+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
1. Sayfa, Toplam 4 123 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 38
  1. #1
    bursali68
    Misafir..

    Menemen Olayı - Kubilay Olayı

    MENEMEN OLAYI-KUBİLAY OLAYI

    Menemen Olayı ya da Kubilay Olayı, 23 Aralık 1930 günü gerçekleşen, Cumhuriyet tarihinin ikinci önemli irtica hadisesi. İzmir'in Menemen ilçesinde, askerliğini yedek subay olarak yapmakta olan öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay'ın ve yardımına koşan bekçiler Hasan ve Şevki'nin şeriat isteyen bir grup tarafından öldürülmesiyle başlayan olaylar zinciri. Olayların ardından bölgede sıkıyönetim ilan edilmiş, kurulan Divanı Harp'te failler idam dahil çeşitli cezalarla cezalandırılmışlardır.


    Olayların siyasi boyutu

    Siyasi bağlamda Kubilay Olayı, 1930'da Ali Fethi Okyar tarafından Atatürk'ün tavsiyesiyle kurulmuş olan ve Menemen Olayı'ndan hemen önce 17 Kasım 1930'da kendi kendini fesheden, Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci ana muhalefet partisi Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın 99 günlük varlığı ile bir arada değerlendirilmektedir.

    Olayın, zamanın Nakşibendi tarikatının lideri Şeyh Esat ve yandaşları tarafından planlandığı ve Menemen'de uygulamaya konulduğu iddia edilmiştir. Ancak Şeyh Esad'ın Nakşibendilikle alakası bulunmadığı yönünde görüşler de vardır.

    Olaylar Menemen'de cereyan ettiği için genellikle Menemen Olayı olarak anılmaktadır ve bu durum günümüzde bazı Menemen vatandaşlarını huzursuz etmektedir. Olaylardaki faillerin yaklaşık üçte ikisi Menemen dışındandır.


    Olayların gelişimi

    Mustafa Fehmi Kubilay, 1930 yılında Menemen'de yedek subay sıfatıyla askerlik görevini yapmaktaydı. 23 Aralık 1930 sabahı Menemen'de cereyan eden hadiseler genel anlatıma göre şu seyri izlemiştir:

    Şeyh Esat’ın Manisa’da Nakşibendi tarikatını yaymakla görevlendirdiği Laz İbrahim tarafından yönlendirilen, Manisa tarafından gelen çember sakallı, sarıklı ve cüppeli dördü silahlı 6 meczup, 23 Aralık 1930'da sabah namazından sonra camiden aldıkları Yeşil Sancağı yola dikerek silah zoruyla etraflarına adam toplamaya çalışırlar. Elebaşılar arasında, Giritli Derviş Mehmet, Şamdan Mehmet, Sütçü Mehmet Emin, Nalıncı Hasan, Küçük Hasan vardı. Derviş Mehmet camide namaz kılanlara kendini "Mehdi" olarak tanıttı ve dini korumaya geldiklerini söyledi.

    Arkalarında 70 bin kişilik Halife ordusu olduğunu, öğle saatlerine kadar şeriat bayrağı altında toplanmayanların kılıçtan geçirileceğini söylediler. Camideki yeşil bayrağı alıp uzun bir sopaya taktılar ve Menemen şehir meydanında kazdıkları bir çukura diktiler. Bayrağın çevresinde dönmeye, tekbir getirmeye, zikretmeye ve "Şapka giyen kafirdir! Yakında yine şeriata dönülecektir." diyerek bir isyan hareketi başlatmak isterler. Bayrağın altından ahaliden bazı kişileri (bir fabrikada çalışan Hayimoğlu Jozef de dahil) geçirdiler. Kasabaya halife ordusunun geleceği iddiası halkı korkuttu.


    Olaylara müdahele

    Olayların ilçedeki askeri birlikte duyulmasıyla, bir bilgiye göre; alay komutanı, yedeksubay Kubilay'ı olay yerine gönderdi.

    Kubilay bu hareketi bastırmak için bir manga askerle olay yerine geldi. Askerlerin yanından ayrılarak tek başına onların arasına girip teslim olmalarını istedi. Onlardan biri ateş ederek Kubilay’ı yaraladı. Karşıdan bunu gören askerler ateş açtılar. Fakat tüfeklerinde öldürücü etkisi olmayan manevra fişekleri vardır. Eylemciler "bize kurşun işlemiyor” diyerek halkı kandırmaya çalıştılar.

    Kubilay yaralı halde cami avlusuna sığındıysa da, Derviş Mehmet ve arkadaşları peşisıra geldiler. Derviş Mehmet, çantasını açıp testere ağızlı bağ bıçağını çıkardı ve yaralı Asteğmen Kubilay'ın başını kesti.

    Kesik başı yeşil bayrağın sopasına dikmeye çalıştılar ancak başaramadılar. Birisi ip getirdi ve Kubilay'ın başı yeşil bayrağın dikili olduğu sopaya iple bağlandı. Olay yerine yetişen Bekçi Hasan ateş edip gruptan birini yaraladı. Ancak açılan ateş sonucu o da öldü. Arkadaşının yardımına koşan Bekçi Şevki de açılan ateş sonucu öldü.

    Bu aşamada askeri birlik yetişir. Komutan "Teslim olun!" diye bağırır. Ancak olay çatışmaya dönüşür ve askeri birlik ateş eder. Göstericilerden Derviş Mehmet de dahil bazıları yere serilirken, bazıları kaçar. Daha sonra hepsi birden yakalanır.


    Olayın Ankara`da Duyulması

    Kubilay Olayı, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin 1925'deki Şeyh Said İsyanından sonra tanık olduğu ikinci önemli irtica olayıdır.

    Devlet sert tepki gösterdi. 27 Aralık 1930 günü Dolmabahçe Sarayı’nda Mustafa Kemal Paşa’nın başkanlığında bu konuda bir toplantı yapıldı. Kaynakların ifadesine göre, Atatürk, Kubilay Olayına çok kızmıştı. Daha birkaç yıl önce Yunan İşgalinin acısını tatmış bir muhitte bu olayın meydana gelmesi üzerine, bazı kaynaklara göre, ilçenin haritadan silinmesini emretti. Ertesi gün de, "Böyle emirler verirsem, uygulamayın, sonra bir daha sorun", dedi. 28 Aralık 1930'da orduya gönderdiği başsağlığı telgrafında, "Mürtecilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemen’deki ahaliden bazılarının alkışla tasvipkar bulunmalarının bütün cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hadise" olduğunu belirtti.


    Sıkıyönetim ve Mahkeme

    31 Aralık 1930 günü Menemen ilçesi ile Manisa ve Balıkesir’in merkez ilçelerinde 1 Ocak 1931’den itibaren 1 ay süre ile Fahrettin Altay komutasında sıkıyönetim ilan edilmiş ve 1. Kolordu Komutan Vekili General Mustafa Muğlalı başkanlığında bir Divanı Harp kurulmuştur.

    7 Ocak 1931'de bu kez İzmir'de yine Mustafa Kemal Paşa başkanlığında ikinci bir toplantı yapıldı. Olaya doğrudan veya dolaylı katılan 105 sanık (anayasayı cebren tağyir, eyleme iştirak, azmettirme veya Mehdi Mehmedin Mehdiliği için harekete geçtiğini bildikleri halde zamanında Hükümete haber vermedikleri ve tekkelerin seddinden sonra ayini tarikat icra ettikleri suçlamalarıyla) 15 Ocak 1931'den itibaren Divanı Harp’te yargılanmaya başlandı,


    Divan-ı Harp Mahkemesi

    General Mustafa Muğlalı başkanlığında kurulan Divan Harp Mahkemesinde 24 Ocak 1931 günü iddianame okundu ve 29 Ocak 1931 günü mahkeme 36 (ölmüş olan bir sanık ile 37) kişinin idama mahkûm edilmesine, 40 kişinin sorumsuzluğu nedeniyle salıverilmesine, 27 sanığın beraatine, 41 kişiye çeşitli hapis cezaları verilmesine hükmetti ve karar Meclis’in onayına sunuldu. İdam hükümlülerinin 6'sının yaşı küçük olduğundan, onların ölüm cezaları ağır hapse çevrildi. TBMM Adalet Divanı ayrıca iki idamlığın cezasını 2 yıl hapse çevirdi.

    Kalan 28 sanık, 3 Şubat 1931 gecesi Menemen'de idam edildi. Bazıları Kubilay'ın başının kesildiği yerde asıldı. Mahkumlardan biri idam sehpasının önünden kaçtı. İki hafta sonra yakalandı ve ertesi gün idam edildi.

    Olayın hemen ardından Menemen'de devrim şehidi iki bekçi ve Kubilay adına anıt dikildi. Anıtın üzerinde şöyle yazar:

    '"İnandılar, dövüştüler, öldüler. Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz."'

    Sıkıyönetim, 28 Şubat 1931’de Manisa ve Balıkesir’den, 8 Mart 1931'de de Menemen’den kaldırıldı.


    Gazi`nin Orduya Taziyenamesi

    Menemen’de ahiren vukua gelen irtica teşebbüsü esnasında Zabit Vekili Kubilay Beyin vazife ifa ederken duçar olduğu akıbetten Cumhuriyet ordusunu taziyet ederim. Kubilay Beyin şehadetinde mürtecilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemen’deki ahaliden bazılarının alkışla tavripkâr bulunmaları, bütün cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hâdisedir. Vatanı müdafaa için yetiştirilen; dahilî her politika ve ihtilâfın haricinde ve fevkinde muhterem bir vaziyette bulunan Türk zabitinin mürteciler karşısındaki yüksek vazifesi vatandaşlar tarafından yalnız hürmetle karşılandığına şüphe yoktur.

    Menemen’de ahaliden bazılarının hataları bütün milleti müteellim etmiştir. İstilânın acılığını tatmış bir muhitte genç ve kahraman Zabit Vekilinin uğradığı tecavüzü milletin bizzat cumhuriyete karşı bir suikast telâkki ettiği ve mütecasirlerle, müşevvikleri, ona göre takip edeceği muhakkaktır. Hepimizin dikkatimiz bu mes’eledeki vazifelerimizin icabatını hassasiyetle ve hakkile yerine getirmeğe matuftur.

    Büyük ordunun kahraman genç zabiti ve Cumhuriyetin mefkûreci muallim heyetinin kıymetli uzvu Kublay Bey, temiz kanı ile cumhuriyet hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır
    .


    Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal


    İsmet İnönü`nün Mesajı

    Kubilay devrim uğruna, vatan sevgisi ve bütünlüğü yolunda yalnız başına, kuvvet hesabı yapmayan bir idealist vatanseverlik örneğidir. Kubilay, millet yolunda canını her an fedaya hazır olan geleneksel Türk yaradılışının müstesna abidesidir.

    İsmet İnönü


    Cezalandırılanlar

    İdam Cezası Alanlar

    Manisa'dan Giritli Derviş Mehmet,
    Manisa'dan Manifaturacı Osman
    Manisa'dan Hafız Cemal
    Manisa'dan Tabur İmamı İlyas Hoca
    Manisa'dan Alipaşazade Ragıp Bey
    Manisa'dan Şeyh Hafız Ahmet
    Manisa'dan Giritli İbrahimoğlu İsmail
    Menemen Bozalan'dan Koca Mustafa
    Menemen Bozalan'dan Hacı İsmail
    Menemen Bozalan'dan Hacı İsmailoğlu Hüseyin
    Menemen Bozalan'dan Göriceli Abdülkerim
    Menemen'den Yukarıcumalı Ramiz
    Menemen'den Çıtaklı Molla Süleyman
    Menemen'den Hayimoğlu Jozef
    Menemen'den Şımbıllı Ali Osmanoğlu Memet
    Menemen'den Arnavut Yusufoğlu Kâmil
    Menemen'den Kerimoğlu İbrahim
    Menemen'den Selimoğlu Boşnak Abbas
    Alaşehir'den Şeyh Ahmet Muhtar
    Alaşehir'den Esat’ın oğlu Memet Ali (Mehmet Ali Erbil'in dedesidir, dedesinin babası Şeyh Esat -aşağıda- çok yaşlı olduğu için onun yerine oğlu Mehmet Ali idam edilmiştir.)
    Manisa Hastanesi imamlığından mütekait Laz İbrahim Hoca
    Manisa'dan Emrullahoğlu Memet


    İdam Cezası Hapis Cezasına İndirilenler

    Manisa'dan Nalıncı Hasan idama bedel (24) yıl hapis (20) yaşında
    Manisadan Çoban Ramazan idama bedel (24) yıl hapis (20) yaşında
    Manisadan Giritli Küçük Hasan idama bedel (24) yıl hapis (17) yaşında
    Menemenden Harputlu Ömeroğlu Memet idama bedel (24) yıl hapis (65) i mütecaviz
    İzmirden Laz Mehmet Ali Hoca idama bedel (24) yıl hapis (65) i mütecaviz
    Erbilli Şeyh Esat idama bedel (24) yıl hapis (65)i mütecaviz



    Hapis ve Ağır Hapis Cezalarına Mahkûm Edilenler

    Horus köyünden Selâhattin oğlu Naşit (15 yıl ağır hapis)
    Horus köyünden Yakupoğlu Ali (15 yıl ağır hapis)
    Horus köyünden Muhittinoğlu Ali Koç (15 yıl ağır hapis)
    Horus köyünden Hasanoğlu Ahmet (15 yıl ağır hapis)
    Horus köyünden Neciboğlu Mevlût (15 yıl ağır hapis)
    Horus köyünden Ragıboğlu Osman (15 yıl ağır hapis)
    Horus köyünden Mümtazoğlu Haşim 65 yaşını mütecaviz olduğundan 12,5 yıl ağır hapis
    14 kişiye 3'er yıl hapis
    20 kişiye 1'er yıl hapis


    Kaynak : Menemen Olayı - Vikipedi

  2. #2
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    bayram değil seyran değil hayrola bursalı

  3. #3
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı ümmi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    bayram değil seyran değil hayrola bursalı
    Merhaba,

    Sn.ümmi,ille bir şey mi olması gerekiyor ki,konu açmak için...Bir ara Kubilay olayından bahsetmiştim çok kısaca...Şimdi aklıma geldi ve bir kez daha hatırlamakta yarar vardır diye düşündüm...Geçmişteki bazı tarihi olaylara bakmak gerek...

    Yani bu açmış olduğum konuda " öküz altında buzağı yok "...Merak etmeyiniz...Ancak yine de özellikle son zamanlarda bir bakıma açılan konuların genellikle hepsinde BUZAĞI aramak moda haline gelmeye başladı diye de düşünmeden edemiyorum...

    Sağlıcakla kalınız...

  4. #4
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    efenim hep resmi tarih okumayın o halde azcıkta araştırmacı olun.menemen olayının derin devletin işi olduğuyla ilgili pek çok döküman bulacaksınız google amcaya sorarsanız.
    mesela Cezmi yurtsever adlı bir tarihçi,genelkurmayın arşivlerinden belgelerle olayın tertip olduğunu ortaya çıkarmış.
    Konu ümmi tarafından (07-11-2010 Saat 08:03 AM ) değiştirilmiştir.

  5. #5
    Aktif Üye Guney - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.117
    Rep Gücü
    80591
    Sevgili Ümmi hayırdır sanki bir "gocunma" durumu var gibi....:))

  6. #6
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    resmi tarih ezber eden lise talebesi değiliz efenim.Siz gocundunuz anlaşılan.

  7. #7
    Aktif Üye ashenarşi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesaj
    1.511
    Rep Gücü
    33423
    Alıntı ümmi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    resmi tarih ezber eden lise talebesi değiliz efenim.Siz gocundunuz anlaşılan.


    Bende katılıyorum. Her görünen göründüğü gibi değil.

  8. #8
    Aktif Üye tntcool - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Nerden
    Antalya
    Mesaj
    2.191
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    54809
    O gün Kubilay Asteğmeni öldüren yobazlar ülkemizin içinde bulunduğu müsait koşullarda tekrar ortalıkta cirit atmaya başladı. Eskiden meydana çıkarlardı. Şimdi sinsice şehrin kirli havası gibi insanların içine yavaş yavaş işlemekte, zehirlemekte. Kurtuluş savaşını ve çanakkale ruhu ile milletimizi birleştiren değerler artık günümüzde alaşağı edilmek isteniyor. Sinsice ve arsızca...

  9. #9
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    o gün kubilay asteğemeni öldürenler derin devletin kullandığı esrarkeş ,psikopatlardı.Bu günde aynı taktikleri kullanan ergenekon, türlü faili meçhulleri ve provakatif eylemleri müslümanların üzerine yıkarak müslümanları tehlike gibi göstermek konusunda oldukça başarılı olmuştur.
    kurtuluş savaşına mermi taşıyanlar başörtülü kadınlardı,savaşanlar,Allah Allah diye savaşıyordu,maraşta kurtuluş hareketi,bir fransızın müslüman hanımın çarşafına uzanan eli yüzünden patlak vermişti.kurtuluş savaşında hocaefendiler vaaz kürsülerinden milleti mücadele için ikna ettiler.Çanakkalede çhurchil bile bir orda tanrıyla savaştık diyor.Çanakkale ruhu,Milli mücadele ruhu,Ümmeti muhammed ruhu idi.Çağdaşlık edebiyatıyla kendilerini elit gören biravuç insan o ruhtan anlamaz.

  10. #10
    Aktif Üye tntcool - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Nerden
    Antalya
    Mesaj
    2.191
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    54809
    O günlerde de yobazlık halka din diye yutturulmaya çalışılıyordu. Yobazlar insanları sen gevursun ben müslümanım o bilmem ne diye ayırmaya çalışıyordu. Bu gibi insanlar günümüzde aşama kaydederek insanların içindeki imanı Allah'tan daha iyi görebildiklerini düşünerek ve bunları konuşmalarıyla belli ederek yobazlıklarını geliştirmişlerdir...

Benzer Konular

  1. Fatima olayı 1917
    Parlayan Yıldız Tarafından Komplo Teorileri Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 18-10-2012, 04:37 PM
  2. Baltimore Olayı
    SEBLA Tarafından Bilim ve Astronomi Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 08-12-2011, 10:37 AM
  3. Menemen Olayı
    SAHARAY Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 21-12-2009, 06:05 PM
  4. Dreyfus Olayı
    RABİA Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 15-11-2008, 01:29 PM
  5. Şaşırtıcı Bir Windows Olayı !!!
    Quarezma Tarafından windows (xp,vista) Foruma
    Yorum: 14
    Son mesaj: 20-09-2006, 10:54 PM
Yukarı Çık