1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 12
  1. #1
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864

    Unknown Yanlız Kur'an Diyen Sahtekarlar

    Kur’andan başka delil var mıdır?


    Sual: (Kur’andan başka kaynak tanımam, benim için sadece Kur’an delildir. Meal okuyup onunla amel ederim) diyenler haklı değil midir? Allah’ın kitabı yetmiyor mu, başka kaynağa ne ihtiyaç var?
    CEVAP
    Bunu söyleyen kimsede, zerre kadar samimiyet yoktur. Böyle söyleyenler Kur’an-ı kerime kesinlikle inanmıyorlar. Kur’an-ı kerime inansalar, onun bildirdiklerine de inanırlar.

    Allahü teâlâ, (Yalnız bana tâbi olun, yalnız bana itaat edin) buyurmuyor. Resulüne ve âlimlere de uyulmasını emrediyor. Şu âyet-i kerimeleri, hangi mezhepsiz inkâr edebilir ki:

    (Allah’a ve Resulüne itaat edin!) [Enfal 20] (Resule itaat de Kur’an-ı kerimin emridir.)
    (Allah ve Resulüne itaat eden, en büyük kurtuluşa ermiştir.) [Ahzab 71]

    (Resulüm de ki: “Bana uyun ki, Allah da sizi sevsin!”) [Al-i İmran 31]

    (Allah’a ve Resulüne inanmayan [kâfir olur] kâfirler için çılgın bir ateş hazırladık.) [Feth 13] (Resulüne inanmayan da kâfirdir. Resulullaha inanmak demek, Onun bildirdiklerinin tamamını kabul etmek, inanıp hepsini beğenmek demektir.)

    (De ki, Allah’a ve Resulü’ne itaat edin! [İtaat etmeyip] yüz çevirenler [kâfir olanlar], bilsinler ki, Allah, kâfirleri sevmez.) [Âl-i İmran 32] Allah’tan değil, Resulünden de yüz çeviren kâfirdir.)

    (Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7]

    (O Peygamber, güzel şeyleri helal, çirkin şeyleri haram kılar.) [Araf 157] (Allahü teâlâ, haram kılma yetkisini Resulüne de vermiştir.)

    (Resulüme uyun ki, doğru yolu bulun!) [Araf 158, Nur 54]

    (Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]

    (Allah’a ve Resulüne karşı gelen, apaçık bir sapıklıktadır.) [Ahzab 36]

    (Allah ve Resulüne itaat eden Cennete, isyan eden Cehenneme gider.) [Nisa 13,14]

    (İhtilaflı bir işin hükmünü Allah ve Resulünden [Kitap ve sünnetten] anlayın!) [Nisa 59]

    (Kendilerine kitap verilenlerden, Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, Allah’ın ve Resulünün haram ettiği şeyi haram tanımayan ve hak dini [İslamiyet’i] din edinmeyen kimselerle; zelil bir halde kendi elleriyle [boyun eğerek] cizye verinceye kadar savaşın.) [Tevbe 29]

    (Biz her Peygamberi, kendisine itaat edilsin diye gönderdik.) [Nisa 64]

    (Allah ile resullerinin emirlerini birbirinden ayırıp ikisi arasında bir yol tutmak isteyen kâfirdir.) [Nisa 150,151]

    Allahü teâlâ, Resulüne Kur’anın açıklamasını, hüküm koymasını emredip, iman, itaat ve kelime-i şehadette de Resulünü kendisiyle birlikte bildiriyor.

    İki âyet-i kerime meali:
    (Kur’anı insanlara açıklayasın diye sana indirdik.) [Nahl 44]

    (Size kitabı, hikmeti getiren ve bilmediklerinizi öğreten bir Resul gönderdik.) [Bekara 151]

    İmam-ı Şafii hazretleri buyuruyor ki: Bu âyetteki hikmet, sünnettir. Önce Kur’an, peşinden hikmet bildirilmiştir. (Risale s.78)

    Bu konudaki hadis-i şerifler de şöyledir:

    (Cebrail, Kur’anla beraber, onun açıklaması olan sünneti de getirdi.) [Darimi]

    (Bana Kur’anın misli kadar daha hüküm verildi.) [İ. Ahmed]

    (Yalnız Kur’andaki helal ve haramı kabul edin diyenler çıkar. İyi bilin, Peygamberin haram kılması, Allah’ın haram kılması gibidir.) [Tirmizi, Darimi]

    (Bana uyan Cennete girer, bana isyan edense Cennete giremez.) [Buhari]

    (Sünnetimden yüz çeviren benden değildir.) [Müslim]

    (Ümmetim bozulunca, sünnetimi ayakta tutana şehit sevabı verilir.) [Hakim]

    (İhtilaflarda, sünnetime ve hulefa-i raşidinin sünnetine sımsıkı sarılın!) [Tirmizi]

    (Bana uyan, Allah’a uymuş, bana asi olan da, Allah'a asi olmuş olur.) [Buhari]

    Mezhepsizler, dindeki dört delilin ikisini kabul etmeyip, kitap ve sünnetten başka delil yok diyorlar. Mezhepsizleri de geride bırakan türediler, kitap ve sünnet tabirine bile saldırıp, (Kur’andan başka, sünnet adı altında din çıkarılıyor, Kur’anı getirmekle Peygamberin işi bitti, o bir postacıdır) diyerek sünneti Kur’andan farklı gibi gösteriyorlar. Âyet-i kerimelerde bunların kâfir oldukları bildiriliyor.

    Görüldüğü gibi, yalnız Kur’an diyerek, Resule uymayanların, sahtekâr birer kâfir olduklarını, Allah ve Resulü bildirmektedir. Bunların, Kur’ana inanıyorum demeleri yalandır; çünkü Kur’an-ı kerimi toplayanlar da, hadis-i şerifleri bildirenler de Eshab-ı kiramdır. Birine inanıp öteki inkâr edilmez. Resulullah efendimiz, bunların çıkacağını mucize olarak 14 asır önce bildirmiştir.

    Üç hadis-i şerif meali:
    (Bir zaman gelir, beni yalanlayanlar çıkar. Bir hadis söylenince, “Resulullah böyle şey söylemez. Bunu bırak, Kur’andan söyle” derler.) [Ebu Ya’la]

    (Bazı kibirli kişiler çıkacak, “Allah Kur’anda bildirilenden başka bir şeyi haram kılmadı” diyecek. Yemin ederim ki, benim de emrettiğim, yasakladığım, koyduğum hükümler vardır. Bunların sayısı Kur’andaki hükümlerden daha çoktur.) [Ebu Davud]

    (Kur’andan başka delil kabul etmem diyenler çıkacak.) [Ebu Davud]

    Kur’an-ı kerimde, (yalnız Kur’ana uyun) denmiyor, (Allah’a ve resulüne uyun) deniyor. Resulünü dışlayıp, Kur’anın açıklaması olan hadisleri delil saymayan, Kur’anın ifadesiyle kâfir olur.

