Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Hey Onbeşli türküsünün hikayesi

Bilim Dünyası Kategorisinde ve Tarih Forumunda Bulunan Hey Onbeşli türküsünün hikayesi Konusunu Görüntülemektesiniz, Konu içerigi Kısaca ->> Hey onbeşli onbeşli... Bu türküyü hatırladınız mı? 'Onbeşli' türküsünün hazin hikâyesini biliyor musunuz? İşte size Onbeşli türküsünün hikayesi: Çanakkale Cephesi,

  1. #1
    Administrator YukseLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Nerden
    Supermeydan'dan
    Yaş
    39
    Mesaj
    12.152
    Blog Mesajları
    33
    Rep Gücü
    92338

    Hey Onbeşli türküsünün hikayesi



    Hey onbeşli onbeşli... Bu türküyü hatırladınız mı? 'Onbeşli' türküsünün hazin hikâyesini biliyor musunuz? İşte size Onbeşli türküsünün hikayesi:

    Çanakkale Cephesi, sanki bir ölüm değirmeni gibiydi; tükettiği insanlar haddi hesabı aşmasına ve İngiliz generali Aspinall-Oglander’in “Gelibolu’daki kanlı muharebeler, Türk ordusunun çiçeğini bitirmiştir,” tespitinde ifadesini bulan -gerçekten de İngilizler şehit olan gençlerimizi, "çiçeğin tomurcuğu" ve "vakti gelmeden solan gül goncası"na benzetiyorlardı- koskoca bir eğitimli genç nesli yutmasına rağmen bir türlü doymak bilmiyordu.

    O kadar ki cephede meydana gelen boşlukları doldurmak için, diğer cephelerden asker getirilemediğinden, en yakın çevreden başlayarak, 15 yaşın üstündeki eli silah tutan bütün gençlerin dahi, gönüllü olup olmadığına bakılmaksızın, Çanakkale’ye sevk edilmeleri alışılmış normal bir hadise haline gelmişti.

    O günler, köyde, kasabada erkeğin kalmadığı, gücü kuvveti ve boyu posu yerinde olan herkesin asker olduğu ya da asker olmak zorunda kaldığı kara günlerdi.

    Birinci Dünya Savaşı’nda, Osmanlı ordusunda insan kaybı öyle bir noktaya varmıştı ki Harbiye Nezareti, harp bütün hızıyla sürerken askerleri birkaç günlüğüne de olsa memleket iznine göndermeye gayret etmişti.

    Çünkü harpte gün geçtikçe daha da artan kayıplar, nüfusun tükenmekte olduğu korkusunu doğurmuş ve savaşan askerler memleketlerine nüfusu çoğaltmak üzere gönderilmişlerdi.

    Çanakkale Savaşı sırasında, İtilaf Devletlerinin Nisan 1915’ten itibaren kara çıkartmasına başlamalarıyla birlikte cephede takviye kuvvetlere ihtiyaç hâsıl olunca Sultan V. Mehmed Reşad 14 Mayıs 1331’de (27 Mayıs 1915) bir irade (emir) yayınlayarak, yukarıda sözünü ettiğimiz Askeri Mükellefiyet Kanunu’nda değişiklik yapmak ve lise talebelerini de cepheye çağırmak zorunda kalmıştı.

    Sultan Reşad, yayınladığı iradede, Mükellefiyet Kanunu’nun 42. Maddesine ek olarak hazırlanan “kâtib-i sultaniye 10. sınıf müdaviminine mütedair (devam edenlere dair)” başlıklı fıkra hakkında şöyle geçici bir düzenleme yapma yoluna gitmişti:

    “Madde 1: Mükellefiyet-i Askeriye Kanun-u Muvakkatinin (geçici kanununun) 42. Maddesindeki fıkra atiye (geleceğe) tezyil (ertelenmiş) olunmuştur. Muayene-i intihaiye esnasında (muayene sonucunda) mekatib-i sultaniyenin (sultani mekteplerinin) onuncu sınıflarında bulunanlar da hizmet-i makzura (zikri edilen hizmet) hakkına nail olacaktır.”

    Sultan V. Mehmed Reşad’ın iradesinden sonra Harbiye Nezareti de bir tebliğ yayınlayarak, 1314 (1896) doğumluların (yani 19 yaşındakilerin) henüz askerlik hizmetine çağrılmamışları ile 1315 (1897) doğumluların, bedenleri gelişmiş, harbe elverişli ve silah kullanmaya kabiliyetli olanlarından müsait bulunanların da kıtalara teslim olmalarını istemişti.
    Padişahın ve Harbiye Nezaretinin bu çağrısı üzerine, Balıkesir, Bursa, Kütahya, Manisa, Adapazarı, İzmir, Aydın, Muğla ve Konya’nın, tahsilleri ve hayatlarının henüz başındaki bu yeni yetme gençleri, vatanın kendilerinden beklediği yüce vazifeyi hakkıyla ifa etmek azim ve inancıyla silâhaltına koşacaklardı.

    Ekseriyeti 15 ila 19 yaşında olan bu genç bahadırların cepheye katılımları anısına Anadolu’da yakılan meşhur “Hey Onbeşli Onbeşli” adlı türküde de söz konusu durum çok acı ve dramatik bir dille anlatılmıştır. Burada sözü edilen “15’liler” 1315 doğumlulardır.

    Yani 1 Haziran 1897 ile 22 Mayıs 1898 arasında doğan ve tam 18 yaşını doldurmuş olan gençlerdi. Türküde, bu 1315’li gençlerden şöyle bahsediliyordu:


    Hey onbeşli onbeşli
    Tokat yolları taşlı
    Onbeşliler gidiyor
    Kızların gözü yaşlı
    Aslan yârim kız senin adın Hediye
    Ben dolandım sen de dolan gel beriye
    Fistan aldım endazesi onyediye
    Gidiyom gidemiyom
    Az doldur içemiyom
    Sevdiğim pek gönüllü
    Koyup da gidemiyom


    Nesil Yayınları’ndan yeni çıkan “Mahşerin İrfan Ordusu: Okuldan Çanakkale’ye, kitabından alınmıştır. Kitapla ilgili ayrıntılı bilgi için ismindemi lihki kullanabilirsiniz..

    (MORAL HABER)

  2. #2
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesaj
    1.281
    Rep Gücü
    1275

    Cevap: Hey Onbeşli türküsünün hikayesi



    Bir diğer adı ile Gelibolu yarımadasında Vatan Savunmasına geri dönüşü olmadığını bile,bile giden kahramanların türkülerinin hepsi insana hüzünle beraber, gurur ve coşkuyuda eksik etmiyor. Bu türküde iyi bir destan gibi, emeğinize sağlık öncelikle,

    Kaynağının tamamını okumadığım için göremedim ancak, türkünün Tokat İlimiz civarında cepheye gidenler için seslendirildiği bir gerçek, cepheye giden vatan evlatlarının isimlerinin zikredildiği bölümde Tokat ilinin olmaması dikkatimi çekti, Cepheye giden ve 250.000 şehit olarak sayısı genelleştirilen şehitlerimizin vatanın her metrekaresinden gittiği bilinmektedir. Evet 1315 Hicri- 1897/98 Miladi takvim doğumlulara okunmuş güzel bir türkü, kültürümüzün güzelliklerinden hem de.

Benzer Konular

  1. Karpuzcunun hikayesi....
    güney Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 18
    Son mesaj: 20-07-2009, 03:01 PM
  2. Sartebus ile kim 'in hikayesi...
    Venhar Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 26-06-2009, 01:44 PM
  3. Bir aptalın hikayesi
    Venhar Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 17
    Son mesaj: 24-05-2009, 09:40 PM
  4. Bir küvet hikayesi
    blueice Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 14-04-2009, 11:27 AM
  5. Bir İş Görüşmesi Hikayesi
    sebahat35 Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 22-10-2008, 04:40 PM

Anahtar kelimeler

Yandex.Metrica