4. Sayfa, Toplam 16 BirinciBirinci ... 2345614 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 31 ile 40 Toplam: 156
  1. #31
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.720
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Cevap: Düşündüren Ayetler

    Açıklamalarınız için teşekkürler
    Emeğinize sağlık...
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  2. #32
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.720
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Cevap: Düşündüren Ayetler

    Nahl Suresi, Ayet : 93
    Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı.
    Ama O, istediğini saptırır, istediğini doğru yola eriştirir.
    İşlediklrinizden, andolsun ki, sorumlu tutulacaksınız.


    Fâtır Suresi, Ayet : 8
    Şüphesiz, Allah dilediğini saptırır,
    dilediğini de doğru yola eriştirir.


    Bu ayetlerde insanların yapacak pek birşeyi kalmamış görünüyor.
    Acaba sizce farklı bir durum var mı ?
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  3. #33
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913

    Cevap: Düşündüren Ayetler

    Alıntı SOSYALİST´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Nahl Suresi, Ayet : 93
    Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı.
    Ama O, istediğini saptırır, istediğini doğru yola eriştirir.
    İşlediklrinizden, andolsun ki, sorumlu tutulacaksınız.


    Fâtır Suresi, Ayet : 8
    Şüphesiz, Allah dilediğini saptırır,
    dilediğini de doğru yola eriştirir.


    Bu ayetlerde insanların yapacak pek birşeyi kalmamış görünüyor.
    Acaba sizce farklı bir durum var mı ?

    Sayın sosyalist size sadece şunu sormak istiyorum ve mümkünse cevabını bekliyorum hani çok meşgulsünüz ya o açıdan diyorum ayetlerin açığını yakalamak için epey bir uğraştasınız
    şimdi ..neden KURANI KERİMİN bir açığını yakalamak için bu kadar çaba harcıyorsunuz
    yaratıcı bizleri yarattı her türlü nimetini bizlere sundu ve halada sunmaya devam ediyor .. böylemi teşekkür edilir sizi tebrik ediyorum harikasınız gerçekten

  4. #34
    Kıdemli Üye ResuLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesaj
    975
    Rep Gücü
    1697

    Cevap: Düşündüren Ayetler

    Alıntı SOSYALİST´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Nahl Suresi, Ayet : 93
    Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı.
    Ama O, istediğini saptırır, istediğini doğru yola eriştirir.
    İşlediklrinizden, andolsun ki, sorumlu tutulacaksınız.


    Fâtır Suresi, Ayet : 8
    Şüphesiz, Allah dilediğini saptırır,
    dilediğini de doğru yola eriştirir.


    Bu ayetlerde insanların yapacak pek birşeyi kalmamış görünüyor.
    Acaba sizce farklı bir durum var mı ?
    merhaba sosyalıst ..
    nasılsın bu soruna da aynı sekılde yanıt verecegım
    umarım bu sefer gzluklerı yanında bulundurursun ..

  5. #35
    Kıdemli Üye ResuLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesaj
    975
    Rep Gücü
    1697

    Cevap: Düşündüren Ayetler

    Fâtır Suresi, Ayet : 8
    Şüphesiz, Allah dilediğini saptırır,
    dilediğini de doğru yola eriştirir.



    fatr suresi 8.ayet:
    ''Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse, ameli iyi olan kimse gibi mi olacaktır? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. (Ey Muhammed!) Onlar için duyduğun üzüntüler yüzünden kendini helâk etme! Şüphesiz ki Allah, onların yaptıklarını hakkıyla bilendir. ''


