Leylâ binti Hasme ve kocası Âmir b Rebia, ilk Müslümanlar arasındaydı Leylâ Hatun ve kocası, müşriklerin gösterdikleri baskı yüzünden Hz Peygamberin Habeşistan’a göç etmelerine izin verdiği sahabiler arasındaydılar

Onların Habeş ülkesine doğru gitmeye hazırlandığı sırada, Leylâ binti Hasme’nin kocası Âmir, yol esnasında lâzım olabilecek bazı şeyleri almak üzere çarşıya gitmişti Leylâ Hatun da evinde yol hazırlığıyla meşguldü

Onları eziyet eden müşriklerin en önde geleni olan Ömer b Hattab, Leylâ binti Hasme’yi yol hazırlığı yaparken görünce, gelip başucuna dikildi ve kadınları ismiyle hitabı kabalık gören Arap âdetleri uyarınca:
“Ey Ümmü Abdullah!” diye seslendi “Demek, buradan gidiş var ha?”
Leylâ binti Hasme’nin cevabı sitem yüklüydü:
“Evet! Vallahi, artık ALLAH’ın yerlerinden bir yere çıkıp gideceğiz Siz bizi işkencelere uğrattınız ve ezdiniz! ALLAH bize bir kurtuluş ve çıkış yolu açıncaya kadar, oralarda kalacağız”
Bu sitemler yüreğine işlemiş olmalı ki, Ömer b Hattab, ona:
“ALLAH size yoldaş olsun!” dedi
Sonra da, dönüp gitti

Kendisinden o güne kadar hiç görmediği bu yumuşaklık ve yufka yüreklilik, Leylâ Hatunu şaşırtmıştı
Az sonra, kocası Âmir çarşıdan geldiğinde, kendisini şaşırtan bu olayı ona da anlattı:
“Ey Abdullah’ın babası!” dedi “Biraz önce Ömer’in bize karşı gösterdiği yumuşaklığı ve yufka yürekliliği, gideceğimize duyduğu üzüntüyü bir görmeliydin!”
Karısının bu ümit yüklü sözleri üzerine, Âmir:
“Sen onun Müslüman olacağını mı umuyorsun?” diye sordu
“Evet, umuyorum” cevabı alınca da, Âmir kesin konuştu:
“Şunu iyi bil ki, sen Hattab’ın eşeğinin Müslüman olduğunu görünceye kadar o adam Müslüman olmaz!”

Açıkçası, Âmir b Rebia, “Hattab’ın eşeği dile gelip Müslüman olsa, belki ancak o zaman Hattab’ın oğlu Müslüman olur” demeye getirmişti
Ömer’den gördükleri sertlik ve Müslümanlığa karşı katı yüreklilik, kendisinden böylece ümid kestirmişti
Gelin görün ki, zaman Âmir’in ‘öngörü’sünü değil, hanımının ‘sezgisi’ni haklı çıkaracaktı İslâm’ın beşinci yılında eşiyle birlikte Habeşistan’a hicret eden Âmir görmese de, çok değil bir yıl sonra, altıncı yılın Zilhicce ayında bir Cuma günü Mekkeliler Ömer’in Müslüman oluşunu göreceklerdi