurdan aldığı paydan çok daha fazla rahmetten hissedar kılar.

    — Birisinin veya birilerinin uygunsuz tavırlarına muhatap olduğumuzda şu ayet ve benzerleri imdadımıza yetişir:

    “Rahmanın kulları o kimselerdir ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve cahiller kendilerine laf attığı zaman ’selam‘ derler (geçerler).” (Furkan, 63)

    Bunlar, başkalarıyla problem yaşamaktan ve hayatın bir işkenceye dönüşmesinden bizi kurtarır, saadet içinde bir hayat yaşamamıza vesile olur.

    — Bir dostumuzu ziyaret ederken pek çok ayette emredilen sıla-i rahim görevimizi hatırlarız. Evine vardığımızda şu ayet gereğince kapısını çalarız:

    “Ey iman edenler! Geldiğinizi hissettirip (izin alıp) evdekilere selam vermeden kendi evlerinizden başka evlere girmeyin.” (Nur, 27)

    Hadis gereği üç defa zile basar, açan olmazsa geri döneriz.

    — Eve döndüğümüzde çoluk çocuğumuzla ilgilenir, onların üzerimizdeki haklarını yerine getirmeye çalışırız. Bu konuda da şu gibi ayetler bize rehberlik eder:

    “Ehline namazı emret. Sen de ona sabırla devam et.” (Taha, 132)

    “Ey iman edenler! Yakıtı insanlar ve taşlar olan bir ateşten kendinizi ve ehlinizi koruyun.” (Tahrim, 6)

    Bu misallere, Kur’an’ın bütün ayetleri kıyas edilebilir. Bu nazarla bakıldığında, her bir Kur’an ayetinin “insanlara bir rehber” olması manası daha iyi anlaşılır.



    Arkadaş istersen Kur’an yeter!

    İnsan iyi bir arkadaşla beraber olursa, arkadaşı ona her hususta yardımcı olur, zararlardan kurtarır, faydalı şeylere ulaşmasını sağlar. Bu zaviyeden baktığımızda Kur’an en iyi bir arkadaştır. Bizi kötülüklerden sakındırır, iyiliklere sevk eder.

    Mesela boş şeyler konuşan kimselere rastladığımızda "Cahillerden yüz çevir" (A’raf, 199) ayeti bize ne yapmamız gerektiğini bildirir.

    Haram bir manzarayla karşılaştığımızda “Müminlere söyle! Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar” (Nur, 30) ayeti elimizden tutar, fuhşiyattan bizi kurtarır.

    Malımızdan muhtaç olanlara vermek hususunda nefsimiz bize cimriliği emrederken, Kur’an “Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (Allah yolunda) infak ederler” (Bakara, 3) gibi ayetlerle bize cömertliği emreder, yaptığı teşviklerle bizi coşturur, hatta “Kendileri şiddetle muhtaç bile olsa, onları kendilerine tercih ederler” (Haşir, 9) gibi ayetleriyle başkalarını kendimize tercih ettirecek yüksek bir ahlak derecesi kazandırır.

    “Yaratan Rabb’inin adıyla oku!” (Alak, 1) ayetiyle hem bize okumayı emreder, hem de nasıl okumamız gerektiğini bildirir. “Kaleme ve yazdıklarına andolsun” (Nun, 1) ayetiyle yazmaya teşvik eder. Bunlar gibi ayetlerle “okuyan ve yazan bir toplum” meydana getirir.

    Kısacası o, en iyi bir arkadaş olarak, nerede ne yapmamız gerektiğini bize bildirir, bizi “kâmil insan” haline getirir.



    Peygamberlerle beraber olmak

    Kur’an’ın üçte biri kıssalardan meydana gelir. Bunların da büyük bir kısmı peygamber kıssalarıdır. Peygamberler insanlık ağacının en mükemmel meyveleridir. Kur’an’ı anlayarak okuyan kimse, onların kıssalarında büyük mesajlar olduğunu görür ve bunları kendi hayatında uygulamaya çalışır.

    Mesela hayatın zorluklarına karşı Hz. Eyyub’un sabrını model alır.

    Saltanata mazhar olduğunda Hz. Süleyman gibi hareket eder, nimetlere mukabil “Bu, Rabb’imin lütfundandır” (Neml, 40) der.

    Sebeplerin bittiği noktada Allah’tan ümidini kesmez, balığın karnında dua eden Hz. Yunus’u modelleyip Yüce Rabb’ine iltica eder.

    Hz. Yusuf misali iffet ve takvayı esas alır, günaha girmek veya zindana atılmak şıklarından biriyle karşılaşınca zindanı tercih eder. Girmiş olduğu zindanı bir medreseye çevirir.

