Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Kur'an'ı Sorularla Anlamaya Çalışmak

    Selam!
    Bugun okudugum Kur’an ustune guzel bir yaziyi sizlerle paylasmak istedim.

    Kur’an nasıl bir kitaptır? İşlevi nedir?
    Kutsanması gereken bir emanet mi? Yoksa, insanlara ışık tutan bir kaynak mı?

    “Üzerinde hiçbir kuşkuya yer olmayan bu ilahi kelam, Allah’a karşı sorumluluklarının bilincinde olanlara bir rehber olarak indirilmiştir.” (Bakara,2)
    Kitabında hiçbir kuşkunun olmadığını yüce Allah açıkça surenin başında ilan ediyor.

    “La reybe fih” diyor. Onda asla bir kuşku yoktur. Yani, hem Allah tarafından gönderildiğine, hem de çelişkilerden uzak olduğuna dair hiçbir kuşku taşımamaktadır.
    Zan, diğer bir ifadeyle kuşku, Kur’an ifadesiyle “hiçbir değer ifade etmez.” (Yunus,30)

    “La reybe fih” beyanı; şirkin, putperestliğin, nifakın ve küfrün zan/kuşku üzerine oluştuğunu göstermektedir.
    Kur’an’dan asla kuşku duymamak için de “muttaki” olmak, yani Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşımak gerekir. Bu inanç ve bu bilinç olmadan Kur’an’dan gereği gibi yararlanmak mümkün değildir.

    Dinin temeli ve kaynağı olan Kur’an, ne gereği gibi okunmakta, ne gereği gibi anlaşılmakta ne de gereği gibi yaşanmaktadır. Bugün Kur’an’ı okuduklarını sananların önemli bir kısmı Kur’an’ın mesajlarından habersizdir; zira okumalarının amacı sevap kazanmak ve daha çok kutsamaktır.
    Oysa Kur’an’ın hedefi toplumu şirkten, nifaktan, inkardan, zulümden ve benzeri kötülüklerden uzaklaştırarak inançlı kılmak, toplumun ahlak yapısını düzeltmek, insanlara nasıl ve niçin ibadet edileceğini bildirmek ve toplumu bütün yönleriyle ıslah etmektir.

    “O (Kur’an) bereketli bir kitaptır ki, ayetlerini derinden derine düşünenler, gönülleri ve akılları yerinde olanlar ibret alsınlar diye indirdik.” (Sad,29)

    Görüldüğü gibi, bu kısa ayette, bereketli Kur’an’dan yararlanabilmek için, ayetleri anlayarak okumanın, ayetler üzerinde derinden derine düşünerek ibret almanın ve dersler çıkartmanın gereği vurgulanmaktadır.

    Kur’an niçin indirilmiştir? Sorusunun cevabını, yine Kur’an’ın kendisi onlarca ayette vurgulamaktadır.

    “Kur’an, bütün insanları uyarmak için gönderilmiştir.” (En’am, 19)

    “Kur’an, Rabbimizden mağfiret dilememiz, sonra da O’na tövbe etmemiz için indirilmiştir.” (Hud, 3)

    “Kur’an, geçmiş milletlerin haberlerini en güzel şekilde açıklamak için gönderilmiştir.”(Yusuf, 3)

    “Kur’an, öğüt alsınlar diye insanlara her türlü misali veren bir kitaptır. (Zümer, 27)

    “Kur’an, insanları karanlıklardan aydınlığa doğru, yani her şeye galip ve övgüye layık olan Allah’ın yoluna çağırmak için indirilmiştir.” (Hicr, 1)

    “Kur’an, insanların akıllarını başlarına toplamaları için çeşitli ikaz ve uyarıları tekrarlayan bir kitaptır. (İsra, 41)

    Evet, Kur’an’ın niçin gönderildiği ve amacının ne olduğu ile ilgili daha birçok ayet sıralamak mümkündür. O halde niçin amacı dışında okunmaktadır?

    Niçin Müslümanlar okuyup anlama, idrak etme, tezekkür ve tefekkür etme zahmetine girmeden “hatim” yarışmasına katılmaktadırlar?

    Hatim yapmak sayı tutmak veya sayfa devirmek mi, yoksa Kur’an’ı anlayarak, kavrayarak, ayetler üzerinde tefekkür ederek okumak mıdır?

    Niçin Kitabı kutsamaktadırlar da anlamayı önemsememektedirler? Yoksa birileri halen anlayarak okumayı “okuma” saymamakta mıdır?

