FAKİH anlatıyor:
Resûlullah (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğu anlatıldı:
-"Eğer Rahip Cüreyc'ın Fıkıhtan yana bir bilgisi olsaydı; bilirdi ki, anasına icabet, Rabbine (nafile) ibadetten daha faziletlidir."
Ravi diyor ki:
-Rahip Cüreyc'in hikayesini başkaları anlatırkende dinledim. Şöyle idi:
- O , İsrailoğulları arasında rahip bir kimse idi. İbadethanesinde Allah'a ibadet ediyordu.
Bir gün, namaz kılarken, annesi geldi:
-Ey Cüreyc! Diye seslendi. Namazda olduğu için, anasına cevap vermedi. Çağrısına cevap alamayan anası, şöyle beddua etti:
-Fahişe kadınların iftirasına uğrayasın.
O bölgede fahişe bir kadın vardı. Bir iş için dışarı çıkmıştı. Cüreyc'in ibadethanesi yanında onu bir çoban tuttu; işini gördü. O fahişe kadın hamile kaldı. O bölge halkı ise, zina işini çok büyütürlerdi. Kadının durumu, o bölgede açığa çıktı. Doğumunu yaptıktan sonra, padişaha haber verdiler; dediler ki:
- Falan kadın, zinadan bir çocuk doğurdu.
Bunun üzerine, kadını getirtti ve sordu:
- Bu çocuk kimden?
-Rahip Cüreyc bana saldırdı, çocuk ondan kaldı, deyince, padişah yardımcılarını ona yolladı. Namazda idi. Çağırdılar; onlara cevap vermedi. Bundan sonra, balyoz getirdiler; ibadethaneyi yıktılar. Rahibin boynunada bir ip taktılar. Padişaha götürdüler.
Padişah ona şöyle dedi:
- Sen kendini abit gösteriyorsun; sonra da, insanların harem perdesini yırtıyorsun. Sana helâl olmayan işi yapıyorsun!
- Ne yapmışım? Deyince, padişah şöyle dedi:
-Falan kadınla zina etmişsin.
- Ben yapmadım dedi, dedi; ama onun doğru söylediğine inanan olmadı.
Yemin etti; yine inanmadılar. Bundan sonra:
- Beni anama götürün, dedi. Anasının yanına götürdükleri zaman:
-Ey anacığım, bana beddua etmiştin; Allah kabul etti. Şimdi duâ et; Allah bu işi benden alsın.
Anası şöyle dua etti:
-Allahım, eğer Cüreyc'i bedduam tuttuysa onu kurtar.
Bundan sonra, Cüreyc,padişaha gitti ve sordu:
-Şimdi o kadın ve çocuk nerede?
Kadını ve çocuğu huzura getirip sordular:
-Bu işi sana bu mu yaptı?
-Evet bu yaptı, deyince, Cüreyc, elini çocuğun başına kuydu ve şöyle dedi:
-Seni yaratan hakkı için, baban kim?
Allah'ın izni ile çocuk konuştu ve şöyle dedi:
-Babam falan çobandır.
Kadın bunu duyunca, hakikati söyledi.
-Sen doğrusun; ben yalan söyledim. Bu işi bana bana falan çoban yaptı.
Bir başka rivayette ise:
Henüz doğum yapmamıştı. Cüreyc ona sordu:
-Bu çocuğu nereden aldın?
-Senin ağacın altından dedi. Onun anlattığı ağaç, Cüreyc'im ibadethanesinin altındaydı.
KISSALAR
Cüreyc:
-Beni o ağacın altına götürün dedi.
Oraya götürdükleri zaman, ağaca şöyle seslendi:
-Ey ağaç! seni yaratan hakkı için bana haber ver. Bu kadın, kiminle zina etti?
Ağacın bütün dalları dile geldi:
-Koyun çobanıyla dediler. Bundan sonra Cureyc, elini kadının karnına değdirdi ve sordu:
- Ey çocuk , baban kimdir?
Çocuk anasının karnından:
-Koyun çobanıdır, diye ses verdi.
Padişah, Cüreyc'den özür diledi. Ve şöyle dedi:
-Bana izin ver; ibadethaneni altından yaptırayım.
-Olmaz, dedi.
-O halde, gümüşten yaptırayım.
Rahip şöyle dedi:
Önce olduğu gibi, yine çamurla yapın. Bunun üzerine, önceki gibi çamurdan yaptılar.
Âlemlerin RabbiAllah'a hamd olsun.
Salât ve selâm resûllerin en şereflisi, peygamberlerin sonuncusu, efendimiz Muhammed'e âline, ashabına, zevcelerine, tüm zürriyetine olsun.
Allah bize kâfidir; o ne güzel vekildir.
Amin!...