Selam!



Medine’de Hazreç kabilesinden Hanzele isminde bir genç, Uhud savaşı akşamı Abdullah b. Ubey’in kızıyla evlendi. Resulullah (s.a.a) müslümanlara savaş için Medine’den Uhud’a doğru hareket etmelerini emrettiğinde Hanzele, o gece hanımının yanında kalması ve yarın İslam ordusuna katılması için Resulullah (s.a.a)’den izin istedi. Bu sırada Allah Teala şu ayeti nazil etti:

“Müminler, ancak Allah’a ve Resulüne gönülden inanmış kimselerdir. Onlar, o Peygamber ile ortak bir iş üzerindeyken ondan izin istemedikçe bırakıp gitmezler. (Resulüm!) Şu senden izin isteyenler, hakikaten Allah’a ve Resulüne iman etmiş kimselerdir. Öyle ise, bazı işleri için senden izin istediklerinde, sen de onlardan dilediğine izin ver; onlar için Allah’tan bağış dile; Allah mağfiret edicidir; merhametlidir.”
Nur-62

Peygamber (s.a.a) de ona izin verdi. Hanzele o gece hanımıyla birlikte olduktan sonra cenabetli olduğu halde savaşa hazırlandı.
Hanzele savaşa doğru hareket etmek istediğinde, eşi Necme, Ensarlı kadınlardan dört tanesini o gece kocası onunla cinsel ilişkide bulunduğuna dair şahit tuttu.

Kadınlar Necme’ye: “Neden kadınları şahit tuttun?” diye sorduklarında Necme şöyle dedi:
Ben bu gece uykuda göğün yarıldığını, Hanzele’nin oradan girdiğini ve tekrar göğün yarılan kısmının birbirine kavuştuğunu gördüm. Ben bu vesileyle Hanzele’nin şehit olacağını anladım. İşte sonradan iftiraya uğramamam için bu işi yaptım.

Hanzele sabah ezanından önce Resulullah (s.a.a)’in yanına vararak sabah namazını teyemmüm ederek O Hazretle kıldı.
Daha sonra savaş meydanına ayak bastı. Bu esnada Ebu Süfyan’ın iki ordu arasında atını çaptırdığını gördü. Ona saldırarak atının arka ayaklarını kesti. Ebu Süfyan atından yere düşer düşmez: “Ey Kureyişliler! Ben Ebu Süfyan’ım! Bu Hanzele beni öldürmek istiyor” diyerek kaçtı. Hanzele de onu takip etmeye başladı. Bu sırada müşriklerden bir kişi gelerek mızrağıyla Hanzele’ye saldırdı. Hanzele de çok yara almasına rağmen o müşrike saldırarak onu öldürdü. Kendisi de Hamza, Amr b. Cemuh, Abdullah b. Hizam ve Ensar'dan olan bir grup kimselerin yanına düşerek şehit oldu.

Peygamber (s.a.a) onun hakkında şöyle buyurdular: “Meleklerin, gökle yer arasında Hanzele’yi bulut suyuyla altın bir tabakta yıkadıklarını gördüm.”

İşte ondan sonra Hanzele’ye: “Gasiyl’ul-Melaike” (Meleklerin yıkadığı şahıs) diyorlardı.
c. 20, s. 57.

BİHAR'UL-ENVAR