    Onun için mi “Türkçesinden okuyan hatim yapmış olur mu?” sorusu sık sık sorulmaktadır?

    Niçin Müslümanlar sevap kazanmanın bilinçsizce okumakta değil de bilinçli okumakta olduğunu bir türlü kabul etmemektedirler?

    Niçin Kur’an’ı övme ve yüceltme ile ilgili onlarca eser yazıldı da Kur’an’ı anlama ve kavramanın önemiyle ilgili pek eser yazılmadı? Yoksa doğulu bilim adamlarının işi onu yüceltmek; batılı bilim adamlarının işi de onu incelemek ve anlamak mıdır? Sizce hangileri doğru olanı yapmaktadırlar?

    Niçin Kur’an okuyucuları mensubiyet duygusuyla (cemaat ve hizip merkezli) okuyorlar da çağın hakim değerleriyle okumuyorlar?

    Niçin kendilerinden öncekilerin ancak anlayabileceklerini söylüyorlar da kendi çağlarında yaşayanların ve daha sonra gelenlerin de anlayabileceklerini bir türlü kabul etmiyorlar?

    Niçin Kur’an yüzyıllarca güzel kılıflara yerleştirilerek ve duvarlara asılarak hapsettirildi de bir türlü beyinlere ve kalplere nakşedilmedi? Yoksa 1940’ların Kur’an anlayışı halen devam mı etmektedir?

    Niçin Kur’an ölüler ve mezarlıklar kitabı haline getirildi de canlılar ve okulların temel kitabı haline getirilmedi?
    Niçin, “diri olanları uyarsın ve inkarcılar cezayı hak etsin…” ifadesine yer veren Yasin suresi, diriler değil de ölüler suresi haline getirildi?

    “Kuran okuduğun zaman o kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.” (Nahl, 98) Ayeti, Kur’an okumak isteyen kimseye, sadece şeytanın şerrinden Allah’a sığınmayı tavsiye ederken, niçin Kur’an okumak veya onu eline alıp kimi ayetlerine bakmak isteyenlerin önüne “abdest alama” şartını getirdi? Yoksa birileri Kitabı hayattan uzaklaştırmak için mi bu oyunu tertipledi?

    Kur’an dinin temel kaynağı iken, niçin İslam toplumu Kur’an’ı sünnete, sünneti içtihada, içtihadı da şerhlere terk etmiştir?

    Niçin Kur’anla yaşanan hayat arasında ciddi kopukluklar vardır? Niçin hayat farklı kulvarlarda giderken, Kur’an’da farklı kulvarlarda bulunmaktadır? Kur’an’ın amacı hayatı Kur’an’laştırmak değil midir?

    Kur’anın amacı gönüller fethetmek, İslam toplulukları meydana getirmek ve medeniyetler kurmak iken, niçin Kur’an okumaları gönüller feth etmiyor, sağlıklı İslam toplumu meydana getirmiyor ve örnek medeniyetler kurmuyor?

    Niçin Müslümanlar, değişmemiş ilahi bir kitap olan Kur’an’a sahipken başka ülkelerden geri kalmaktadırlar ve medeniyeti başka yerlerde aramaktadırlar? Yoksa Kur’an’dan gereği gibi yararlanmayı bilmemekte midirler?

    Zihinlerde yeniden bir “Kur’an okulu” oluşturmak için yeni neslin, yeni Kur’an okuyanların bu sorular etrafında düşünmelerini istedik.

    Kur’an’ın hayata/nefislere hakim olabilmesi, topluma ışık tutabilmesi ve huzur ve barış medeniyeti kurabilmesi için tüm Kur’an okumalarının Kur’anın amacına uygun olmasına dikkat çekmek istedik.

