Anadolu Selçuklu Devletinin XIII. yüzyılın sonlarında kuvvetten düşerek yıkılması üzerine Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde kurulan küçük Türk beylikleridir. Bunlara eski kaynaklarda “Tavâif-i Mülûk” denir.Sayıları yirmiyi geçen bu beylikler. XIII. yüzyıl sonundan XVI. yüzyılın başına kadar geçen süre içinde Anadolunun tarihî çehresini karakterize etmişlerdir.

XI. yüzyılda başlayan Selçuklu fetihleri, Anadolu'ya da yayılmış, bu bölgede Bizans İmparatorluğuna karşı uç beylikleri kurulmuştur. Sınırlarda devamlı çarpışmalar yapan bu beylikler, merkezi hükümetin kuvvetine göre, bağlılıklarını devam ettirmişlerdir. XIII. yüzyılın başlarında Alâaddin Keykubat I. zamanında merkezî devlet otoritesi, uç beylikleri üzerinde kendini kuvvetle hissetmiş olduğundan, bu beylikler, merkezî devlet idaresini tamamen kabul etmişlerdir. Fakat Alâaddin Keykubat I. in son zamanlarında uç beylikleri ile devlet merkezi arasındaki bu sıkı bağlılık gevşemiş, 1220 den sonra Moğol'ların saldırıları sonucu olarak da büsbütün bozulmuştur.

Bu durum, Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılmasından sonra daha da arttı. Çeşitli savaşlarda yararlıklar göstermiş olan kudretli şahsiyetler ya da gaziler, yaptıkları hizmetler karşılığında kendilerine verilmiş olan toprakları diledikleri gibi yönetmeğe başladılar.

Selçuklu Devleti'nden sonra Anadolu her ne kadar İlhanlıların bir yönetim bölümü halinde bulunmuşsa da, aslında beylikler, kendi yönetimleri ile kendileri ilgileniyorlardı. İlhanlılar, Anadoluda ki bu kargaşalıklara son vermek için, İlhanlı hükümdarı Mesut U. Timurtaş'ı, Anadolu eyaletine, genel vali olarak gönderdi.

Timurtaş, Anadolu'da düzeni sağladıktan sonra, kurulmuş olan Türk beylikleri ile mücadeleye başladı. Fakat, bir süre sonra, babasının İran'da Öldürülmesi üzerine Mısır'a kaçmak zorunda kaldı. Buralarının yönetimi işini de Ertana Bey'e bıraktı. Fakat, Ertana, gerekli düzeni kuramadı. İlhanlı Devletinin son bulması üzerine de, Türk beylikleri, tam olarak bağımsız kaldılar. Böylece, Türk tarihinin üçüncü büyük devresini meydana getiren “Anadolu beylikleri devri” başlamış oldu.

Beylikler, bu olaylardan sonra, şehirlerinin bayındırlığına önem vermişler, Anadolu dışındaki ülkelere de akınlar yapmağa başlamışlardır.

Fakat, Osmanlı beyliğinin yavaş yavaş kuvvetlenmesi, Anadolu'nun siyasî birliğinin sağlanması; mevcut beyliklerin teker teker de olsa ortadan kaldırılmasını gerektirmiştir. Çelebi Mehmet, Murat II. Fatih Mehmet ve Yavuz Selim zamanlarında beylikler, Osmanlı egemenliği altına sokulmuşlardır.

Böylece Anadolu'da beylik devri sona ermiş ve Anadolu, Osmanlı idaresinde siyasî birliğe kavuşmuştur.

Anadolu beylikleri, kuruluş tarihlerinin eskiliğine göre şunlardır:

1- Menteşeoğulları beyliği,
2- Karamanoğulları beyliği,
3- Sahip Ataoğulları beyliği,
4- Süleyman Pervaneoğulları beyliği,
5- Hüsamettin Çobanoğulları beyliği,
6- Germiyanoğulları beyliği,
7- İnançoğulları beyliği,
8- Eşref-oğulları beyliği,
9- Osmanoğulları,
10- Candaroğulları beyliği,
11- Hamidoğulları beyliği,
12- KarasioğuIIarı beyliği,
13- Saruhanoğulları beyliği,
14- Aydınoğulları beyliği,
15- Ertana beyliği,
16- Dulkadiroğulları beyliği,
17- Ramazanoğulları beyliği,
18- Kadı Burhaneddin beyliği,
19- İzmiroğlu beyliği,
20- Alâiye beyliği.