2. Sayfa, Toplam 9 BirinciBirinci 1234 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 Toplam: 84

Kur'an'da evliya ayetleri

islam (Müslümanlık) Kategorisi Kuran-ı Kerim Forumunda Kur'an'da evliya ayetleri Konusununun içerigi kısaca ->> bziya ´isimli üyeden Alıntı Dinde reformcuların , bid'at sahiplerinin ve ehliyeti olmadan Kur'anı Kerimi kendi aklına göre yorumlayan din yobazlarının ...

  1. #11
    - Çevrimdışı
    yeni üye irafshi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Nerden
    Amerika /
    Mesaj
    64
    Rep Gücü
    245
    Alıntı bziya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dinde reformcuların , bid'at sahiplerinin ve ehliyeti olmadan Kur'anı Kerimi kendi aklına göre yorumlayan din yobazlarının sözleri dinde değil sıradan meselelerde dahi itibara alınmaz.

    Bu zavallı güruh aşağıda zikredeceğimiz ilmlere sahip olmadığı halde Kur'anı Kerime kendi anlayışlarına göre yorumlamaktan kendilerini alıkoyamamış doğru yoldan ayrılmışlardır


    Müctehid olmak için Arabi ilimleri ve Kur’an-ı kerimi ezbere bilmek, her âyet-i kerimenin manay-ı müradisini, manay-ı zımni ve iltizamisini bilmek ve âyet-i kerimelerin geldikleri zamanları ve gelme sebeplerini ve ne hakkında geldiklerini, külli ve cüzi olduklarını, nasih veya mensuh olduklarını, mukayyed veya mutlak olduklarını ve kıraet-i seba ve aşereden ve kıraet-i şazzeden nasıl çıkarıldıklarını bilmek, hadis kitaplarındaki, yüz binlerce hadisi ezberden bilmek ve her hadisin ne zaman ve ne için irad buyurulduğunu ve manasının ne kadar genişlediğini ve hangi hadisin diğerinden önce veya sonra olduğunu ve bağlı bulunduğu olayları ve hangi vaka üzerine buyurulduğunu ve kimler tarafından nakil ve rivayet olunduğunu ve nakledenlerin ne halde ve ne ahlakta olduklarını bilmek, fıkıh ilminin üsul ve kaidelerini tanımak, 12 ilmi ve Kur’an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin işaretlerini, rumuzlarını ve açık ve kapalı manalarını kavramak ve bu manalar kalbinde yer etmiş olmak, kuvvetli iman sahibi olmak ve itminan ile dolu, nurlu ve saf bir kalbe ve vicdana malik olmak gerekir.

    Yüksek din bilgileri, tefsir, usul-i kelam, kelam, usul-i hadis, ilm-i hadis, usul-i fıkıh, fıkıh, ilm-i tasavvuftur. Bu 8 ilmi öğrenebilmek için gerekli alet ilimleri ise 12 dir. Bunlar, sarf, iştikak, nahv, kitabet, iştikak-ı kebir, lügat, metni lügat, beyan, meani, bedi, belagat, inşa ilimleridir. (Hadika) bunları bilmek lazım.

    Yukarıda defalarca paylaştığım ilmlere haiz olmayanların Kur'anı Kerimden kendi anlayışlarına göre vereceği hükümler doğru yoldan çıkmak , dalalete sürüklenmektir.Boştur batıldır , itibar edilmez.Dine değil kendi aklına uymaktır vesselam.


    ŞİMDİ MUKADDES KİTABIMIZDA EHL-İ SÜNNET ALİMLERİNE UYMAMIZIN EMREDİLDİĞİ KONULARA KISACA DEĞİNELİM.


    (O gün her fırkayı imamları ile çağırırız) mealindeki İsra suresinin 71. âyet-i kerimesini Kadi Beydavi hazretleri (Her ümmeti Peygamberleri ve dinde uydukları imamları ile çağırırız) şeklinde açıklamıştır.

    Ruh-ul beyan ve Tefsir-i Hüseynide ise, (Herkes mezhebinin imamı ile çağırılır. Mesela "Ya Şafii" veya "Ya Hanefi" denir) şeklinde açıklanmaktadır. Bu açıklamalar da, her müslümanın dört hak mezhepten birine uyması gerektiğini açıkça bildirmektedir.

    İcmadan ayrılmak caiz değil
    Medarik tefsirinde (Müminlerin [itikad ve ameldeki] yolundan ayrılan Cehenneme gider) mealindeki Nisa suresinin 115. âyet-i kerimesini bildirdikten sonra, (Kitab ve sünnetten ayrılmak gibi icmadan da ayrılmak caiz değildir) buyuruluyor. Beydavi tefsirinde ise aynı âyet-i kerimenin açıklamasında (Bu âyet, icmadan ayrılmanın haram olduğunu göstermektedir. Müminlerin yolundan ayrılmak haram olunca, bu yola uymak da vacip olur, şart olur) buyuruluyor.

    İmam-ı Rabbani hazretleri de, (Mezhepten ayrılmak, mezhepsiz olmak ilhaddır) buyuruyor. (Mebde ve Mead) [İlhad, doğru yoldan ayrılmak demektir.]

    Mezhebe uyan ve uyulması gerektiğini beyan buyuran İmam-ı Rabbani Hazretlerini dahi mezhebe uymaya gerek duymayarak sözünü dinlemeyen ve cahillikle suçlayan bu kurukafalılara ne denir ki ?

    Âlimlere nasıl tâbi olunur


    Sual: İslam âlimlerine nasıl tâbi olunur?
    CEVAP
    Âlimlere tâbi olmak, dört mezhepten birine uymak demektir. Asırlardan beri bütün İslam âlimleri, dört mezhepten birine uymuşlar ve müslümanların da uymalarının gerektiğini bildirmişlerdir. Bunlara uymakta İcma hasıl olmuştur. İcmadan, cemaatten, birlikten, topluluktan ayrılan helak olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (İki kişi, bir kişiden, üç kişi, iki kişiden iyidir. O halde cemaatle birlikte olun! Allahü teâlânın rızası, rahmeti, yardımı cemaattedir. Cemaatten ayrılan Cehenneme düşer.) [İbni Asakir]

    (Cemaatten ayrılan, yüzüstü Cehenneme düşer.) [Taberani]

    (Ümmetimin âlimleri, hiçbir zaman dalalette birleşmezler. İhtilaf olunca sivad-ı a'zama [âlimlerin ekseriyetinin bildirdiği yola] tâbi olun!) [İbni Mace]


    Âlimleri taklit nimeti
    Sual: Bazıları, (İslam âlimlerinin asırlar önce verdiği fetvalar bizi bağlamaz, onları taklit etmek uyduluktur!) diyorlar. Bunlara ne cevap vermeli?
    CEVAP
    Kötüyü, yanlışı ve bâtılı taklit, ne kadar zararlı ise, iyiyi, doğruyu ve hakkı taklit de o kadar faydalıdır. Bir kimsenin bütün ilimlerde üstad, bütün işlerde mütehassıs olması mümkün değildir.

