7. Sayfa, Toplam 16 BirinciBirinci ... 56789 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 61 ile 70 Toplam: 156
  1. #61
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Cevap: Düşündüren Ayetler

    Açıklamalarınız ve katkınız için teşekkürler.
    Medeni olmak başkadır canım...
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  2. #62
    Kıdemli Üye ResuLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesaj
    975
    Rep Gücü
    1697

    Cevap: Düşündüren Ayetler

    Alıntı SOSYALİST´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Açıklamalarınız ve katkınız için teşekkürler.
    Medeni olmak başkadır canım...
    Sana söyleyecek söz bulamıyorum ınan ki sosyalist sadece gülümseme gelıyor ıcımden
    öylesıne:)
    Neymiş medeniyet yada hangımızın medeni olmadığını gördün yada düşünüyorsun
    ve bende teskkur ederım bursalı

  3. #63
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Düşündüren Ayetler

    Geçmiş msj larımda demiştim ve yine diyorum...
    '' Ayetler düşündürür ''
    Çünkü
    Ayet demek DELİL demektir. Kuranda 6666 ayet yani delil vardır...
    Dolayısıyla Kuran Akıllı insanlara gönderilmiş ilahi bir mesaj olup AKLI muhatap kabul eder. Bir kaç örnek vermiştim geçmiş mesajlarda kuranın düşünmeye sevk edici oluşunu. Daha önce söylemediğim bir tane daha söyliyeyim isterseniz.
    '' Efela yenzurune ilel ibli keyfe huliket '' weilel cibali keyfe..... ila ahir .............'' diye nasarları dağlara ve develere gibi alışıldık şeylere tekrar tekrar çeker..
    Şimdi fazla uzatmadan Kuranın bu vechinden çıkalım ve asıl konuya yada konu altındaki sinsi düşünce hakkında bile hüsnü zannımı son damlasına kadar kullanıp o şekil ile cevap verelim.

    Sevgili Kuranın Ayatını merak ve öğrenme derdinde olan muhatap!!

    Kuranın Arap yarım adasında nazil olmasının BİR ÇOK HİKMETLERİNDEN BİRTANESİNİ SÖYLEMEYE ÇALIŞACAM.

    Bilindiği gibi insanlık dışı yaşayışın yaşandığı o Arap yarımadasında her şeyin değersiz olduğu bir ortamda tek değerli şey tek geçerli akçe BELAĞAT ve FESAHATTI. Hatta yapıla edebi yarışlarda en olan 7 şiirlerini Kabenin duvarına asıp onu kendi kavim ve kabilelerine iftihar tablosu yaparlardı. Hatta ve hatta bir tek ediplerinin bir şiiri ile orduları çarpışır ... ve yine birtek şiirleri vesilesiyle orduları barışırdı.
    Hal böyle olunca o kavim ve kabileler geçmişteki değer ve değerlerini şecere ve ananelerini şiirler ile nesilden nesile aktarırlardı. Belağat ve fesahatın bu kadar önemli ve revacda olduğu bir bölgede
    KURANIN SEMAVİ SADASI İŞİTİLMEYE BAŞLANDI.... O belağat karşısında secdeye kapananımı dinlersin ?
    behuş olup yere düşenimi sorarsın ??
    Yada o semavi kelamdaki belağatı görüp İMAN EDENİMİ merak edersin ?. Hatta Kabenin duvarında bulunan 7 şiirin bincisi olup '' lebid '' adındaki şairin kızı kendisi gidip babasının şiirini duvardan söküp '' Ayata karşı bunun belağatı edebi değeri kalmadı '' deyip Kuranın belağatını gösterip Kuranın bu vechine dikkatleri çekip secdeye kapanmıştır.

