Selam!



Bir Karaim Duası

Atamyz, ki kiokliardia,
machtavlu bolhej birligi adyjnyn
da kip bolhei bijligij
da kliagij kiokliardia johartyn
da jer ustiunia ashahartyn.
Kiundiagi otmiagimizni biergin bizgia
da boshatchyn bar jazychlarymyzny.
Tiuz jollaryjdan azashtyrmahyn bizni,
ancach kutcharhyn bizni azhyrtuvcudan,
Amien.

İstanbul’da sayıları her geçen gün azalan bir cemaat Karaimler. Bu Türk Musevi cemaati, bugün 100 kişi bile değil. Museviliğin bir mezhebi olarak kabul edilen Karaizm’e inanan bu küçük topluluğun Hasköy’de Kenesa ismi verilen bir de mabed var. Diğer Museviler gibi Sinegog’da değil, Kenesa’da ibadet eden Türk Museviler’in aynı zamanda Okmeydanı’nda kendilerine padişah fermanıyla verilen mezarlıkları da mevcut.

Evlenmek büyük sorun
Tarih olup kaybolmaktan korkan Türk Museviler, Hasköy’deki ibadethanelerini koruyamamaktan dertli. Sayılarının azalmasında en büyük etken evlenme sorunu. Şişli Diabet Hastanesi’nde çalışan Dr. Senya Yaf Karaim, evlenmek için Kırım’a gitti. Akraba evliliği yapmak istemeyen Dr. Senya Yaf evlilik hikayesini şöyle anlattı: ”Türkiye Musevi Hahambaşısı Musevi bir kızla dini nikâhımızı kıymıyor. İsrail’de reformist hahambaşıları ancak bir Karaim ile bir Musevi’nin nikâhını kıyıyor. Bizi azınlık olarak görüyorlar. Dinim ve ırkımdan biriyle evlenmek için Kırım’a gittim."
İstanbul’da Karaimler, bayramlarını Hasköy’deki Kenesa’da ayin yaparak geçiriyor. Ayini Hazan ismi verilen din adamı yönetiyor. İstanbul’da Hazan olarak Yusuf Sadık var. Kendisini din adamı olarak görmediğini belirten Yusuf Sadık, ”Medrese okumadan kendimi bu olayın içinde buldum" dedi.

ABD’den gelenler var
Ailesi Kırım’dan gelen Michael Örme, ”200 yıllık tarihi olan Kenesa’yı görmeye ABD’den gelenler oluyor. Çünkü dünyada sadece iki yerde Kenesa var. Biri İstanbul’da, diğeri Kırım’da." Fatih Sultan Mehmet döneminde İstanbul’a Kırım’dan getirilen Karaimler önce Karaköy’e yerleştirilmiş. Hatta Karaköy isminin buradan geldiği, Karaim köyü olarak adlandırılan yerin zamanla Karaköy olarak değiştiği söylenenler arasında.

Büyükelçi de Karaim
Eşi Litvanya Karaimleri’nin başındaki Hazan olan Litvanya’nın Ankara Büyükelçisi Dr. Halina Kobeckaite, dünyadaki Karaim Türkleri’yle ilgili olarak şunları söyledi: ”Litvanya’da 260 kişi, Polonya’da 100 kişi, Kırım’da 800 kişi, İstanbul’da 100 kişi, Rusya’nın çeşitli kentlerinde dağılmış Karay Türkleri ile birlikte toplam bin 500 kişi bulunuyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında Hitler çok sayıda Karaim Türkü’nü katletti. Bana göre bunları Yahudi olarak gördüğünden değil, Türk olduklarından öldürdüler. Atatürk 1934 yılındaki İkinci Dil Kurultayı’na Karaim Türkleri’ni de çağırıyor. Biz kendi aramızda Karaim Türkçesi’ni konuşuyoruz."

Benzer adetler
Kenesa’ya ayakkabı ile girilmez. Evlilik öncesinde nişanlılık süresi var. Düğün öncesinde gelin hamamı yapılır. Kız tarafı hamama götürülür. Düğün yemeklerinde dolma, etli yemekler, börek, pirinç pilavı ve komposto yaygındır. Ölülerin arkasından helva yenir. Yine ölümden yedi gün sonra mevlit yapılır.

Bilinçli propaganda
Dr. Arif Hacaloğlu Bilgi Üniv. Öğretim Üyesi: Karaim Türkleri’nin dünyadaki sayısı bin 500 civarında. Sayılarının azalmasında en büyük etken eski Sovyet rejimi dönemindeki baskılar. Ben kayıp 13. kabile olarak Karaimler’in gösterilmesini kabul etmiyorum. Çünkü Karaimler’in soyu Hazarlar’a dayanıyor. Burada bilinçli bir propaganda ile Yahudiler’in Hazar devletine sahip çıkmaları var.

‘Hitler katletti’
Arthur Koestler’in ”Onüçüncü Kabile" kitabında ortaya attığı Doğu Avrupa Yahudileri Türktür iddiasının temelini oluşturan Karaim’ler Museviliği kabul eden Hazar Devleti döneminde Karaizmi benimsedi. Kitabında, ”Doğu Avrupa Yahudileri Türktür" iddiasını daha da ileriye götüren Koestler, Hitler’in Yahudi katliamı yerine Kafkasya’dan gelen bir ırkı yok ettiğini ileri sürüyor.

ÖMER ERBİL

Karaimler