    Hastanın kendisini ameliyat edecek bir doktora ihtiyacı vardır. Doktorun da, manevi hastalıklarını tedavi edebilecek bir mürşid-i kâmile [Kalb mütehassısına] ihtiyacı vardır.

    Doktorlar ilaç imal etmez, kimyagerlerce hazırlanan ilaçları tavsiye ederler. Hastalar da, doktorlara itimat ederek, onlara teslim olarak, onların tavsiyesine uyarak ilaçları kullanırlar. Herkesin, hem kimyager, hem doktor, hem mühendis gibi ihtisas isteyen her mesleğin erbabı olması düşünülebilir mi? O halde, bir kimse, bir işte mütehassıs da olsa, ihtisası dışındaki başka bir işin mütehassısına tâbi olması lazımdır. Bir saate, bir radyoya ihtiyacı olan kimsenin, (Taklit gericiliktir. Hiç kimsenin yaptığı bir şeyi kullanmam) diyerek saat, radyo yapmaya kalkışması doğru mudur?

    Taklit düşmanları, hem taklidi uyduluk olarak vasıflandırıyor, hem de Batı’nın taklit edilmesini istiyorlar. Keşke Batı, ahlakta değil de, teknikte taklit edilse idi. Çünkü Peygamber efendimiz, (Fen ve sanat müminin kaybettiği malıdır, nerede bulursa alsın, ilim Çin’de [çok uzakta ve kâfirde] de olsa talep edin) buyuruyor. Batı’nın tekniği yerine, örf ve âdeti, ahlaksızlığı taklit edilirse, elbette rezil olunur. Uzun tecrübelerden sonra çeşitli âletler yapılmış, çeşitli kaideler bulunmuş, çeşitli ilimler sistemleştirilmiştir. (Taklit etmemek için bunları kullanmam) diyenin aklından şüphe edilir.

    Maiyet bulunmadıkça, amir olur mu? Ast bulunmazsa üst olur mu? Herkesin müctehid, lider olmasını istemek ateşin üşütmesini, buzun ısıtmasını istemek gibi eşyanın tabiatına aykırıdır. Müctehid olmak, doktor veya kimyager olmak gibi kolay bir iş değildir. Birçok ilimde ihtisas sahibi olduktan başka, ilahi mevhibe sahibi de olmak gerektiği için Yusuf Nebhani hazretleri, (Bugün müctehidlik taslayanın ya aklı veya dini noksandır) buyurmuştur.

    Eshab-ı kiramın hepsi mutlak müctehid olduğu halde, Peygamber efendimizi görüp taklit ettikleri için, Peygamberlerden sonra en yüksek makama kavuşmuşlardır. Tâbiin, Eshab-ı kirama tâbi oldukları, onları taklit ettikleri için yüksek şerefe kavuşmuştur. Onlardan sonra gelenler de onlara tâbi oldukları, onları taklit ettikleri için Tebe-i tâbiin şerefine nail olmuştur. Peygamber efendimiz de, (Âlimler rehberdir, âlimlere tâbi olun) buyurdu. O halde âlimleri taklit etmek lazımdır. (Berika)

    Ehl-i sünnet âlimleri çok yüksek insanlardır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Âlim, Allahü teâlânın güvendiği zâttır.) [Deylemi]

    (Âlimlere tâbi olun! Onlar, dünyanın ışığıdır.) [Deylemi]

    (Âlimler [ebedi saadet yolunu gösteren] birer kılavuzdur, rehberdir.) [İ.Neccar]

    Ehli sünnet âlimlerine uymak gerekir
    Âlim, hakkı bâtıldan ayıran ve bildikleri ile amel eden zattır. Ehl-i sünnet âlimleri Peygamber efendimizin vârisleridir. Bunlara uyanlar kurtulur.

    Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Bu misalleri ancak âlim olan kimseler anlar.) [Ankebut 43]

    (Eğer bilmiyorsanız, zikir ehlinden [âlimlerden] sual ediniz) [Nahl 43]

    (Allah’tan en çok korkan ancak âlimlerdir.) [Fatır 28]

    Hadis-i şeriflerde ise buyuruldu ki:
    (Âlimlere tâbi olun.) [Deylemi]

    (Âlimler, birer rehber ve kılavuzdur.) [İ. Neccar]

    (Âlimler olmasaydı, insanlar helak olurdu.) [İ. Maverdi]

    (Bilmediklerinizi salih âlimlerden sorup öğrenin.) [Taberani]

    (Âlimin, insanlara üstünlüğü, Peygamberin ümmetine üstünlüğü gibidir.) [Hatib]

    (Âlimler, benim ve diğer Peygamberlerin vârisleridir.) [Tirmizi]

    Son olarak diyoruz ki bu ayet ve hadislerde geçen Alimler Ehl-i Sünnet Alimleridir.Bu alimler yazımızın en başında defalarca paylaştığımız ilimlerin tamamında ehil olup yüksek derecede idiler.

    Ve Soruyoruz : Sizin bu ilmler ile ilginiz alakanız nedir ? Bu ilmlere sahip olmadan kendi aklınıza göre KURANI KERİMİ YORUMLAMAYA KALKMANIZ hakim diploması olmadan hüküm veremeye kalkan zırcahilden ne kadar farklıdır.
    Pek kıymetli kardeşime bu paylaşımı için ne kadar teşekkür etsek azdır.Cenabı Allah sizi dünya ve ahirette bahtiyar eylesin.Amin.

  2. #12
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    selam!

    Sn Nefise tabiiki orada ne yazdigini biliyorum.
    Ben mektubata calismis biriyim.
    Dinin icindedir denen herseyi okudum notlarimi aldim.

    Ama ben bilgileri Dinimle suzerim.
    Dinimin Adi Kur'an'in dini!
    Yani ISLAM dini.
    Cunku Kur'an oyle diyor!
    Ben Allah cc diyorum.
    Cunku Kur'an oyle diyor!
    Ben Muhammed as'a Peygamber diyorum.
    Cunku Kur'an oyle diyor!
    Ben Kur'an'a Allah cc sozu diyorum.
    Cunku Kur'an oyle diyor!
    Tasavvufu reddediyorum.
    Cunku Kur'an reddediyor!
    Ben selamsiz agzimi acmam
    Cunku Kur'an oyle diyor!
    Ben Allah'a cc teslim oluyorum.
    Cunku Kur'an bunun yolunun teslimiyet oldugunu soyluyor!
    Ben rehber kilavuz Kur'an'dir diyorum.
    Cunku Kur'an oyle diyor!

    YANI RABB'IM ALLAH (cc.)
    YANI DINIM ISLAM
    YANI DINIMIN KITABI KUR'AN-I KERIM
    YANI PEYGAMBERIM MUHAMMED (s.a.v.)