    8. Evet.. Şüphe yok ki, kâfirler ile müminlerin sonları eşit olamayacaktır. Bir kere düşünmeli!. (Ve o kimdir ki, ona kötü ameli) şeytanın vesveseleriyle, nefsinin bozuk meyilleriyle süslü gösterilmişti de onu o çirkin amelini, o akla, ahlaka aykırı hareketi (güzel görmüştür) o fena ameline devam edip durmuştur, onun fenalığını anlamamıştır, karanlık hayatını, bir aydınlık sanmıştır, artık öyle aldanmış bir şahıs, hiç iyi kimse gibi olabilir mi, bir mümin kul gibi uhrevî bir nimete nail bulunabilir mi?. Elbette ki, öyle olamaz, (muhakkak ki, Allah dilediğini şaşırtır.) öyle şeytana tâbi olan, bencil bulunan, kendi iradesini ve kabiliyetini kötüye kullanan bir şahsı dalalet içinde bırakır, onu lâyık olduğu cezaya kavuşturur (ve) Cenab-ı Hak (dilediğini) de (doğru yola iletir) kendi iradesini, yaratılıştaki kabiliyetini iyi kullanan, şeytanın aldatmalarına kapılmayan, üzerine düşen vazifeleri ifâya çalışan bir kuluna Hikmet Sahibi Yaratıcı Hazretleri hidayete nail eder, onu ahirette makamlara erdirir. Velhasıl: Herkes dünyadaki güzel veya çirkin çalışmasına göre ahirette mükâfata veya cezaya uğrayacaktır, (artık) Ey Merhamet Sahibi Peygamberi, (nefsin onların üzerine) öyle şeytana uyup küfür ve isyan içinde yaşayan kimselerden dolayı (üzüntü ile geçip gitmesin) sen peygamberlik vazifeni ifa ediyar, onları uyandırmaya çalışiyarsun, onlar ise kendi bâtıl kanaatlarından ayrılmiyorlar. Binaenaleyh sen mazursun, şiddetli bir üzüntüde bulunmana lüzum yok, onlar kendi kötü amellerinin cezasına kavuşmuş olacaklardır. Onlar nice kudret hârikalarını gördükleri hâlde onları takdir ederek uyanmıyorlar, küfrlerinde devamedip duruyorlar, (şüphe yok ki, Allah) Teâlâ Hazretleri o inkarcıların (neler işlediklerini tamamiyle bilendir) onların bütün o çirkin inançlarını, amellerini bilmektedir. Onları ona göre cezaya uğratacaktır. Bu bir adalet ve hikmet gereğidir.

    § Heserat; Hesretin çoğuludun ki, kaybedilen birşeyden dolayı nefsin şiddetli bir üzüntü ve kedere tutulması demektir.

    Bu âyeti kerime, Ebu Cehl ile diğer müşrikler hakkında nazil olmuştur. Tefsini Ebissuut.
    '''


    azıcık ugrasırsan elınde oldugunu gorursun goruruz...

  6. #36
    Kıdemli Üye ResuLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesaj
    975
    Rep Gücü
    1697

    Cevap: Düşündüren Ayetler

    [QUOTE=SOSYALİST;157524]Nahl Suresi, Ayet : 93
    Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı.
    Ama O, istediğini saptırır, istediğini doğru yola eriştirir.
    İşlediklrinizden, andolsun ki, sorumlu tutulacaksınız.



    Nahl suresi Ayet :93

    93. Ve eğer Allah Teâlâ dilese idi elbette sizleri bir tek ümmet kılardı. Fakat o dilediğini sapıklıkta bırakır ve dilediğini hidayete erdirir ve sizler yapmakta olduğunuz şeylerden elbette sorulacaksınızdır.

    93. (Ve) Ey insanlar!. Şunu da biliniz ki: (Eğer Allah Teâlâ dilese idi) ilâhî hikmetine uygun bulunsa idi (elbette sizi bir tek ümmet kılardı) aranızda bir birlik meydana getirirdi. Dînî ve dünyevî ihtilâflara düşmezdiniz. (Fakat o) Hikmet sahibi Yaratıcı (dilediğini sapıklıkta bırakır) kendi yaratılışlarını, iradelerini kötüye kullananları sapıklıktan ayırmaz. (Ve dilediğini) de (hidayet erdirir) kendi ihtiyarlarını, kabiliyetlerini güzelce kullananlar! da bilir, onları hidayete erdirmiş olur. Bu bir hikmet gereğidir. (Ve) Ey insanlar!, (sizler) bu dünyada iken (yapmakta olduğunuz şeylerden) verdiğiniz sözü tutup tutmadığınızdan ve diğer dinî vazife-lerinizden kıyamet günü (elbette sorulacaksınızdır.) dünyadaki kesb ve iradenizden dolayı sorgulamaya tâbi olacaksınızdır. İyilik yapan ve sözlerinde duranlar hakkında ilâhî lütuf tecelli edecektir. Zalim, yeminlerine, antlaşmalarına riayetsiz olanlar da ilâhî adalet gereği lâyık oldukları cezalara kavuşacaklardır.