    Bu halde olan bir topluma Kuran EDEBİ YÖNDE MEYDAN OKUYARAK ONLARI MÜNAZARAYA DAVET ETMİŞTİR.... Neye karşılık biliyormusun ey kari ??? biliyormusun ?
    Davasından vaz geçme pahasına ( tabirde hata olduysa affımı diliyorum sahibi kurandan )
    _ O inatcı ... Belağatta ve fesahatte nemrutlaşmış o kavim ve kabilelere dediki... Beni ya kabul ediniz yada bir benzerimi yapınız........
    Durdular ve düşündüler..... hey hat ne mümkün...
    Ve yine Kuran meydan okumaya devam etti.
    _ Peki Bir benzerim kadar olmasın... sadece uzun bir süreme bir nazire yapınız....
    Onuda yapamazsınız dedi Kuran.
    Ve yine devam ett.
    _Hadi uzun bir süreme bir nazire yapınız...........
    Hey hat onuda yapamazsınız
    _Peki uzun bir süre olmasın kısa bir süreye nazire yapınız......
    Onuda yapamazsınız
    _ O halde hadi kısa bir süre değil kısa bir Ayetine bir nazire yapınız.....
    Onuda yapmaz ve yapamazsınız....
    _ peki tek başınıza bunu yapamıyacağınız için hepiniz birleşiniz.... oda yetmiyorsa geçmişteki ediplerinizi ve gelecekteki şairlerinizi ve hatta taptığınız o ruhsuz ilahlarınızı da yardımlarınıza çağırınız....
    Eyer bunada güç yetiremiyecekseniz ozaman ya teslim olunuz yada şavaş yolunu seçiniz.
    Ehli Kuran derki
    Münazara-i Bisuhuf mümkün olmadığı için ehli küffar
    Münazara-i Bisuyuf-u seçmiştir.


    Bu kadar damarlara ve enaniyetlere vuran hissiyata dokunan meydan okumaya karşı Kurana karşı bir nazire yoluna gitmedi ve gidemedi hiçbir edip.
    Gidilseydi elbette tarih gösterecekti.
    Müseyleme-i kezzap-ın bir iki naziresinin dığıda tarih bir şey göstermedi ve gösteremiyor çünkü yok. Müseylemenin zaniresine ni mi merak ediyorsunuz ...:))
    Gerçi müseylene de de bir belağat vardı ... Fil suresine karşı yaptığı nazire ile maskaralığını ilan etmişti ediplere.... Ben demiyorum edipler diyor yani maskaralığını...


    Yine sizleri okuma yorgunluğuna düşürmemek için bu noktayı istemiyerek burda son verip
    İsmen bile olsa Kuranın hitap tarzını nazara vermeye çalışacam.

    Kuranın kırk vechi icazı var.
    İcaz daki maksat.. nasılki küpün alti cephesi varsa .. altı yöne ayrı yüzleriyle bakıyorsa Kuran da Mahlukata 40 değişik cephede bakar.
    Yani Her yöne bakan bir yüzü... Her şeye bakan bir gözü vardır. Filozoflara rehber olduğu gibi ilimden uzak çobana da rehberdir... Kuranı okuyan kim olursa olsun MUTLAK SURETTE İHTİYACI KADAR İSRİFADE EDER. Yani kimse hissesiz kalmaz....
    Tıpkı mükemmel nimetlerle donatılmış bir sofrada değişik yapıdaki insanların o sofradan istifadeleri farklı olduğu gibi.
    Nasıl mı yani dedin ?
    Mesela Birisinde renk körlüğü var.. dolayısıyla o harika ve renga renk olan o nimetler sadece siyah beyaz görür.
    Mesela Grip olmuş birisinin O mükemmel sofradaki harika kokulardan nasipsiz olur
    Mesela birisinde dil yarası var.. o mukemmel nimetlerin tüm tadlarından istifade etmemesi gibi............... siz örnekleri çoğaltabilirsiniz.
    İşte Kuran Harika bir sofrai Rahmandır.
    Toparlıyorum

    Kuranın zahir denilen yani LAFZİ manasının dışında manaları vardır.
    Mesela Kuranın İşari
    ......................Remzi

    ve adını bile saymakta aciz olduğumuz manaları vardır.
    Birisi Cehennem ile tehdit ayetlerini '' erkekliğine '' yediremidiği için ahmakça ayata düşman kelimişti vaktin birinde...
    Ne zaman bir Kuran ehline denk geldi... Kurana olan düşmalığı dostluğa inkılap etti.
    Nasılmı oldu ? :)
    Kuran ehli ona dediki
    Bak Kardeşim.. Tamam zahirde senin gördüklerin doğrudur... Ama şunu unutma !!! Kuranın Ayatı DERYADIR sen o deryada sadece bir damla kadar anlıyorsun. Kuranın hepsi budur dersen büyük bir yanılgı içinde oduğunu elbette sende kabul takdir edersin.
    Senin bildiğin bir damlanın üstüne bende bir damla ilave dedeyim belki hayırlara vesile olur

    '' O CEHENNEM İLE TEHDİT AYETLERİNİN ALTINDA CENNET'E TEŞVİK NÜKTELERİ VAR ''
    Sana ters gelen bir ayata karşı edebsizlik edeceğine
    Ya bir tevili ... ya vir tasviri... yada işari bir manası var de ehil olanlardan öğren.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  4. #64
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Cevap: Düşündüren Ayetler

    Ahzap Suresi, Ayet 37 : Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye:
    Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun.
    Oysa asıl korkmana lâyık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde
    (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.

