Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 10
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Kudus fermanı

    Merhaba


    Selīm-şāh b. Bāyezīd Ḫān el-muẓaffer dāʾimā

    Yavuz Sultan Selim'in Kudus fermanı

    1. Emr-i Şerifim mûcebince her kim bir gayrı şekle giderse ve bozarsa, Allah Te`âlânın kılıncına uğrasun.

    2. Nişan-ı Şerif-i Alişân-ı Sâmî-i Sultâni Ve Tuğrây-i Garrây¬ı Cihan Sitân-i Hâkân-î bil- Avn'ir-Rabbânî ve'l-men'ni's-Sübhânî hükmü oldur ki [12];

    3. avnillâhi Teâlâ ve Resûlihi, Kudüs-i Şerif'e gelüb mâh-i Safer-ül Hayr'ın 25. gününde feth-i bab olunub Ermeni tâifesine patrik olan Serkiz nâm râhib cümle ruhbân ile maa reâyâ ve berâyâ gelüb atâ ve in'âmımdan ricâ ve temennâ kılmışlardır. Kadimen meşrûtaları olub uhdelerinde olan kenise ve manastır ve sâir ziyâretleri ve içerüde ve taşrada vâki kenise ve ma'bedhâneleri kadimden zabt ve tasarruf edegeldikleri minval üzre Ermeni tâifesine patrik olanlar zabt ve tasarruf eyleyeler.

    4. Hazret-i Omer (R.A.} Hazretlerinin olan Ahidnâme-i Hümayun ve merhûm melik Selâhaddin zamanından beri verilen evâmir-i şerifeler mûcebince zabt ve tasarruflarında olan Kamame ve Beytüllahım mağara ve şimal tarafındaki kapu ve kenise-i kübrâları, Mar-Ya'kub ve Deyr'üz ¬Zeytun ve Habs'ül-Mesih ve Nablüs ve keniselerine tâbi' hem milletleri olan Habeş ve Kıbtî ve Süryanî milletleri, Mar Ya'kub keniselerinde mütemekkin olan Ermeni patrikleri tarafından zabt ve tasarruf olunup âher milelden min ba'd bir ferd müdâhele etdirilmemek babında bu Nişân-ı Hümâyûn-ı saâdet-makrûnımı verdim.