    § Enkas; Niksin çoğuludur. İpliği fitil yapıp kuvvetlendirdikten sonra bozmak manasınadır. Eski bir elbise, vesaireyi bozup gazete = eğirmeğe, bükmeğe kabilyeti olanını yeniden eğirip bükmek mânasını da ifade eder.

    § Dehl; bozgunculuk" hile manasınadır. Bir şahsı aldatmak için dıştan sözünü yerine getirir gibi görünmek, gerçek halde ise düşman olup sözü gizlice bozmak bir denî'den ibarettir.

  7. #37
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.720
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Cevap: Düşündüren Ayetler

    Alıntı Selinamm´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sayın sosyalist size sadece şunu sormak istiyorum ve mümkünse cevabını bekliyorum hani çok meşgulsünüz ya o açıdan diyorum ayetlerin açığını yakalamak için epey bir uğraştasınız
    şimdi ..neden KURANI KERİMİN bir açığını yakalamak için bu kadar çaba harcıyorsunuz
    yaratıcı bizleri yarattı her türlü nimetini bizlere sundu ve halada sunmaya devam ediyor .. böylemi teşekkür edilir sizi tebrik ediyorum harikasınız gerçekten
    Sevgili Selinamm, Kuran veya ayetlerin açığını yakalamak diye birşey olabilir mi ?
    Bence büyük bir gaf yapmışsınız. (Benim fıkrada yaptığım gibi)
    Ben sadece bu konuda bilgi sahibi olan arkadaşlardan açıklama bekliyorum o kadar.
    Sağolsunlar çok da güzel açıklamalar yapıyorlar.
    Benim diyeceğim bu kadar...
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  8. #38
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.720
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Cevap: Düşündüren Ayetler

    Nisa Suresi, Ayet: 78
    Nerede olursanız olun, çok sağlam kalelerde bulunsanız bile, ölüm size yetişir.
    Onlara bir iyilik gelirse, bu Allah'tandır derler.
    Onlara bir kötülük gelirse, bu sendendir derler.
    De ki, Hepsi Allah'tandır.
    Bu topluma ne oluyor ki, bir türlü söz anlayacak duruma gelemiyorlar.

    Nisa Suresi, Ayet : 79
    Sana gelen bir güzel durum, Allah'tandır.
    Sana gelen kötü bir durum, kendindendir.

    Teğabün Suresi, Ayet : 11
    Başa gelen bir ''musibet'' (bela, üzücü olay), yalnızca Allah'ın izniyle meydana gelebilir.

    Bu Ayetlerde bir farklılık var mı acaba ?
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  9. #39
    Kıdemli Üye ResuLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesaj
    975
    Rep Gücü
    1697

    Cevap: Düşündüren Ayetler

    vay kardesım gelmıs yıne..
    Ama bak ayetlerı bellı kısımlarından cıkartıp sordugun ıcın n eksık oluyo ...
    sımdı ıse bana da tefsırını sana gondermek ve sana da okumak dusuyor kardesım
    ne dersın :)

    ---------- Post added at 03:42 PM ---------- Previous post was at 03:41 PM ----------

    Alıntı SOSYALİST´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Nisa Suresi, Ayet: 78
    Nerede olursanız olun, çok sağlam kalelerde bulunsanız bile, ölüm size yetişir.
    Onlara bir iyilik gelirse, bu Allah'tandır derler.
    Onlara bir kötülük gelirse, bu sendendir derler.
    De ki, Hepsi Allah'tandır.
    Bu topluma ne oluyor ki, bir türlü söz anlayacak duruma gelemiyorlar.