    Mektubat Kur'an degildir.
    Kur'an'in hicbirseyide degildir.
    Hickimsenin yazdigi hicbir beser sozu Kur'an'in bir harfide degildir.
    Kur'an'in disinda Allah cc Musa as ve/veya ..konusmalari
    Kur'an'da olmadigi icin MASALDIR.

    Suresi ayet nosu olmiyan soz Kur'an'a delil olmaz.
    Kur'an'dan olan sadece Kur'an ayetleridir ve HAKK tir!

    Sana espirili sekilde bunu anlatmistim kisa yazimda.
    Ben bu HAKK'ka amentu billahi diyenlerdenim.
    Olene kadar amentu billahi.

    ALLAH'A CC EMANET OL!

  3. #13
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye Mustad'af - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Mesaj
    920
    Blog Mesajları
    6
    Rep Gücü
    8265
    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Selam

    Tekkeci kesimin evliya inanci Kur'an'da yoktur.Kur'an'a gore evliya,Allah'in cc sozlerine uyan takva ehlileri/muttakiler/dindar muslumanlardir. Hepsi bu! Kur'an bunun disinda bir evliya tanimamaktadir. Kur'an'in tanimadigini bu insanlar nasil taniyor bunun izahi yoktur.
    Allah cc Kitabinda keramet sahibi ucan havada giden evliya/mitoloji kahramanlari yoktur.

    ISTE KUR'AN'DA KI BUTUN EVLIYA AYETLERI.


    2.257.Allah, iman sahiplerinin Velî'sidir; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Küfre sapanlara gelince, onların evliyasi tâğuttur ki, kendilerini nurdan karanlıklara çıkarır. Bunlar cehennemin dostlarıdır. Orada uzun süre kalacaklardır onlar.
    2.28. Müminler, müminleri bırakıp da küfre sapanları evliya edinmesinler. Kim bunu yaparsa Allah'la ilişiği kesilir. Ancak bir sakınma ile onlardan korunmanız müstesna. Allah sizi kendisinden sakınmaya çağırır. Ve dönüş yalnız Allah'adır.
    3.175.İşte size şeytan. O yalnız kendi evliya’sini korkutur. Eğer inananlarsanız onlardan korkmayın, benden korkun.
    4.76. İman edenler Allah yolunda savaşırlar; küfre sapanlarsa tağut yolunda savaşırlar. O halde, şeytanın evliya’siyla savaşın. Hiç kuşkusuz, şeytanın tuzağı çok zayıftır.
    4.89. Onlarla eşitlenesiniz diye kendilerinin küfre saptığı gibi küfre sapmanızı istediler. O halde, Allah yolunda göç edecekleri vakte kadar onlardan evliya edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Bir daha da onlardan ne dost edinin ne de yardımcı.
    4.139.Öyle kişiler ki onlar, müminleri bırakıp da küfre sapanları evliya ediniyorlar. Onların yanında onur ve yücelik mi arıyorlar? Onur ve yüceliğin tümü Allah'ındır.
    4.144.Ey iman sahipleri! Müminleri bırakıp da küfre sapanları evliya edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah'a açık bir kanıt mı vermek istiyorsunuz?
    5.51. Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları evliya edinmeyin. Onlar birbirlerinin gönül dostlarıdır. Sizden kim onları evliya edinirse o, onlardandır. Allah, zalimler toplumunu doğruya ve güzele kılavuzlamaz.
    5.57. Ey iman edenler! Sizden önce kitap verilenlerden ve küfre sapanlardan, dininizi oyun ve eğlence edinenleri evliya tutmayın. Eğer inanıyorsanız Allah'tan sakının.
    5.81. Eğer Allah'a, peygambere ve ona indirilene inanmış olsalardı, küfre sapanları evliya edinmezlerdi. Ama onların çokları yoldan sapmışlardır.
    6.121.Üzerine Allah'ın adı anılmayanlardan yemeyin. Böyle bir şey tam bir yoldan çıkıştır. Şeytanlar kendi evliyasına/dost ve destekçilerine sizinle mücadele etmeleri için elbetteki vahiy gönderirler. O şeytan evliyasına boyun eğerseniz kesinlikle müşrikler oldunuz demektir.
    6.128.Gün olur şöyle diyerek onları huzurunda toplar: "Ey cinler/görünmez varlıklar topluluğu! Şu insanlara gerçekten çok ettiniz/insanların birçoğuna göz diktiniz." Onların insanlardan olan evliya şöyle derler: "Rabbimiz, kimimiz kimimizden yararlanmıştı. Bizim için belirlediğin sürenin sonuna geldik." Buyurur ki: "Barınağınız ateştir. Allah'ın dilediği zamanlar hariç orada süreklisiniz." Senin Rabbin Hakîm'dir, Alîm'dir.
    7.3.Rabbinizden size indirilene uyun; O'nun berisinden birtakım evliya ardına düşmeyin. Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
    7.27. Ey âdemoğulları! Şeytan, ana-babanızı, edep yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sakın size de bir fitne musallat etmesin. Çünkü o ve evliyasi sizi, onları göremeyeceğiniz yerden görürler. Biz o şeytanları, inanmayanlara dostlar yaptık.
    7.30. Bir kısmını iyiye ve güzele kılavuzladı, bir kısmının üzerine de sapıklık hak oldu. Onlar, Allah'ı bırakıp şeytanları evliya edinmişlerdi. Bir de kendilerinin hidayet üzere olduklarını sanırlar.
    8.34. Onlar Mescid-i Haram'dan geri çevirip dururken, Allah onlara neden azap etmeyecekmiş? Onlar onun evliya/dostları/koruyucuları da değillerdir. Onun evliya/dostları/ koruyucuları takva sahiplerinden başkası değildir. Ama onların çokları bunu bilmezler.
    8.72. Onlar ki, inanıp hicret ettiler, mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihat ettiler; onlar ki hicret edenleri barındırdılar, onlara yardım ettiler, işte onlar birbirlerinin evliya’sidir. İman edip de hicret etmeyenlere gelince, hicret edecekleri vakte kadar size onların yönetiminden bir şey düşmüyor. Ama sizden dinde yardım isterlerse, sizinle aralarında antlaşma bulunan bir topluluk aleyhinde olmamak üzere, kendilerine yardım etmeniz gerekir. Allah, yapmakta olduklarınızı iyice görmektedir.
    8.73.Küfre sapanlar da birbirlerinin evliya’sidır. Eğer şu dikkat çekilenleri yapmazsanız yeryüzünde bir fitne, büyük bir bozgun çıkar.
    9.23.Ey iman edenler! Babalarınız ve kardeşleriniz, eğer imana karşı inkârı seviyorlarsa, onları evliya edinmeyin. İçinizden onları dost edinenler zalimlerin ta kendileridirler.
    9.71. Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin evliya’sidir. İyilik ve güzelliği belirlenene özendirirler, kötülük ve çirkinliği belirlenenden sakındırırlar. Namazı/duayı yerine getirirler, zekâtı verirler. Allah'a ve resulüne itaat ederler. Allah bunlara rahmet edecektir. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.
    10.62.Gözünüzü açın! Allah'ın velîleri için hiçbir korku yoktur. Tasaya da düşmezler onlar.
    11.20.Bunlar yeryüzünde kimseyi âciz bırakamazlar. Allah'tan başka hiçbir evliya’sida yoktur. Onlara azap kat kat verilecektir. Hem işitmeye güçleri yetmiyordu hem de göremiyorlardı.
    11.113.Zulmedenlere eğilim göstermeyin! Yoksa ateş sizi sarmalar. Allah'tan başka evliya’niz kalmaz, size yardım de edilmez.
    13.16.De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kim?" De ki: "Allah." De ki: "O'nun yanında başka evliya mı/destekçiler mi edindiniz? Bunlar kendilerine bile yarar sağlayıp zarar verme gücünde değiller." De ki: "Körle gören yahut karanlıklarla ışık bir olur mu? Yoksa Allah'a, tıpkı O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da yaratış/yaratılanlar kendileri için benzeşir hale mi geldi?" De ki: "Allah'tır her şeyi yaratan, O'dur Vâhid ve Kahhâr olan."
    17.97.Allah kime hidayet verirse doğru olan yolu bulan odur. Kimi de şaşırtırsa, böyleleri için O'nun dışında evliya bulamazsın. Kıyamet günü böylelerini kör, dilsiz ve sağır bir halde yüzleri üstüne sürerek haşrederiz. Varacakları yer cehennemdir ki, alevi dindikçe kızgın ateşini körükleyiveririz.
    18.50.Hani, biz meleklere "Âdem'e secde edin" demiştik de İblis dışında hepsi secde etmişti. İblis, cinlerdendi. Kendi Rabbinin emrine ters düştü. Şimdi siz, benim beri yanımdan, onu ve onun soyunu evliya mı ediniyorsunuz? Hem de onlar sizin düşmanınızken. Zalimler için ne kötü bir değiştirmedir bu!
    18.102.Küfre sapanlar, beni bırakıp da kullarımı evliya edineceklerini mi sandılar. Biz cehennemi bir konuk evi olrak inkârcılar için hazırladık.
    25.18.Derler ki: "Tespih ederiz seni; seni bırakıp da başka evliya edinmek bize yaraşmazdı. Ama sen onları ve atalarını öylesine nimetlendirdin ki, zikiri/Kur'an'ı unuttular ve helâke giden bir topluluk oldular."
    29.41.Allah'ın berisinden evliya edinenlerin durumu, bir ev edinen dişi örümceğin durumuna benzer. Ve evlerin en güvensizi/en zayıfı elbette ki, dişi örümceğin evidir. Keşke bilselerdi!
    33.6. O peygamber, müminlere öz benliklerinden daha dost, daha yakındır. Onun eşleri de o müminlerin anneleridir. Anne tarafından akraba olanlar da Allah'ın Kitabı'nda, birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak evliya/yakin dostlariniz için örfe uygun bir vasiyette bulunmanız müstesnadır. Bu, Kitap'ta satırlara geçirilmiştir.