    Bu ayette Peygamber'in oğulluğu Zeyd'in karısı Zeyneb'in Peygamber'le evlendiğinden söz ediliyor.

    Sizce bu nasıl bir durumdur ?
    Peygamber'in, oğulluğunun karısıyla evlenmesi normal mi?

    *
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  5. #65
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Düşündüren Ayetler

    Alıntı SOSYALİST´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ahzap Suresi, Ayet 37 : Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye:
    Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun.
    Oysa asıl korkmana lâyık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde
    (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.

    Bu ayette Peygamber'in oğulluğu Zeyd'in karısı Zeyneb'in Peygamber'le evlendiğinden söz ediliyor.

    Sizce bu nasıl bir durumdur ?
    Peygamber'in, oğulluğunun karısıyla evlenmesi normal mi?

    *
    Kısaca diyebilirizki ;
    Geçmişteki asya münafıklarının ve şimdiki avrupa dinzislerinin baş vurdukları ve sorup soruşturdukları bir meseledir bu. Bunların asıl gayeleri " Hz. Zeyd ( r.a. ) hukukunu muhafazadan ziyade, Ebu cehilin ve ebulehebin ve bile yapamadığı bir karalama icra etmektir Zat-ı risalet hakkında.
    Elbetteki ağızlarına düşmemiş o rezil guruhun.
    Birazdan eklerim o "akd-ı semavinin " hikmetini . Ancak anlıyacağını canmıyorum ebu cehilin müdavimleri.

    --------Yeni Postalandı 07:16 PM ---------- Önce gonderilen mesaj at 06:51 PM ----------

    Alıntı M ü e l l i f...´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kısaca diyebilirizki ;
    Geçmişteki asya münafıklarının ve şimdiki avrupa dinzislerinin baş vurdukları ve sorup soruşturdukları bir meseledir bu. Bunların asıl gayeleri " Hz. Zeyd ( r.a. ) hukukunu muhafazadan ziyade, Ebu cehilin ve ebulehebin ve bile yapamadığı bir karalama icra etmektir Zat-ı risalet hakkında.
    Elbetteki ağızlarına düşmemiş o rezil guruhun.
    Birazdan eklerim o "akd-ı semavinin " hikmetini . Ancak anlıyacağını canmıyorum ebu cehilin müdavimleri.

    Allah’ın emri üzerine Peygamberimiz (s.a.v.)’in Hz. Zeynep binti Cahş ile evlenmesi nasıl olmuştur? Bu evliliğin hikmeti nedir?
    --------------------------------------------------------------------------------

    Hicretin 5. senesi, Zilkâde ayı.

    Hz. Zeynep binti Cahş, Resûl-i Ekrem Efendimizin halası Ümeyme binti Abdülmuttalib'in kızı idi. Daha önce Peygamber Efendimizin evladlık edindiği Hz. Zeyd bin Hârise ile evlenmişti. Bu evliliğin dünürlüğünü de bizzat Resûl-i Ekrem Efendimiz yapmıştı.1

    Hz. Zeynep ve ailesi böyle bir evliliği istemedikleri halde sırf Peygamber Efendimizin ısrarı üzerine rıza göstermişlerdi.

    Hz. Zeyd, izzetli zevcesi Hz. Zeynep'i kendisine mânen küfüv (denk) bulmuyordu. Bu durum mânevî imtizaçsızlığa sebep oluyordu. Nitekim evliliklerinin birinci yılı henüz bitmişken, Hz. Zeyd, Peygamber Efendimize gelerek, "Yâ Resûlallah! Ben, âilemden ayrılmak istiyorum" dedi.