    5. buyurdum ki; mûcebince amel olunup, zikrolunan Kenise-i Kübraları, Mar Yakub'da mütemekkin olan Ermeni Patrikleri içerüde ve taşrada vâki olan keniseleri ve manastırlar ve sâir ziyâretgâhları ve kendülerine tabi milletleri ve yamakları olan Habeş ve Kıbtî ve Süryâni milletleri âyinleri üzre zabt ve tasarruf eyleyüp vâki olan umurlarına ve azl ve nasb ve sâir vakıflarına müteallik hususlarına ve mürd olan metropolid ve piskopos ve ruhban ve papaz ve yamaklarının ve sâir Ermeni tâiesi patriklerinin zabt ve tasarruflarında olan kenise ve manastır ve ma'bed ve sâir ziyaretlerinin ve kendülere tâbi hem milletlerine ve yamaklarına âher milelden min ba'd bir ferd müdâhele eylemeyüb ve Kamame ortasında vâki olan türbesi ve Kudüs-i Şerif taşrasında Meryem Ana Makberesi ve Hazret-i İsa (A.S.) doğduğu Beytüllahm mağara ve şimal tarafında olan kapunun miftahı ve içerüde Kamame kapısında iki şamdan ve kandilleri ve türbe kapısında ve içerisinde olan kandilleri ve yaktıkları şem ve buhurları ve kamame içinde âyinleri üzre nâr-ı şem’ zuhurunda kendülere tâbi olan hem milletleriyle türbe dâhiline gi-rüb ve havalisinde devr etmeleri ve kapu içerüsinün zir ü bâlâsı ve iki penceresi ve içerüde olan ma'bed ve ziyâretleri ve su kuyusu ve Kamame havlusunda vâki Mar Yuhanna Kenisesi ve taşrasında Mar-Yakub kurbünde vâki Habs'ül Mesih ve sâir manastırları ve makberelikleri ve medfenleri ve Beytüllahın mağara kurbünde olan odaları ve misâfirhâneleri ve bağ ve bağçe ve zeytünlükleri ve bilcümle zikrolunan kenise ve manastır ve ma'bed ve ziyâretgâhları ve kendülerine tâbi hem milletleri ve sâir emlâk ve tevâbi-i kadimeleri tayin olunduğu üzre Ermeni tâifesi ve patrikleri zabt ve tasarruf eyleyüb ve keniselerine ziyârete gelen Ermeni taifesi zemzem tabir olunur su üzerine ve panayırlarına ve sâir ma'bed ve ziyaretlerine vardıklarında ehl-i örf tâifesinden ve âherden min ba'd bir ferd dahl ve taarruz eylemeyüp ba'del-yevm vech-i meşrûh üzre verilen Nişân-ı Hümâyûn-ı saadet-makrûnum mûcebince amel olunub âher milletten bir ferdi müdâhele ettirmeyüb ol-babda evlâd-ı emcâdımdan veyahud vüzerây-i izâmımdan ve sulehây-ı kirâmımdan ve kadılardan ve beğlerbeği ve sancak beği ve mîr-i mîrân ve voyvodaları ve beytülmal ve kassâm adamları ve subaşıları ve zuamâ ve erbâb-ı tımar ve mutasarrıfın-i emvâl ve sâir kapum kullarımdan ve gayriden muhassalâ vazî’ ve refî’ ve kebirden hiçbir ferd-i efrâd-ı âferideden kâne men kân vechen min'el-vücûh ve sebeben mine'l-esbâb dahl ve taarruz kılmayub tebdil ve tağyir eylemeyeler. Her kim dahl ve taarruz ve tebdîl ve tağyir eder ise, indellâhil-Melik-il-Mu’în zümre-i mücrimîn ve a'dâd-ı âsiminden ma'dûd olalar.

    6. Şöyle bileler, hükm-i kişver-ktişâ ve tuğrây-ı garrây-ı âlem-ârâ ile mücellâ ve müzeyyen görenler mazmûn-ı meymûnın muhakkak ve fahvây-i hü-mâyunun musaddak bilüb alâmet-i şerife itimad kılalar.


    Kütibe fi sene selâsin ve işrîne ve tis'amie Sahray-ı Kudüs-i Şerif” .

    Yavuz Sultan Selim'in Kudus fermanı

  2. #2
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Sultanin Kudüs Ermeni Patrigi'nin sahsinda
    Hristiyanlara verdi i Nisan- Hümayûn metni
    günümüz Türkçesi ile öyledir:

    "Ni ân- Hümayûn,
    Yüce Allah ve Peygamberine hamd ile Kudüs'e gelip, Safer ayinin yirmi
    be inci günü fethedilip, Ermeni toplumunun patriki olan Serkis adl rahip, di er
    bütün rahipler ve halk ile birlikte gelip benden yard m ve ihsan dilediler.

    Eskiden beri baz artlarla kendilerinde olan kilise, manastir ve di er kutsal yerleri,
    Kudüs'ün içinde ve d nda bulunan kilise ve ibadethaneleri, eskiden hangi
    artlarla ellerinde bulunuyorsa, yine ayn ekilde devam etmek üzere Ermeni
    toplumuna patrik olanlar sahip olacaklard r. Hazreti Ömer -Yüce Allah ondan
    raz olsun- hazretlerinin verdi i nâme ve Melik Selahaddin zaman ndan beri
    verilen emr-i erifler gere ince sahip bulunduklar Kamame, Beytü'l- Lahm
    Ma aras ve kuzey taraf ndaki kap , büyük kiliseleri olan Mar Yakub, Deyr-i
    Zeytun, Habsü'l-Mesih ve Nablus ve kiliselerine ba l mezhepda lar olan Habe ,
    K ptî ve Süryani toplumlar na , Mar Yakub Kilisesinde oturan Ermeni patrikleri
    taraf ndan sahip olunup, ba ka toplumlardan hiçbir kimsenin kar mamas için
    bu ni ân- hümayûnu verdim.