    (Bize yalnız Kur’andan söyle) diyen birine, İmran bin Husayn hazretleri, (Ey ahmak! Kur’anda, namazların kaç rekât olduğunu bulabilir misin?) dedi. Hazret-i Ömer, farzların seferde kaç rekât kılınacağını Kur’anda bulamadık diyenlere, (Kur’anda bulamadığımızı, Resulullah’tan gördüğümüz gibi yaparız. O, seferde, 4 rekâtlı farzları iki kılardı) buyurdu. (Mizan-ül-kübra)

    Resulullah’a uymanın önemi anlaşılınca, Kur’an-ı kerimin açıklaması olan hadis-i şeriflere de uymak gerektiği anlaşılır. Hadis-i şerifler olmasaydı, namazların kaç rekât olduğu ve nasıl kılınacağı, zekâtın, orucun, haccın farzları, hukuk bilgileri bilinemezdi. Yani hiç kimse, bunları Kur’an-ı kerimden çıkaramazdı. Şu halde Kur’an-ı kerimi anlamak için, onun açıklaması olan hadis-i şeriflere ihtiyaç vardır. Hadis-i şerifleri de anlamak için âlimlere ihtiyaç vardır. Allahü teâlâ, (Peygambere sorun, âlimlere sorun) buyuruyor. Herkes Kur’anı anlayabilseydi o zaman peygambere ne lüzum kalırdı? Kur’an-ı kerimi doğru anlayamadıkları için 72 sapık fırka meydana çıktı?

    Üç ayet-i kerime meali:
    (Eğer onun hükmünü peygambere veya ülül-emre [yetkililere, âlimlere] sorsalardı, öğrenmiş olurlardı.) [Nisa 83] (Demek ki, ülül-emre de uyulması gerekiyor.)

    (Verdiğimiz bu misalleri ancak âlim olanlar anlar.) [Ankebut 43]

    (Bilmiyorsanız âlimlere sorun.) [Nahl 43]

    Bu âyetler, Kur’an-ı kerimi anlamak için âlimlerin açıklamasına da ihtiyaç olduğunu bildiriyor. Zaten Kur’an meali okuyan, murad-ı ilahiyi öğrenemez. Tercüme edenin bilgi derecesine göre, yaptığı açıklamayı öğrenir. Bir cahilin veya bir sapığın yazdığı meali okuyan da, Allahü teâlânın bildirmek istediğini değil, tercüme edenin anladım sanarak kendi kafasından anlatmak istediğini öğrenir. Kur’an-ı kerim mealini okuyan, amel ve ibadetle ilgili bilgileri öğrenemez. İtikada ait bilgileri ise öğrenmesi hiç mümkün olmaz; çünkü 72 dalalet fırkası, Kur’an-ı kerime yanlış mana verdiği için sapıtmıştır.

    Kur’an-ı kerim, dinin anayasası hükmündedir. Yüz binlerce hadis-i şeriflerle açıklanmıştır. Âlimler, Kur’an-ı kerimi ve hadis-i şerifleri açıklamıştır. Bu açıklamalar olmadan Kur’an-ı kerime uyulamaz. Bugünkü Anayasa da öyledir. Kanunlar, tüzükler, yönetmelikler ve mahkeme ictihadlarıyla ülke yönetilmektedir. Bunlar olmadan sırf anayasa ile ülke yönetilmez. Anayasa hep kanunlara havale eder. Kur’an-ı kerim de hep Resulullaha havale eder, âlimlere havale eder. Onun için, sırf anayasa ile memleket idare edilmez, Kur’an mealinden de din öğrenilmez.


    Peygambersiz din olmaz


    Sual: Kur’anda olmadığı halde, namazlarda Sübhaneke, Ettehiyyatü, salli-barik duaları neden okunur? Eğer hadislerde var derseniz, ben hadislere inanmam, çünkü onlar Emevi uydurmasıdır. Salli barik okumakla Resule tapılmış olmuyor mu?
    CEVAP
    Kur’an-ı kerim Resulullaha inmedi mi? Resulullah namaz kılmadı mı? Ömür boyu kıldığı namaz tevatürle yani icma ile bildirilmedi mi? Onun kıldığı namaz gibi kılmak niye yanlış olsun? Namazın nasıl kılınacağı, kaç rekat olduğu, hangi vakitlerde kılınacağı, namazı nelerin bozacağı, nelerin bozmayacağı hadis-i şeriflerle bildirilmiştir.

    Hadis-i şeriflere inanmayan Müslüman, Kur’ana da asla inanmaz. Çünkü Kur’anı toplayıp Mushaf haline getiren Eshab-ı kiramdır. Onların bildirdiği âyetlere inananın, onların bildirdiği hadis-i şeriflere de inanması gerekmez mi?

    Hadis-i şeriflere nasıl uydurma denir? Peygamber efendimiz, 23 sene hiç mi konuşmadı, hiç mi bir söz söylemedi, namaz şöyle kılınır demedi mi? Rüku nasıl yapılır, secde nasıl yapılır hiç mi göstermedi, hep evinde gizli mi kıldı? Camiye hiç mi gelmedi? Son hastalığı hariç, bütün namazlarda Allah Resulü cemaate namaz kıldırmadı mı?

    Eshab-ı kiram, Resulullahtan görerek Sübhanekeyi okudu, Ettehiyyatüyü okudu, salli barikleri okudu. Rabbena’yı okudu. Bunları Emevilerin uydurduğu nasıl söylenebilir?

    Peki Emevi diye kimselerin bulunduğunu nereden öğrendiniz? Kitaplar mı yazıyor? O kitaplar hadis-i şerifleri de yazıyor. Emevilerin yaşadığına kitap yazdığı için inanıyorsunuz da, kitap yazdığı için hadislere niye inanmıyorsunuz? Bu tezat değil mi?

    Kur’anda baştan sona kadar (Resulüme itaat edin, Ona uyun) buyuruluyor. Resule uymak ona tapmak ise Allahü teâlâ niye (Resulüme uyan bana uymuş olur) dedi? Hâşâ, (Benimle beraber Resulüme de tapın) mı buyuruyor?

    Peygambersiz din olur mu hiç? Peygamberi lüzumsuz yere mi gönderdi hâşâ? Öyle olsa idi, Allah hiç Peygamber göndermez, sadece kitap gönderir, alın bununla amel edin derdi. Her asırda Peygamberler gönderdi. 124 binden fazla Peygamber gönderildiği bildirilmektedir. Hâşâ bunlar boş yere mi gönderildi? (Yalnız Kur’an) diyerek sünnetleri kabul etmeyenler din düşmanlarıdır.

    Resule itaat ne demektir?
    Sual: (Resule itaat, Allah’a itaat demektir) mealindeki âyetler için, (Peygamberin bize getirdiği Kur’ana itaattir, yoksa onun kendisine itaat değildir, Peygamberin tanrısal niteliği yok, ona niye itaat edilsin. Buradaki itaat getirdiklerine itaat demektir) diye tevil ediliyor. Bu teville de peygambere postacı denmek istenmiyor mu?
    CEVAP
    Hâşâ, Peygamber efendimize tanrısal nitelik veren kimdir? Bu nasıl iftira öyle? Bu, misyonerlerin maşası 19’cuların iftirasıdır. Nitekim, Reşat Halife’ye peygamber diyen 19’cu bir kâfir, aynı iddiada bulununca, Sadreddin Hoca demişti ki:

    (Eğer, Allah’a itaat, Allah’ın âyetlerine itaat, Resule itaat de, onun Allah’tan getirdiği âyetlere itaat ise, hâşâ o zaman âyetin anlamı, (Allah’ın âyetlerine ve Allah’ın âyetlerine itaat edin) demek olur ki, çok abestir. Hâşâ Allah abes iş yapmaz.)

