3. Sayfa, Toplam 4 BirinciBirinci 1234 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 21 ile 30 Toplam: 38
  1. #21
    Aktif Üye tntcool - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Nerden
    Antalya
    Mesaj
    2.191
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    54809
    Bırakın insanların müslümanlığı Allah ile kul arasında kalsın. Din mevzusu ile insanları yargılamak isteyen herkes yobazdır.

  2. #22
    Aktif Üye ashenarşi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesaj
    1.511
    Rep Gücü
    33423
    Alıntı tntcool´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bırakın insanların müslümanlığı Allah ile kul arasında kalsın. Din mevzusu ile insanları yargılamak isteyen herkes yobazdır.
    Alakaya maydonoz.

    Karşı taraf dini kullanarak müslümana atak yapacak, yalan iftira ile ggündemi bombalayacak, biz susacağız öylemi? Sonrada herkes dinini vicdanında yaşayacak sus pus oturup.

    O zaman sen sus derler adama.


    Din Allahla kul arasında olmaz. İbadetler için evet ama birde kul hakkı vardır. Bu ise kul ile kul arasında geçerlidr.

    Göründüğü üzere müslümanların hakkına geçiliyor gördüğümüz üzere iftira atılarak.

    Bİlmem anlatabildim mi?

    Nerde kaldı Allahla kul arasındaki muhabbet???

  3. #23
    redyellow
    Misafir..
    İşte, Menemen Gerçeği!

    Her sene malum çevrelerin salyalarını akıtarak saldırdığı, 'İrticaî kalkışma' şeklinde sunulan Menemen Olayı ile ilgili önemli belgelere ulaşıldı. Genelkurmay ve Emniyet arşivi, Kubilay'ı katledenlerin esrarkeş olduğunu ortaya koyuyor. Genelkurmay arşivine göre Kubilay'ın katilleri esrarkeş!
    Genelkurmay, ayrıca dönemin yerel idarecilerini, haberdar olmasına rağmen olaylara seyirci kalmakla suçluyor.

    O dönemde Büyük Erkan-ı Harbiye Riyaseti olarak adlandırılan Genelkurmay Başkanlığı'na ait 26 Aralık 1930 tarihli bir belge, hükümet yetkililerinin ihmallerine dikkat çekiyor. Genelkurmay tarafından Menemen'e gönderilen 1. Kolordu Komutanı Vekili Muğlalı Mustafa Paşa (Mustafa Muğlalı) hadiseden üç gün sonra Ankara'ya ilettiği raporda Derviş Mehmet'in şüpheli hareketlerinin yetkili mercilerce bilindiğine işaret ediyor. Buna rağmen gerekli takibatın yapılmadığı; uzaktan seyirci kalınarak adeta "olay çıkmasına göz yumulduğu" ima ediliyor. Emniyet arşivlerindeki bir belgede ise Derviş Mehmet'in etrafındaki insanları esrara alıştırıp, istediğini yaptırdığı belirtiliyor. Dokuz maddeden oluşan dört sayfalık Genelkurmay raporunda da kendisini 'Mehdi' ilan eden Derviş Mehmet'in Manisa'da bir esrarkeş kahvesini mekan edindiği ve çevresindeki insanlarla uzun süre şüphe uyandıracak fiiller içinde bulunduğu kaydediliyor. Derviş Mehmet'in bu şüpheli halinin bilinmesine rağmen ortadan kaybolduğuna dikkat çekilen raporda, "Kayboluşları Manisa hükümetine bildirilmesine rağmen, Menemen'e gelene kadar 15 gün boyunca gezdikleri civar köylerde ahaliye telkinatta bulunmalarına rağmen bundan haberdar olunmaması ve hükümet konağı önüne gelene kadar Menemen hükümetinin bundan hiçbir suretle malumat almaması" eleştiriliyor.
    Genelkurmay raporunda Menemen kaymakamı ve ilçe jandarma komutanı hakkında da ağır suçlamalar var. Kaymakamın hükümet konağına çok sonradan geldiği ve olan bitene uzaktan seyirci kaldığı kaydedilirken, jandarma kumandanı için, "Hükümet konağı içerisine dört neferiyle birlikte girerek kadın gibi saklandı." ifadeleri kullanılıyor.