    Emrim budur ki söylenilen ekilde hareket edilip,ad geçen
    büyük kilise Mar Yakub'da oturan Ermeni patrikleri, Kudüs'ün içinde
    ve d nda bulunan kiliseleri ,manast rlar ve di er kutsal yerleri ile kendilerine
    ba l mezhepda lar ve yamaklar Habe , K ptî ve Süryani toplumlar na ,
    gelenekleri üzere sahip olacaklard r. Ortaya ç kan i lerine, atama, görevden
    alma ve vak flar yla ilgili konular na, metropolit, piskopos, ruhban, papaz ve
    yard mc lar ile di er Ermeni halk n n miraslar na el koyabileceklerdir. Eskiden
    beri oldu u gibi Ermeni toplumu patriklerine , ellerinde olan kilise, manast r,
    mabet ve di er kutsal yerlerine, kendilerine ba l mezhepda lar ve yamaklar na,
    ba ka toplumlardan hiç kimse kar mayacakt r. Kamame Kilisesinin ortas nda
    bulunan türbe, Kudüs'ün d nda bulunan Meryem Ana mezar , Hazret-i sa'n n -
    duâ ve selam onun üzerine olsun- do du u Beytü'l-Lahm Ma aras , kuzey
    taraf ndaki kap n n anahtar , Kudüs'ün içinde Kamame kap s nda iki amdan ve
    kandilleri, yakt klar mum ve buhurlar , Kamame içinde inançlar üzere ate ve
    mum ç kar ld nda kendilerine ba l olan mezhepda lar n n türbe içine girip
    çevresinde dolanmalar , kap içinin alt ve üstünde iki pencere, içeride bulunan
    mabet ve kutsal yerleri, Su Kap s , Kamame avlusunda bulunan Mar Yuhanna
    Kilisesi, d ar da Mar Yakub Kilisesi yak n ndaki Habsü'l- Mesih ve di er
    manast rlar , mezarl klar ve mezarlar , Beytü'l-Lahm ma aras yak n nda
    bulunan odalar ve misafir evleri, ba , bahçe ve zeytinlikleri ve sözü edilen bütün
    kilise, manast r, mabet ve kutsal yerleri, kendilerine ba l mezhepda lar ve di er
    emlâk ve eskiden beri sahip olduklar eyler, belirtildi i üzere Ermeni toplumu ve
    patrikleri elinde ve tasarrufunda olacakt r. Kiliseleri ve kutsal yerleri ziyarete
    gelen Ermeni toplumu "Zemzem" denilen su yerine, panay rlar na ve di er mabed
    ve kutsal yerlere vard klar nda, devletin yönetim görevlilerinden ve
    ba kalar ndan hiç kimse kar mayacak ve rahats z etmeyecektir.

    Bugünden sonra,ayr nt lar yla anlat ld üzere verilen ni ân- hümayûn gere ince hareket edilip,
    ba ka toplumlardan hiç kimseyi kar t rmay p, bu konuda çocuklar mdan, vezir-i
    azâmlardan, sulehâ-i kiramdan, kad lardan, beylerbeyi, sancakbeyi, mîrmîrân ve
    voyvodalar , beytü'l-mal ve kassâm görevlileri suba lar, zaimler, timar sahipleri,
    müba irler, âmiller, i erleri, mal sahipleri ve di er kap m kullar ndan ve
    ba kalar ndan özet olarak, küçük ve büyükten, yarat lm hiçbir fertten, ne olursa
    olsun her ne suretle olursa olsun, her ne sebeple olursa olsun, kar mayacak,
    rahats z etmeyecek, de i tirmeyecek ve bozmayacakt r. Her kim kar r, rahats z
    eder, de i tirir ve bozarsa, hükümdarlar n yard mc s olan Allah' n kat nda
    suçlular tak m ndan say ls nlar. öyle bilinsin; hazineler açan hükmümü, âlemi
    süsleyen ak tu ra ile parlak ve bezenmi görenler, kutlu anlam n do ru ve
    anlatmak istedi imizi onaylam bilip, erefli tu rama güvensinler. "