    Hâşâ onların dediği gibi olsa idi, Allahü teâlâ niye bu işe Resulünü defalarca karıştırsın ki? (Allah’a itaat edin) veya (Allah’ın gönderdiği Kur’ana itaat edin) der, Resulüne de itaat ifadesini hiç kullanmazdı. Ahzab suresinin, (Allah ve Resulü, bir işte hüküm verince…) mealindeki 36. âyet-i kerimesi de böyledir. Resulüne yetki vermeseydi, Resulünü hiç söylemezdi. Resulü bir şeye haram veya helal demişse, vahyin yetkisine dayanmaktadır. Köpeği, aslanı, ayıyı haram etmesi, namazın rekatlarını, namazı bozanları, orucu bozanları, zekât nisabını ve buna benzer çok şeyi bu yetkiye dayanarak bildirmektedir.



    Sünnet de delildir


    Sual: Sünnetin delil olduğuna dair İmam-ı Şafii’nin bir yazısı varmış. Bu yazı nasıldır?
    CEVAP
    Çok yazısı vardır. Birinin özeti şöyledir:

    Resulullah efendimizin, Kur’an-ı kerimi açıklayan sünnetine önem vermeyen biri, İmam-ı Şafii hazretlerine der ki:
    — Kur’anın bir kelimesini inkâr eden kâfir olur. Öyleyse neye dayanarak, herhangi bir emir hakkında; âyet yok iken “Bu farzdır” nasıl denebilir? Şu halde biz bazı hadisleri kabul etmesek ne lazım gelir?

    İmam Şafii, Kur’anda geçen Hikmet’in sünnet demek olduğunu ispat ettikten sonra der ki:— Allahü teâlâ buyuruyor ki:

    (Resule itaat eden Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]

    (Hayır, Rabbine andolsun ki anlaşmazlıklarda seni hakem kılıp verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar.) [Nisa 65]

    Demek ki, Allah’ın hükmünü bildiren Kitap’tan ayrı olarak, Resulullahın hükmü de vardır. Allahü teâlâ yine buyuruyor ki:
    (Peygamber size neyi verdiyse onu alın, neyi yasakladıysa ondan da sakının!) [Haşr 7]

    Bu âyet de, Resulullahın emir ve nehyine sarılmanın farz olduğunu bildiriyor.

    İmam Şafii hazretleri, Kur’anda bulunan bazı genel hükümlerden sünnet ile özel hükümlerin çıkarıldığını bildirir: — Namaz kılmanın genel emrinden hayzlı kadınların hariç bırakılması, zekâta sadece bazı malların tâbi tutulması, vasiyetin feraiz âyetleriyle nesh edilmesi, miras âyetlerinin bütün anne, baba ve çocuklara şamil olduğu halde, kâfir olanlarına miras verilmeyeceği gibi istisnalara sünnet ile açıklık getirilmiştir.

    Bu açıklamalardan sonra insaf ehli olan zat, sünnetin de delil olduğunu kabul eder. Ama yine bazı sorular sorar. Der ki:
    — Peki, sünnet ile kesin bir haram nasıl mubah kılınabilir?
    — Bak şu yanında duran adamın kanına ve malına kimse dokunamaz. İki salih şahit, “Bu kişi falancayı öldürdü ve elindeki malını aldı ve işte yanındaki mal da gasbettiği maldır” dese, bu durumda ne yapılır?

    — Kısas olarak öldürülür, malı da asıl sahibinin vârislerine dağıtılır.
    — Peki, bu şahitlerin yalan söyleme veya yanılma ihtimali var mıdır?

    — Elbette vardır.
    — Peki, kesinlikle dokunulmaz olan can ve malı nasıl oldu da kesin olmayan iki şahidin sözü ile mubah oldu?

    — Çünkü şahitliği kabul etmek de dinin emridir.
    — Peki, Kur’anda katillikte şahitliğin kabulünü gösteren bir âyet var mı?

    — Hayır, Allah’ın diğer emirlerinden kıyas ederek bunu çıkarıyorum.
    — Şahitlerin hakiki hallerine yalnız Allahü teâlâ vakıf olduğu halde, zahire göre onları kabul ediyorsun. Biz de muhaddisten zapt, hıfz, adalet, tek kalmama gibi şartları arıyoruz. Yani iki şahitten beklenenden daha fazlasını hadis âliminden istiyoruz. Ancak bu şartlara haiz hadisler delil oluyor. (El Ümm)

    Sen iki şahitle, bu şahitlerin yanılma ve yalan söyleme durumları da olabildiği halde, bunlara inandın hüküm verdin, bir cana kıydın. Allahü teâlâ Kur’an-ı kerimde defalarca (Resulüme uyun, getirdiklerini alın, yasak ettiklerinden kaçının, O kendiliğinden konuşmaz, sözleri vahye dayanır, Ona itaat bana itaattir, Sizi sevmemi istiyorsanız Ona tâbi olun, Onun yolu ile benim yolumu ayıranlar kâfirdir) buyuruyor. Sünneti delil almak için, Allahü teâlânın emri ve şahitliği yetmiyor mu?


    Resulullah Kur’anı açıkladı


    Sual: Resulullah efendimiz Kur’anı niye açıkladı?
    CEVAP
    Kur’an-ı kerimde, (Resulüm, sana indirdiğimiz Kur’anı insanlara açıkla) buyuruluyor. (Nahl 44)

    İmam-ı Şarani hazretleri de buyuruyor ki:
    Kur’an-ı kerimde, namazların kaç rekat olduğu, rüku ve secdede okunacak tesbihler, vakit namazları ile bayram ve cenaze namazlarının nasıl kılınacağı, namazı bozan şeyler, zekât nisabı, zekâtın hangi maldan verileceği orucun ve haccın farzları, oruç kefareti, hukuk bilgileri, kedi köpek etinin yenilip yenilmeyeceği gibi birçok husus açıkça bildirilmemiştir. Yani hiçbir âlim, bunları Kur’an-ı kerimden bulup çıkaramazdı. Bunları Peygamber efendimiz açıklamıştır. (Mizan-ül kübra)

    Yalnız Kur’an diyen müsteşriklere [oryantalistlere] soruyoruz. Kur’an-ı kerimde (Meyte ve kan size haram kılındı) buyuruluyor. (Maide 3) Meyte, boğazlanmadan ölen veya öldürülen yani leş olan hayvandır. Bir müsteşrik, bu âyete bakarak balık yemenin haram olduğunu söyler. Ona göre sadece delil Kur’andır. Halbuki Allahü teâlâ (Bir işte anlaşamazsanız, bu işin hükmünü öğrenmek için Kur’ana ve sünnete bakın!) buyuruyor. Balık kesilmeden yenir mi diye Kur’ana bakınca müsteşrik yenmeyeceğini anlar. Dalak kandır. Müsteşrik, âyete bakınca bunun da haram olduğunu anlar. Fakat sünnete bakılınca istisna olarak balık ve dalağın helal olduğu görülür. Hadis-i şerifte, (Size iki meyte ve iki kan helal kılındı. İki meyte balıkla çekirgedir, iki kan ise, karaciğerle dalaktır) buyurulmuştur. (İbni Mace, Ebu Davud)