    Peygamberimiz (s.a.v.)in cevaben, "Zevceni tut boşama! Allah'tan kork" buyurdu.2

    Fakat Hz. Zeyd, ferasetiyle Hz. Zeynep'in yüksek bir ahlâkta yaratılmış olduğunu ve bir peygamber hanımı olacak fıtratta bulunduğunu hissetmişti. Kendisini de ona zevc olacak fıtratta mânen küfüv bulmadığı için boşadı.

    Peygamber Efendimiz, mânevî geçimsizlik sebebiyle Hz. Zeyd ve Hz. Zeynep arasındaki evliliğin son bulmasından son derece üzüldü. Çünkü, bu evliliği kendisi arzu etmişti. Durumun düzeltilmesi, mahzun Zeynep (r.a.) ile hâdiseden dolayı üzülen akrabalarının gönlünün alınması gerekiyordu.

    Hz. Zeynep'in iddeti (boşandıktan sonra beklemesi gereken müddet) dolmuştu.

    Resûl-i Ekrem Efendimiz birgün Hz. Âişe Validemizle oturmuş sohbet ediyordu. Bu esnada kendisine vahiy geldi. İnen âyetlerde Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyordu:

    "Zeyd o hanımla alâkasını kesince Biz onu sana nikâhladıktâ ki evlâtlıklarının boşadığı hanımlarla evlenmenin mü'minler için günah olmayacağı anlaşılsın. Allah'ın emri işte böylece yerine getirilmiştir.

    "Allah'ın kendisi için takdir ettiği şeyi yerine getirmesinde Peygamber için bir vebâl yoktur. Daha önce geçen peygamberler hakkında da Allah'ın kanunu böyledir. Allah'ın emri, tâyin edilmiş ve değişmez bir hükümdür."3

    Vahiy hali sona erince, Kâinatın Efendisi Peygamber Efendimiz (a.s.m.) gülümsedi, "Allah'ın, onu bana gökte nikâhladığını, Zeynep'e, kim gidip müjdeler?" buyurdu.

    Âyet-i kerimelerden açıkça anlaşılacağı gibi, Cenâb-ı Hak, Hz. Zeynep'i zevceliğe alması için Peygamberimiz (s.a.v.)e emir vermiştir. Resûl-i Ekrem Efendimiz de bu emre uyarak Hz. Zeynep'i zevceliğe almıştır. Âyet-i kerimedeki "Biz onu sana zevce yaptık" beyanı bu nikâhın bir akdi semavi olduğuna açıkça delâlet ediyor. Demek ki, bu nikâh, harikulâde, örf ve zahiri muâmelelerin üstünde sırf Allah'ın emriyledir ki, Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, Allah'ın emrine boyun eğmiştir. Nefsî arzularla hiçbir ilgisi yoktur.

    Bu evliliğin mühim bir hikmeti

    Cenâb-ı Hakkın emriyle, Peygamber Efendimizle (a.s.m.) Hz. Zeynep arasında kurulan bu evliliğin ehemmiyetli bir şer'i hükmü olduğu gibi, Bütün mü'minleri ilgilendiren bir hikmet ve fayda tarafı da vardı. Bu da konu ile ilgili gelen vahyin: "Tâ ki, evlâtlıklarını, kendilerinden alâkalarını kestikleri zevcelerini almakta mü'minler üzerine günah olmasın" meâlindeki kısmında beyan buyurulmuştur.

    Çünkü, Cahiliyye Devrinde, bir kimse birisini evlât edindiği zaman, halk, evlâtlığı, onun adıyla anar ve evlâtlık, öz evlât gibi o kimsenin mirasından faydalanırdı. Haliyle bu inanca göre, evlâtlığın boşadığı kadını, onu evlât edinen kimse alamazdı, bu haramdı.

    İşte, Peygamber Efendimizin, Allah Teâlânın emrine uyarak, Hz. Zeynep'i zevceliğe almasıyla Cahiliyye Devrinin bu inanç ve âdetinin bâtıl olduğunu ortaya kondu. Böyle bir durumda mü'minler için de vebâl ve günahın söz konusu olamayacağı belirtildi.