    “Kur’an, öğüt alınsın diye kolaylaştırılmış bir kitaptır. (Yok mu öğüt alan)” (Kamer, 17)
    Besir Islamoglu Ajans 7/24

  2. #2
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Kur'an'ı Sorularla Anlamaya Çalışmak

    Kur-anı sorular ile anlamaya çalışırken
    Bie diyer taraftan " Kuran Nedir ? sorusuna da cevap bulmak gerekir diye düşünüyorum.
    Kur-an nedir ve nasıl bir kitaptır ? sorusunun güzel bir cevabı.
    Buyurun


    Mu'cizât-ı Kur'aniye Risalesi

    بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

    قُلْ لَئِنِ اجْتَمَعَتِ اْلاِنْسُ وَاْلجِنُّ عَلَى اَنْ يَاْتُوا ِبمِثْلِ هَذَا اْلقُرْاَنِ لاَ يَاْتُونَ ِبمِثْلِهوَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَهِيرًا

    Mahzen-i mu'cizât ve Mu'cize-i kübrâ-yı Ahmediye (A.S.M.) olan Kur'an-ı Hakîm-i Mu'ciz-ül Beyân'ın hadsiz vücuh-u i'câzından kırka yakın vücuh-u i'câziyeyi arabî risalelerimde ve arabî Risale-i Nur'da ve «İşarât-ül İ'caz» namındaki tefsirimde ve geçen şu yirmidört Sözlerde işaretler etmişiz. Şimdi onlardan yalnız beş vechini bir derece Beyân ve sâir vücuhu içlerinde icmâlen dercederek ve bir mukaddeme ile onun târif ve mahiyetine işaret edeceğiz.

    Mukaddeme üç cüz'dür.

    Birinci cüz': KUR'AN NEDİR? Târifi nasıldır?

    Elcevab: (Ondokuzuncu Söz'de Beyân edildiği ve sâir sözlerde isbat edildiği gibi) Kur'an, şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi.. ve âyât-i tekviniyeyi okuyan mütenevvi dillerinin tercüman-ı ebedîsi.. ve şu âlem-i gayb ve şehadet kitabının müfessiri... Ve zeminde ve gökte gizli Esmâ-i İlahiyenin mânevî hazinelerinin keşşâfı.. ve sutûr-u hâdisâtın altında muzmer hakaikın miftahı.. ve âlem-i şehadette âlem-i gaybın lisanı.. ve şu âlem-i şehadet perdesi arkasında olan âlem-i gayb cihetinden gelen iltifatat-ı ebediye-i Rahmâniye ve hitâbât-ı ezeliye-i Sübhâniyyenin hazinesi..

    ve şu İslâmiyet âlem-i mânevîsinin güneşi, temeli, hendesesi.. ve avalim-i uhreviyenin mukaddes haritası... Ve Zât ve Sıfât ve Esmâ ve şuun-u İlahiyenin kavl-i şârihi, tefsir-i vâzıhı, bürhân-ı katıı, tercüman-ı sâtıı... Ve şu âlem-i insâniyetin mürebbisi.. ve insâniyet-i kübrâ olan İslâmiyetin mâ ve ziyâsı.. ve nev-i beşerin hikmet-i hakikiyesi.. ve insâniyeti saadete sevkeden hakikî mürşidi ve hâdîsi... ve insana hem bir kitab-ı şeriat, hem bir kitab-ı dua, hem bir kitab-ı hikmet, hem bir kitab-ı ubûdiyet, hem bir kitab-ı emir ve davet, hem bir kitab-ı zikir, hem bir kitab-ı fikir, hem bütün insanın bütün hâcât-ı mâneviyesine merci' olacak çok kitabları tâzammun eden tek, câmi' bir KİTAB-I MUKADDES'tir.

    Hem bütün evliya ve sıddıkîn ve urefa ve muhakkikînin muhtelif meşreblerine ve ayrı ayrı mesleklerine, her birindeki meşrebin mezâkına lâyık ve o meşrebi tenvir edecek ve herbir mesleğin mesâkına muvafık ve onu tasvir edecek birer risale ibraz eden mukaddes bir kütübhane hükmünde bir Kitab-ı Semâvî'dir.

    25. Söz den.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

Benzer Konular

  1. Google'da çalışmak ister misiniz?
    dogangunes Tarafından Web Tasarım ve Google Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 02-03-2015, 11:30 AM
  2. Rivayetlere Göre Kur'an ı Anlamaya Çalışırsak.
    halukgta Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 21-02-2013, 01:37 AM
  3. Çalışmak isteyebileceğiniz dünyanın en güzel 10 işi
    dogangunes Tarafından İş ve Kariyer Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 03-03-2010, 04:13 PM
  4. Verimli ders çalışmak
    KESFETK Tarafından Öğretmenler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 17-09-2009, 01:05 AM
  5. Çalışmak İçin Keyifli Köşeler
    Nil@y Tarafından Ev Dekorasyonu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 01-05-2008, 10:41 AM
Yukarı Çık