    39.3. Gözünüzü açıp kendinize gelin! Arı-duru din yalnız ve yalnız Allah'ındır! O'nun yanında evliya birilerini daha veliler edinerek, "Biz onlara, bizi Allah'a yaklaştırmaları dışında bir şey için kulluk etmiyoruz." diyenlere gelince, hiç kuşkusuz, Allah onlar arasında, tartışıp durdukları konuyla ilgili hükmü verecektir. Şu bir gerçek ki, Allah, yalancı ve nankör kişiyi iyiye ve güzele kılavuzlamaz.
    41.31."Biz sizin, dünya hayatında da âhirette de evliya’niziz. Cennette sizin için nefislerinizin arzuladığı her şey var. Orada sizin için istediğiniz her şey var.
    42.6. O'nun berisinden evliya edinenlere gelince, onlar üzerine gözcü de Allah'tır. Sen değilsin onlara vekil.
    42.9. Yoksa O'ndan başka evliya’mi edindiler? Allah! O'dur gerçek dost. Ölüleri O diriltir. O her şeye güç yetirir.
    42.46.Onların Allah'tan başka kendilerine yardım edecek evliya yoktur. Allah'ın saptırdığı kimse için artık hiçbir yol yoktur.
    45.10.Arkalarından cehennem! Kazanmış oldukları da Allah dışında edindikleri evliya da onlara hiçbir yarar sağlamayacaktır. Çok büyük bir azap vardır onlar için.
    45.19.Kuşkun olmasın ki onlar, Allah karşısında sana hiçbir yarar sağlayamazlar/Allah'tan gelecek hiçbir şeyi senden uzaklaştıramazlar. Zalimler birbirlerinin evliya’sidir; Allah ise takvaya sarılanların Velî'sidir.
    46.32.Allah'ın davetçisine uymayan, yeryüzünde hiç kimseyle yarışamaz/hiç kimseyi âciz bırakamaz. Böylesinin, Allah dışında/Allah'ın davetçisi dışında evliya’sı da olmaz. Böyleleri apaçık bir sapıklık içindedir.
    60.1. Ey iman sahipleri! Düşmanımı ve düşmanınızı evliya/dostlar yerine tutmayın! Onlar, size Hak'tan geleni inkâr ettikleri, Rabbiniz Allah'a inandığınız için Peygamber'i ve sizi yurdunuzdan çıkardıkları halde, siz onlara sevgi sunuyorsunuz. Benim yolumda gayret sarf etmek, benim hoşnutluğumu kazanmak için seferber olduğunuz halde, içinizde onlara sevgi gizliyorsunuz. Sizin gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da en iyi ben bilirim. Sizden kim bunu yaparsa denge yolundan sapmış olur.
    62.6. De ki: "Ey Yahudiler! Eğer insanlar arasında yalnız kendinizin Allah'ın evliya’si/dostları olduğunu sanıyorsanız, buna gerçekten inanıyorsanız, hadi ölümü isteyin!"
    İman ve ibadet konusunda "muttaki"olanlar,Allah'ın evliyasıdır.
    Kur'an ayatı karşısına kelam-ı kibarı çıkarmaya çalışmak da,en azından Kur'ana saygısızlık olur.
    Eğer "küçük büyük ne varsa bırakmamış" bir kitabdan bahsediyorsak,Onu öğrenmek,anlamak/anlamaya çalışmak inananların baş görevidir.
    Onu anlamamak için yetmiş tane bahane üretenler,anlamak için "bunun imani gereklilik olduğu"düşüncesine sarılsalar,kendileri için mutlaka hayırlı olacaktır.

    Allah razı olsun sayın mopsy.
    Kollarımda tutuk demir halkalar!

  4. #14
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    selam!

    Almislar ellerine bir internet kopyasi kimi kandiracagiz diye geziyorlar.
    Istemeyene kufur,iftira,yalan,hakaret.