    Münafıkların Dedikoduları

    Peygamber Efendimiz (a.s.m.) Hz. Zeynep'le evlenince, her meselede fırsat kollayıp, Müslümanlar arasında fitne ve fesatı çıkarmaya can atan münafıklar, bu meselede de ileri geri konuşmaya başladılar. Cahiliyye Devri inancına göre, evlâtlığın boşadığı karısını almayı haram sayıp, bunu Resûl-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.) aleyhinde dedikodu vesilesi yapıp, "Muhammed, evlâdın karısıyla evlenmeyi haram kıldı. Kendisi ise oğlu Zeyd'in boşadığı karısıyla evlendi" diyerek yaygaraya başladılar.4 Gelen vahiy bu hususa da açık bir şekilde şöyle cevap veriyordu.5

    "Muhammed hiçbirinizin babası değildir; o Allah'ın Resûlüdür ve peygamberlerin sonuncudur. Allah ise herşeyi hakkıyla bilir."6
    Peygamberlerin, ümmetlerine bir baba gibi nazar ve hitapları risâlet vazifesi itibariyledir, beşeri şahsiyetleri itibariyle değildir. Bu bakımdan, elbette onlardan zevce almanın uygun olmayacağından bahsedilemez. Kur'ânı Kerim, zihinlerde bu hususta uyanacak herhangi bir istifhamı bertaraf etmek maksadıyla, meâlini aldığımız son âyet-i kerime ile mânen şöyle demektedir:

    "Peygamber rahmeti İlâhiye hesabıyla size şefkat eder, pederâne muâmele eder ve risâlet n***** siz Onun evlâdı gibisiniz. Fakat şahsiyeti insaniye itibariyle pederiniz değildir ki, sizden zevce alması münasip düşmesin! Ve sizlere 'oğlum' dese, ahkâmı şeriat itibariyle siz onun evlâdı olamazsınız!"7

    Böyle bir çok cihetlerden hikmetleri bulunan ve hayırlara vesile olan bu pâk ve nezih evliliğe toz kondurmak ve bununla da Resûl-i Kibriyâ Efendimizin yüce şahsiyetine gölge düşürmek niyetiyle çırpınıp duranların, hüsni niyetten ne kadar uzak ve maksadı hareket ettikleri, elbette ki, bu izahlarımız neticesinde, basiret ve feraset sahibi mü'minlerin gözünden kaçmaz.

    Düğün Ziyafeti Ve Bir Mu'cîze

    Evliliklerinde Ashabına düğün ziyafeti tertiplemek, Resûl-i Ekrem Efendimizin bir âdeti idi. Bu âdet, Müslümanlar arasında da günümüze kadar sünnet olarak devam edip gelmiştir.

    Fahr-i Kâinat Efendimiz, Hz. Zeynep'le evlendiği gün, Enes bin Mâlik'in annesi Ümmü Süleym, kendilerine yağda kavrulmuş biraz Medine hurması gönderdi. Gönderilen hurma küçük bir kap içinde ancak Peygamber Efendimiz ve Hz. Zeynep'e kâfi gelebilecek kadardı.
    Hâdiseyi, bu bir avuç hurmayı getiren "Hâdimi Nebevî" ünvaniyle şöhret bulan Hz. Enes bin Mâlik şöyle anlatır:
    "Nebî (a.s.m.) götürdüğümü kabul etti ve 'Bana, Ebû Bekir, Ömer, Osman ve Ali'yi (r.a.) çağır' diye emretti. Bu arada daha birçok kimsenin ismini zikretti. Resûlullahın azıcık bir yiyecek için birçok kimseyi çağırmayı bana emretmesine şaştım. Ama emrine aykırı hareket edemezdim. Onların hepsini çağırdım.

    "Bu sefer, 'Bak, Mescid'de kim varsa, onları da çağır' dedi. Öyle yaptım. Mescid'e gidip, orada namaz kılan kimi buldumsa onlara, 'Resûlullahın düğün ziyafetine buyurunuz' dedim.

    "Geldiler. Nihayet sofra doldu. Bana, 'Mescid'de kimse kalmadı mı?' diye sordu. 'Hayır' dedim.
    "Bu sefer, 'Bak, yolda kim varsa, onları da çağır' dedi.
    "Çağırdım. Odalar da doldu. 'Gelmeyen kimse kaldı mı?' diye sordular.
    "Hayır, yâ Resûlallah!" dedim.
    "'Haydi çanağı getir' buyurdu.
    "Getirip önüne koydum. Elini çanağın üzerine koyup bereket duâsında bulundu. Bundan sonra, 'Onar onar halkalansınlar ve herkes kendi önünden yesin' buyurdu.
    "Dâvetliler emredilen şekil üzere oturarak doyuncaya kadar yediler. Böylece bütün dâvetliler bölük bölük gelip yiyip gittiler."Ben çanaktaki hurmaya bakıyordum. Sofada ve odalarda bulunanların hepsi ondan doyuncaya kadar yedikleri halde çanaktaki hurma getirdiğim gibi duruyordu.
    "Resûlullah bana, 'Ey Enes! Kaldır' diye emretti.
    "Ben de çanağı kaldırdım. Sonra da annemin yanına vardım. Hâdiseyi. olduğu gibi anlattım. Annem de bana, 'Hiç hayret etmene gerek yok! Eğer, Allah ondan bütün Medinelilerin yemesini dilemiş olsaydı, hepsi de yer ve doyarlardı' dedi."8

    Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Muhammed'in (a.s.m.) dini, dâveti ve risaleti umumî olduğu için, hemen hemen Kâinatın her nevinden mucîzelere mazhar olmuştur. Duâsıyla yemeklerin bereketlenmesi hususunda da birçok mucîzeler göstermiştir. Mevzu ile ilgisi bakımından bu mucîzeyi burada naklettik. Ve, duâ ediyoruz:

    "Yâ Rab! Resûl-i Ekremin (a.s.m.) bereketi hürmetine bize ihsan ettiğin maddî ve mânevî rızkımıza bereket ihsan eyle!"


    1. Tabakât, 8:101.
    2. A.g.e., 8:101; Tirmizî, Sünen, 5:354; ibn-i Kesir, Tefsir, 3:491.
    3. Ahzab Sûresi, 37-38.
    4. Cahiliyye Devrinin bu evlâd edinme âdeti Kur'ân-ı Kerîmin şu mealdeki âyet-i kelimeleriyle ortadan kaldırılmıştır. '... Allah evlâtlıklarınızı, oğullarınız hükmünde kılmamıştır. Bunlar sizin ağzmızdaki mânâsız bir sözden ibarettir. Allah ise hakkı bildiriyor ve kullarını doğru yola iletiyor.
    'Onları kendi babalarına nisbet edin; Allah katında doğru olan budur. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, zâten onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Bu hususta unutarak veya bilmeyerek yaptığınız hatadan dolayı sizin için bir günah yoktur; siz ancak kasten yaptıklarınızdan mes'ulsünüz. Allah ise çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.' (Ahzab Sûresi, 4-5.)
    5. Tirmizî, Sünen, 5:352.
    6. Ahzab Sûresi, 40.
    7. Mektûbat, s. 28-29.
    8. Müslim, 2:1051.

    S. İs.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  6. #66
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Cevap: Düşündüren Ayetler

    Öncelikle saldırıyı, seviyesizliği, anlaşılmaz dille yazılmış yazıyı bir tarafa bırakıp,
    Türkçe, mantıklı ve bilimsel bir açıklama getirelim. Kısa ve öz...

    Alıntı SOSYALİST´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ahzap Suresi, Ayet 37 : Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye:
    Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun.
    Oysa asıl korkmana lâyık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde
    (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.

    Bu ayette Peygamber'in oğulluğu Zeyd'in karısı Zeyneb'in Peygamber'le evlendiğinden söz ediliyor.

    Sizce bu nasıl bir durumdur ?
    Peygamber'in, oğulluğunun karısıyla evlenmesi normal mi?

    *
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  7. #67
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Düşündüren Ayetler

    Alıntı SOSYALİST´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Öncelikle saldırıyı, seviyesizliği, anlaşılmaz dille yazılmış yazıyı bir tarafa bırakıp,
    Türkçe, mantıklı ve bilimsel bir açıklama getirelim. Kısa ve öz...
    En büyük seviyesizlik ve terbiyesizlik ve hatta ötesi olan bir şey varsa o da ; Bir peygamber hakkında yapılması istenilen karamalardır. Anlatılanları zahmet edip okumak yerine tekrar kusmaya yeltenmek ise terbiyesizliğin tarafını vevehametini gösterir.

    Madem Peygambere ve Kurana inanmıyorsun neden ilgilenip duruyorsun ? Her halinden fitne belli oluyor arkadaş....
    Hadi işine yavaş yavaşş..

