Yaratılışın Bilinmeyen Öyküsü

DÜNYA çapında birçok kişi Kutsal Kitabın evrenin başlangıcı hakkında söylediklerini okumuş veya duymuştur. 3.500 yıllık bu kayıt şu sözlerle başlar: “Başlangıçta Tanrı gökleri ve yeri yarattı.”

Ancak insanlar, yaratılışçıların ve din adamlarının Kutsal Kitaptaki asıl yaratılış kaydını bambaşka hikâyelere dönüştürdüğünün farkında değil. Bu yorumlar bilimsel gerçeklere tamamen zıttır. Kutsal Kitapta böyle hikâyeler bulunmamasına rağmen, din adamları insanların Kutsal Kitabı mitolojik hikâyelerin anlatıldığı bir kitap olarak görmesine ve ciddiye almamasına sebep oluyor.

Bugün çoğu insan yaratılışın gerçek öyküsünü bilmiyor. Bu üzücü bir durumdur, çünkü Kutsal Kitap evrenin başlangıcıyla ilgili aslında çok mantıklı ve güvenilir bir açıklama sunar. Üstelik bu açıklama bilimsel keşiflerle de uyum içindedir. Kutsal Kitaptan yeryüzünün gerçek öyküsünü öğrenmek sizi şaşırtabilir!


YARATANI OLMAYAN BİR YARATICI

Kutsal Kitaptaki yaratılış kaydı, her şeyi yaratan Mutlak Güce Sahip Yüce bir Varlık’tan söz eder. O kimdir ve nasıl bir varlıktır? Kutsal Kitap, O’nun başlıca dinlerde ve yaygın inanışlarda anlatılan tanrılardan oldukça farklı olduğunu gösterir. O her şeyin Yaratıcısıdır, ancak insanların çoğu O’nu pek tanımaz.

Tanrı bir Kişidir. O kişiliği olmayan, evrende amaçsızca dolanan gizemli bir güç değildir. O’nun düşünceleri, duyguları ve amaçları vardır.


Tanrı’nın gücü ve hikmeti sınırsızdır. Bunu düşününce doğada, özellikle de canlılarda görülen karmaşık tasarımın nedeni anlaşılabilir.


Var olan her maddeyi Tanrı yaratmıştır. Bu nedenle Tanrı Kendi yarattığı elementlerden oluşmuş olamaz. O, fiziksel değil, ruhi bir varlıktır.


Tanrı’nın varlığı zamanla sınırlı değildir. O her zaman vardı ve sonsuza dek var olacaktır. Dolayısıyla O’nu kimse yaratmamıştır.


Tanrı’nın özel bir ismi vardır. Kutsal Kitapta binlerce kez geçen bu isim Yehova’dır.


Yehova Tanrı insanları sever ve onlarla ilgilenir.



TANRI’NIN EVRENİ YARATMASI NE KADAR SÜRDÜ?


Kutsal Kitapta geçen “Tanrı gökleri ve yeri yarattı” sözleri çok genel bir ifadedir. Bu cümle evren yaratılırken ne kadar zaman geçtiğini ya da Tanrı’nın ona şekil verirken hangi yöntemleri kullandığını açıklamaz. Peki, yaratılışçıların savunduğu gibi Tanrı’nın evreni 24’er saatlik altı günde yarattığı inancı hakkında ne denebilir? Birçok bilim insanının kabul etmediği bu görüş, Kutsal Kitap kaydıyla ilgili büyük bir yanlış anlamadan kaynaklanır. Peki bu konuda Kutsal Kitap ne söyler?


Kutsal Kitap yaratma günlerinin 24 saat süren günler olduğu görüşünü desteklemez

Kutsal Kitap yaratma günlerinin 24 saat süren günler olduğu görüşünü desteklemez.


Kutsal Kitapta “gün” sözcüğü çoğunlukla farklı uzunluklardaki dönemler için kullanılır. Bazen de uzunluğu belli olmayan dönemlere atfeder. Kutsal Yazıların Başlangıç kitabında bulunan yaratılış kaydı buna bir örnektir.


Kutsal Kitap kaydında geçen altı yaratma gününün her biri binlerce yıl sürmüş olabilir.


Birinci yaratma günü başlamadan önce Tanrı Yerkürenin de içinde bulunduğu evreni zaten yaratmıştı, ancak yerde hiçbir canlı yaşamıyordu.


Yehova Tanrı’nın yeryüzünü insanların yaşaması için hazırladığı altı yaratma gününün uzun dönemler olduğu anlaşılıyor.


Kutsal Kitaptaki yaratılış kaydı evrenin yaşıyla ilgili kabul edilen bilimsel görüşlerle çelişmez.



TANRI EVRİM YÖNTEMİNİ KULLANDI MI?




Kutsal Kitaba inanmayan birçok kişi, canlıların cansız kimyasal maddelerden geldiği ve bilinmeyen tesadüfi süreçlerden geçerek oluştuğu teorisini benimsemiştir. Onlar kendi kendini kopyalayan bakteriye benzer bir canlının, yavaş yavaş bugün var olan türlere dönüştüğüne inanır. Bu görüş, akıllara durgunluk verecek kadar karmaşık yapıda olan insanın aslında bir bakteriden evrimleştiğini ima eder.

Evrim teorisi, Kutsal Kitabın Tanrı’nın Sözü olduğuna inanan birçok kişi tarafından da benimsenmiştir. Bu kişiler Tanrı’nın yeryüzündeki yaşamı başlattığına, fakat sonra evrim sürecini sadece gözlemlediğine, hatta yönlendirdiğine inanır. Oysa Kutsal Kitap böyle söylemez.


Kutsal Kitaptaki yaratılış kaydı, bir cins içinde oluşan çeşitliliklerle ilgili yapılmış bilimsel incelemelerle çelişmez

Kutsal Kitaba göre, bitkilerin ve hayvanların tüm temel türlerini, ayrıca benlik bilincine, sevgi, hikmet ve adalet yetilerine sahip ilk kusursuz erkek ve kadını yaratan Yehova Tanrı’dır.


Tanrı’nın yarattığı hayvan ve bitki cinsleri bazı değişimlere uğramış ve aynı cins içinde çeşitlilikler oluşmuştur. Çoğu durumda bu değişim sonucu oluşan canlılar birbirinden oldukça farklıdır.


Kutsal Kitaptaki yaratılış kaydı, bir cins içinde oluşan çeşitlilikler hakkında yapılmış bilimsel incelemelerle çelişmez.



YARATILAN ŞEYLER YOLUYLA ALGILANAN YARATICI


1800’lü yılların ortalarında İngiliz biyolog Alfred Russel Wallace doğal seçilimle gerçekleşen evrim kuramı konusunda Charles Darwin’le fikir birliğine vardı. Bu tanınmış evrimcinin bile şunları belirttiği söylenir: “Gören gözlere ve derin düşünen bir zihne sahip kişiler için en küçük hücrelerde, kanda, tüm yeryüzünde ve yıldızlarla dolu evrenin her yerinde . . . , akıllı ve bilinçli bir yönlendirmenin, yani bir Zekâ’nın varlığı bellidir.”

Wallace’tan yaklaşık iki bin yıl önce Kutsal Kitap şu gerçeği dile getirmişti: “[Tanrı’nın] görünmez nitelikleri, sonsuz gücü ve Tanrılığı, dünyanın yaratılışından bu yana açıkça görülüyor, yaratılan şeyler yoluyla algılanabiliyor” (Romalılar 1:20). Siz de zaman zaman küçük çimenlerden sayısız gök cisimlerine kadar doğada var olan canlıların karmaşık yapısı hakkında derin düşünüyor musunuz? Gerçekten de, yaratılan şeyleri inceleyerek Yaratıcıyı algılayabilirsiniz.

Fakat şunları merak ediyor olabilirsiniz: ‘Eğer her şeyi yaratan sevgi dolu bir Tanrı varsa, acılara neden izin veriyor? Yeryüzünde yarattığı canlıları terk mi etti? Gelecekte bizi neler bekliyor?’ Kutsal Kitap bilinmeyen başka birçok öyküyü bize anlatır. Bunlar insan fikirleri ve yaygın dinsel öğretiler yüzünden birçokları için saklı kalan hakikatlerdir. Bu derginin yayımcıları olan Yehova’nın Şahitleri Kutsal Kitaptaki değişmeyen hakikatleri öğrenmenize, Yaratıcımız ve O’nun yarattığı insanların geleceği hakkında daha çok bilgi almanıza seve seve yardım edebilir.



YARATILIŞIN ZAMAN ÇİZELGESİ


BAŞLANGIÇ

Gökler ve gezegenimiz yaratıldı (Başlangıç 1:1).




KARANLIK

Yeryüzü şekillenmemişti, ıssız ve karanlıktı (Başlangıç 1:2).




BİRİNCİ GÜN

Büyük ihtimalle atmosferden ışık süzülmeye başladı. O sırada yeryüzünde yaşayan biri olsaydı ışık kaynaklarını göremezdi, fakat geceyle gündüzü ayırt edebilirdi (Başlangıç 1:3-5).




İKİNCİ GÜN

Yeryüzü suyla ve kalın bir buhar tabakasıyla kaplıydı, sonra bunlar birbirinden ayrıldı. Böylece sularla kaplı olan yer ile buhar katmanı arasında bir boşluk oluştu. Kutsal Kitap bu boşluğu “suların arasında bir kubbe” olarak tarif eder ve “gök” diye adlandırır (Başlangıç 1:6-8).




ÜÇÜNCÜ GÜN

Yerin yüzeyindeki sular alçaldı ve kuru toprak ortaya çıktı. Gökyüzü berraklaştı ve daha fazla gün ışığı toprağa ulaştı. Topraktan bazı bitkiler çıkmaya başladı, üçüncü gün ve sonraki yaratma günlerinde de yeni bitki cinsleri oluşmaya devam etti (Başlangıç 1:9-13).




DÖRDÜNCÜ GÜN

Yeryüzünden güneş ve ay görülmeye başladı (Başlangıç 1:14-19).




BEŞİNCİ GÜN

Tanrı sular altındaki canlıları ve gökte uçan hayvanları sürüler halinde yarattı. Bunlar kendi cinsine göre çoğalma yetisine sahipti (Başlangıç 1:20-23).




ALTINCI GÜN

Karada yaşayan büyük ve küçük hayvanlar yaratıldı. Altıncı günün sonunda Tanrı, en muhteşem eseri olan ilk insan çiftini yarattı (Başlangıç 1:24-31).

(UYANIŞ! MART 2014 dergisi)