1. Sayfa, Toplam 9 123 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 84

Kur'an'da evliya ayetleri

islam (Müslümanlık) Kategorisi Kuran-ı Kerim Forumunda Kur'an'da evliya ayetleri Konusununun içerigi kısaca ->> Selam Tekkeci kesimin evliya inanci Kur'an'da yoktur.Kur'an'a gore evliya,Allah'in cc sozlerine uyan takva ehlileri/muttakiler/dindar muslumanlardir. Hepsi bu! Kur'an bunun disinda ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    Kur'an'da evliya ayetleri

    Selam

    Tekkeci kesimin evliya inanci Kur'an'da yoktur.Kur'an'a gore evliya,Allah'in cc sozlerine uyan takva ehlileri/muttakiler/dindar muslumanlardir. Hepsi bu! Kur'an bunun disinda bir evliya tanimamaktadir. Kur'an'in tanimadigini bu insanlar nasil taniyor bunun izahi yoktur.
    Allah cc Kitabinda keramet sahibi ucan havada giden evliya/mitoloji kahramanlari yoktur.

    ISTE KUR'AN'DA KI BUTUN EVLIYA AYETLERI.


    2.257.Allah, iman sahiplerinin Velî'sidir; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Küfre sapanlara gelince, onların evliyasi tâğuttur ki, kendilerini nurdan karanlıklara çıkarır. Bunlar cehennemin dostlarıdır. Orada uzun süre kalacaklardır onlar.
    2.28. Müminler, müminleri bırakıp da küfre sapanları evliya edinmesinler. Kim bunu yaparsa Allah'la ilişiği kesilir. Ancak bir sakınma ile onlardan korunmanız müstesna. Allah sizi kendisinden sakınmaya çağırır. Ve dönüş yalnız Allah'adır.
    3.175.İşte size şeytan. O yalnız kendi evliya’sini korkutur. Eğer inananlarsanız onlardan korkmayın, benden korkun.
    4.76. İman edenler Allah yolunda savaşırlar; küfre sapanlarsa tağut yolunda savaşırlar. O halde, şeytanın evliya’siyla savaşın. Hiç kuşkusuz, şeytanın tuzağı çok zayıftır.
    4.89. Onlarla eşitlenesiniz diye kendilerinin küfre saptığı gibi küfre sapmanızı istediler. O halde, Allah yolunda göç edecekleri vakte kadar onlardan evliya edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Bir daha da onlardan ne dost edinin ne de yardımcı.
    4.139.Öyle kişiler ki onlar, müminleri bırakıp da küfre sapanları evliya ediniyorlar. Onların yanında onur ve yücelik mi arıyorlar? Onur ve yüceliğin tümü Allah'ındır.
    4.144.Ey iman sahipleri! Müminleri bırakıp da küfre sapanları evliya edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah'a açık bir kanıt mı vermek istiyorsunuz?
    5.51. Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları evliya edinmeyin. Onlar birbirlerinin gönül dostlarıdır. Sizden kim onları evliya edinirse o, onlardandır. Allah, zalimler toplumunu doğruya ve güzele kılavuzlamaz.
    5.57. Ey iman edenler! Sizden önce kitap verilenlerden ve küfre sapanlardan, dininizi oyun ve eğlence edinenleri evliya tutmayın. Eğer inanıyorsanız Allah'tan sakının.
    5.81. Eğer Allah'a, peygambere ve ona indirilene inanmış olsalardı, küfre sapanları evliya edinmezlerdi. Ama onların çokları yoldan sapmışlardır.
    6.121.Üzerine Allah'ın adı anılmayanlardan yemeyin. Böyle bir şey tam bir yoldan çıkıştır. Şeytanlar kendi evliyasına/dost ve destekçilerine sizinle mücadele etmeleri için elbetteki vahiy gönderirler. O şeytan evliyasına boyun eğerseniz kesinlikle müşrikler oldunuz demektir.
    6.128.Gün olur şöyle diyerek onları huzurunda toplar: "Ey cinler/görünmez varlıklar topluluğu! Şu insanlara gerçekten çok ettiniz/insanların birçoğuna göz diktiniz." Onların insanlardan olan evliya şöyle derler: "Rabbimiz, kimimiz kimimizden yararlanmıştı. Bizim için belirlediğin sürenin sonuna geldik." Buyurur ki: "Barınağınız ateştir. Allah'ın dilediği zamanlar hariç orada süreklisiniz." Senin Rabbin Hakîm'dir, Alîm'dir.
    7.3.Rabbinizden size indirilene uyun; O'nun berisinden birtakım evliya ardına düşmeyin. Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
    7.27. Ey âdemoğulları! Şeytan, ana-babanızı, edep yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sakın size de bir fitne musallat etmesin. Çünkü o ve evliyasi sizi, onları göremeyeceğiniz yerden görürler. Biz o şeytanları, inanmayanlara dostlar yaptık.