    Senin yığın yığın anlatman gereken fikirlerin varken Neden Kuran ile ilgilenirsinki ?
    Hemde aklın sıra....
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  8. #68
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Cevap: Düşündüren Ayetler

    MERHABA:

    Alıntı SOSYALİST;[QUOTE´isimli üyeden Alıntı
    Ahzap Suresi, Ayet 37 :[/SIZE][/B] Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye:
    Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun.
    Oysa asıl korkmana lâyık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde
    (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.
    1-) Anlasilan cahiliye toplumlari evlatliklari, bu gunku gibi yanlis bir gorusle kendi cocuklari kabul ediyorlarmis.Gercekleri onlardan saklayip biziz senin anan baban diyorlarmis. yalan ustune kurulu bir aile saadeti....Neyse bakalim psikologlar ne diyor?

    ......Çocuğa durumun ne zaman söylenmesi gerektiği ile ilgili kesin bir zaman olmamakla birlikte en doğru yaklaşım çok geciktirmeden, hem çocuğun hem ebeveynin hazır olduğu bir dönemde ve çocuğa en doğru dille anlatılarak durumun açıklanmasıdır. Gerekirse uzman desteği alınmalıdır.
    Evlat edinen ebeveyn çocuğu hem sevmeli, hem de iyi bir rehber olup, doğru bir şekilde yetiştirmelidir. Çocuğa aşırı sevgi gösterilerinde bulunarak, disiplin konusunda hata yapılmamalıdır. Ebeveyn kendi yüksek beklentilerini çocuğa yansıtmamalıdır. Gerçek anne babalarıyla ilişkili olumsuz tasarımlar oluşturmalarına izin verilmemelidir. Çocuğun olumsuz davranışlarında biyolojik ebeveyn suçlanmamalıdır.......

    Uzm. Dr. Gökçe KÜÇÜKYAZICI
    Çocuk ve Ergen Psikiyatristi

    2-) Bakalim 1400 sene once inen Kitapta Allah cc ne diyor.

    Aciklamak aslinda kolay. Ayetin alindigi surenin basini okursak tamamdir.

    33.4. Allah, bir adamın göğüs boşluğunda iki kalp yaratmamıştır. Zıhar yaptığınız eşlerinizi sizin anneniz yapmamıştır, evlatlıklarınızı da sizin oğullarınız kılmamıştır. Bu konularda söylediğiniz sözler, ağızlarınızın bir lakırdısıdır. Allah, hakkı söyler ve O, gerçek yola kılavuzlar.
    33.5. Evlatlıklarınızı öz babalarına nispet ederek çağırın! Böyle yapmanız Allah katında adalete daha uygundur. Eğer onların babalarını bilmiyorsanız, o takdirde onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanılarak işlediğiniz şeyde, üzerinize günah yoktur; fakat kalplerinizin kastetmiş oldukları müstesna. Ve Allah Gafûr ve Rahîm'dir.


    ...... evlatlıklarınızı da sizin oğullarınız kılmamıştır.....
    ...... Bu konularda söylediğiniz sözler, ağızlarınızın bir lakırdısıdır......


    ....... Evlatlıklarınızı öz babalarına nispet ederek çağırın.......
    ........ Eğer onların babalarını bilmiyorsanız, o takdirde onlar sizin din kardeşleriniz.....

    Zaten tavsiye edilen evlilikler,
    AYNI DINDEN, AKRABA OLMAYANLAR ARASINDA OLUR!

    Zeyd akrabasi degil,kan bagida yok. Sokaklarda yatmasini onlemis. Yardim etmis.
    Zeydin dul esi akrabasi degil, kan bagida yok.

    Sn Sosyalist ayeti aldigi surenin basini okusaydi zaten soruyuda sormazdi.



    -

  9. #69
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Cevap: Düşündüren Ayetler

    Alıntı M ü e l l i f...´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    En büyük seviyesizlik ve terbiyesizlik ve hatta ötesi olan bir şey varsa o da ; Bir peygamber hakkında yapılması istenilen karamalardır. Anlatılanları zahmet edip okumak yerine tekrar kusmaya yeltenmek ise terbiyesizliğin tarafını vevehametini gösterir.

    Madem Peygambere ve Kurana inanmıyorsun neden ilgilenip duruyorsun ? Her halinden fitne belli oluyor arkadaş....
    Hadi işine yavaş yavaşş..

    Senin yığın yığın anlatman gereken fikirlerin varken Neden Kuran ile ilgilenirsinki ?
    Hemde aklın sıra....
    Sanırım daha uzun zaman kirlilkten uğraşmak zorunda kalacağız.
    Korktuğum şey ise bu kirliliğin beni de sarması olacaktır.
    Ama her şeye rağmen bu kirliliği bertaraf etmenin çabası içinde olacağım ve bunu da başaracağım.

    Bildiğiniz gibi bu sayfada ilginç bulduğum ayetleri paylaşıma açıyorum.
    Amacım ise insanın kafasında soru işaretleri oluşturan bu ayetler hakkındaki düşüncelerinizi öğrenmek, bildiklerimizi paylaşmak.
    Ama her seferinde sıkıntısının ne olduğu anlaşılmayan malum kişi tarafından fitnecilikle suçlanarak hakarete uğruyorum.
    Ayetleri tartışmaya açmak fitnecilikse eğer ben buna devam edeceğim.
    Kimse kusura bakmasın..
    ************************************************** *****************


    [QUOTE] [QUOTE=mopsy;196159]MERHABA:

    Sayın mopsy, açıklamalarınızda bu evliliğin olabilirliğini anlatmışsınız.
    Kan bağı olmadığından dolayı bu evliliğin gerçekleşmesinde bir sakınca yoktur demişsiniz.
    Bence bunlar ne yeterli bir sebeptir, ne de mantıklı bir gerekçedir.
    Bu açıklamamarınız tatmin edici değildir.
    Bir peygamberin en yakını olan bir kişinin karısını alması, gerekçesi ne olursa olsun bana hiç mantıklı gelmiyor.

    Bir de şu kopyala yapıştır kolaylığını bırakıp kendi düşüncelerinizi ifade etseniz daha güzel olacak.
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  10. #70
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Düşündüren Ayetler

    Sanırım daha uzun zaman kirlilkten uğraşmak zorunda kalacağız.
    Korktuğum şey ise bu kirliliğin beni de sarması olacaktır.
    Ama her şeye rağmen bu kirliliği bertaraf etmenin çabası içinde olacağım ve bunu da başaracağım.

    Bildiğiniz gibi bu sayfada ilginç bulduğum ayetleri paylaşıma açıyorum.
    Amacım ise insanın kafasında soru işaretleri oluşturan bu ayetler hakkındaki düşüncelerinizi öğrenmek, bildiklerimizi paylaşmak.
    Ama her seferinde sıkıntısının ne olduğu anlaşılmayan malum kişi tarafından fitnecilikle suçlanarak hakarete uğruyorum.
    Ayetleri tartışmaya açmak fitnecilikse eğer ben buna devam edeceğim.
    Kimse kusura bakmasın..
    Oldum olası hep "kirleri "temizlemişim zihinlerde. Temizlendikten sonra bana teşekküre gelenler de az sayıda değildir.

    " ennezafetün minel iman " ( temizlik imandandır ) kaidesince yazıyor ve söylüyorum. Yazdıklarımın " Allahı ve ayetlerini inkar edenlerin hoşuna gitmediğini biliyorum .

    Geride bırakılan izahlardan ayetleri anlama noktasındaders almayan birilerinin bundan sonrada ders alabileceğini sanmıyorum. Onlar alay varı istedikleri cevaplarına nezaket vari bir cevap beklemeleri basitliğin ta kendisidir.

    Nasip olduğu sürece bende cevaplardan geri kalmıyacam.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

7. Sayfa, Toplam 16 BirinciBirinci ... 56789 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Düşünülmesi gereken ayetler
    uzak yollar Tarafından Kuran-ı Kerim Foruma
    Yorum: 8
    Son mesaj: 19-08-2013, 01:10 AM
  2. Kur'an KEVNİ AYETLER
    mopsy Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 24-08-2010, 02:52 PM
  3. Ayetler aranıyor :)))
    Apollonius Tarafından Kuran-ı Kerim Foruma
    Yorum: 9
    Son mesaj: 03-02-2010, 11:58 AM
  4. Düşündüren Hikaye...
    canseli Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 16-06-2007, 01:28 AM
  5. Arap Dede - Korkunç ve düşündüren bir hikaye
    Rambo28 Tarafından ilginç konular Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 28-05-2007, 10:23 AM
Yukarı Çık