    9 Kasim 1517.

  3. #3
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba


    1- Metinden açikça anlatildigi gibi gerek kutsal yerler hususunda ve
    gerekse inanç ve ibadet konular nda daha önce islam yönetimlerince taninan pek
    çok hak, Yavuz Sultan Selim tarafindan da aynen kabul edilip, bu haklar bizzat
    padisah tarafindan güvenceye alinmistir.
    2- Ermeni Kilisesi ile mezhepda olan Habe , Kiptî ve Süryani
    toplumlarinin dini sorumluluklar da Ermeni Kilisesine verilmistir. Yavuz Sultan
    Selim'in bundaki amac , baskentte bulunan Ermeni Patrikanesi kanaliyla, buradaki
    tüm cemaatleri kontrol altinda tutmak istemesinden kaynaklanmis olmalidir.
    3- Taninan haklar sadece Kudüs için geçerli olmayip, Kudüsün disinda
    bulunan kilise, manastir ve diger kutsal yerler ile buralardaki Habe , Kiptî ve
    Süryaniler için de geçerlidir.
    4- Yalniz kutsal mekanlar ve kiliseler güvenceye alinmakla yetinilmeyip
    buralara gelir saglayan bag , bahçe, zeytinlik ve evler de yine Ermenilerin
    tasarrufuna birakilmistir.
    5- Dinlerince kutsal kabul ettikleri mekanlar ziyaretleri de güvenceye
    alinmis olup hiç kimsenin onlara karismamalar da istenmistir.
    6- Baska toplumlardan hiç kimsenin Ermenilere karismayacagi güvence
    altina alindigi gibi hiçbir yöneticinin ve hatta hanedan üyesinin bile verilen bu
    haklar degistiremeyecegi ve bozmayacagi güvencesi de verilmistir. Buna
    yeltenenlerin Allah katinda suçlu sayilmasi da istenmistir

  4. #4
    Siteden Atıldı
    Üyelik tarihi
    Feb 2012
    Mesaj
    62
    Rep Gücü
    0
    Müslümanlar Kardeştirler..

  5. #5
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Osmanli mparatorlugunda, Müslümanlar arasinda Ermenilere özel bir yer
    verilmesi bu olaydan yaklasik altmis yil öncesine dayanir. Fatih Sultan
    Mehmet in, islam Hukukunda yeni bir kilise yapilmas kesinlikle
    yasaklanmisken, hatta onarimi bile pek çok kayit ve sartlara baglanmisken, yeni
    bir Ermeni Patrikhanesi kurdurmasi ,bagimsiz bir arastirma konusu olabilecek
    kadar önemlidir Fatih in bu girisimini, Yavuz un Kudüs Ermenilerine vermis
    oldugu bu ayricaliklar izlemistir. Hatta, kutsal yerler disindaki konularda, Fatih in
    Istanbul Ermeni Patrikhanesine verdigi (metni bugün elde bulunmayan) hak ve
    imtiyazlar,Yavuz tarafindan Kudüs Ermeni Patrikhanesine de verilmistir
    denilebilir. Yavuz un Kudüse girisi, gayr-i müslim halka bahsettigi bu imtiyazlar
    ile, Haçlilarin 1099 da Kudüse girisleri ile Müslüman ve Yahudi halkin tümünü
    kiliçtan geçirmeleri; Müslümanlara ait kutsal mekanlar tahrip, hatta bir kismini
    helâ yapmalar mukayese edilirse, iki kültür arasindaki insani degerler daha iyi
    anlasilir.