    7.30. Bir kısmını iyiye ve güzele kılavuzladı, bir kısmının üzerine de sapıklık hak oldu. Onlar, Allah'ı bırakıp şeytanları evliya edinmişlerdi. Bir de kendilerinin hidayet üzere olduklarını sanırlar.
    8.34. Onlar Mescid-i Haram'dan geri çevirip dururken, Allah onlara neden azap etmeyecekmiş? Onlar onun evliya/dostları/koruyucuları da değillerdir. Onun evliya/dostları/ koruyucuları takva sahiplerinden başkası değildir. Ama onların çokları bunu bilmezler.
    8.72. Onlar ki, inanıp hicret ettiler, mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihat ettiler; onlar ki hicret edenleri barındırdılar, onlara yardım ettiler, işte onlar birbirlerinin evliya’sidir. İman edip de hicret etmeyenlere gelince, hicret edecekleri vakte kadar size onların yönetiminden bir şey düşmüyor. Ama sizden dinde yardım isterlerse, sizinle aralarında antlaşma bulunan bir topluluk aleyhinde olmamak üzere, kendilerine yardım etmeniz gerekir. Allah, yapmakta olduklarınızı iyice görmektedir.
    8.73.Küfre sapanlar da birbirlerinin evliya’sidır. Eğer şu dikkat çekilenleri yapmazsanız yeryüzünde bir fitne, büyük bir bozgun çıkar.
    9.23.Ey iman edenler! Babalarınız ve kardeşleriniz, eğer imana karşı inkârı seviyorlarsa, onları evliya edinmeyin. İçinizden onları dost edinenler zalimlerin ta kendileridirler.
    9.71. Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin evliya’sidir. İyilik ve güzelliği belirlenene özendirirler, kötülük ve çirkinliği belirlenenden sakındırırlar. Namazı/duayı yerine getirirler, zekâtı verirler. Allah'a ve resulüne itaat ederler. Allah bunlara rahmet edecektir. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.
    10.62.Gözünüzü açın! Allah'ın velîleri için hiçbir korku yoktur. Tasaya da düşmezler onlar.
    11.20.Bunlar yeryüzünde kimseyi âciz bırakamazlar. Allah'tan başka hiçbir evliya’sida yoktur. Onlara azap kat kat verilecektir. Hem işitmeye güçleri yetmiyordu hem de göremiyorlardı.
    11.113.Zulmedenlere eğilim göstermeyin! Yoksa ateş sizi sarmalar. Allah'tan başka evliya’niz kalmaz, size yardım de edilmez.
    13.16.De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kim?" De ki: "Allah." De ki: "O'nun yanında başka evliya mı/destekçiler mi edindiniz? Bunlar kendilerine bile yarar sağlayıp zarar verme gücünde değiller." De ki: "Körle gören yahut karanlıklarla ışık bir olur mu? Yoksa Allah'a, tıpkı O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da yaratış/yaratılanlar kendileri için benzeşir hale mi geldi?" De ki: "Allah'tır her şeyi yaratan, O'dur Vâhid ve Kahhâr olan."
    17.97.Allah kime hidayet verirse doğru olan yolu bulan odur. Kimi de şaşırtırsa, böyleleri için O'nun dışında evliya bulamazsın. Kıyamet günü böylelerini kör, dilsiz ve sağır bir halde yüzleri üstüne sürerek haşrederiz. Varacakları yer cehennemdir ki, alevi dindikçe kızgın ateşini körükleyiveririz.
    18.50.Hani, biz meleklere "Âdem'e secde edin" demiştik de İblis dışında hepsi secde etmişti. İblis, cinlerdendi. Kendi Rabbinin emrine ters düştü. Şimdi siz, benim beri yanımdan, onu ve onun soyunu evliya mı ediniyorsunuz? Hem de onlar sizin düşmanınızken. Zalimler için ne kötü bir değiştirmedir bu!
    18.102.Küfre sapanlar, beni bırakıp da kullarımı evliya edineceklerini mi sandılar. Biz cehennemi bir konuk evi olrak inkârcılar için hazırladık.
    25.18.Derler ki: "Tespih ederiz seni; seni bırakıp da başka evliya edinmek bize yaraşmazdı. Ama sen onları ve atalarını öylesine nimetlendirdin ki, zikiri/Kur'an'ı unuttular ve helâke giden bir topluluk oldular."
    29.41.Allah'ın berisinden evliya edinenlerin durumu, bir ev edinen dişi örümceğin durumuna benzer. Ve evlerin en güvensizi/en zayıfı elbette ki, dişi örümceğin evidir. Keşke bilselerdi!
    33.6. O peygamber, müminlere öz benliklerinden daha dost, daha yakındır. Onun eşleri de o müminlerin anneleridir. Anne tarafından akraba olanlar da Allah'ın Kitabı'nda, birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak evliya/yakin dostlariniz için örfe uygun bir vasiyette bulunmanız müstesnadır. Bu, Kitap'ta satırlara geçirilmiştir.

