Selam!



Bugünkü anlayış içinde olayı düşününce hayret ve hayranlık duygusuna girmekten kendimizi alamıyoruz.

Aradan on dört asır geçmesine rağmen onlar unutulmamakta, kendi asırlarında yaşadıkları hak ve adalet örnekleri günümüzde de hayret ve hasretle yâd edilmektedir.

Deve devri bahtiyarlarının füze çağı insanlarına verdikleri o muhteşem örneklerini bugün bir daha inceleyince görüyoruz ki; insanlık, kuvveti ele geçirenlerin zulümleriyle inlemek istemiyorsa, saadet asrı değerlerinin farkına varıp sahip çıkacak, (kuvveti) değil de (hakkı) esas alacak, zayıf da olsa haklının yanında yer alacak, kuvvetli de olsa haksızın karşısında saf tutacaktır.

İşte saadet asrı uygulamasından kuvvetli bir Halife'nin haklı bir köle karşısında diz çöküp boyun eğişi, kuvvetliye değil de haklıya saygı duyma örneği verişi!..

***

Halife Hazreti Osman (ra), görevini ihmal ettiğini düşündüğü kölesine kızarak seslenir:

- Gel bakayım buraya, şu kulağını bir çekeyim de görevini ihmal etmenin cezası neymiş göresin!..

Köle ise görevini ihmal etmediği düşüncesindedir. Ama Halife'ye öyle intikal ettirilmiştir.

Gelir, Halife'nin önüne diz çökerek boynunu uzatır.

Aslında şefkat, merhamet kaynağı Hazreti Osman, önüne diz çöken kölenin kulağının yumuşağından hafifçe tutar, terbiye maksadıyla şöyle yukarıya doğru yavaşça çeker. Ancak kulağı acıyan kölenin dudaklarından dökülen sözleri de duyar. Ama nasıl sözler bunlar?

İslam'ı, Halife'nin terbiyesinde iken öğrenmiş olan köle, bakın ne diyor:

- Çek bakalım ey Resulüllah'ın halifesi kulağımı çek!.. Nasıl olsa İslam'da kısas vardır. Burada haksız olarak kulağı çekilenler, orada haklı olarak kulak çekeceklerdir!..

Bu sözler, Halife'nin dünyasında bomba gibi patlar.

Ansızın kulağı bırakan el, sanki yanına cansız düşer... Tefekküre dalan Halife, şaşırmış haldedir. Kölenin sözleri ise durmuyor, arka arkaya yankılanıyor kulaklarında:

- Çek bakalım ey Resulüllah'ın halifesi kulağımı çek!.. Nasıl olsa İslam'da kısas vardır. Burada haksız olarak kulağı çekilenler, orada haklı olarak kulak çekeceklerdir!..

İslam'ın bu sarsılmaz gerçeğini şimdi bir de kölenin titrek seslerinden dinleyen büyük Halife, adeta kendinden geçer, bir anda çocuklaşır. Kararını değiştirip hemen kölenin önüne kendisi diz çöker, boynunu uzatarak aynı şekilde titreyen sesiyle teklifini yapar:

- Eğer sen bu işte haklı isen, hiç gecikmeden kısasını burada yap, sen de benim kulağımı hemen burada çek, ahirete bırakma! Şunu unutma ki; sen haklıysan kuvvetlisin demektir, köle bile olsan. Ben haksızsam zayıfım demektir, halife bile olsam!..

Manzarayı geriden seyredenler, Halife'nin kararlılığını görünce kaş göz işaretiyle kölenin Halife'nin kulağını çekmesini isterler... Ondan sonra rahatlayan Halife:

- Şükürler olsun, der, köle dahi olsa bir haklının önünde diz çöküp boyun eğdim, kısasımı burada yaptırdım, oraya bırakmadım, benden sonra gelenlere de kötü örnek olmadım!..

Bu olay 'Onlar Böyleydi' kitabında 'Halife'ye Diz Çöktüren Köle' başlığıyla verilir...

***

İslam'daki hak anlayışına bakın, ahirette kısas olacaktır inancının verdiği adalet duygusuna nazar edin... Demek ki insanlığı kurtaracak olan, kuvvete güvenmek değil hakka dayanmaktır. Köle de olsa haklı ise karşısında Halife diz çökecek, kuvvetine güvenip de zayıfı ezemeyecek, hatta kulağını dahi çekemeyecektir. Çekerse kısasla ödeyecektir!.. İşte böyle!..

AHMED ŞAHİN

Kle karsnda Halife'ye diz ktren hakllk anlay - BLGECE BAKI