    Nisa Suresi, Ayet : 79
    Sana gelen bir güzel durum, Allah'tandır.
    Sana gelen kötü bir durum, kendindendir.

    Teğabün Suresi, Ayet : 11
    Başa gelen bir ''musibet'' (bela, üzücü olay), yalnızca Allah'ın izniyle meydana gelebilir.

    Bu Ayetlerde bir farklılık var mı acaba ?
    Nısa suresi: 77-81

    77-Böyle iken, Baksana o bir zamanlar kendilerine, ellerinizi (savaştan) çekiniz, sakın savaşa sebep olmayınız ve siz hemen namazı dosdoğru kılınız, zekatı veriniz, denilenleri görmedin mi? Yani savaş ve çarpışmanın zamanı değil iken, "Bize bir hükümdar gönder. (Onun önderliğinde) Allah yolunda savaşalım." (Bakara, 2/246) diyenler gibi savaşa taraftar olup da sakın savaşmayınız diye men edilenler üzerlerine savaşmak yazılıp farz kılınınca, savaş kesin bir vazife halini alınca bunlardan bir kısmı Allah'tan korkar gibi veya daha şiddetli bir şekilde insanlardan korkmaya başladılar. Sözlü olarak veya davranışlarıyla dediler ki: Ey Rabbimiz! Bize savaşmayı niçin yazdın, niçin takdir ettin, veya niçin farz kıldın? Bizi çok uzak değil yakın bir zamana kadar geciktirseydin. Az bir müddet daha bize mühlet verseydin de biraz daha yaşasak ne olurdu? Ey Muhammed! Sen bunlara de ki: Dünya malı ne olursa olsun azdır, mutlaka geçicidir. Ahiret ise muttaki olan, fenalıktan korunabilenler için daha hayırlıdır. Size kıl kadar zulüm edilmez veya onlar zulme uğramazlar.

    FETİL: Hurma çekirdeğinin ortasındaki yarıktaki ince iplik gibi çizgi demek olup azlık ve önemsizlikte mesel olarak kullanılır ki, Türkçemizde 'kıl kadar" diye ifade edilir.

    78- Her nerede olursanız olunuz ölüm size yetişir. Yüksek kalelerde veya sağlam saraylarda, hatta gökteki yıldızlarda dahi bulunsanız yine ölüm gelir sizi bulur. Bundan dolayı ölüm korkusu ile vazifeden kaçınmanın hiçbir anlamı yoktur. Madem ki mutlaka bir ölüm vardır. Ona her zaman hazır olmalı, dünya hayatına bağlanmamalı, vazifeyi seve seve yapmalıdır. Bir de Ey Muhammed! Bir takım kimseler -ve özellikle münafıklar- kendilerine bir iyilik, bir nimet veya herhangi bir güzellik nasib olursa "bu Allah tarafındandır" diyorlar. Allah'tan biliyorlar. Ve eğer başlarınıza bir bela veya herhangi bir kötülük gelirse "bu senin tarafındandır" diyorlar.

    Bu hususta şöyle rivayet edilmiştir ki: "Hz. Peygamber (s.a.v.) Medine'ye geldiği zaman Medine'de bolluk ve ucuzluk olmuştu. Hz. Muhammed'in insanları İslâm'a davet etmesi üzerine yahudilerin inadı ve münafıkların münafıklığı ortaya çıktığı sıralarda kıtlık ve pahalılık görülmeye başladı. Bunda belki Medine'nin kalabalık olmaya başlamasının da bir rolü düşünülse bile, yağmurların alışılmışın aksine az yağması, meyve ve ürünlerin olmaması gibi tabii durumlar da vardır ki, "Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, ora halkını (Peygamberlere baş kaldırdıklarından ötürü bize) yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır." (A'raf, 7/94) âyetinde her peygamberin gönderildiği memlekette başlangıçta böyle bir darlık ve sıkıntının yüz göstermesi de Allah'ın âdeti olduğu açıkça belirtilmiştir. İşte o zaman yahudiler ve münafıklar; "Biz böyle uğursuz bir adam görmedik. Bu geleli meyvalarımız az biter oldu ve fiyatlar arttı, pahalılık çoğaldı." diyorlar. Bolluğu ve ucuzluğu Allah'a, darlığı ve pahalılığı Peygambere isnad ediyorlardı. Çünkü "Onlara bir iyilik (bolluk) gelince, (Bu bizim hakkımızdır.) derler. Eğer kendilerine bir fenalık gelirse Musa ve onunla beraber olanları uğursuz sayarlardı " (A'raf, 7/131) âyetinin mânâsından anlaşıldığı gibi vaktiyle Hz. Musa'yı da böyle uğursuz saymışlardı. Bu âyetin iniş sebebi bu olmuş. Fakat âyet, beyanın gelişi itibariyle savaş durumlarını da ilgilendirdiğinden iyilikler ve kötülükler, bolluk veya darlık, sıhhat veya hastalık, hayat veya ölümden başka, zafer veya yenilgi gibi savaş sonuçlarını da kapsayacak bir şekilde ifade edilmiştir.

    Ey Muhammed! De ki, başınıza gelen iyi ve kötü şeylerin hepsi Allah tarafındandır. Onun yaratması ve takdiri iledir. İyilikler, Allah'ın bir ihsanı, kötülükler de Allah'ın yardımı kesmesidir. Bu böyle iken bu adamların ne çıkarı var ki bir sözü veya olayı fıkhı ile, yani sırrı ve hikmeti ile anlamaya yaklaşmazlar da Allah tarafından başlarına gelen felaketi peygambere isnad etmeğe kalkışırlar.

    Şimdi de öyle bizi niye dine davet edip duruyorsun? Kâfirlik de Allah'tandır demeye kalkışırlar. Çünkü söz anlamamak yüzünden denilince bir taraftan bundan insanın çalışmasını ve iradesini inkar etmeye, kulların işlerinde cebr (zorlama) mânâsını çıkarmaya kalkışırlar. Diğer taraftan öyle ise sorumluluk nerede kalır? Allah'a inanma ve iman etmenin tabiat tasavvurundan ne farkı olur? Allah'a kötülük nasıl isnat edilir? Allah'ın zararlı olan bir şeyi yaratması nasıl caiz olur, gibi şüphelere saplanırlar.

    79-Bu konuda Ey Muhammed, hitaba layık ve Allah'ın sözünü anlayacak olan sensin, dinle: Sana gelen her iyilik, her menfaat, itaat ve mükafat Allah'tandır, çalışıp kazanman olsa da olmasa da Allah'tandır. Çünkü Allah dilemeyince hiçbir şey olmaz. Allah Teâlâ Rahman ve Rahim olduğu için de iyilikler O'nun irade ve takdirine, yaratma ve var etmesine dayanmakla beraber, O'nun rızasına da tamamen uygundur. Bunun için insanın çalışıp kazanmasıyla ilgili olmayan iyilikler yalnız Allah'ın ihsanı olduğu gibi, insan iradesiyle ilgili iyilikler de Allah'ın takdir ve yaratmasına, hükmünü yürütmesine ve başarılı kılmasına, irade ve rızasına uygun olması hasebiyle yine O'nun bir ihsanıdır. Bunun için sübjektif, objektif, maddî, manevî, çalışılarak kazanılan ve çalışmadan elde edilen mutlak şekilde bütün iyilikler Allah'tan bilinmelidir. Başına gelen her kötülük ise kendi nefsindendir, kendi günah veya kusurundandır. Gerçi "Hepsi Allah'tandır." âyeti gereğince bu da Allah katındandır. Allah takdir ve irade etmemiş olsaydı bu da olamazdı. Fakat bunda yapma veya terk etme yönünden mutlaka senin sebep olman vardır. Bunun esası senin kendin, senin arzun veya senin kusurun, senin hatan veya senin acizliğin ve senin özündür. Çünkü sen başlangıçta kendi nefsinde ve aslında her şeye gücü yeten ve varlığın başlangıcı olsaydın elbette kendine hiçbir günahı yaptırmazdın ve hiçbir taraftan sana bir zararın gelmesi ihtimali olmazdı. Bundan dolayı birinci derecede günahların kaynağı, yokluğun aslı ve yalnız mümkün olan yaratıkların mahiyyetinin kendi acizliğidir. Allah, ona herhangi bir var oluş anında bol bol iyilik ihsan etmese o derhal yok olur gider. İkincisi, başa gelen kötülüklerin bir kısmı insanın arzu ve iradesine bağlıdır. İnsan onu nefsinde tecelli eden bir irade ve istek ile bilerek veya bilmeyerek bizzat veya dolayısıyla ister. Hatta ısrar da eder, irade ve istek kuvveti nefsinde bir iyilik olduğu halde istenen maksat, iyilik de kötülük de olabilir. Allah Teâlâ da cimri olmadığından kulunun iradesine izin verip hükmünü yürüterek maksadını yaratır ve istenen kötülük yine Allah katından gelmekle beraber, sebep ve çıkış yeri kulların nefsi ve onların kazancı sayılır ve sorumluluk da yapana ait olur. "Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. (Bununla beraber) Allah, çoğunu affeder." (Şûra, 42/30). Üçüncüsü, genel anlamıyla "seyyie" sadece günah değil, meşakkat ve sıkıntıları da kapsadığına göre bazı sıkıntılar, acılar vardır ki nefsi temizlemeye sebep ve günahlara keffaret ve bundan dolayı iyiliğin başlangıcı olur.

    Bu gibi kötülüklerin de başa gelmesi yalnız nefsin ıslahı veya kurtuluşu hikmetine dayandığından bu da Allah katından gelmekle beraber buna "nefsin için" mânâsına "nefsinden" demek doğru olursa da bunu iyilikten saymak daha uygundur. Bundan dolayı, her ne şekilde olursa olsun kötülük önce kula nisbet edilmeli, insan onu kendisinden bilmeli ve bununla birlikte "Allah katından" olduğunu da unutmamalıdır. Bu âyetten, Mutezilîlerin istenerek yapılan işlerde kulun kendi yaptıklarının yaratıcısı olduğunu, çıkarmaya kalkışmaları doğru değildir. Çünkü âyeti böyle bir iddiaya aykırıdır. Hülasa, "Her şey Allah'tandır." Fakat bundan cebir (zorlama) anlaşılmamalıdır. Âyetinin açıklamasına uygun olarak ne zorlama, ne serbestlik "ikisi arasında bir durum," bir adalet ve sorumluluk anlaşılmalıdır ki, burada de ki, "İyi ve kötü herşey Allah'tandır." iman esasının güzel bir açıklaması vardır. Ve bu açıklama kendisini iyi, başkasını kötü, iyiliği kendinden, kötülüğü başkasından bilen cahil ve gururlu insanlığın gururuna karşı bir ders olduğu gibi; kendisini ne iyilik, ne de kötülük hiçbir şeyle ilgili saymayan tembel insanlığın tembelliğine ve ilişiksizliğine karşı da bir derstir. Mutlaka şunu iyi düşünmek gerekir ki, hem hem de olması, Allah ile insan arasında önemli bir ilginin varlığına delalet eder ki, bu da, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım." (Bakara, 2/30) âyetinde anlatılan vekillik; "Biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zâlim, çok cahildir." (Ahzab, 33/72) âyetinin yüce açıklamasında arzedilen emanet meseleleridir. Nefis, ne zaman kendini ileri sürer, hareketlerini ve iradelerini kendi hesabına yapmaya kalkışırsa, vekilliği ve emaneti kötüye kullanmış olur ve kötülüğün kaynağı olmuş olur. Ve her ne vakit iradesini, emanetin yerine getirilmesi ve vekillik vazifesinin yürütülmesi açısından harcar, kendini Allah'ın iradesine teslim ederse, o zaman da Allah'ın iyiliklerine mazhar olur. Ve işte insanlık mertebeleri bu iki itibarın ortaya çıkmasına bağlıdır. Ve bunun en başında peygamberlik mertebesi, onun başında da genel elçilik (Peygamberlik) mertebesi vardır. Bunun için burada Hz. Peygamber'in bütün insanlığa peygamberliği âyetle ifade edilerek, bütün iyiliklere nail olduğu işaretle buyuruluyor ki: Ve biz seni bütün insanlara elçi olarak gönderdik, sen onlara nefsini değil, Rabbinin iradelerini, besbelli gücünü göstereceksin. Bundan dolayı senin nefsin, kendi hesabına ortaya çıkmaktan berî kılınmıştır. Sen hiç bir zaman kötülük kaynağı olmazsın ve buna şahid olarak Allah yeter. Allah'ın emrine bizzat Allah'ın şahitliğinden daha açık hiçbir şey yoktur. Sen, sözlerinde, işlerinde ve iradelerinde senin değil Allah Teâlâ'nın kudret, irade ve rızasını göstereceksin, hakkın iyiliklerini ortaya çıkaracaksın. "Allah'ın, kendisinden başka ilâh olmadığına şahitlik etmiş." (Âl-i İmran, 3/18) olduğu gibi, "Allah'ın, Muhammed'in kendi elçisi olduğuna şahitlik etmiş" olduğu da anlaşılacaktır.

    80-81-Bilindiği gibi elçiye itaat, elçiyi gönderene itaattir. Bunun için her kim Allah'ın elçisine itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur. Her kim de nefsine uyar, itaatten yüz çevirirse onu kötülüklerden koruyacağım diye uğraşma. Çünkü biz seni onların başına bir koruyucu olarak göndermedik, elçi olarak gönderdik. Artık onlar, kötülük kaynağı olan nefislerdir, elbette kötülükleri yapacaklardır. Sen onları kötülüklerden, kötülüklerin cezasından koruyamazsın. Onlar yani "başüstüne" de, derler. Sonra yanından çıktılar mı bir kısmı geceleyin sana söyleyeceğinin veya senin söyleyeceğinin tersini söyler, başka bir ifade ile, sana verdiği sözün veya senden aldığı emrin tersini yapmak için beyit yapmaya çalışır gibi yalan dolan uydurmakla uğraşır, dediği halde gönlünde isyanı kurar, sıkıntı çıkarmaya uğraşır, kalbinde daima bunu gizler. "Kim peygambere itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur." hükmüne karşı münafıkların bir kısmı artık Muhammed, Allahlık iddiasında bulunmaya kalkışıyor demek istemiş, bunun üzerine bu âyet inmiştir. (Âl-i İmran, sûresindeki "De ki, eğer Allah'ı seviyorsanız bana tabi olunuz." (3/31) âyetinin tefsirine bkz.) Onlar gönüllerinde ne gizlerlerse Allah onu yazar, vahy ile sana bildirir. Kur'ân'a geçirir veya sırası gelince cezalarını vermek üzere defterlerine geçirir. Bundan dolayı sen onlara bakma, her hususta Allah'a dayan, bunları da ona havale et Allah Teâlâ vekil olarak yeter.

  10. #40
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.720
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Cevap: Düşündüren Ayetler

    Alıntı ResuLL´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    vay kardesım gelmıs yıne..
    Ama bak ayetlerı bellı kısımlarından cıkartıp sordugun ıcın n eksık oluyo ...
    sımdı ıse bana da tefsırını sana gondermek ve sana da okumak dusuyor kardesım
    ne dersın :)
    Memnun olurum, teşekkür ederim...
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

4. Sayfa, Toplam 16 BirinciBirinci ... 2345614 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Düşünülmesi gereken ayetler
    uzak yollar Tarafından Kuran-ı Kerim Foruma
    Yorum: 8
    Son mesaj: 19-08-2013, 01:10 AM
  2. Kur'an KEVNİ AYETLER
    mopsy Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 24-08-2010, 02:52 PM
  3. Ayetler aranıyor :)))
    Apollonius Tarafından Kuran-ı Kerim Foruma
    Yorum: 9
    Son mesaj: 03-02-2010, 11:58 AM
  4. Düşündüren Hikaye...
    canseli Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 16-06-2007, 01:28 AM
  5. Arap Dede - Korkunç ve düşündüren bir hikaye
    Rambo28 Tarafından ilginç konular Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 28-05-2007, 10:23 AM
Yukarı Çık