    Yine Peygamber efendimiz, (Denizin suyu temizdir, meytesi helaldir) buyurarak deniz meytelerinin helal olduğunu bildirmiştir. (Ebu Davud, Abdürrezzak)

    Buna da açıklık getirilmiş, her meyte değildir. Mesela kendiliğinden ölüp su yüzüne çıkan balığın da yenilmeyeceği hadis-i şerifle bildirilmiştir. (Dare Kutni)

    Aslan, kaplan, kurt, maymun ve köpek gibi yırtıcı hayvanlarla, atmaca, kartal, doğan ve şahin gibi yırtıcı kuşların etlerinin haramlığı da hadis-i şerifle bildirilmiştir. (Müslim)

    Peygamber efendimiz, (Yemin ederim ki, ben size ancak Allah’ın emrettiğini emrediyor, nehyettiğini nehyediyorum) buyurdu. (Taberani), Zaten Onun sözleri vahiydir. (Necm 4)

    Kur’ana, İslam’a uymak için, Peygamber efendimize uymak gerekir. Peygamber efendimize uymak için de İslam âlimlerine uymak gerekir. Kur’an-ı kerimde (Bilmiyorsanız âlimlere sorun) buyuruluyor. (Nahl 43)

    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

    (Âlimlere tâbi olun!) [Deylemi]

    (Âlimler yeryüzünün ışıklarıdır. Benim ve diğer Peygamberlerin vârisleridir.) [Ebu Nuaym]

    (Âlimler rehberdir.) [İ. Neccar]

    (Âlim, Allahü teâlânın güvendiği kimsedir.) [Deylemi]

    Tahtavi hazretleri buyuruyor ki:

    (Kur’an-ı kerimdeki, (Allah’ın ipine sarılın!) emri, (Fıkıh âlimlerinin, mezhep imamlarının bildirdiklerine uyun) demektir.) [Dürr-ül muhtar haşiyesi]

    Nasıl kanunlar, Anayasadan ayrı kabul edilmezse, sünnet, yani hadis-i şerifler de Kur’an-ı kerimden ayrı değildir. Onun açıklamalarıdır. Nasıl, tüzükler, yönetmelikler, kanunlara aykırı kabul edilmiyorsa, icma ve kıyas-ı fukaha da sünnete aykırı değildir. Kıyas, Kur’an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin açıklamasıdır. Sünneti Kur’an-ı kerimden ayrı, kıyası [âlimlerin ictihadlarını] hadis-i şeriflerden başka göstermeye çalışanların, sapık olduğu Mektubat-ı Rabbani’de yazılıdır.


    Kur’anist denilen türediler


    [Asya Mücahitleri denilen birileri, Avrupa Kur’anistlerine cevap olarak yaptıkları yorumları, mail gruplarının yanı sıra bize de göndermişler. Aynen yayınlıyoruz.]

    Biz müslüman Kur’anistiz diyen misyonerler diyor ki:

    21. Asrın Müceddidi Kur'anizmdir. Kur'anizm, Hak'tan gelen yeni bilgi, ışık ve elçiliğin manevi şahsi ve global ismidir.
    YORUM
    Kur’anizm yeni mi çıktı, eskiden de var mı idi? Kur’anizm daha önce niye müceddid olmadı da 21. Asırda oluyor? Kur’anizm nerede saklı idi de 14 asırdan beri ortaya çıkmadı da yeni çıktı? Bu saçmaları söyleyenin sarhoş olması lazım. İkinci büyük yanlış ise Kur’anizm tabiridir. 14 asırdır hiçbir İslam âlimi bu tabiri kullanmamıştır. Bu bir bid’attir. Her bid’at sapıklıktır. İzm’ler, liberalizm, komünizm, faşizm gibi beşeri ideolojileri gösterir. Allah’ın koyduğu nizama din denir. İzm’leri insanlar kurmuştur.

    Dinde reformcular, genellikle şu tabirleri çok kullanırlar:
    İslam düşüncesi, İslam nazariyesi, Kur’an düşüncesi, Kur’an felsefesi, Kur’anizm.
    Böyle söylemek, İslam âlimlerinin bildirdiklerine göre küfürdür.

    Kur’anist diyor ki: Allah'ın ideolojisi Kur'anizmdir.
    YORUM
    Allah ideolojisi demek de küfürdür. İde: İnsan zihninin bir konuda sahip olduğu düşünce, tasavvur demektir. İdeoloji: Kendi içinde bütünlüğü olan düşüncelerin tamamı. Kapitalizm, komünizm, faşizm birer ideolojidir. Allah düşüncesi, Allah felsefesi, Allah ideolojisi demek küfürdür. Yani böyle söyleyenin kâfir olduğunu İslam âlimleri açıkça bildiriyor.

    Kur’anist: Asrın mehdisi ortaya çıktı. Ama o dünyayı düzeltene kadar kendini gizleyecek.
    YORUM
    Aşağıda tüp bebek halinde derken, burada ise ortaya çıktı diyorsunuz. Bu konuda İslam âlimleri sayısız eserler yazmıştır. Hiçbirisi o kendini gizleyecek dememiştir. İbni Hacer-i Mekki’nin Alamat-i Mehdi, imam-ı Süyuti’nin El-Burhan ve imam-ı Şarani’nin Muhtasar-ı Tezkire-i Kurtubi kitaplarında iki yüze yakın Hazret-i Mehdi’nin alameti bildirilmektedir. Babasının ismi kendi ismi her şey bellidir. Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
    (Mehdi’nin başı hizasında bir bulut olacak. Buluttan bir melek, "Bu Mehdi’dir, sözünü dinleyin" diyecektir.) [Ebu Nuaym]
    Peygambere mi inanalım yoksa Avrupa markalı Kur’anistlere mi? Dediğimiz gibi iki yüz alameti vardır. Hiçbir alameti gizli dediğiniz kimselere de uymamaktadır.

    Kur’anist: Lenin, Stalin, Karl Marx ve Darwin gibi inkârcı ve materyalistler "Büyük Deccal"i temsil der. Ehl-i sünnet kabullerine uysun uymasın bu bir vakıa değil mi?
    YORUM
    Dinde ehl-i sünnet ölçü değil mi? Siz ehl-i sünnet değilsiniz öyle mi? Buna intakı hak derler. Stalinin ve Leninin büyük deccal olduğunu kim söyledi size? Deccalin vasfını Resulullah bildirmedi mi? Siz Resulullaha mı inanıyorsunuz, yoksa misyonerlere mi?

    Kur’anist: 21. Asrın deccalı da İsrail'den çıkacaktır.
    YORUM
    Siz hep gaybdan haber veriyorsunuz. Kur’anda Allah’tan başka gaybı kimse bilmez buyuruluyor. Siz nasıl biliyoruz diyorsunuz? Sizin kitabınız ayrı mı?

    Kur’anist: Şeytan Âdem’e secde etmemekle, âciz olmayan Allah’ı –bir manada- aciz bıraktı.
    YORUMŞeytan Allah’ı nasıl aciz bırakabilir? Müslüman iseniz, bu söz için tecdidi iman gerekir.

