Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3

NEYDİK, NE OLDUK?

Bilim ve Astronomi Kategorisi Tarih Forum'u Forumunda NEYDİK, NE OLDUK? Konusununun içerigi kısaca ->> Neydik ne olduk? Dürüsttük: Bir zamanlar Londra Ticaret Odası’nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılıydı: “Türklerle alışveriş ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Nerden
    Eskişehir
    Mesaj
    57
    Rep Gücü
    90

    NEYDİK, NE OLDUK?

    Neydik ne olduk?

    Dürüsttük: Bir zamanlar Londra Ticaret Odası’nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılıydı: “Türklerle alışveriş et, yanılmazsın.”
    İtibarlıydık: Bir zamanlar Hollanda Ticaret Odası’nın toplantılarında oylar eşit çıkınca Osmanlılarla alışverişi olan tüccarın oyu iki sayılır, onun dediği olurdu.
    Temizdik: Yere bile tükürmezdik. Hatta, Osmanlı askeri teşkilatını Avrupa’ya tanıtmasıyla meşhur Comte de Marşıgıl, yere tükürmedikleri için atalarımzı şöyle eleştiriyor: “Türkler hiçbir zaman yere tükürmezler. Daima yutkunurlar. Bunun için de saçlarında sakallarında bir hararet olur ve zamanla saçları, kaşları, sakalları dökülür.”
    Çevreciydik: Kurak günlerde ücretle adamlar tutup sokaktaki ulu ağaçları sulatır, göçmen kuşların yorgunluk atması için saçak altlarına kuş sarayları yapardık. Bunlara öyle çok örnek var ki saymakla bitmez.
    Harama el sürmezdik: Fransız meüllef Motray, 1700’ lerdeki halimizi şöyle anlatıyor: “Türk dükkanlarında hiçbir zaman tek meteliğim kaybolmamıştır. Ne zaman bir şey unutsam, hiç tanımadığım dükkanlar arkamdan adam koşturmuşlar, hatta birkaç kere Beyoğlu’ndaki ikametgahıma kadar gelmişlerdir.”
    Medeni idik: İngiliz Sefiri Sör James Porter ise, 1740’ların Türkiye’si için şunları söylüyor: “Gerek İstanbul’da, gerekse İmparatorluğun diğer şehirlerinde hüküm süren emniyet ve asayiş, hiçbir tereddüte imkan bırakmayacak şekilde isbat etmektedir ki, Türkler çok medeni insanlardır.”
    Dosdoğruyduk: Fransız generallerden Comte de Bonneval ise, şu hükmü veriyor: “Haksızlık, mürahabacılık, ihnisarcılık ve hırsızlık gibi suçlar, Türkler arasında meçhuldür... Öyle bir dürüstlük gösterirler ki insan çok defa Türkelerin doğruluklarına hayran kalır.” Hırsızlık nedir bilmezdik: Fransız müellif Dr.Brayer, 1830’ların İstanbul’unu getiriyor önümüze: “Evlerin kapısının şöyle böyle kapatıldığı ve dükkanlarnı çoğunlukla umumi ahlaka itimaden açık bırakıldğı İstanbul’da her sene azami beş altı hırsızlık vakası görülür.” Ubicini Dr. Baryer’i şöyle doğruluyor: “Bu muazzam payitahta dükkancılar, namaz saatlerinde dükkanlarını açık bırakıp camiye gittikleri ve geceleri evlerin kapısı basit bir mandalla kapatıldığı halde, senede dört hırsızlık vakası bile olmaz. Ahalisi sırf Hrıristiyan olan Galata ile Beyoğlu’nda ise hırsızlık ve cinayet vakaları olmadan gün geçmez.”
    Cihana örnektik: Türkiye Seyahatnamesiyle meşhur Du Loir’un 1650’lerdeki hükmü şöyle: “Hiç şüphesiz ki, ahlak bakımından Türk siyasetiyle medeni hayatı bütün cihana örnek olabilecek vaziyettedir. “Şefkatimiz yalnızca insana yönelik değildi, hayvanları, hatta bitkileri bile kapsıyordu. Hayata karşı saygılıydık: Bu konuda dilerseniz Elisee Recus’u dinleyelim, bize 1880’lerdeki halimizi anlatsın: “Türklerdeki iyilik duygusu hayvanları dahi kucaklamıştır. Birçok köyde eşekler haftada iki gün izinli sayılır...Türklerle Rumları karışık olarak yaşadığı köylerde ise bir evin hangi tarafa ait olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Eğer evin bacasında leylekler yuva yapmışsa bilin ki o ev bir Türk evidir.” (Küçük Asya c.9)
    Hayırseverdik: Comte de Marsigli’yi tekrar dinleyelim: “Yazın İstanbul’da Sofya’ya giderken dağlardan anayol üzerine inmiş köylülerin yolculara bedava ayran dağıttıklarına şahit oldum.” Aynı müellif, ceddimizin hayırseverlikte fazla ileri gittilere kanaatindedir. Şöyle diyor: “Fakat şunu da itiraf etmeleyim ki, bu dindarane hareketlerinde biraz fazla ileri gitmektedirler. İyiliklerini yalnız insan cinsine hasretmekle kalmayıp, hayvanlara ve hatta bitkilere bile tesmil ederler. “Bu tespiti, İslam ve Türk düşmanı avukat Guer misallendiriyor: “Türk şefkati hayvanlara bile şamildir” dedikten sonra şu örneği zikrediyor: “Hayvanları beslemek için vakıflar ve ücretli adamları vardır. Bu adamlar sokak başlarında sahipsiz köpek ve kedilere et dağıtırlar...Sokaktaki ağaçların kuraklıktan kurumasını önlemek için bir fakire para verip sulatacak kadar kaçık müslümanlara bile rastlamak mümkündür... “Kaçık” lığın kaynağını da veriyor adam? “Birçokları sırf azad etmek için kuşbazlardan kuş satın alırlar. Bunu yapan bir Türk’e birgün yaptığı işin neye yaradığını sordum. Küçümseyerek baktı ve şu cevabı verdi: Allah’ın rızasını tahsile yarar. “Galiba geçmişimizden uzaklaşmak bize çok pahalıya patladı.
    Faziletliydik: Kimsenin malına, mülküne göz dikmezdik. Kimsenin namusuna yan bakmazdık. Hırsızlık nedir bilmez, dilenciliği meslek edinmes, kimseyi de küçümsemezdik.

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye ErDaLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Nerden
    SİNOP
    Mesaj
    666
    Rep Gücü
    610

    Cevap: NEYDİK, NE OLDUK?

    anlamlı bir paylaşımın neydik, ne olduk vatanın gelmiş olduğu durumu ortaya koymuş.İnsanların hepsi için söylenemez ama içlerinde ne kadarda olsa o geçmişten kalan saygı,sevgi ve alçak gönüllülük var ne zamana kadar sürer bilinmez.:(

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye orkuorkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    BULGARISTAN, ROMANYA, UKRAYNA, ISTANBUL, JAKARTA
    Yaş
    48
    Mesaj
    1.942
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    37781

    Cevap: NEYDİK, NE OLDUK?

    bu vasıfların çoğu balkanlarda romanyada Ukrayna da Türk köy ve kasabalarında hala geçerlidir, Türkiyedeki insanlardan tek farkları bozulmamış olmaları,araplaşma akınlarına uğramamışlar , hırsızlık yoktur,arabanızın anahtarını üstünde bırakabilirsiniz, sigorta yada kaskoya ihtiyacınız yok, huzur var uyurken rahat uyursunuz , hiç ummadığınız bir insan çok yükseklerde biri olabilir.Hava atmaz neyse odur , arabasının eksozunu özellikle zarar ve gürültü vermek için bir işlemden geçirmez, askerden kaçmaz,dürüsttür. aynı dürüstlük birde orta asyada var ,rusya içinde gagavuzlarda var mesela bunlar pek bozulmamışlar, Romanya içinde Türk tatar köyleri var Köstence ye yakın Mecidiye köyü var mesela,

    bende bunların çogunu görerek bazen tesadüflerle keşfettim ,çoğu da saf türkçe konuşur
    Konu orkuorkun tarafından (30-01-2008 Saat 12:46 AM ) değiştirilmiştir.

Benzer Konular

  1. Tayt...bağımlısı mı olduk..
    Guney Tarafından Kadın Modası Foruma
    Yorum: 22
    Son mesaj: 25-12-2009, 09:24 PM
  2. Neydik Ne Olduk ?
    -TedBund- Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 27-10-2009, 02:54 PM
  3. Biz İkiydik Ama Üç Olduk Mutlu Olduk
    mavi_gece Tarafından Mesaj Panosu Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 30-09-2009, 02:19 PM
  4. Kolay hayat ister olduk...
    dogangunes Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 15-12-2008, 11:48 PM
Yukarı Çık