    Hasbelbeşer bir hata veya günah işlediğinde, atası Hz. Âdem’i model alır, tövbe ve istiğfarla Rabb’ine yönelir.

    Hz. Zülkarneyn misali dünyanın doğusuna-batısına gidip oralarda adaleti tesis etmeye, mazlum insanları zalimlerin baskısından kurtarmaya gayret eder. Dinin emretmiş olduğu “emr-i bi’l-maruf ve nehy-i ani’l-münker”i hayatın geniş dairelerinde uygulamaya çalışır.



    Sözün özü

    Arabalara takılan navigasyon cihazı, onlara gidecekleri yeri göstermede çok güzel rehberlik eder. Bu cihaza sahip olanlar, varmak istedikleri menzili kodladıklarında uydu bağlantılı bu cihaz yol boyu onları yönlendirir. Sağa sola döndürür, yol hakkında bilgiler verir. Bunu isterseniz harita şeklinde size bildirir, isterseniz de sesli olarak size anlatır. Şu şartla ki, cihazı açmalı ve varacağınız yeri belirlemelisiniz. Yoksa cihaza sahip olmak yetmemektedir.

    Hayat yolunda Kur’an bu cihaz misali bize rehberlik eder. Bizi daima Rabb’imizle bağlantılı kılar. Nerede ne yapmamız, nasıl hareket etmemiz gerektiğini bildirir. Şu dünya hayatında başlayan ve ebedî saadete doğru devam eden yolculuğumuzda hep yanımızda olur. Ancak onu açıp okumak, anlayıp hayata uygulamak şartıyla…

    Kur’an Sözlüğü

    Meal: Meal “bir şeyin amacı ve varacağı yer” olup terim olarak Kur’an ayetlerinin anlamını aslıyla aynı değil, fakat aslına yakın olarak ifade etmektir. Kur’an-ı Kerim’in aslıyla aynısını başka bir dile bütün dilsel özellikleriyle çevirmeye tercüme denir ki, Kur’an’ın tercümesi mümkün değildir. Bu yüzden Kur’an tercümesi çalışmalarına meal denir.



    Tefsir: Kur’an’ın, sahasında uzman kişilerce açıklanması ve yorumlanmasıdır. Bu yorumlama işi ilahî vahyin insan tarafından anlaşılması için kaçınılmaz bir sonuçtur. Hayat devam ettiği sürece de yorumlama işi devam edecektir. Çünkü Kur’an insanın ulaşabileceği en ileri boyutlardan haber vermektedir ve kıyamete kadar insanlığın ihtiyacını karşılayacak bir kitaptır. Tefsir işiyle ilgilenen uzmanlara ise müfessir denir.


    kaynak
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Nerden
    İzmir
    Yaş
    37
    Mesaj
    248
    Rep Gücü
    9146
    Meal: Meal “bir şeyin amacı ve varacağı yer” olup terim olarak Kur’an ayetlerinin anlamını aslıyla aynı değil, fakat aslına yakın olarak ifade etmektir. Kur’an-ı Kerim’in aslıyla aynısını başka bir dile bütün dilsel özellikleriyle çevirmeye tercüme denir ki, Kur’an’ın tercümesi mümkün değildir. Bu yüzden Kur’an tercümesi çalışmalarına meal denir.



    Tefsir: Kur’an’ın, sahasında uzman kişilerce açıklanması ve yorumlanmasıdır. Bu yorumlama işi ilahî vahyin insan tarafından anlaşılması için kaçınılmaz bir sonuçtur. Hayat devam ettiği sürece de yorumlama işi devam edecektir. Çünkü Kur’an insanın ulaşabileceği en ileri boyutlardan haber vermektedir ve kıyamete kadar insanlığın ihtiyacını karşılayacak bir kitaptır. Tefsir işiyle ilgilenen uzmanlara ise müfessir denir.
    Demek ki Kur'an'ı anlamak için meal den ziyade tefsir okumak gerekiyor...

    Değerli ve istifadeli bir paylaşım. Teşekkürler...

Benzer Konular

  1. İDAM Olmalı Mı?
    SOSYALİST Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 22
    Son mesaj: 06-03-2009, 10:58 AM
  2. İşsizlik Olmalı Mı ?
    SOSYALİST Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 21-01-2009, 05:03 PM
  3. Bir Eşi Olmalı İnsanın...
    RABİA Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 12
    Son mesaj: 21-05-2008, 08:05 PM
  4. Bir Adı Olmalı İnsanın
    blueice Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 08-04-2008, 12:09 AM
  5. Yorum: 7
    Son mesaj: 18-03-2007, 09:52 AM
Yukarı Çık