    Yapistirin agalar yapistirin....
    Ama dikkar edin de yapistirilmayin!

  5. #15
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye collection - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Alem-i Hakîkât
    Mesaj
    308
    Blog Mesajları
    20
    Rep Gücü
    1459
    Alıntı bziya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dinde reformcuların , bid'at sahiplerinin ve ehliyeti olmadan Kur'anı Kerimi kendi aklına göre yorumlayan din yobazlarının sözleri dinde değil sıradan meselelerde dahi itibara alınmaz.

    Bu zavallı güruh aşağıda zikredeceğimiz ilmlere sahip olmadığı halde Kur'anı Kerime kendi anlayışlarına göre yorumlamaktan kendilerini alıkoyamamış doğru yoldan ayrılmışlardır


    Müctehid olmak için Arabi ilimleri ve Kur’an-ı kerimi ezbere bilmek, her âyet-i kerimenin manay-ı müradisini, manay-ı zımni ve iltizamisini bilmek ve âyet-i kerimelerin geldikleri zamanları ve gelme sebeplerini ve ne hakkında geldiklerini, külli ve cüzi olduklarını, nasih veya mensuh olduklarını, mukayyed veya mutlak olduklarını ve kıraet-i seba ve aşereden ve kıraet-i şazzeden nasıl çıkarıldıklarını bilmek, hadis kitaplarındaki, yüz binlerce hadisi ezberden bilmek ve her hadisin ne zaman ve ne için irad buyurulduğunu ve manasının ne kadar genişlediğini ve hangi hadisin diğerinden önce veya sonra olduğunu ve bağlı bulunduğu olayları ve hangi vaka üzerine buyurulduğunu ve kimler tarafından nakil ve rivayet olunduğunu ve nakledenlerin ne halde ve ne ahlakta olduklarını bilmek, fıkıh ilminin üsul ve kaidelerini tanımak, 12 ilmi ve Kur’an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin işaretlerini, rumuzlarını ve açık ve kapalı manalarını kavramak ve bu manalar kalbinde yer etmiş olmak, kuvvetli iman sahibi olmak ve itminan ile dolu, nurlu ve saf bir kalbe ve vicdana malik olmak gerekir.

    Yüksek din bilgileri, tefsir, usul-i kelam, kelam, usul-i hadis, ilm-i hadis, usul-i fıkıh, fıkıh, ilm-i tasavvuftur. Bu 8 ilmi öğrenebilmek için gerekli alet ilimleri ise 12 dir. Bunlar, sarf, iştikak, nahv, kitabet, iştikak-ı kebir, lügat, metni lügat, beyan, meani, bedi, belagat, inşa ilimleridir. (Hadika) bunları bilmek lazım.

    Yukarıda defalarca paylaştığım ilmlere haiz olmayanların Kur'anı Kerimden kendi anlayışlarına göre vereceği hükümler doğru yoldan çıkmak , dalalete sürüklenmektir.Boştur batıldır , itibar edilmez.Dine değil kendi aklına uymaktır vesselam.


    ŞİMDİ MUKADDES KİTABIMIZDA EHL-İ SÜNNET ALİMLERİNE UYMAMIZIN EMREDİLDİĞİ KONULARA KISACA DEĞİNELİM.


    (O gün her fırkayı imamları ile çağırırız) mealindeki İsra suresinin 71. âyet-i kerimesini Kadi Beydavi hazretleri (Her ümmeti Peygamberleri ve dinde uydukları imamları ile çağırırız) şeklinde açıklamıştır.

    Ruh-ul beyan ve Tefsir-i Hüseynide ise, (Herkes mezhebinin imamı ile çağırılır. Mesela "Ya Şafii" veya "Ya Hanefi" denir) şeklinde açıklanmaktadır. Bu açıklamalar da, her müslümanın dört hak mezhepten birine uyması gerektiğini açıkça bildirmektedir.

    İcmadan ayrılmak caiz değil
    Medarik tefsirinde (Müminlerin [itikad ve ameldeki] yolundan ayrılan Cehenneme gider) mealindeki Nisa suresinin 115. âyet-i kerimesini bildirdikten sonra, (Kitab ve sünnetten ayrılmak gibi icmadan da ayrılmak caiz değildir) buyuruluyor. Beydavi tefsirinde ise aynı âyet-i kerimenin açıklamasında (Bu âyet, icmadan ayrılmanın haram olduğunu göstermektedir. Müminlerin yolundan ayrılmak haram olunca, bu yola uymak da vacip olur, şart olur) buyuruluyor.

    İmam-ı Rabbani hazretleri de, (Mezhepten ayrılmak, mezhepsiz olmak ilhaddır) buyuruyor. (Mebde ve Mead) [İlhad, doğru yoldan ayrılmak demektir.]

    Mezhebe uyan ve uyulması gerektiğini beyan buyuran İmam-ı Rabbani Hazretlerini dahi mezhebe uymaya gerek duymayarak sözünü dinlemeyen ve cahillikle suçlayan bu kurukafalılara ne denir ki ?

    Âlimlere nasıl tâbi olunur


    Sual: İslam âlimlerine nasıl tâbi olunur?
    CEVAP
    Âlimlere tâbi olmak, dört mezhepten birine uymak demektir. Asırlardan beri bütün İslam âlimleri, dört mezhepten birine uymuşlar ve müslümanların da uymalarının gerektiğini bildirmişlerdir. Bunlara uymakta İcma hasıl olmuştur. İcmadan, cemaatten, birlikten, topluluktan ayrılan helak olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (İki kişi, bir kişiden, üç kişi, iki kişiden iyidir. O halde cemaatle birlikte olun! Allahü teâlânın rızası, rahmeti, yardımı cemaattedir. Cemaatten ayrılan Cehenneme düşer.) [İbni Asakir]

    (Cemaatten ayrılan, yüzüstü Cehenneme düşer.) [Taberani]

    (Ümmetimin âlimleri, hiçbir zaman dalalette birleşmezler. İhtilaf olunca sivad-ı a'zama [âlimlerin ekseriyetinin bildirdiği yola] tâbi olun!) [İbni Mace]


    Âlimleri taklit nimeti
    Sual: Bazıları, (İslam âlimlerinin asırlar önce verdiği fetvalar bizi bağlamaz, onları taklit etmek uyduluktur!) diyorlar. Bunlara ne cevap vermeli?
    CEVAP
    Kötüyü, yanlışı ve bâtılı taklit, ne kadar zararlı ise, iyiyi, doğruyu ve hakkı taklit de o kadar faydalıdır. Bir kimsenin bütün ilimlerde üstad, bütün işlerde mütehassıs olması mümkün değildir.

    Hastanın kendisini ameliyat edecek bir doktora ihtiyacı vardır. Doktorun da, manevi hastalıklarını tedavi edebilecek bir mürşid-i kâmile [Kalb mütehassısına] ihtiyacı vardır.

    Doktorlar ilaç imal etmez, kimyagerlerce hazırlanan ilaçları tavsiye ederler. Hastalar da, doktorlara itimat ederek, onlara teslim olarak, onların tavsiyesine uyarak ilaçları kullanırlar. Herkesin, hem kimyager, hem doktor, hem mühendis gibi ihtisas isteyen her mesleğin erbabı olması düşünülebilir mi? O halde, bir kimse, bir işte mütehassıs da olsa, ihtisası dışındaki başka bir işin mütehassısına tâbi olması lazımdır. Bir saate, bir radyoya ihtiyacı olan kimsenin, (Taklit gericiliktir. Hiç kimsenin yaptığı bir şeyi kullanmam) diyerek saat, radyo yapmaya kalkışması doğru mudur?

    Taklit düşmanları, hem taklidi uyduluk olarak vasıflandırıyor, hem de Batı’nın taklit edilmesini istiyorlar. Keşke Batı, ahlakta değil de, teknikte taklit edilse idi. Çünkü Peygamber efendimiz, (Fen ve sanat müminin kaybettiği malıdır, nerede bulursa alsın, ilim Çin’de [çok uzakta ve kâfirde] de olsa talep edin) buyuruyor. Batı’nın tekniği yerine, örf ve âdeti, ahlaksızlığı taklit edilirse, elbette rezil olunur. Uzun tecrübelerden sonra çeşitli âletler yapılmış, çeşitli kaideler bulunmuş, çeşitli ilimler sistemleştirilmiştir. (Taklit etmemek için bunları kullanmam) diyenin aklından şüphe edilir.

    Maiyet bulunmadıkça, amir olur mu? Ast bulunmazsa üst olur mu? Herkesin müctehid, lider olmasını istemek ateşin üşütmesini, buzun ısıtmasını istemek gibi eşyanın tabiatına aykırıdır. Müctehid olmak, doktor veya kimyager olmak gibi kolay bir iş değildir. Birçok ilimde ihtisas sahibi olduktan başka, ilahi mevhibe sahibi de olmak gerektiği için Yusuf Nebhani hazretleri, (Bugün müctehidlik taslayanın ya aklı veya dini noksandır) buyurmuştur.

    Eshab-ı kiramın hepsi mutlak müctehid olduğu halde, Peygamber efendimizi görüp taklit ettikleri için, Peygamberlerden sonra en yüksek makama kavuşmuşlardır. Tâbiin, Eshab-ı kirama tâbi oldukları, onları taklit ettikleri için yüksek şerefe kavuşmuştur. Onlardan sonra gelenler de onlara tâbi oldukları, onları taklit ettikleri için Tebe-i tâbiin şerefine nail olmuştur. Peygamber efendimiz de, (Âlimler rehberdir, âlimlere tâbi olun) buyurdu. O halde âlimleri taklit etmek lazımdır. (Berika)

    Ehl-i sünnet âlimleri çok yüksek insanlardır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Âlim, Allahü teâlânın güvendiği zâttır.) [Deylemi]

    (Âlimlere tâbi olun! Onlar, dünyanın ışığıdır.) [Deylemi]

    (Âlimler [ebedi saadet yolunu gösteren] birer kılavuzdur, rehberdir.) [İ.Neccar]

    Ehli sünnet âlimlerine uymak gerekir
    Âlim, hakkı bâtıldan ayıran ve bildikleri ile amel eden zattır. Ehl-i sünnet âlimleri Peygamber efendimizin vârisleridir. Bunlara uyanlar kurtulur.

    Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Bu misalleri ancak âlim olan kimseler anlar.) [Ankebut 43]

    (Eğer bilmiyorsanız, zikir ehlinden [âlimlerden] sual ediniz) [Nahl 43]

    (Allah’tan en çok korkan ancak âlimlerdir.) [Fatır 28]

    Hadis-i şeriflerde ise buyuruldu ki:
    (Âlimlere tâbi olun.) [Deylemi]

    (Âlimler, birer rehber ve kılavuzdur.) [İ. Neccar]

    (Âlimler olmasaydı, insanlar helak olurdu.) [İ. Maverdi]

    (Bilmediklerinizi salih âlimlerden sorup öğrenin.) [Taberani]

    (Âlimin, insanlara üstünlüğü, Peygamberin ümmetine üstünlüğü gibidir.) [Hatib]

    (Âlimler, benim ve diğer Peygamberlerin vârisleridir.) [Tirmizi]

    Son olarak diyoruz ki bu ayet ve hadislerde geçen Alimler Ehl-i Sünnet Alimleridir.Bu alimler yazımızın en başında defalarca paylaştığımız ilimlerin tamamında ehil olup yüksek derecede idiler.

    Ve Soruyoruz : Sizin bu ilmler ile ilginiz alakanız nedir ? Bu ilmlere sahip olmadan kendi aklınıza göre KURANI KERİMİ YORUMLAMAYA KALKMANIZ hakim diploması olmadan hüküm veremeye kalkan zırcahilden ne kadar farklıdır.
    Çok teşekkür ederiz , Allahü Teala razı olsun.Amin.Ehliyetsiz şöforlerin aracına binenlere acımaktan başka elimizden bişey gelmemektedir.

    Kur'anı Kerimi tefsir etmeye ve muradı ilahiyi nakletmeye haiz olan islam alimleri bunların yoldan çıktıklarını beyan etmişlerdir.Artık bunlara aldananlara acımaktan başka yapılacak bişey yoktur.

    Ehliyeti olmayanlar hakiki manayı ancak ehli sünnet alimlerinin ilmihallerini okuyarak anlayabilirler .Vesselam.

  6. #16
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    selam

    Hay sen cok yasa emi collection!
    Yapistirma sirasi sende mi?
    Gece vardiyasi hanginizde,
    ya sabahtan oglene?
    ....

    Bu cocukca laflari nerden ogreniyorsunuz?
    Diploma,Sofor,ehliyet...
    Valilikte mi calisiyorsunuz?
    Yoksa dinde reform denen bu mu?
    Yeni yuzyilin kavramlarina dine farz diye sokmak!
    Hani BIDAT PALAVRALARI?
    Nereye koyuyorsunuz bu yeni yetme kavramlari.

    Yobazlik zor zanaat mis.
    Allah'a cc sukurler olsun!
    Beni muaf tutmus!!!

  7. #17
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    selam

    Hay sen cok yasa emi collection!
    Yapistirma sirasi sende mi?
    Gece vardiyasi hanginizde,
    ya sabahtan oglene?
    ....

    Bu cocukca laflari nerden ogreniyorsunuz?
    Diploma,Sofor,ehliyet...
    Valilikte mi calisiyorsunuz?
    Yoksa dinde reform denen bu mu?
    Yeni yuzyilin kavramlarina dine farz diye sokmak!
    Hani BIDAT PALAVRALARI?
    Nereye koyuyorsunuz bu yeni yetme kavramlari.

    Yobazlik zor zanaat mis.
    Allah'a cc sukurler olsun!
    Beni muaf tutmus!!!
    Selam Sn.mopsy,

    Kulun buyruğuna tapılırsa kula kul olunur.Alla'a şükürler olsun ki öyle bir derdimiz yok.Kendi çalıp kendi oynayanlarla da işimiz yok.Değişik konular ile ilgili ilk kaynaktan,yalın,açık ve katışıksız yaptığınız güzel paylaşımlarınızı dikkatle takip ediyoruz.

    Sağlıcakla kalınız.

  8. #18
    - Çevrimdışı
    yeni üye irafshi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Nerden
    Amerika /
    Mesaj
    64
    Rep Gücü
    245
    Alıntı collection´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Çok teşekkür ederiz , Allahü Teala razı olsun.Amin.Ehliyetsiz şöforlerin aracına binenlere acımaktan başka elimizden bişey gelmemektedir.

    Kur'anı Kerimi tefsir etmeye ve muradı ilahiyi nakletmeye haiz olan islam alimleri bunların yoldan çıktıklarını beyan etmişlerdir.Artık bunlara aldananlara acımaktan başka yapılacak bişey yoktur.

    Ehliyeti olmayanlar hakiki manayı ancak ehli sünnet alimlerinin ilmihallerini okuyarak anlayabilirler .Vesselam.
    Aklı selim olan insanların , ayetleri ve hadisleri inkar etmiyen gerçekten iman eden insanların , daha doğrusu seçilmişlerin anlayıp uyacağı kıymetli sözleriniz için ne kadar teşekkür etsek azdır.allahü Teala razı olsun efendim.

  9. #19
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Selam

    Hosgeldin sayin Irafshi!
    Ozledim seni,hosgeldin!
    Nobeti bugun sen mi aldin?

    Ehliyet pasaport soran bir yazi vardi,
    Yapistirmayacak misin?

    Bir eksiklik hissediyorum
    O yazi olmayinca

    Hayirli nobetler dostum!

  10. #20
    - Çevrimdışı
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085
    Mealen demek, tefsir âlimlerinin bildirdiklerine göre demektir. Yani tefsir âlimlerinin anladığı mana demektir. Bunun için Kur’an tercümesi denilen kitaplardan, Kur’an-ı kerimin manası anlaşılmaz. Kur’an tercümesi okuyan kimse, murad-ı ilahiyi öğrenemez. Tercüme edenin bilgi derecesine göre, yaptığı açıklamayı öğrenir.Tefsir, kelam-ı ilahiden murad-ı ilahiyi anlamak demektir.

    Tefsir için gereken 15 ana ilimden birisi (Kalb ilmi)dir. Allahü teâlânın rasih ilimli âlimlere vasıtasız olarak ihsan ettiği bu kalb ilmine Mevhibe de denir. Bir kimse diğer 14 ilmi bilse, mevhibeye sahip olmazsa tefsiri muteber olmaz. Yaptığı tefsir kendi görüşü olduğundan Cehennemde azaba düçar olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Kur’andan kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaran kâfirdir!) [Mektubat-ı Rabbani]

    Yani kendiliğinden verdiği mana doğru olsa bile meşru yoldan çıkarmadığı için hata olur. Verdiği mana yanlış ise imanı gider.

    Kur’an-ı kerim, hiçbir dile, hatta Arapçaya bile tercüme edilemez. Her hangi bir şiirin kendi diline bile tam olarak tercümesine imkan yoktur. Hadis-i şeriflerde de durum aynıdır. Hadis kitaplarından hadis nakletmek için hadis âlimlerinden icazet almak gerekir. (Berika c.1)

    Hadis-i şerifleri ve âyet-i kerimeleri, hadis kitaplarından ve Kur’an-ı kerimden değil, hakiki İslam âlimlerinin kitaplarından nakletmelidir. Mesela, (İhya’daki hadis-i şerifte) veya (Mektubat’ta bildirilen âyet-i kerimede buyuruluyor ki...) diyerek nakletmek gerekir.

    Diplomaya güvenerek, tefsir ilmine dalmaya kalkışan, aldanır, helak olur. Yüzme bilmeyen birinin diplomasına güvenerek denize açılması gibi, cahilce bir iş olur.

    Türkçe tefsirlerin, en kıymetli sanılanlarında bile, şahsi düşünceler vardır. Okuyana zararı, faydasından çoktur.
    Hele İslam düşmanlarının, bid’at sahiplerinin, Kur’an-ı kerimin manasını bozmak için yaptıkları tefsir ve tercüme kitapları, birer zehirdir.
    Bunları okuyan genç zihinlerde, bir takım şüpheler, itirazlar hasıl oluyor. Zaten, bizim gibilerin, İslamiyet’i öğrenmek için, tefsir ve hadis-i şerif okuması uygun değildir. Çünkü Kur’an-ı kerimi ve hadis-i şerifi yanlış anlamak veya şüphe etmek imanı giderir. Yalnız Arabi bilmekle, tefsir ve hadis anlaşılmaz. Her Arabi bileni, din âlimi sanan aldanır. Beyrut’ta ana dili Arabi olan çok papaz var. Fakat, hiçbiri İslamiyet’i bilmez.

    Kur’an-ı kerim Tercümeleri Sempozyumu’nda 1500’den fazla Kur’an-ı kerim tercümesi incelenmiş birbirini tutmayan hükümler görülmüştür. Bunun hakiki sebebi, naklin esas alınmayışıdır.


    Nakli esas almadan tercüme edilen bir ayet-i kerime:
    39.3. Gözünüzü açıp kendinize gelin! Arı-duru din yalnız ve yalnız Allah'ındır! O'nun yanında evliya birilerini daha veliler edinerek, "Biz onlara, bizi Allah'a yaklaştırmaları dışında bir şey için kulluk etmiyoruz." diyenlere gelince, hiç kuşkusuz, Allah onlar arasında, tartışıp durdukları konuyla ilgili hükmü verecektir. Şu bir gerçek ki, Allah, yalancı ve nankör kişiyi iyiye ve güzele kılavuzlamaz.
    Bu ayet-i kerimenin Ehli sünnet alimlerinin nakli esas alınarak yapılan tefsirinde murad-ı ilahi net bir şekilde ortaya çıkıyor:

    Zümer Suresi 3. ayet-i kerime:

    "Ela lillahiddinül halis” her türlü halis, sırf Allah için olan bütün ameller, yapılacak her türlü ibadet ve hayırlı iş Allah içindir. Buna dikkat et bilhassa. Uyanık ol, agah ol, dikkat et.
    “Ela” har-ı tembih, dikkat et, aklını aşına al, iyi düşün, kendini iyi toparla ki her türlü halis ve makbul olan amel iş ibadet Allah içindir. Yoksa onun dışında insanların çeşitli süfli menfaat kaygularıyla bir takım basit sebeplerden dolayı ortaya koydukları işler, dış görünüş itibariyle ne kadar güzel olursa olsun. mükemmel olursa olsun, onların içinde gizli olan niyet halis olmadıkça, sırf Allah için olmadıkça onlar Allah için yapılmış olmaz. Onun için dikkatli ol. Her türlü ibadet, makbul olan ibadet Allah için yapılırsa makbuldur. İbadetlerin Allah için yapılması lazım. Bu insanlarda ise fevkalade ciddi bir ihlas ve samimiyet imtihanı ve bu imtihanda insanların başarısının ne kadar önemli ve ciddi olduğunu ortaya koyar bu iş. İnsanlar ibadet yaparlarken bu işin ehemmiyetini, önemini, ciddiyetini kavrıyacaklardır ve ibadetin sadece ve yalnız Allah için yapılması gerektiğinin şuuruna varacaklardır. Böyle olursa ibadet olur.
    "Vellezinettehazu min dunihi evliya”, Allahtan başkaını kendilerine dost seçenler var ya, işte aslında onlar böyle yapmıyorlar. Onlar ibadeti kendi eleriyle yonttukları taş parçalarına yapıyorlar, onların hatırını gözetmek, onları memnun etmek maksadıyla yapıyorlar. Allahtan başkasını kendilerine dost seçenler, veli seçenler, onları kendilerine her bakımdan bağlanabilecekleri bir dayanak olarak kabul edenler var ya, işte onlar aslında ibadeti böyle yapmıyorlar. Burda da işte yine haber yine mahzuf.
    Kur’anı kerimde i’caz söz konusu olduğu için bazı işte yabancı dillerde yapılan meallere, tercümelere baş vurulduğu zaman onlarda zaman zaman bu gibi hususlara vukufiyet olmadığından mıdır, yoksa başka maksatla mıdır, bu kabil ayeti kerimelerin karşılığı olarak kurulan fransızca, almanca ve ingilizce cümlelerin böyle havada kaldığını müşahede ediyorsunuz. Yani orada cümle bağlanmamış oluyor. Aslında bu tabiatıyla arapçanın ve Kur’anı kerimin ifade özelliğini i’caz uslubundaki karakteristiği bilmemekten kaynaklanıyor.
    Bazan türkçe meallerde de bu kabil hatalara veya eksikliklere tesadüf etme durumuyla karşı karşıya kalıyoruz.
    "Ma na’buduhum”, bunlar diyorlar ki, Allahtan başkasını dost edinenler ve onlara tapınanlar diyorlar ki “Ma na’buduhum” biz onlara o putlara tapmıyoruz
    "İlla liyukarrıbuna ilellahi zülfa”, ancak onlar bizi Allaha yaklaştırsın diye, Allah ile aramazda bir yakınlık peyda etin diye biz onlara tapıyoruz diyorlad.Yani bunda putlara tapınmalarının gerekçesini sözde onlar putlara tapacaklar da Allaha mahsus olması gereken ibadeti Allahın rızasından tamamen saptırarak putlara tevcih ediyorlar, yöneltiyorlar. Bunun da maksadını sebebini şöyle izah ediyorlar. Biz diyorlar bu putlara ancak onlar bizi Allaha yaklaştırsın diye ibadet ediyoruz diyorlar. Allahı inkar etmiyorlar bakın. Aslında müşrikler, putperestler temelde Allahın varlığını inkar etmiyorlar. Onlar ateist değil. Allahı kabul ediyorlar. Onlara sorulduğu zaman yerleri gökleri kim yarattı denildiği zaman elbette ki diyorlar bu kadar muazzam şeyi laletayin bir kudret sahibinin, güç sahibinin yapması mümkün değil. Elbette ki Allah derler. Öyle derler diyor cenabı Hak Kur’anı kerimde. “Ve le in seeltehüm men halekassemavati vel ard. Le yekulünnellah”, Allah diye cevap verirler buyuruyor cenabı Hak.
    Bunun için onlar temelde Allahı inkar etmiyorlar. Ama putlara tapışlarının da gerekçesini böyle açıklıyor diyorlar ki, biz sadece bizi Allaha yaklaştırsın diye onlara ibadet ediyoruz diyorlar. Ne kadar sakat bir mantık.
    "İnnellahe yahkumu beynehüm fi ma hüm fihi yahtelifun”, onların aralarında bir türlü anlaşamadıkları, görüş birliğine varamadıkları konularda cenabı Hak onların arasında hüküm verecektir. Kimin haklı kimin haksız olduğunu cenabı Hak beyan edecek, bildirecektir.
    "İnnellahe la yehdi men hüve kazibun keffur”, Allahü teala yalancı ve nankör olan kimseleri hidayete erdirmez. Yalancılığı kendisine şiar edinmiş, daima nankör, verilen ni’metlerin kıymetini bilmiyen daimen kendisinde benlik ve böbürlenme hali göre kimseler inkarcı kimseleri cenabı Hak hidayete ve doğruya iletmez. Onlara hak yolu göstermez cenabı Hak. Çünki onlar bu kötü sıfatlarıyla hak yolun bereketinden, feyzinden istifade edecek, özellikleri kaybetmişlerdir. Bu kötü sıfatlarından dolayı.

    Prof.Dr.Orhan Karmış
    Ben diyen,
    Benlikle, böbürlenmeyle,
    inatla inkara gidenlerin
    hak yoldan nasibinin olmadığını
    bildiriyor Allahü Teala...

    Biz günahkar ve aciz kullarız...
    Hak Teala'nın seçtiği, sevdiği, üstün kıldığı kulları var.
    Bunları sevmek, bunların yolundan gitmek haşa Allahü Teala'ya şirk koşmak değildir.
    Nasıl ki Peygamber Efendimizi Allahü Teala'nın Resulu, elçisi, habibi olduğu için seviyorsak,
    ve O'nun ümmeti olmayı en değerli hazine olarak görüyorsak,
    Evliyayı Kiram'ı da sevdiği ve seçtiği kullar için seviyoruz ve onların yolunda bulunmayı Allahü Teala'nın ihsan ettiği en büyük nimet olarak görüyoruz.
    Bütün çabamız bu nimeti kardeşlerimize de ulaştırabilmek içindir.
    Yoksa biz hiçiz, biz yokuz ve bir benlik ve üstünlük sevdasında değiliz...

    Bu mübarek gecede nefsinizi ve benliğinizi bir tarafa atarak Allahü Teala'ya yaklaşmanızı ve tefekkür etmenizi dilerim...

2. Sayfa, Toplam 9 BirinciBirinci 1234 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Yaşayan Evliya!!!
    beyinsel Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 24
    Son mesaj: 13-05-2016, 10:24 AM
  2. Secde Ayetleri...
    mopsy Tarafından Kuran-ı Kerim Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 20-08-2012, 02:00 AM
  3. Şeytan Ayetleri ...
    gzm28 Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 30-12-2011, 04:10 PM
  4. Son evliya mı?
    bziya Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 21-06-2011, 08:05 PM
  5. İman Ayetleri
    Nil@y Tarafından Dualar Hadisler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 01-10-2006, 07:36 AM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık