Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Mevkuf Hadisler

islam (Müslümanlık) Kategorisi Dualar Hadisler Forumunda Mevkuf Hadisler Konusununun içerigi kısaca ->> Cabir b. Abdullah'ın (r.ahm.) rivayet ettiğine göre: Ebu Zubeyr şöyle anlatıyor: Cabir b. Abdullah'a Kıyamet günü insanların nasıl geleceğinin sorulduğunu, ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Eski Üye Nil@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesaj
    2.070
    Rep Gücü
    330

    Mevkuf Hadisler

    Cabir b. Abdullah'ın (r.ahm.) rivayet ettiğine göre:

    Ebu Zubeyr şöyle anlatıyor: Cabir b. Abdullah'a Kıyamet günü insanların nasıl geleceğinin sorulduğunu, O'nun da şu cevabı verdiğini duydum: "Bizler kıyamet günü şuradan, şuradan geliriz. Bak! Yani bu, insanların fevkinde bir yerdir. Dedi ki: Ümmetler putlarıyla ve önceden neye tapıyorduysalar onlar ile birer birer sırasıyla çağırılırlar. Sonra bu işin ardından Rabbimiz bize gelir ve: Kimi bekliyorsunuz? buyurur. Halk: Rabbimizi bekliyoruz, derler. Ben sizin Rabbinizim buyurur. Sana bakalım, derler. Bunun üzerine onlara güler halde tecelli eder. Sonra onları götürür. Onlar da ona uyarlar. Bir de bunlardan münafık, mümin her bir insana bir nur verilir. Sonra yine ardına düşerler. Cehennem köprüsü üstünde birtakım çengeller ve dikenler vardır ki, Allah'ın dilediği kimseleri yakalarlar. Derken münafıkların nurları söner. Sonra müminler kurtulur. Yetmiş bin kişi olan ilk zümre yüzleri on dördüncü gecedeki ay gibi iken geçip kurtulurlar, hiç hesaba çekilmezler. Onlardan sonra gelenler gökyüzündeki en parlak yıldız ışıkları gibidirler. Sonra böyle böyle diğerleri de geçerler. Sonra şefaat gündeme gelir ve şefaat (edecek olanlar) şefaat ederler. Nihayet la ilahe illallah deyip kalbine bir arpa ağırlığı kadar hayır olan kimseler Cehennemden çıkar da Cennetin bir tarafına konulurlar. Cennetlikler de onlar üzerine su serpmeye başlar. Nihayet onlar, sel yataklarındaki otların süratle bitip büyümesi gibi biterler ve ateşten çıkanın ateş izi gider. Sonra kendisine dünya ve onunla beraber dünyanın on misli verilinceye kadar ister."

    Aişe'nin (r.ah.) rivayet ettiğine göre:

    Ebu Seleme b. Abdurrahman şöyle anlatıyor: Ben ve Hz. Aişe'nin süt kardeşi Hz. Aişe'nin yanına girdik, kardeşi O'na Hz. Peygamber'in cünüplükten nasıl yıkandığını sordu. Hz. Aişe: Bir sa' miktarı su alan bir kap su istedi, onunla yıkandı. Bizimle onun arasında bir perde vardı. Başının üzerine üç defa su boşalttı. (Ebu Seleme) dedi ki: Peygamber'in (a.s.) zevceleri, başlarından saç alırlardı. Hatta saçları kulak yumuşağını aşardı.

    Hz. Peygamber'in eşi Aişe (r.ah.) şöyle anlatır:

    Allah Resulü (a.s.), şimdiki kadınların yaptıklarını bir görseydi, mutlaka İsrail oğullarının kadınlarının engellendiği gibi, onların mescide gitmesini de engellerdi. Ravi der ki: Ben Amre'ye, İsrail oğulları kadınları mescitlerden menolunmuşlar mıdır? diye sordum, Amre: Evet, dedi.

    Hz. Aişe (r.ah.):

    Namazını kılarken sesini yükseltme, o kadar da kısma, ikisinin ortası bir yol tut! ayeti hakkında şöyle dedi: Bu ayet, dua hakkında indirilmiştir.

    Enes b. Malik (r.a.) şöyle dedi:

    Biz Medine'de bulunuyorduk. Müezzin akşam namazı için ezan okuduğu zaman Peygamber'in (a.s.) sahabelerinden birçok kimseler acele ile direklere doğru durup ikişer rekât namaz kılarlardı. Hatta bazen yabancı bir kimse mescide girerdi de bu iki rekâtı kılanların çokluğundan dolayı farz namazı kılınmış sanırdı.

    İbn Abbas (r.ahm.) ve Cabir b. Abdullah Ensari'nin (r.a.) rivayet ettiklerine göre:

    İbn Cureyc şöyle anlatıyor: Atâ, İbn Abbas ve Cabir b. Abdullah Ensari'nin şöyle dediklerini bana haber verdi: Ne Kurban bayramı günü ne de Ramazan bayramı günü ezan okunurdu. (İbn Cureyc der ki) Sonra bir müddet geçince Atâ'ya aynı meseleyi sordum. Bana Cabir b. Abdullah Ensari şöyle dedi: Ramazan bayramı günü imam namaza çıkarken, veya çıktıktan sonra namaz için ne ezan, ne ikamet, ne nida, ve ne de herhangi bir şey vardı. O gün ne nida vardır, ne ikamet.

    Sehl b. Sa'd (r.a.) şöyle haber vermiştir:

    "...Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yiyin, için..." ayeti nazil olduğu zaman bazı kimseler bir beyaz bir de siyah iplik alıp, bunların renklerini açıkça fark edinceye kadar yerlerdi. Nihayet Yüce Allah, mine'l-fecri (fecirden) beyanını indirip bunu tamamen açıkladı.

    Seleme b. Ekva (r.a.) şöyle haber vermiştir:

    oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir... ayeti nazil olduğunda, oruç tutmayıp da fidye vermek isteyenler, oruç tutmayıp fidye verdiler. Bundan sonraki ayet nazil olunca o ayet fidye vermeyi, eda ve kazaya gücü yetmeyenlere tahsis etti.

    Hz. Aişe'nin (r.ah.) rivayet ettiğine göre:

    Urve şöyle haber vermiştir: Ben, Aişe'ye (r.ah.); öyle zannediyorum ki, bir kimse Safa ile Merve arasında tavaf etmese ona zarar vermez, dedim. Aişe: "Niçin?" diye sordu. Ben de: Yüce Allah: Şüphesiz Safa ile Merve "Allah'ın nişanelerindendir. buyuruyor dedim. Bunun üzerine Aişe (r.ah.): Allah Safa ile Merve arasında tavaf etmeyen kimsenin haccını ve umresini tamam kılmamıştır. Eğer bu ayetin hükmü senin dediğin gibi (yani sa'y mubah) olsaydı ayet "Safa ile Merve arasında sa'y etmemekte günah yoktur" şeklinde olurdu. Bu ayetin hangi mesele üzerine nazil olduğunu biliyor musun? Bunun iniş sebebi şudur: "Ensar cahiliye devrinde deniz tarafında bulunan İsaf ve Naile diye anılan iki put için telbiye getirirler. Sonra da gelip Safa ile Merve arasında sa'y eder, daha sonra da tıraş olurlardı. İslâmiyet gelince Ensar, cahiliye devrinde yaptıklarına bakarak Safa ile Merve arasında sa'y etmekten çekindiler. İşte bu sebeple Yüce Allah, söz konusu Şüphesiz Safa ile Merve Allah'ın nişanelerindendir. ayetini indirdi ve böylece onlar da (tavaf ve) sa'ylarını yaptılar" dedi.

    Enes (r.a.) şöyle bildirmiştir:

    Ensar, Safa ile Merve arasında sa'y etmeyi Şüphesiz Safa ile Merve Allah'ın nişanelerindendir. Kim Kâbe'yi hacceder veya umre yaparsa, bu ikisini de tavaf etmesinde bir beis yoktur ayet-i kerimesi indirilene kadar hoş karşılamazlardı.

    Ebu Hureyre (r.a.) şöyle bildirmiştir:

    Zenginlerin davet edilip de fakirlerin çağrılmadığı düğün yemeği, ne kötü bir yemektir! Her kim (özürsüz olarak) davete gitmezse, muhakkak Allah'a ve Resulüne isyan etmiş olur.

    Cabir (r.a.) şöyle haber vermiştir:

    Yahudiler; bir adam karısının fercine arkadan yaklaşırsa, doğacak çocuğun gözü şaşı olur, derlerdi. Bunun üzerine: Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın... ayeti nazil oldu.

    Berâe b. Azib (r.a.) şöyle anlatır:

    Kur'an'da en son inzal edilen ayet: Senden fetva istiyorlar. De ki: Allah size kelâle (babası ve çocuğu olmayan) hakkında şöyle fetva veriyor... ayetidir.

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Eski Üye Nil@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesaj
    2.070
    Rep Gücü
    330
    Ömer b. Hattab (r.a.) şöyle anlatır:

    Ben üç şeyde Rabbime muvafakat ettim: Makam-ı İbrahim hakkında (Bakara, 125), hicap hakkında (Ahzab, 53) ve Bedr esirleri hakkında (Enfâl, 68).

    Hz. Aişe'nin (r.ah.) rivayet ettiğine göre:

    Urve b. Zübeyr şöyle anlatıyor: Aişe bana: Vallahi, senin iki baban (deden Ebu Bekr ile baban Zubeyr), yaralandıktan sonra bile yine Allah'ın ve Resulü'ne icabet edenlerdendir dedi.

    Cabir b. Abdullah (r.ahm.) şöyle anlatır:

    O zaman içinizden iki bölük bozulmayı istemişti: Halbuki onların yardımcısı Allah'tır. ayeti biz Selime oğulları ile Harise oğulları hakkında nazil olmuştu. Biz, Halbuki Allah o iki taifenin velisidir sözünden dolayı bu ayetin inmesinden memnunluk duyuyoruz.

    Abdullah b. Mesûd (r.a.) şöyle anlatır:

    Kâbe'nin yanında üç kişi toplandılar. Bunların ikisi Kureyş'li, biri Sakif'li yahut da ikisi Sakif'li, biri Kureyş'li idi. Kalplerinin anlayışı az, karınlarının yağı çoktu. Bunlardan biri: Allah'ın bizim konuştuklarımızı işittiğini zannediyor musunuz? dedi. Diğeri: Eğer açıktan söylersek işitir, gizli söylersek işitmez dedi. Öteki ise: Eğer açıktan söylediğimiz zaman işitirse gizli söylediğimiz zaman da işitir dedi. İşte bunun üzerine Aziz ve Celil Allah: Siz, ne kulaklarınız, ne gözleriniz, ne de derilerinizin aleyhinize şahidlik etmesinden sakınmıyordunuz... ayetini indirmiştir.

    Enes b. Malik'in (r.a.) anlattığına göre:

    Ebu Cehil: Allahım! Eğer bu hakikaten senin tarafından gelen hak bir (din) ise, bize gökten taş yağdır veya bize acı bir azap ver! dedi. İşte bunun üzerine şu ayetler nazil oldu: Sen aralarındayken Allah onlara azap edecek değildir. İstiğfar ettikleri müddetçe de Allah onlara azap edecek değil. Onlar Mescid-i Haram'dan menedip dururken Allah ne diye kendilerine azap etmeyecekmiş.

    Hz. Aişe (r.ah.) şöyle anlatıyor:

    Her kim fakir ise meşru surette yesin... ayetinin tefsirinde: Bu ayet yetimin malına bakan, onu ıslah eden velinin muhtaç olduğu zaman o maldan yiyebileceği hakkında indirildi.

    Hz. Aişe (r.ah.) şöyle anlatıyor:

    Aziz ve Celil Allah'ın: Size hem üstünüzden, hem altınızdan geldikleri ve gözler şaşırıp, yürekler boğazlara dayandığı vakit... ayeti hakkında: Bu hâl Hendek harbi günü oldu.

    Hz. Aişe (r.ah.) şöyle anlatır:

    Ve eğer bir kadın kocasının serkeşliğinden veya aldırışsızlığından endişe ederse... ayeti şöyle bir kadın hakkında indirildi: Kadın, bir erkeğin nikâhında olur ve uzun zaman geçinir. Neticede erkek o kadını boşamak ister. İşte böyle olan kadın kocasına: Sen beni boşama da beni yanında alıkoy, buna karşılık sen benden yana serbest ol! der. İşte bu ayet bunun için nazil oldu.

    İbn Abbas'ın (r.ahm.) rivayet ettiğine göre:

    Saîd b. Cubeyr (r.a.) şöyle anlatır: Kufe halkı şu, Kim bir mümini kasten öldürürse onun cezası Cehennemdir. ayetinde ihtilaf ettiler. Bunun üzerine ben, İbn Abbas'ın yanına giderek ona sordum. İbn Abbas: Andolsun ki bu ayet indirilen ayetlerin sonuncusu olarak indirilmiştir. Sonra da bu ayeti hiç bir şey neshetmemiştir, dedi.

    İbn Abbas'ın (r.ahm.) anlattığına göre:

    Müslümanlardan bir takım insanlar, kendine aid küçük bir koyun sürüsü içinde bulunan bir kimseye rastladılar. Adam: es-selamu aleyküm! diye selam verdi. Fakat onlar adamı yakalayıp öldürdüler ve beraberinde bulunan küçük koyun sürüsünü aldılar. Bunun üzerine şu ayet nazil oldu: Size selam veren kimseye, sen mümin değilsin demeyin... İbn Abbas bu ayetteki (selem sözünü) selam şeklinde okudu.

    Berâe (r.a.) şöyle anlatıyor:

    Ensar, hacca gidip döndükleri zaman evlere ancak arka taraflarından girerlerdi. Bir kere Ensar'dan bir kimse geldi ve evinin kapısından girdi. Bundan ötürü kendisine dedikodu edildi. İşte bunun üzerine: Evlere arka taraflarından gelmeniz iyilik ve itaat değildir. ayeti nazil oldu.

    Abdullah b. Mesûd (r.a.):

    Aziz ve Celil Allah'ın Onların yalvardıkları da (hangisi Rablerine daha yakın olacak diye) vesile ararlar. ayeti hakkında şöyle demiştir: Cinlerden bir topluluk Müslüman olmuşlardı. Halbuki daha evvel kendilerine tapınılıyordu. Cinlerden olan bu topluluk İslâm'a girdikleri halde de onlara tapan kimseler yine onlara kulluk etmekte kalmışlardı.

    İbn Abbas'ın (r.ahm.) rivayet ettiğine göre:

    Saîd b. Cubeyr şöyle anlatır: İbn Abbas'a: Tevbe suresi nedir? diye sordum. O, Tevbe mi? Hayır o Fadıha suresidir. Zira o devamlı surette: Onlardan bazıları, onlardan bazıları diyerek nazil oluyordu. Sonunda halk, "bizlerden zikredilmedik hiç kimse kalmayacak zannettiler" dedi. Ben: Enfâl suresi nedir? dedim. İbn Abbas: Bu, Bedr suresidir, dedi. Ben: Ya Haşr? dedim. İbn Abbas: O Beni Nadr hakkında nazil oldu, dedi.

    Ebu Zerr'in (r.a.) rivayet ettiğine göre:

    Kays b. Ubad şöyle anlatıyor: Ebu Zerr'i: Şu ikisi, Rableri hakkında mücadele eden iki hasımdırlar... ayeti, Bedr savaşında teke tek dövüşe çıkan Hamza, Ali, Ubeyde b. Haris ile Rebia'nın iki oğlu Utbe ile Şeybe ve Velid b. Utbe hakkında nazil olmuştur, diye yemin ederken işittim, demiştir.
    Konu Nil@y tarafından (23-11-2006 Saat 07:38 AM ) değiştirilmiştir.

Benzer Konular

  1. Uydurma Hadisler
    mopsy Tarafından Dualar Hadisler Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 22-10-2011, 09:41 PM
  2. Uydurma Hadisler
    expositor Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-09-2011, 09:06 AM
  3. Kur-an ve hadisler ile mekkeliler
    Ammar Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 20-10-2010, 02:16 AM
  4. sahte hadisler...
    jurgen Tarafından Dualar Hadisler Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 07-12-2008, 11:28 AM
  5. Hadisler
    meryemakar Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 06-02-2007, 07:24 PM
Yukarı Çık