Çok ibretli ve ders çıkarılacak bir öykü!!!!! Her şerrin altında bir Hayır vardır'ı çok güzel anlatıyor.

Bir gün okyanusta yol alan bir gemi kaza geçirerek battı.
Gemiden tek bir kişi sağ kurtuldu.
Dalgalar bu adamı küçük ıssız bir adaya kadar sürükledi.
Adam ilk günler kendisini kurtarması için Allah’a yalvardı ve yardım bulurum umuduyla ufka baktı. Ama ne gelen oldu, ne giden…
Daha sonra rüzgardan, yağmurdan ve zararlı hayvanlardan kurtulmak için ağaç dallarından ve yapraklarından bir kulübe yaptı.
Sahilde bulduğu, gemiden artakalan konserve, pusula vs. gibi eşyaları bu kulübeye koydu. Günler hep aynı geçiyordu. Balık avlıyor, pişirip yiyor ve ufku gözlüyor, kendisini kurtarması için Allah’a dua ediyordu. Bir gün tatlı su getirmek için yürüyüşe çıkmıştı, geri döndüğünde kulübesinin alevler içinde yandığını gördü.
Duman dans ede ede göğe yükseliyordu. Başına gelebilecek en kötü şeydi bu.
Keder ve öfke içinde donakaldı. “ Allah’ın, bunu bana nasıl yapabildin? “
Diye feryat etti. O geceyi üzüntü ve keder içinde geçirdi. O kadar dua ettiği halde Allah’ın bu olayı başına getirmesinden dolayı sitemler etti.
Ertesi sabah erken saatlerde , adaya yaklaşmakta olan bir geminin düdük sesiyle uyandı. Onu kurtarmaya geliyorlardı!
“Benim burada olduğumu nasıl anladınız? Diye sordu bitkin adam, kendisini kurtaranlara.
Aldığı cevap onu hem şaşırttı, hem de utandırdı: “Dumanla verdiğin işareti gördük “