    Yavuz Sultan Selim in bu fermanindan sonra, kendisinden sonra gelen
    Osmanl Padisahlar , her ihtiyaç duyuldugunda Kudüs ve Gayr- Müslim halk için
    yeni fermanlar göndermislerdir. Bu fermanlarin ortak özelligi; Yavuz un
    nesrettigi fermandan daha detayli ve daha genisçe haklar vazetmeleridir

  6. #6
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Fatih Sultan Mehmed Han'in Kudus fermani:


    Meḥemmed b. Murād Ḫān muẓaffer dāʾimā

    “Fatih Sultan Mehmed Han Hazretlerinin Hatt-ı Hümayunları ile Sadaka ve İhsan Buyurdukları Emr-i Alişandır

    1) Mucebince amel oluna; her kim hatt-ı hümayun-ı sa’adet-makrunu fesh ederse, Allah’ın la’netine uğrasun.

    2) Sebeb-i tahrir-i tevkî`-i refî`-i hümâyûn, vâcib’üt-tastîr-i yarliğ-i belîğ-i hümâyûn –Nassarahullahu Te`âlâ ilâ-i yub`asûn- oldur ki;

    3) Bi iznillahi Te’âlâ Hazret-i Resûl hurmetiyle Makam-ı Kostantınıyye feth u fütûh oldukda etrâf ve eknâfdan şahlar ve krallar Âsitâne-i Sa`âdetime elçiler gelüb feth u fütûhı arz edüb bu kerre Kudüs-i Şerif’de olan Rumların Patriği Atnasiyos (?) nam râhib rızalarıyla gelüb Âsitâne-i Sa`âdetime yüz sürüb ve Hazret-i Resûl-i Ekrem Hazretlerinin (Sallalahu aleyhi ve sellem) mübarek eliyle ve pençesiyle imzalu olan hatt-ı hümâyûnları ve Hazret-i Ömer bin Hattab Hazretlerinin (Radiyallahu Te`âlâ anh) verdüği Hatt-ı Kufi ile ve selâtîn-i mâziyeden hatt-ı hümâyûnları ibraz edüb ve ricâ eyledi. Ol minval üzere Kudüs-i Şerif içerüsün ve taşrasunda namazların ve ziyaretlerin kel-evvel Hazret-i Resûl-i Ekrem Hazretlerinin (Sallalahu aleyhi ve sellem) ve Hazret-i Ömer bin Hattab Hazretlerinin (Radiyallahu Te`âlâ anh) ve selâtîn-i mâziyeden sadaka ve ihsan olunan hatt-ı hümâyûnları mûcebince zabt ve tasarruf eyleyeler.

    4) İmdi kadimden ferman ve sadaka olunub bi aynihi içerüde olan Kamame ile cemî` namazgahları ve ziyaretleriyle ve Gürci Manastırı olan Mar Yakub ve Kudüs-i Şerif taşrasında olan manastırlar ve kiliseler ve Hazret-i İsa (Aleyhisselam) Hazretlerinin doğduğı Beytüllahm Kilisey-i Kübrâ ve Mağara ve Kilisede olan üç kapu miftahlarıyla şimal ve kıble ve garbî tarafından içinde olan cemî`-i millet-i Nasrâniyye Kudüs-i Şerif Patrikleri, yamakları bu vefk üzere eşyaları bâc ve harâcdan ve kakırlardan ve sâir tekâlif-i örfiyyeden kadîmden sadaka ve ihsan ve ferman olunan bi aynihî küllîsinden mu`âf ve müsellem olmak içün rice eyledükleri ecilden; imdi kadîmden Hazret-i Resûl-i Ekrem Hazretlerinin (Sallalahu aleyhi ve sellem) ve Hazret-i Ömer bin Hattab Hazretlerinin (Radiyallahu Te`âlâ anh) ve selâtîn-i mâziyeden sadaka ve ihsan ve ferman olunan hatt-ı hümâyûnları mûcebince, cenâb-ı celâletim dahi sadaka ve ihsân ve fermân-ı âlî-şânım olmuşdur.

    5) Tasarrufumda ve hükmümde olan memleketler eğer deryadan ve karadan hâkim`ül-vakt olanlar Kudüs-i Şerif Patriği ve ruhbanları mezbûrlara himâyet ve sıyânet ve âhardan kimesne rencide eylemeyeler.

    6) Ve eğer Hazret-i Resûl-i Ekrem Hazretlerinin (Sallalahu aleyhi ve sellem) sadaka ve ihsan olunan mübarek pençesiyle imzalu olan hattı ve Hazret-i Ömer bin Hattab Hazretlerinin (Radiyallahu Te`âlâ anh) verdüği Kufi ile hattı ve selâtîn-i mâziyeden sadaka ve ihsan olunan hatt-ı hümâyûnları ve el-ân sadaka ve ihsan olun hatt-ı hümâyûn-ı sa`âdet-makrûnı ve fermân-ı âlî-şânı alub bundan sonra gelen halifeler ve vüzerây-ı izâmdan ve ulemâdan ve ehl-i örfden ve kapu kullardan ve sâir Ümmet-i Muhammed’den akçe içün veyahud hâtır içün feshine murâd ederler ise, Allah’ın ve Hazret-i Resûlün hışmına uğrasun.

    7) Şöyle bileler, alâmet-i şerife i`timâd ve inkıyâd kılalar. Tahrîren fî evâsıt-ı Şehr-i Şevvâl’il-Mükerrem li seneti isneyn ve sittîn ve semâne-mi`ete. Sene 862

    Bi Makam-ı Kostantınıyye”

    Fatih Sultan Mehmed Han Hazretlerinin Hatt-ı Hümayunları ile Sadaka ve İhsan Buyurdukları Emr-i Alişandır
    (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Kilise Defteri, No: 8)

  7. #7
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Turkcesi:

    1) Mucebince amel oluna; her kim hatt-ı hümayun-ı sa’adet-makrunu fesh ederse, Allah’ın la’netine uğrasun.

    2) Allah’ın izni ve Hz. Peygamber’in manevi yardımı ile İstanbul’u feth edince, dünyanın değişik bölgelerinden şahlar ve krallar, fethi tebrik için elçiler gönderdiler. Bu arada Kudüs’te bulunan Rum Patriği Atnasiyos da, kendi rızasıyla kapıma gelip, daha önce Hz. Peygamber’in mübarek eliyle imzalı emrini ; Hz. Ömer’in Kûfî hattıyla yazılmış fermanını ve eski padişahların verdikleri fermanalrı ibraz ederek, Kudüs-i Şerif’de bulunan içeride ve dışarıdaki Kamame Kilisesi başta olmak üzere bütün namazgahların ve ziyaretgahların aynen kendi tasarruflarında kalmasını rica eyledi.

    3) Ben de buyurdum ki, eskiden ihsan olunduğu üzre, içeride yer alan Kamame Kilisesi ile bütün namazgahları ve ziyaretgahları; Gürci Manastırı olan Mar Ya’kub; Kudüs dışında yer alan manastırlar ve kiliseler; Hz. İsa’nın doğduğu yer olan Beytüllahm’deki Büyük Kilise; mağara ve Kilisede yer alan üç kapı tasarruflarında ola.

    4) Hristiyanların Kudüs’teki bütün patrik, papaz ve yamakları, bac, harac ve diğer örfî ve ve şer’î vergilerden mu’âf olalar.

    5) Bütün bu haklar ve hürriyetler, Hz. Peygamber, Hz. Ömer ve eski padişahlar tarafında ihsan olunduğu gibi, benim fermanım ile de verilmiştir. Tasarrufumda ve hükmüm altında bulunan bütün valiler ve adamlarım buna riayet edeler. Kimseyi rahatsız eylemeyeler.

    6) Eğer bundan sonra halifelerden, vezirlerden, âlimlerde veya Ümmet-i Muhhamed’in diğer fertlerinden kim ki, Hz. Peygamber’in mübarek eliyle imzalı olan emrine, Hz. Ömer’in Kûfî hattı ile olan fermanına, diğer padişahların fermanlarına ve benim fermanıma, para veya hatır gönül diyerek muhalefet ederse, Allah’ın ve Paygamberinin hışmına uğrasın.

    7) Şöyle bileler, alâmet-i şerife i`timâd ve inkıyâd kılalar. 15 Şevval 862/1458 İstanbul”

  8. #8
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Hz. Ömer bin Hattab’ın Kudus fermani

    ‘1) Allah’a hamd olsun ki, bizi İslam ile aziz kıldı; iman ile şerflendirdi; peygamberi Muhammed ile bize rahmet eyledi; bizi dalaletten hidayete götürdü; aramızdaki dağınıklıktan sonra bizi bir araya getirdi ve kablerimizi birleştirdi; düşmanlarımıza karşı zafer verdi; bize bu beldeleri nasip etti; bizi birbirini seven kardeşler haline getirdi. Ey Allah’ın kulları! Bu nimetlere karşı Allah’a hamd ediniz.

    2) Bu Ömer bin Hattab’ın Kudüs-i Şerif’deki Tur-i Zeytun’da millet-i İseviyenin şerefli patriği Safranbos’a verdiği ve bütün re’aya ile papaz ve patrikleri içine alacak şekilde tanzim olunan yazılı ahidnamesidir.

    3) Bütün papazlar nerede ve hangi şartlarda olurlarsa oldunlar, biz müslümanlardan emana sahiptirler. Bütün gayr-i müslimler, zimmet akdinin hükümlerine riayet ettikleri müddetçe, emanları geçerlidir. Biz müminler ve bizden sonra gelecek olanlar, onları korumakla mükellefiz. İtaat ve bağlılıkları devam ettikçe de bu devam edecektir.

    4) Verilen bu kroma ve eman sözü kendileri için geçerli olduğu kadar, kiliseleri, manastırları dışarıda ve içeride bulunan bütü ziyaret mahalli olan mukaddes mekanları için geçerlidir.

    5) Bu mukaddes mekanlar şunlardır: Kamame Kilisesi; Hz. İsa’nın doğum yeri olan Beytüllahm’deki Büyük Kilise; Kıbleye, kuzeye ve batıya açılan üç kapılı mağara.

    6) Kudüs’te bulunan Hristiyanların dışındaki Hristiyan cemaatleri, yani Habeş Hristiyanları, Avrupa’dan ziyaret için gelenler, Kıbtiler, Süryaniler, Ermeniler, Yakubiler, Maruniler ve benzeri taifeler, tamamen adı geçen Patrik’e tabidirler; Patrik bunlara takdim olunur.

    7) Zira bu sayılan patrik ve papazlara, Hz. Peygamber mübarek mührü ile eman vermiş ve korunmalarını istemiştir. Biz müminler de, onlara iyi davranan Peygamber hürmetine onlara iyi davranacağız.

    8) Bu patrik ve papazlar, cizye ve benzeri mükellefiyetlerden, denizde ve karada muaf olacaklar; bunların Kamame Kilisesine ve diğer mukaddes mekanlara girişlerinden dolayı kendilerinden bir şey alınmayacak. Ancak Hristiyanların elindeki Kamame Kilisesine gelen ziyaretçiler, Patrik olana 1 1/3 dirhem vereceklerdir.

    9) Bütün müminler, erkek olsun kadın olsun, sultan, hakim veya vali olsun, zengin olsun fakir olsun, mutlaka bu emirlerimizi koruyacaklardır.

    10) Hristiyan reislerine bu mersum (ferman) sahabe-i kiramdan Abdullah, Osman bin Affan, Sa’d bin Zeyd, Abdurrahman bin Avf ve diğer sahabe kardeşlerimizin huzurunda verilmiştir.

    11) Bu yazılı fermanda açıkladığımız emirler korunsun, riayet edilsin ve ellerinde kalsın.

    20 Rebiül-Evvel 15 H.

    12) Müminlerden kim bu fermanımızı okur da şimdi veya kıyamete kadar, ona muhalefet ederse, Allah’ın ahdini bozmuş ve Habibine isyan etmiş olur.’

    Fermanın metninden de anlaşılacağı üzere, fermanın hükümleri, yine Hz. Peygamber’in hadislerine dayanmaktadır[5].

    Hz. Ömer bin Hattab’ın Mersumunun Sureti

    (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Kilise Defterleri, Kamame Defteri, No: 8)

  9. #9
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    1) Hz. Ömer’in genel olarak Kudüs ahalisine verdiği sulh andlaşması şöyledir:

    ‘Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

    a) Bu sözleşme, Müminlerin emiri ve Allah’ın kulu Ömer tarafından İliya halkına verilen bir emandır.

    b) Onların canlarına, mallarına, kiliselerine, haçlarına, yerleşik ve göçebe olan bütün fertelerine verilen bir teminattır.

    c) Kiliseleri mesken yapılmayacak ve yıkılmayacak ve kısmen dahi olsa işgal edilmeyecektir. İçindeki kutsal eşyaya dokunulmayacaktır.

    d) Mallarına el sürülmeyecektir.

    e) Kimse dini inançlarından dolayı zorlanmayacak, kendilerine asla zarar gelmeyecek ve yurtlarına Yahudiler iskan olunmayacaktır.

    f) Buna karşılık onlar da cizye vereceklerdir.

    g) Bunlardan kim yurdunu terk etmek isterse, gideceği yere kadar mal ve can emniyeti sağlanacaktır. Yurdunda kalmak isteyenler ise, güvende olacaklardır ve cizye vereceklerdir. İsteyen Rumlar’la gidecek ve isteyen de toprağına dönecektir.

    h) Hasat elde edinceye kadar onlardan bir şey istenmeyecektir.

    i) Bu, Allah’ın Resülünün, halifelerin ve mü’minlerin Kudüs halkına verdiği güvenlik ahdidir. Cizye ödedikleri müddetçe geçerlidir.

    ŞAHİTLER:

    Halid bin Velid, Amr bin As, Abdurrahman bin Avf ve Mu’aviye bin Ebi Süfyan’

  10. #10
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba



    Not:Selahaddin-i Eyyubi, önceleri Kamame Kilisesini tahrip etmek istemiş; ancak ikaz üzerine,
    burada Hristiyanlarla yaptığı sulh andlaşmasında, yine Hz. Ömer’in biraz önce zikrettiğimiz
    Haklar Beyannamesini esas almış ve şu şekilde anlaşmıştır:

    1) Kamame Kilisesi Hz. Ömer’in fermanı gereği Hristiyanların elinde kalacak.
    2) Üzerindeki Patrik Dairesi Mescid haline getirilecek (Mescid-i Selahaddin).
    3) Kamame Kilisesindeki Hristiyan ayinleri müslümanlara haber verilerek açılacak. Diğer günlerde kapıları kapalı tutulacak ve müslüman bevvab görev yapacak.’

    Selahaddin-i Eyyubi’nin Ahidnamesi
    (Kudüs Ermeni Patrikliği Arşivi)

Benzer Konular

  1. Padişahın ‘avrat’ fermanı
    YukseLL Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 25-09-2011, 12:45 PM
Yukarı Çık