    "Büyük Erkan-ı Harbiye Riyaseti'nin 26/12/1930 tarihli ve 6747 No'lu tezkeresinin suretidir" üst başlığı bulunan dokuz maddelik raporun 6. maddesinden bazı satırbaşları şöyle: "Şu mes'elede çok şayan-ı dikkat ve mühim gördüğüm noktalar Manisa'da ilk önayak olarak ortaya atılan bu şerirlerin Manisa'da iken bir esrarkeş kahvesinde daimi surette içtima ederek orasını tekke haline getirdikleri ve son zamanlarda hepsinin sakal bırakmak suretiyle bütün bütün calib-i şüphe vaziyet aldıkları ve bu hal Manisa zabıtasınca da malum olduğu halde Manisa'dan birdenbire gaybiyetleri ve hatta bu gaybiyetlerin aileleri tarafından hükümete malumat verilmesi üzerine Manisa hükümetinin bunlar için hiçbir teşebbüste bulunmaması ve civar kazaların nazar-ı dikkatleri celbedilmemesi gerek Manisa'da gerekse haricinde teşkilatların olup olmadığı hakkında tahkikat ve tetkikat yapılmayarak işin tesadüfe bırakılması Manisa'dan ayrıldıktan sonra Paşaköy, Yağcılar, Bozalan, Çukurköy ve civarlarında on beş gün dolaşarak ahaliye birtakım telkinatta bulunmalarından hiç kimsenin haberdar olmaması 23/12/1930 günü sabah namazına doğru musellahan ve birlikte sabah namazını kılarak ve camiden ellerine bir de bayrak alarak yine ahali ile camiden çıkışlarından ve sabahleyin hükümet konağı önüne kadar gelişlerinden Menemen hükümetinin hiçbir suretle malumat almaması..." Aynı maddenin sonunda kaymakamlık ve jandarma komutanının tavrı da şu sözlerle eleştiriliyor: "Menemen kaymakamı beyin, hükümet konağı cihet-i askeriye tarafından işgal edildikten sonra ancak hükümete gelmesi ve bu zamana kadar adeta seyirci vaziyetinde kalması ve bir silah arkadaşı koyun gibi karşısında boğazlanırken Menemen jandarma kumandanının dört neferi ile hükümet konağı içerisine girerek kadın gibi saklanması..."

    Raporun 7. maddesinde ise Kubilay'ın askerlerinin neden cephanesiz olduğu sorgulanıyor: "Sevk u idare hatalarına alaydan telefonla kuvvet talep eden jandarma kumandanı şu kuvvetin ne için ne maksatla ve ne gibi bir vaziyet karşısında talep edildiği hakkında alayı tenvir etmemiştir. Jandarma kumandanının noksan olarak verdiği bu malumat alayca gönderilen ilk bölüğün cephanesiz olarak yola çıkarılması kuvvetlerin vaziyeti hakim olmasına sebep olmuştur."

    Emniyet raporu: Esrarlı sigarayla tasarrufunu artırıyormuş

    Kubilay'ı öldüren Derviş Mehmet'in çevresindeki insanları esrarla etki altına aldığına ilişkin bir başka resmî bilgi de Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtlarında yer alıyor. Dönemin İçişleri Bakanlığı'na 25 Aralık 1930'da "Vali Kazım" imzasıyla gönderilen 7 maddelik raporun 4. maddesinde şunlar yazılı: "Bunların hepsinde esrar ve esrarlı sigara olup, Derviş Mehmet bunları Manisa'da alıştırmış ve bununla da tasarrufunu artırıyormuş."
    --------------------------------------------------------------------------------
    23 Aralık 1930'da Menemen'de neler yaşandı?

    Mustafa Fehmi Kubilay, Giritli Hüseyin ve Zeynep çiftinin çocuğu olarak dünyaya geldi. 1906 doğumlu Kubilay'ın asıl mesleği öğretmenlikti. 23 Aralık 1930'da İzmir'in Menemen ilçesinde meydana gelen olay sırasında askerlik görevini yapıyordu. 'Mehdi" olduğunu iddia eden Giritli Mehmet (Derviş Mehmet) 7 Aralık'ta, 6 müridiyle Manisa'dan yola çıkarak, civardaki Paşa köyünde yaptıkları hazırlık ve propagandalardan sonra 23 Aralık sabahı, gün doğarken tekbirlerle Menemen'e girdi. Belediye meydanında çevresine topladığı yaklaşık yüz kişiyle hükümet karşıtı sloganlar atmaya başladı. Silahlı olan asiler bir müfrezenin başında olaya müdahale eden Asteğmen Kubilay'ı, hemen ardından da Hasan ve Şevki adındaki iki mahalle bekçisini öldürdü. Olay, arkadan yetişen askerî birlikler tarafından şiddetle bastırılırken, Derviş Mehmet ve iki müridi öldürüldü. 31 Aralık 1930'da toplanan bakanlar kurulu, Menemen ilçesi ile Manisa ve Balıkesir merkez ilçelerinde bir ay süre ile sıkıyönetim ilan edilmesine karar verdi. Sıkıyönetim komutanlığına 2. Ordu Kumandanı Fahrettin Paşa (Altay), Divan-ı Harp Reisliği'ne 1. Kolordu Komutan Vekili Muğlalı Mustafa Paşa atandı. Olay 1 Ocak 1931'de Denizli Milletvekili Mazhar Müfit (Kansu) ve arkadaşlarınca verilen soru önergesiyle TBMM gündemine getirildi. Soru önergesini Başbakan İsmet Paşa (İnönü) cevaplandırdı. Daha sonra sıkıyönetim ilanına ilişkin önerge tartışıldı ve oybirliğiyle kabul edildi.

    Tarihe 'Menemen Olayı' olarak geçen Asteğmen Kubilay'ın katledilmesinin üzerinden 76 yıl geçti. Ancak 'irticaî kalkışma' olarak sunulan hadiseyle ilgili şüpheler zihinlerden hiç çıkmadı. Gerek Mehdiliğini ilan edip topladığı bir avuç müridini esrar içirerek kendisine bağlayan Derviş Mehmet'in kimliği, gerekse resmî makamların olay sırasındaki ihmalleri, resmî teze karşı çıkan araştırmacıların "komplo" iddiasına yol açtı. Bu tartışma her 23 Aralık'ta yeniden gündeme gelirken, Zaman olayın perde arkasıyla ilgili önemli bir belgeye ulaştı.

    Haber Vakti

    Ana Sayfa

  4. #24
    redyellow
    Misafir..
    MENEMENDE TARİH SKANDALI

    -Genelkurmay, Menemen olayı ile ilgili olarak Arşivinde bulunan 13 adet belgeyi internet sitesinden tanıtımını yaptı.

    -Resmi tarihin 80 yıldan beri kamuoyuna sunduğu “Kubilay olay yerine geldi. Mehdi Mehmet’e eylemden vazgeçin çağrısında bulundu. Karşı gelenlerin dinlememesi üzerine askere ateş emri verdi.

    Asker manevra mermisi kullandı. Mermilerin zarar vermemesi üzerine Mehdi Mehmet: “Bana mermi işlemez, ben Mehdiyim”dedi. Ve sonra Mehdi Mehmet, Kubilayı yaraladı. Gazaz cami avlusunda da kafasından kesti” söylemlerinin doğru olmadığını olmay yerinde bulunan telgraf memuru Nail Bey’in rporundan ortaya çıkıyor.

    - Bir manga sürgü takılı askerler, kumandanları Kubilay Mehdi ile boğuşurken neden birdenbire ortadan kayboldular!

    -Olay sonrası tehlikenin kaynağı olarak gösterilen Nakşibendi Şeyhi Esat’ın ifadesi alınmadan ihbar raporları ile hakkında idam cezası verildi. Şeyh Esat, Erbilli ve Türkmen asıllı, aynı zamanda Mehmet Akif’e hocalık yapan, Milli mücadelede Fevzi Çakmak’a da yardımcı olan saygın bir insandı. -Genelkurmay sitesinde Menemen olayları sonrası Türkiye genelinde çok sayıda din adamının izlendiği listesi çıktı.

    -Adanalı Ramazanoğlu Mahmut Sami Efendi’nin adı listeyle alındı. Susturuldu. Ve Ramazanoğullarının 500 yılık Vakıflarına ait yüzlerce dükkan, hamam, cami, medresi yağmalandı. Üzücüdür ki Adana şehir merkezinde satılan ve yıkılan camileri asker kökenli şahıslar aldılar. -Bütün araştıralar Menemen olayının olayları başından beri izleyen Alay Kumandanlığı ile dönemin İçişleri Bakanlığı’nın bilgisi dahilinde hazırlandığı ve uygulamaya konduğunu gösteriyor.
    Genelkurmay Başkanlığı kamuoyunu Menemen olaylarını aydınlatmak amacıyla “tsk.mil.tr” internet sitesine 13 adet belge yayınladı. Menemen olaylarının görgü tanıkları, tanık belgeleri ve suçluları takip amaçlı olan belgeler içinden resmi tarihin Menemen söylemlerinin fiyaskolarını ortaya koyan bilgiler ortaya çıktı.














    MENEMEN OLAYI DERİN DEVLETİN BİR TERTİBİDİR

    Genelkurmay’ın Menemen Olaylarının içinde yer alan Telgraf Memuru Nail Bey’in olay gözlem tanık raporu şaşırtan ilgilerle dolu.

    23 Aralık 1930 tarihinde sabah 8 civarında yaşanan Menemen olayları ile ilgili açıklamalar yapan Nail Bey: “(Menemen olaylarını yaratanlar) telleri kestik diye bağırmaktalardı. Bendeniz derhal telleri muayene ettim. Telle iyi ve İzmir’e malumat verdim. Bu sırada Jandarma kumandanı Yüzbaşı Fahri Bey gelip şakilerle görüştü.Artık ne görüştüğünü ben anlayamadım.Yalnız kasaplar arasındaki mevkide bulunan halk tarafından alkışlandı.Yüzbaşı Fahri Bey çekilip gitti. Ne tarafa gittiğini şüphesiz bilemiyorum…Kublay beyin kumandasında bir müfreze geldi.

    Müfreze kumandanı evkafın kahvesi önünde askeri durdurtup süngü tak emrini verdi.Kendisi şakilerin yakasını tuttu.Asker süngü takdı.Onlar dönmelerine devam ediyor. Beraberlerce Maarif kahvesinin önündeki büyük ağacın hizasına geldiler. Öbür taraftan dönüp te gelen diğer arkadaşı bunların o vaziyetini görünce Koblay Beyin arkasından bir silahla vurdu”. Nail Bey, açıklamalarına Kublay Bey’i korumakla görevli askerlerin birdenbire kaçarak yok olduklarını da açıklıyor. Bundan sonra Kubilay arkadan aldığı kurşun yarası ile Hükümet binası ve yanındaki Gazaz Camisi bahçesine sığınıyor. Orada yere düşüyor.

    Mehdi Mehmet ve yanında bulunan şahsın yardımıyla Kubilay’ın kafası kesiliyor”. Buraya kadar telgraf memuru Nail Bey’in açıklamalarından resmi tarihin 80 yıldan beri topluma sunduğu “Kubilay Mehdi Mehmet ve adamlarının önüne çıkarak eyleme son vermelerini istediği ve askerlerin manevra fişekleri ile ateş açtıkları ve Mehdi Mehmet’e isabet ettiği halde öldürmediği bunun üzerine Mehdi’nin “Bana kurşun işlemiyor, ben Mehdiyim” konuşması yaptığı yönündeki bilgiler Genelkurmay belgelerinde yer almıyor.

    Menemen olayı başından sonuna kadar Menemen’deki olayları yakından izleyen Alay kumandanlığı ve dönemin İçişleri Bakanlığı’nın bilgisi dahilinde hazırlanan bir tertip olayıdır. Mehdi Mehmet, olay esnasında içki içen serkeş ayyaşın birisidir. Kullanılan yönlendirilen ve kanlı eylem yaptırılan bir kişi.

    DİN ADAMLARINI TASFİYE EYLEM PLANI

    Genelkurmay sitesinde yer alan tarihi belgeler arasında Türkiye genelinde çok sayıda din adamının rejim için tehlikeli görülerek izlendiği isim listesi de var. Olayların asıl sorumlusu görülen İstanbul’daki Erbilli Şeyh Esat Efendi, aslen Türkmendir. Mehmet Akif Ersoy’a hocalık yapmış, kurtuluş savaşı esnasında da General Fevzi Çakmak ile yakın işbirliği içinde olmuştur. Ve Ahmet Yesevi’den Nakşibendiye kadar uzanan yüzyıllar içinde devletin destekçisi olan dini bir harekettir. Esat Efendi, Menemen olayından sonra sorgulaması, yapılmaksızın hakkında idam cezası verilmiş, 87 yaşının içinde bulunduğu için yasalara göre 65 yaşından büyük olduğu dikkate alınarak idam infazı yerine getirilmemiş, ancak oğlu ile birlikte 28 kişi asılmıştır. İlginçtir ki Menemen olayı esnasında Kubilay’ı yalnız bırakan askerlerin ve de olay öncesi Mehdi Mehmet ile görüşerek bilgi aktaran Yüzbaşı Fahri Bey ile Mehmet Ali Bey’in ifadeleri yoktur.


    ADANA’DA RAMAZANOĞULLARI VAKFININ YAĞMALANMASI

    Menemen olayı ile ilişkilendirilen din adamları listesinde adı geçen Ramazanoğlu Mahmut Sami Bey, önce göz hapsine alındı. Sonra susturuldu. Ve Ramazanoğulları ailesinin kuruculuğunu yaptığı Adana şehir merkezindeki vakfa ait yüzlerce dükkan, ırmak hamamı ve mescitler, camiler yıkılmış veya satılarak elden çıkarılmıştır. Hatta, Ramazanoğuları vakıf arazisi içinde yer alan İncirlik arazisi de 1950’li yılarda Amerikalıara üs olarak verilmiştir. Bir Adanalı tarihçi olarak soruyorum: “Ramazanoğlu Mahmut Sami Bey’in suçu ne idi?”. Menemen olayını perde arasında derin devletin din adamlarını tasfiye planı vardır.

    TÜRKİYE GENELİNDE İZLENEN VE SUÇLANAN-SUSTURULAN DİN ADAMLARI LİSTESİDİR. kAYNAK: GENELKURMAY ARŞİVİ, MENEMEN DOSYALARI





    iZLENEN, SUSTURULAN DİN ADAMLARI LİSTESİDİR

    Cezmi Yurtsever Kişisel Web Sitesi - MENEMENDE TARİH SKANDALI

  5. #25
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    Resmi tarihimiz YALANMIŞ...Geçmişimiz yalanmış...Aslında biz yokmuşuz...Üç-beş KEŞ-ESRARKEŞE Menemen halkı mani olamamış mı...Enteresan...

    Sağlıcakla kalınız...

  6. #26
    Aktif Üye tntcool - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Nerden
    Antalya
    Mesaj
    2.191
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    54809
    Alıntı ashenarşi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Alakaya maydonoz.

    Karşı taraf dini kullanarak müslümana atak yapacak, yalan iftira ile ggündemi bombalayacak, biz susacağız öylemi? Sonrada herkes dinini vicdanında yaşayacak sus pus oturup.

    O zaman sen sus derler adama.


    Din Allahla kul arasında olmaz. İbadetler için evet ama birde kul hakkı vardır. Bu ise kul ile kul arasında geçerlidr.

    Göründüğü üzere müslümanların hakkına geçiliyor gördüğümüz üzere iftira atılarak.

    Bİlmem anlatabildim mi?

    Nerde kaldı Allahla kul arasındaki muhabbet???

    Siz susmayın. Siz kimsiniz ? Allah'ın sevgili kulları mı ? Cennetten tapu da vermişlerdir sizin gibi azizlere.

    Din Allah ile kul arasındadır. Kimsenin kul hakkını yemiyoruz burada. Seninki reklam müslümanlığı... Tamam mı maydanoz kardeş...

  7. #27
    Acemi Üye suur_r - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    İzmir
    Mesaj
    228
    Rep Gücü
    11295
    koskoca genel kurmay resmi kayıtları yalanmı söylüyor?

  8. #28
    redyellow
    Misafir..
    Alıntı suur_r´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    koskoca genel kurmay resmi kayıtları yalanmı söylüyor?
    Benim aktardığım alıntı genel kurmay belgelerine dayanıyor, belki bazıları inanmayabilir diye tsk'nın resmi internet adresini veriyorum:


    Genelkurmay Başkanlığı Resmi Kurumsal İnternet Sitesidir - Anasayfa - Turkish General Staff Official Web Site - Main Page

    Resmi tarihin zaman zaman yalan söylediğini onların belgeleriyle söylüyoruz ama bazıları inatla inanmak istemiyorlar.

  9. #29
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı redyellow´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Benim aktardığım alıntı genel kurmay belgelerine dayanıyor, belki bazıları inanmayabilir diye tsk'nın resmi internet adresini veriyorum:


    Genelkurmay Başkanlığı Resmi Kurumsal İnternet Sitesidir - Anasayfa - Turkish General Staff Official Web Site - Main Page

    Resmi tarihin zaman zaman yalan söylediğini onların belgeleriyle söylüyoruz ama bazıları inatla inanmak istemiyorlar.
    Merhaba,

    Sn.redyellow,Sn.suur_r da ,siz de Genel Kurmay belgeleriniz sunuyor,ancak ikisi birbirine zıt gözüküyor...Bu nasıl iş...Siz de adres veriyorsunuz,Sn.suur_r da adres veriyor...

    Bu duruma göre ,iki görüşten biri her ikisi de resmi belgeli iddiasına rağmen YALAN...Ama hangisi...Sn.suur_'un sunduğu bildiğimiz,resmiyette geçen tarih ve konunun açılışındaki yazı ile de örtüşüyor...

    Bilemiyorum hangisi...

    Sağlıcakla kalınız...

  10. #30
    redyellow
    Misafir..
    sayın suur'un verdiği link ile benim verdiğim linkteki bilgilerde nasıl zıtlıklar var bursalı?

    gördüğünüz zıtlıkları GENEL KURMAY BAŞKANLIĞNA bildiriniz lütfen, benim 24.sırada kayıtlı alıntım tamamen genel kurmay belgelerine dayalıdır, yalan varsa onların yalanı.

    ve gördüğünüz zıtlıkları bir de tarihce cezmi yurtsevere bildiriniz.

    Ben farkındaysanız her iki alıntımda da tek kelime yorum yapmadım.

    sadece şunu söylerim: RESMİ TARİH ZAMAN ZAMAN YALAN SÖYLER!

Benzer Konular

  1. Fatima olayı 1917
    Parlayan Yıldız Tarafından Komplo Teorileri Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 18-10-2012, 04:37 PM
  2. Baltimore Olayı
    SEBLA Tarafından Bilim ve Astronomi Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 08-12-2011, 10:37 AM
  3. Menemen Olayı
    SAHARAY Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 21-12-2009, 06:05 PM
  4. Dreyfus Olayı
    RABİA Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 15-11-2008, 01:29 PM
  5. Şaşırtıcı Bir Windows Olayı !!!
    Quarezma Tarafından windows (xp,vista) Foruma
    Yorum: 14
    Son mesaj: 20-09-2006, 10:54 PM
Yukarı Çık