    Hazret-i İsa’ya tüp bebek diyenler
    Kur’anistler diyor ki: Allah'ın ilham etmesi ve dinsel ve bilimsel işaretlerin göstermesine göre 1990’da Hazret-i İsa yeryüzünde tüp bebek olarak bedenlenip ve gökten ruh olarak cismine binip 2020’de ortaya çıktıktan sonra, 2060’da dünyamızı terk edecektir.
    YORUM
    Hazret-i İsa’nın 1990’da tüp bebek olarak büyüdüğü hangi kitapta yazıyor? Bu kadar safsata olur mu hiç? Demek 18 yıl sonra dünyaya gelecek? Siz Yehovacı mısınız veya hangi misyonersiniz?

    Kur’anist: Avrupa ve Amerika'daki tüp bebeklerden birisi Hazret-i İsa olacaktır.
    YORUM
    Sizde hiç Allah korkusu yok mu? Tüp bebek, bir yumurta ve bir spermden meydana gelir. Bu tüp bebeğin yumurtasını kim verdi, spermini kim verdi? Yahudiler hâşâ ona piç dedi, ama sizin iftiranız Yahudiden de daha kötüdür. Hazret-i İsa gökten inmeyecek mi? Bu tüp bebeği nereden çıkardınız?

    Kur’anist: Sperm Bankası'ndan bir erkek bir de kadın tohumu alınır. Bu tohum kiralık bir anneye aşılanır. Alın size Hazret-i İsa olacak annesiz ve babasız bir çocuk!
    YORUM
    Hâşâ böyle doğan çocuk piç olur. Hem buna Hazret-i İsa nasıl denir? O spermin sahibi yok mu? O yumurtanın sahibi yok mu? Bilinmeyince anasız babasız İsa mı denir? Kur’anda açıkça onu göğe kaldırdık diyor. Sen niye tüp bebek yapmaya çalışıyorsun?

    Kur’anist: Kim bilir bu halde meydana getirilip kiliseye bırakılan kaç tane çocuk vardır. İşte Hazret-i İsa da bu çocuklardan birisi olacak. İşte böyle haberleri ancak Allah'tan bilgi, ışık ve elçilik alanlar verebilir.
    YORUM
    Allah İsa gökten inecek diyor, siz kiliseden tüp bebek olarak bir Hıristiyan tohumu olacak diyorsunuz. Siz Yahudi’den de kötüsünüz. Onların kestiği hayvan yenir, sizinkiler leş olur.

    Kur’anist: Müslümanlıkla Hıristiyanlığın yani iki dinin birleştirilmesi niye mümkün olmasın ki?
    YORUMİki farklı din birleşmez. Eğer Hıristiyanlar Müslüman olacak deniyorsa, buna iki dinin birleşmesi denmez. Hıristiyanlar Müslüman olacak denir. Global diyalogcular onları Müslüman yapmak istemiyor. İki dini, hatta üç dini birleştirecekler. İki veya üç din birleşince ortaya çıkan karışıma ne isim verilecek?

    Kur’anist: Avrupa ve Amerikan halkı, kâfir bir millet değil, dâvete muhtaç bir ümmettir.
    YORUM
    Yani Hıristiyanlar kâfir değil öyle mi? Davete muhtaç kâfirlerdir. Diyelim davet ettik Müslüman oldular. Ama daha önce kâfir değil miydiler? Kâfire kâfir denmez mi? Nasıl bir misyonerlik bu?

    Kur’anist: Hem bu zamandaki Hıristiyan olduğu kabul edilen milletler dahi bugün tam Hıristiyan değildir. Gerçek Hıristiyanlık ile, bozulmuş Hıristiyanlık arasında beklemektedir.
    YORUMİslamiyet gelince artık Hıristiyanlık kalır mı? (Allah indinde hak din ancak İslam’dır) âyetine inanmıyor musunuz? Gerçek Hıristiyanlık hak mı idi? Hak idiyse, hak din var iken Allah niye İslamiyet’i gönderdi? Niye hak din ancak İslamiyet’tir dedi?

    Kur’anist: Meryem oğlu Hazret-i İsa, babasız olarak tüp bebek mucizesi ile meydana gelmiştir.
    YORUM
    Tüp bebekteki sperm nereden geldi? Siz Kur’anı yalanlamakta Yahudileri de geçtiniz. Kur’an diyor ki:
    (İffetini korumuş olan, İmran kızı Meryem’e ruhumuzdan üfledik.) [Tahrim 12]
    Allah ona üfledik diyor, siz ise tüp bebek diyorsunuz, Allah’ın bildirdiğinin aksini söylemek elçilik mi, dinsizlik mi? Allah Ol deyince olur. Hâşâ niye tüp bebeğe ihtiyaç duysun ki?

    Kaynak : Dinimiz İslam

  2. #2
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesaj
    216
    Rep Gücü
    888
    Yüce Allaha iftira atıyorsun kardeş, kendine yazık ediyorsun...

  3. #3
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085
    Üç hadis-i şerif meali:

    (Bir zaman gelir, beni yalanlayanlar çıkar. Bir hadis söylenince, “Resulullah böyle şey söylemez. Bunu bırak, Kur’andan söyle” derler.) [Ebu Ya’la]

    (Bazı kibirli kişiler çıkacak, “Allah Kur’anda bildirilenden başka bir şeyi haram kılmadı” diyecek. Yemin ederim ki, benim de emrettiğim, yasakladığım, koyduğum hükümler vardır. Bunların sayısı Kur’andaki hükümlerden daha çoktur.) [Ebu Davud]

    (Kur’andan başka delil kabul etmem diyenler çıkacak.) [Ebu Davud]

    Kur’an-ı kerimde, (yalnız Kur’ana uyun) denmiyor, (Allah’a ve resulüne uyun) deniyor. Resulünü dışlayıp, Kur’anın açıklaması olan hadisleri delil saymayan, Kur’anın ifadesiyle kâfir olur.

    (Bize yalnız Kur’andan söyle) diyen birine, İmran bin Husayn hazretleri, (Ey ahmak! Kur’anda, namazların kaç rekât olduğunu bulabilir misin?) dedi. Hazret-i Ömer, farzların seferde kaç rekât kılınacağını Kur’anda bulamadık diyenlere, (Kur’anda bulamadığımızı, Resulullah’tan gördüğümüz gibi yaparız. O, seferde, 4 rekâtlı farzları iki kılardı) buyurdu. (Mizan-ül-kübra)

    Resulullah’a uymanın önemi anlaşılınca, Kur’an-ı kerimin açıklaması olan hadis-i şeriflere de uymak gerektiği anlaşılır. Hadis-i şerifler olmasaydı, namazların kaç rekât olduğu ve nasıl kılınacağı, zekâtın, orucun, haccın farzları, hukuk bilgileri bilinemezdi. Yani hiç kimse, bunları Kur’an-ı kerimden çıkaramazdı. Şu halde Kur’an-ı kerimi anlamak için, onun açıklaması olan hadis-i şeriflere ihtiyaç vardır. Hadis-i şerifleri de anlamak için âlimlere ihtiyaç vardır. Allahü teâlâ, (Peygambere sorun, âlimlere sorun) buyuruyor. Herkes Kur’anı anlayabilseydi o zaman peygambere ne lüzum kalırdı? Kur’an-ı kerimi doğru anlayamadıkları için 72 sapık fırka meydana çıktı?
    Allahü teala razı olsun.
    Peygamber efendimiz 14 asır önce bunların olacağını bildirip bizi uyarmış.
    Ne mutlu o Resul'un (sallallahü aleyhi ve sellem) bildirdiğine göre yaşayanlara...
    Vesselam..

  4. #4
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913
    Kur’anist: Şeytan Âdem’e secde etmemekle, âciz olmayan Allah’ı –bir manada- aciz bıraktı.



    Bu nasıl bir cahillik
    senden sana sığınıyorum yarabbi
    sen affet biz kullarını

    üzerinde düşünülmesi gereken bilgiler tşk ederim .

  5. #5
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesaj
    84
    Rep Gücü
    2780
    Konuyla ilgili şahsi düşüncelerim şöyledir.Eğer konu dinin hüküm kaynağı ise cevap sadece Kuran olacaktır.Peygamberin sözleri dahi din hükmü yapılamaz.Yapılırsa şirk olur.

    şu namaz şu rekattır başka olmaz diye bir şey diyemeyiz.Tabi camiye gidip insanlar topluca namaz kılarken "siz bu namazı 4 rekat kılıyorsunuz ben 5 rekat kılıcam" deyip namazın ahengini bozmak ta olmaz.Hepimiz insanların haklarına saygı göstermeliyiz.

    ANKEBUT SURESİ 51. AYET MEALİ
    Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır.

    "Kuran yetmez,hadissiz olmaz" vs.. tarzında sözlere güzel bir cevap veriyor ayet.Kuran'ın ahirete kadar her zamanı kapsadğını düşünürsek günümüzde de bu ayetten bizlerin de bir çok ders alması gerekiyor diye düşünüyorum.Allah'tan başka dinde hüküm koyucu kabul etmemek tevhidin gereklerinden biridir.Peki bu nasıl olucak? Tabiki Allah'tan başka kimsenin hükümlerini dinin hükmü kabul etmeyerek olucak.Bu da Kuran'ı tek hüküm kaynağı kabul ederek olur.

    HAKKA SURESİ 43-47. AYETLER MEALİ

    43.Âlemlerin Rabbi'nden bir indiriştir o.
    44. Eğer bazı lafları bizim sözlerimiz diye ortaya sürseydi,
    45. Yemin olsun, ondan sağ elini koparırdık.
    46. Sonra ondan can damarını mutlaka keserdik.
    47. Sizin hiçbiriniz ona siper de olamazdınız.


    Peygamberimiz ,Cebrail vasıtasıyla almış olduğu Kuran vahyinde en ufak bir değişiklik yapması durumunda olacaklar 45-46 ve 47. ayetlerde yazmaktadır.Allah'ın uyarısı büyüktür.Bu ayetler bizlere peygamberimizin ne büyük bir sorumluluğu olduğunu,onun bile dine hüküm koyamayacağını,vahyi kendinden hiçbir şey katmadan olduğu gibi insanlarla iletmekle mükellef olduğunu,bu konuda Allah'ın uyarısının ne kadar büyük olduğunu göstermektedir.Bu ayetlerden sonra dine hüküm eklemenin ne büyük bir vebal olduğunu anlayabiliriz sanırım.
    Konu sworden tarafından (22-06-2009 Saat 12:20 AM ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    [RENK]Namazın rekat sayısı Kuran'Da geçmez.....[/RENK]

    Sayin sworden asgidaki ayeti siz yazmadiniz mi?

    [RENK]YUSUF SURESİ 111. AYET MEALİ
    Yemin olsun ki, resullerin hikâyelerinde, aklını ve gönlünü çalıştıranlar için bir ibret vardır. Bu Kur'an, uydurulacak bir hadis/bir söz değildir; aksine o, önündekini tasdikleyici, her şeyi ayrıntılı kılıcıdır. İnanan bir topluluk için de bir kılavuz ve bir rahmettir.
    ...her seyi ayrintili kilici......[/RENK]

    Rekat ayrintiysa,Kur'an'da vardir.VAR!
    bugun kildigimiz namazin tam resmini veren hicbir HADIS YOKTUR!
    Hadisler arasinda calisarak,yorumluyarak ancak kilinan namaza YAKIN bilgiler elde edilebilinir.
    Ama Kur'an'dan calisirsaniz, hadislerden daha fazla kildigimiz namazin resmine yaklasirsiniz.
    Gerekli olan detaylarin hepsine ulasirsiniz.

    Allah cc diyor ki-VI-Namaz adli yazimi lutfen okuyun.Baslik:dini sohbet ve tartisma.
    http://www.supermeydan.net/forum/for...read48855.html

    Ayetler ahkam kesmemiz icin inmemistir.
    Onlara teslim olmamiz icin inmislerdir.

    Burda cevap yazmaya calistiginiz kisiler beseri rabb ciklerinin yazilarina teslim olmuslardir.
    Onun icin elinizi fazla yormayin.
    Bunlar seyhcikler.

    en sonunda aracilari birakip agalari buraya dusecek.
    Bekliyorum,sizde bekleyin!
    Zannettiginizin otesinde bir sapkinlik onunuze serilecek.

    [RENK]Ama bunun en uygunu hangisidir diye sorarsanız bende peygamberimiz bizlere gösterdiği nasılsa o dur derim.Burası ayrıdır fakat şu namaz şu rekattır başka olmaz diye bir şey diyemeyiz.Tabi camiye gidip insanlar topluca namaz kılarken "siz bu namazı 4 rekat kılıyorsunuz ben 5 rekat kılıcam" deyip namazın ahengini bozmak ta olmaz.Hepimiz insanların haklarına saygı göstermeliyiz.[/RENK]

    evet bozgunculuk yasak edilmistir.
    2.60.Bir zamanlar Mûsa, toplumu için su istemişti de biz, "Değneğinle şu taşa vur!" demiştik. Taştan hemen oniki göze fışkırmıştı. Her bölük insan kendilerine özgü su kaynağını bilmişti. "Allah'ın rızkından yiyin, için; yeryüzünde bozgunculuk yaparak şuna buna saldırmayın." demiştik.
    .....bozgunculuk yaparak şuna buna saldırmayın.......

    Siz bunlarin onune gelene saldirmasina bakmayin.Onlar Kur'an'a teslimiyeti bilmeyenlerdir..

  7. #7
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesaj
    84
    Rep Gücü
    2780
    Mopsy selamlar.. Öncelikle cevap için teşekkürler.
    Namaz ile ilgili yazını okudum.İlgili ayetten seninki gibi bir sonuç çıkaramadım..Ama yine de içime şüphe düşürdün o yüzden yazımın o bölümünü silicem.Sanırım bir namazın asgari 2 rekat olacağını söylüyorsun..
    Benim aslında anlatmak istediğim "şu namaz şu kadar rekattır" diye hüküm veremeyeceğimizdir.Örneğin Allah sabah namazı bu kadar rekattır deseydi o zaman olurdu.Fakat böyle bir Kuran hükmü olmadığından bu serbesttir bana göre..

    Aslında burdan şu konuya gelmek isterim..Mesela kişi namaz kılmak istiyor fakat çevresinden utanıyor.Bu durumdaki bir insan kendi hayatını zorlaştırmadan nasıl namazını kılabilir?.
    Konu sworden tarafından (22-06-2009 Saat 12:39 AM ) değiştirilmiştir.

  8. #8
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    Bu forumda nihayet karsisindakine selam vererek soze basliyan biri cikti.
    [RENK]sworden;Mopsy selamlar.. [/RENK]
    Selamin en guzeli ustunuze olsun!
    [RENK]
    Öncelikle cevap için teşekkürler.[/RENK]
    Bende tesekkur ederim!

    [RENK]Benim aslında anlatmak istediğim "şu namaz şu kadar rekattır" diye hüküm veremeyeceğimizdir. Örneğin Allah sabah namazı bu kadar rekattır deseydi o zaman olurdu.Fakat böyle bir Kuran hükmü olmadığından bu serbesttir bana göre..[/RENK]

    Kur'an'dan kullarin bekledigi hep bu tip RECETEDIR.AMA...

    Calisip ulasmak bizlere hep zor gelir. "Bunlar inkarcilara zor gelir,inananlara ise kolaydir" baglamindaki ayetleri hatirlayin.Simdi boyle receteler verilseydi,size saldiran,Kur'an yerine rabb edindiklerinin yazilarini asan sozde dine bagli bu insanlar olmazdi.
    Vahiyin gelmesinin temeli olan IMTAHAN inananlar arasinda bitmis olurdu.
    Bu da sadece inkarcilara imtahanin devam etmesine sebeb olurdu ki;
    Yaraticinin ADL/Adalet ozelligiyle celiski olustururdu.
    Iman ettiniz diye sizi imtahandan geri mi birakacagiz baglaminda ayetleri hatirlayin!

    Simdi bu baglamda:NAMAZ monoteist tum dinlerin ortak ANA ibadetidir.
    1-) Once neden ANA ibadet?

    Namazda Allah cc nun sozleri ZIKIR edilir.
    Namazda Allah cc TESPIH edilir.
    Namazda Allah cc ya HAMD edilir.
    Namazda Allah cc ya SECDE edilerek YAKLASILIR.
    Namazda Allah cc ya TEVBE edilir.
    Namazda Allah cc dan YARDIM/SEFAAT istenir.

    Yukarida buyuk harflerle yazdigim KAVRAMLAR
    Imtahanin kazanilmasi icin VAHIY ile verilen anahtar kelimelerdir.
    Hepsi birarada sadece NAMAZ ile mumkundur.
    Onun icin NAMAZ dinin ANA ibadetidir.

    2-) Neden resim bire bir yok?

    [Not: Peygamberimizden as. rivayet edilen HICBIR HADIS BUGUN KILDIGIMIZ NAMAZI BIREBIR ANLATMAZ. Yine burda Kur’an’dan yaptigimiz gibi hadisler uzerinde calisarak rituelleri cikarma islemi yapilmalidir. Yinede hadislerde de birebir bu fotograf YOKTUR!]

    Ilk neden imtahan,simdi ikinci nedene bakalim.
    Kuryes:Ibrahim as tarafindan kurulan ve baslarina oglu Ismail as birakilan HANIF monoteist TEVHID dininin ummetidir.
    Kuryes;Allah cc yu tanir
    Kuryes;NAMAZ kilar
    Kuryes;HAC yapar
    Kuryes;ZEKAT verir
    Kuryes;ORUC tutar.

    Muhammed as iste bu Kuryesin evladidir.Peki elci neden gonderildi?
    Bunlarin cevabi asagidaki basliklarda KUR'AN AYETLERIYLE genisce yazili.

    KURYES’E ALLAH’I (cc) PEYGAMBER OGRETMEDI!
    ALLAH cc DIYOR KI:IV-MUHAMMED as ONCESI KUREYS’IN IBADETLERI

    Simdi bir alintiyla konuyu simdilik sonlandiralim.

    ALLAH cc DIYOR KI: VI- NAMAZ IBADETI
    Kur’an’in ibadet emirleri onceki resullerin kavimlerinede farz idi.
    87/18//Hiç kuşkusuz, bu Kur'an, ilk sayfalarda da elbette vardır.
    87/19//İbrahim'in ve Mûsa'nın sayfalarında.

    3/43// "Ey Meryem, Rabbinin huzurunda saygıyla el bağla. Secdeye kapan ve rükû edenlerle birlikte rükû et!"
    21/72// Ona İshak'ı bağışladık, ayrıca Yakub'u da hediye ettik. Hepsini hak ve barış için çalışan insanlar yaptık.
    21/73// Onları, bizim buyruğumuzla yol alan önderler yaptık. Onlara iyilikler yapmayı, duayı/namazı yerine getirmeyi, zekât vermeyi vahyettik. Onlar, yalnız bize kulluk ediyorlardı.

    Not: Bir hiristiyan kolu olan Süryaniler namaz kılarlar. Divan, ruku ve secde ederler.
    Balkanlardaki Ortadox manastirlarinda gunde bes vakit dua zamani vardir ve uygulanir.
    Zerdust dininde de gunde bes vakit namaz ritueli vardir.

    YANI MUHAMMED as ONCESI BASLAYAN KUREYSINDE YAPTIGI NAMAZI ALLAH cc KUR’AN’DA YENIDEN TARIF ETMEMISTIR. CUNKU ZATEN DEVAM EDILEN BILINEN BIR IBADETTI. KUR’ANDA NAMAZ IBADETININ OLMAZSSA OLMAZLARINI BELIRTIP YANLIS YAPTIKLARI KISIMLARIDA UYARMISTIR. BIZ BU GECMISTEN BERI GELEN NAMAZ IBADETINI KUR’AN’IN UYARILARI DOGRULTUSUNDA DEVAM ETTIRIYORUZ!

    Yani NAMAZ ameli/aksiyon bolumu Resulden tatbikatin jenerasyonlar arasinda aktarimi olarak bize ulasmis bir ibadet seklidir.
    Kur'an Kuryesin namazinin yanlis olan yerlerini,asgari namaz kilma peryodunu ve tekrarlarini, ZIKIR bolumlerinde neleri zikredemiyecegimizi,on hazirlik,son yakarislari DETAYLI olarak verir.
    ALLAH cc DIYOR KI: VI- NAMAZ IBADETI bolumunde bunlari vermeye calistim.Konu uzamasin diye onlarca ayeti de yazmamistim.

    Simdi siz gunumuz namazinda sekli olarak (Divan-Ruku-Secde) eksiklik varsa-ki YOK!- tamamlayin.OLCU KUR'AN
    Zikr bolumunde yanlislik varsa yapmayin.KUR'AN ELINIZDE. Dinde sizinle Allah cc arasinda.
    Abdest bolumunde yanlislik varsa yapmayin.KUR'AN DEGISMEMISTIR.
    Ama farzlarin disinda sunnet adina rivayetlerle gelenleri eger Kur'an'a aykiri degilse RECETEDE YOK diye terk etmeyin. Cunku bu din imtahani esas alan bir dindir. Recete dini degil. Ne kadar sevabin bize yeterli olacagini bilemeyiz.

    Ornegin gece namazinda TEMEL 2 REKAT; 2 DEFA TEKRARLANIYORSA bu iki kat sevap anl***** gelebilir. Ornegin simdi aklima gelen bir ayet size bu konuda KUR'AN'I bir bakis sunabilir.

    2.158.Safa ile merve Allah'ın belliklerindendir. O evi hac veya umre ile ziyaret edenin onları tavaf etmesinde kendisi için bir sakınca yoktur. Kim içinden gelerek bir hayır işlerse Allah Şâkir'dir, teşekkür eder, Alîm'dir, en iyi biçimde bilir.
    ......Kim içinden gelerek bir hayır işlerse....

    Temel 2 rekat NAMAZ kilmak tabii ki HAYIRDIR.
    hayrin tekrari yine hayirdir.
    Eeee! Bu ibadetin ruknu degil yapmam.
    Peki safa merve tavafin ruknu mu?
    Yaparsaniz kabul diyor.

    2 rekat hemde savasta kiliyor.
    bunun 2 defa tekrarinin Allah cc kabul etmez (mi?)

    [RENK]Aslında burdan şu konuya gelmek isterim..Mesela kişi namaz kılmak istiyor fakat çevresinden utanıyor.Bu durumdaki bir insan kendi hayatını zorlaştırmadan nasıl namazını kılabilir?.[/RENK]

    Tabii ki! Ama sartlari bilmedigim icin senaryo uzerinden bir fikir gelistirebiliriz.
    1-) Once ailesi karsiysa onlarla asla kavga edemez.Din icin bile.
    17.23. Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara "öf!" bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.
    17. 28. Eğer onlardan, Rabbinden ümit ettiğin bir rahmeti bekleme yüzünden yüz çevirecek olursan, o zaman onlara yumuşak/tatlı bir söz söyle.

    Ama onlar yuzunden ibadet edemezsen
    29. 8. Biz insana, anne-babasına en güzel bir biçimde davranmasını, şunu söyleyerek önerdik: "Eğer onlar, hakkında hiçbir bilgin olmayan bir şeyle bana ortak koşman için seninle çekişirlerse, o takdirde onlara itaat etme. Yalnız banadır dönüşünüz. Nihayet, ben size yapıp-ettiğiniz şeylerin haberini bildireceğim."

    2-) Onlarin goremeyecegi yerlerde namazi kilabilir.Eger namaz saatlerinde onlarla olacaksa sunu uygulayabilir.
    Allah cc diyor ki-Namaz dan alinti
    2/239//Bir korku ve endişe duyarsanız yürüyerek veya binit üzerinde kılın. Güvene kavuştuğunuzda bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin.

    Burda cevresel bir korku oldugundan icinizden yapabilirsiniz.
    Onlarla olmadiginizda da tam kilarak tekrar edersiniz.
    4.103. Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü'minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.
    Selamlar.

  9. #9
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesaj
    84
    Rep Gücü
    2780
    "YANI MUHAMMED as ONCESI BASLAYAN KUREYSINDE YAPTIGI NAMAZI ALLAH cc KUR’AN’DA YENIDEN TARIF ETMEMISTIR. CUNKU ZATEN DEVAM EDILEN BILINEN BIR IBADETTI.

    Tekrar selamlar Mopsy.. bu açıklaman oldukça önemli ve aynen katılıyorum.Zira "hadissiz olmaz" diyenlerin sorularından biri de "namazı nasıl kılıcam Kuran'da yazmıyor ki?" oluyor.Bence de namaz zaten bilinen bir ibadetti yani "namaz" denilince insanlar bunun ne olduğunu az çok biliyorlardı.Ayrıca benim fikrime göre kişi isterse Kuran'Da senin yazmış olduğun Kuran'da geçen namaz bölümlerini kendi yorumuna göre birleştirerek kendi kolayına geldiği şekliyle de namazını kılabilir.Tabi gene söylüyorum bunu camide insanların toplu halde namaz kıldığı zaman yapamaz.Bu olmaz..

    Namaz için "ana ibadet" demişsin "ana ibadet" derken başka bir şey de kastedmiş olabilirsin fakat en büyük ibadet anlamıda dediysen buna katılamıyacam.benim de Yaşar Nuri hocanın ilk kez dikkatimi çektiği bir ayette namaz ile Kuran okuma/zikir karşılaştırılıyor. bu ayette Kuran okumanın tabi bu okuma benim anladığım Kuran ayetleri üzerinde derinden derine düşünerek okuma namazdan bile daha büyük bir ibadettir. "Bu arada zikr kelimesinin anlamlarından biri Kuran'dır.Tabi başka anlamları da vardır.Allah'ı düşünmek,anmak vs.bunları da içine katarak diyebiliriz ki zikr/Kuran okumak (bana göre yukarıda belirttiğim gibi okumak) namazdan bile daha büyük bir ibadettir.

    ANKEBUT SURESİ 45.AYET MEALİ
    Kitap'tan sana vahyedileni oku! Namazı/duayı yerine getir! Çünkü namaz/dua, çirkinliklerden ve kötülüklerden alıkoyar. Elbette ki, Allah'ın zikri/Kur'an'ı daha büyüktür! Allah, neler yaptığınızı biliyor.
    Konu sworden tarafından (22-06-2009 Saat 10:13 PM ) değiştirilmiştir.

  10. #10
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    Ana ibadet kavrami icin bakalim ne demisim:

    1-) Once neden ANA ibadet?

    Namazda Allah cc nun sozleri ZIKIR edilir.
    Namazda Allah cc TESPIH edilir.
    Namazda Allah cc ya HAMD edilir.
    Namazda Allah cc ya SECDE edilerek YAKLASILIR.
    Namazda Allah cc ya TEVBE edilir.
    Namazda Allah cc dan YARDIM/SEFAAT istenir.

    Yukarida buyuk harflerle yazdigim KAVRAMLAR
    Imtahanin kazanilmasi icin VAHIY ile verilen anahtar kelimelerdir.
    Hepsi birarada sadece NAMAZ ile mumkundur.
    Onun icin NAMAZ dinin ANA ibadetidir.

    Yani;ZIKIR-TESPIH-HAMD-SECDE-TEVBE-SEFAAT (Her biri yapilmasi farz olan) gibi ibadetlerin hepsini bir kerede yapmaya araci olan bir ibadetler toplami oldugu icin ANA (Buyuk degil) ibadet.

    Yaptiklarin arasinda ihlasli olarak yapmayi becerdigin hangisi ise o ibadet senin en buyuk ibadetindir!
    Gercek sevaplari topladigin ibadettir.

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Yüksek olmayan bir sesle, yanlız başına için için dua
    meridyen2 Tarafından Dualar Hadisler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 03-09-2010, 01:14 PM
  2. Yok Olan Yanlız Kalp
    Venhar Tarafından Ask ve Sevgi Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 12-02-2010, 09:18 PM
  3. Malik olan yanlız allah'tır
    mopsy Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 15-10-2009, 03:40 PM
  4. Yorum: 19
    Son mesaj: 31-05-2009, 10:14 PM
  5. Tarafsızım Diyen Kim?
    Mustad'af Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 17-04-2009, 11:34 AM
Yukarı Çık