    39.3. Gözünüzü açıp kendinize gelin! Arı-duru din yalnız ve yalnız Allah'ındır! O'nun yanında evliya birilerini daha veliler edinerek, "Biz onlara, bizi Allah'a yaklaştırmaları dışında bir şey için kulluk etmiyoruz." diyenlere gelince, hiç kuşkusuz, Allah onlar arasında, tartışıp durdukları konuyla ilgili hükmü verecektir. Şu bir gerçek ki, Allah, yalancı ve nankör kişiyi iyiye ve güzele kılavuzlamaz.
    41.31."Biz sizin, dünya hayatında da âhirette de evliya’niziz. Cennette sizin için nefislerinizin arzuladığı her şey var. Orada sizin için istediğiniz her şey var.
    42.6. O'nun berisinden evliya edinenlere gelince, onlar üzerine gözcü de Allah'tır. Sen değilsin onlara vekil.
    42.9. Yoksa O'ndan başka evliya’mi edindiler? Allah! O'dur gerçek dost. Ölüleri O diriltir. O her şeye güç yetirir.
    42.46.Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek evliya yoktur. Allah'ın saptırdığı kimse için artık hiçbir yol yoktur.
    45.10.Arkalarından cehennem! Kazanmış oldukları da Allah dışında edindikleri evliya da onlara hiçbir yarar sağlamayacaktır. Çok büyük bir azap vardır onlar için.
    45.19.Kuşkun olmasın ki onlar, Allah karşısında sana hiçbir yarar sağlayamazlar/Allah'tan gelecek hiçbir şeyi senden uzaklaştıramazlar. Zalimler birbirlerinin evliya’sidir; Allah ise takvaya sarılanların Velî'sidir.
    46.32.Allah'ın davetçisine uymayan, yeryüzünde hiç kimseyle yarışamaz/hiç kimseyi âciz bırakamaz. Böylesinin, Allah dışında/Allah'ın davetçisi dışında evliya’sı da olmaz. Böyleleri apaçık bir sapıklık içindedir.
    60.1. Ey iman sahipleri! Düşmanımı ve düşmanınızı evliya/dostlar yerine tutmayın! Onlar, size Hak'tan geleni inkâr ettikleri, Rabbiniz Allah'a inandığınız için Peygamber'i ve sizi yurdunuzdan çıkardıkları halde, siz onlara sevgi sunuyorsunuz. Benim yolumda gayret sarf etmek, benim hoşnutluğumu kazanmak için seferber olduğunuz halde, içinizde onlara sevgi gizliyorsunuz. Sizin gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da en iyi ben bilirim. Sizden kim bunu yaparsa denge yolundan sapmış olur.
    62.6. De ki: "Ey Yahudiler! Eğer insanlar arasında yalnız kendinizin Allah'ın evliya’si/dostları olduğunu sanıyorsanız, buna gerçekten inanıyorsanız, hadi ölümü isteyin!"

  2. #2
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Dinde reformcuların , bid'at sahiplerinin ve ehliyeti olmadan Kur'anı Kerimi kendi aklına göre yorumlayan din yobazlarının sözleri dinde değil sıradan meselelerde dahi itibara alınmaz.

    Bu zavallı güruh aşağıda zikredeceğimiz ilmlere sahip olmadığı halde Kur'anı Kerime kendi anlayışlarına göre yorumlamaktan kendilerini alıkoyamamış doğru yoldan ayrılmışlardır


    Müctehid olmak için Arabi ilimleri ve Kur’an-ı kerimi ezbere bilmek, her âyet-i kerimenin manay-ı müradisini, manay-ı zımni ve iltizamisini bilmek ve âyet-i kerimelerin geldikleri zamanları ve gelme sebeplerini ve ne hakkında geldiklerini, külli ve cüzi olduklarını, nasih veya mensuh olduklarını, mukayyed veya mutlak olduklarını ve kıraet-i seba ve aşereden ve kıraet-i şazzeden nasıl çıkarıldıklarını bilmek, hadis kitaplarındaki, yüz binlerce hadisi ezberden bilmek ve her hadisin ne zaman ve ne için irad buyurulduğunu ve manasının ne kadar genişlediğini ve hangi hadisin diğerinden önce veya sonra olduğunu ve bağlı bulunduğu olayları ve hangi vaka üzerine buyurulduğunu ve kimler tarafından nakil ve rivayet olunduğunu ve nakledenlerin ne halde ve ne ahlakta olduklarını bilmek, fıkıh ilminin üsul ve kaidelerini tanımak, 12 ilmi ve Kur’an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin işaretlerini, rumuzlarını ve açık ve kapalı manalarını kavramak ve bu manalar kalbinde yer etmiş olmak, kuvvetli iman sahibi olmak ve itminan ile dolu, nurlu ve saf bir kalbe ve vicdana malik olmak gerekir.

    Yüksek din bilgileri, tefsir, usul-i kelam, kelam, usul-i hadis, ilm-i hadis, usul-i fıkıh, fıkıh, ilm-i tasavvuftur. Bu 8 ilmi öğrenebilmek için gerekli alet ilimleri ise 12 dir. Bunlar, sarf, iştikak, nahv, kitabet, iştikak-ı kebir, lügat, metni lügat, beyan, meani, bedi, belagat, inşa ilimleridir. (Hadika) bunları bilmek lazım.


    [B]Yukarıda defalarca paylaştığım ilmlere haiz olmayanların Kur'anı Kerimden kendi anlayışlarına göre vereceği hükümler doğru yoldan çıkmak , dalalete sürüklenmektir.Boştur batıldır , itibar edilmez.Dine değil kendi aklına uymaktır vesselamB]
    [/QUOTE]

    Şimdi EVLİYA' konusuna kısaca değinelim.

    Evliya cahillerden gizlenmiştir

    Firaset iki türlüdür:
    1- Marifet sahiplerinin firaseti olup, talebenin istidadını keşfetmek, Allahü teâlânın evliyasını tanımaktır.
    2- Riyazet çeken, açlıkla nefislerini parlatanların firaseti olup, mahlûklara ait gizli şeyleri bilmektir.
    İnsanların çoğu, Allahü teâlâyı hatırlamayıp, gece gündüz dünyayı düşündüğünden, dünya işlerinden, ele geçirmek istedikleri şeylerden haber verenleri arıyor. Bunları büyük biliyor; hatta bunları evliya, Allahü teâlâya yakın sanıyorlar. Evliyanın marifetine, doğru bilgilerine dönüp de bakmıyorlar. Belki, bunlara dil uzatıp, (Bunlar Allah’ın sevgili kulu olsaydı, kaybolan şeylerimizi, gizli düşüncelerimizi bilirlerdi. Bizim halimizden haberi olmayan bir kimse, mahlûkların üstündeki ince bilgileri hiç anlayamaz) diyerek, evliyanın firasetine, Zat-ı ilahiye ve sıfatlarına olan bilgilerine inanmıyorlar. Böyle, yanlış ölçüleri sebebiyle, o büyüklerin doğru ilim ve marifetinden mahrum kalıyorlar. Allahü teâlânın, o büyükleri, cahillerin gözünden saklayıp, kendine mahsus kıldığını bilmiyorlar. O, evliyasını dünya işleriyle meşgul etmeyip, kendisiyle meşgul etmiştir. Evliya zatlar, insanların hallerine, işlerine bağlansalardı, Allahü teâlânın huzuruna layık olmazlardı.

    Mürşid-i kâmilin yani yetişmiş ve yetiştirebilen rehberin, mübarek cemalini görmek ve sohbetine kavuşmak, en büyük ganimetlerdendir. Onların güzel cemali ve sohbeti her zaman ele geçmez. Onu elden kaçırmamalı. Bulabilen, bu büyük ganimeti layıkıyla değerlendirmeli, nimetin kıymetini bilmelidir.

    Allahü teâlânın kıymetli bir kulu vefat edeceği zaman, Azrail aleyhisselam gelip der ki:
    Korkma! Erhamürrahimine gidiyorsun. Asıl vatanına kavuşuyorsun. Büyük devlete, büyük nimete erişiyorsun.

    Ne büyük bayram bu... Bu cihan, bir konaktır. Bu konak, müminin zindanıdır. Ödünç olarak sana verilen bu varlık bir bahanedir. Bu sebepten, bu bahane gider ve uzaklaşır. Hakikat meydana çıkarak, kişi Allah’a kavuşur. O kul için, dünyada bundan daha tatlı, daha hoş ve daha rahat bir gün olmaz.

    Allahü teâlânın bir kulunu sevmediğinin alameti; o kulun, kendisine faydası olmayan boş şeylerle meşgul olmasıdır.

    Arif; kalbini Allahü teâlâyı düşünmek, unutmamak; bedenini de, insanların rahmet-i ilahiyeye kavuşmaları için seferber eden kimsedir.

    Her denizin kenarı, sonu, her günün gecesi vardır. Peşinden gece gelmeyecek gün, kıyamet günüdür. Ucu bucağı bulunmayan deniz, Allahü teâlânın rahmet deryasıdır.

    Büyüklerin yolu, cömertlik ve hep vermek üzerinedir.


    Evliyanın vasıfları

    Çalışmak farz olduğu için, enbiya ve evliya da çalışır. Mesela Âdem aleyhisselam, çiftçilikle uğraşırdı. Nuh aleyhisselam marangoz, Davud aleyhisselam demirci idi. Evliya-i kiram da çeşitli meslek sahibi idiler. Allahü teâlâ, (Sevdiklerimi [evliyamı] halkın içinde saklarım, herkes tanıyamaz) buyuruyor. Onları tanıyan kimseler az da olsa vardır.

    Evliyanın vasıflarından bazıları şöyle bildirilmiştir:

    1- Evliyanın kerameti olur. Gaybı yalnız evliya değil, melekler ve hatta Peygamberler bile bilmez. Ancak Allahü teâlâ, dilerse, herhangi bir kuluna da bildirir. Peygamber efendimizin gaybı bildiren çok mucizesi vardır. Evliyanın da gaybı bildiren çok kerametleri görülmüştür.

    2- Evliyayı gören kimsenin gönlü ona mail olur. Evliyanın her sözü, her hareketi İslam’a uygundur. Yanında bulunan kimselerin kalblerinde Allah korkusu ve Allah sevgisi hâsıl olur. Başka şeylerden soğur. Evliya, ölü kalbleri diriltir. Kalblerdeki pası temizler. Onun yanında duranın günah işleme arzusu yok olmaya başlar.

    3- İtikadında bozukluk olan evliya olamaz. Amelde ve itikadda bid’atin zulmeti, evliyalık nurunun kalbe girmesine mani olur. Kalb, bid’atlerden temizlenmedikçe ve doğru itikad ile süslenmedikçe, hakikat güneşinin ışıkları oraya giremez.

    4- Evliya bütün kötü huylardan uzaktır. İyi huylarla süslenmiştir. Kendisine zulmedeni affeder, darılana iyilik ve ihsanda bulunur. Onda mal, mevki ve şöhret hırsı bulunmaz. Övülmeyi sevmez. Yerilmekten korkmaz. Tevazu sahibidir. Kendisini kimseden üstün görmez. Hiç kimseyi aşağılamaz. İlim sahibidir, ihlâsla amel eder. Kimsenin zararını istemez. Herkese merhamet eder, acır. İnsanların saadeti için çalışır. Sözünde durur. Emanete riayet eder. Kimseye hıyanet etmez. Suizan, gıybet ve fitneden kaçar. Haklı olsa da münakaşa etmez. Belalara, sıkıntılara göğüs gerer. Nimetlere şükreder. Ehline danışarak iş yapar. Günah işlemekten ve bilhassa imansız gitmekten çok korkar. Çok istiğfar eder.

    Kısacası evliya en iyi insan demektir. Muhammed Salim hazretlerine, (Bir kimsenin evliya olduğu nasıl anlaşılır?) dediklerinde, (Tatlı dili, güzel ahlakı, güler yüzü, cömertliği, münakaşa etmemesi, özürleri kabul etmesi ve herkese merhamet etmesi ile bir kimsenin veli olduğu anlaşılır) buyurdu.

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    (Mürşid-i kâmilin bakışları, kalb hastalıklarına şifa verir. Onun teveccühü, yani kalbini bir kimseye çevirmesi, kötü, çirkin huyları insandan siler, süpürür.)

    Abdulhak-ı Dehlevi hazretleri de buyuruyor ki:
    (Mürşid-i kâmillerin en üstünleri, dört mezhep imamlarıdır. Bu dört imam, İslâm dininin dört temel direkleridirler.)

    Kaynak : Bziya / Dinimiz İslam

  3. #3
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesaj
    844
    Rep Gücü
    2992
    Hiç bir yoruma kaçılmadan Evliyalar ile ilgili bütün ayetler tek tek üşenmeden emek harcanarak belirtilmiş emeğinize sağlık . Sayın mopsy printe ettim ve okuyup yeniden tekrar tekrar anlamaya çalışacağım teşekkürler .Selamlar,saygılar.

  4. #4
    bursali68
    Misafir..
    Selam

    Sn.mopsy gerçekten emeğinize,sağlık.Yalın katışıksız direkt Kur'an ayetleri.Allah kelamından sonra hangi yaratığın sözüne itibar edilebilir ki?Sağolun varolun.

    Sağlıcakla kalınız.

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    SELAM!

    ALLAH’A HAMD,SELAM ALLAH’IN SECKINLERININ UZERINE OLSUN!

    BISMILLAHIRRAHMANIRRAHIM!

    27/59//De ki: "Hamd Allah'a, selam O'nun seçip yücelttiği kullarına!Allah mı hayırlı, yoksa onların ortak tuttukları mı?"
    37/181//Selam olsun tüm hak elçilerine!...
    37/182//Hamt olsun âlemlerin Rabbi Allah'a!...
    .... Allah mı hayırlı, yoksa onların ortak tuttukları mı?"........


    MOPSY- 39 Allah cc sozu/hadisi/ayeti
    BZIYA-15 Beseri/insan hadisi/sozu/yorumu/Ahkami

    Allah’a hamd olsun ki tebligimi hayirli olan Allah cc nun sozleriyle yaptim!
    Ve bziya’ya bakiyorum,tek Allah cc sozu yok.Rabb-ogretmen- edindikleri Insan sozleri......

    Ve sorumu soruyorum:
    ALLAH cc MU HAYIRLI YOKSA SENIN ORTAK TUTTUKLARIN MI?
    (Tabii diyeceksin ki cevabim yazimda var!)
    Ben de sana diyorumki ALLAH cc KULU!!!

    SENIN BILDIKLERIN SANA BENIM TESLIM OLDUGUM BANA-....(ayettir,hemen ziplama!)

  6. #6
    - Çevrimdışı
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085
    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

    Şeyh-ul-islam Abdüllah-i Ensari Hirevi, "Yâ Rabbi! Dostlarını öyle yaptın ki, onları tanıyan sana kavuşuyor ve sana kavuşmayan, onları tanımıyor" buyuruyor. Bu büyüklere düşmanlık etmek, sonsuz ölüme sürükleyen bir zehirdir. Onları incitmek, sonsuz felaketlere sebep olur. Allahü teâlâ bu belaya düşmekten korusun! Şeyh-ul-islam yine buyurdu ki, "Yâ Rabbi, Her kimi felakete düşürmek istersen, onu bizim üzerimize atarsın." (1/106)

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Alıntı nefisetülilm´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

    Şeyh-ul-islam Abdüllah-i Ensari Hirevi, "Yâ Rabbi! Dostlarını öyle yaptın ki, onları tanıyan sana kavuşuyor ve sana kavuşmayan, onları tanımıyor" buyuruyor. Bu büyüklere düşmanlık etmek, sonsuz ölüme sürükleyen bir zehirdir. Onları incitmek, sonsuz felaketlere sebep olur. Allahü teâlâ bu belaya düşmekten korusun! Şeyh-ul-islam yine buyurdu ki, "Yâ Rabbi, Her kimi felakete düşürmek istersen, onu bizim üzerimize atarsın." (1/106)
    SELAM NEFISE!

    Hosgeldin! Yazini okuyunca Rabb'imiz Allah cc nun Kitabini actim.
    Verdigin ayete baktim.
    Herhalde numarayi yanlis yazmissin
    Kitabin birinci suresinde 106 degil sadece 7 ayet var!

    Olsun yanlislik KULLARA mahsus.
    Subhan olan YALNIZ O!

    Sure nosunu dogru verirsen bende RABB'imizin sozunu kontrol eder
    Senin gibi IMAN ederim!
    [RENK]
    1.106. Yâ Rabbi, Her kimi felakete düşürmek istersen, onu bizim üzerimize atarsın.[/RENK]

    Hic boyle bir ayet gozume ilismemisti ama...Dedim ya!!!
    SUBHANALLAH!

  8. #8
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Dinde reformcuların , bid'at sahiplerinin ve ehliyeti olmadan Kur'anı Kerimi kendi aklına göre yorumlayan din yobazlarının sözleri dinde değil sıradan meselelerde dahi itibara alınmaz.

    Bu zavallı güruh aşağıda zikredeceğimiz ilmlere sahip olmadığı halde Kur'anı Kerime kendi anlayışlarına göre yorumlamaktan kendilerini alıkoyamamış doğru yoldan ayrılmışlardır


    Müctehid olmak için Arabi ilimleri ve Kur’an-ı kerimi ezbere bilmek, her âyet-i kerimenin manay-ı müradisini, manay-ı zımni ve iltizamisini bilmek ve âyet-i kerimelerin geldikleri zamanları ve gelme sebeplerini ve ne hakkında geldiklerini, külli ve cüzi olduklarını, nasih veya mensuh olduklarını, mukayyed veya mutlak olduklarını ve kıraet-i seba ve aşereden ve kıraet-i şazzeden nasıl çıkarıldıklarını bilmek, hadis kitaplarındaki, yüz binlerce hadisi ezberden bilmek ve her hadisin ne zaman ve ne için irad buyurulduğunu ve manasının ne kadar genişlediğini ve hangi hadisin diğerinden önce veya sonra olduğunu ve bağlı bulunduğu olayları ve hangi vaka üzerine buyurulduğunu ve kimler tarafından nakil ve rivayet olunduğunu ve nakledenlerin ne halde ve ne ahlakta olduklarını bilmek, fıkıh ilminin üsul ve kaidelerini tanımak, 12 ilmi ve Kur’an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin işaretlerini, rumuzlarını ve açık ve kapalı manalarını kavramak ve bu manalar kalbinde yer etmiş olmak, kuvvetli iman sahibi olmak ve itminan ile dolu, nurlu ve saf bir kalbe ve vicdana malik olmak gerekir.

    Yüksek din bilgileri, tefsir, usul-i kelam, kelam, usul-i hadis, ilm-i hadis, usul-i fıkıh, fıkıh, ilm-i tasavvuftur. Bu 8 ilmi öğrenebilmek için gerekli alet ilimleri ise 12 dir. Bunlar, sarf, iştikak, nahv, kitabet, iştikak-ı kebir, lügat, metni lügat, beyan, meani, bedi, belagat, inşa ilimleridir. (Hadika) bunları bilmek lazım.

    Yukarıda defalarca paylaştığım ilmlere haiz olmayanların Kur'anı Kerimden kendi anlayışlarına göre vereceği hükümler doğru yoldan çıkmak , dalalete sürüklenmektir.Boştur batıldır , itibar edilmez.Dine değil kendi aklına uymaktır vesselam.


    ŞİMDİ MUKADDES KİTABIMIZDA EHL-İ SÜNNET ALİMLERİNE UYMAMIZIN EMREDİLDİĞİ KONULARA KISACA DEĞİNELİM.


    (O gün her fırkayı imamları ile çağırırız) mealindeki İsra suresinin 71. âyet-i kerimesini Kadi Beydavi hazretleri (Her ümmeti Peygamberleri ve dinde uydukları imamları ile çağırırız) şeklinde açıklamıştır.

    Ruh-ul beyan ve Tefsir-i Hüseynide ise, (Herkes mezhebinin imamı ile çağırılır. Mesela "Ya Şafii" veya "Ya Hanefi" denir) şeklinde açıklanmaktadır. Bu açıklamalar da, her müslümanın dört hak mezhepten birine uyması gerektiğini açıkça bildirmektedir.

    İcmadan ayrılmak caiz değil
    Medarik tefsirinde (Müminlerin [itikad ve ameldeki] yolundan ayrılan Cehenneme gider) mealindeki Nisa suresinin 115. âyet-i kerimesini bildirdikten sonra, (Kitab ve sünnetten ayrılmak gibi icmadan da ayrılmak caiz değildir) buyuruluyor. Beydavi tefsirinde ise aynı âyet-i kerimenin açıklamasında (Bu âyet, icmadan ayrılmanın haram olduğunu göstermektedir. Müminlerin yolundan ayrılmak haram olunca, bu yola uymak da vacip olur, şart olur) buyuruluyor.

    İmam-ı Rabbani hazretleri de, (Mezhepten ayrılmak, mezhepsiz olmak ilhaddır) buyuruyor. (Mebde ve Mead) [İlhad, doğru yoldan ayrılmak demektir.]

    Mezhebe uyan ve uyulması gerektiğini beyan buyuran İmam-ı Rabbani Hazretlerini dahi mezhebe uymaya gerek duymayarak sözünü dinlemeyen ve cahillikle suçlayan bu kurukafalılara ne denir ki ?

    Âlimlere nasıl tâbi olunur


    Sual: İslam âlimlerine nasıl tâbi olunur?
    CEVAP
    Âlimlere tâbi olmak, dört mezhepten birine uymak demektir. Asırlardan beri bütün İslam âlimleri, dört mezhepten birine uymuşlar ve müslümanların da uymalarının gerektiğini bildirmişlerdir. Bunlara uymakta İcma hasıl olmuştur. İcmadan, cemaatten, birlikten, topluluktan ayrılan helak olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (İki kişi, bir kişiden, üç kişi, iki kişiden iyidir. O halde cemaatle birlikte olun! Allahü teâlânın rızası, rahmeti, yardımı cemaattedir. Cemaatten ayrılan Cehenneme düşer.) [İbni Asakir]

    (Cemaatten ayrılan, yüzüstü Cehenneme düşer.) [Taberani]

    (Ümmetimin âlimleri, hiçbir zaman dalalette birleşmezler. İhtilaf olunca sivad-ı a'zama [âlimlerin ekseriyetinin bildirdiği yola] tâbi olun!) [İbni Mace]


    Âlimleri taklit nimeti
    Sual: Bazıları, (İslam âlimlerinin asırlar önce verdiği fetvalar bizi bağlamaz, onları taklit etmek uyduluktur!) diyorlar. Bunlara ne cevap vermeli?
    CEVAP
    Kötüyü, yanlışı ve bâtılı taklit, ne kadar zararlı ise, iyiyi, doğruyu ve hakkı taklit de o kadar faydalıdır. Bir kimsenin bütün ilimlerde üstad, bütün işlerde mütehassıs olması mümkün değildir.

    Hastanın kendisini ameliyat edecek bir doktora ihtiyacı vardır. Doktorun da, manevi hastalıklarını tedavi edebilecek bir mürşid-i kâmile [Kalb mütehassısına] ihtiyacı vardır.

    Doktorlar ilaç imal etmez, kimyagerlerce hazırlanan ilaçları tavsiye ederler. Hastalar da, doktorlara itimat ederek, onlara teslim olarak, onların tavsiyesine uyarak ilaçları kullanırlar. Herkesin, hem kimyager, hem doktor, hem mühendis gibi ihtisas isteyen her mesleğin erbabı olması düşünülebilir mi? O halde, bir kimse, bir işte mütehassıs da olsa, ihtisası dışındaki başka bir işin mütehassısına tâbi olması lazımdır. Bir saate, bir radyoya ihtiyacı olan kimsenin, (Taklit gericiliktir. Hiç kimsenin yaptığı bir şeyi kullanmam) diyerek saat, radyo yapmaya kalkışması doğru mudur?

    Taklit düşmanları, hem taklidi uyduluk olarak vasıflandırıyor, hem de Batı’nın taklit edilmesini istiyorlar. Keşke Batı, ahlakta değil de, teknikte taklit edilse idi. Çünkü Peygamber efendimiz, (Fen ve sanat müminin kaybettiği malıdır, nerede bulursa alsın, ilim Çin’de [çok uzakta ve kâfirde] de olsa talep edin) buyuruyor. Batı’nın tekniği yerine, örf ve âdeti, ahlaksızlığı taklit edilirse, elbette rezil olunur. Uzun tecrübelerden sonra çeşitli âletler yapılmış, çeşitli kaideler bulunmuş, çeşitli ilimler sistemleştirilmiştir. (Taklit etmemek için bunları kullanmam) diyenin aklından şüphe edilir.

    Maiyet bulunmadıkça, amir olur mu? Ast bulunmazsa üst olur mu? Herkesin müctehid, lider olmasını istemek ateşin üşütmesini, buzun ısıtmasını istemek gibi eşyanın tabiatına aykırıdır. Müctehid olmak, doktor veya kimyager olmak gibi kolay bir iş değildir. Birçok ilimde ihtisas sahibi olduktan başka, ilahi mevhibe sahibi de olmak gerektiği için Yusuf Nebhani hazretleri, (Bugün müctehidlik taslayanın ya aklı veya dini noksandır) buyurmuştur.

    Eshab-ı kiramın hepsi mutlak müctehid olduğu halde, Peygamber efendimizi görüp taklit ettikleri için, Peygamberlerden sonra en yüksek makama kavuşmuşlardır. Tâbiin, Eshab-ı kirama tâbi oldukları, onları taklit ettikleri için yüksek şerefe kavuşmuştur. Onlardan sonra gelenler de onlara tâbi oldukları, onları taklit ettikleri için Tebe-i tâbiin şerefine nail olmuştur. Peygamber efendimiz de, (Âlimler rehberdir, âlimlere tâbi olun) buyurdu. O halde âlimleri taklit etmek lazımdır. (Berika)

    Ehl-i sünnet âlimleri çok yüksek insanlardır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Âlim, Allahü teâlânın güvendiği zâttır.) [Deylemi]

    (Âlimlere tâbi olun! Onlar, dünyanın ışığıdır.) [Deylemi]

    (Âlimler [ebedi saadet yolunu gösteren] birer kılavuzdur, rehberdir.) [İ.Neccar]

    Ehli sünnet âlimlerine uymak gerekir
    Âlim, hakkı bâtıldan ayıran ve bildikleri ile amel eden zattır. Ehl-i sünnet âlimleri Peygamber efendimizin vârisleridir. Bunlara uyanlar kurtulur.

    Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Bu misalleri ancak âlim olan kimseler anlar.) [Ankebut 43]

    (Eğer bilmiyorsanız, zikir ehlinden [âlimlerden] sual ediniz) [Nahl 43]

    (Allah’tan en çok korkan ancak âlimlerdir.) [Fatır 28]

    Hadis-i şeriflerde ise buyuruldu ki:
    (Âlimlere tâbi olun.) [Deylemi]

    (Âlimler, birer rehber ve kılavuzdur.) [İ. Neccar]

    (Âlimler olmasaydı, insanlar helak olurdu.) [İ. Maverdi]

    (Bilmediklerinizi salih âlimlerden sorup öğrenin.) [Taberani]

    (Âlimin, insanlara üstünlüğü, Peygamberin ümmetine üstünlüğü gibidir.) [Hatib]

    (Âlimler, benim ve diğer Peygamberlerin vârisleridir.) [Tirmizi]

    Son olarak diyoruz ki bu ayet ve hadislerde geçen Alimler Ehl-i Sünnet Alimleridir.Bu alimler yazımızın en başında defalarca paylaştığımız ilimlerin tamamında ehil olup yüksek derecede idiler.

    Ve Soruyoruz : Sizin bu ilmler ile ilginiz alakanız nedir ? Bu ilmlere sahip olmadan kendi aklınıza göre KURANI KERİMİ YORUMLAMAYA KALKMANIZ hakim diploması olmadan hüküm veremeye kalkan zırcahilden ne kadar farklıdır.

  9. #9
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    SELAM

    Her tebligimde karsimdaki insanlar kur'an'in ayetlerinin tutarliligi karsisinda soyleyecek laf bulamaz sonrada Turkiyedeki dincileri karsilik olarak onume cikarirlardi.
    Buralarda sizin gibi gozu onundekini gormezler yuzunden papazlar karsisinda ne zorlandik...
    Allah'a cc sukur ki yanimizda Kur'an vardi. Yuzumuz bir kere bile kara cikmadi.

    ne zor adamlarsiniz sizler.Insana kulluk etmeyi san'at haline getirmis heryere saldiran donem islam hocalarimiza bile hakaretler eden, bozgunculugu din haline getirmis firkalar.
    Allah cc sizleri SARP YOKUSA surmus.-ayet- Ne zordur kimbilir?

    Sen yorulma diye yazimda soyle bir cevap vermistim
    [RENK]Ve sorumu soruyorum:
    ALLAH cc MU HAYIRLI YOKSA SENIN ORTAK TUTTUKLARIN MI?
    (Tabii diyeceksin ki cevabim yazimda var!)[/RENK]

    Iste yukaridaki renkli yaziyi sen yine rabb'ciklerinden kes/yapistir yapip yorulma diye yazmistim.
    neyse dedim ya gozun bir sey gormuyor diye.
    Yazinin sonu gozume carpti:

    [RENK]...KURANI KERİMİ YORUMLAMAYA KALKMANIZ hakim diploması olmadan hüküm veremeye kalkan zırcahil....[/RENK]

    Ya Allah cc kulu diyecegim carpilirim diye korkuyorum!
    Yazimda 39 adet ayet=Allah cc sozu yaziyor.
    Soyliyen Allah cc.yazan Kur'an
    Onlardan da mi DIPLOMA.......
    YAZAN ONLAR SOYLIYEN ONLAR
    Diplamayi istiyen bizin bziya.....

    Aklini mi yedin sen!
    Kendine gel!

    ben sana demistim muslumanlara saldirma,kufur etme,iftira etme...
    ben sana demistim TEKKENDEN cikma.
    Gozunu gunes/isik/Nur alir diye....
    Dinleyen kim......

  10. #10
    - Çevrimdışı
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085
    Alıntı nefisetülilm´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    [RENK]İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:[/RENK]

    Şeyh-ul-islam Abdüllah-i Ensari Hirevi, "Yâ Rabbi! Dostlarını öyle yaptın ki, onları tanıyan sana kavuşuyor ve sana kavuşmayan, onları tanımıyor" buyuruyor. Bu büyüklere düşmanlık etmek, sonsuz ölüme sürükleyen bir zehirdir. Onları incitmek, sonsuz felaketlere sebep olur. Allahü teâlâ bu belaya düşmekten korusun! Şeyh-ul-islam yine buyurdu ki, "Yâ Rabbi, Her kimi felakete düşürmek istersen, onu bizim üzerimize atarsın." (1/106)
    Gördüğünüz gibi kimin buyurduğunu işaretledim;
    İmam-ı Rabbani Hazretleri 1. cilt, 106. mektubunda buyuruyor...

    Bazıları için bunun kıymeti yok çünkü onlar "büyük alim, evliya, ikinci bin yılın müceddidi" olan ve peygamber efendimiz tarafından "sıla" ismiyle geleceği müjdelenmiş ve hususi övgülerine nail olmuş "İmam-ı Rabbani" hazretlerini tanımazlar...

    Ehli sünnet alimlerinin sözbirliğiyle Kuran-ı Kerim ve Hadis-i şeriflerden sonra en değerli kitap olan "Mektubat-ı Rabbani"ye değer vermezler...

    Mübarek böyleleri için yukarıdaki değerli sözleri bir mektubunda nakletmiştir.
    Bunu hatırlatmak istedim...

1. Sayfa, Toplam 9 123 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Yaşayan Evliya!!!
    beyinsel Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 24
    Son mesaj: 13-05-2016, 10:24 AM
  2. Secde Ayetleri...
    mopsy Tarafından Kuran-ı Kerim Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 20-08-2012, 02:00 AM
  3. Şeytan Ayetleri ...
    gzm28 Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 30-12-2011, 04:10 PM
  4. Son evliya mı?
    bziya Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 21-06-2011, 08:05 PM
  5. İman Ayetleri
    Nil@y Tarafından Dualar Hadisler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 01-10-2006, 07:36 AM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık