+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
3. Sayfa, Toplam 4 BirinciBirinci 1234 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 21 ile 30 Toplam: 35
  1. #21
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573
    Alıntı onuc13´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    İmtihan için gönderilen insanların hayat nizamıdır Kur'an...
    O yüce kitabımızı en güzel şekilde anlayabilmemiz için peygamber göndermiştir, rabbimiz...
    O yüce peygamber, Kur'an'ı eksiksiz yaşamış ve metodu göstermiştir.
    Elbetteki herkes Kur'an okuyacaktır ve anlamaya çalışacaktır.
    Ancak...
    Hiç kimse "Ben Kur'an'ı böyle anlıyorum ve böyle amel edeceğim" diyemez ve dememelidir.
    Çünkü bütün müslümanlar, peygamberimizin yaşadığı İslam modelini kabul ederler.
    Bunun dışındaki İslam modeli sapıklıktır.

    Selam ve dua ile...
    Evet,aynen katılıyorum.

    Hiçbir müslüman unutmamalıdır ki,Kur'an süslü raflara biblo niyetine inmemiştir.Kur'an üzerinde tefekkür edilsin,düşünülsün diye inmiştir.Herkes nasibi nisbetinde payını alacaktır,ilahi kelamdan...Bir kere her müslümanın,hergün mutlaka kutsal kitabını okuması lazımdır.Allah ne diyor diye,müslüman merak etmeyecek de kim edecek?

    Bazıları Kur'an-ı herkes anlayamaz derken,sanki bu durum, okumayın,düşünmeyin nasıl olsa anlamayacaksınız şeklinde anlşılıyor.Kur'an-ı kerimi okuyacaksınız,yüzlerce binlerce okuyacaksınız,tefekkür edeceksiniz...fakat Kur'an'ın görünmeyen manalarının da lezzetine varmak için,ömrünü Kur'an-ı anlamaya adamış zatların ilimlerinden istifade edeceksiniz...ki bu zatlar,fıkıh,kelam,tefsir...he r türlü ilmi zihinlere nakşetmişlerdir.

    Kur'an-ın derin manasını kavramak için,arapça bilmek de yetmez.Ki bir bedevinin arapçası ile,şu an konuşulan arapça çok farklıdır.Arplar dahi bedevinin öz arapçasını anlamak da zorlanır.Kaçımız bugün öz türkçe konuşuyoruz,öz türkçe konuşan birini şu an forumdaki hangi Türk rahatlıkla anlayabilir...?

    Son olarak,
    Kur'an-ı anlar mıyız anlamaz mıyız, tartışmalarını bir kenara bırakarak,yapacağımız en iyi şeyin ;Kur'an-ı Kerim'i raflardan indirip,layık olduğu değeri ona vermek hayatımıza,dünyamıza,ruhumuza Kur'an-ı kerimi rehber ve kılavuz eylemektir derim...
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  2. # ADS
    İlginizi Çekebilir
    Üyelik tarihi
    Daima
    Mesaj
    Çok:)
     

  3. #22
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesaj
    844
    Rep Gücü
    2992
    Zümer6:Allah sizi bir tek nefisten yarattı.Sizin için davarlardan sekiz çift meydana getirdi.Sizide annelerinizin karınlarında üç katlı karanlık içinde çeşitli safhalardan geçirerek yaratıyor.İşte bu yaratıcı Rabbiniz Allahtır.Mülk onundur.Ondan başka Tanrı yoktur.Öyleyken nasıl oluyorda çevriliyorsunuz.?
    Mushaf Kuranı anlayabilmek içinimtihan için gönderilen insanlardan olmalısınız..O zamanda Fıtratınız Davar fıtratında olur ve Koyun olduk ses anladık demeye başlarsınız.Deve gibi olup Kolay kolayda unutmazsınız. Çünkü kendinizi tanıyabilmek için Yaşamınızın muhasebesini yapmak zorundasınız.Manevi yolunuzda Keçi gibi inatçı olacaksınızki yol alabilin,Maddeye karşıda sığır gibi başarısız olunki terki dünya yapabilin.O zaman onu nerde olsa Okur vede anlarsınız.Şayet bu halde iseniz Fıtratınızın gereği neyse ona göre yaşarsınız.Bunun dışında yaşamaya kalkarsanız şayet sapkınlık yapmış olursunuz. Ve Cevabınıda en kısa zamanda alırsınız.Selamlar.

  4. #23
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    KIZ KULESİNE KARŞI
    Mesaj
    1.413
    Rep Gücü
    34628
    Alıntı bziya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kardeşim biz ayet ve hadisler ile bu işin bir müslüman için tehlikeli olduğunu nakil ettik.Biz eğer Kur'anı Kerimi anlamak istiyor ise meal değil Ehl-i sünnet âlimlerinin ilmihal kitaplarını okumalıyız.Çünki bu kitaplardaki bilgiler nakil kaynaklı Kur'an ve hadislerden anlaşılarak düzenlenmiştir.Herkez kendi anladığına göre amel ederse insan sayısınca din çıkar , bu sebeple yukarıdaki ayet ve hadisler ile sabit olduğu gibi bu iş biz avamın işi değil müctehid ve veraset sahibi bir Ehl-i Sünnet Aliminin işidir.Bizim işimiz bu büyüklerin bildirdiklerini uygulamaktır.Ehliyeti olmayan araba kullanamadığı gibi , diploması olmayan doktor olamadığı gibi , yetkisi olmayanda Kur'andan hüküm çıkaramaz.Selam ve dua ile..
    Kimsenin aklıyla düşünmeye ihtiyacım yok...
    Allah hepimize akıl vermiş..

  5. #24
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Alıntı çerkeş18´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Arkadaşın yazısında söylemek istediği bu işte herkez anlayamaz diye örtünmenin (tesettürün)olmadığını bunca alim yanlış bilmiş meğerki yokmuş öyle siz daha iyi anlamışsınız
    Binlerce Alimi 1 dk'da cahil yaparlar , kendileri ise onlardan daha yüksek ordinaryüs profesörler gibi.Sorsan nedir dini ehliyetin , cevap veremez , ama aklına geleni söylemekten de çekinmezler.Her aklına eseni din hükmü yerine koyanlar yüzünden binlerce insan olduğu gibi binlerce de din olmuş.Halbuki Din Allahü Teala ne bildirdi ise Efendimiz ne beyan etti ise varisleri ne nakil etti ise saf ve temiz olarak odur.Katıksız , bid'atsiz , tertemiz İSlam'ı tanımak isteyen Ehli sünnet yolundan yürümelidir , gerisi bataklıktır vesselam.

  6. #25
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721
    Kura-ı kerim ı anlamak için kapağına bile bakmak yeterli bir sebeptir.
    Kuran-ı gören her müslüman bilirki; Bu kitap
    İlahi bir mesajdır,
    Sıradan bir kitap muamelesinden uzaktır,
    Kapağını görmek bile insanın manevi duygularını kabartacak durumdadır,
    Bırak yanlış mana vermeyi, yanlış okumaktan bile ürperir/ ürpermeli kişi, zira Allahın kelamıdır yanlış okunmamalı,
    Dinlenildiği zaman kulaklarımızın o ilahi tebliğin feyzini alır,.........................

    Kısaca;
    Kuran-ı Kerim ; Envai meyvalarla donatılmış bir manevi ağaç misali gibidir. Kuran bahçesine giren herkes masibini alır. Kimisi kamet ve kabiliyet iktizasınca ağacın yukarısındaki meyvalarıda koparıp alabiliyorken, başka bir kısmı ise ancak eli yetişmediği için aşağdaki meyvalar ile iktifa ediyor/ edebiliyor.

    Rabbim bizi Kuran bahçesine giren ve o meyvalardan bolca koparanlardan eylesin.

    An Şart ki ;

    O Kudsi bahçeye giriş ve çıkışlarda bahçenin adabını biliyor ve edebsizlik yapmıyor ola.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  7. #26
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Hukukçu , hukuğu en iyi bilendir , tıpçı alanında ihtisas sahibidir , bunun gibi her işin ehli vardır.Ehlinden öğrenilmeyen her iş yarım olur, bozuk olur.Her ilmi ehlinden öğrenmek gerekir , doktor olmak isteyen marangozdan eğitim alamaz , alsa da doktor olamaz.Yada doktor olmak isteyen kendi kendine doktor olup ameliyat yapamaz , bu iş için senelerini feda edip bu işin ehillerinden ders alması herşeyden önemlisi kendini ispatlaması uzun ve zorlu sınavlardan geçmesi ve icazet yani diploma alması gerekir.

    Din ilminin ehlide Efendimiz ve O'nun işaret ettiği varisleri yani temsilcileri olan icazet sahibi Ehli sünnet alimleridir.Dinini bu ehil olan alimlerden öğrenmeyip kendi aklına göre Kur'anı kerim'den , tefsirlerden , meallerden ,hadislerden öğrenmeye kalkan doğru bilgiler edinemez ve yoldan çıkar çünkü bu işte kendi aklını , tecrübesiz ve ehliyetsiz olan aklını ölçü almıştır.Bunları yazanların düşüncelerine esir olmuştur.

    İslam'ın içine sokulan en büyük fitnelerden birisi budur ve cahil olanlar bu fitneye aldanıp yanlış yola sapmaktan kurtulamamışlardır.

    Bu oyunu İngilizler , masonlar ve amerikalılar , din adamı kılığındaki ajanlarını halkımızın içine sızdırarak oynamaya devam etmektedirler.

    Geçmiş Ehli sünnet alimleri kıyamete kadar geçerli olan din bilgilerini Efendimizden nakletmişler kimseye yazacak ve söyleyecek bir şey bırakmamışlardır.Buna rağmen bu din adamı kılığındaki din düşmanları ( Said Nursi talebesi Fethullah Gülen , mason Ahduh , Mason Efgani , Mevdudi ve Seyyid Kutup vs. ) sanki dinimiz eksikmiş yada eksik bırakılmış gibi kendi amaçlarına uygun uydurma tefsirler ve din kitapları yazarak bol yaldızlı ve aldatıcı tatlı sözlerle insanları aldatmışlar doğru yol olan Ehli Sünnet yoluna taş koymuşlardır ve zehirlerini halen akıtmaya devam etmektedirler.

    Dinimizdeki fırkalaşma ve insanlarımız arasındaki parçalanmanın yegane sebebi bu oyunlar ve herkesin anlayışına göre ehli olmadığı halde Kur'anı Kerimden din öğrenmeye teşvik edilmesidir.

    Dinini doğru öğrenmek isteyen müslüman, Hakiki Ehli sünnet alimlerinin mesela Silsile-i Aliyye alimlerinin ilmihallerini okumalı bu kaynaklardan Efendimizin naklettiği hakiki islamı öğrenip bu bilgilere göre yaşamalıdır.Din adamı kılığındaki dinsiz sapıklara aldanmamalı çoluk çocuğunu ve sevdiklerini bunların tuzaklarından korumak için çok uyanık olmalıdır.

  8. #27
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    http://www.supermeydan.net/forum/for...read49938.html
    http://www.supermeydan.net/forum/for...read50519.html


    .............................. .............................. .............................. ...

  9. #28
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    Size başka bir konuda yazmış olduğum yorumu ekliyorum noktasına virgülüne dokunmadan;


    O halde 19855 hadisi bilmek, yorumlamak gerekir. Kur'an cümlelerinin yorumlanması ALLAH C.C ile kul arasına birilerinin girmesini gerektirir." deyip, "Kur’an’ın 18 yerinde neden herkes anlasın diye 'apaçık ayet' tamlaması geçiyor? Peki dünya üzerinde 6 milyar küsur insan bu ayetleri anlayamasın onlara birileri (uzmanlar) açıklasın diyemi 6666 adet ayet inmiştir, yeryüzünde yaşıyan insanlar KUR-AN' ı alayabilmek için bu mübarek zatlara tabii olsun mu istemiştir ALLAH C.C..

    Hac(*) Sûresinin 16 . Ayetinde Böylece biz Kur’an’ı apaçık âyetler halinde indirdik. Şüphesiz Allah dilediğini doğru yola iletir.

    Nûr(*) Sûresinin 1 . Ayetinde Bu, bizim indirdiğimiz ve (hükümlerini) farz kıldığımız bir sûredir. Düşünüp öğüt almanız için onda apaçık âyetler indirdik.

    Ankebût Sûresinin 49 . Ayetinde Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin kalplerindeki apaçık âyetler dir. Bizim âyetlerimizi ancak zalimler inkâr eder.

    Şu’arâ Sûresinin 2 . Ayetinde Bunlar, apaçık Kitab’ın âyetleridir.

    Bakara(*) Sûresinin 99 . Ayetinde Andolsun, biz sana apaçık âyetler indirdik. Bunları ancak fasıklar inkâr eder.

    Zuhruf Sûresinin 2,3 . Ayetinde Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık

    Sebe’ Sûresinin 3 . Ayetinde İnkar edenler, “Kıyamet bize gelmeyecektir” dediler. De ki: “Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbime andolsun ki, Kıyamet size mutlaka gelecektir. Ne göklerde ve ne de yerde zerre ağırlığında bir şey bile ondan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.”

    Mâide(*) Sûresinin 15 . Ayetinde Ey kitap ehli! Artık size elçimiz (Muhammed) gelmiştir. O, kitabınızdan gizleyip durduğunuz gerçeklerden birçoğunu sizlere açıklıyor, birçoğunu da affediyor. İşte size Allah’tan bir nur ve apaçık bir kitap (Kur’an) gelmiştir.

    Yâsîn Sûresinin 69 . Ayetinde Biz o Peygamber’e şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır.

    Nisâ(*) Sûresinin 174 . Ayetinde Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil (Hz. Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur (Kur’an) indirdik.

    Duhân Sûresinin 2,3 . Ayetinde Apaçık olan Kitab' aandolsun ki, biz onu mübârek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız

    Yûsuf Sûresinin 1 . Ayetinde Bunlar, apaçık Kitabın âyetleridir.
    Hicr Sûresinin 1 . Ayetinde Bunlar, kitabın ve apaçık olan Kur’an’ın âyetleridir.

    Neml Sûresinin 1 . Ayetinde Bunlar Kur’an’ın, apaçık bir kitabın âyetleridir.

    Kasas Sûresinin 2 . Ayetinde Bunlar apaçık Kitab’ın âyetleridir.

    Mücâdele(*) Sûresinin 5 . Ayetinde Allah’a ve Resülüne düşmanlık edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardı r. Oysa biz apaçık âyetler indirdik. Kafirler için alçaltıcı bir azap vardır.

    Bakara(*) Sûresinin 213 . Ayetinde İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık âyetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah dilediğini doğru yola iletir

    Âl-i İmrân(*) Sûresinin 105 . Ayetinde Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.


    Bu ayetlerden sonra sizin düşüncenize göre ;

    Bu zatlar, Allah ile kul arasında, İslamda olmayan, bir "ruhban" sınıfı yaratmaya girişmişler, hem de Kuran-ı Kerimin sureleri arasında bir çelişki olduğu izlenimini vermişlerdir, ki bunun her ikisi de İslamda kabul edilip onaylanamaz. Bunu yapmaya çalışanlar İslama, onu çarpıtmayı amaçlayarak , büyük kötülük yapma yolundadırlar.

    KUR-AN' ın herkesçe anlaşılması konusunda tartışma açanlar,

    1) İslamda asla olmayan bir ruhban sınıfı türetmeye çalışmışlar;

    2) Kuran-ı Kerimin sureleri arasında çelişki olduğunu, nehak yere savunmuşlardır.


    Kuran-ı Kerim bir yazılı metin, bir kitap halinde indirilmemiştir. Böyle olsa idi bir "ümmi = okuma yazma bilmeyen " peygamberimiz tarafından okunup anlaşılmasına olanak olamazdı.

    Onları taklid edenlere, hatta mertebe bakımından onlardan alt derecede olanları körü körüne taklid edenlere ve onların sözlerine ve mezheplerine gökten inmiş gibi tutunmuş olanlara umulur ki bir nasihat ve hatırlatma olur. Allahu Teâlâ buyuruyor ki: “Size Rabbinizden indirilmiş olana tâbi olun. Onun dışında velilere (dostlara) tâbi olmayın. Ne de az hatırlıyorsunuz (öğüt alıyorsunuz).”(A‟raf 3)

    1- Ebû Hanife(H:80-150)
    Bunların ilki İmam Ebû Hanife Numan b. Sabit'tir. Mezhebinden olanlar ondan çeşitli söz ve ifadeler nakletmişlerdir. Hepsi de tek bir şeye götürmektedir ki, o da şudur: “Hadisi esas almak, ona muhalif olan görüşleri terk etmek vaciptir.”

    1. Hadis sahih olduğunda, benim mezhebim o(hadis)dur.
    (İbn Abidin, Hâşiye (1/63), Resmul-Müfti (İbn Abidin'in risalelerinden biridir) 1/4'te, şeyh Salih el-Fellâni İkaz'ul-Himem (s.62)'de nakletmişlerdir.)

    2. Bir kimsenin nereden aldığımızı bilmeden bizim sözümüzü alması (onunla amel etmesi) helal olmaz. Bir rivayette de: “Benim delilimi bilmeyen bir kimsenin sözlerimle fetva vermesi haramdır.” “Çünkü biz beşeriz. Bugün bir söz söyler, yarın ondan geri dönebiliriz.

    İbn Abdilberr, el-İntika fi fedaili's-selaseti'l-eimmeti'l-fukaha s. 145 İbnu'l-Kayyim İ'lamu'l-Muvakkıîn (2/309). Ġbn Abidin el-Bahru'r-Raik'in Haşiyesi (6/293). Resmu'l-Müfti (s. 29, 32).

    2- İmam Malik b. Enes (H:93-179)

    İmam Malik ise Şöyle demektedir:
    1. Ben bir beşerim, isabet eder, hata da ederim. Benim görüşlerime bakın; Kitap ve sünnete uyanları alın, Kitap ve sünnete uymayanların hepsini terkedin.

    İbn Abdilberr, el-Câmi (2/32). Ondan da İbn Hazm Usulü'l-Ahkam (6/149), yine el-Fellâni(s.72)

    2. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dışında her insanın sözlerinin bir kısmı alınıp, bir kısmı terk edilebilir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ise müstesnadır.

    İbn Abdilhadi, İrsâdû's-Salik (1/227)'te sahih olduğunu söylemiştir. ibn Abdilberr el-Câmi (2/91)'de ibn Hazm Usulü'l-Ahkam (6/145, 179)'da el-Hakem b. Uteybe ve Mücahid'in sözü olarak rivayet etmiĢlerdir.

    3. İbn Vehb diyor ki: İmam Malik'e, abdest alırken ayak parmaklarının arasını tahlil (el parmaklarıyla arasına su ulaştırma) meselesi sorulduğunda Şöyle dediğini duydum: “Bunu yapmak vacip değildir.” İnsanlar gidinceye kadar sustum. Sonra ona dedim ki: “Bu hususta elimizde varid olan bir sünnet var.” Dedi ki: “Nedir bu?” Dedim ki: “Bize Leys b. Sa'd, İbn Lehia ve Amr b. Haris anlattı ki, Yezid b. Amr el-Meafirî'den, (o da) Ebû Abdurrahman el-Habelî'den, (o da) el-Müstevrid b. ġeddat el-Kureşî'den dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in serçe parmağıyla ayak parmaklarının arasını ovaladığını gördüm.” Dedi ki: “Bu güzel bir hadistir, şimdiye kadar da duymuş değilim.”

    İbn Ebi Hatim, el-Cerh ve't-Tadil'in mukaddimesi s. 31,32. Ayrıca Beyhaki Sünen'de (1/81)'de rivayet etmiştir.


    3- İmam Şafiî (H:150-204)

    İmam Şafiî'ye gelince bu hususta ondan nakledilenler daha çok ve daha da güzeldir.Şafiî mezhebine tâbi olanlar da bununla daha çok amel etmişlerdir. Bu sözlerden bazıları Şunlardır:

    1. Rasûlullah‟ın sallallahu aleyhi ve sellem sünnetlerinden bazılarının ulaşmadığı veya kaybolmadığı hiç kimse yoktur. Söylediğim her söz ve koyduğum her asıl, şayet
    Rasûlullah‟ın sallallahu aleyhi ve sellem bir sünnetiyle aykırılık arzediyorsa, uyulacak Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sözüdür. O ayrıca benim de sözümdür.

    Hakim, imam Şafiî'den kendi senediyle muttasıl olarak rivayet etmiştir. İbn Asakir'in “Tarih-u Dımeşk”ında da böyledir. (15/1/3) “İ'lâmu'l-muvakkiîn” (2/363-364) ve “el-ikâz”, s.100)


    2. Müslümanlar, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem‟in sünneti ortaya çıktıktan sonra, bir kimsenin o sünneti başka birinin sözü için terketmesinin helal olmayacağı hususunda icma etmişlerdir.

    İbnu'l-Kayyim 2/361, el-Fellani s.68)


    3. Kitaplarımda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sünnetine muhalif birĢey bulursanız, Rasûlullah‟ın sünnetiyle amel edin benim sözlerimi terkedin. BaĢka bir rivayette de: “Ona tâbi olun ve baĢka hiç kimsenin sözüne iltifat etmeyin.”

    el-Heravi Zemmü'l-Kelam 3/47/1, Hatib el-İhticac bi'ş-Şafii 8/2, İbn Asakir 15/9/1,

    4. Hadis sahih olduğunda benim mezhebim o hadistir.

    Nevevi, a.g.e. ġa'rani (1/57) (Hakim ve Beyhaki'ye nispet ederek) Cellani (s.107)

    4- İmam Ahmed b. Hanbel (H:164-241)

    İmam Ahmed'e gelince; imamlar arasında hadisleri daha çok toplayan ve bunlara bağlanan odur. Öyle ki “fer‟î konuları ele alan kitapların telif edilmesini hoş görmezdi.” Bundan dolayı Şöyle demektedir:

    1- Beni taklid etmeyin, Malik‟i de, ġafiî'yi de, Evzaî ve Sevrî'yi de taklid etmeyin. Onlar nereden aldılarsa siz de oradan alın.”
    Başka bir rivayette: “Dininde bu kimselerden kimseyi taklid etme, Rasûlullah ve sahâbîlerinden varid olan ne ise onu al. Bunlardan sonra gelenler (tabiînler) hususunda ise kişi muhayyerdir.”
    Bir defasında da şöyle demiştir: “ittiba, kişinin, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem‟e ve sahâbîlere tâbi olmasıdır. Ancak tabiînden sonra kişi muhayyerdir.”

    el-Fellani s.113, İbnu'l-Kayyim, İ'lam 2/302

    2- Evzaî'nin görüşü, Malik'in görüşü, Ebû Hanife'nin görüşü... Bunların hepsi birer görüştür. Bana göre de hepsi eşittir. Delil ise ancak rivayetler (hadisler)dir.

    ibn Abdilberr, el-Câmi' 2/149

    3. Kim Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem‟in hadisini reddederse, o helak olacağı bir uçurumun kenarındadır (demektir).

    İbnu'l-Cevzi s.182



    Birde küçük bir bilgi bu insanlar gibiler (Mürşid Alim Şart diyenler) yüzünden dinimizin ne durumda olduğuna güzel bir örnek;

    “Amerika'da Brinston Üniversitesi‟nde yapılan konferansta konuşmacılardan
    İslâmî meselelerle meşgul olanlarla müsteşrikler arasında çokça yaygın olan şu soruyu tartışmaya açtı: “Müslümanlar dâvet ettikleri islâm‟ı hangi ilkelerle tanımlıyorlar
    dünyaya açılıyorlar?

    İslâm‟ı, Sünnîlerin anladığı Şekilde mi yoksa İmamiye ve Zeydiye'den oluşan Şia‟nın anladığı Şekilde mi tanıtacaklar?” Sonra bunların herbiri de kendi aralarında ihtilaf etmişlerdir. Bazen bunlardan bir grup bir mesele hakkında reformcu ve açık düşünürken, başka bir grup tutucu ve katı bir çerçevede düşünebilmektedirler.
    Özetle, Ġslâm‟a dâvet edenler, dâvet ettikleri insanları şaşkın bir hâlde bırakmaktalar. Çünkü bizzat kendileri de şaşırmış durumdalar

    Allâme Muhammed Sultan el-Masumî'nin “Hediyyetü's-sultan ilâ bilâd-i müslimî el-yabân” risalesinin mukaddimesinde de şöyle bir olay geçmektedir: “Japonya'nın Tokyo ve Osaka kentlerinde yaşayan müslümanlardan bana şöyle bir soru geldi: Özetle diyorlardı ki:

    “İslâm dininin gerçeği (özü) nedir? Mezhep ne mânaya geliyor? İslâmla Şeref bulan birinin dört mezhepten birini takip etme mecburiyeti var mıdır? Yani Malikî, Hanefî, Şafiî veya başkaları yoksa yok mudur? Çünkü burada büyük ve vahim bir ihtilaf meydana geldi. Olayın meydana gelişi şöyle oldu: Japonya‟nın aydınlarından bir grup İslâm dinine girmek ve imanla Şereflenmek üzere Tokyo'da bulunan müslümanların bir teşkilatına bunu teklif ettiklerinde; Hindistan'lı bir grup şöyle dedi: Bunların Ebû Hanife'nin mezhebini seçmeleri gerekir. Çünkü o ümmetin kandilidir. Endonezyalı bir grupta şöyle dedi: Hayır Şafiî olmaları gerekir. Japonlar bunu duyunca çok şaşırdılar. Bu mezhep ihtilafı onların müslüman olmalarına engel oldu....

  10. #29
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    Alıntı Gül@y´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yanlış bilmiyosun abi doğru biliyosun kur'anı kerimde örtünmek var ne tesettür nede başörtüsü geçmiyor,okuyan herkes bilir.


    Siz KUR-AN' ı nasıl okuyorsunuz anlamış değilim, kadınlara örtünmeyi ALLAH C.C açıkca bildirmiştir...


    يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ قُل لِّأَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَاء الْمُؤْمِنِينَ يُدْنِينَ عَلَيْهِنَّ مِن جَلَابِيبِهِنَّ ذَلِكَ أَدْنَى أَن يُعْرَفْنَ فَلَا يُؤْذَيْنَ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

    Yâ eyyuhen nebîyyu kul li ezvâcike ve benâtike ve nisâil mu’minîne yudnîne aleyhinne min celâbîbihinn(celâbîbihinne), zâlike ednâ en yu’refne fe lâ yu’zeyn(yu’zeyne) ve kânallâhu gafûren rahîmâ(rahîmen). AHZAB Suresi 59. Ayet

    Ey Nebî (Peygamber)! Zevcelerine, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına (mü'min kadınlara) söyle, cilbablarına sarınsınlar (örtünsünler). Bu, onların (cariye olmadıklarının, hür ve iffetli kadın olduklarının) bilinmesi ve onlara eziyet edilmemesi için daha uygundur. Ve Allah, Gafûr'dur (mağfiret eden), Rahîm'dir (Rahîm esmasıyla tecelli eden).



    Mü'min kadınlara da söyle: "Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden görüneni hariç. Baş örtülerini, yakalarının üstünü (kapatacak şekilde) koysunlar. Süslerini, kendi kocalarından ya da babalarından ya da oğullarından ya da kocalarının oğullarından ya da kendi kardeşlerinden ya da kardeşlerinin oğullarından ya da kız kardeşlerinin oğullarından ya da kendi kadınlarından ya da sağ ellerinin altında bulunanlardan ya da kadına ihtiyacı olmayan (arzusuz veya iktidarsız) hizmetçilerden ya da kadınların henüz mahrem yerlerini tanımayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Hep birlikte Allah'a tevbe edin ey mü'minler, umulur ki felah bulursunuz." NUR SURESİ 31. Ayet.

  11. #30
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    Alıntı bziya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kıymetli Arkadaşlar yukarıdaki nakil kaynaklı yazılarımın tamamında bu konuda kesin delil ve vesikalarla konunun inceliğini aktardım.Bunları selim olan akıl sahipleri anlar.Biz müslümanlar dinimizi kendi anladığımıza göre Kur'an ve Hadislerden değil , müctehid İmamlarımızın ve Ehl-i sünnet Alimlerinin bu iki kaynaktan anlayıp nakil kaynaklı bildirdiği ilmihallerden öğrenebiliriz..Yukarıdaki deliller mevcut konuya yeterli cevabı vermiştir.Bu ayet ve hadisleri delil kabul etmeyen bizim sözümüzü mü delil kabul edecek.Selam ederim.


    Bu nasıl bir inkardır, bu nasıl bir iftiradır, bu cümleler küfürdür...

    Muaz b. Cebel radıyallahu anh‟ın rivayet ettiği bir hadisi Şerifte Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz sizler aranızda iki sarhoşluk zuhur etmediği sürece Rabbinizin açık delili üzere olacaksınız: Cehalet sarhoşluğu ve yaşama sevgisi sarhoşluğu! Sizler iyiliği emreder ve kötülüğü yasaklarsınız, Allah yolunda cihad edersiniz. Aranızda dünya sevgisi ortaya çıkarsa ne iyiliği emredip kötülükten yasaklarsınız ve ne de Allah yolunda cihad edersiniz! işte o gün Kitap ve sünnet ile konuşanlar, Ensar ve Muhacirlerden öne geçenler gibidirler!”

    Bezzar (2631) el-Mizzî Tehzibu‟l-Kemal (3/221)


    Burada imamların sözlerinden vakıf olabildiklerimizi vermemiz faydalı olacaktır. Onları taklid edenlere, hatta mertebe bakımından onlardan alt derecede olanları körü körüne taklid edenlere ve onların sözlerine ve mezheplerine gökten inmiş gibi tutunmuş olanlara umulur ki bir nasihat ve hatırlatma olur. Allahu Teâlâ buyuruyor ki:

    “Size Rabbinizden indirilmiş olana tâbi olun. Onun dışında velilere (dostlara) tâbi olmayın. Ne de az hatırlıyorsunuz (öğüt alıyorsunuz).”(A‟raf 3)

    1- Ebû Hanife(H:80-150)


    Bunların ilki İmam Ebû Hanife Numan b. Sabit'tir. Mezhebinden olanlar ondan çeşitli söz ve ifadeler nakletmişlerdir. Hepsi de tek bir şeye götürmektedir ki, o da şudur: “Hadisi esas almak, ona muhalif olan görüşleri terk etmek vaciptir.”

    1. Hadis sahih olduğunda, benim mezhebim o(hadis)dur.

    (İbn Abidin, Hâşiye (1/63), Resmul-Müfti (İbn Abidin'in risalelerinden biridir) 1/4'te, şeyh Salih el-Fellâni İkaz'ul-Himem (s.62)'de nakletmişlerdir.)

    2. Bir kimsenin nereden aldığımızı bilmeden bizim sözümüzü alması (onunla amel etmesi) helal olmaz. Bir rivayette de: “Benim delilimi bilmeyen bir kimsenin sözlerimle fetva vermesi haramdır.” “Çünkü biz beşeriz. Bugün bir söz söyler, yarın ondan geri dönebiliriz.

    İbn Abdilberr, el-İntika fi fedaili's-selaseti'l-eimmeti'l-fukaha s. 145 İbnu'l-Kayyim İ'lamu'l-Muvakkıîn (2/309). Ġbn Abidin el-Bahru'r-Raik'in Haşiyesi (6/293). Resmu'l-Müfti (s. 29, 32).

    2- İmam Malik b. Enes (H:93-179)

    İmam Malik ise Şöyle demektedir:

    1. Ben bir beşerim, isabet eder, hata da ederim. Benim görüşlerime bakın; Kitap ve sünnete uyanları alın, Kitap ve sünnete uymayanların hepsini terkedin.

    İbn Abdilberr, el-Câmi (2/32). Ondan da İbn Hazm Usulü'l-Ahkam (6/149), yine el-Fellâni(s.72)

    2. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dışında her insanın sözlerinin bir kısmı alınıp, bir kısmı terk edilebilir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ise müstesnadır.

    İbn Abdilhadi, İrsâdû's-Salik (1/227)'te sahih olduğunu söylemiştir. ibn Abdilberr el-Câmi (2/91)'de ibn Hazm Usulü'l-Ahkam (6/145, 179)'da el-Hakem b. Uteybe ve Mücahid'in sözü olarak rivayet etmiĢlerdir.

    3. İbn Vehb diyor ki: İmam Malik'e, abdest alırken ayak parmaklarının arasını tahlil (el parmaklarıyla arasına su ulaştırma) meselesi sorulduğunda Şöyle dediğini duydum: “Bunu yapmak vacip değildir.” İnsanlar gidinceye kadar sustum. Sonra ona dedim ki: “Bu hususta elimizde varid olan bir sünnet var.” Dedi ki: “Nedir bu?” Dedim ki: “Bize Leys b. Sa'd, İbn Lehia ve Amr b. Haris anlattı ki, Yezid b. Amr el-Meafirî'den, (o da) Ebû Abdurrahman el-Habelî'den, (o da) el-Müstevrid b. ġeddat el-Kureşî'den dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in serçe parmağıyla ayak parmaklarının arasını ovaladığını gördüm.” Dedi ki: “Bu güzel bir hadistir, şimdiye kadar da duymuş değilim.”

    İbn Ebi Hatim, el-Cerh ve't-Tadil'in mukaddimesi s. 31,32. Ayrıca Beyhaki Sünen'de (1/81)'de rivayet etmiştir.


    3- İmam Şafiî (H:150-204)

    İmam Şafiî'ye gelince bu hususta ondan nakledilenler daha çok ve daha da güzeldir.Şafiî mezhebine tâbi olanlar da bununla daha çok amel etmişlerdir. Bu sözlerden bazıları Şunlardır:

    1. Rasûlullah‟ın sallallahu aleyhi ve sellem sünnetlerinden bazılarının ulaşmadığı veya kaybolmadığı hiç kimse yoktur. Söylediğim her söz ve koyduğum her asıl, şayet
    Rasûlullah‟ın sallallahu aleyhi ve sellem bir sünnetiyle aykırılık arzediyorsa, uyulacak Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sözüdür. O ayrıca benim de sözümdür.


    Hakim, imam Şafiî'den kendi senediyle muttasıl olarak rivayet etmiştir. İbn Asakir'in “Tarih-u Dımeşk”ında da böyledir. (15/1/3) “İ'lâmu'l-muvakkiîn” (2/363-364) ve “el-ikâz”, s.100)


    2. Müslümanlar, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem‟in sünneti ortaya çıktıktan sonra, bir kimsenin o sünneti başka birinin sözü için terketmesinin helal olmayacağı hususunda icma etmişlerdir.

    İbnu'l-Kayyim 2/361, el-Fellani s.68)


    3. Kitaplarımda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sünnetine muhalif birşey bulursanız, Rasûlullah‟ın sünnetiyle amel edin benim sözlerimi terkedin. Başka bir rivayette de: “Ona tâbi olun ve başka hiç kimsenin sözüne iltifat etmeyin.”

    el-Heravi Zemmü'l-Kelam 3/47/1, Hatib el-İhticac bi'ş-Şafii 8/2, İbn Asakir 15/9/1,

    4. Hadis sahih olduğunda benim mezhebim o hadistir.

    Nevevi, a.g.e. şa'rani (1/57) (Hakim ve Beyhaki'ye nispet ederek) Cellani (s.107)

    4- İmam Ahmed b. Hanbel (H:164-241)

    İmam Ahmed'e gelince; imamlar arasında hadisleri daha çok toplayan ve bunlara bağlanan odur. Öyle ki “fer‟î konuları ele alan kitapların telif edilmesini hoş görmezdi.” Bundan dolayı Şöyle demektedir:

    1- Beni taklid etmeyin, Malik‟i de, Şafiî'yi de, Evzaî ve Sevrî'yi de taklid etmeyin. Onlar nereden aldılarsa siz de oradan alın.”

    Başka bir rivayette: “Dininde bu kimselerden kimseyi taklid etme, Rasûlullah ve sahâbîlerinden varid olan ne ise onu al. Bunlardan sonra gelenler (tabiînler) hususunda ise kişi muhayyerdir.”

    Bir defasında da şöyle demiştir: “ittiba, kişinin, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem‟e ve sahâbîlere tâbi olmasıdır. Ancak tabiînden sonra kişi muhayyerdir.”


    el-Fellani s.113, İbnu'l-Kayyim, İ'lam 2/302

    2- Evzaî'nin görüşü, Malik'in görüşü, Ebû Hanife'nin görüşü... Bunların hepsi birer görüştür. Bana göre de hepsi eşittir. Delil ise ancak rivayetler (hadisler)dir.

    ibn Abdilberr, el-Câmi' 2/149

    3. Kim Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem‟in hadisini reddederse, o helak olacağı bir uçurumun kenarındadır (demektir).

    İbnu'l-Cevzi s.182
    .

Benzer Konular

  1. Kur’an-ı kerimi öğrenmek, öğretmek ve okumak çok sevaptır.
    nefisetülilm Tarafından Kuran-ı Kerim Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 27-06-2009, 04:45 PM
  2. Kur'an-ı Kerimi herkes anlayabilir mi?
    nefisetülilm Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 04-06-2009, 02:13 AM
  3. Kur’an-ı kerimi anlamak için ne yapmalıyız?
    nefisetülilm Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 9
    Son mesaj: 30-05-2009, 07:37 PM
  4. Küba’da “Herkes için üniversite”
    SOSYALİST Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-03-2009, 11:29 AM
  5. Farkında mısın? ::Herkes ama herkes OKUSUN::
    SGOR Tarafından Destekliyoruz, Alkışlıyoruz Foruma
    Yorum: 12
    Son mesaj: 03-11-2008, 07:06 PM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık