3. Sayfa, Toplam 3 BirinciBirinci 123
Gösterilen sonuçlar: 21 ile 27 Toplam: 27
  1. #21
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Türkiye Tarihi

    Musul Sorunu « Türkiye Tarihi




    I. Dünya Savaşı'ndan önce Musul bölgesi, petrolleri dolayısıyla, İngiltere, Fransa, Almanya ve hatta Birleşik Ame-rika arasında rekabet konusu olmuş, lakin 1916 Sykes-Picot anlaşması ile bu bölge Fransa'ya bırakılmıştı. 1920 Nisanındaki San Remo Konferansı'nda Fransa, kendisini Orta Doğu'da desteklemesine karşılık, burasını İngiltere'ye bırakmıştı.

    Lozan Konferansı'nda Türk-Irak sınırının çizilmesi meselesi görüşme konusu olduğu zaman, Türkiye, Musul ve Süleymaniye bölgeleri halkının büyük çoğunluğunun Türk olması nedeniyle, buraların Türk sınırları içine katılması gerektiğini ileri sürmüş ve Irak adına, mandater devlet olarak, İngiltere de buna itiraz etmişti. Bunun üzerine Lozan Antlaşması'nın 3. maddesiyle, bu meselenin çözümü, dokuz ay içinde bir sonuca ulaştırılmak üzere, Türk-İngiliz ikili görüşmelerine bırakılmıştı. Bu görüşmeler 19 Mayıs 1924'de İstanbul Konferansı ile başladı ve 5 Hazirana kadar devam etti.

    Taraflar, Lozan'daki tutumlarında bir değişiklik yapmadıkları için, bir uzlaşmaya varmak mümkün olmadı. Türkiye, yine Musul ve Süleymaniye'nin Türk sınırları içinde kalmasında ısrar etti. İngiltere ise bu fikre yanaşmadığı gibi, üstelik Hakkari ilinin dinsel çoğunluğunun Süryani olduğunu, Süryanilerin ise Irak'a göç etmeleri dolayısıyla, Hakkari'nin de Irak'a katılması gerektiğini ileri sürdü.

    İstanbul Konferansı'nın sonuçsuz kalması ve özellikle Türkiye'nin tutumunu yumuşatmaması üzerine, İngiltere Türk-Irak sınırları bölgesinde sınır olaylarını kışkırtıp, burada karışıklıklar çıkarmaya başladı. Bu durum Türk-İngiliz münasebetlerinin gerginleşmesine sebep oldu.

    Yine Lozan Antlaşması'na göre, ikili görüşmeler başarılı sonuç vermezse, mesele Milletler Cemiyetine havale edilecekti. Milletler Cemiyeti 1924 Eylülünde meseleyi ele aldı. Türkiye Musul ve Süleymaniye bölgelerinde plebisit/halk oylaması yapılmasını teklif ettiyse de, İngiltere buna yanaşmadı. Öte yandan, Milletler Cemiyeti Musul meselesi hakkında inceleme yapıp, rapor vermek üzere bir komisyon teşkil etti.

    Komisyon raporunu Milletler Cemiyetine 1925 Eylülünde sundu. Rapor, Musul'un Irak'a katılması gerektiğini ve ayrıca Kürtlerin, haklarının da garanti altına alınmasını tavsiye ediyordu. Bu sırada İngiltere Milletler Cemiyetinde hakim durumda olduğu için, Milletler Cemiyeti Konseyi de bu tavsiyeyi aynen kabul etti. Komisyon raporu Hakkari'yi Türkiye'ye bırakmıştı.

    Milletler Cemiyeti Konseyi'nin kararı Türkiye'de büyük bir tepki yarattı ve İngiliz aleyhtarlığının yeniden kuvvetlenmesine sebep oldu. Hatta Türk basını bir Türk-İngiliz savaşından bile söz etti. Lakin Türk Hükümeti daha ileriye gidemedi. Çünkü, yıllarca süren savaştan yeni çıkılmıştı ve tekrar savaşmak kolay değildi. Kaldı ki, içeride çözüm bekleyen bir sürü ekonomik ve sosyal meseleler vardı. Bu sebeple, 5 Haziran 1926'da İngiltere ile bir anlaşma imzalayarak Milletler Cemiyeti kararını kabul etti. Bu antlaşma, bugünkü Türk-Irak sınırını çizmiş ve Musul buhranını sona erdirmiştir.

    Musul buhranı, Türkiye ile Sovyet Rusya'yı birbirine daha fazla yaklaştırmıştır. Çünkü Sovyetler, Locarno Anlaşmalarının imzasından hiç hoşnut kalmamışlardı. Bunun içindir ki, sınırlarını çevreleyen devletlerle saldırmazlık antlaşmaları imzalama yoluna gitmişlerdir.

    Milletler Cemiyeti Konseyi'nin, komisyon raporunu kabul ettiğinin ertesi günü, 17 Aralık 1925'de Paris'te Türk-Sovyet Dostluk ve Saldırmazlık Paktı imza edilmiştir. Milli Mücadele sırasında olduğu gibi, İngiltere ile münasebetlerin gerginleşmesi, Türkiye'yi Sovyet Rusya'ya tekrar yaklaştırıyordu.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  2. #22
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Türkiye Tarihi

    Ali Fethi Okyar « Türkiye Tarihi




    1880-1943 yılları arası yaşamış asker ve siyaset adamı. 1903'te Erkan-ı Harp Kolağası rütbesiyle Harbiye'yi bitirdi. İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne girdi. İtalyan işgali sırasında Trablusgarp savunmasına katıldı. 1912'de Manastır mebusu olarak Meclis-i Mebusan'a girdi. Meclisin dağıtılması üzerine orduya döndü. 1913'te ordudan ayrılarak Sofya elçiliğine atandı. Aynı yıl, Meclis-i Mebusan'da İstanbul mebusu ve 1917'de Ahmet İzzet Paşa kabinesinde dahiliye nazırı oldu.

    1919'da İttihat ve Terakki yöneticileriyle birlikte Malta'ya sürüldü. 1921'de İstanbul mebusu olarak BMM'ye katıldı ve Fevzi Çakmak hükümetinde dahiliye vekilliği yaptı. Ağustos 1923'te başbakanlığa getirildi, ekimde istifa etti. Bir dönem BMM başkanlığı yaptı. 22 Kasım 1924'te yeniden başbakanlığa getirildi ve Mart 1925'te görevden ayrılarak beş yıl Paris Büyükelçiliği yaptı.

    1930'da yurda dönen Okyar, yönetimdeki Cumhuriyet Halk Fırkası'na yönelik muhalefeti denetlemek amacıyla, Atatürk'ün önerisi ve onayıyla Ağustos 1930'da Serbest Cumhuriyet Fırkası'nı kurdu ve başkanlığa getirildi. Kısa zamanda yaygın bir yığın desteği kazandı. 5 Eylül İzmir Mitingi'nde çıkan olayların ardından başlayan grevler gibi emekçilerin siyasal etkinliklerinin artması, öte yandan kimi tutucu çevrelerinin eylemlerinin yoğunlaşması, meclis içinden ve dışından yoğun eleştirilere yol açtı.

    Atatürk'ün de bu eleştirilere katılması üzerine Kasım 1930'da parti kendini feshetti. 1934'de Londra Büyükelçiliği'ne atanan Okyar, 1939'da yeniden milletvekili seçildi. Bir süre Adalet Bakanlığı yaptıktan sonra 1942'de siyasal yaşamdan çekildi.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  3. #23
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Türkiye Tarihi

    Saltanatın Kaldırılması « Türkiye Tarihi




    Mudanya Mütarekesi'nden sonra, Lozan Barış Konferansı için hazırlıklar başlayınca, Osmanlı Hükümeti, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti yanında konferansa katılmak arzusunda olduğunu bildirdi. İtilaf Devletleri'nin, hala İstanbul'da bir hükümet tanımak ve onu da Türkiye ile birlikte konferansa çağırmak istemeleri ve bu hükümetin de, delegeleri beraberce seçmek için Büyük Millet Meclisi'ne başvurması, Mustafa Kemal Paşa'yı harekete geçirdi.

    Sadrazamı Tevfik Paşa'nın barış konferansında görüş ve sözbirliği, Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na çektiği telgraf, Mecliste tepkiyle karşılandı. Gerek Mustafa Kemal Paşa'nın, 24 Nisan 1920 tarihli önergesinde ve gerekse 20 Ocak 1921 tarihli Anayasada egemenliğin millette olduğu ilan edilmişti.

    Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ve pek çok milletvekilinin ortak teklifi 30 Ekim 1922 günü TBMM'de görüşülmeye başlandı. Önergede Saltanatın kaldırıldığı belirtiliyordu. Saltanatla birleşmiş olan "halifelik" ise ondan ayrılacaktı. Ateşli görüşmeler sırasında şu düşüncelerin Meclis Genel Kuruluna hakim olduğu görüldü: Saltanat, Halifelikten ayrılsın ve kaldırılsın. Halifeyi biz seçelim; Saltanat ve Halifelik birbirinden ayrılamaz. Bu nedenle, eğer Saltanat kaldırılırsa Halifelik de kalkmış olur ki, böyle bir durum düşünülemez.

    Görülen şuydu: Başta Hüseyin Rauf (Orbay) Bey ve Refet (Bele) Paşa gibi, Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın yakın arkadaşlarının bulunduğu bir grup, Halifeliğin Saltanattan ayrılamayacağını ileri sürüyorlardı. Saltanatın kaldırılması hakkında kanun tasarısı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Karma Komisyonunda görüşülürken, hilafetle saltanatın ayrılamayacağı düşüncesi ileri sürüldü. İlk grubun içinde bulunanlar ise böyle bir ayrımın mümkün olduğunu belirtiyorlardı.

    Mustafa Kemal Paşa söz alarak, tarihsel ve bilimsel açıklamalarda bulunarak, yüksek sesle şunları söyledi: "Hakimiyet ve saltanat hiç kimse tarafından hiç kimseye, ilim icabıdır diye müzakereyle, münakaşa ile verilemez. Hakimiyet, saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. Osmanoğulları zorla Türk Milletinin hakimiyet ve saltanatına vaziülyed olmuşlardı (zorla el koymuşlardı). Bu tasallutlarını altı asırdan beri idame eylemişlerdir. Şimdi de, Türk milleti bu mütecavizlerin hadlerini ihtar ederek, hakimiyet ve saltanatını isyan ederek kendi eline bilfiil almış bulunuyor.

    Bu bir emrivakidir. Mevzubahis olan, millete saltanatını, hakimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız meselesi değildir. Mesele zaten emrivaki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu behemehal olacaktır. Burada içtima edenler (toplananlar) Meclis ve herkes meseleyi tabii görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usulü dairesinde ifade olunacaktır. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir."

    Mustafa Kemal Paşa'nın bu çok önemli ve tarihi konuşması sonunda, Karma Komisyon'da, görüşülen teklif hemen kabul edilmiş ve ivedilikle Genel Kurulda görüşülerek, 1 Kasım 1922'de 308 Numaralı karar olarak benimsenmiştir. Yeni Türkiye'nin yeni temellerinin de bir ifadesi olan bu karar ile, hilafet ve saltanat birbirinden ayrılmış, saltanat kaldırılmıştır. Ertesi gün, TBMM, Osmanlı veliahdı Abdülmecid Efendi'yi halife seçmiştir.

    Böylece, çok önemli bir gelişme sağlanmıştır. TBMM'nin Saltanatı kaldırma kararı, İstanbul Hükümeti tarafından da benimsenmiştir. Hükümet istifa etmiştir. Devir ve teslim işlerine derhal başlanmıştır. Bu tutum, Saltanatın kaldırılmasının beklendiğini de gösterir. Saltanatın kaldırılma kararı üzerine, 17 Kasım 1922'de Sultan Vahdettin, İngiltere himayesine sığınarak Malaya zırhlısı ile yurdu terketmiş ve Malta'ya gitmiştir. Oysa Osmanlı tarihinde hiçbir padişahın düşmana sığınmak gibi bir tutum içine girdiği görülmemiştir.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  4. #24
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Türkiye Tarihi

    Serbest Cumhuriyet Fırkası « Türkiye Tarihi




    12 Ağustos 1930'da İstanbul'da kurulan siyasi parti. Atatürk'ün istek ve onayıyla, dönemin Paris Büyükelçisi Fethi Okyar'ın başkanlığında Cumhuriyet Halk Fırkası'na karşı biriken hoşnutsuzluk ve tepkileri dağıtmak, hükümeti sarsmayacak bir muhalefet partisi oluşturmak amacıyla kuruldu. Cumhuriyetçilik, milliyetçilik ve laiklik ilkelerine bağlılığın vurgulandığı parti programında, Cumhuriyet Halk Fırkası'ndan farklı olarak, devletçi ekonomi yerine özel girişim savunuldu. Parti kısa zamanda, geniş bir yandaş kitlesi kazandı.

    Fethi Okyar'ın İzmir gezisinde büyük sevgi gösterileriyle karşılanması sonucu çıkan olaylar ve belediye seçimlerinde hile yapıldığı iddiaları üzerine dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya hakkında gensoru önergesi vermesi, Cumhuriyet Halk Fırkası'nda hoşnutsuzluk yarattı. Mecliste partinin, irtica ve komünizme destek vermekle suçlanması ve Atatürk'ün de yeni parti deneyiminden hoşnutsuzluğunu belirtmesi üzerine Fethi Okyar, 17 Kasım 1930'da İçişleri Bakanlığı'na başvurarak partinin kapatıldığını bildirdi.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  5. #25
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Türkiye Tarihi

    Mustafa Suphi « Türkiye Tarihi




    1883-1921 yılları arası yaşamış siyaset adamı. İstanbul Hukuk Fakültesi�ni bitirdikten sonra, 1910�da Paris�e giderek iki yıl ekonomi eğitimi gördü. Yurda döndükten sonra, İstanbul Yüksek Ticaret Okulu�nda hukuk, Yüksek Öğretmen Okulu�nda ekonomi dersleri verdi. İfham Gazetesi ve yayınlarını yönetti. Tanin, Servet-i Fünun ve Hak gazetelerine yazılar yazdı.

    İttihat ve Terakki�nin baskıcı yönetimine karşı olan Mustafa Suphi, sadrazam Mahmud Şevket Paşa�nın öldürülmesi olayı gerekçe gösterilerek 1913�te 15 yıl mahkumiyetle Sinop�a sürüldü. Bir grup arkadaşıyla küçük bir tekneye binerek siyasal mülteci olarak Çarlık Rusyası�na gitti (1914). I. Dünya Savaşı�nın çıkması üzerine Çar hükümetince önce Kaluga savaş tutsakları kampına, ardından Urallar�a gönderildi.

    1915�te Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi�nin Bolşevik kanadına girdi. 1917 Ekim Sosyalist Devrimi�nden sonra, Moskova�ya gitti. Tatar-Başkırt devrimcileriyle birlikte Yeni Dünya gazetesini çıkarmaya başladı. 25 Temmuz 1918�de Moskova�da toplanan Türk Sol Sosyalistleri Birinci Kurultayı�nın örgütçülüğün&#252 ; ve yöneticiliğini yaptı. Kurultaya katılan grupların birleşerek oluşturduğu örgütün başkanı seçildi.

    Moskova�da düzenlenen Müslüman Komünistler I. Kongresi�nde Halk Komiserliği�ne bağlı olarak kurulan Doğu Halkları Merkezi Bürosu�nun Türk Seksiyonu Başkanı oldu. Aralık 1918�de Petrograd�da yapılan Uluslararası Devrimciler Toplantısı�na ve Mart 1919�da Moskova�da toplanan III. Enternasyonal�in birinci kongresine Türk delegesi olarak katıldı. I. Dünya Savaşı tutsaklarını Türk Kızılordu Birliği olarak örgütledi.

    10 Eylül 1920�de Bakü�de toplanan Birinci ve Umumi Türk Komünistleri Kongresi�nde yapılan seçimlerde TKP�nin başkanı oldu. Mustafa Kemal�le birçok kez yazıştıktan sonra, aralarında TKP Genel Sekteri Ethem Nejat ve Merkez Komitesi üyelerinin bulunduğu bir grup arkadaşıyla beraber Ankara�ya gelmek üzere yola çıktı. Kars�ta gruptan iki kişi tutuklandı. Erzurum�da Muhafaza-i Mukaddesat Cemiyeti üyelerinin gösterileriyle karşılaştılar.

    Mustafa Suphi, Kazım Karabekir�le görüştü. Buradan Trabzon�a gelen ve benzeri gösterilerle karşılanan Mustafa Suphi, karısı ve ondört arkadaşıyla, kayıkçılar kahyası Yahya�nın verdiği bir motorla denize açıldıktan bir süre sonra arkalarından gönderilen motordaki silahlı kişilerce Sürmene açıklarında öldürüldü.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  6. #26
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Türkiye Tarihi

    Topal Osman « Türkiye Tarihi




    1883-1923 yılları arası yaşamış asker. Topal Osman Ağa olarak da anılır. Balkan Savaşı�nda gönüllü olarak savaştı ve sakatlandı. I. Dünya Savaşı�nda topladığı gönüllülerle Kafkas Cephesi�nde savaşa katıldı. Erzurum Kongresi�ni izleyen dönemde Mustafa Kemal�i desteklemek amacıyla Giresun�da büyük bir silahlı güç oluşturdu ve bütün bölgeyi denetimi altına aldı. 47. Alay ile Sakarya Savaşı�na katıldı.

    27 Mart 1923�te, Çankaya Muhafız Komutanı iken, Mustafa Kemal�e muhalifliğiyle tanınan Trabzon milletvekili Ali Şükrü Bey�i öldürdü. Millet Meclisi�nde büyük tepkilere yol açan olay üzerine evinde yakalandı, ancak giriştiği silahlı çatışma sonucunda ölü olarak ele geçti. Bazı kaynaklara göre Topal Osman Ağa, Ocak 1921�de Mustafa Suphi ve 13 arkadaşının öldürülmesi olayına da karışmıştır.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  7. #27
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Türkiye Tarihi

    12 Eylül Kronolojisi « Türkiye Tarihi




    12 Eylül 1980: Beş general, 600 üyeli TBMM'nin yasama ve yürütme yetkisini kullanmaya başladılar. Ülkede her şey yasak.

    16 Eylül 1980: Milli Güvenlik Konseyi, ikinci bir emre kadar bütün grev ve lokavtları erteledi. Aranan sendikacılardan 950'si teslim oldu. Grevdeki 51 bin işçi işbaşı yaptı. DİSK ve MİSK yöneticilerinin en geç akşam saat 18.00'de teslim olmaları çağrısı yapıldı.

    17 Eylül 1980: Gözaltı süresi uzatıldı.

    18 Eylül 1980: Milli Güvenlik Konseyi'nin başkan ve dört üyesi TBMM Onur Salonu'nda törenle yemin etti.

    19 Eylül 1980: 1402 sayılı yasada yapılan değişiklikle sıkıyönetim komutanları, bütün kamu personelini gerekçesiz görevden alabilecek.

    7 Ekim 1980: Necdet Adalı ve Mustafa Pehlivanoğlu sabaha karşı Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde idam edildi.

    11 Ekim 1980: Türkeş ve diğer milletvekilleri dahil 36 MHP'li hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi.

    15 Ekim 1980: Erbakan ve diğer MSP'liler 2 Numaralı Askeri Mahkeme tarafından tutuklandı.

    30 Ekim 1980: Ecevit, CHP Genel Başkanlığı'ndan istifa etti.

    10 Kasım 1980: Onur Yayınları Sahibi İlhan Erdost, Mamak Askeri Cezaevi'ne götürülürken, dövülerek öldürüldü.

    3 Aralık 1980: 17 yaşındaki liseli Erdal Eren, 17 günlük yargılamadan sonra idam edildi.

    19 Aralık 1980: DİSK davası başladı.

    27 Aralık 1980: Toplu iş sözleşmesi dolan işyerlerinde, yeni toplu iş sözleşmesiyle ilgili yetkiler, kurulan yüksek hakem kuruluna verildi.

    24 Nisan 1981: MSP'lilerin yargılanmasına başlandı. Erbakan için 14-36 yıl hapis isteniyor.

    29 Nisan 1981: Toplam 587 sanıklı MHP ve ülkücü kuruluşlar davasında Türkeş dahil 220 sanık hakkında idam isteniyor.

    2 Haziran 1981: MGK'nın meşhur 52 numaralı kararı çıktı. Bu karar, pek çok şeyi yasakladığı gibi, yasakların tartışılmasını ve eleştirilmesini de yasaklıyordu.

    5 Haziran 1981: 21 yaşındaki Cevdet Karakaş sabaha karşı idam edildi.

    6 Haziran 1981: TİP Başkanı Behice Boran ve TÖB-DER Başkanı Gültekin Gazioğlu Türk vatandaşlığından çıkarıldı.

    10 Haziran 1981: 23 yaşındaki Veysel Gürsoy idam edildi.

    13 Haziran 1981: Bülent Ersoy'a sahne yasağı kondu.

    25 Haziran 1981: İki idam daha gerçekleştirildi.

    26 Haziran 1981: Başkan Abdullah Baştürk ve 51 DİSK yöneticisi için askeri savcı idam istedi.

    9 Temmuz 1981: Danışma Meclisi'ne aday adayı olma başvuruları başladı. İlk başvuruyu yapan emekli bir astsubay.

    22 Temmuz 1981: Evren, Erzurum konuşmasında Artık yeni aldığımız bir kararla ilk ve orta okullarda, liselerde mecburi din dersi konacaktır dedi.

    24 Temmuz 1981: Askeri mahkeme, Erbakan ve 9 MSP'li için tahliye kararı verdi.

    12 Ağustos 1981: Takip edilecek şahıslar hakkında alt maddeleri de bulunan 35 maddelik bir belge yayınlandı.

    14 Ağustos 1981: 2 Danışma Meclisi için aday adaylarının başvuru süresi sona erdi. MGK 6 bin kişi arasında seçim yapacak.

    15 Ağustos 1981: Uluslararası Hür Sendikaları Konfederasyonu (ICFTU) Genel Sekreteri, Sadık Şide'yi 12 Eylül Hükümeti'ne Sosyal Güvenlik Bakanı olarak veren Türk-İş'in üyeliğini askıya aldı. Dev-Sol Davası başladı. Savcı, 141 idam istedi.

    12 Ekim 1981: Ecevit, dört konuşma nedeniyle yargılandı. Danışma Meclisi üyeleri MGK tarafından açıklandı.

    15 Ekim 1981: Ülkedeki bütün siyasi partiler kapatıldı.

    23 Ekim 1981: Danışma Meclisi ilk toplantısını yaptı. Yeni meclis toplantı yaptığı sırada, eski meclisin 14'ü MSP'li, 11'i MHP'li, 4'ü CHP'li, 1'i AP'li 1'i bağımsız toplam 31 milletvekili tutuklu bulunuyordu.

    26 Ekim 1981: Nazlı Ilıcak'ın siyasi partilerin kapatılmasını eleştiren iki yazısı üzerine Tercüman Gazetesi süresiz kapatıldı.

    2 Kasım 1981: Ecevit MGK'nın 52 numaralı kararını ihlalden, 4 ay hapse mahkum oldu.

    6 Kasım 1981: 2547 sayılı Yükseköğretim Yasası, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

    3 Aralık 1981: Ecevit hapse girdi.

    20 Aralık 1981: Bankerler birbiri ardına ortadan kaybolmaya başlıyor. Banker haberlerinin verilmesi yasaklanıyor.

    25 Aralık 1981: TÖB-DER davasında 50 sanık, 1-9 yıl hapse mahkum oldu.

    15 Mart 1982: Ulusu Hükümeti'nin Devlet Bakanı İlhan Öztrak resmen açıkladı: Uluslararası Af Örgütü'nün 60 işkenceyle ölüm iddiasından 15'i doğru.

    24 Mart 1982: İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü; cadde, sokak, meydan ve parklara 12 Eylül öncesinde verilmiş olan, 'milli birlik ve bütünlüğümüzle bağdaşmayan'isimlerin derhal değiştirilmesini isteyen bir genelge yayımladı.

    10 Nisan 1982: Ecevit yine hapse girdi.

    17 Mayıs 1982: Barış Derneği davası başladı. 30 sanık hakkında 8 yıldan 30 yıla kadar hapis istendi.

    21 Haziran 1982: Banker Kastelli kaçtı.

    1 Temmuz 1982: Sosyalist veya sosyal demokrat partilerin iktidarda olduğu beş Avrupa ülkesi, Türkiye'yi Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na şikayet etti.

    13 Temmuz 1982: Geçici maddeler dışında 200 maddeden oluşan yeni anayasa tasarısı açıklandı.

    4 Eylül 1982: Askeri savcı, 10 DİSK uzmanı için idam istedi.

    19 Ekim 1982: 186 idam istemli Ana Dev-Yol davası başladı.

    7 Kasım 1982: Yeni Anayasa için halk oylaması yapıldı. 16,945,545 'Evet', 1,584,661 'hayır'oyu çıktı. Bu arada Evren 7 yıllığına cumhurbaşkanı seçilirken, Milli Güvenlik Konseyi de 2 yıl 1 ay 24 gün sonra Cumhurbaşkanlığı Konseyi'ne dönüştü.

    25 Kasım 1982: Muhbir güvenliği genelgesi yayımlandı. Ankara'da darbenin ilk yılında 20,921 ihbar yapıldı. Bu ihbarlar da 18,525 kamu görevlisi hakkında işlem yapıldı.

    24 Nisan 1983: Siyasi Partiler Yasası çıktı.

    20 Mayıs 1983: ANAP kuruldu.

    1 Temmuz 1983: Evren, Genelkurmay Başkanlığını Kara Kuvvetleri Komutanı'na devretti.

    6 Kasım 1983: Yasaklı, vetolu seçimler yapıldı. Seçime giren bütün partiler derece aldı. Çünkü üç partiye izin verildi. Seçime girmek isteyen 15 siyasi partiden 12'si, 750 kurucu adaydan 435'i, 1682 milletvekili adayının 672'si veto edildi.

    13 Şubat 1985: MSP davasının sanıkları yargılandıkları askeri mahkeme tarafından aklandı.

    26 Mayıs 1985: Ankara Sıkıyönetim Komutanı, Bilim ve Sosyalizm yayınlarına ait 133,607 kitabın imha edilmesini emretti.

    11 Haziran 1985: Pişmanlık Yasası yürürlüğe girdi. 1,5 yıl içinde 497 başvuru oldu. Bunlardan 29'u geçerli itiraf sayıldı.

    7 Nisan 1987: MHP ve Ülkücü Kuruluşlar davası bitti. Türkeş'e 5 yıl 11 ay 8 gün hapis cezası verildi.

    6 Eylül 1987: Eski siyasi liderlerin siyaset yasaklarının kalkmaması için halkoylaması yapıldı. %49'luk 'hayır'oyuna karşılık, %51'lik 'evet'oyu çıkınca, Demirel, Ecevit, Erbakan, Türkeş ve diğer siyasi parti yöneticileri siyaset yapma hakkı kazandı.

    9 Kasım 1989: Evren Cumhurbaşkalığını Özal'a devrederek Marmaris'e çekildi. Hala orada.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

Benzer Konular

  1. İran Türkiye'yi Tehdit Etti Türkiye'ye Kurulacak Nato Füze Kalkanını Vururuz
    bursali68 Tarafından Güncel Haber ve Manşetler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 28-11-2011, 12:00 PM
  2. Yorum: 0
    Son mesaj: 22-11-2011, 12:35 AM
  3. Ist üniversitesi Tarihi
    atmaca34 Tarafından Üniversiteler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 14-03-2008, 11:58 PM
  4. Ege illeri ve tarihi
    blueice Tarafından Turizm Gezi Seyahat Foruma
    Yorum: 7
    Son mesaj: 01-03-2008, 03:10 PM
  5. Bmc Tarihi
    ErDaLL Tarafından Markalar, Modeller Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-02-2008, 01:43 AM
Yukarı Çık